Yerel Haberler
Balıkesir
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:22 Sındırgı’da Hıdırellez coşkusu Balıkesir’in Sındırgı ilçesine bağlı kırsal Işıklar Mahallesi’nde yüzyıllardır sürdürülen Hıdırellez kutlamaları bu yıl da renkli görüntülere sahne oldu. Baharın gelişini dualar, geleneksel oyunlar ve imece kültürüyle karşılayan mahalle sakinleri, Milli Mücadele döneminden miras kalan "Savrancı" geleneğini de yaşatarak geçmişe sahip çıktı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen vatandaşların buluştuğu şenliklerde, yakılan Hıdırellez ateşleri üzerinden atlayan vatandaşlar hem dilek diledi hem de unutulmaz anlar yaşadı. Türbe ziyaretleri, yöresel ikramlar ve Sarıtepe mevkiindeki geleneksel etkinlikler gün boyu devam etti. Şenliğin en dikkat çeken bölümü ise akşam saatlerinde gerçekleştirilen "Savrancı" gösterisi oldu. Rivayete göre Yunan işgali yıllarında düşmanı korkutmak amacıyla ortaya çıkan gelenek, bugün mahalle halkı tarafından aynı heyecanla sürdürülüyor. Davul ve zurna eşliğinde gerçekleştirilen gösteriler izleyenlerden büyük alkış aldı. Etkinlik hazırlıklarının imece usulüyle yapıldığını belirten mahalle sakinlerinden Fadime Demirtaş, kadınların sabahın erken saatlerinde gözleme hazırladığını söyledi. Demirtaş, "Asıl eğlencemiz akşam başlayacak deve gösterimiz olacak" diyerek heyecanlarını paylaştı. Şehir dışından gelen vatandaşlardan Akın Işık ise birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, "Bursa’dan, Ankara’dan gelen köylülerimizle kültürümüzü yaşatıyoruz. Türbelerimizi ziyaret edip dualar ediyoruz" ifadelerini kullandı. Asırlık geleneklerin genç kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyan Hıdırellez şenlikleri, hem kültürel mirası yaşattı hem de mahallede adeta festival havası estirdi.
Büyükşehir, kırsalın çocuklarını Atatürk ile buluşturdu
03 Temmuz 2024 Çarşamba - 12:39 Büyükşehir, kırsalın çocuklarını Atatürk ile buluşturdu Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kırsalın çocuklarını sanal gerçeklik gözlüğüyle; Bandırma Vapuru’nda Atatürk ve silah arkadaşlarıyla buluşturdu. İvrindi ilçesi kırsal Soğanbükü ve Yağlılar Mahallelerinden başlayan proje, diğer kırsal mahallelerde devam edecek. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kırsalın çocuklarını sanal gerçeklik gözlüğüyle tanıştırdı. Yaz boyunca Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ekipleri; kırsal mahallelere gidip VR gözlüklerle çocuklara sanal olarak Bandırma Vapuru’nda Atatürk ve silah arkadaşlarıyla yolculuk yaptıracak. İvrindi ilçesi kırsal Soğanbükü ve Yağlılar Mahallelerinden başlayan proje kapsamında kırsal mahallelerde ilk kez böyle bir etkinlik gerçekleştiriliyor. İlk kez sanal gözlükle buluşan çocuklar, daha önce hiç görmedikleri sanal gözlüğü deneyimleyerek eğlenceli ve verimli bir şekilde zaman geçirdiler. Büyükşehir Belediyesi, kırsalın çocuklarını sanal gerçeklik gözlüğüyle buluşturmaya devam edecek. Küçükler mutlu, büyükler memnun Etkinliklerin çok güzel olduğunu ve köylerde bu tarz etkinlikleri sık sık görmek istediklerini söyleyen Şengül Ertekin, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a teşekkür etti. Kızının böyle bir etkinlikte bulunmasının hoşuna gittiğini ifade eden Senem Kara “Çok güzel bir etkinlikti. Sanal gerçeklikle ilk defa tanıştı burada. Çok eğlenceliydi, çok güzel vakit geçirdik” dedi. Çocukları adına çok memnun olduklarını belirten Şehri Kaplan “Bizim için de bir değişiklik oldu. Ahmet Akın Başkanımıza etkinlikleri için çok teşekkür ederiz. Onu çok seviyoruz” dedi. Çocuklarla ilgili güzel bir etkinlik yapıldığını dile getiren Yağlılar Köyü Muhtarı Refik Yaytepe “Çocuklarımız mutlu oluyor. İnşallah devamı daim olur. Böyle güzel sosyal etkinlikler bu zamanda lazım.” dedi. Etkinliğe katılmaktan çok mutlu olduğunu ve çok heyecanlandığını belirten Cemre Kılınçay “Atatürk’ü gördüm. Rollercoastar’a bindim çok güzeldi. Böyle etkinlikleri çok seviyorum ve buraya gelmesi de beni çok mutlu etti” dedi.
BAGFAŞ, sadece denizi değil havayı da kirletiyor
03 Temmuz 2024 Çarşamba - 10:51 BAGFAŞ, sadece denizi değil havayı da kirletiyor Özellikle müsilaj döneminde Marmara Denizi’ne saldığı atıklarla kamuoyunun gündemine oturan Bandırma Gübre Fabrikaları A.Ş. sadece denizi değil, havayı da kirletmeye devam ediyor. Denizcilik Fakültesi’nde görevli Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilaj sonrası hazırlanan Marmara Denizi eylem planına uyulmadığını söyleyerek, "Sanayi kuruluşları istihdam sağlıyorlar. Üretim yapıyorlar. Bunun için müteşekkiriz ama hiç kimsenin ben üretim yapıyorum, ben istihdam sağlıyorum diye toprağı, suyu, havayı kirletme hakkı yok" dedi. Balıkesir’in Bandırma ilçesinde faaliyet gösteren Bandırma Gübre Fabrikaları A.Ş. (BAGFAŞ), çevresel kirliliğe yol açmaya devam ediyor. Fabrikadan günün her saatinde yükselen yoğun kokuya sahip sarı, gri ve siyah dumanlar hem hava kalitesini düşürüyor hem de çevrede yaşayanların sağlığını tehdit ediyor. Üstelik bu kirlilik sadece havayla sınırlı değil. BAGFAŞ’ın faaliyetleri nedeniyle Bandırma Körfezi de ciddi derecede kirleniyor. Bu durum, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı tarafından da dile getirildi ve Marmara Denizi’nin ekolojik dengesinin bozulmasına yol açan unsurlar arasında yer aldı. Prof. Dr. Sarı, Marmara Denizi’nin çevresindeki yoğun endüstriyel faaliyetlerin ve yetersiz atık arıtma uygulamalarının, bölgedeki ekosistemi tehdit ettiğini vurguladı. Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Marmara Denizi’nin çevresi yoğun endüstriyel faaliyetin yürütüldüğü bir bölge. Türkiye nüfusunun neredeyse 4/1’i ve sanayisinin de yüzde 60’ı Marmara Denizi’nin çevresinde. Evsel, sanayi ve tarımsal atıklar doğrudan ya da dolaylı olarak Marmara Denizi’ne ulaşıyor. Bu da Marmara Denizi’nde baş edemediğimiz ekolojik olaylara neden oluyor. 2021 yılında yaşadığımız müsilaj felaketinden sonra Marmara Denizi eylem planı hazırlandı. Bu eylem planı çerçevesinde acilen yapılması gerekenlerin başında kirliliğin azaltılması vardı ve 22 eylemin 14’ü bu kirlilik yükünün azaltılmasıyla ilgiliydi. Evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer atıkları azaltmamız lazım" dedi. Prof. Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sadece büyük sanayi kuruluşlarını dikkate aldığımızda organize sanayi bölgesi dışında, Marmara Denizi’nin kıyısına yakın olarak faaliyet yürüten 750 büyük endüstri kuruluşu var. Doğrudan Marmara Denizi’nden soğutma suyu alıyor, makinelerini soğutuyor ve bu soğutma suyunu Marmara Denizi’ne iade ediyor. Aynı zamanda bu endüstri kuruluşları atıklarını da Marmara Denizi’ne gönderiyor. Bunlar büyük sanayi kuruluşu olduğu için hepsinin kağıt üstünde atık arıtma tesislerinin olduğu yazıyor. Diğer taraftan yine hepsinin soğutma sularını çok nizami şekilde alıp en fazla 2 derecelik bir farkla denize iade ettikleri yönünde yazılı taahhütleri var. Ruhsatlarının şartı bu çünkü. Peki bu böyle oluyor mu? Üzgünüm olmuyor. Biz şu an Bandırma’dayız. Bandırma Körfezi’nin çevresindeki sanayi kuruluşlarına isim fark etmeksizin hepsine uğrayın. Hiçbir tanesinin arıtma tesisi doğru düzgün çalışmıyor. Ne zaman çalışıyor? Mesai saatleri içerisinde düzgün çalışıyor. Mesai saatleri dışında havaya bakın, denize bakın. Atıklarını üzgünüm, hepsi doğru düzgün arıtmadan denize vermeye devam ediyor. İzmit Körfezi çevresini dolaşın. Oradaki büyük sanayi kuruluşlarına bakın, durum aynı. Gemlik Körfezi’nin de etrafı yoğun sanayi kuruluşlarıyla çevrilmiş vaziyette. Bakın durum aynı. Karabiga’dan Erdek’e kadar gelin bakın ne göreceksiniz." Her işletmenin atıklarını arıtmak zorunda olduğunu söyleyen Sarı, "Hep beraber denize zarar veriyoruz. Bunu yapmamalıyız. Sanayi kuruluşları istihdam sağlıyorlar. Üretim yapıyorlar. Bunun için müteşekkiriz ama hiç kimsenin ben üretim yapıyorum, ben istihdam sağlıyorum diye toprağı, suyu, havayı kirletme hakkı yok. Marmara Denizi kimsenin babasının çöplüğü değil. Herkes atıklarını arıtmak zorunda. Eğer buradan para kazanıyorsa, fabrikası varsa ruhsat şartı olan taahhüdünü yerine getirmesi gerekiyor. Yetkili kuruluşların da bunu çok sıkı takip etmesi lazım. Çevre kirliliğinin, çevre suçlarının mesaisi olmaz. Siz toprağı, havayı, suyu mesai saatleriyle koruyamazsınız. Mesai saatlerinin dışına çıkmamız lazım. Bu sadece bir kurumun sorumluluğuyla yerine getirilebilecek bir durum değil. Bütün kurumların iş birliği ile yürütülebilecek bir şey. El birliğiyle Marmara Denizi’ne giden atıkları ve kirlilik yükünü azaltmak zorundayız" şeklinde konuştu.
Devlet korumasındaki deniz çayırlarını söktüler
02 Temmuz 2024 Salı - 14:31 Devlet korumasındaki deniz çayırlarını söktüler Balıkesir’in Erdek ilçesinde yapılan plaj temizliği sırasında koruma altındaki deniz çayırları kepçelerle sökülerek kıyıya yığıldı. Prof. Dr. Mustafa Sarı, “Marmara Denizi oksijen krizine doğru ilerliyor. Bunun önüne geçecek olan en önemli tür topluluklarından birisi deniz çayırlarıdır. Bir taraftan müsilaj yüzünden denizlerimizin oksijeni azalıyor, bir taraftan biz bu oksijeni sağlayacak olan türlere zarar vermeye başladık” dedi. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, yaşanan olaya tepki göstererek, sorumluların derhal tespit edilmesini ve haklarında gerekli yasal işlemin yapılmasını istedi. Erdek’e bağlı Narlı Mahallesi’nde yapılan plaj temizliği sırasında, koruma altındaki önemli türler arasında bulunan deniz çayırlarının kepçelerle sökülerek kıyıya yığıldığı ortaya çıktı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, binlerce kök deniz çayırının yanı sıra koruma altındaki pinalar da dahil deniz canlılarının zarar gördüğünü belirtti. Marmara Denizi’nde hayati öneme sahip olan deniz çayırlarının korunması gerektiğini vurgulayan Sarı, yetkililerin olayı inceleyip sorumluları tespit ederek gerekli yasal işlemleri başlatmasını talep etti. Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırlarının Akdeniz havzasında özellikle 50 milyon yıldır deniz ekosisteminin bir parçası olduğunun altını çizerek, “Oksijen üreten, denizin akciğerleridir. Bir metrekarelik deniz çayırı alanı yaklaşık olarak 10 litre oksijen üretiyor. Onun dışında iklim değişikliği ile ilgili yaşadığımız son yıllardaki krizle bağlantılı olarak karbon yataklarıdır. Yani bizim karbon emisyonunu azaltmak için bütün yaptığımız çabalara en büyük destek deniz çayırlarından gelir. Diğer taraftan kıyıda yaşayan balıklar ve deniz organizmalarının tamamı için üreme, beslenme, barınma, saklanma alanıdır. Dolayısıyla deniz çayırının denizden çıkardığınız anda adeta bir canlının akciğerlerini sökmüş gibi olursunuz. Bu yüzden çok önemlidir” dedi. “Deniz ekosistemini için faydaları saymakla bitmez” Deniz çayırlarının kıyıda erozyonu önlediğini anlatan Sarı, “Güzel plajlarımız olsun istiyoruz ya, bunlar dalga erozyonunu önlüyor. Suyun içindeki partikülleri tutar. Böylece suyun berrak olmasını sağlar. Deniz ekosistemi için faydalarını saymakla bitiremeyeceğiz, çok kıymetli bitkisel organizmalardır. Özellikle son yıllarda nüfus ve sanayinin artması ile beraber denizel alan üstündeki kıyısal alan üstündeki baskıların artmasıyla beraber deniz çayırlarının zayıfladığını, zarar gördüğü fark ediyoruz. Bu yüzden bütün dünyada koruma altında olan türler arasında sayılır. Ülkemizde hem ulusal yasalar gereği hem taraf olduğumuz uluslar arası sözleşmeler çerçevesinde deniz çayırlarını korumak için çaba sarf etmektedir” diye konuştu. “Marmara Denizi oksijen krizine doğru ilerliyor” Marmara Denizi’nde dört tür deniz çayırı olduğunu belirten Sarı, “Akdeniz de olan tür, Marmara Deniz’inde az görülüyor. Şimdiki bilinen alanlar Paşalimanı Adası’nın sınırlı bir bölgesindedir. Birisi de Erdek Narlı’da çok sınırlı bir bölgedir. Marmara Denizi için deniz çayırlarının önemi, diğer denizlerden biraz daha kritiktir. Sebebi de 2021 yılında korkunç bir müsilaj felaketi yaşadık. Bu müsilaj felaketinden sonra Marmara Deniz’i derinliklerinde oksijen azalmaya başladı. Oksijen kritik seviyenin altına düşmeye başladı. Marmara Denizi oksijen krizine doğru ilerliyor. Bunun önüne geçecek olan en önemli tür topluluklarından birisi deniz çayırlarıdır. Bir taraftan müsilaj yüzünden denizlerimizin oksijeni azalıyor, bir taraftan biz bu oksijeni sağlayacak olan türlere zarar vermeye başladık. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ‘Marçayır’ adında Marmara Deniz’i çayır alanlarının belirlenmesi projesini desteklemeye başladı. Bizde üniversite olarak, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ile yaptığımız protokolde bütün Marmara Denizi kıyılarındaki deniz çayırlarını tespit etmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Plaj temizliği adı altında deniz çayırlarını söktüler Devletin şu anda deniz çayırlarının belirlemek ve korumak için destek olduğunu, para harcadığını sözlerine ekleyen Prof. Dr. Mustafa Sarı, “Gel gör ki, 29-30 Haziran tarihlerinde tam hafta sonuna denk getiriyorlar. Narlı’da şuursuz bir grup çıkıyorlar kendi aralarında para topluyor, sanki babalarının tarlasında kazı yaptırır gibi ‘plajı temizliyoruz’ diye deniz çayırlarını söktürüyorlar. Plaj temizliği dertleri yok. Onların derdi ayaklarına yosun değmesin. Deniz çayırları umurlarında bile değil. Çok üzücü bir olayla karşı karşıyayız. Burası özel çevre koruma bölgesidir. Özel çevre koruma bölgesinde çivi bile çakacaksanız bakanlıktan izin almak zorundasınız. Hiçbir resmi kuruma haber vermeden, izin almadan kepçeyi nasıl sokarsınız? Hiç mi vicdanınız yok. Deniz çayırlarının içinde yaşayan, koruma altında olan pinalar, balık yavrular, istiridyeler, midyeler, taraklar ve sayamadığım onlarca tür öldü. Yukarıdan çekilen görüntülerde görüyoruz, 3-5 metre değil, oldukça uzun sahili kendi kafalarına göre deniz çayırlarını söktürmüşler. Bunlar hakkında gerekli yasal işlemin yapılmasını talep etmiştik. Bunun yapıldığına dair bilgi verildi, bizler memnun olduk. Bunu tüm birimlerimize, kurumlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Ceza kesmek yeterli değil. Bunu bizim duyurmamız lazım. İnsanlara deniz çayırlarının önemini daha çok anlatmalıyız. Okullarımızda, plajda afişler olmalı. Deniz çayırlarına zarar verilmemesi için panolar olmalıdır” dedi.
Devlet korumasındaki deniz çayırlarını söktüler
02 Temmuz 2024 Salı - 14:20 Devlet korumasındaki deniz çayırlarını söktüler Balıkesir’in Erdek ilçesinde yapılan plaj temizliği sırasında koruma altındaki deniz çayırları kepçelerle sökülerek kıyıya yığıldı. Prof. Dr. Mustafa Sarı, “Marmara Denizi oksijen krizine doğru ilerliyor. Bunun önüne geçecek olan en önemli tür topluluklarından birisi deniz çayırlarıdır. Bir taraftan müsilaj yüzünden denizlerimizin oksijeni azalıyor, bir taraftan biz bu oksijeni sağlayacak olan türlere zarar vermeye başladık” dedi. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, yaşanan olaya tepki göstererek, sorumluların derhal tespit edilmesini ve haklarında gerekli yasal işlemin yapılmasını istedi. Erdek’e bağlı Narlı Mahallesi’nde yapılan plaj temizliği sırasında, koruma altındaki önemli türler arasında bulunan deniz çayırlarının kepçelerle sökülerek kıyıya yığıldığı ortaya çıktı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, binlerce kök deniz çayırının yanı sıra koruma altındaki pinalar da dahil deniz canlılarının zarar gördüğünü belirtti. Marmara Denizi’nde hayati öneme sahip olan deniz çayırlarının korunması gerektiğini vurgulayan Sarı, yetkililerin olayı inceleyip sorumluları tespit ederek gerekli yasal işlemleri başlatmasını talep etti. Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırlarının Akdeniz havzasında özellikle 50 milyon yıldır deniz ekosisteminin bir parçası olduğunun altını çizerek, “Oksijen üreten, denizin akciğerleridir. Bir metrekarelik deniz çayırı alanı yaklaşık olarak 10 litre oksijen üretiyor. Onun dışında iklim değişikliği ile ilgili yaşadığımız son yıllardaki krizle bağlantılı olarak karbon yataklarıdır. Yani bizim karbon emisyonunu azaltmak için bütün yaptığımız çabalara en büyük destek deniz çayırlarından gelir. Diğer taraftan kıyıda yaşayan balıklar ve deniz organizmalarının tamamı için üreme, beslenme, barınma, saklanma alanıdır. Dolayısıyla deniz çayırının denizden çıkardığınız anda adeta bir canlının akciğerlerini sökmüş gibi olursunuz. Bu yüzden çok önemlidir” dedi. “Deniz ekosistemini için faydaları saymakla bitmez” Deniz çayırlarının kıyıda erozyonu önlediğini anlatan Sarı, “Güzel plajlarımız olsun istiyoruz ya, bunlar dalga erozyonunu önlüyor. Suyun içindeki partikülleri tutar. Böylece suyun berrak olmasını sağlar. Deniz ekosistemi için faydalarını saymakla bitiremeyeceğiz, çok kıymetli bitkisel organizmalardır. Özellikle son yıllarda nüfus ve sanayinin artması ile beraber denizel alan üstündeki kıyısal alan üstündeki baskıların artmasıyla beraber deniz çayırlarının zayıfladığını, zarar gördüğü fark ediyoruz. Bu yüzden bütün dünyada koruma altında olan türler arasında sayılır. Ülkemizde hem ulusal yasalar gereği hem taraf olduğumuz uluslar arası sözleşmeler çerçevesinde deniz çayırlarını korumak için çaba sarf etmektedir” diye konuştu. “Marmara Deniz’i oksijen krizine doğru ilerliyor” Marmara Deniz’inde dört tür deniz çayırı olduğunu belirten Sarı, “Akdeniz de olan tür, Marmara Deniz’inde az görülüyor. Şimdiki bilinen alanlar Paşalimanı Adası’nın sınırlı bir bölgesindedir. Birisi de Erdek Narlı’da çok sınırlı bir bölgedir. Marmara Deniz’i için deniz çayırlarının önemi, diğer denizlerden biraz daha kritiktir. Sebebi de 2021 yılında korkunç bir müsilaj felaketi yaşadık. Bu müsilaj felaketinden sonra Marmara Deniz’i derinliklerinde oksijen azalmaya başladı. Oksijen kritik seviyenin altına düşmeye başladı. Marmara Deniz’i oksijen krizine doğru ilerliyor. Bunun önüne geçecek olan en önemli tür topluluklarından birisi deniz çayırlarıdır. Bir taraftan müsilaj yüzünden denizlerimizin oksijeni azalıyor, bir taraftan biz bu oksijeni sağlayacak olan türlere zarar vermeye başladık. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ‘Marçayır’ adında Marmara Deniz’i çayır alanlarının belirlenmesi projesini desteklemeye başladı. Bizde üniversite olarak, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ile yaptığımız protokolde bütün Marmara Denizi kıyılarındaki deniz çayırlarını tespit etmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Plaj temizliği adı altında deniz çayırlarını söktüler Devletin şuan da deniz çayırlarının belirlemek ve korumak için destek olduğunu, para harcadığını sözlerine ekleyen Prof. Dr. Mustafa Sarı, “Gel gör ki, 29-30 Haziran tarihlerinde tam hafta sonuna denk getiriyorlar. Narlı’da şuursuz bir grup çıkıyorlar kendi aralarında para topluyor, sanki babalarının tarlasında kazı yaptırır gibi ‘plajı temizliyoruz’ diye deniz çayırlarını söktürüyorlar. Plaj temizliği dertleri yok. Onların derdi ayaklarına yosun değmesin. Deniz çayırları umurlarında bile değil. Çok üzücü bir olayla karşı karşıyayız. Burası özel çevre koruma bölgesidir. Özel çevre koruma bölgesinde çivi bile çakacaksanız bakanlıktan izin almak zorundasınız. Hiçbir resmi kuruma haber vermeden, izin almadan kepçeyi nasıl sokarsınız? Hiç mi vicdanınız yok. Deniz çayırlarının içinde yaşayan, koruma altında olan pinalar, balık yavrular, istiridyeler, midyeler, taraklar ve sayamadığım onlarca tür öldü. Yukarıdan çekilen görüntülerde görüyoruz, 3-5 metre değil, oldukça uzun sahili kendi kafalarına göre deniz çayırlarını söktürmüşler. Bunlar hakkında gerekli yasal işlemin yapılmasını talep etmiştik. Bunun yapıldığına dair bilgi verildi, bizler memnun olduk. Bunu tüm birimlerimize, kurumlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Ceza kesmek yeterli değil. Bunu bizim duyurmamız lazım. İnsanlara deniz çayırlarının önemini daha çok anlatmalıyız. Okullarımızda, plajda afişler olmalı. Deniz çayırlarına zarar verilmemesi için panolar olmalıdır” dedi. (SD-İHS)
II. Asya Uluslararası Göstergebilim Kongresi sona erdi
02 Temmuz 2024 Salı - 11:56 II. Asya Uluslararası Göstergebilim Kongresi sona erdi Balıkesir’de düzenlenen “II. Asya Uluslararası Göstergebilim Kongresi”, Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Malazgirt Konferans Salonunda gerçekleştirilen açılış töreniyle başladı. “Asya’nın Göstergeleri: Hüzün ve Umut” teması ile düzenlenen kongre saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan kongre açılış konuşmalarını Anadolu Semiyotik Araştırmaları Derneği Başkanı ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Özsarı, Asya Uluslararası Göstergebilim Araştırmaları Derneği Başkanı Sung Do Kım, Türkiye Göstergebilim Çevresi Kurucu Eş Başkanı Doç. Dr. Murat Kalelioğlu, Asya Uluslararası Göstergebilim Araştırmaları Derneği Onursal Başkanı Hidetaka Ishıda, Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden ve Açılış konuşmasını Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu gerçekleştirdi. Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu yaptığı açılış konuşmasında farklı ülkelerden ve farklı üniversitelerden akademisyenleri, birçok ulusal ve uluslararası kongre ve sempozyuma ev sahipliği yapan Balıkesir Üniversitesinde ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Rektör Oğurlu etkinliğin alan için verimli geçmesi temennilerini paylaştığı konuşmasında, kongrenin düzenlenmesine destek olan kurumlar ile katılımcılara da teşekkür etti. Kongrenin açılış programı; sempozyum kapsamında açılan resim ve fotoğraf sergisinin gezilmesinin ardından anı fotoğrafı çekilmesi ile sona erdi. Merkezi Güney Kore’nin başkenti Seul’de bulunan Asya Uluslararası Göstergebilim Derneğinin (ASIA) organize ettiği kongreler serisinin ikincisi olan kongre, 3 gün boyunca göstergebilim alanında farklı konularda düzenlenen akademik oturumlar ve bildiri sunumlarına ev sahipliği yaptı “Asya’nın Göstergeleri: Hüzün ve Umut” teması ile düzenlenen kongrenin açılış programına; Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt, Prof. Dr. Murat Doğdubay, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil İbrahim Şahin, Edremit Sivil Havacılık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Abdullah Soykan, Asya Uluslararası Göstergebilim Araştırmaları Derneği Onursal Başkanı Hidetaka Ishıda, Türkiye Göstergebilim Çevresi Kurucu Eş Başkanı Doç. Dr. Murat Kalelioğlu, Asya Uluslararası Göstergebilim Araştırmaları Derneği Başkanı Sung Do Kım, Anadolu Semiyotik Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özsarı, Genel Sekreter Yemliha Yanar, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
Balıkesir’de Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar değişti
02 Temmuz 2024 Salı - 11:55 Balıkesir’de Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar değişti Resmi Gazetede yayımlanan Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi ile Balıkesir’de vali yardımcıları ve kaymakamların görev yerlerinde değişiklik oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan atama kararına göre, vali yardımcıları ve bazı ilçelerdeki kaymakamların görev yeri değişti. Resmi Gazetede yayımlanan karara göre Balıkesir’de görev yapan Vali Yardımcısı Mustafa Çek Tekirdağ Vali Yardımcılığı’na, Vali Yardımcısı İrfan Demiröz Mersin Vali Yardımcılığı’na, Balıkesir Valiliği Hukuk Müşaviri Mustafa İlhan Balıkesir Vali Yardımcılığı’na, Samsun Çarşamba İlçe Kaymakamı Şükrü Yıldırım Balıkesir Vali Yardımcılığı’na, İzmir Vali Yardımcısı Hulusi Doğan Balıkesir Vali Yardımcılığı’na ataması gerçekleşti. Kararnamede Gönen Kaymakamı Dr. Arslan Yurt İstanbul Eyüpsultan Kaymakamlığı’na atanırken Savaştepe Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal Adıyaman Kahta Kaymakamlığı’na Kepsut Kaymakamı Harun Arslanargun Van Bahçesaray Kaymakamlığı’na, İvrindi Kaymakamı Umut Pazarcı da Tunceli Hozat Kaymakamlığı görevine verildi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile birlikte İzmir Dikili Kaymakamı Ali Edip Duran Balıkesir Vali Yardımcılığına, Mustafakemalpaşa Kaymakamı Ahmet Altıntaş Gönen Kaymakamlığına, Hatay Vali Yardımcısı Mehmet Ali Atak Gömeç Kaymakamlığı’na, Gümüşhane Vali Yardımcısı Mehmet Faruk Saygın Savaştepe Kaymakamlığı görevine ataması gerçekleşti.
Balıkesir’de bin hasta hayvana yardım eli
02 Temmuz 2024 Salı - 10:21 Balıkesir’de bin hasta hayvana yardım eli Veteriner Fakültesi de eğitim ve akademik çalışmaların yanı sıra hayvan sağlığı alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla dikkat çekiyor. Balıkesir Üniversitesi’nde bulunan Hayvan Hastanesinde, 2024 yılının ilk yarısında yaklaşık bin hasta hayvana yardım eli uzatıldı. Balıkesir Üniversitesi Veteriner Fakültesinde hizmet veren Hayvan Hastanesi bünyesinde; bulaşıcı, öldürücü viral ve bakteriyel hastalıklara yakalanan başta kedi ve köpek olmak üzere birçok hayvan büyük bir titizlikle yürütülen tedavi protokolleri neticesinde sağlıklarına kavuşurken, koruyucu hekimlik hizmetleri çerçevesinde parazitler ve zoonoz hastalıklarla mücadeleye de devam ediliyor. Her geçen yıl tedavi edilen hayvan sayısını artırarak bölgeye en iyi hizmeti vermeyi amaçlayan Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesine ayda yaklaşık 150 hasta sahibi gelirken, 2024 yılının ilk 6 ayında 879 hasta sahibi hastaneden hizmet aldı. 2024 yılının ilk yarısında toplam 980 hayvana muayene, teşhis, tedavi ve ameliyat hizmeti verilen hayvan hastanesinde; 371 adet kedi, 426 adet köpek, 86 adet sığır, 55 adet koyun, 7 adet keçi, 3 adet deve, 3 adet at, 27 adet kuş ve 2 adet tavşana hizmet verildi. Çiftlik hayvanlarını tedavi ettirmek için başvuruda bulunan yetiştiricilerin sorunlarının belirlendiği hayvan hastanesinde, alanlarında uzman nitelikli akademisyenler tarafından hayvanlar için etkin tedavi yöntemleri uygulanmaya devam ediyor. Farklı şehirlerden hasta kabulü yapılıyor Hayvan Hastanesi hakkında bilgiler veren Hayvan Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Nevzat Saat, “Hayvan hastanemize getirilen kedi, köpek, egzotik hayvanlar, yaban hayvanları ve çiftlik hayvanları, güncel tanı ve tedavi yöntemlerinin uygulandığı hastanemizde gerçekleştirilen operasyon ve müdahalelerle sağlıklarına kavuşturuluyor. Balıkesir’in yanı sıra; Aydın, İzmir, İstanbul gibi çevre iller başta olmak üzere Bursa, Çanakkale, Manisa, Kütahya ve Muğla’dan başvuruların yapıldığı hastanede rutin basit operasyonlarla beraber uzmanlık gerektiren cerrahi operasyonlar da uzman ekipler tarafından başarılı bir şekilde gerçekleştiriliyor” dedi. Hayvanların iyileştirilmesi için gereken bütün hizmetlerin seferber edildiğini ifade eden Başhekim Doç. Dr. Nevzat Saat, “Doğum ve Jinekoloji Bölümüne gelen hastalara; ultrasonla gebelik muayenesi, kısırlaştırma, genital organ tümör cerrahisi gibi operatif müdahalelerin yanı sıra suni tohumlama, genetik analiz, nekropsi ve rutin laboratuvar analizleri gibi pek çok işlemin de hastane bünyesinde yapıldığını” belirtti.