Yerel Haberler
Bartın
BARÜ’de düzenlenen çalıştayda siber güvenliği vurgu 28 Şubat 2026 Cumartesi - 17:33:07 Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen çalıştayda dijital dolandırıcılık yöntemleri, bölgesel riskler ve farkındalık eğitimleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) ev sahipliğinde "Bölgesel ve Ulusal Perspektifte Siber Güvenlik: Mevcut Durum, Riskler ve Çözüm Önerileri" başlıklı çalıştay düzenlendi. Bartın İl Emniyet Müdürlüğü, Bartın İl Jandarma Komutanlığı, Bartın İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Sakarya Üniversitesi, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) paydaşlığında gerçekleştirilen etkinlikte dijitalleşme ve siber tehditler çok boyutlu olarak ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yafes Yıldız, "Eğitimden sağlığa, bankacılıktan kamu hizmetlerine kadar pek çok işlemimizi dijital ortamda gerçekleştiriyoruz. Bu dönüşüm, kurumlarımızın ve bireylerin dijital dünyada daha bilinçli ve hazırlıklı olmasını gerekli kılmaktadır. Verilerin korunması, sistemlerin güvenli bir şekilde çalışması ve özellikle kritik altyapıların saldırılara karşı dayanıklı olması büyük önem taşımaktadır. Çünkü siber güvenlik, ülkemizin güvenliği ve geleceği ile doğrudan ilgilidir." dedi. Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Handan Ucun Özel ise "Dijital çağ, bizlere büyük avantajlar sunuyor ancak bunun yanında riskler barındıran bir ortam içindeyiz. Teknolojik gelişmelerin baş döndürücü bir şekilde ilerlediği günümüzde en stratejik kaynaklardan biri veri güvenliğidir. Bu noktada siber güvenlik artık bir tercih değil bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Bu anlamda çalıştayın akademik birikimi sektör ve kamuyla birleştirerek bölgemizde güvenli dijital altyapının güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum." diye konuştu. Çalıştay kapsamında "Ulusal ve Bölgesel Siber Güvenlik: Mevcut Durum ve Fırsatlar" başlıklı ilk oturum BARÜ Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinden Doç. Dr. Eyüp Burak Ceyhan moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda KOSGEB Bartın İl Müdürü Gökhan Akdağoğlu, Sakarya Üniversitesi Siber Güvenlik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. İbrahim Özçelik, BAKKA Bartın Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Şahin Baş konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda siber güvenlik alanında genç girişimcilere sunulan devlet destekleri, yerli ve millî güvenlik uygulamaları, gençlere yönelik mentörlük ve inovasyon programları anlatıldı. BARÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Ümmühan Avcı moderatörlüğündeki "Çözüm Önerileri ve Gelecek Yol Haritası" başlıklı oturumda ise BAKKA Siber Vatan Program Koordinatörleri Kadir Kağan İnaloğlu ve Muhammed Temli ile Bartın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi’nden Necati Hamarat katılımcılara bilgiler verdi. Türkiye’nin dijital egemenlik vizyonu çerçevesinde yürütülen projeleri aktarılırken siber suçlarla mücadelede güncel tehditler ve alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Çalıştay soru-cevap bölümünün ardından sonuçların özetlenmesiyle sona erdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:12 BARÜ Hong Kong’da küresel iş birliği ağını güçlendiriyor Bartın Üniversitesi (BARÜ) Hong Kong’da düzenlenen 19. Asya-Pasifik Uluslararası Eğitim Birliği Yükseköğretim Konferansı ve Fuarı’nda farklı üniversitelerle yaptığı anlaşmalarla uluslararası eğitim ağını genişletiyor. Bartın Üniversitesi (BARÜ) eğitim-öğretim faaliyetlerinde küresel iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ile Dış İlişkiler Genel Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yirmibeş Hong Kong’da düzenlenen 19. Asya-Pasifik Uluslararası Eğitim Birliği Yükseköğretim Konferansı ve Fuarı’nda (APAIE 2026) çeşitli temaslarda bulundu. "Küresel İyilik İçin Asya-Pasifik İş Birlikleri" temasıyla gerçekleştirilen organizasyonda BARÜ, farklı üniversitelerle ikili iş birliği protokolleri yaparak küresel akademik ağını genişletti. BARÜ; İngiltere’den University of Warwick, Slovakya’dan Slovak University of Technology in Bratislava, Güney Kore’den Chungbuk National University ve Jungwon University, Endonezya’dan Universitas Negeri Malang, Almanya’dan SRH University Heidelberg ve Vietnam’dan Vietnam National University Ho Chi Minh City ile ikili anlaşmalar yaptı. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nden Kent State University, University of West Alabama ve Boise State University, İspanya’dan UCAM Universidad Católica de Murcia, Romanya’dan Bucharest University of Economic Studies, Polonya’dan Poznan University of Technology, Kanada’dan University Canada West ile College of the North Atlantic, Peru’dan Universidad Tecnológica del Perú BARÜ’nün yeni iş birliği ağına dahil oldu. Rektör Akkaya, dünyanın farklı bölgelerinden yükseköğretim kurumlarıyla yapılan iş birliklerinin BARÜ’nün uluslararası görünürlüğünü artıracağını belirterek hayırlı olması temennisinde bulundu.
Koruyucu Aile Günü törenle kutlandı
30 Haziran 2025 Pazartesi - 17:09 Koruyucu Aile Günü törenle kutlandı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 2021’den bu yana 30 Temmuz tarihi Koruyucu Aile günü, Bartın’da törenle kutlandı. Koruyucu Aile Günü sebebiyle bugün Bartın Kültür Merkezi’nde de bir etkinlik gerçekleştirildi. Saat 11.00’da saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törene; Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan, Ulus Kaymakamı Fırat Kadiroğlu, Amasra Kaymakamı Muhammed Çetin, Garnizon Komutanı Kıdemli Albay Erkan Şahin, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, Jandarma Komutanı Kıdemli Albay, Mehmet Baykal Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Yavuz Korkmaz, Milli Eğitim Müdürü Ramazan Aşçı ve il protokolü isimleri katıldı. Halkın ve koruyucu ailelerin de davetli olduğu törende konuşan Bartın Valisi Nurtaç Arslan, "Bugün bir çocuğun hayatına dokunan ona sıcak bir yuva güvenli bir gelecek ve sevgi dolu bir kalp sunan koruyucu ailelerimiz ile birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Koruyucu aile olmak toplumda çok önemli ve anlam bir rol. Sizleri bu anlamlı ve örnek davranışınız nedeniyle kutluyorum. Bir çocuğun hayatını sevgiyle, sabırla, anlayışla yeniden inşa eden her bir koruyucu ailemize teşekkür ediyorum" dedi. İl Müdürü Yavuz Korkmaz vatandaşları koruyucu aile olmaya davet etti Programa ev sahipliği yapan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Yavuz Korkmaz yaptığı konuşmasında Bartın’da 14 ailenin 17 çocuğa yuva olduğunu söyleyerek, "Bartın Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak 2 çocuk kuruluşumuz ile hizmet sunmaktayız. Farklı gerekçeler ile biyolojik ailesi yanında bakımı sağlanamayan ve haklarında tedbir kararı bulunan çocuklarımız devletimiz himayesinde kuruluşlarımızda misafir edilmektedir. Ancak bizim temel ilkemiz çocukları aile odaklı hizmet anlayışıyla koruyucu ailelerimiz ile buluşturmaktır. Bu doğrultuda ilimiz ve ilçelerimizde çeşitli bilgilendirme faaliyeti yürütüyor toplumun her kesimini koruyucu aile olmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Koruyucu aile olma şartları anlatıldı Etkinlikte, Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü personeli tarafından konuya ilişkin bilgilendirme yapıldı. Türkiye’de koruyucu aile hizmetleri kapsamında yapılan çalışmaların aktarıldığı sunumda, koruyucu aile olma şartları ve başvuru kabulünün ardındaki süreç anlatıldı. Yapılan bilgilendirmede e-devlet üzerinden başvuruların alındığı belirtildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023’ü Aile Yılı olarak belirlenmesinin ardından koruyucu aile konusunun önemine dikkat çeken Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Müdürü Yavuz Korkmaz ve müdürlük personelleri tarafından yapılan açıklamalarla koruyucu aile olma şartlarını anlattı. Koruyucu aile olabilme şartları arasında aranan özellikler arasında; T.C. vatandaşı olmak, 25-65 yaş arasında olmak, evli veya bekar düzenli gelire sahip olmak yer alıyor. 2 kızından sonra 1 çocuğa umut oldu Protokol isimlerinin ardından konuşma yapan Cemile Diken vatandaş, katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. 2011 yılından itibaren Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde görev yapan Diken 2 sene önce koruyucu anne olmaya karar verdi. Biyolojik olarak 2 kızı bulunan Gülfem Diken evlat edindiği kızı Havva Ebrar ile bir araya gelme hikayesini anlattı. Diken, 2 çocuğunun ardından bir evlat daha edinmesini destekleyen olduğu gibi eleştirenler de olduğunu anlatarak, "Onlar bilmiyorlar Ebrar’ın boynuma sımsıkı sarılıp annem sizi asla bırakmayacağım derken bir çocuğun terkedilmesinin daha acı olduğunu, onlar bilmiyorlar ki sen küçücük bir hediye aldığında bile dünyaları vermişcesine yaşadığı mutluluğu" diyerek herkesi koruyucu aile olma duygusunu tatmaya davet etti.
Koruyucu Aile Günü törenle kutlandı
30 Haziran 2025 Pazartesi - 16:52 Koruyucu Aile Günü törenle kutlandı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 2021’den bu yana 30 Temmuz tarihi Koruyucu Aile günü, Bartın’da törenle kutlandı. Koruyucu Aile Günü sebebiyle bugün Bartın Kültür Merkezi’nde de bir etkinlik gerçekleştirildi. Saat 11.00’da saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törene; Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan, Ulus Kaymakamı Fırat Kadiroğlu, Amasra Kaymakamı Muhammed Çetin, Garnizon Komutanı Kıdemli Albay Erkan Şahin, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, Jandarma Komutanı Kıdemli Albay, Mehmet Baykal Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Yavuz Korkmaz, Milli Eğitim Müdürü Ramazan Aşçı ve il protokolü isimleri katıldı. Halkın ve koruyucu ailelerin de davetli olduğu törende konuşan Bartın Valisi Nurtaç Arslan, "Bugün bir çocuğun hayatına dokunan ona sıcak bir yuva güvenli bir gelecek ve sevgi dolu bir kalp sunan koruyucu ailelerimiz ile birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Koruyucu aile olmak toplumda çok önemli ve anlam bir rol. Sizleri bu anlamlı ve örnek davranışınız nedeniyle kutluyorum. Bir çocuğun hayatını sevgiyle, sabırla, anlayışla yeniden inşa eden her bir koruyucu ailemize teşekkür ediyorum" dedi. İl Müdürü Yavuz Korkmaz vatandaşları koruyucu aile olmaya davet etti Programa ev sahipliği yapan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Yavuz Korkmaz yaptığı konuşmasında Bartın’da 14 ailenin 17 çocuğa yuva olduğunu söyleyerek, "Bartın Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak 2 çocuk kuruluşumuz ile hizmet sunmaktayız. Farklı gerekçeler ile biyolojik ailesi yanında bakımı sağlanamayan ve haklarında tedbir kararı bulunan çocuklarımız devletimiz himayesinde kuruluşlarımızda misafir edilmektedir. Ancak bizim temel ilkemiz çocukları aile odaklı hizmet anlayışıyla koruyucu ailelerimiz ile buluşturmaktır. Bu doğrultuda ilimiz ve ilçelerimizde çeşitli bilgilendirme faaliyeti yürütüyor toplumun her kesimini koruyucu aile olmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Koruyucu aile olma şartları anlatıldı Etkinlikte, Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü personeli tarafından konuya ilişkin bilgilendirme yapıldı. Türkiye’de koruyucu aile hizmetleri kapsamında yapılan çalışmaların aktarıldığı sunumda, koruyucu aile olma şartları ve başvuru kabulünün ardındaki süreç anlatıldı. Yapılan bilgilendirmede e-devlet üzerinden başvuruların alındığı belirtildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023’ü Aile Yılı olarak belirlenmesinin ardından koruyucu aile konusunun önemine dikkat çeken Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Müdürü Yavuz Korkmaz ve müdürlük personelleri tarafından yapılan açıklamalarla koruyucu aile olma şartlarını anlattı. Koruyucu aile olabilme şartları arasında aranan özellikler arasında; T.C. vatandaşı olmak, 25-65 yaş arasında olmak, evli veya bekar düzenli gelire sahip olmak yer alıyor. 2 kızından sonra 1 çocuğa umut oldu Protokol isimlerinin ardından konuşma yapan Cemile Diken vatandaş, katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. 2011 yılından itibaren Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde görev yapan Diken 2 sene önce koruyucu anne olmaya karar verdi. Biyolojik olarak 2 kızı bulunan Gülfem Diken evlat edindiği kızı Havva Ebrar ile bir araya gelme hikayesini anlattı. Diken, 2 çocuğunun ardından bir evlat daha edinmesini destekleyen olduğu gibi eleştirenler de olduğunu anlatarak, "Onlar bilmiyorlar Ebrar’ın boynuma sımsıkı sarılıp annem sizi asla bırakmayacağım derken bir çocuğun terkedilmesinin daha acı olduğunu, onlar bilmiyorlar ki sen küçücük bir hediye aldığında bile dünyaları vermişcesine yaşadığı mutluluğu" diyerek herkesi koruyucu aile olma duygusunu tatmaya davet etti.
Koruyucu anneler ile bebeklerinin benzerliği dikkat çekti
30 Haziran 2025 Pazartesi - 15:21 Koruyucu anneler ile bebeklerinin benzerliği dikkat çekti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 30 Haziran’da kutlanmasına karar verdiği Koruyucu Aile Günü’nde bir araya gelen aileler, evlat edindikleri çocuklar ile ilgili konuştu. Annelerin evlat edindikleri bebeklerle olan benzerliği dikkat çekti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yaptıkları başvurmalarının ardından koruyucu aile olma şansı yakalayan aileler, yaşadıkları süreci anlattı. Özlem Karagül, evlat edindiği Asel bebek ile, Özgün Çelikdüğen koruyucu ailesi olduğu İsmail bebek ile, Nurşen Aytekin ise bir bekleyişin ardından evlat edindiği Kiraz bebek ile tanışma hikayelerini anlattı. Evlat edindikleri bebekler ile fiziksel benzerlikleri ile dikkat çeken anneler, zaman geçtikçe birbirlerine benzediklerini fark ettiklerini ve bunu tanıştıkları insanlardan da duyduklarını belirtti. Evlat edindiği Asel bebek ile benzerliği ile dikkat çeken ve daha önce başvuruda bulunmadığı için üzülen Özlem Karagül, deprem zamanında başvuru yaptıklarını fakat o dönemlerde bir sonuç alamadıklarını söyledi. "Deprem döneminin bir sene sonrasında yeniden başvuru yaptık çok şükür nasip oldu. 2 ay bekledik beklemedik. Hemen nasip oldu. Bize geldiğinde 2 aylık idi. Bu temmuzda yaşını dolduruyor. Elhamdülillah" dedi. Koruyucu ailesi oldukları Asel bebeği ilk gördüğü anı anlatan Karagül, "Gördüğümüzde zaten bizi bekliyor dedik. Biz aşık olduk gördüğümüzde" ifadelerini kullandı. 6 Şubat depremlerinin ardından ailesini afette kaybeden çocuklara umut olabilmek için koruyucu aile programına başvuran Gülşen Çelikdüğen ise, "Geçen yıl başvurumuz alındı. İşlerimiz başladı. Çok beklemeden oğluşumuz geldi. Hayatımız oldu, neşemiz oldu" dedi. Çelikdüğen aynı zamanda ikinci bir çocuğa aile olmak istediğini söyleyerek bu duygunun tarif edilemez olduğunu söyledi. Evliliklerinin 18 senesinin ardından Kiraz bebeği kucağına alan Nurşen Aytekin ise bu evlat sevgisiyle beraber gerçek aşkı bulduğunu söyledi. Aytekin, "18 sene bekleme sürecimiz vardı. Tedavilerle olmadı. İlk önce evlat edinmeye başvurmuştuk. Süre uzadığı için koruyucu aileye başvurduk. Sürecimiz devam erken bir gün telefon geldi. Hevesle açtık. Ondan sonra kızımızı gördük. Buradakilerin dediği gibi ilk görüşte aşkı ben bunda tattım" ifadelerini kullandı. Koruyucu aileler bu duyguyu herkesin yaşamasını istediklerini söyleyerek bebeklerini tarif edilemez bir duyguyla sevdiklerini söyledi. Aileler bu duyguyu herkesin tatması gerektiğinin de altını çizdi.
Antik dönemdeki depremin izleri bin 600 yıl sonra siliniyor
30 Haziran 2025 Pazartesi - 14:32 Antik dönemdeki depremin izleri bin 600 yıl sonra siliniyor Bartın’ın Amasra ilçesinde geçen yıl yürütülen Amastris Antik Kent kazı çalışmalarında ortaya çıkartılan Roma dönemine ait yapıda bin 600 yıl önce meydana gelmiş olan depremin izleri bu yıl silinecek. Kazı çalışmalarında, yapının depreme kadar yönetim ve ticaret merkezi olarak kullanıldığı da tespit edildi. Amasra ilçesi Kum Mahallesi’nde 2022 yılında Amasra Müzesi tarafından başlatılan kurtarma kazıları, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 2024 yılında bilimsel kazı çalışmalarına dönüştürülmüş, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve müzeler Genel müdürlüğü izniyle Bartın Üniversitesi başkanlığında devam eden kazı çalışmalarında M.S. 300 ve M.S. 400 yılları arasında meydana gelen bir depremde yıkıldığı tahmin edilen mermer kolonlu bir yapı gün yüzüne çıkarılmıştı. Yapının en son tahribatı ise antik dönemde meydana gelen sel felaketlerinin birinde aldığı ve tamamen toprak altında kaldığı tahmin ediliyordu. Deprem ve sel felaketlerinde zarar gören yapı hakkında Kazı Başkanı ve Arkeoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam, "Aslında kırılmış durumda bir çoğu. Yapının orta kısmında, depremle yıkıldığını işaret edecek şekilde sütunlar belli bir aks üzerine devrilmiş durumda. Üst yapının da hemen aşağıya düşmesi, tonlarca ağırlıklı mermer blokların yere düşmesiyle oluşan kırılmalar ve parçalanmalar görüyoruz. Bu yüzden deformeler olduğunu düşünüyoruz. Milattan sonra 3. yüzyıldan sonraki evrede bir depreme uğradığını anlatıyor. Çünkü aynı yapının hemen doğusunda bulunan geç dönem mozaikli yapının eklenmiş olması, MS. 4. Yüzyıldan önce depremin gerçekleşmiş olması gerektiğini gösteriyor" ifadelerini kullanmıştı. Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından Barış Akarsu Kültür Parkı’nda bulunan amfi alanında gerçekleştirilen "Görünenden Daha Fazlası: Amastris Antik Kenti" isimli bilim kafe etkinliğinde konuşan Kazı Başkanı Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam, soru üzerine ise antik dönemdeki deprem ve sel gibi felaketlerin hasar verdiği yapının Roma dönemine ait stoa (pazar ve yönetim yeri) olduğunu tespit ettiklerini kaydetti. Prof. Dr. Çam, yapının yıkılmış sütunlarından 3’nün geçen yıl gerçekleştirilen çalışmalarda ayağa kaldırıldığını, diğerlerinin de bu yıl ayağa kaldırılabileceğini ifade etti. Çam, "Cumhurbaşkanlığı kararıyla burada arkeolojik bir kazı çalışması başlatmış bulunmaktayız. Amasra Müzesi tarafından 2022’de kurtarma kazılarıyla başlayan yolculuk şuanda Cumhurbaşkanlığı kararıyla arkeolojik, bilimsel çalışmalarla devam ettiriliyor. Stoanın bir kısmını, 3 sütununu ayağa kaldırmayı başarabildik. Bu seneki çalışmalarımızda da diğer sütunları da ayağa kaldırarak stoayı tamamen ayağa kaldırmayı düşünüyoruz" dedi. Bedesten alanında ve 300 metre kuzeyindeki alanda yürütülen çalışmalarda bir kaç stoa yapısının daha tespit edildiğini de müjdeleyen Çam, "Biz agora yapısı olduğunu düşünüyoruz. Yani agora yapısını adım adım ortaya çıkarmaya başlıyoruz. İlerleyen yıllarda da arkeolojik kazılarla hem Bedesten alanında yani Roma Hamamı’nın ortaya çıkışını hem de agora yapısının ortaya çıktığını göreceğiz. Sadece bir stoa değil birkaç stoanın varlığını daha tespit ettik. Yani birkaç sene sonra o alanı gezdiğinizde bir Roma kentinin sütunlarla çevrili forum ya da agora olarak isimlendirdiğimiz yapılarında gezme imkanınız olabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz" diye konuştu.
Amasra’da hafta sonu yoğunluğu
29 Haziran 2025 Pazar - 17:37 Amasra’da hafta sonu yoğunluğu Okulların kapanması ve sıcaklıkların artmasının ardından yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi gören Bartın’ın Amasra ilçesinde hafta sonunda yoğunluk yaşanıyor. Tarihi dokusu, ilçenin her köşesinden görünen deniz manzarası ve Tavşan Adası gibi doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini etkileyen Amasra ilçesi, Türkiye’nin dört bir tarafından gelen yerli turistlerin akınına uğruyor. Kayıtlı 6 bin 600 nüfusa sahip ilçe, günübirlikçi turistlerle birlikte hafta içerisinde nüfusunun 2-3 katı insanı misafir ederken, hafta sonlarında ise bir günlük ziyaretçi sayısı nüfusun 6 katına kadar ulaşıyor. Bayramlarda ise ziyaretçi sayının nüfusa oranı 8-9 katına kadar ulaşabiliyor. Amasra, muhteşem doğası, denizi, balığı ve tarihi ile başta Uzak Doğu ülkeleri ile Avrupa ülkelerinden turistlerden de rağbet görüyor. Ziyaretçiler, ilçede güneşin, denizin, manzaranın, sesizlik ve huzurun tadını çıkarıyor. İlçeye ilk kez gelenler de daha önceden gelenler de tekrar Amasra’ya gelmek istediklerini ifade ediyor. Amasra Kalesi’ni de gören turistler, Ağlayan Ağaç ve Amasra Müzesi’ni, tarihi çarşıyı, Kemere Köprüsü’nü de geziyor. Osmanlı’nın Kardeniz’de fethettiği son kale olan ve Fatih Sultan Mehmet Han’ın çeşm-i cihan, yani "dünyanın göz bebeği" olarak tanımladığı Amasra’ya gelen tatilciler dünyaca ünlü Amasra salatası ve taze balık ziyafeti de çekebiliyor. Bol bol fotoğraf çekilen ziyaretçiler, sıcaktan bunaldıklarında ise Karadeniz’in serin sularında yüzme keyfini çıkarıyor. Yoğun ilgi nedeniyle otel ve konaklama yerlerindeki doluluk oranları yüzde 80’lere ulaşan ilçede huzuru bozacak ve eğlenceyi bozacak durumlar yaşanmaması için ise üst düzey güvenlik tedbirleri de alınıyor.
Tarihi kentte bilim kafe etkinliği
29 Haziran 2025 Pazar - 15:23 Tarihi kentte bilim kafe etkinliği Bartın Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi Çalışmaları kapsamındaki ilk kafe etkinliği yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Bartın’ın Amasra ilçesinde gerçekleştirildi. Amasra Barış Akarsu Kültür Parkı’nda yer alan amfi alanında gerçekleştirilen "Görünenden Daha Fazlası: Amastris Antik Kenti" isimli bilim kafe etkinliğine Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ve halk katılım sağladı. 81 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen etkinliğin ilk konuşmasını yapan Rektör Akkaya, "Yükseköğretim Kurulumuzun böyle bir çalışmayla üniversitelerimizin kampüsünde üretilen bilginin sadece kitap ve dergilerde değil insanların da bunları öğrenmesi konusunda bu noktada üniversitelerin bir misyonunun da üretmiş oldukları bilimsel faaliyetlerin halkımız tarafından bilinmesi ile birlikte bilimin her yerde oluşu bu etkinliğin başlama sebepleri arasında gösterilebilir" diyerek emek veren herkese teşekkür etti. Akkaya aynı zamanda bu etkinliğin ilkini çeşm-i cihan Amasra’da yaşamanın mutluluğunu yaşadığının da altını çizdi. Prohrama konuşmacı olarak katılan Bartın Üniversitesi Arkeoloji Araştırma ve Uygulama Merkez Başkanı Prof. Dr. Fatma Çam ise Amasra’nın ismi ve tarihi hakkında bilgi verdi. Kazı Başkanı Çam, Amasra’nın isminin Amastrist isimli kraliçeden geldiğini söyleyerek, "Amasra Batı Karadeniz’in en önemli kentlerinden bir tanesi. Burada yol alan gemilere sığınak oluşturabilecek nadir liman kentlerinden biri haline gelmiş. Amastrist bir koloni kenti olarak kuruluyor ismi de Sesamos. Anlamı tam olarak tespit edilemese de antik kaynaklarda Homereus ve İlyada destanlarında isminin geçtiğini biliyoruz" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam, Amasra’da kurduğu devlete ismini veren Kraliçe Amastrist’in başarısının da altını çizdi. Kazı Başkanı Fatma Bağdatlı Çam, M.Ö. 200 veya 300’lü tarihlerde bir kadının kendi adına kent kurabilmesi ve kendi adına sikke bastırabilmesinin tarihte bir ilk olabileceğini söyledi. Kentteki Osmanlı izleri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam, Amasra’nın Cenevizliler döneminde de liman ve ticaret kenti özelliğini sürdürdüğünü ve Amasra Kalesi’nin Fatih Sultan Mehmet’in aldığı son kale olması ile birlikte ilçenin tarihi önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Fatma Bağdat Çam, "Biliyorsunuz fetih ile alınan yerleşimlerde hutbeler temsili olarak kılıçla okunur. Bu anlamda da Bizans döneminde Büyük Kilise olarak bilinen yapının da Fatih Cami ya da Fetih Cami olarak isminin değiştirilerek camiye dönüştürüldüğünü biliyoruz. Osmanlı döneminde de Amasra, ahşap ve şimsir ağacıyla yapılan oymacılıkla öne çıktığını biliyoruz. Birde Roma döneminde başlayan gemi yapımcılığı söz konusu. Bu gemi yapım süreci Osmanlı döneminde de önemini yitirmeden devam ediyor" dedi. Yükseköğretim Kurulu Bilim koordinasyonlu Bilim İletişim Ofisi aracılığıyla BARÜ Rekötür Akkaya’ya teşekkür eden Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır isr,, "Kültür mirasımız Amasra’yı geleceğe taşımak ortak sorumluluğumuz. Katkılarından dolayı Bartın Üniversitemize, Rektörümüze, değerli hocalarımız ve ekibine Amasra Belediyesi ve halkı adına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Rektör Akkaya ve Başkan Çakır tarafından etkinliğin sunucu ve konuşmacıların teşekkür belgesi verildi. Açıklamada havada gerçekleşen etkinliğe katılanlara ise, çay kahve, su ve kurabiye gibi ikramlarda da bulunuldu.