Yerel Haberler
Bartın
28 Şubat 2026 Cumartesi - 17:33 BARÜ’de düzenlenen çalıştayda siber güvenliği vurgu Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen çalıştayda dijital dolandırıcılık yöntemleri, bölgesel riskler ve farkındalık eğitimleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) ev sahipliğinde "Bölgesel ve Ulusal Perspektifte Siber Güvenlik: Mevcut Durum, Riskler ve Çözüm Önerileri" başlıklı çalıştay düzenlendi. Bartın İl Emniyet Müdürlüğü, Bartın İl Jandarma Komutanlığı, Bartın İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Sakarya Üniversitesi, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) paydaşlığında gerçekleştirilen etkinlikte dijitalleşme ve siber tehditler çok boyutlu olarak ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yafes Yıldız, "Eğitimden sağlığa, bankacılıktan kamu hizmetlerine kadar pek çok işlemimizi dijital ortamda gerçekleştiriyoruz. Bu dönüşüm, kurumlarımızın ve bireylerin dijital dünyada daha bilinçli ve hazırlıklı olmasını gerekli kılmaktadır. Verilerin korunması, sistemlerin güvenli bir şekilde çalışması ve özellikle kritik altyapıların saldırılara karşı dayanıklı olması büyük önem taşımaktadır. Çünkü siber güvenlik, ülkemizin güvenliği ve geleceği ile doğrudan ilgilidir." dedi. Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Handan Ucun Özel ise "Dijital çağ, bizlere büyük avantajlar sunuyor ancak bunun yanında riskler barındıran bir ortam içindeyiz. Teknolojik gelişmelerin baş döndürücü bir şekilde ilerlediği günümüzde en stratejik kaynaklardan biri veri güvenliğidir. Bu noktada siber güvenlik artık bir tercih değil bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Bu anlamda çalıştayın akademik birikimi sektör ve kamuyla birleştirerek bölgemizde güvenli dijital altyapının güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum." diye konuştu. Çalıştay kapsamında "Ulusal ve Bölgesel Siber Güvenlik: Mevcut Durum ve Fırsatlar" başlıklı ilk oturum BARÜ Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinden Doç. Dr. Eyüp Burak Ceyhan moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda KOSGEB Bartın İl Müdürü Gökhan Akdağoğlu, Sakarya Üniversitesi Siber Güvenlik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. İbrahim Özçelik, BAKKA Bartın Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Şahin Baş konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda siber güvenlik alanında genç girişimcilere sunulan devlet destekleri, yerli ve millî güvenlik uygulamaları, gençlere yönelik mentörlük ve inovasyon programları anlatıldı. BARÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Ümmühan Avcı moderatörlüğündeki "Çözüm Önerileri ve Gelecek Yol Haritası" başlıklı oturumda ise BAKKA Siber Vatan Program Koordinatörleri Kadir Kağan İnaloğlu ve Muhammed Temli ile Bartın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi’nden Necati Hamarat katılımcılara bilgiler verdi. Türkiye’nin dijital egemenlik vizyonu çerçevesinde yürütülen projeleri aktarılırken siber suçlarla mücadelede güncel tehditler ve alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Çalıştay soru-cevap bölümünün ardından sonuçların özetlenmesiyle sona erdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:12 BARÜ Hong Kong’da küresel iş birliği ağını güçlendiriyor Bartın Üniversitesi (BARÜ) Hong Kong’da düzenlenen 19. Asya-Pasifik Uluslararası Eğitim Birliği Yükseköğretim Konferansı ve Fuarı’nda farklı üniversitelerle yaptığı anlaşmalarla uluslararası eğitim ağını genişletiyor. Bartın Üniversitesi (BARÜ) eğitim-öğretim faaliyetlerinde küresel iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ile Dış İlişkiler Genel Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yirmibeş Hong Kong’da düzenlenen 19. Asya-Pasifik Uluslararası Eğitim Birliği Yükseköğretim Konferansı ve Fuarı’nda (APAIE 2026) çeşitli temaslarda bulundu. "Küresel İyilik İçin Asya-Pasifik İş Birlikleri" temasıyla gerçekleştirilen organizasyonda BARÜ, farklı üniversitelerle ikili iş birliği protokolleri yaparak küresel akademik ağını genişletti. BARÜ; İngiltere’den University of Warwick, Slovakya’dan Slovak University of Technology in Bratislava, Güney Kore’den Chungbuk National University ve Jungwon University, Endonezya’dan Universitas Negeri Malang, Almanya’dan SRH University Heidelberg ve Vietnam’dan Vietnam National University Ho Chi Minh City ile ikili anlaşmalar yaptı. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nden Kent State University, University of West Alabama ve Boise State University, İspanya’dan UCAM Universidad Católica de Murcia, Romanya’dan Bucharest University of Economic Studies, Polonya’dan Poznan University of Technology, Kanada’dan University Canada West ile College of the North Atlantic, Peru’dan Universidad Tecnológica del Perú BARÜ’nün yeni iş birliği ağına dahil oldu. Rektör Akkaya, dünyanın farklı bölgelerinden yükseköğretim kurumlarıyla yapılan iş birliklerinin BARÜ’nün uluslararası görünürlüğünü artıracağını belirterek hayırlı olması temennisinde bulundu.
Pompalı tüfekli dehşetinde kocanın savunması kan dondurdu
24 Nisan 2025 Perşembe - 15:47 Pompalı tüfekli dehşetinde kocanın savunması kan dondurdu Bartın’ın Amasra ilçesinde pompalı tüfekle boşanma aşamasındaki eşi Ahsen Nur Paşalı’yı (27) pompalı tüfekle bacaklarından vuran Okan Paşalı, ilk kez hakim karşısına çıktı. Kasten ve tasarlayarak yakın akrabayı öldürmeye teşebbüs sucuyla yargılanan ve 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istenen Okan Paşalı’nın mahkemedeki ifadeleri kan dondurdu. Sahte plakalı, hacizli ve sigortası bulunmayan araçla yakalanan Okan Paşalı, "Eşim olacak şahıs, ’Sen baba mısın şerefsiz’’ deyince tahrik oldum. Eline telefonu alınca, korktum, panik oldum. Korkutmak için yere ateş ettim" diyerek kendisini savundu 2 çocuk annesi 23 yaşındaki Ahsen Nur Paşalı, 7 yıldır evli olduğu ve şiddet gördüğü kocasından kaçmak için sığındığı Bartın’ın Amasra ilçesindeki ablasına ait hediyelik eşya dükkanı önünde uğradığı silahlı saldırıda ayaklarından yaralanmıştı. 27 Ağustos’ta Amasra ilçesi Kum Mahallesi Küçük Liman mevkiindeki terminalde meydana gelen olayın ardından Pompalı tüfekle dehşeti yaşatan koca Okan Paşalı ve yanındaki arkadaşı U.G, kaçarken Kastamonu’nun Cide ilçesinde yakalanarak gözaltına alınmıştı. Nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanan Okan Paşalı ve arkadaşı U.G., hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede "kasten tasarlayarak yakın akrabayı öldürmeye teşebbüs suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Bartın 1. Ağır ceza Mahkemesi’nde yargılanan Okan Paşalı, ve U.G, hakim karşısına çıktı. İlk duruşmaya, tutuklu sanıklar Okan Paşalı ve U.G ile mağdur Ahsen Nur Paşalı ve taraf avukatlar ile tanıklar katıldı. Bartın Barosu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatları da davaya müdahil olma talebinde bulunurken, mahkeme heyeti avukatların davayı izleyebileceğini ama katılamayacağı kararını verdi. "Bana, ’ağabey sür’ dedi, ben de sürdüm" Duruşmada dinlenen tutuklu sanık U.G., Okan Paşalı ile Amasra’ya gezmeye geldiğini Okan Paşalı’nın eşini tanımadığını ve yaşanan olayın tasarlanmış bir olay olmadığını ifade etti. Okan Paşalı’nın da kendisinin de Ankara’da esnaf olduğunu ve 1 yıl önce tanıştıklarını anlatan U.G., yaşanan dehşeti soğukkanlı bir şekilde anlattı. Silah patlayınca arabada donup kaldığını söyleyen U.G., "Eşinin olduğunu bilmiyorum. Arabaya geldim, olay gerçekleşti. Ateş etti, ilk defa eşini orda gördüm. Olay gerçekleştikten sonra Okan, panikle ’ağabey sür’ dedi, sürdüm. Silah patlayınca ben arabada öylece kalmıştım. Arabasında silah olduğunu bilmiyordum. Bilseydim gelmezdim, Okan’ın öyle bir şey yapacağını da hiç tahmin edemedim. Çünkü esnafız, birbirimizi her gün görüyoruz, ticaretimiz oluyor. Okan’ı herkes sever, iyi bir ustadır" dedi. "8 aydır cezaevindeyim, 5 tane icra geldi" Okan Paşalı’ya yardım etmediğini ve olayla ilgisinin bulunmadığını vurgulayan U.G., şöyle devam etti: "Kendime zarar geleceğini bilmiyordum. Çoluğu çocuğumu bırakmışım, 8 aydır burada hapisteyim. 5 tane icra geldi, cezaevindeyken. Çocuğumun okul taksitleri falan çok zor duruma girdik. Eşim işe başladı. O bana para gönderiyor. Zor durumdayız, çalışamıyoruz. Başıma geleceğini bilseydim gelmezdim, Okan’ı da sevdiğim için geldim. Benim olayla bir alakam yok. Sanayide herkes birbirini bilir. Ben yardım etmedim. Bilsem öyle bir şey olacağını mani bile olurdum. Olay bir anda geliştiği için bir şey de yapamadım. Eşinin bile olduğunu bilmiyordum. Beraatimi istiyorum" Sahte plakalı, hacizli ve sigortasız araç ile yakalanmasının sebebini anlattı Ahsen Nur Paşalı’’ya pompalı tüfekle ateş eden tutuklu sanık Okan Paşalı’nın ise mahkemede verdiği ifadeler kan dondurdu. Aracında olay gününde sahte plaka bulunduğunu, aracın hacizli olduğunu ve sigortasının bulunmadığını kaydeden Paşalı, sebebini ise şöyle anlattı: "2023 yılından sonra kayınpederim ile husumet başladı. Ben araç kullanılırken, saldırıya uğradım silahla yaralandım. Sağ bacağıma platin takıldı. Ardından plaka değiştirdim. Tecilli yeni bir plaka aldım. Olayların ardı arkası kesilmedi. Şahıslar benim kimlik bilgilerimi tespit etti. Peşime düştü. Sebepsiz yere, hiçbir husumetim olmayan bir şahıs beni vurdu. Bundan dolayı emniyetten benim aracımın plakasını öğrenebileceklerini düşündüm. Aynı zamanda aracıma haciz vardı. Sigortası da olmadığı için araca sahte bir plaka taktım. Bu plaka ile kullanmaya başladım." "Hiç bir zaman silahla tehditte bulunmadım" Planlayarak, tasarlayarak öldürmeye teşebbüs ile suçlandığını hatırlatan Okan Paşalı, tasarlı bir durumun olmadığını, boşanma aşamasındaki eşi Ahsen Nur Paşalı’nın söylediği sözlerden tahrik olduğunu söyleyerek savundu. Evlendiği 2017 yılından itibaren silah taşıdığını da kaydeden Paşalı, "Benim şahısla 2017 yılından itibaren evliliğim var. 2017 yılından beri benim silahım vardır. Bu şahsa hiçbir şekilde silahlı tehditte bulunmadım. Bu zamana kadar, bana silah çekti diye bir şikayette bulunmadı. Bu zamanda planlanması mümkün değildir. Olay olmadan 1 ay önce şahıs, gizli numaradan aramak suretiyle çocuğumu telefona veriyordu, ’Çocuğum baba beni kurtar, baba bizi kurtar’ diyordu. Gizli bir numara kullanıyordu, beni arayarak, sürekli tahrik ediyordu. Sığınan bir insan çocuklarını, uyuşturucu bağımlısının evine götürüp, oraya teslim etmez" şeklinde konuştu. "Amasra’ya gezmeye geldik" Tatil amaçlı Amasra’ya geldiğini ileri süren Paşalı, "Ben Ankara’dan tatil maksatlı, hem de kafa dağıtmak için, çocuklarımın da orada olabileceğini düşünerek Amasra’ya geldim. U. ağabeyiyle birlikte kafa dağıtmak için geldik. Sabahleyin olay yerine geldim, şahsı gördüm. Hiçbir şekilde müdahalede bulunmadım. U. ağabeyi sahile gönderdim. Öğleden sonra saat 15.00’e kadar çocuklarımı bekledim. Gri bir araç geldi, içerisinde çocuklarım vardı. Araç, çocuklarımla birlikte otoparka girip, çıkması bir oldu. Bartın yönüne çıktı. Aracımda arıza olduğu için 80-90 kilometre hızı geçemiyordum. Onu yakalamayacağımı anlayınca geri otoparka geldim. Biraz bekledim" dedi. "Bana, ’sen baba mısın, şerefsiz, deyince tahrik oldum" Olay günü yaşananları soğuk kanlılıkla anlatan Okan Paşalı, eşini görünce çocuklarının nerede olduğunu sorduğunu belirterek, "O sırada koltuğunda 50-60 santimetre boyunda pompalı tüfek vardı. Daha önce Ankara’da aracımın içerisinde pompalı yakalattım. İlk defa aracımda pompalı tüfek bulunmuyor. Bu şahsa özgü değil, daha öncede aracımda pompalı tüfek bulunuyordu. Benim aracımda duruyor her zaman pompalı tüfek. Meşru müdafaa hakları doğduğu zaman kullanmak için koydum arabama. Aracın çekilmesini isteyince, gayet güzel bir dille, çocuklarım nerede dedim. Telefonu bırak, konuşalım dedim. O sırada "Sen baba mısın, şerefsiz. Şimdi görürsün’ dedi. Telefonu aldı. Birini arar gibi yaptı. Tehdit etmek suretiyle beni tahrik etti. Ben de korktum, panik oldum. Korkutmak amaçlı ateş ettim. Şahıs bankın önündeydi" ifadelerini kullandı "Yere ateş ettim" Sanık Okan Paşalı, pompalı tüfekle yere doğru ateş ettiğini ileri sürerek, "Zaten fişek tapalarından anlaşılacağı üzere sağ tarafına doğru ateş ettim. Direk ortasına atsaydım, belden yukarı atsaydım belli olurdu. İkinci seferde de şahıs tuvalete doğru gitti. Ben de çanak çömlek diye hitap edilen hediyelik eşyaların oluğu yöne doğru attım. Şahıs zaten sağ tarafta. Ben öldürmek için gitmiş olsam, arabadan çıkar çıkmaz ateş ederdim. Veya uyandırmadan, arabanın içerisinden ateş ederdim veya ardından gider tuvaletin içerisinde bu eylemi gerçekleştirebilirdim. Şahsı öldürmemi gerektirecek bir sorun da yok ortada. Başka yöne ateş ettiğim için mesafeyi hesap etmedim. Yere doğru ateş ettim özellikle, zaten saçma taneleri yerden sekerek, ayağına isabet etmiş. Direk isabet etmiş bir saçma tanesi yok. Öldürmeye kastım, yok. Şahsı öldürmeyi gerektirecek bir konuda yok. "Tokatla başladı, burnumu kırdı" Mağdur Ahsen Nur Paşalı ise 8 yıl önce evlendiği Okan Paşalı’nın kendisine evlendiği yıldan itibaren kademeli olarak artan bir şiddet uyguladığını kaydetti. Okan Paşalı’nın ailesinin yanında kendisine tokat atarak, şiddete başladığını anlatan Ahsen Nur Paşalı, vurulduğu ana kadar yaşanan süreci şöyle anlattı: "Ailesinin yanında şiddete başladı. En son 19 Mayıs 2024’te darp edildim. Çocuklarımla birlikte ondan izin almadan parka çıktım, ’salıncakta oturuyorum’ diye, benim o gün burnum kırıldı. Ambulansla hastaneye kaldırıldım. Hastaneden sonra eve gelmedim. Olay günü ağabeyini arayıp, ’Ahsen’in ağzını, burnunu kırdım. Gidip bakın’ demiş. Ağabeyi gelmek istememiş, ’ne yapıyorsa, yapsınlar’ demiş. Eşinin ısrarıyla gelmişler ve beni ambulansta gördüler zaten. O gün telefonu elimden aldı. Annem babam çalıştığı için ananemde kaldım. Ben orada kaldığım sürece, hemen her gün oralara gelip, evin kapısını tekmeleyip kırmaya çalışıyor, silahla havaya 4-5 el ateş ediyor, sürekli bağırıyor, çağırıyor, küfür ediyor, ailemi tehdit ediyor. Benim dönmek istediğimi, ailemin göndermediğini düşünüyor. Ben düşüncesini yıkmak için ailemle konuştum. Benim gitmek istediğimi anlaması için, Ankara’da kadın sığınma evine gittim. Yaklaşık 1.5-2 ay kaldım. Dışarı çıkamadığım için, Zonguldak’a gönderdiler. Zonguldak Sığınma evi çocukların yaşayabileceği yer değildi. O yüzden Amasra’ya ablamın yanına geldim. Beni kadın sığınma evinde olduğumu bildiği için buraya geleceğini düşünmedim. 1.5 ay ay sonra bu olay oldu" "Seni vurup, üzerine köfte ekmek yiyeceğim" demiş Ahsen Nur Paşalı, boşanma aşamasındaki kocasının olaydan 3-4 gün öncesine kadar tehdit mesajları attığını da belirterek, "Olaydan önce sürekli mesaj atıyordu. Çocukları özlediğini söylüyor, çocukları istiyordu. Beni tehdit ediyor, öldüreceğini söylüyordu. Bir defasında ’seni vurup, gidip üzerine köfte ekmek yiyeceğim" diyordu. Olay gününden 3-4 gün öncesinde kadar mesaj atmayı kesti. Ben şahsı, gizli numaradan aradım. Ailemi sürekli rahatsız ediyordu. Babamın, çalıştığı şirketin tırın camlarını, aynalarını kırmış. Buna sinir oldum, bağırdım, çağırdım, kapattım. Ama nerde olduğuma dair hiçbir şey söylemedim. Çocuklarımın sesini duymasının imkanı yok" dedi "Korkudan bir şey diyemedim, sadece KADES’e basabildim" Olay günü yaşadığı dehşeti de anlatan Ahsen Nur Paşalı, "Olay günü dükkanın içerisinde oturuyordum. Dükkanın önüne bir araç yaklaştı. Zaten o marka araç görünce ben hep tedirginlik yaşıyorum. Baktım plaka farklı. Biraz rahatladım. Ama yine de eğildim araca doğru baktım, içeride tanımadığım bir kişi vardı. Sonra araca doğru yaklaştım, araç parkının yasak olduğunu söyledim. Birazdan çıkacağım dedi. Ama kızarlar dedim, Tamam biri gelecek, gideceğim alacağım dedi. Arka koltuktaymış, göremedim. Tanımadığım için fazla muhatap olmak istemedim. Karşı kafeye geçtim. Benim çocukları, ablamın çocukları falan geldi, tarla ağzına denize gittiler. Kafeden tekrar dükkana geçtim. Çay aldım, masaya oturdum. Çocukları aramak için telefonu aldım. Çocuklarım nerde diye bir ses duydum. Kafamı kaldırdım, tekrar sordu Ben onun korkusuyla yaşadığım için ağzımdan tek bir laf çıkmadı. Hiç bir şey söylemedim, ona karşı. Zaten hep kafamda kurmuştum. ’Onu karşımda görürsen, panik yapma, KADES’e bas’ diye, kendi kendime söylüyordum. KADES’e basmak 2 tuş. Onu görünce, ben de anında KADES’e bastım" şeklinde konuştu. "Direkt bana nişan aldı, kaçmaya çalıştım Okan Paşalı’nın tüfeği ile direkt kendisine nişan aldığını ileri süren Ahsen Nur Paşalı, "Bana, ’telefonu bırak’ diye iki kez söyledi. Ardından da ateş açtı. Ayaklarıma nişan almadı. Direkt bana nişan aldık. Ben de tüfeği elinde gördüğüm için hemen kaçmaya çalıştım, zıpladım. Sabit kalmadım. Tuvaletin girişinde betondan tümsek var. Alçaktan yükseğe doğru gidiyor. Tuvaletin içerisine doğru kaçtım. İlk pompalı tüfek sesi duyulduğunda ortalık kalabalıklaşmıştı. Tuvalete girmek gibi bir ihtimali yoktu. Girseydi kendi de biliyordu, bence. Mide ameliyatı olduktan sonra karnının üzerine oturmuş Ahsen Paşalı, 2 Ekim 2023 tarihinde mide ameliyatı olduğunu ve Okan Paşalı’nın o süreçte bile kendisine şiddet uyguladığını vurguladı. Ahsen Nur Paşalı, "Evlendiğimiz günden beri, şiddete maruz kalıyorum. 2 Ekim 2023’te mide ameliyatı yaptırmıştım. Ameliyattan 10-11 gün geçmişti. Karnımın üzerine oturmuştu. 3 gün acısını çektim. 7 yıldır tek bir tokatla başlayan ve her geçen gün kademe kademe artan şiddet görüyorum. Sürekli tehdit edildiğim için, aileme zarar gelir diye korkuyordum. Artık kendime inandım, bu korkum gitti. Şikayetçiyim" diye konuştu. Her iki tarafın tanıkların da dinlendiği davada, avukatların savunmalarının ardından ise mahkeme sanık U.G’nin adli kontrol şartı ile tahliye edilmesine, Okan Paşalı’nın ise tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Rektör Uzun, koltuğunu çocuklara devretti
23 Nisan 2025 Çarşamba - 19:47 Rektör Uzun, koltuğunu çocuklara devretti Bartın Üniversitesi (BARÜ) Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında koltuğunu Şiremir Çavuş İlkokulu öğrencilerine devretti. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun’u, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Şiremir Çavuş İlkokulu öğrencileri ziyaret etti. Rektörlük makamında gerçekleştirilen ziyarette Okul Müdürü Veysel Çimkeoğlu, Öğretmen Ayşe Çomran ile 3’üncü sınıf öğrencileri Selin Toksöz, Eslim Şahintürk ve Mücahit Eymen Kurt yer aldı. Minik misafirleriyle tek tek selamlaşan Rektör Uzun, ardından koltuğunu çocuklara teslim etti. Rektörlük görevini devralan öğrenciler ilk olarak tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Renkli anlara sahne olan ziyarette çocuklar Rektör Uzun’a üniversite ile ilgili merak ettikleri soruları sordu. Matematik, tarih, sanat, kültür başta olmak üzere birçok konunun gündeme geldiği ziyarette, öğrenciler gelecek ile ilgili hayallerinden bahsetti. Filistin’de çocukların yaşadığı dramın da konu edildiği konuşmalarda öğrenciler, yaşananların bir an önce son bulmasına yönelik temennilerini dile getirdi. Programda düşüncelerini aktaran Rektör Uzun, "Bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 105’inci yılına ulaşmanın onurunu yaşıyoruz. 23 Nisan, yalnızca millet iradesinin tecelligâhı olan Meclisimizin yıl dönümü değil; aynı zamanda geleceğimizin teminatı çocuklarımızın bayramıdır. Ortak yarınlarımızın mimarları olan çocuklarımız için çalışmaya, üretmeye ve daha yaşanabilir bir dünya için üzerimize düşen görevleri yapmaya devam edeceğiz. Bu anlamlı günde, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aziz şehitlerimizi ve tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyor; milletimizin ve tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yürekten kutluyorum" ifadelerine yer verdi.
Başkent EDAŞ Bartın’ın enerji altyapısını güçlendirmeye devam ediyor
23 Nisan 2025 Çarşamba - 11:04 Başkent EDAŞ Bartın’ın enerji altyapısını güçlendirmeye devam ediyor Kesintisiz ve sürdürülebilir enerji hizmeti sunma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Başkent EDAŞ, 2024 yılı boyunca Bartın’da bakım, onarım ve yatırım faaliyetlerini aralıksız sürdürdü. Şirket, enerji altyapısını yenileyerek güçlendirirken, dijital dönüşüm ve müşteri odaklı projelere de öncelik verdi. Karadeniz Bölgesi’nin kıyısında yer alan, orman varlıkları ve madencilik faaliyetleriyle öne çıkan Bartın, doğal güzellikleri kadar gelişen sanayisi ve artan enerji ihtiyacıyla da dikkat çekiyor. Bu dinamik yapıya uygun şekilde, kentte kesintisiz ve sürdürülebilir enerji hizmeti sunmak amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdüren Başkent EDAŞ, 2024 yılı boyunca Bartın’ın enerji altyapısını güçlendirmek için önemli yatırımlar gerçekleştirdi. Yapılan açıklamaya göre, AYEDAŞ ve Toroslar EDAŞ ile birlikte Enerjisa Dağıtım Şirketleri bünyesinde faaliyet gösteren üç dağıtım şirketinden biri olan Başkent EDAŞ, 150 bini aşkın Bartınlı müşteriye güvenli, kaliteli ve kesintisiz enerji sunmak için yatırımlarına devam etti. 2024 yılı boyunca Bartın genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında; bin 539 trafo ve 7 bin 521 kilometrelik enerji hattında sürdürülebilir enerji sağlamak adına bakım, yenileme ve yatırım faaliyetleri hayata geçirildi. Aynı zamanda, iklim dostu adımlar ve dijital dönüşüm hedefleri doğrultusunda projeler sürdürüldü. Bartın’da enerji altyapısı daha da güçleniyor Ormanlık alanların yoğun olduğu coğrafyada, mevsimsel ve çevresel koşulların enerji iletimini zorlaştırdığı bölgelerde şirket, dayanıklı altyapılar kurarak kesintisiz enerji arzını garanti altına aldı. Bartın’ın Merkez, Amasra, Kurucaşile ve Ulus ilçelerinde toplam 2 bin 32 aydınlatma armatürünün bakımı gerçekleştirilirken; 26 pano, 58 trafo ve 43 dağıtım merkezinde bakım çalışmaları yapıldı. Aynı dönemde, 465 kilometrelik enerji hattı gözden geçirilerek altyapı daha sağlam hale getirildi. Yatırımlar kapsamında ise, 141 kilometrelik yeni yer altı kablosu döşendi, bin 845 yeni aydınlatma armatürü montajı tamamlandı. Ayrıca, 176 yeni pano ve 40 yeni trafo merkezi kurularak enerji dağıtım ağı genişletildi ve modernize edildi. Tüm bu çalışmalar, şirketin 2024 yılı için belirlediği hedeflerin gerçekleşmesini sağladı. Dijital dönüşümle verimlilik artıyor Enerji sektöründe dijitalleşmenin öncülerinden olan şirket, Bartın’da da operasyonel verimliliği artıran teknolojik çözümleri hayata geçirdi. Afet ve Acil Durum Haberleşme Telsiz Sistemi Projesi kapsamında geliştirilen Mobil Haberleşme ve Şarj İstasyonları, olası afet ve kriz durumlarında kesintisiz iletişim sağlayarak bölgedeki enerji yönetimine stratejik katkı sundu. Ayrıca, müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik dijital platformlardan ChatVolt uygulaması sayesinde kullanıcılar, hızlı ve etkin hizmete kolayca erişim sağladı. 7/24 erişilebilir ve müşteri odaklı hizmet anlayışı Şirket, Bartın’daki abonelerine 7 gün 24 saat ulaşılabilir bir hizmet sunmak için dijital kanalları aktif biçimde kullanıyor. baskentedas.com.tr, ChatVolt web platformu, Başkent 186 mobil uygulaması, 0(312) 186 00 00 numaralı WhatsApp hattı ve 186 Çağrı Merkezi üzerinden tüm talepleri dinleyip çözüme kavuşturuyor. Ayrıca, sosyal medya hesapları üzerinden de müşteri etkileşimini sürdürüyor. Bartın’ın enerji geleceği için yatırımlar sürüyor Doğa turizminin her geçen gün arttan Bartın’ın enerji ihtiyaçlarını karşılamak adına şirket, insan ve çevre odaklı vizyonuyla altyapı yatırımlarını önümüzdeki dönemde de sürdürecek.
BARÜ’lü öğrencilerin AB destekli projesinde çalışmalara başlandı
22 Nisan 2025 Salı - 10:19 BARÜ’lü öğrencilerin AB destekli projesinde çalışmalara başlandı Bartın Üniversitesi (BARÜ) öğrencilerinin Avrupa Birliği (AB) destekli projesinde bireylerin mental sağlık farkındalığı kazanmalarına yönelik yapılacaklar anlatıldı. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Eğitim Fakültesi öğrencilerinin Avrupa Dayanışma Programı (ESC) Dayanışma Projeleri çerçevesinde hazırladığı "Mental Sağlık Farkındalığı" projesinde çalışmalara başlandı. Bu kapsamda üniversite öğrencilerinin psikolojik sağlamlıklarını artırmayı hedefleyen projenin açılış toplantısı, Eğitim Fakültesi Konferans Salonunda öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Program açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun öğrenci projelerinin önemine değinerek "Bartın Üniversitesi olarak öğrencilerimizin yalnızca akademik değil; aynı zamanda sosyal, psikolojik ve kültürel anlamda da gelişimleri için gayret gösteriyoruz. Bu doğrultuda öğrencilerimizi her konuda destekliyor, proje üretmeleri için teşvik ediyoruz. Toplumsal ihtiyaçlara yönelik çok yönlü çalışmaların gerçekleştirileceği bu projeyle de gençlerimizin duygusal ve psikolojik bilinç düzeyini artırmayı hedefliyoruz" dedi. Ardından BARÜ’den ESC Dayanışma Projeleri kapsamında kabul edilen ilk çalışma olan projenin yürütücülüğünü yapan Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü öğrencisi Ecem Sezgin bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda; projenin hedef grubu ile bu kapsamda yapılacak doğa yürüyüşleri, yoga ve meditasyon, resim terapisi gibi çeşitli aktivitelerden bahsetti. Ayrıca uzman isimler tarafından sporun, müziğin, sanatın ve kişiler arası iletişimin mental sağlığa etkisi üzerine söyleşiler düzenleneceğini de aktardı. BARÜ Eğitim Bilimleri Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Neslihan Köse danışmanlığındaki projede yer alan Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü öğrencileri Baran Uzunay, Eslem Serra Çakmak, İlayda Öztürk, Gülpenbe Alkan ve Halil Yılmaz da yürütecekleri çalışmaları anlattı. Program; BARÜ Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünden Arş. Gör. Dr. Ümit Koç’un mini konser eşliğinde Fizyoterapist Ömre Ofluoğlu tarafından verilen nefes terapisi etkinliğiyle son buldu.