Yerel Haberler
Bilecik
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:16 1969 Bilecikspor Kulübü Başkanı Mehmet Ergün’ün iş yerinin duvarına ’Yönetim İstifa’ yazısı astılar 1969 Bilecikspor Kulübü’nün taraftar grubu olan Belekoma Tayfa, ligde alınan kötü gidişatlar sonrasında tepkileri dile getirmek için Kulübü Başkanı Mehmet Ergün’ün iş yerinin duvarına ’Yönetim İstifa’ yazısı astılar. Bilecik 1. Amatör Lig A Grubu’nda mücadele eden 1969 Bilecikspor Kulübünün ligde aldığı kötü sonuçlar sonrası Belekoma Tayfa taraftar grubu geçen hafta Kulüp Başkan Mehmet Ergün’e tepki göstererek, istifaya davet etmişti. Bu tepkilere kulak ardı eden aynı zamanda Bilecik TSO Başkanı da olan 1969 Bilecikspor Kulübü Başkanı Mehmet Ergün’ün bu sefer iş yerinin bahçe duvarına taraftarlar ’Yönetim İstifa’ yazısı pankart astı. Ardından Bilecik 1. OSB Müdürlüğünü önene ’Mehmet Ergün İstifa’ ve son olarak Bilecik Edebali Stadı önüden ’İstifa Bir Hizmettir’ pankartları açan Belekoma Tayfa taraftar grubu başkanın neden istifa etmediğine bir anlam veremediklerini söyleyerek,"Şeffaf olamayan bir yönetimin güven vermesi mümkün değildir. Daha da vahimi; kulüp başkanının taraftarla hiçbir bağ kurmaması, tribünü yok saymasıdır. Bu arma tribünle yaşar. Taraftarı muhatap almayan bir anlayış, bu kulübü temsil edemez. Bugün yükselen istifa çağrılarına kulak tıkamanız, sessiz kalarak süreci yok saymanız en çok sizin zararınıza olacaktır. Bu çağrılar kişisel değil, kulübün geleceği içindir. Görmezden gelmek sorumluluğu ortadan kaldırmaz, aksine daha da büyütür. Şunu da herkes bilmelidir; bu kulüp kimsenin babasının malı değildir" dediler.
Kasap dükkanının üretim bölümüne giren zabıtalar şok oldu
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:54 Kasap dükkanının üretim bölümüne giren zabıtalar şok oldu Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri denetim için girdikleri ve uygun ortamlarda satış ve üretim işlemi yapmayan kasap esnafına cezai işlem uyguladılar. Başta gıda ürünleri olmak üzere birçok noktada yaptıkları denetimlerde halkın sağlık ve güvenliğini temin eden Zabıta Müdürlüğü ekipleri, temiz olmayan ve sağlıksız ortamda yapılan uygulamaya izin vermedi. Bilecik merkez Bahçelievler Mahallesi’nde bir kasap dükkanına Tarım İl Müdürlüğü yetkilileriyle birlikte denetimlerini yapan ekipler, uygun ortamlarda satış ve üretim işlemi yapmayan kasap esnafına ceza işlemi uyguladı. "Maalesef bazı işyerlerinde birçok olumsuz ve uygun olmayan durumlarla karşılaşıyoruz" Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürü Mücahit Öndersev, işyeri vitrini ve girişlerinin temiz olmasına rağmen mutfak ve üretim kısımlarında birçok yönden olumsuzlukla karşılaştıklarını belirterek, ‘’Vatandaşlarımızın başta gıda ürünleri olmak üzere her alanda sağlıklı ve güvenli hizmet almasını kendimize vazife biliyoruz. Bu anlamda Zabıta Müdürlüğü olarak gerçekten sıkı denetimler yapıyoruz. Ancak maalesef bazı işyerlerinde birçok olumsuz ve uygun olmayan durumlarla karşılaşıyoruz" ifadelerini kullandı. ‘’Halk sağlığını tehdit eden durumlarda taviz göstermiyoruz’’ Zabıta Müdürlüğü olarak, halkın sağlığını tehdit eden durumlara karşı taviz göstermediklerini hatırlatan Zabıta Müdürü Öndersev, "Vatandaşlarımızın özellikle gıda satışı yapılan yerlere karşı hassas olmalarını tavsiye ediyoruz. Ne yazık ki vitrin ve görünen alanlarda durum iyi iken mutfak ve üretim alanlarında ürün muhafaza ve saklama şartları, temizlik ve benzeri konularda uygunsuzluklar tespit ediyoruz. Yaptığımız son denetimlerde de uygun ortam ve şartlarda üretim yapılmayan kasap dükkanı yetkililerine ceza işlemi uyguladık" dedi.
Orman yangınlarından etkilenen bölgede 5 bin fidanı toprakla buluşturuldu
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:48 Orman yangınlarından etkilenen bölgede 5 bin fidanı toprakla buluşturuldu Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer’in de katıldığı törenle, Osmaneli ilçesine bağlı Selimiye köyünde 5 bin fidanı toprakla buluşturuldu. Selimiye köyünde 2025 yılı içerisinde il genelinde meydana gelen orman yangınlarından etkilenen bölgede doğanın yeniden canlanması amacıyla etkinlik gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen etkinlikte 5 bin fidan toprakla buluşturuldu. Programa il protokolü, öğrenciler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar da katılım sağladı. Vali Faik Oktay Sözer, etkinlikte yaptığı konuşmada, 2025 yılı içerisinde il genelinde meydana gelen orman yangınlarında 11 bin 740 hektar orman alanının zarar gördüğünü belirterek, bu alanların yeniden yeşile kavuşması için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade etti. Sözer, Selimiye bölgesindeki ağaçlandırma faaliyetlerinin, yangından etkilenen diğer bölgelerde de eş zamanlı olarak devam ettiğini vurguladı. "Bu yıl diktiğimiz her bir fidan, sadece toprağa değil, geleceğe kök salacak." Vali Sözer, "Bugün, hem doğamız hem geleceğimiz adına çok anlamlı bir günde, bir aradayız. Bu yıl diktiğimiz her bir fidan, sadece toprağa değil, geleceğe kök salacak. 2025 yılı içerisinde ilimiz genelinde meydana gelen orman yangınlarında 11 bin 740 hektar orman alanı zarar gördü. O yangınların acısını hep birlikte yaşadık. Ama biz, o kaybın ardından doğayı yeniden yeşertiyoruz. Bugün burada, 5 bin fidanı toprakla buluşturuyoruz. Bu fidanlar, yanan ormanlarımızı yeniden canlandıracak, yeşilin ve umudun sembolü olacak. Sadece ağaç dikmiyoruz; geleceğe nefes, doğaya hayat, çocuklarımıza daha yaşanabilir bir Bilecik bırakıyoruz. Yanan alanların yeniden yeşertilmesi, köylerimizin çevresinin gelir getirici türlerle ağaçlandırılması ve yangına dirençli orman bantlarının oluşturulması için çalışmalarımız kararlılıkla sürüyor. Tüm kurumlarımızla, vatandaşlarımızla, çocuklarımızla birlikte ‘Yeşil vatan’ bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, emeği geçen tüm ekiplerimize, orman teşkilatımıza ve duyarlılık gösteren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Diktiğimiz her fidanın, ülkemizin geleceğine kök salmasını diliyor; Yeşil Vatan’ı birlikte büyütmenin gururunu hepinizle paylaşıyorum" dedi. Etkinlik, protokol üyeleri ve vatandaşların fidanları toprakla buluşturmasıyla sona erdi.
İstanbul’dan gelip Camiliyayla köyünde doğa yürüyüşü yaptılar
12 Kasım 2025 Çarşamba - 11:54 İstanbul’dan gelip Camiliyayla köyünde doğa yürüyüşü yaptılar İstanbul’dan Bilecik’in Bozüyük ilçesine bağlı Camiliyayla köyüne gelen 16 kişilik ekip doğa yürüyüşü gerçekleştirdiler. Yaklaşık 18 kilometre yürüyüş yapan ekip hem doğanın güzelliğini hem de temiz havanın tadını çıkardılar. Yürüyüş hakkında açıklama yapan ekip lideri Oğuz Geren; "Doğa yürüyüşleri, kamp, orta seviye dağcılık faaliyetleri başta olmak üzere doğa aktivitelerini seven bir arkadaş gurubuyuz. Toplam 46 kişiyiz. En gencimiz 35 en tecrübeli arkadaşlarımız ise 72 yaşında. Her meslek grubundan neredeyse katılımcı arkadaşımız var. Bizi bir araya getiren motivasyon; doğa, keşif ve seyahat tutkunlarıyız. Burada bulunmamızın nedeni bir kere Bilecik benim memleketim. Her ne kadar babamın mesleği nedeniyle Bilecik’te büyüyüp serpilmesem de, memleket bir şekilde çekiyor insanı. Doğa da olma aşkı bize tüm yurdu gezdirdi. Hatta seyahatlerimiz sınırların ötesine dahi taştı ama Bilecik coğrafyası, doğası ve sosyolojisi bambaşka. Geçtiğimiz günlerde Camiliyayla’ya eşim ve 2 arkadaşımız ile geldim. Kömürsu yaylasına, oradan da Kızılcasaray yaylasına, daha sonra Camiliyayla’ya yeniden çıktık. 18 kilometrelik mükemmel bir rota çıktı ve "Bu rotayı arkadaşlarım görmeli" dedim. Planlar yapıldı konaklayacağımız yer ayarlandı. 16 kişilik bir ekip oluşturduk ve kaymakamlık makamının izin dilekçemize olur cevabı ile Bozüyük’e geldik. İyi ki de gelmişiz. Camiliyayla doğası kendine münhasır güzellikler barındırıyor." dedi. "Burada inanılmaz keyif dolu bir yürüyüş oldu" Geren, açıklamasının devamında, "Ayrıca ilimizin insanı çok samimi ve hüsnüniyet sahibi. Bilecik’e her gelişimizde gelen arkadaşlarım köylerde karşılaştıkları misafirperverliği ve samimiyeti sürekli ön plana çıkarıyorlar. Turizmin geleceği doğa sporlarıdır. Bu vizyonla ilimiz misyonunu şimdiden tayin etmeli. Bilecik ve Bozüyük bünyesinde bu bakımdan işlenmemiş cevherler barındırıyor. İlimiz tüm ilçeleri ile muazzam bir doğa ve sosyolojiye haiz. Ancak bunun tanıtımı yeterince yapılmıyor. Likya, Frig veya Karya gibi doğa yürüyüş tutkunlarının rağbet edeceği çok güzel yollar var ancak bu yollar işaretlenmemiş, bilinmiyor" diye anlattı.
Akciğer kanseri oranının erkeklerde yüzde 89,9, kadınlarda ise yüzde 43
12 Kasım 2025 Çarşamba - 11:05 Akciğer kanseri oranının erkeklerde yüzde 89,9, kadınlarda ise yüzde 43 Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzman Doktor Selma Aktaş, tütün ve tütün ürünlerinin kullanımına atfedilen akciğer kanseri oranının erkeklerde yüzde 89,9 kadınlarda ise yüzde 43 olduğu söyleyerek, "Bu istatistikler dikkate alındığında, ülkemizde bir yıl içerisinde ortaya çıkan yaklaşık 25 bin akciğer kanseri vakasının önlenebilir olduğu açılabiliriz" dedi. Dr. Selma Aktaş, akciğerin vücuttaki oksijen ihtiyacını sağlayan, solunum sistemi organı olduğunu söyledi. Her organ gibi akciğer de birçok hücreden oluştuğunu anlatan Dr, Aktaş sözlerine şöyle devam etti; "Bu hücreler, akciğerin normal olarak görevini yapabilmesi için ihtiyaç doğrultusunda bölünerek çoğalırlar. Akciğer kanseri, yapısal olarak normal akciğer dokusundan oluşan hücrelerin ihtiyaç ve kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle (tümör) oluşturmasıdır. Burada oluşan kitle öncelikle bulunduğu ortamda büyür, daha ileriki aşamalarda ise çevre dokulara veya dolaşım yoluyla uzak organlara yayılarak hasara yol açarlar. Bu yayılmaya metastaz adı verilir. Akciğer kanseri, başlıca iki alt türde görülmektedir. Bunlar, küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK), tüm akciğer kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 85’ini oluşturur ve küçük hücreli tiplere göre daha yavaş ilerler. Daha az yaygın olmakla birlikte hızlı seyirli ve agresif bir tümör tipidir. Akciğer çevresindeki dokulara ve dolaşım sistemi yoluyla uzak organlara kısa sürede yayılabilir. Dünya genelinde akciğer kanseri, erkeklerde en sık görülen, kadınlarda ise ikinci sıklıkta izlenen kanser türüdür. Kanser kaynaklı ölümler arasında ise ilk sırada yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Araştırma Kurumu (IARC) tarafından oluşturulan küresel kanser veri tabanı olan GLOBOCAN 2022 verilerine göre, dünyada bir yıl içerisinde yaklaşık 2,5 milyon yeni akciğer kanseri vakası görülmüş, 1,8 milyon kişi akciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitirmiştir." Uzman Dr. Selma Aktaş, açıklamasının devamında, "Tütün dumanı 7 binden fazla kimyasal madde içermekte olup, bunların en az 70’i kansere yol açtığı bilinen maddelerdir. Sadece sigara değil; puro, pipo ve elektronik sigara gibi yeni nesil ürünler de akciğer kanseri riskini artırmaktadır. Tütün ürünlerinin dumanındaki toksik karışımlar, bronş epitelinde DNA hasarına yol açarak tümör gelişimini tetiklemektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her yıl 1,3 milyon kişi pasif tütün dumanına (pasif içicilik) bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. DSÖ, pasif etkilenimin akciğer kanserine yol açtığını ve maruziyetin "güvenli bir düzeyinin" bulunmadığını vurgulamaktadır. Bu nedenle, dumansız hava sahası uygulamaları ve ev içi maruziyetin azaltılmasına yönelik önlemler, aktif tütün kullanımını azaltmanın yanı sıra toplumun kanser yükünü de azaltmaktadır. En güncel verilere göre ülkemizde her yıl yaklaşık 30 bin kişi akciğer kanseri tanısı almakta, 23 bin vatandaşımız bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Vakaların yalnızca yüzde 17’si erken evrede belirlenirken, yüzde 24,3’ü bölgesel, yüzde 58,6’sı ise uzak organ yayılımı evresinde tanı almaktadır. Tanı alma medyan yaşı 65’tir" dedi. Uzman Doktor Selma Aktaş, son olarak, "Akciğer kanserinin küçükken ve yayılmadan önce, erken bir evrede tespit edilmesi, başarılı bir şekilde tedavi edilme ihtimalini arttırır. Ancak genellikle akciğer kanseri belirtileri, hastalık ileri bir evreye gelene kadar ortaya çıkmaz. Akciğer kanseri bazı belirtiler gösterse bile, enfeksiyon ya da sigaradan kaynaklanan etkiler olarak düşünüldüğü için atlanır ve tanı gecikir. Tütün ve tütün ürünlerinin kullanımına atfedilen akciğer kanseri oranının erkeklerde yüzde 89,9 kadınlarda ise yüzde 43 olduğu belirtilmektedir. Bu istatistikler dikkate alındığında, ülkemizde bir yıl içerisinde ortaya çıkan yaklaşık 25 bin akciğer kanseri vakasının önlenebilir olduğu söylenebilir. Tütün ürünlerini bırakmak, her yaşta ve her dönemde sağlık açısından önemli faydalar sağlar. Sigaranın bırakılmasından 10 yıl sonra akciğer kanseri riski, içmeye devam eden bir bireye kıyasla yaklaşık yüzde 50 oranında azalır. Tütün ürünü kullanan vatandaşlarımız, bu bağımlılıktan kurtulmak için Bakanlığımız tarafından sunulan hizmetlerden faydalanabilirler. ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı, Sigara Bırakma Polikliniği, Mobil Sigara Bırakma Polikliniği gibi birimlerde, bilimsel etkinliği kanıtlanmış ilaç tedavilerine ücretsiz erişim sağlanmaktadır. Akciğer kanserinde belirtiler genellikle belirsiz seyretmekte, bu durum geç teşhise yol açmaktadır. Farkındalık, erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile akciğer kanserinin önlenmesi ve erken evrede belirlenmesi mümkündür" dedi.