Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Bolu
15 yaşındaki Alperen’in ölümüne boynuna atılan yumruk sebep olmuş
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:32:41
Bolu’da parkta çıkan kavgada 15 yaşındaki çocuğun yumruk darbesiyle hayatını kaybetmesine ilişkin davada, ölümün doğrudan darbeye bağlı gerçekleştiği Adli Tıp Kurumu raporuyla kesinleşti. Bolu’da geçtiğimiz haziran ayında parkta iki çocuk arasında çıkan kavgada aldığı darbe sonucu kalbi duran ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Alperen Ömer Toprak’ın ölümüne ilişkin davanın üçüncü celsesi görüldü. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı oturumda gerçekleştirildi. ’Kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklu yargılanan S.Ş. (13) ile tutuksuz sanık E.Y. (14) duruşmada hazır bulundu. Adli Tıp Raporu dosyaya girdi Davanın önceki iki celsesi, Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi nedeniyle ertelenmişti. Mahkemenin talep ettiği rapor, üçüncü celsede dosyaya eklendi. Heyet tarafından hazırlanan raporda, Alperen Ömer Toprak’ın boynuna aldığı yumruk sonrası beyin soğancığında (beyin sapı) hasar meydana geldiği, bu hasara bağlı olarak anında beyin kanaması geçirdiği ve ölümün söz konusu darbeye bağlı gerçekleştiğinin tespit edildiği belirtildi. Raporda ayrıca, travmanın doğrudan etkisiyle hayati merkezlerin etkilendiği ve darbe ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu kaydedildi. "Rapor beklediğimiz gibi geldi, doğruları kanıtlar nitelikte" Adli Tıp Kurumu raporunun bekledikleri gibi geldiğini belirten ailenin avukatı Alper Coşkun, "Adli Tıp Kurumu’ndan beklenen rapor geldi. Savcılık mütalaa verecek, onun üzerine biz de yazılı beyanlarımızı sunacağız. Rapor, ölümün doğrudan darbeye bağlı olduğunu gösterir şekilde. Rapor beklediğimiz gibi geldi, doğruları kanıtlar nitelikte. Bir sonraki duruşma 22 Nisan tarihinde yapılacak. Çok yüksek ihtimalle o duruşmada karar çıkacak" dedi. "Bana vicdana aykırı geliyor" Çocuklar, ’suça sürüklenen çocuk’ olarak nitelendirildikleri için bir indirim alacaklarını ve bunun vicdana aykırı olduğunu söyleyen avukat Coşkun, "Çocuklar kanunen ’suça sürüklenen çocuk’ olduğu için cezai indirimleri olacak. Bu, kimsenin takdir edemeyeceği bir husus değil. Takdiri indirim olmaması yönünde bir talebimiz var. Bunu yazılı olarak mahkemeye yineleyeceğiz. Silahlı fotoğraflarla sosyal medyada paylaşım yapan kişilerin, en nihayetinde çocuk olsalar da iyi hal indirimi almaları bana vicdana aykırı geliyor. Mahkeme heyeti şu an dosya kapsamında değerlendirme yapıyor. Ailelerin ya da bizlerin tehdit edilmesi hususunda bir öngörüleri yok. Usulen de böyle bir öngörüde bulunmaları beklenemez. Bu konuda onlara da yüklenemeyiz. Çünkü bununla ilgili bir durum varsa ’siz de şikayetçi olun, soruşturma kapsamında tekrar bir dosya açılsın’ diyecekler. Zaten soruşturma kapsamında tekrar şikayetçi olsak da ’patates hatlar’ diye nitelendirilen boş hatlar çıktığı için bir sonuca varılamıyor. Dosyanın bir an önce karara bağlanıp herkesin vicdanen rahatlamasını istiyoruz. Bütün uğraşımız bununla ilgili" şeklinde konuştu. Savcının, dosyaya eklenen Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin yeniden mütalaa hazırlayacak olması nedeniyle dava 22 Nisan tarihine ertelendi.
03 Mart 2026 Salı - 17:16
Gerede’de 2025’te 60, 2026’nın ilk aylarında 12 şüpheli yakalandı
Bolu’nun Gerede ilçesinde polis ekiplerince gerçekleştirilen uygulamalarda, 2025 yılı boyunca çeşitli suçlardan aranması bulunan 60 şüpheli yakalanırken, 2026 yılının ilk aylarında ise 12 şüpheli yakalandı. Gerede İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda, polis ekiplerince ilçe genelinde farklı şok uygulamalar gerçekleştirildi. Bu uygulamalarda 2025 yılı boyunca çeşitli suçlardan aranması bulunan 60 şüpheli yakalandı. 2026 yılının ilk aylarında yapılan çalışmalar neticesinde çeşitli suçlara karışan 12 şüpheli yakalandı.
03 Mart 2026 Salı - 15:55
Tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Özcan’ın yerine cuma günü vekil seçilecek
Bolu’da yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın yerine görev yapacak başkan vekilinin seçimi, 6 Mart Cuma günü gerçekleştirilecek. Bolu Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbir kararıyla görevden alınan Özcan’ın yerine vekalet edecek ismin belirlenmesi için yasal süreç başlatıldı. Açıklamada, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45’inci maddesi hükümleri uyarınca, Bolu Belediye Meclisinin yeni başkan vekilini seçmek üzere 6 Mart 2026 Cuma günü saat 15.00’te Bolu Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda toplanmasının uygun görüldüğü bildirildi. Belirtilen tarih ve saatte yapılacak toplantıda, meclis üyelerinin oylarıyla Bolu Belediyesinin yeni başkan vekili belli olacak. Süreç hakkında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" (kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak haksız menfaat sağlamaya zorlaması) suçlamasıyla yürütülen soruşturmada, 28 Şubat’ta düzenlenen operasyonla aralarında Tanju Özcan’ın da bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklanmış, ardından İçişleri Bakanlığı Özcan’ı geçici bir tedbir olarak görevinden uzaklaştırmıştı. Soruşturma kapsamında 1 şüpheliye ev hapsi verilirken, 10 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
03 Mart 2026 Salı - 15:35
Bolu’da hırsızlık şüphelisi JASAT tarafından yakalandı
Bolu’da hırsızlık olayına karışan şüpheli, JASAT ekiplerince yakalandı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı Suç Araştırma Timi (JASAT), suç ve suçluya yönelik yürütülen faaliyetler kapsamında hırsızlık suçu işleyen İ.K. isimli kişiyi yakaladı. Gözaltına alınan şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan İ.K., tutuklanarak Bolu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 22:01
Bolu Baro Başkanı Barut’tan Kartalkaya açıklaması: "Cuma günü ara karar verileceğini düşünüyoruz"
Bolu Baro Başkanı Sinan Barut, Grand Kartal Otel yangını davasına ilişkin, "Cuma günü ara karar verileceğini düşünüyoruz" dedi. Bolu Baro Başkanı Sinan Barut, Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın duruşmasının görüldüğü Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Barut, 15 Temmuz sebebiyle mahkemeye 1 günlük ara verileceğini belirtti. Baro Başkanı Sinan Barut, davanın ise önümüzdeki hafta sonuçlanarak ara kararın verileceğini söyledi. "Mahkeme bir günlük ara verecek" 15 Temmuz dolayasıyla mahkemeye bir günlük ara verileceğini söyleyen Sinan Barut, "Bugün Kartalkaya duruşmasının 8. günü. İlk aşamada sanıkların savunmaları alındı. Sanıkların savunmalarından sonra müşteki mağdur ailelerin beyanları alınmaya devam ediyor. Arada bekleyen tanıklar vardı. Tanıkların beyanları alındı. Bu tanıkların beyanlarına hem sanık avukatları hem de mağdur tarafın avukatları ve mağdur tarafın sorularıyla şu anda duruşma geçiyor. Bundan sonra tekrardan duruşmada olmayan bazı mağdur aileler Çarşamba günü itibarıyla beyanlar alınmaya devam edecek. Yarın, 15 Temmuz olmasından dolayı mahkeme bir günlük ara verecek. Mahkeme her gün sabah 9’dan akşam 12’ye kadar duruşmalarla devam ediyor" dedi. "Cuma günü ara karar verileceğini düşünüyoruz" Duruşmaların önümüzdeki hafta Cuma gününe kadar bitmesini beklediklerini ifade eden Barut, ara kararın da verileceğini söyledi. Sinan Barut, "Duruşmaların seyri muhtemelen önümüzdeki hafta Cuma’ya kadar sürecek ve biz ilk celsenin biteceğini umuyoruz. İlk celsenin bitmesiyle beraber mahkeme, tutukluluk konusunda hem adli kontrolü olan bazı sanıkların durumları hakkında ara karar verecek. Yine sanık ve mağdur avukatlarının tevsii tahkikat talepleri, yani soruşturmayı geliştirmeyi istedikleri talepleri mevcut. Bu talepler yönünden de bir karar vermesi bekleniyor. Tabii dava devam ederken bazı sanıklar hakkında da 4 kişinin adli kontrol kararı verildi. Biz zaten daha önce de söylemiştik. Şu anda tutuksuz olan sanıkların nasıl tutuklanma ihtimali olabileceği gibi bazı tutuklu sanıklar hakkında da adli kontrol ve tahliye imkanı da söz konusu. Bunların hepsinin biz Cuma günü, eğer yetişirse, karara bağlanacağını, ara karar verileceğini düşünüyoruz" diye konuştu. "Sanıkların savunmaları dikkat çekiciydi" Sanıkların kendi üzerlerine atılan suçlamalara itirazda bulunduklarını belirten Baro Başkanı Barut, "Bu seyirde sanıkların beyanları, sanıkların savunmaları dikkat çekiciydi. Sanıkların ilk savunmalarında herhangi bir şekilde hiçbir sanık kendisine atılacak bir kusurun olmadığını belirtti. Bilinç raporlarına hep itirazlar oldu sanıklar tarafından. Buna karşı mağdur aileler tarafından sanıklara sorular geldi, özellikle bilinç raporları doğrultusunda. Ama tabii şu anda hem kusurun olup olmadığı hem de bu kusurun kendileri açısından olası kastın ya da bilinçli taksir olacağına dair kovuşturma devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Sanık beyanına itibar edilmeyecektir" Emir Aras’ın ailesiyle birlikte yangından kaçtığı görüntülerin mahkeme salonunda izletilmesine ilişkin soruya yanıt veren Başkan Barut, deliller varsa eğer sanıkların beyanına itibar edilmeyeceğini söyledi. Sinan Barut, "Ceza yargılamasında hiçbir zaman mahkeme heyeti ne suçu kabulle ne de inkarla herhangi bir şekilde bağlı değildir. Yani sanıkların savunması burada çok da fazla bizim için önem arz etmiyor. Aslında ceza yargısında önemli olan dosya kapsamları, deliller, görüntülerdir. Yani Emir Aras’ın herhangi bir şekilde ‘ben yardım ettim’ ya da ‘etmedim’ demesinin dışında, yardım edip etmediğine dair deliller varsa zaten sanık beyanına herhangi bir şekilde itibar edilmeyecektir. Görüntülerde gördüğümüz kadarıyla da Emir’in herhangi bir şekilde hiçbir şekilde yardım etmediği, doğrudan ailesiyle beraber dışarı çıktığına dair görüntüler var. mahkeme heyeti bunları değerlendirirken bu delillere göre değerlendirme yapacak. Zaten savcılık makamının, başsavcılığın iddianamede ‘olası kast’ demesinin sebebi, Emir’in eyleminin olası kast kapsamında değerlendirilmesinin sebebi de bundan kaynaklanıyor. Yani dışarı çıktıktan sonra herhangi bir şekilde fiili bir davranışta bulunmaması, kendisinin dışarı çıkıp herhangi bir kimseyi haberdar etmemesinden dolayı olası kastla yargılanıyor" ifadelerine yer verdi.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 21:00
Bolu’daki otel yangınına ilişkin çarpıcı iddia: "Sedat Gülener ve 1 kişi itfaiyeye girip evrak yakmışlar"
Bolu Grand Kartal Otel’deki yangın faciasına ilişkin davada tanık ve müşteki beyanları alınmaya devam ediyor. Mahkemede tanık dinlenen AK Parti Meclis Üyesi Erol Özak, "Yangından sonra, Sedat Gülener ve bir kişinin itfaiyeye giderek evrakları yakmışlar, bana bunu birisi anlattı" dedi.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 20:14
O anlar kamerada!
Bolu Kartalkaya’da Grand Kartal Otel’deki yangın faciasına ilişkin yeni güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde Emir Aras’ın yangının ilk başladığı dakikalarda çıkarak koridora baktığı ve sonrasında yaklaşık 1 dakika içerisinde eşyalarını toplayarak ailesiyle koşarak indiği anlar yer aldı.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:44
Bolu’daki otel yangını davası 8’inci gününde: Tanık ve müşteki beyanları sürüyor
Bolu Grand Kartal Otel’de meydana gelen yangın faciasına ilişkin 8’inci günde de devam eden duruşmalarda tanık ve müşteki beyanları alınmaya devam ediyor. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 8’inci gününde müşteki ve tanık beyanları verildi. Sabah saatlerinde tek müşteki beyanıyla başlayan duruşmaya tanıkların ifadeleriyle devam edildi. "Saat 04.20 sıralarında jeneratörü kapatmaya gittim" Kartal A.Ş.’nin elektrik teknisyeni Murat Duman, "Kartal A.Ş.’de telesiyejde çalışıyordum. 3 aylık elemandım. Saat 03.28’de Hüseyin Özer aradı. Jandarma ve AFAD ekipleri ‘Elektriği kesin’ diye bağırıyordu. Saat 04.20 sıralarında jeneratörü kapatmaya gittim. Biz kestiğimizde SEDAŞ tarafından elektriğin kesildiğini biliyorum. Çünkü onlar kesmese jeneratör devreye girmezdi. Alarm sesi duymadım. Otelin işleyişine vakıf değilim. Biz Bayram beyle teleski sistemine bakıyorduk. Bizim otellerle çok bağımız olmazdı. Yemek veya çay içmeye çıkardık" dedi. "Yangını evdeyken sosyal medyadan öğrendim" Yangını sosyal medyadan öğrendiğini söyleyen Gazelle Otel’in teknik personeli tanık Bahadır Bahar, "Yangını evdeyken sosyal medyadan öğrendim. Grand Kartal Otel’Bahadır Özkuru’yu aradım. O da bana canını zor kurtardığını söyledi. Onun dışında yangına ilişkin detaylara vakıf değilim" ifadelerine yer verdi. "Yangın denetimlerini yaptılar gitti" Grand Kartal Otel’in içerisinde bulunan kafeterya White Fox’ta yangından 1.5 ay önce işe başladığını söyleyen SEGBİS sistemiyle müşteki olarak beyan veren Sabahattin Kanatlı, "Ben gittiğimde Mehmet İşçioğlu, Şevval Şahin, Esra Nazik, Eslem Uyanık vardı. Gün içerisinde 8-4 çalışırdım. Yangından 1.5 hafta önce denetime geldiler. Ben başlamadan önce de bir denetim yapılmış. İsimlerini hatırlamıyorum. Yangın denetimlerini yaptılar gitti. Ben 1.katta kalıyordum. Bir müşterinin kapı zorlama sesine uyandık. Saat 03.20 sıralarında kala yangın çıktığını öğrendik. Yanımda Mehmet İşçioğlu vardı. 3. kata kadar çıkabildik. İçerisinde dumanlar vardı. Yukarıya çıkamadık sonra geriye döndük. Otel yönetiminden kimseyi göremedim, dışarısı çok kalabalıktı. Yangın alarmı duymadım. Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" dedi. "Benim başım dönüyordu" Gazelle Otel’den Kasım ayında Grand Kartal Otel’e görevlendirilen elektrik personeli Bahadır Özkuru, "Ben Gazelle personeliyim. Kasım ayında Grand Kartal Otel’e görevlendirme çıktı. Yangından önce 3. katta kalıyordum. Saat 03.50 gibi otelin yabancı masörü aradı. Odada duman varmış. Benim başım dönüyordu. Çıktığımda ise 4. kat komple yanıyordu. Dışarı çıktığımda çalışanları gördüm. Vatandaşları merdivenlerle aşağıya indiriyorlardı. Otel yönetiminden Emir Aras’ı gördüm. İnsanlara yardım etmeye çalışıyordu. Halit beyi gördüm sonra. 3. kattan garaja direkt çıkış var. Oradan dışarıya çıktım" diye konuştu. "Biz oraya sadece ışıkları değiştirmek için çıkmıştık" Grand Kartal Otel’e aydınlatma ışıklarını değiştirmek için çıktıklarını söyleyen Bahadır Özkuru, "Emir Aras’ın talimatıyla Tahsin Pekcan bizi Grand Kartal Otel’e görevlendirdi. Tahsin Pekcan’ın 2 hafta boyunca bizimle Grand Kartal Otel’de kalmıştı. Aydınlatma değiştirmeye görevlendirmişlerdi. Hüseyin Özer’le birlikte çıktık değiştirmiştik. Biz oraya sadece ışıkları değiştirmek için çıkmıştık" ifadelerine yer verdi.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 14:16
Yanan otelin SPA müdürü yangın anlarını anlattı: "Emir Aras’ın kendi odası için, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum"
Grand Kartal Otel’in SPA Müdürü Özhan Gökner mahkeme huzurunda tanık olarak verdiği ifadesinde, "Saat 03.45 civarında Emine Ergül’ün merdivenle odasının camından indiğini gördüm. Emir Aras’ın kendi odası için ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum. Zannedersem ki onun odasının olduğu kısımdı orası. İtfaiye eri SPA bölümü için eksiklikleri söyledi. Eksiklikler giderilmedi" dedi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 8’inci gününde müşteki ve tanık beyanları verildi. Sabah saatlerinde tek müşteki beyanıyla başlayan duruşmaya tanıkların ifadeleriyle devam edildi. Grand Kartal A.Ş. bünyesinde çalışan personel tanık olarak dinlendi. Tek tek personele yetki sıralaması yaptırıldı. "Yangın anında alarm duymadım" 3 yıldır otelde mutfak şef yardımcısı olarak çalışan tanık Nevzat Aydın, "Saat 03.00 sıralarında ‘Yangın var’ diye bağırma seslerine uyandım. 3.katta kalıyordum, duman vardı dışarıya çıktığımda. Yangın anında alarm duymadım. Yangın eğitimi de bize verilmedi. Grill plate cihazı ızgara olduğu günlerde çalıştırılırdı, her akşam temizlenirdi. O gece fırınlanmış kuzu servisi vardı" dedi. Sonrasında ise tanık Nevzat Aydın’a yangının başladığı anlardaki güvenlik kamerası görüntüsü izletildi. Aydın, kamera görüntülerine göre, grill plate cihazının yerini tespit etti. Aydın, "Grill plate ve benmari cihazının saat 00.30’da açılmaması gerekir" dedi. Mahkeme başkanı, "Bu saatte açılmış ama?’ diye sorunca Aydın, "Açılmaması gerekirdi" yanıtını verdi. "Emir Aras’ın, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum" Kendileri uyandıran kişinin panik havasında olmadığını söyleyen SPA müdürü Özhan Gökner, "Olay saatlerinde 304 numaralı odada uyuyordum. Arkadaşlarımdan bir tanesi ‘yangın var’ dedi. Panik havası yoktu. Kapıyı açtığımızda dumanlar vardı. Diğer yangın merdiveninden kayak odasına indim. O esnada otel çalışanlarından, ‘Ağabey çok büyük yangın var’ burada dediler. Biz kayak odasından çıktık. Üzerimize tahta parçaları düştü" dedi. "Emir Aras’ın, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum" Emir Aras’ın itfaiye personeline kendi odasına su tutturduğunu söyleyen Gökner, "İnsanları duydum, ‘camlardan bağırıyordu, yardım eden yok mu?’ şeklinde. Bende atlamamaları gerektiğini söyledim. Yardım edeceğimi söyledim. Saat 03.38’de garaja geldim. Garajdan çıkmaya çalışanlar vardı. Biz ön tarafa geçtik. Biz herkes dışarı çıktı, bize sonra haber verildi zannettik. Sonra ön tarafta kimseyi görmedim. İtfaiyenin oraya hemen gelemeyeceğini biliyordum. 4 ve 5’inci katlara çıkmaya çalıştık. İnsanları kurtarmak için. İndirebildiğimiz insanları camlara dayadığımız merdivenlerden indirdik. İtfaiye ve AFAD ekipleri bizden bilgi aldı. Oteli bildiğimiz için. Saat 03.45 civarında Emine Ergül’ün merdivenle odasının camından indiğini gördüm. Emir Aras’ın, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum. Zannedersem ki onun odasının olduğu kısımdı orası. İtfaiye eri SPA bölümü için eksiklikleri söyledi. Eksiklikler giderilmedi. Odalarda sigara içiliyordu. Duman dedektörlerinin aktif olduğunu görmedim" dedi.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 12:11
Otel yangınına ilişkin çarpıcı iddia: "Kimseye haber vermeyin kendi aramızda halledelim"
Kartalkaya Grand Kartal Otel yangın faciasına ilişkin davanın 8’inci gününde de duruşma müşteki ve tanıkların dinlenmesiyle devam etti. Oteldeki mini barlardan sorumlu tanık sıfatıyla beyan veren Tuni Urhan, Otel Müdürü Zeki Yılmaz’ın yangın anında, "Kimseye haber vermeyin kendi aramızda halledelim" dediğini iddia etti.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 00:39
Yangın davasının tanıkları mahkemede konuştu: "Patronların araçlarını 3 gün sonra çıkarttık"
Grand Kartal Otel faciasına ilişkin 7’nci günde de devam eden duruşmada tanık sıfatıyla 10 kişi ifade verdi.
13 Temmuz 2025 Pazar - 18:02
Bolu’daki otel yangını davası sürüyor
Bolu’daki Grand Kartal Oteli yangını davasında müşteki beyanları alınmaya devam ediliyor. Faciada aynı aileden 4’ü çocuk 8 kişiyi kaybeden acılı anne Azize Gültekin, "Masum yavrularımı yaktılar. Kendileri (otel yöneticileri) kaçarak, yaktılar" dedi.
13 Temmuz 2025 Pazar - 17:06
Yangında eşini ve kızını kaybeden acılı baba gözyaşlarıyla kansere yakalandığını açıkladı
Grand Kartal Otel faciasında eşi ve kızını kaybeden acılı baba Rıfat Doğan yaşadığı acılar sebebiyle mahkeme salonunda kanser olduğunu açıkladı. Doğan, "Bu katliam 78 kişiyle sınırlı kalmadı, o günden bugüne acıya dayanamayan 3 babayı kaybettik. Bu acı benden de kanser olarak çıktı. 2 aydır sizin yüzünüzden kanserle boğuşuyorum" dedi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı 7’nci ilk gününde müşteki beyanlarına devam edildi. Müşteki sıfatıyla beyan veren acılı baba Rıfat Doğan, yaşadığı üzüntüden dolayı kanser olduğunu beyan verdiği esnada açıkladı. Baba Doğan, "6 gündür film gibi seyrediyoruz. Hollywood gibi bir yapım planlamışlar ama komedi ortaya çıkmış" şeklinde konuştu. "Öptüm kokladım ama o is kokusu hiç yakışmamıştı onlara" Yangın sonrasında yaşananları anlatan acılı baba Rıfat Doğan, "Gün boyu neredeyse karım ve kızımı aradım. Otelde her yere baktım. Akşam saat 16.00 civarında Ceren’ime ulaştım. Tabi kendimizi şanslı sayıyoruz artık. Beden bütünlükleri tamdı son kez kokladım, son kez sarıldım. Bir 3 saat sonra Lalin’i buldum. Öptüm kokladım ama o is kokusu hiç yakışmamıştı onlara. Sırf zihnimden gitmemesi için odadan çıkan ayakkabılarını sabah uyandığımda ve gece uyuduğumda is kokusunu unutmamak için kokluyorum. Buz gibi toprağa koyduk onları. Sabahları ayağı üşümesin diye fırında ayakkabısını ısıtıp öyle giydirirdi. Soyumuzu kuruttular. Ölümden korkmuyoruz onlara kavuşacağımız için bize hediye bile olabilir. Bekir Hacıbekiroğlu, bizi tehdit ediyordu ama biz ölümden korkmuyoruz. Şurada gördüğümüz liyakatsiz insanların, dişini geçirebileceği eğitimsiz insanları çalıştırmasından dolayı bu olay meydana geldi" ifadelerine yer verdi. "21 Ocak’tan sonra hepsi kağıt üzerinde yetkisiz, etkisiz bir parazit oldu" Otel yöneticilerinin yangın gününe kadar unvanlarını her yerde kullandıklarını söyleyen Rıfat Doğan, "Bu aileyi 20 yıldır tanıyorum. Grand Kartal Otel’in yöneticileri 20 Ocak’a kadar Grand Kartal isminin ekmeğini her yerde kullanıyorlardı. 21 Ocak’tan sonra hepsi kağıt üzerinde yetkisiz, etkisiz bir parazit oldu. Yangın gecesinde eşim ve Emine Ergül otelde oturmuş kahve içmiş. Eğer iyi niyetli olsalardı telefonla arayıp uyandırırlardı. Benim eşim de en azından olsa bulunduğu katı kurtarırdı. Bu ailenin Ahmet Demir, maymuncuğudur her kapıyı açar. Bütün Bolu’da bunu bilir. Emine Ergül o ailedeki en güçlü karakterdir. Babasından aldığı güçle, Halit Ergül’ün ve tüm şirketlerin beynidir. Kızları da değerlidir, aslında işletmelerin tüm dekorasyon malzemelerin siparişlerine kadar karar verirler" dedi. "Bu acı benden de kanser olarak çıktı" Dava sürecinde 78 canın yanı sıra acılara dayanamayan 3 babanın hayatını kaybettiğini ve kendisinden bu acıların kanser olarak çıktığını söyleyen Doğan, "6 gündür film gibi seyrediyoruz. Hollywood gibi bir yapım planlamışlar ama komedi ortaya çıkmış. Dün resepsiyon şefinin (Adnan Karadayı) bir gaftı. Yönetim kurulu üyeleri şanslı, ömür boyunca sadece görüş günlerinde çocuklarının büyüdüğünü görecekler. Bizim öyle bir şansımız yok bazı ailelerin soyunu kuruttular. Bu katliam 78 kişiyle sınırlı kalmadı, o günden bugüne acıya dayanamayan 3 babayı kaybettik. Bu acı benden de kanser olarak çıktı. 2 aydır sizin yüzünüzden kanserle boğuşuyorum. Bizim başka yapacak bir işimiz yok. Hayatımızın sonuna kadar bu davanın peşindeyiz. Buradan ne karar çıkarsa çıksın emsal karar olacağını biliyorum" şeklinde konuştu. Ayrıca Rıfat Doğan, mahkeme salonunda kendilerini tehdit eden Halit Ergül’ün diğer damadı Bekir Hacıbekiroğlu hakkında şerh düşülmesini istedi. Doğan, "Bizim ve 78 kişinin ailesinin başına bir şey gelirse Hacıbekiroğlu’ndan bilinmesini şerh düşürülmesini istiyorum" dedi.
13 Temmuz 2025 Pazar - 15:15
Annesi, kardeşi ve yeğenini yangında kaybeden müşteki Emir Aras’a seslendi
Grand Kartal Otel’in Genel Müdürü Emir Aras’ın kaldığı katta annesi, kardeşi ve yeğenini kaybeden Bülent Akişli, "Emir Aras, yüzüme bak, gözümün içine bak. Sabah görüntüleri izledim. Sen odadan kendin çıkıyorsun, geriye dönüyorsun, çocuklarını çıkartıyorsun. Annem, yeğenim ve kardeşim 7010 numaralı odada kalıyordu. Vicdansız, sende onlarla aynı koridordasın" dedi.
13 Temmuz 2025 Pazar - 14:38
Annesi, kardeşi ve yeğenini yangında kaybetti: "Vicdansız (Emir Aras) aynı koridordasın"
Grand Kartal Otel’i Genel Müdürü Emir Aras’ın kaldığı katta annesi, kardeşi ve yeğenini kaybeden Bülent Akişli, "Sen odadan kendin çıkıyorsun. Geriye dönüyorsun, çocuklarını çıkartıyorsun. Vicdansız (Emir Aras) aynı koridordasın" dedi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı 7’nci gününde müşteki beyanlarına devam edildi. Almanya’da yaşayan Şenol Akişli, İstanbul’daki 11 yaşındaki kızı Mina Akişli’yi ve Antalya’da yaşayan annesi Gülçin Akişli’yi 21 Ocak’ta Grand Kartal Otel’e tatile götürdü. Ancak bu tatil, yangın faciasıyla son buldu ve 3’ü de hayatını kaybetti. Faciadan 78 gün sonra, yangında eşi Gülçin Akişli’yi kaybeden Cevat Akişli (72), yaşadığı acıya dayanamayarak kalp krizi geçirdi ve hayatını kaybetti. Akişli ailesinin diğer üyeleri müşteki sıfatıyla beyan verdi. "Müdürüne 4x4 araç alacağına yangın söndürme cihazları alacak kadar hassas olsaydınız keşke" Yangın faciasında annesi, ağabeyi ve yeğenini kaybeden Volkan Akişli, "Ben annemin kokusuyla uyuyan bir insandım. Bizi nasıl bir çaresizliğin içine attığınızın farkında mısınız? Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras annesiniz ya hani bir yüzümüze bakın. Halit Ergül, otel müdürünün Kartalkaya’ya çıkması için 4x4 araç alacağına yangın söndürme cihazları alacak kadar hassas olsaydınız keşke" diye konuştu. Volkan Akişli sonrasında ise annesinin mezarında çektiği videoları salonda izletti. "Hiç kimseye seslenmeden rahat rahat çıkmışlardı. Benim kızım uyanmadı bile yatağında ölü bulundu" Mina Akişli’nin annesi Şenol Akişli’nin eski eşi Mesude Turan, "Şöyle bakıyorum hiçbiri söylediğinden utanmıyor. O gün kızım babasıyla ve babaannesiyle oteldelerdi. Şenol oteli internette çok araştırmış. 3 günlüğüne gitmişlerdi. Güle oynaya gittikleri otelden cenazeleri geldi. 7010 numaralı odada kalıyorlardı. 7.katta Genel Müdürü Emir Aras ile eşiyle aynı katta kalıyorlardı. Hiç kimseye seslenmeden rahat rahat çıkmışlardı. Benim kızım uyanmadı bile yatağında ölü bulundu. Bize burada maval anlatıyor, ‘Giderken çocuk kurtarmış’ Ben orada çocuğumu bulduğumda akşam saat 18.30’du. Ben çocuğumu morgdan alamadım. Soğuk hava depolu tırın içerisindeki ceset torbaları arasından aldım. 6 aydır doğru düzgün uyuyamıyorum. Halit beyimiz 2.5 aydır uyuyamıyormuş. Kızımın hayalleri vardı. En büyük isteğim ihmali olan herkesin en ağır cezayı almasını istiyorum" dedi. "Vicdansız (Emir Aras) aynı koridordasın" Yangın faciasında kardeşi Şenol Akişli’yi kaybeden Bülent Akişli, "Hepimizin başı sağ olsun. Kendim ailemle beraber olmak kaydıyla aile şirketimiz var. Ben kardeşimi kaybettim, annemi kaybettim ve yeğenimi kaybettim. Peşinden de babamı kaybettim. Emir Aras, yüzüme bak. Gözümün içine bak. Sabah görüntüleri izledim. Sen odadan kendin çıkıyorsun. Geriye dönüyorsun, çocuklarını çıkartıyorsun. Annem, yeğenim ve kardeşim 7010 numaralı odada kalıyordu. Vicdansız (Emir Aras) aynı koridordasın" ifadelerine yer verdi.
13 Temmuz 2025 Pazar - 13:10
Yangında oğlunu kaybeden psikiyatrist anne: "Mesleğimi yapabiliyor olsam tedavi ederdim sizi"
Grand Kartal Otel faciasında 18 yaşındaki oğlunu kaybeden Psikiyatrist anne Zeynep Kotan, "Halit, Emir, Ceyda, Emine, Elif ve diğerleri psikolojinizi bozduysam özür dilerim. Mesleğimi yapabiliyor olsam tedavi ederdim sizi. Ne yazık ki mesleğimi yapamıyorum" diye konuştu. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı 7’nci gününde müşteki beyanlarına devam edildi. Yangında 18 yaşındaki oğlu Ömür Kotan’ı kaybeden anne Zeynep Kotan ve baba Vahap Ozan Kotan, müşteki sıfatıyla beyan verdi. "Bu ailenin belgeselinin olacağına inanıyorum" Her gece uyumadan önce oğlunun dumanlar arasında arkadaşıyla birlikte kaldığı sahneleri düşündüğünü söyleyen acılı baba Psikiyatri Uzmanı Vahap Ozan Kotan, "Öncelikle kendimi tanıtarak başlamak istiyorum. Ben psikiyatristim. Ben burada ona layık olamadığımı düşündüğüm oğlum Ömür Kotan’ın babası olarak konuşmaya çalışıyorum. 6 aya yakın süredir her gece uyumadan önce son düşündüğüm sahnelerden bahsetmek istiyorum. O sahnelerde Ömür (Ömür Kotan) ve Eren (Eren Bağcı) dumanların arasında insanları kurtarmaya çalıştıkları sahne. Her gece 36 çocuk ne kadar acı çekti, kaç dakika sürdü, ben bu sahneleri düşünerek uykuya dalabiliyorum. Mesleğim gereği ne ilaç alınması gerektiğini biliyorum. Hastalarıma önerdiğim ilaçlardan kullanarak uyuyabiliyorum. Ama uyandığımda da aklıma yine ilk gelen düşünceler bunlar. Öleceğim güne kadar bu şekilde uyuyacağımı biliyorum. 7 gündür trajikomedi izliyorum. Görmedim, duymadım, bilmiyorum, hatırlamıyorum. Seri katil filmleri görüyoruz, bu ailenin (Ergül ailesi) belgeselinin olacağına inanıyorum" dedi. "Mesleğimi yapabiliyor olsam tedavi ederdim sizi" "Sizin çocuklarınızı, siz gibilerden korumak için dimdik ayaktayız" diyen yangında yaşamını yitiren Ömür Kotan’ın annesi Psikiyatri Uzmanı Zeynep Kotan, "Yaşadıklarımdan sonra insanlara nasıl merhem olacağını bilmeyen bir hekimim. Şuan da çalışamıyorum. Kendi dünyam kapkaranlıkken insanların elinden nasıl tutabilirim bilmiyorum. Uyuma Emir Aras dinle. Halit, Emir, Ceyda, Emine, Elif ve diğerleri psikolojinizi bozduysam özür dilerim. Mesleğimi yapabiliyor olsam tedavi ederdim sizi. Ne yazık ki mesleğimi yapamıyorum. Kötülük çetesi bizler sizlerin karşısında dimdik ayaktayız. Sizin çocuklarınızı siz ve sizin gibilerden korumak için ayaktayız. Siz umutsuz vakasınız. Ben kolu kanadı kırılmış ama ayakta duran bir anne olarak sizlerin karşısında dimdik ayaktayım" ifadelerine yer verdi. Ayrıca Zeynep Kotan, Grand Kartal Otel’de bulunan kayak okulunun kaçak olduğunu ve okulun sahibi Metin Güneş’in de soruşturmaya dahil edilmesini talep etti. Ayrıca müşteki avukatı tarafından salonda kronometre açılarak 1 dakika sessizlik sağlandı. Sanıklara zamanın değeri gösterildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder