Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Bolu
Bolu’da av sezonu sona erdi
05 Mart 2026 Perşembe - 16:56:50
Bolu’da 2025-2026 Av Dönemi, Merkez Av Komisyonu kararı doğrultusunda 1 Mart 2026 tarihi itibarıyla sona erdi. Av yasağı, Ağustos ayına kadar devam edecek. Türkiye genelinde olduğu gibi Bolu’da da 2025-2026 Av Dönemi kapsamında, Merkez Av Komisyonu Kararı doğrultusunda 01 Mart 2026 tarihi itibarıyla av sezonu kapandı. Av hayvanlarının üreme ve yavrulama dönemine girdiği belirtilirken, bu dönemde avlanma faaliyetlerine son verilmesi, yaban hayatlarının rahatsız edilmemesi, üreme alanlarının korunması, doğada hassasiyetle hareket edilmesi gerektiği aktarıldı. Valilikten yapılan açıklamada, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’na muhalefet edenlere yasal işlem uygulanacağı aktarıldı.
05 Mart 2026 Perşembe - 15:39
‘Bolu’nun Babası’ İzzet Baysal vefatının 26’ncı yılında dualarla anıldı
Bolu’ya eğitim ve sağlık alanında 149 eser kazandıran iş adamı İzzet Baysal, vefatının 26. yılında mezarı başında dualarla anıldı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:32
15 yaşındaki Alperen’in ölümüne boynuna atılan yumruk sebep olmuş
Bolu’da parkta çıkan kavgada 15 yaşındaki çocuğun yumruk darbesiyle hayatını kaybetmesine ilişkin davada, ölümün doğrudan darbeye bağlı gerçekleştiği Adli Tıp Kurumu raporuyla kesinleşti. Bolu’da geçtiğimiz haziran ayında parkta iki çocuk arasında çıkan kavgada aldığı darbe sonucu kalbi duran ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Alperen Ömer Toprak’ın ölümüne ilişkin davanın üçüncü celsesi görüldü. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı oturumda gerçekleştirildi. ’Kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklu yargılanan S.Ş. (13) ile tutuksuz sanık E.Y. (14) duruşmada hazır bulundu. Adli Tıp Raporu dosyaya girdi Davanın önceki iki celsesi, Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi nedeniyle ertelenmişti. Mahkemenin talep ettiği rapor, üçüncü celsede dosyaya eklendi. Heyet tarafından hazırlanan raporda, Alperen Ömer Toprak’ın boynuna aldığı yumruk sonrası beyin soğancığında (beyin sapı) hasar meydana geldiği, bu hasara bağlı olarak anında beyin kanaması geçirdiği ve ölümün söz konusu darbeye bağlı gerçekleştiğinin tespit edildiği belirtildi. Raporda ayrıca, travmanın doğrudan etkisiyle hayati merkezlerin etkilendiği ve darbe ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu kaydedildi. "Rapor beklediğimiz gibi geldi, doğruları kanıtlar nitelikte" Adli Tıp Kurumu raporunun bekledikleri gibi geldiğini belirten ailenin avukatı Alper Coşkun, "Adli Tıp Kurumu’ndan beklenen rapor geldi. Savcılık mütalaa verecek, onun üzerine biz de yazılı beyanlarımızı sunacağız. Rapor, ölümün doğrudan darbeye bağlı olduğunu gösterir şekilde. Rapor beklediğimiz gibi geldi, doğruları kanıtlar nitelikte. Bir sonraki duruşma 22 Nisan tarihinde yapılacak. Çok yüksek ihtimalle o duruşmada karar çıkacak" dedi. "Bana vicdana aykırı geliyor" Çocuklar, ’suça sürüklenen çocuk’ olarak nitelendirildikleri için bir indirim alacaklarını ve bunun vicdana aykırı olduğunu söyleyen avukat Coşkun, "Çocuklar kanunen ’suça sürüklenen çocuk’ olduğu için cezai indirimleri olacak. Bu, kimsenin takdir edemeyeceği bir husus değil. Takdiri indirim olmaması yönünde bir talebimiz var. Bunu yazılı olarak mahkemeye yineleyeceğiz. Silahlı fotoğraflarla sosyal medyada paylaşım yapan kişilerin, en nihayetinde çocuk olsalar da iyi hal indirimi almaları bana vicdana aykırı geliyor. Mahkeme heyeti şu an dosya kapsamında değerlendirme yapıyor. Ailelerin ya da bizlerin tehdit edilmesi hususunda bir öngörüleri yok. Usulen de böyle bir öngörüde bulunmaları beklenemez. Bu konuda onlara da yüklenemeyiz. Çünkü bununla ilgili bir durum varsa ’siz de şikayetçi olun, soruşturma kapsamında tekrar bir dosya açılsın’ diyecekler. Zaten soruşturma kapsamında tekrar şikayetçi olsak da ’patates hatlar’ diye nitelendirilen boş hatlar çıktığı için bir sonuca varılamıyor. Dosyanın bir an önce karara bağlanıp herkesin vicdanen rahatlamasını istiyoruz. Bütün uğraşımız bununla ilgili" şeklinde konuştu. Savcının, dosyaya eklenen Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin yeniden mütalaa hazırlayacak olması nedeniyle dava 22 Nisan tarihine ertelendi.
03 Mart 2026 Salı - 17:16
Gerede’de 2025’te 60, 2026’nın ilk aylarında 12 şüpheli yakalandı
Bolu’nun Gerede ilçesinde polis ekiplerince gerçekleştirilen uygulamalarda, 2025 yılı boyunca çeşitli suçlardan aranması bulunan 60 şüpheli yakalanırken, 2026 yılının ilk aylarında ise 12 şüpheli yakalandı. Gerede İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda, polis ekiplerince ilçe genelinde farklı şok uygulamalar gerçekleştirildi. Bu uygulamalarda 2025 yılı boyunca çeşitli suçlardan aranması bulunan 60 şüpheli yakalandı. 2026 yılının ilk aylarında yapılan çalışmalar neticesinde çeşitli suçlara karışan 12 şüpheli yakalandı.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 18:04
Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangını davası sürüyor
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’nde 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davada, otelde bulunan kafenin sahibinin savunması alındı. Duruşmanın 4’üncü gününde savunma yapan 27. sanık, otelde bulunan kafenin sahibi tutuksuz sanık İbrahim Polat oldu. Polat savunmasında, yüksek standartlı bir kafe açmak istediği, bu sebeple oteli tercih ettiğini söyledi. Olay günü bazı çalışanlarının otelin 12. katında konakladığı ve onların aramasıyla yangından haberinin olduğunu ifade eden Polat, "Saat 03.35-03.40 sıralarında telefonla arandım. Bana odada mahsur kaldıklarını, çok yoğun duman olduğunu ve çıkamadıklarını söylediler. Onlara sakin kalmalarını söyledim. Ardından İsmail Karagöz’ü aradım. Hızlıca otele gitmesini ve arkadaşlara yardımcı olmasını söyledim. Sonrasında oteldeki insanlara ulaşmaya çalıştım" dedi. Çalışanlarının birinin durumu ağır olduğunu ve hastaneye gittiğini söyleyen Polat, "Çalışanlarımdan birinin hala hayati tehlikesi vardı, hastanedeydi. Onun durumunu öğrenmek için hastaneye gittim. Ardından jandarma ifade ve bilgimiz için davet edildik" diye konuştu. "2 bin liraya kiraladık" Polat, "Kira sözleşmesini kim imzaladı? Ne kadara kiralandı?" sorularına, "Ben ve Kadir Özdemir imzaladık. Aylık 2 bin TL’ye kiraladık" cevabını verdi. "Eksikliklerden haberim yoktu" İbrahim Polat’a, yangın yeterlilik raporu da soruldu. "İtfaiye eri İrfan Acar, otelin tümü için istenen yangın raporunda eksiklikleri tespit etmiş. Bu eksikliklerden haberin var mıydı" sorusunu ise, "Kesinlikle haberim yoktu. Otelin böyle bir denetim geçirdiğinden bilgim yoktu. Raporun geri çekildiğine yönelik de bir bilgim yok" diyerek cevapladı. Ayrıca Polat, gerekli tüm başvuruların İsmail Karagöz tarafından yapıldığını ifade etti. "Kafe tam anlamıyla faaliyete geçmemişti" Kafenin tam anlamıyla faaliyete geçirilmediğini de kaydeden Polat, "Hala eksiklikleri vardı, resmi açılışı yapılmamıştı. Ruhsat işlemleri henüz yapılmamıştı. Ciddi bir yatırım yapacağımız için kira da 2 bin TL gibi sembolik bir rakamdı" dedi. Ayrıca Polat, yaklaşan sömestr tatili dolayısıyla kafedeki çalışmaları hızlandırdıklarını aktardı.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 14:15
Yangını ilk ihbar eden resepsiyonist, yaşananları anlattı
Grand Kartal Otel’de çıkan yangına ilişkin tutuksuz yargılanan ve 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ilk ihbarda bulunan kişi olan resepsiyonist, olay gecesi önce kuvvetli bir sarsıntı hissettiğini, ardından dumanları fark ettiğini belirterek, "Etrafa baktım, yangın butonu ve söndürme tüpünü göremedim. Bağırmaya başladım. Alarm kesinlikle çalmadı" dedi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasına ilişkin davada, 19’u tutuklu 32 sanığın yargılanmasına 4’üncü günde de devam ediliyor. Duruşmanın 4’üncü gününde savunma yapan 26. sanık, otelin resepsiyon görevlisi ve tutuksuz sanık Yiğithan Burak Çetin, olay gecesi yaşadıklarını anlattı. "İşe yangından bir ay önce girmiştim" Yangın ihbarını 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ilk bildiren kişi olan Yiğithan Burak Çetin, işe yangından bir ay önce, aralık ayında girdiğini ifade ederek, "3 Aralık 2024’de bir haftalık oryantasyon eğitimine başladık. Bu sırada bize program öğrettiler ve onun üzerinde çalışmalar yaptık. Oryantasyon sırasında gün sonu işlemleri, misafir kartı hazırlanışı öğretildi. Sonrasında otelde işe başladım ve çoğunlukla gece yarısı resepsiyonistliği yaptım" dedi. "Etrafa baktım, yangın butonu ve söndürme tüpünü göremedim" Çetin, olay gecesi önce kuvvetli bir sarsıntı hissettiğini ve sonrasında dumanları fark ettiğini belirterek, "Etrafa baktım, yangın butonu ve söndürme tüpünü göremedim. Sonra Yusuf’un, ’Yangın var’ diye bağırdığını duyunca jandarmayı aradım. Jandarma beni 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yönlendirdi, bende bilgileri aktardım" diye konuştu. "Alarm kesinlikle çalmadı" Yoğun duman sebebiyle üst katlara çıkamadığını aktaran Çetin, "Bağırmaya başladım. İlk çıkan kişiyi hatırlıyorum, gündüz güvenlik görevlisi Mehmet Bey’di. Sonrasında insanlar tahliye olmaya devam etti. Zeki ve Emir Aras’ı gördüm, ailesiyle beraber. Emir Aras panik içinde talimatlar veriyordu. Alarm kesinlikle çalmadı" ifadelerini kullandı. Yiğithan Burak Çetin, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, beraat ve tahliyesini talep ettiğini de ifade etti.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 13:03
Orman içine ölü tavukları attılar: Pis koku ve çevre kirliliği tepkiye neden oldu
Bolu’da orman içine atılan ölü tavuklar pis koku ve çevre kirliliğine sebep oldu. Bölgede çobanlık yapan bir vatandaş, "Allah belanızı versin, yakınında da kümesler var" diyerek yaşananlara tepki gösterdi. Edinilen bilgiye göre, Bulanık köyünün ormanlık alanına tavuk ölüleri atıldı. Bölgede çobanlık yapan 60 yaşındaki Arif Asma, koyunlarını otlattığı esnada orman içindeki ölü tavukları gördü. Kötü kokuya neden olan ölü tavukları görüntüleyen Arif Asma, "Allah belanızı versin, yakınında da kümesler var" diyerek tepki gösterdi. "Bunlardan hastalık bulaşır" Ölü tavukların renginin yeşile döndüğünü söyleyen ve buradan hayvanların hastalık kapabileceğini belirten çoban Asma, "Koyunlarımı güderken, köpeklerimin tepki vermesi üzerine buraya geldim. Bunlardan hastalık bulaşır. Koyunlarım bu bölgede geziyor. Tavuklar doğaya atılmaz. Köpekler yiyor bunları, renkleri yeşile dönmüş" dedi.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 12:02
Parlama görüntüsüne sanıklardan "LED ışık" açıklaması
Bolu’da Grand Kartal Otel yangını davasında mahkeme heyeti, güvenlik kamerası görüntüsündeki parlama nedeniyle mutfak personeli ve teknik ekipten parlamanın nedenini ve görüntüleri açıklamalarını istedi. Kürsüye çıkan sanıklar, parlamanın benmari cihazının bulunduğu alana monte edilen LED ışıklardan kaynaklandığını öne sürdü. Avukat savunması sırasında çıkan tartışma sonucu ise bazı sanık avukatları duruşmayı terk etti. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin ise yaralandığı yangın faciasına ilişkin davada 19’u tutuklu 32 sanığın yargılanmasına 4’üncü günde devam ediliyor. Duruşmanın 4’üncü gününde savunma için söz hakkı verilen 25’inci sanık olan otelin aşçıbaşı tutuksuz müşteki sanık Reşat Bölük konuştu. Sözleşmesi gereği 2023 ve 2024 yıllarında sezonunda 3 ay çalıştığını ifade eden Bölük, otel genel müdürünün Emir Aras, otel müdürünün ise Zeki Yılmaz olduğunu söyledi. Bölük, otel sahibi Halit Ergül’ün, yönetim kurulu üyesi Ceyda Hacıbekiroğlu’nun ise otele hafta sonları ve sömestir tatilinde geldiğini aktardı. "Canımı zor kurtardım, yaralandım" Bölük, yangının çıkış noktası olarak değerlendirilen "grill plate" (elektrikli ızgara) cihazının şov alanının içinde, benmari cihazlarının ise şov alanının dışında bulunduğunu ifade etti. Bölük, "Aşçı Faysal Yaver, 1 veya 1,5 ay önce işe başlamıştı. Personelle bir toplantımız olmuştu, orada ekipmanları ve teknik terimleri anlatmıştık. Ben üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Çünkü ben canımı zor kurtardım, yaralandım. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" dedi. Salonda gergin anlar Mahkeme heyeti, Reşat Bölük’ün savunması sırasında izletilen güvenlik kamerası görüntüsünde aşçı Faysal Yaver’in bulunduğu anlarda oluşan parlamayla ilgili, tüm mutfak personelini ve teknik ekibi sanık kürsüsüne çağırdı. Parlamanın nedenini ve görüntüleri açıklamaları istenen sanıklar, parlamanın benmari cihazının bulunduğu alana monte edilen LED ışıklardan kaynaklandığını öne sürdü. Öte yandan savunma yapmak üzere söz alan sanık avukatının açıklamaları, müşteki avukatı Yüksel Gültekin’in tepkisini çekti. Bu nedenle müşteki ve sanık avukatları arasında tartışma yaşandı. Tartışma sonrası bazı sanık avukatları duruşma salonunu terk etti. "Huzuru bozarsam beni atın duruşmadan" Heyet, çapraz sorgu sırasında duruşmaya 15 dakika ara verdi. Verilen aranın ardından başlayan duruşmada, yangında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, mahkeme heyeti ve duruşmaya katılanlardan özür dileyerek, "Huzuru bozarsam beni atın duruşmadan, başkası bozarsa onu da atın. Söz veriyorum mahkemenin suhuletle devam etmesi için gerekeni yapacağım" dedi.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 12:01
Parlama görüntüsüne sanıklardan "LED ışık" açıklaması
Grand Kartal Otel yangını davasında mahkeme heyeti, güvenlik kamerası görüntüsündeki parlama nedeniyle mutfak personeli ve teknik ekibi sanık kürsüsüne çağırdı; parlamanın nedenini ve görüntüleri açıklamaları istendi. Kürsüye çıkan sanıklar, parlamanın benmari cihazının bulunduğu alana monte edilen LED ışıklardan kaynaklandığını öne sürdü. Avukat savunması sırasında çıkan tartışma sonucu ise bazı sanık avukatları duruşmayı terk etti. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin ise yaralandığı yangın faciasına ilişkin görülen davada 19’u tutuklu 32 sanık, 4’üncü günde de yargılanmaya devam ediyor. Duruşmanın 4’üncü gününde savunması için söz hakkı verilen 25’inci sanık, otelin aşçıbaşı tutuksuz müşteki sanık Reşat Bölük, sözleşmesi gereği 2023 ve 2024 yıllarında sezonunda 3 ay çalıştığını ifade ederek, Otelin Genel Müdürü’nün Emir Aras, Otel Müdürünün ise Zeki Yılmaz olduğunu söyledi. Bölük, otel sahibi Halit Ergül’ün yönetim kurulu üyesi Ceyda Hacıbekiroğlu’nun ise otele hafta sonları ve sömestr tatilinde geldiğini aktardı. "Canımı zor kurtardım, yaralandım" Bölük, yangının çıkış noktası olarak değerlendirilen "grill plate" (elektrikli ızgara) cihazının şov alanının içinde, benmari cihazlarının ise şov alanının dışında bulunduğunu ifade etti. Bölük, "Aşçı Faysal Yaver, 1 veya 1,5 ay önce işe başlamıştı. Personellerle bir toplantımız olmuştu, orada ekipmanları ve teknik terimleri anlatmıştık. Ben üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum çünkü ben canımı zor kurtardım, yaralandım. Şikayetçiyim, dava katılmak istiyorum" dedi. Salonda gergin anlar Mahkeme heyeti, Reşat Bölük’ün savunması sırasında izletilen güvenlik kamerası görüntüsünde aşçı Faysal Yaver’in bulunduğu anlarda oluşan parlamayla ilgili, tüm mutfak personelini ve teknik ekibi sanık kürsüsüne çağırdı. Parlamanın nedenini ve görüntüleri açıklamaları istendi. Kürsüye çıkan sanıklar, parlamanın benmari cihazının bulunduğu alana monte edilen LED ışıklardan kaynaklandığını öne sürdü. Savunma yapmak üzere söz alan sanık avukatının açıklamaları, müşteki avukatı Yüksel Gültekin’in tepkisini çekti. Bu nedenle müşteki ve sanık avukatları arasında tartışma yaşandı. Tartışma sonrası bazı sanık avukatları duruşma salonunu terk etti. "Huzuru bozarsam beni atın duruşmadan" Heyet, çapraz sorgu sırasında duruşmaya 15 dakika ara verdi. Verilen aranın ardından başlayan duruşmada, yangında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, mahkeme heyeti ve duruşmaya katılanlardan özür dileyerek, "Huzuru bozarsam beni atın duruşmadan, başkası bozarsa onu da atın. Söz veriyorum mahkemenin suhuletle devam etmesi için gerekeni yapacağım" dedi.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 10:30
Nehir ve Doruk’un faciadan önceki son anları
Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında hayatını kaybeden 12 ve 15 yaşındaki Nehir ile Doruk Sarıtaş’ın, yangından günler önce kayak yaparken çekilen son görüntüleri ortaya çıktı. Halaları Çiğdem Sarıtaş, "Bütün yaşantımız yangının olduğu gün bitti çünkü ailemiz yarım kaldı" dedi. Grand Kartal Otel yangınında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 133 kişi ise yaralanmıştı. Yangınla ilgili görülen davada 19’u tutuklu 32 sanığın yargılanmasına 4’üncü günde devam edilirken, hayatını kaybedenlerin ailelerinin adalet nöbeti de sürüyor. Yangında abisi Yılmaz Sarıtaş ile yeğenleri Nehir ve Doruk Sarıtaş’ı kaybeden Çiğdem Sarıtaş da duruşmaları yakından takip ediyor. Ankara’da yaşayan Çiğdem Sarıtaş’ın Kartalkaya’daki otel yangınında hayatını kaybeden 51 yaşındaki abisi Yılmaz Sarıtaş ile yeğenleri 15 yaşındaki Nehir ve 12 yaşındaki Doruk, 21 Ocak’ta Grand Kartal Otel’e tatile gitti. Ancak bu tatil, yangın faciasıyla son buldu ve 3’ü de hayatını kaybetti. Nehir ve Doruk Sarıtaş’ın küçük yaştan bu yana snowboard yaptıkları ve yangın faciasından önce çekilmiş görüntüleri de görüldü. "Buna yaşantı denirse" Yaşanan facianın ardından hayatlarının tamamen değiştiğini söyleyen Çiğdem Sarıtaş, "6 aydır sadece nefes alarak yaşıyoruz. Bütün yaşantımız yangının olduğu gün bitti çünkü ailemiz yarım kaldı. Çekirdek ailemin yarısını katlettiler. Kalan yarısı annem ve babam, ben onlar da ben de kronik hasta olarak zaten yaşantımıza devam etmeye çalışıyoruz. Eğer buna yaşantı denirse" dedi. "Ayrıcalıklı misafirlerini kurtardılar" Yangın sırasında otel sahiplerinin bazı kişilere öncelik tanıdığını ileri süren Sarıtaş, şöyle konuştu: "Biz Ankara’da yaşıyoruz. Ankara’dan geldik. Mücadelemiz boyunca akrabalarımız, arkadaşlarımız da bizim yanımızda oldular. Devam edeceğiz, takibe devam edeceğiz. Olası kasıtla yargılanmalarını istiyoruz. Çünkü bu bir katliam. Bu, deprem gibi, trafik kazası gibi anlık olup biten bir olay değil. Yangın uzmanlarının söylediği gibi 8 ila 10 dakika, ‘altın zaman’ denilen, insanların tahliyesinin kolaylıkla yapılabileceği bir zaman dilimi vardı ve bu zaman dilimini değerlendirmediler. Arabaları çektiler. Kendilerini, bilirkişi raporunda da söylendiği üzere, ayrıcalıklı misafirlerini kurtardılar. Bizim canlarımızı umursamadılar. Tahliye yapılabilecek bir şeyken onu bile yapmadılar. Zaten yangına dair hiçbir önlem almadılar. Almadıklarını bildikleri halde insanları da uyandırmadılar. Bu zaten olasılık kasıta giriyor" "Buradan kaçış yok" Yangın faciasında başka sorumluların da olduğunu kaydeden Çiğdem Sarıtaş, "Bazı HTS kayıtları üzerinden soruşturma devam etmeli. Çünkü ilk aramalar, o HTS kayıtları, çalışanların birbirine haber vermesi, yönetim kurulunu araması, bunlar önemli. Bir de benim nezdimde, oradaki otoparktaki araçları kurtaranlar, onların da gelmesi lazım. Diğer LPG iç tesisatı yapan personelin de gelmesi gerekiyor. Çünkü prosedüre uygun teçhizat döşenmemiş. Bunların da eklenmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Şu an bunları konuşuyor olmayacaktık" Sarıtaş, sözlerine şöyle devam etti: "Olası kısıtla yargılanmalarını istiyoruz. Çünkü burada göz göre göre gelen bir ölüm var. Hiçbirimiz kabullenemiyoruz. Saatlerce odada mahsur kalıp, sonrasında çıkamadılar. O zaman dilimini kullanmadıkları için çok kızgınım. Şu an bunların hiçbiri yaşanmıyor olabilirdi. Yangını ilk gören 4 kişi mutfak personeli. Onlar yukarıdan aşağı bütün kapıları çalarak ’yangın var, dışarı çıkın’ demiş olsalardı şu an bunları konuşuyor olmayacaktık" dedi. "Kendimizi zor zapt ediyoruz" Duruşma salonunda davayı takip ederken sanıklarla yan yana durmanın çok zor olduğunu söyleyen Çiğdem Sarıtaş, "Aşırı stresliyiz bu konuda. Kendimizi zor zapt ediyoruz. Düşünsenize, 78 cana mal olmuş katiller yanı başımızda. Sessiz kalarak ve metanetimizi koruyarak durmak çok zor" ifadelerine yer verdi.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 10:24
37 yaşındaki şahıs evinde ölü bulundu
Bolu’da bir adam eşi tarafından evinde ölü bulundu. Olay, Karamanlı Mahallesi Işıklı Sokak’ta bulunan apartmanda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde eşi tarafından uyandırılmak istenen Ç.A.’nın tepki vermemesi üzerine sağlık ekiplerine haber verildi. Olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde 37 yaşındaki adamın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri inceleme ekipleri ve cumhuriyet savcısının evde yaptığı detaylı incelemenin ardından Ç.A.’nın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 09:39
Yangın faciası davasında 4’üncü gün
Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin ise yaralandığı yangın faciasına ilişkin görülen davada 19’u tutuklu 32 sanık, 4’üncü günde de yargılanmaya devam ediyor. Türkiye’yi derinden sarsan Grand Kartal Otel yangınının üzerinden aylar geçmesine rağmen acılar tazeliğini koruyor. Bolu’nun gözde kayak merkezlerinden Kartalkaya’da, 21 Ocak tarihinde yaşanan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 133 kişi ise yaralanmıştı. Facianın ardından açılan davada, 19’u tutuklu toplam 32 sanık pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıktı. Yoğun katılımın gerçekleştiği duruşma için Bolu Adliyesi’nin yetersizliği sebebiyle günler öncesinden Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu hazırlanmıştı. Dört tarafının bariyerlerle kapatıldığı spor salonuna, davanın 4’üncü gününde de katılımcılar geniş güvenlik önlemleri ile alındı. Sanıkların salona alınmasının ardından duruşmanın 4’üncü günü başladı. Öte yandan, duruşmanın ilk 3 gününde toplam 24 sanığın savunması alınmıştı.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 23:25
Otel yangını davasında aşçı yardımcısı savunma yaptı: "Gözümüzün önünde yangın tüpü varmış"
Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel’deki yangınla ilgili davada tutuklu yargılanan aşçı yardımcısı Faysal Yaver, "Aslında gözümüzün önünde yangın tüpü varmış lavabonun altında ama biz göremedik" dedi.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 18:30
Evraklar gelirdi ben imzalardım!
Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de çıkan ve 78 kişinin hayatının kaybettiği yangına ilişkin davada otel sahibinin yönetim kurulu üyesi tutuklu eşi Emine Murtezaoğlu Ergül savunma yaptı. Ergül, "Olay gecesi bizde oradaydık ve şansa kurtulduk. Yangın esnasında zorluklarla lenslerimi takabildim" dedi.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 16:43
Halit Ergül’ün yönetim kurulu üyesi kızı: "Bu işlerden anlamam"
Grand Kartal Otel’de çıkan yangına ilişkin tutuklanan Halit Ergül’ün kızı ve şirketin yönetim kurulu üyesi Elif Aras, "Nihai kararları babam verir. Biz emir, talimat vermeyiz, işletmeye karışmayız, imza yetkimiz yoktur. Biz arada bir zorunlu bir şeylere imza atmak için toplandığımız zamanlarda buluşmalara katılmam, bu işlerden anlamam. Eksikliklerle alakalı hiç bir bilgim yok ve bunlarla işim olmaz" dedi.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 13:55
Halit Ergül’ün kızı: "Bizim sorumluluğumuz olmamasına rağmen babam bizi yönetime aldı"
Grand Kartal Otel’de çıkan yangına ilişkin tutuklanan Halit Ergül’ün kızı ve yönetim kurulu üyesi Ceyda Hacıbekiroğlu, "Ben otel sahibi olarak orada değildim, diğer müşteriler gibi sömestr tatili için oradaydım. Böyle bir trajedi yaşanması beni gerçekten derinden üzüyor. Bu oteli rahmetli dedem kurdu, şirkette 5 kişinin bulunması zorunluluğu vardı. Bizde yönetime alındık. Bizim sorumluluğumuz ve yetkimiz olmamasına rağmen babam bizi yönetime aldı. İstanbul’da yaşıyorum, sadece tatil zamanlarında otele gidiyorum" dedi. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, yangında yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı. Duruşmanın üçüncü gününde otelin muhasebe müdür yardımcısı tutuksuz sanık Mehmet Salun ve otel müdürü tutuklu sanık Zeki Yılmaz’ın savunmaları alındı. "Elimde tahta çekiç vardı, camı zar zor kırdım" Ardından söz hakkı verilen otel sahibi Halit Ergül’ün kızı ve şirketin yönetim kurulu üyesi tutuklu sanık Ceyda Hacıbekiroğlu savunmasını yaptı. Olay gecesi otelde bulunduğunu söyleyen Hacıbekiroğlu, "Olay gecesi ordaydım, en yakın arkadaşımı kaybettim. 6. katta kalıyordum ve seslere uyandım. Eğlence sesleri diye düşündüm. Elimde tahta çekiç vardı, camı zar zor kırdım. Bir müşteriye çekici verdim camları kırdı. O da önce çocuklarımı, sonra beni kurtardı. Annemi arayarak sundurmaya çıkıp kurtulmasını söyledim, sonra telefon kapandı" dedi. "İnsanlar bağırış içindeydi, atlayanlar vardı" Ceyda Hacıbekiroğlu, olay günü elleri ve yüzünde kesikler oluştuğunu ifade ederek, "Bunu, annem ve çocuklarımın söylemesi üzerine fark ettim. Otele girdiğimde benimle aynı katta kalan 3 arkadaşımı gördüm. İnsanlar bağırış içindeydi, atlayanlar vardı. İlk gelen itfaiye araçları 3 adetti, sanırım birinde merdiven vardı. Diğerlerinde var mıydı bilmiyorum. İtfaiyeyi aramaya devam ettim ve yangının büyük olduğunu söyledim. Sonra daha fazla itfaiye geldi ve onları otelin arka tarafına yönlendirdim, orası daha kötüydü. Otelin arka tarafına giren itfaiyenin branda açtığını ve bir kaç kişinin atladığını gördüm ve herkesin bu şekilde kurtulacağını düşündüm. Arkadaşlarımı aradığımda onlara artık ulaşamıyordum ve itfaiye aracı geri geri çıkıyordu. Nedenini sorduğumda aracın lastiklerinin şartlara uygun olmadığını, tekerlerin kara saplandığını söylediler ve ön taraftan müdahale edeceklerini söylediler" diye konuştu. "Araçların çekilmesini AFAD ve itfaiye ekipleri söyledi" Bilirkişi raporunda, olay günü otel çalışanlarının konaklayan misafirlere haber vermek yerine otoparka yöneldikleri ve araçları çıkarmaya çalıştıkları bilgisi yer almıştı. Buna ilişkin soruya ise Hacıbekiroğlu, "AFAD veya itfaiye yangının otoparka sıçraması durumunda patlama olabileceğini, bu sebepten araçların çıkarılması gerektiğini söylediler. Araçların çekilme mevzusu bundan ibarettir" şeklinde cevap verdi. "Bizim sorumluluğumuz ve yetkimiz olmamasına rağmen babam bizi yönetime aldı" Savunmasına devam eden Hacıbekiroğlu, "İstanbul’dan eşim geldi. Çocuklarımı, beni ve ablamı Bolu merkeze götürdü. Ben otel sahibi olarak orada değildim, diğer müşteriler gibi sömestr tatili için oradaydım. Böyle bir trajedi yaşanması beni gerçekten derinden üzüyor. Bu oteli rahmetli dedem kurdu, şirkette 5 kişinin bulunması zorunluluğu vardı. Bizde yönetime alındık. Bizim sorumluluğumuz ve yetkimiz olmamasına rağmen babam bizi yönetime aldı. İstanbul’da yaşıyorum, sadece tatil zamanlarında otele gidiyorum. Ablam Elif Aras’ta İstanbul’da yaşar ve sadece tatillerde otele gelir. Benim otelde herhangi bir yetkim yoktur" ifadelerini kullandı. Sanığın savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder