Yerel Haberler
Bolu
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:32 15 yaşındaki Alperen’in ölümüne boynuna atılan yumruk sebep olmuş Bolu’da parkta çıkan kavgada 15 yaşındaki çocuğun yumruk darbesiyle hayatını kaybetmesine ilişkin davada, ölümün doğrudan darbeye bağlı gerçekleştiği Adli Tıp Kurumu raporuyla kesinleşti. Bolu’da geçtiğimiz haziran ayında parkta iki çocuk arasında çıkan kavgada aldığı darbe sonucu kalbi duran ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Alperen Ömer Toprak’ın ölümüne ilişkin davanın üçüncü celsesi görüldü. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı oturumda gerçekleştirildi. ’Kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklu yargılanan S.Ş. (13) ile tutuksuz sanık E.Y. (14) duruşmada hazır bulundu. Adli Tıp Raporu dosyaya girdi Davanın önceki iki celsesi, Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi nedeniyle ertelenmişti. Mahkemenin talep ettiği rapor, üçüncü celsede dosyaya eklendi. Heyet tarafından hazırlanan raporda, Alperen Ömer Toprak’ın boynuna aldığı yumruk sonrası beyin soğancığında (beyin sapı) hasar meydana geldiği, bu hasara bağlı olarak anında beyin kanaması geçirdiği ve ölümün söz konusu darbeye bağlı gerçekleştiğinin tespit edildiği belirtildi. Raporda ayrıca, travmanın doğrudan etkisiyle hayati merkezlerin etkilendiği ve darbe ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu kaydedildi. "Rapor beklediğimiz gibi geldi, doğruları kanıtlar nitelikte" Adli Tıp Kurumu raporunun bekledikleri gibi geldiğini belirten ailenin avukatı Alper Coşkun, "Adli Tıp Kurumu’ndan beklenen rapor geldi. Savcılık mütalaa verecek, onun üzerine biz de yazılı beyanlarımızı sunacağız. Rapor, ölümün doğrudan darbeye bağlı olduğunu gösterir şekilde. Rapor beklediğimiz gibi geldi, doğruları kanıtlar nitelikte. Bir sonraki duruşma 22 Nisan tarihinde yapılacak. Çok yüksek ihtimalle o duruşmada karar çıkacak" dedi. "Bana vicdana aykırı geliyor" Çocuklar, ’suça sürüklenen çocuk’ olarak nitelendirildikleri için bir indirim alacaklarını ve bunun vicdana aykırı olduğunu söyleyen avukat Coşkun, "Çocuklar kanunen ’suça sürüklenen çocuk’ olduğu için cezai indirimleri olacak. Bu, kimsenin takdir edemeyeceği bir husus değil. Takdiri indirim olmaması yönünde bir talebimiz var. Bunu yazılı olarak mahkemeye yineleyeceğiz. Silahlı fotoğraflarla sosyal medyada paylaşım yapan kişilerin, en nihayetinde çocuk olsalar da iyi hal indirimi almaları bana vicdana aykırı geliyor. Mahkeme heyeti şu an dosya kapsamında değerlendirme yapıyor. Ailelerin ya da bizlerin tehdit edilmesi hususunda bir öngörüleri yok. Usulen de böyle bir öngörüde bulunmaları beklenemez. Bu konuda onlara da yüklenemeyiz. Çünkü bununla ilgili bir durum varsa ’siz de şikayetçi olun, soruşturma kapsamında tekrar bir dosya açılsın’ diyecekler. Zaten soruşturma kapsamında tekrar şikayetçi olsak da ’patates hatlar’ diye nitelendirilen boş hatlar çıktığı için bir sonuca varılamıyor. Dosyanın bir an önce karara bağlanıp herkesin vicdanen rahatlamasını istiyoruz. Bütün uğraşımız bununla ilgili" şeklinde konuştu. Savcının, dosyaya eklenen Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin yeniden mütalaa hazırlayacak olması nedeniyle dava 22 Nisan tarihine ertelendi.
Acılı aile dava için Bolu’da ev kiraladı: "Sonuna kadar bekleyeceğiz"
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 13:52 Acılı aile dava için Bolu’da ev kiraladı: "Sonuna kadar bekleyeceğiz" Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında ablası Gülçin Akişli, yeğeni Şenol Akişli ve yeğeninin 11 yaşındaki kızı Mina Akişli’yi kaybeden Turan Sağsöz, davanın peşini bırakmayacaklarını, Bolu’da ev kiraladıklarını ve adalet yerini bulana kadar sonuna kadar bekleyeceklerini söyledi. Grand Kartal Otel yangınında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 133 kişi ise yaralanmıştı. Yangınla ilgili görülen davada 19’u tutuklu 32 sanığın yargılanmasına ikinci günde devam edilirken, hayatını kaybedenlerin ailelerinin adalet nöbeti de sürüyor. Almanya’da yaşayan Şenol Akişli, İstanbul’daki 11 yaşındaki kızı Mina Akişli’yi ve Antalya’da yaşayan annesi Gülçin Akişli’yi 21 Ocak’ta Grand Kartal Otel’e tatile götürdü. Ancak bu tatil, yangın faciasıyla son buldu ve 3’ü de hayatını kaybetti. Faciadan 78 gün sonra, yangında eşi Gülçin Akişli’yi kaybeden Cevat Akişli (72), yaşadığı acıya dayanamayarak kalp krizi geçirdi ve hayatını kaybetti. "78 gün sonra da eniştem bu acılara dayanamayarak kalp krizinden rahmetli oldu" Gülçin Akişli’nin Erzurum’da yaşayan kardeşi Turan Sağsöz ve iki oğlu Bolu’ya gelerek dava sürecini yakından takip etmeye başladı. İHA’ya açıklamalarda Sağsöz, "Ablamı, yeğenimi ve yeğenimin kızını kaybettim. Bunların akabinde 78 gün sonra da eniştem bu acılara dayanamayarak kalp krizinden rahmetli oldu. Biz hepimiz de aynı stresi yaşıyoruz şu anda. Eniştem de ancak 78 gün dayanabildi. Bizim şu anda Orhanlı’da 4 mezarımız var, gidip geliyoruz. Onlara baktıkça içimiz sızlıyor. Yani bir insan ne kadar dayanabilir bilmiyorum. Acımız büyük. Şu andaki burada gördüğümüz insanların hepsi aynı. Şu kapıdan ablam gelir, yeğenim gelir diye bekliyoruz, hasretiz. Yeğenim Almanya’daydı, kızı İstanbul’daydı, onu tatile götürmek için gelmişti. Ablamı da Alanya’dan çağırdı. Geldiler ortak noktada, birleştiler. Gittiler o gece Kartalkaya’ya, ertesi günün sabahına bize cenazelerini verdiler" dedi. "Onların yargılanmasını istiyoruz ama kabullenmiyorlar" Duruşma salonunda sanıkların suçu üstlenmediğini söyleyen Sağsöz, "Almanya’da bir şirkette çalışıyordu. Orada zaten görevliydi. Eşi de oradaydı. Bir oğlu var, o da oradaydı. Şu anda onlar Almanya’dalar. Adaletin tecelli edeceği günü bekliyoruz. Onların yargılanmasını istiyoruz. Ama onlar da kendilerini hiç kabullenmiyorlar, ‘Ben değildim diyor, ben yoktum.’ Başka biri diyor, ‘o sorumluydu.’ Hiç kimse sorumluluğunu kabullenmiyor. Kabullenmediği gibi bizim tepkilerimiz de yüksek oluyor. Ses yükselince de Hakim Bey, ‘size söz hakkı vereceğim’ diyor. Verecek ama ne zaman verecek? Artık hangi günü tecelli eder? Artık hangi gün adalet yerini bulur? Onu Allah bilir" diye konuştu. "Burada ev kiraladık" Son güne kadar davanın takipçisi olacaklarını bildiren Sağsöz, "Biz burada ev kiraladık. Ben, yeğenlerimle birlikte, ablamın iki oğlu daha var. Onlar şu anda içerideler. Onlarla birlikte ev kiraladık. Sonuna kadar bekleyeceğiz mecbur. Ablamı uzun zamandır görmemiştim, Alanya’daydı. Yeğenim de zaten Almanya’daydı. Birbirimize de hasrettik. Birbirimizi görmüyorduk. Belki telefonlarla görüşüyorduk o kadar, hasrettik yani. Zaten bir bacı, bir kardeştik. Bir ablam vardı, şimdi ablam da yok. Bir dalım da yok. İnsan bir kardeşinin olmasını istemez mi? Her şeyin derdine deva. Şu anda ben yalnızım. Sağ olsun yeğenlerim var. Yeğenlerimle artık avunuyorum. Onlarla birlikte artık bu mücadelemizi devam ettiriyoruz. Nereye kadar gidebilirsek" ifadelerini kullandı.
Otel yangını davasında sanıklar savunma yapmaya devam ediyor
08 Temmuz 2025 Salı - 14:48 Otel yangını davasında sanıklar savunma yapmaya devam ediyor Grand Kartal Otel’de çıkan yangına ilişkin tutuklanan muhasebe müdürü Kadir Özdemir’in savunması alındı. Savunmasında, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi tutuksuz sanık İsmail Karagöz’ün kendisini arayarak itfaiye raporu alınması gerektiğini söylediğini ifade eden Özdemir, "Bolu Belediyesi’ne giderek müracaat ettim. Kafenin ismi yabancı diye otelin ismini verdim. Kontrol sonrası Emir Bey beni aradı, ’Bu eksiklikleri yapamayız, zaten işyeri açma ve çalışma ruhsatımız var’ dedi" ifadelerini kullandı. Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması, yaklaşık 4 saattir devam ediyor. "Otel yönetiminden habersiz iş ve işlemler yapamayız" Savunması için söz hakkı verilen şirketin muhasebe müdürü tutuklu sanık Kadir Özdemir, vefat edenlerin yakınlarına başsağlığı dileyerek, olaydan dolayı üzgün olduğunu belirtti. Kadir Özdemir, Gazelle Otel’de muhasebe müdürü olarak çalıştığını ifade ederek, "Şirket yöneticileri bana vekaletname vermiştir ama bunlar kısıtlıdır. Bu vekaletname ile borçlanma, tapu işlemi, araç alım ve satımı, para çekimi gibi şeyler yapamam. Otel yönetiminden habersiz iş ve işlemler yapamayız" dedi. "İtfaiye raporu alınması gerektiğini söyledi" Grand Kartal Otel’e sezonda 2-3 kez gittiğini dile getiren Özdemir, "Oradaki işleyişi otel sahibi Halit Ergül ve şirketin genel müdürü tutuklu sanık Emir Aras ilerletiyor. Sezon başı otelin altındaki kafenin kiraya verildiğini duyduk. Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi tutuksuz sanık İsmail Karagöz beni aradı, yangın itfaiye raporu alınması gerektiğini söyledi. Bolu Belediyesi’ne giderek müracaat ettim. Kafenin ismi yabancı diye otelin ismini verdim. Kontrol sonrası Emir Bey beni aradı, ’Bu eksiklikleri yapamayız, zaten işyeri açma ve çalışma ruhsatımız var’ dedi. Tutuklu sanık Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir’i aradım ve Emir Bey’in belgenin iptal edilmesini istediğini söyledim. Sonra Ahmet Bey beni aradı, belgenin iptal edileceğini, tekrar kontrol edileceğini söyledi. Daha sonra Bolu Belediyesi’ne giderek tekrar müracaat yaptım, kafeyi kontrol etmişler. Benim yönetime katılma, imza atma yetkim yoktur bu sebeple yönetici değilim" diye konuştu. Özdemir, yangın eğitimi ve tatbikatla ilgili soruya ise "Yangın eğitimi verilmedi, tatbikat yapıldığını bilmiyorum, tahminen yapılmamıştır" yanıtını verdi. Sanığın çapraz sorgusuna duruşmaya verilen aranın ardından devam edilecek.
Eren’in hikayesi Kartalkaya’da yarım kaldı
08 Temmuz 2025 Salı - 12:51 Eren’in hikayesi Kartalkaya’da yarım kaldı Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında yaşamını yitiren 15 yaşındaki Eren Bağcı’nın babaannesi Aygül Bağcı, "Bu acıyla geçen 168 günü ancak yaşayan anlayabilir. Anne ve babalar bir savaşın içinde" dedi. Eren’in, eğitim aldığı kayak okulunun düzenlediği organizasyonla Grand Kartal Otel’e gittiği, ayrıca kayak öğrenmek isteyen küçük çocuklara gönüllü olarak eğitim de verdiği öğrenildi. Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 133 kişi ise yaralanmıştı. Yangınla ilgili görülen davada 19’u tutuklu 32 sanığın yargılanmasına ikinci günde devam edilirken, hayatını kaybedenlerin ailelerinin adalet nöbeti de sürüyor. Yangında yaşamını yitiren 15 yaşındaki lise öğrencisi Eren Bağcı, kayak okulunun düzenlediği etkinlik kapsamında otelde bulunuyordu. Ankara’da yaşayan ve özel bir lisede eğitim gören Bağcı’nın, çok küçük yaşlarda kayak sporuna başladığı, son 3 yıldır ise bu sporu profesyonel olarak sürdürdüğü öğrenildi. Ayrıca Eren’in, kayak öğrenmek isteyen küçük çocuklara gönüllü olarak eğitim verdiği de belirtildi. "Bu acıyla yaşanan 168 günü ancak yaşayan anlayabilir" Duruşmanın devam ettiği okulun önünde bekleyen Eren’in babaannesi Aygül Bağcı, "Torunumu kaybettim, 15 yaşındaydı. Bu acıyla yaşanan 168 günü ancak yaşayan anlayabilir. Yargı süreci başladı. Anne ve babalar bir savaşın içinde. Gerçek sorumlular adil olarak ortaya çıkacak ve yargılanacaklar. Tek istediğim bu. Bizim evlatlarımız geri gelmeyecek. 36 gencecik çocuk, hepsi iyi eğitimler alarak belki de birçok şeyi gerçekleştirecek yetenekleri olan çocuklarımızı kaybettik. Hiçbirini geri getiremeyiz ama onların bize verdiği mesaj var. ’Biz gidiyoruz, bizden sonra başka çocuklar ölmesin’ İhmallerin çok olduğu, gerekli denetimler yapıldığı ortamda hiçbir çocuk güvende değil" dedi. "Artık anne ve babalar çocuklarını eğitim için, spor faaliyeti için bir yere gönderemiyor" Bağcı, sözlerine şöyle devam etti: "Artık anne ve babalar çocuklarını eğitim için, spor faaliyeti için bir yere gönderemiyor. Servislerine dahi güvenilmeyen ortamda, biz gerekli yasal denetimleri doğru şekilde yapmazsak, insanların vicdanlarına dokunamazsak daha çok çocuk ölecek bu ülkede. O sebeple biz bu savaşı veriyoruz. 78 canın gerisinde 780 kişi kaldı belki, acılar içinde. ’En azından bundan sonra böyle şeyler olmayacak’ denilmesi lazım. Yargıdan tek beklediğimiz bu. Suçlular bulunacak ve gerekli yargılamalar yapılacak ki bundan sonra böyle bir şeye kimse cesaret edemesin"
Yangında hayatını kaybeden Alp’in avukat ablası: "Sanıklardan biri uyukluyor"
08 Temmuz 2025 Salı - 11:29 Yangında hayatını kaybeden Alp’in avukat ablası: "Sanıklardan biri uyukluyor" Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’deki yangında hayatını kaybeden Alp Mercan’ın ablası Avukat Nihan Ece Mercan Hasarpa, "Sanıkların gözlerinin içinde bakarak içimden, ’Başka canım yok, başka Alp yok’ diyorum. Gözlerini kaldırıp bakmalarını bekliyorum ama yüzlerini bile kaldıramıyorlar. Hatta Emir Aras (sanık) sürekli uyukluyor" dedi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin ise yaralandığı yangın faciasına ilişkin görülen davada 19’u tutuklu 32 sanık ikinci günde yargılanmaya devam ediyor. Acılı ailelerin ise dışarıdaki bekleyişleri sürüyor. "Dün bizim için zor bir gündü" Yangında hayatını kaybeden Alp Mercan’ın ablası Avukat Nihan Ece Mercan Hasarpa, "Kardeşim ve arkadaşı Yiğit, insanları kurtarmak için çıktıkları yangın yerine bir daha girmişti. Dün bizim için zor bir gündü, aileler için. Ben avukat olarak katılabildim, kardeşleri kabul etmedikleri için. Duruşmanın ilk günü bence gergin başlamıştı. Ama inanıyorum ki adalet yerini bulacak. Bizden hukuken korkmaları gereken onlar" dedi. Nihan Ece Mercan Hasarpa, "Bugün beklentimiz, otel sahibinin kendisinin ve yönetim kurulunun dinlenmesi. Zor bir gün olacak. Sanıklar içeri girdiğinde benim vekil tarafında oturuyorum ama hepsinin gözlerinin içine bakarak içimden, ’Başka canım yok, başka Alp yok’ diyorum. Gözlerini kaldırıp bakmalarını bekliyorum ama yüzlerini bile kaldıramıyorlar. Hatta Emir Aras kendisi sürekli uyukluyor. Emir Aras duruşma sürecinde uyukluyor" dedi.
78 kişinin hayatını kaybettiği otel faciasının duruşmasının ikinci günü başladı
08 Temmuz 2025 Salı - 10:01 78 kişinin hayatını kaybettiği otel faciasının duruşmasının ikinci günü başladı Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin ise yaralandığı yangın faciasına ilişkin görülen davada 19’u tutuklu 32 sanık ikinci günde yargılanmaya devam ediyor. Türkiye’yi derinden sarsan Grand Kartal Otel yangınının üzerinden aylar geçmesine rağmen acılar tazeliğini koruyor. Bolu’nun gözde kayak merkezlerinden Kartalkaya’da 21 Ocak tarihinde yaşanan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 133 kişi ise yaralanmıştı. Facianın ardından açılan davada, 19’u tutuklu toplam 32 sanık dün ilk kez hakim karşısına çıktı. Yoğun katılımın gerçekleştiği duruşma için Bolu Adliyesi’nin yetersizliği sebebiyle günler öncesinden Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu hazırlanmıştı. Dört tarafının bariyerlerle kapatıldığı spor salonuna, davanın ikinci gününde de katılımcılar geniş güvenlik önlemleri ile alındı. Sanıkların salona alınmasının ardından duruşmanın ikinci günü başladı. Öte yandan dün, tutuklu sanık Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi çalışanı tutuksuz sanık Aleyna Beşinci, FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi tutuksuz sanık Ali Ağaoğlu, teknik personel tutuksuz sanık Bayram Ütkü, teknik personel şefi tutuklu sanık Tahsin Pekcan, teknik personel tutuklu sanık Hüseyin Özer, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı tutuklu sanık Bünyamin Bal, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri tutuklu sanık Sırrı Köstereli ve İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü tutuklu sanık Yeliz Erdoğan’ın savunmaları dinlenmişti.