Yerel Haberler
Bolu
27 Nisan 2026 Pazartesi - 19:29 Tarihi ilçe Göynük’te ’sürdürülebilir turizm’ dönemi başlıyor Enerjisa Enerji, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğiyle hayata geçirilen SENTRUM projesinin üçüncü durağı Bolu’nun tarihi ilçesi Göynük oldu. İlçeyi "yeşil destinasyona" dönüştürecek sürdürülebilir ve doğa dostu turizm protokolü için imzalar atıldı. Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Küçükköy ve İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı tarihi Birgi köyünün ardından rotasını Bolu’ya çeviren Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi için Göynük’te imza töreni düzenlendi. Çarşamba günü gerçekleştirilen törene Göynük Kaymakamı Talha Battal, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ve çok sayıda davetli katıldı. Turizm dört mevsime yayılacak Atılan imzalarla birlikte tarihi Göynük ilçesinin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterlerine uygun bir ’yeşil destinasyona’ dönüştürülmesi hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında kamu binalarında enerji etütleri yapılacak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılacak ve yerel paydaşlara eğitimler verilecek. Kadınlar ve gençlerin istihdamını da destekleyecek projeyle ilçedeki turizm hareketliliğinin belirli dönemlerle sınırlı kalmayıp dört mevsime yayılması planlanıyor. Öte yandan 2025 yılı analizlerine göre projeye yapılan her 1 TL’lik yatırımın bölgeye 2,34 TL sosyal fayda olarak geri döndüğü vurgulandı. "Tecrübemizi Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz" Törende konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, "‘Daha iyi bir gelecek’ vizyonumuzla enerji dönüşümünü sosyal sorumluluk ve yerel kalkınma ile birleştirmeye devam ediyoruz. SENTRUM projemiz ile Ayvalık Küçükköy ve İzmir Birgi’de elde ettiğimiz somut başarıları ve edindiğimiz tecrübeyi şimdi üçüncü destinasyonumuz olan Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada bin 500’den fazla katılımcı, 30’dan fazla eğitim ve yüzlerce gönüllüyle büyüyen SENTRUM’un yerelde somut bir dönüşüm modeline dönüştüğünü görüyoruz. Bu birikimi Göynük’e taşıyarak etkimizi daha da büyütmeyi, mevcut kazanımlarımızın üzerine çıkmayı ve yerel paydaşlarla birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz" dedi. "Daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz" UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ise, "Göynük’te SENTRUM projesinin üçüncü destinasyonunda faaliyetlere başlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Güçlü paydaşlık anlayışıyla ulusal kalkınma önceliklerini destekleyen, küresel sürdürülebilir turizm gündemi ve sürdürülebilir kalkınma amaçları ile uyumlu, yerel değerleri merkeze alan daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde bu ortak yolculuğumuzda sürdürülebilir destinasyon oluşturma alanında ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 19:00 Bolu’da suça geçit yok: Bir haftada 157 şüpheli yakalandı Bolu’da emniyet ve jandarma ekiplerince son bir haftada kent genelinde gerçekleştirilen operasyonlar ve çalışmalarda 157 şüpheli yakalandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kent genelinde huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla 20-26 Nisan tarihleri arasında geniş çaplı denetim ve operasyonlar yürüttü. Narkotik suçlarla mücadele kapsamında 17 farklı adrese düzenlenen operasyonlarda 24 şüpheli yakalandı. Yapılan aramalarda 39,15 gram metamfetamin, 9,60 gram skunk, 6,22 gram sentetik kannabinoid, 16,16 gram esrar, 53 adet sentetik ecza malzemesi, 90 adet sentetik ecza hap, 34 adet uyuşturucu madde yetiştirme ekipmanı, 4 adet uyuşturucu madde öğrenme aparatı, 1 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Aranan 31 kişiden 10’u cezaevine gönderildi Asayişin sağlanmasına yönelik çalışmalarda ise meydana gelen 268 farklı olaya müdahale eden güvenlik güçleri, bu olaylara karışan 100 şüpheliyi yakaladı. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 3’ü tutuklandı. Öte yandan, il genelindeki uygulamalarda çeşitli suçlardan haklarında yakalama kararı bulunan 25 kişi de gözaltına alındı. Bu kişilerden 11’i, sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Binlerce dolu makaron ele geçirildi Kaçakçılık ve organize suçlara yönelik çalışmalarda 3 ayrı adrese yapılan operasyonlarda 8 kişi gözaltına alındı. Operasyonlarda 9 bin 600 dolu makaron, 18 kilogram tütün ve 12 adet muhtelif kazı malzemesi ele geçirildi. 8 düzensiz göçmen yakalandı Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçlarının önlenmesine yönelik denetimlerde, yurda yasa dışı yollarla girdiği belirlenen 8 düzensiz göçmen yakalandı. Düzensiz göçmenler hakkında yasal işlem başlatıldı.
Bolu’da köylüler taş ocağına karşı eylem yaptı
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 22:24 Bolu’da köylüler taş ocağına karşı eylem yaptı Bolu’nun Kındıra, Bürnük ve Kol köylerinin sınırları içerisinde bulunan Dombay Deresi Kanyonu’nda taş ocağı yapılmasına karşı çıkan köylüler, eylem yaptı. Bolu’nun Kındıra, Bürnük ve Kol köylerinin sınırları içerisinde bulunan Dombay Deresi Kanyonu’nda taş ocağı yapılması için ruhsat alındı. Ruhsat alınmasının ardından ormanlık alanda taş ocağının çıkartılması planlanan bölgede yol açma çalışmaları başladı. Ormanlık alanda ağaçların kesilmesiyle başlayan çalışmalar sonrasında köylüler ayaklandı. Dombay Deresi Kanyonu’na taş ocağı yapılacağını öğrenen köylüler, bölgede başlayan ağaç kesimlerine tepki gösterdi. Kındıra köyü meydanında toplanan onlarca vatandaş, ellerinde pankartlarla taş ocağına karşı olduklarını dile getirdi. Vatandaşlar, taş ocağı çalışmalarının durdurulmasını talep ederken, eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti. "Bu projenin hayata geçirilmesine izin vermek açıkçası katliamdan öteye geçmeyecektir" Köydeki vatandaşlar adına açıklama yapan Avukat Harun Demirel, "Köylerimizin ve köylerimizin içerisinde bulunduğu doğanın yok bir şekilde müsaade edilmektedir. Dolayısıyla bunu anlamlandırabilmek açıkçası bizim açımızdan mümkün olmamıştır. Burada henüz gerçekleştirilen orman katliamının ilgili kurum ve kuruluşlardan izinli olduğu ifade edilmektedir. Ancak idarecilerimizden bu konuda bilgi ve belge talebinde bulunulduğunda ne yazık ki bunu üzülerek ifade istiyorum. Bilgi, belge talepleri karşılanmamaktadır. Yalnızca bu projenin izinli şekilde hayata geçirildiği ifade edilmekle yetinilmektedir. Dolayısıyla burada halihazırda emsal projelerde de gördüğümüz ve yasal bir zorunluluk olan çevresel etki değerlendirmesi raporu yani kabaca ÇED raporu olarak bildiğimiz raporlarında alınması ve aşamasına geçilmemiştir. Dolayısıyla burada yürütülmek istenen projenin çevreye, doğaya, suya, insan hayatına ve diğer canlılara ne tür olumsuz etkisinin olacağına dair hiçbir komut tespit yoktur. Dolayısıyla bu şartlar altında bu projenin hayata geçirilmesine izin vermek açıkçası katliamdan öteye geçmeyecek" dedi. "Güzelim ormanlar yok olursa, yani bu tabiat burada bozulursa ne olacak?" Kındıra köyünde yaşayan 70 yaşındaki Vedat Bilgili, "Bu köylüyüm, bu köyde doğdum, büyüdüm. Ve bu köyde 10 yıl pazarda bir muhtarlık yaptık. Şimdi bu taş Ocağının buraya açılması bizim için çok büyük bir zorunlu şey bir şey yani bize. Biz hiçbir hoş bir şey değil yani. Bizim burada su kaynaklarımız oradan geliyor. Su kaynaklarımız yok olacak. Bizim hayvanlarımız az da olsa hayvancılık yapıyoruz. Hayvanlarımız oralarda geziyor. Küçük meralar var. O meralar elimizden alınacak, oralara çıkamayacağız. Hayvancılığımızı bitirecekler. Bizim suyumuzu bitirecekler. Yani biz burada ne yapacağız ondan sonra bu ormanda zaten biz yüzde 100 orman köylüsüyüz 32 madde. Bu orman köyünde ne olur? Hayvancılık olur. Bu hayvancılığı elimizden aldınız. Suyumuzu kestiniz. Ne olacak başka? Hiçbir şey olmayacak. O zaman ne düşer bize Buradan yatak yorganı sırtımıza sarıp kendimize başka bir yaşam yeri bulmamız gerekir yani. Biz de biz burada yaşayamayız o zaman. Bizim elimizden bunlar alınırsa bu dağlar alınırsa, bu güzelim ormanlar yok olursa, yani bu tabiat burada bozulursa ne olacak? Şimdi orada 2 tane Kanyon var. Böyle büyük bir dere var mesela. Ya bu dereleri açın, temizleyin, buralar turizmi açın. Başka bir şey yapın burada. Gelip de burada taş ocağı açmanın, tonlarca dinamit basacaklar buraya. Bizim köyümüze taş yağacak. Bizim köyümüzde taş yağacak. Hadi şimdi bizim yaşımız geçmiş ama bu gençler ne olacak? Bu geriden gelen ne olacak? Bu belki bir asır bitmeyecek buranın ocağı taşı. Biz hem ormanda yaşayacağız, hem de burada toz toprak, gürültü gece gündüz dinamit dinleyeceğiz ya. Böyle yaşam olamaz yani. Onun için biz bunun olmamasına, olmamasına tamamıyla karşıyız" ifadelerine yer verdi. Enes Özkan
Bolu’da köylüler taş ocağına karşı eylem yaptı
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 22:02 Bolu’da köylüler taş ocağına karşı eylem yaptı Bolu’nun Kındıra, Bürnük ve Kol köylerinin sınırları içerisinde bulunan Dombay Deresi Kanyonu’nda taş ocağı yapılmasına karşı çıkan köylüler, eylem yaptı. Bolu’nun Kındıra, Bürnük ve Kol köylerinin sınırları içerisinde bulunan Dombay Deresi Kanyonu’nda taş ocağı yapılması için ruhsat alındı. Ruhsat alınmasının ardından ormanlık alanda taş ocağının çıkartılması planlanan bölgede yol açma çalışmaları başladı. Ormanlık alanda ağaçların kesilmesiyle başlayan çalışmalar sonrasında köylüler ayaklandı. Dombay Deresi Kanyonu’na taş ocağı yapılacağını öğrenen köylüler, bölgede başlayan ağaç kesimlerine tepki gösterdi. Kındıra köyü meydanında toplanan onlarca vatandaş, ellerinde pankartlarla taş ocağına karşı olduklarını dile getirdi. Vatandaşlar, taş ocağı çalışmalarının durdurulmasını talep ederken, eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti. "Bu projenin hayata geçirilmesine izin vermek açıkçası katliamdan öteye geçmeyecektir" Köydeki vatandaşlar adına açıklama yapan Avukat Harun Demirel, "Köylerimizin ve köylerimizin içerisinde bulunduğu doğanın yok bir şekilde müsaade edilmektedir. Dolayısıyla bunu anlamlandırabilmek açıkçası bizim açımızdan mümkün olmamıştır. Burada henüz gerçekleştirilen orman katliamının ilgili kurum ve kuruluşlardan izinli olduğu ifade edilmektedir. Ancak idarecilerimizden bu konuda bilgi ve belge talebinde bulunulduğunda ne yazık ki bunu üzülerek ifade istiyorum. Bilgi, belge talepleri karşılanmamaktadır. Yalnızca bu projenin izinli şekilde hayata geçirildiği ifade edilmekle yetinilmektedir. Dolayısıyla burada halihazırda emsal projelerde de gördüğümüz ve yasal bir zorunluluk olan çevresel etki değerlendirmesi raporu yani kabaca ÇED raporu olarak bildiğimiz raporlarında alınması ve aşamasına geçilmemiştir. Dolayısıyla burada yürütülmek istenen projenin çevreye, doğaya, suya, insan hayatına ve diğer canlılara ne tür olumsuz etkisinin olacağına dair hiçbir komut tespit yoktur. Dolayısıyla bu şartlar altında bu projenin hayata geçirilmesine izin vermek açıkçası katliamdan öteye geçmeyecek" dedi. "Güzelim ormanlar yok olursa, yani bu tabiat burada bozulursa ne olacak?" Kındıra köyünde yaşayan 70 yaşındaki Vedat Bilgili, "Bu köylüyüm, bu köyde doğdum, büyüdüm. Ve bu köyde 10 yıl pazarda bir muhtarlık yaptık. Şimdi bu taş Ocağının buraya açılması bizim için çok büyük bir zorunlu şey bir şey yani bize. Biz hiçbir hoş bir şey değil yani. Bizim burada su kaynaklarımız oradan geliyor. Su kaynaklarımız yok olacak. Bizim hayvanlarımız az da olsa hayvancılık yapıyoruz. Hayvanlarımız oralarda geziyor. Küçük meralar var. O meralar elimizden alınacak, oralara çıkamayacağız. Hayvancılığımızı bitirecekler. Bizim suyumuzu bitirecekler. Yani biz burada ne yapacağız ondan sonra bu ormanda zaten biz yüzde 100 orman köylüsüyüz 32 madde. Bu orman köyünde ne olur? Hayvancılık olur. Bu hayvancılığı elimizden aldınız. Suyumuzu kestiniz. Ne olacak başka? Hiçbir şey olmayacak. O zaman ne düşer bize Buradan yatak yorganı sırtımıza sarıp kendimize başka bir yaşam yeri bulmamız gerekir yani. Biz de biz burada yaşayamayız o zaman. Bizim elimizden bunlar alınırsa bu dağlar alınırsa, bu güzelim ormanlar yok olursa, yani bu tabiat burada bozulursa ne olacak? Şimdi orada 2 tane Kanyon var. Böyle büyük bir dere var mesela. Ya bu dereleri açın, temizleyin, buralar turizmi açın. Başka bir şey yapın burada. Gelip de burada taş ocağı açmanın, tonlarca dinamit basacaklar buraya. Bizim köyümüze taş yağacak. Bizim köyümüzde taş yağacak. Hadi şimdi bizim yaşımız geçmiş ama bu gençler ne olacak? Bu geriden gelen ne olacak? Bu belki bir asır bitmeyecek buranın ocağı taşı. Biz hem ormanda yaşayacağız, hem de burada toz toprak, gürültü gece gündüz dinamit dinleyeceğiz ya. Böyle yaşam olamaz yani. Onun için biz bunun olmamasına, olmamasına tamamıyla karşıyız" ifadelerine yer verdi.
Boluspor’da hedef 3 puan
26 Ağustos 2025 Salı - 19:12 Boluspor’da hedef 3 puan Trendyol 1. Lig takımlarından Boluspor Teknik Direktörü Mustafa Er, "Sakarya maçına çok iyi hazırlık, yüzde 100 konsantre olup inşallah oradan da galibiyetle dönen taraf olmak istiyoruz" dedi. Trendyol 1.Lig’in 3. haftasında ilk galibiyetini alan Boluspor, kendi tesislerinde Sakaryaspor maçının hazırlıklarını sürdürdü. Teknik Direktör Mustafa Er yönetiminde hazırlıklarını sürdüren Boluspor akşam antrenmanında taktik çalışma yürüttü. Antrenman öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Mustafa Er, Sakarya maçından 3 puan almak istediklerini söyledi. "Sakarya’dan galibiyetle dönen taraf olmak istiyoruz" Sakaryaspor maçın yüzde 100 konsantre olduklarını söyleyen Boluspor Teknik Direktörü Mustafa Er, "Öncelikle galip geldiğimiz için son derece mutluyuz. Aslında ilk iki hafta hak edip de alamadığımız galibiyeti üçüncü hafta aldık, bu haftaya kısmet oldu. Ancak ben gidişattan son derece memnunum. 3 maça baktığımız zaman, sadece Keçiören maçıyla değil oyunu çok mutlu ve iyi oynayan taraf biziz. Rakibe çok az zamanlarda oyunu ortak ettik ya da üstünlük verdik. Bu anlamda ciddi anlamda gelişiyoruz. Bu hafta da kazandık. Ben oyuncularımıza bu anlamda teşekkür ediyorum. İnşallah bu şekilde devam etmek istiyoruz. Sakarya’dan sonra bir ara olacak. Sakarya maçında çok iyi hazırlık, yüzde 100 konsantre olup inşallah oradan da galibiyetle dönen taraf olmak istiyoruz" dedi. "Transferde 3 ila 5 oyuncu düşünüyoruz" Eksik noktalar için transferler olacağını ifade eden Er, "Stoper’de bir arayışımız var. Çünkü elimizde 3 tane stoper var, 4 tanemiz gerekiyor. Bir sağ bek alternatifi belki düşünebiliriz. Orta saha, kanat, forvet yani maksimum belki 5 oyuncu. Yani 3 ila 5 arasında. Tabii ki elimizde oyuncular var ama almak için de oyuncu almak istemiyoruz aslında. Bu süreçte 3 ya da 5 oyuncu ile transfer sürecini kapatmayı düşünüyoruz. Ama bölgeleri bunlarla sınırlandırabilirim. Yerli oyuncu olacak tercihlerimiz. Tabii yabancı havuzumuz şu anda dolu" şeklinde konuştu. "Süreç içerisinde daha da iyi olacağımızı düşünüyorum" Boluspor’un yeni sezonda atak odaklı bir takım olduğunu söyleyen Mustafa Er, "Benim zaten geçmişte de oyun anlayışım bu yöndeydi. Hep söylüyorum; önde oynayan, üçüncü bölgede oynayan, kaybettiği yerde reaksiyon verip tekrar kazanmaya çalışan bir oyun. Bununla beraber takım boyunu minimumda tutmaya çalışıyoruz, 30-35 metrede. Çünkü bu oyunun bir riski var. Türkiye’de çok fazla tercih edilmiyor. Herkes daha kontrollü, ikinci bölgede kompakt oynayıp rakibin hatasını kovalayıp kontra atak yapmak istiyor. Açıkçası biz zora talibiz. Kariyerim boyunca da zora talip oldum. Ama oyuncuların da buradan keyif aldığını görüyoruz. Atak yapalım, sonuçlandıralım. Sonuçlandıramıyorsak reaksiyon gösterip tekrar kazanalım. Kazanamıyorsak rakibi geriye oynatalım, kontra atak şansı vermeyelim. Tabii ki bu bazen olacak, ama orada da gerinin paylaşımını iyi yapalım. Kalecimizle beraber top bizdeyken 11 kişi hücum oyuncusu. Santraforumuzla beraber ama üçüncü bölgede, ama ikinci bölgede, ama birinci bölgede savunma oyuncusu. Biz bu olaya böyle bakıyoruz. Hücum ve savunmayı aslında birbirinden ayırmıyoruz ama hücum ağırlıklı oynamak istiyoruz. Ama dediğim gibi, hücuma da kalecimiz dâhil 11 oyuncu katılacak. Savunmaya da santraforumuz dahil 11 oyuncu katkı koyacak. Hep beraber kompakt bir şekilde hücum ve savunmayı yaparak keyif alacağız. Çünkü bu anlamda gerçekten oyuncularımızdan çok iyi geri bildirimler var. Spor kamuoyundan da bununla alakalı çok iyi geri dönüşler geliyor. Süreç içerisinde daha da iyi olacağımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı.