Yerel Haberler
Bolu
Bolu’da emniyet ve jandarmadan suçlulara geçit yok 23 Şubat 2026 Pazartesi - 17:56:50 Bolu’da emniyet ve jandarma ekiplerinin 16-22 Şubat tarihleri arasında kent genelinde gerçekleştirdiği çalışmalarda uyuşturucu ve elektronik sigara ele geçirilirken, çeşitli suçlardan 123 kişi ve 9 kaçak göçmen yakalandı. İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 16-22 Şubat tarihleri arasında yürütülen çalışmalarda 59,92 gram kannabinoid, 1,58 gram metamfetamin, 2,38 gram esrar, 1 adet uyuşturucu kullanma aparatı, 2 adet cam aparat ile uyuşturucu suçundan elde edilen 5 bin 685 lira ele geçirildi. Ekiplerin 7 ayrı adrese gerçekleştirdiği operasyonda yakalanan 10 şüpheliden 1’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kent genelinde kaçakçılığı önlemeye yönelik çalışmalarda da 6 bin adet elektronik sigara kiti ve 150 adet elektronik sigara ele geçirildi. Ekiplerin iki ayrı adrese gerçekleştirdiği operasyonda yakalanan 2 kişi hakkında işlem başlatıldı. Kent genelinde huzur ve güvenin sağlanmasına yönelik ekiplerce yürütülen çalışmalarda farklı suçlara ilişkin 224 asayiş olayına müdahale edildi. Bu olaylara karışan 79 şüpheli yakalandı. Ayrıca çeşitli suçlardan haklarında yakalama emri bulunan 32 şüpheli yakalanarak, 14’ü tutuklandı. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçlarının önlenmesine yönelik düzenlenen operasyonda ise yurda kaçak yollarla girdiği belirlenen 9 şahıs yakalandı. Kaçak göçmenler hakkında işlem başlatıldı.
Bolu’da önce engellilerin güvenini kazandılar, sonra dolandırdılar
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:51 Bolu’da önce engellilerin güvenini kazandılar, sonra dolandırdılar Bolu’da engelli bireylere yardım etme vaadiyle girdiği derneğin başkanını ve bir dernek üyesini dolandırdığı iddia edilen emlakçı kadın ve eski eşi hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Dernek Başkanı Rıdvan Dinçer, güvenini kazanan şahıslara toplamda 65 bin lira kaptırdığını belirtti. Olay, geçtiğimiz Kasım ayında Bolu’da meydana geldi. İddiaya göre, kentte emlak ofisi işleten H. U., Bolu Fiziksel Engelliler ve Gönüllüler Derneği’ne (BOFED) giderek engelli bireylere gönüllü olarak yardım etmek istediğini belirtti. Dernekte geçirdiği süre boyunca sergilediği tavırlarla üyelerin ve yönetimin güvenini kazanan H.U., bir süre sonra derneğe üye olmak istediğini iletti. Bu talebi olumlu karşılayan Dernek Başkanı Rıdvan Dinçer, H.U.’nun kaydını yaptı. 65 bin lira kaptırdı, geri alamadı Üyelik işleminin ardından bir süre sonra borçları olduğunu öne süren H. U., Başkan Dinçer’den 30 bin lira borç istedi. Dinçer, H.U’ya 15 bin lira verdi. Bu olaydan 3 gün sonra ise H. U.’nun boşandığı ancak ticari ortaklığını sürdürdüğü eski eşi U. F. devreye girdi. Dinçer’in yanına gelen U.F., banka kartlarının bloke olduğunu ve maddi sıkıntı yaşadığını belirterek, parayı kısa sürede geri ödeyeceği vaadinde bulundu. Bunun üzerine bankadan 50 bin lira çeken Dinçer, parayı U.F.’ye teslim etti. Engelli annesini de dolandırmaya çalıştılar Şüphelilerin aynı dönemde, kızı yüzde 70 zihinsel engelli olan dernek üyesi Hacer Özay’ı da hedef aldı. H.U.’nun, Özay’dan da paraya sıkışık oldukları gerekçesiyle para aldığı, ancak Özay’ın verdiği parayı bir süre sonra güçlükle geri alabildiği öğrenildi. Şahıslara verdiği toplam 65 bin lirayı geri alamayan ve telefon aramalarına yanıt bulamayan Dernek Başkanı Rıdvan Dinçer, dolandırıldığını anlayınca soluğu adliyede aldı. Dinçer, H. U. ve U. F. hakkında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına giderek suç duyurusunda bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. "Paramız hala gelmedi" Dolandırıcılık olayını anlatan görme engelli Dernek Başkanı Rıdvan Dinçer, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı; "H.U. isimli kişi derneğimize yardımcı olmak için geldi. Bir müddet yanımızda durdu, engellilere yardımcı oldu ve güvenimizi kazandı. Daha sonra derneğe kaydını yaptım. Ardından benden para ihtiyacı olduğunu söyleyerek borç istedi. 30 bin lira istedi, 15 bin lira verdim. Paramız hala gelmedi. Savcılığa şikayette bulundum." "Bankadan çekerek toplamda 50 bin lira daha verdim" Parayı bankadan çekerek verdiğini ifade eden Dinçer, "Cuma günü H. U.’ya para verdim. Pazartesi günü de eski eşi geldi. Kartlarının bloke olduğunu, çok zor durumda olduğunu söyleyerek parayı çarşamba günü geri vereceğini söyledi. Bankadan çekerek toplamda 50 bin lira daha verdim. Aradan 50 gün geçmesine rağmen paralar hala ödenmedi" dedi. "Bana geldiler, ağladılar" Dolandırıcılık iddiasına ilişkin konuşan dernek üyesi Hacer Özay ise dolandırıcılardan, kendisinden alınan parayı bir süre sonra zorla temin ettiğini belirterek, "Bunlar oturduğum binanın iki numaralı dairesinde iş yapıyorlar. Bana geldiler, ağladılar. ‘Paraya ihtiyacımız var abla, bu ay kirayı verme, bana ver, borcumu kapatayım’ dediler. ‘Ayın otuzunda parayı vereceğim’ dedi. Ben de ev sahibine gidip, ayın biriyle beşi arasında vereceğimi söyledim. Ayın otuzunda H.U., U.F. ile geldi, evimde yemek yediler ama parayı vermeden gittiler. Ayın birinde aradım, ‘parayı verecek misiniz?’ dedim. ‘Niye acele ediyorsun?’ dedi. Ayın dördü oldu, beşi oldu parayı vermediler. Ben paramı zorla aldım, ayın 17’sinde yatırdılar" ifadelerine yer verdi.
Bolu’da 78 canın anısına sessiz yürüyüş: "Cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim"
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:14 Bolu’da 78 canın anısına sessiz yürüyüş: "Cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim" Bolu’da Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de geçtiğimiz yıl meydana gelen ve 34’ü çocuk olmak üzere 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasının birinci yıl dönümünde, acılı aileler sessiz yürüyüş düzenledi. Grand Kartal Otel’de çıkan yangında, 34’ü çocuk olmak üzere 78 kişi yaşamını yitirmişti. Ülkeyi yasa boğan yangın faciasının üzerinden tam 1 yıl geçti. Acılı aileler facianın yıl dönümünde hayatını kaybeden yakınlarını anmak için Bolu’da çeşitli etkinlikler düzenledi. Gece saat 03.17’de başlayan etkinlikler şehir merkezinde devam etti. Faciada yaşamını yitirenlerin yakınları, anma programı çerçevesinde İzzet Baysal Caddesi’nde bir araya geldi. Ellerinde karanfiller taşıyan aileler, herhangi bir slogan atmadan sessiz şekilde yürüyüş gerçekleştirdi. Duygu dolu anların yaşandığı yürüyüşe, çevredeki vatandaşlar da aileleri teselli edip, sarılarak katıldı. İzzet Baysal Anıtı önünden başlayan sessiz yürüyüş, Anıt Park’ta bulunan Atatürk Anıtı önünde sona erdi. Atatürk Anıtı önüne karanfiller bırakılırken, hayatını kaybedenlerin aileleri gözyaşlarını tutamadı. "Bizim cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim" Yangında 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, yangın faciasını cinayet olarak nitelendirerek, "Ben avukat Yüksel Gültekin. 21 Ocak 2025 tarihinde Kartalkaya’da, bizim cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim. İnşallah Rabbim onları şehit olarak kabul etmiştir. Yetmiş sekiz tane canın, sekizini toprağa veren bir babayım. Bugün 21 Ocak 2026. Dün evlatlarımız, 78 tane canımız yaşıyordu. Aradan, yani dün bu sıralar bir yıl önce, bu bir yıl içerisinde bugün Hakk’ın rahmetine kavuşalı bir yıl oldu. Ateş düştüğü yeri yakar. Bu 78 tane canın ailesinin, bu bir yıl içerisinde ne çektiklerini biz aileler ancak tam olarak idrak edebiliriz. Ama bu idrak ta, bugün eksi on derecede bizimle birlikte olan bu güzel insanların hepsine yürekten, kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Siz değerli basın mensuplarına da çok teşekkür ediyorum. Bir yıl boyunca bu olayın kamuoyu gündeminde kalmasını sağladığınız için teşekkür ediyorum" dedi. "DNA testiyle benim evladımı tespit etmişlerdi" Otel yangınında oğlu Yiğit Gençbay’ı kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, "Yüksel abinin kaldığı yerden devam etmek istiyorum. Yüksel abi, 78 canın aileleri adına söylenmesi gerekeni fazlasıyla, yeterince ve etkili bir şekilde söylediğine inanıyorum. Ve biz aileler olarak Yüksel abinin söylediği her sözün, her cümlenin, her kelimenin altına imzamızı atıyoruz. Sizler, yine bir yıl boyunca bu organize kötülük dediğimiz bu kötülükten hesap sorma mücadelemizde bizi yalnız bırakmadınız. Soğukta, sıcakta, karda, tipide hep yanımızda oldunuz. Bugün de buradasınız. Sizlere de çok teşekkür ediyorum. Gece üçte başlayan anma etkinliklerimiz, Kartalkaya’daki otelin önünde o yetmiş sekiz canımız için planladığımız, tertiplediğimiz ve gerçekleştirdiğimiz anma etkinliklerimiz; bugün burada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önünde, Cumhuriyet Meydanı’nda devam ediyor zannedersem. Bu süreç aslında iyilerle kötülerin mücadelesiydi. Bu süreç zalimlerle mazlumların mücadelesiydi. Bu süreç, bu topluma, bu mazlum millete tepeden bakanlarla bu mazlum milletin mücadelesiydi. O nedenle bu mazlum millet, 86 milyon, televizyonlarının başında ve buraya kadar gelebilen herkesle birlikte; duruşma esnasında hepimizle beraber bizim yanımızda oldular. Ta ilk günden itibaren ben evladımı öpüp koklayarak toprağa veremedim. Yüzünü açıp bakamadım. Çünkü DNA testiyle benim evladımı tespit etmişlerdi. Ve benim evladım çıkmış olmasına rağmen, arkadaşı Alp’le beraber, o canların, o içeride kalan canların yardım çığlıklarına duyarsız kalmayarak içeri tekrar girdi ve orada şehadete erdiler" diye konuştu. "Adeta bir paçavra gibi, hiç kimseye haber vermeden o otelden kaçtılar" Otel sahiplerinin misafirlere hiç haber vermeden kaçıp gittiğini ifade eden Gençbay, "Ama bunu yapması gereken o işletme sahipleri ise adeta bir paçavra gibi, hiç kimseye haber vermeden o otelden kaçtılar. Kaçarken de bu mahkeme kararıyla da teyit altına alındı. Birbirleriyle iletişime geçerek ‘hiçbir misafire haber vermeyin, kendiniz halletmeye çalışın’ düsturuyla hareket ettiler. Ve kaybettiğimiz bütün canlar, orada kalan misafirlerdi. Yaralılarımızın tamamı da orada kalan misafirlerdi. Bir tane işletme sahibinin yakınına, işletmecisine, işletme sahibine ya da oradaki personelden hiçbir kimsenin ne canına ne de hayatına hiçbir zarar gelmedi. Bu tesadüf olamazdı. Yargılama bu ortamda daha başlamadan bizi endişeye sevk eden de buydu. Bu olayda, Yüksel abinin de belirttiği gibi, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görevlendirdiği bilirkişi raporu ki bana göre, bugüne kadar bunu bir hukukçu olarak söylüyorum, o gözle okudum. Bugüne kadar yayımlanmış ve yazılmış bilirkişi raporlarının en donanımlısıydı. 179 sayfa ve akademik bir dille, üniversitelerde okutulabilecek yeterlilikte bir rapordu" şeklinde konuştu.
Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü facianın üzerinden bir yıl geçti
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:03 Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü facianın üzerinden bir yıl geçti Bolu’da geçtiğimiz yıl Grand Kartal Otel’de çıkan 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının birinci yıl dönümünde sivil toplum kuruluşları ortak basın açıklaması yaptı. Bolu Baro Başkanı Sinan Barut, "Bu felaket sıradan bir kaza olarak nitelendirilemez, ihmalin, eksikliğin ve denetimsizliğin sonucudur" dedi. Bolu’da kayak merkezi Kartalkaya’da 21 Ocak gecesi Grand Kartal Otel’de çıkan yangın faciasının üzerinden bir yıl geçti. 78 kişinin hayatını kaybettiği facianın yıl dönümünde Bolu-Düzce Tabip Odası, Bolu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Bolu İl Koordinasyon Kurulu ve Bolu Barosu üyeleri bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması düzenledi. Grup adına açıklamayı Bolu Baro Başkanı Sinan Barut okudu. "Acımız dinmemiş, öfkemiz azalmamıştır" Acıların dinmediğini ifade eden Baro Başkanı Sinan Barut, "Unutmadık. Bugün burada 21 Ocak 2025 tarihinde Kartalkaya’da bulunan Grand Otel’de meydana gelen ve çoğu çocuk 78 yurttaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan felaketin 1. yıl dönümünde bir araya gelmiş bulunuyoruz. Aradan geçen bir yıla rağmen acımız dinmemiş, öfkemiz azalmamıştır" dedi. "İhmalin, eksikliğin, denetimsizliğin sonucu olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz" Yangının eksiklik, ihmal ve denetimsizlik sonucu meydana geldiğinin altını çizen Başkan Barut, "Bizler, hukukun üstünlüğünü savunan, yaşam hakkını temel alan, bilimin ve tekniğin rehberliğini esas kabul eden ve kamu yararını her türlü ekonomik ve idari çıkar üzerinde gören meslek örgütleri olarak bu felaketin sıradan bir kaza olarak nitelendirilmeyeceğini, ihmalin, eksikliğin, denetimsizliğin sonucu olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Yaşam hakkı anayasa ile güvence altına alınmış en temel insan hakkıdır. Devletin kamu gücünü kullanan tüm idari yapıların birincil görevi bu hakkı korumak ve ihlal edilmesini önlemektir. Bu sorumluluk yalnızca olay sonrasında yürütülen soruşturma ve yargılamalarla değil, olay gerçekleşmeden önce alınması gereken önleyici tedbirlerle anlam kazanacaktır" ifadelerini kullandı. "Tüm kamuoyunun bildiği üzere felakete dönüşmeden önlenebilir bir olaydır" Yangının çıkmadan önce önlenebileceğine dikkati çeken Başkan Barut, "Grand Kartal Otel yangını tüm kamuoyunun bildiği üzere felakete dönüşmeden önlenebilir bir olaydır. Bu yönüyle hukuki sorumluluk yalnızca yangına çıktığı ana değil. Yapı ruhsatı, kullanım izinleri, periyodik denetimler, yangın güvenliği raporları, acil durum planları ve bunların uygulanıp uygulanmadığına uzanan geniş bir süreci kapsamaktadır" diye konuştu.
Kartalkaya yangın faciasının birinci yıldönümünde acılı aileler otel önünde bir araya geldi
21 Ocak 2026 Çarşamba - 05:18 Kartalkaya yangın faciasının birinci yıldönümünde acılı aileler otel önünde bir araya geldi Bolu’da Grand Kartal Otel’de geçen yıl çıkan ve 34’ü çocuk 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangın faciasının birinci yıldönümünde, acılı aileler otel önünde bir araya geldi. Facianın yaşandığı saat 03.17’de gökyüzüne dilek fenerleri bırakan aileler, kaybettikleri yakınlarını gözyaşlarıyla andı. Türkiye’yi yasa boğan yangın faciasının üzerinden tam 1 yıl geçti. Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de meydana gelen yangında 34’ü çocuk toplam 78 kişi hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan yargı sürecinde, aralarında otel sahipleri ve yöneticilerin de bulunduğu sanıklar hakkında "olası kast" ve "bilinçli taksir" suçlarından rekor hapis cezaları verilmişti. Ancak acıların dinmediği facianın yıldönümünde, geride kalanlar bir kez daha olay yerindeydi. Yanan otele ‘Melek’ sembolleri yansıtıldı Gece yarısı hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü Kartalkaya’da, aileler saatler 03.17’yi gösterdiğinde otel binasının önünde toplandı. Duygusal anların yaşandığı anmada, hayatını kaybedenlerin isimleri ve onları temsilen ‘Melek’ sembolleri projeksiyonla otelin duvarına yansıtıldı. Aileler, kaybettikleri çocukları, eşleri ve kardeşleri için gökyüzüne dilek fenerleri bıraktı. "Maalesef ki kocam o cehennemi yaşadı" Yangın faciasında manevi kızı Mina, eşi Şenol Akişli’yi kaybeden Menşure Akişli, "Çok acı bir gece. Buraya ayaklarım geri gide gide geldim. Ama hiçbir çaresizlik kocamın yaşadığı çaresizlikten daha büyük olamaz. Çünkü benim kocam uyandı ve defalarca itfaiyeyi aramış. Hiç uyanmadığını düşünerek bir nebze olsun kendimi avuttum. ‘Acı çekmedi, annesini, oğlunu, kızını,karısını düşünmedi’ diye düşündüm. Maalesef ki kocam o cehennemi yaşadı" ifadelerine yer verdi. "Yani her şeyini kaybetmiş bir insan var burada" Yangın faciasında abisi Şenol Akişli, yeğeni Mina Akişli ve annesi Gülçin Akişli’yi kaybeden Oktay Akişli, "Annemi, abimi ve yeğenimi kaybettim bu yangında. Olaydan 78 gün sonra da babamı kaybettim. Yani her şeyini kaybetmiş bir insan var burada. Onlarca ailenin ocağı söndü. Onlarca insanın hayallerini umutlarını ellerinden aldılar" dedi.
Abant Gölü Milli Parkı’nın yamaçları kayak merkezi oldu
20 Ocak 2026 Salı - 09:44 Abant Gölü Milli Parkı’nın yamaçları kayak merkezi oldu Bolu’nun doğa harikası Abant Gölü Milli Parkı’nda sömestr hareketliliği yaşanırken, Örencik köyü sakinleri yamaçları adeta kayak merkezine çevirdi. Şambrellerle kayarak karın tadını çıkaran tatilciler renkli görüntüler oluştururken, köy sakinleri "Uludağ’da bu kadar kar yoktur" dedi. Türkiye’nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Abant Gölü Milli Parkı, yarıyıl tatilinde ziyaretçi akınına uğradı. Bölgede etkili olan kar yağışını fırsata çeviren Örencik köyü vatandaşları, milli parkın girişindeki dik yamaçlarda kendi imkanlarıyla doğal bir kayak pisti oluşturdu. Şambrellerle kar keyfi Abant Gölü Milli Parkı’nda köylüler şambrellerle tatilcilere hizmet vermeye başladı. Abant’a gelen vatandaşlar, köylülerin hazırladığı rampa noktalardan kayarak doyasıya eğlendi. 7’den 70’e herkesin yoğun ilgi gösterdiği alanda, tatilcilerin şambrellerle yaşadığı keyifli anlar kameralara yansıdı. "30 kişiyle hizmet veriyoruz" Sömestr tatiliyle birlikte yoğunluğun arttığını belirten Örencik köyü sakinlerinden Tayfun Türe, oluşturdukları alanın profesyonel merkezleri aratmadığını söyledi. Köy halkı olarak organize olduklarını belirten Türe, "Abant’ta bir sömestr tatilimiz daha başladı. Gelen misafirlerimize hizmet vermeye devam ediyoruz. Burada şu an 30 kişiyle çalışıyoruz. Kar kalitesi ve ortam çok güzel. İddia ediyorum; Uludağ’da bu kadar kar yoktur" ifadelerini kullandı.