Yerel Haberler
Bolu
Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı 07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:57:27 Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:43 Bolu’da Trafik Haftası çeşitli etkinliklerle kutlandı BOLU (İHA) – Bolu’da Karayolu Trafik Güvenliği ve Trafik Haftası dolayısıyla Kardelen Meydanı’nda etkinlik düzenlendi. Bolu’da Karayolu Trafik Güvenliği Haftası ve Trafik Haftası kapsamında öğrencilerin katılımıyla etkinlik düzenlendi. Etkinlikte ilkokul ve ortaokul öğrencileri halk oyunları ve gösteriler yaptı. Meydanda kurulan stantlarda; İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı trafik ekiplerinin yanı sıra Karayolları, Sağlık, UMKE ve İtfaiye ekipleri yer aldı. Görevli personeller hem öğrencilere hem de vatandaşlara trafik güvenliği ve acil müdahale konularında uygulamalı bilgiler aktararak broşür dağıttı. Programa, Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, Bolu Belediye Başkan Vekili Mehmet Tuna Özcan, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever, Bolu İl Emniyet Müdürü Yılmaz İpar, Bolu İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Rıfkı Kulaksız, Bolu İl Milli Eğitim Müdürü Cemal Turan, siyasi parti temsilcileri, oda başkanları ile veliler katıldı. Programda, "Yılın Trafik Polisi" ve "Yılın Trafik Jandarması" seçilen personellere Bolu Valisi Abdulaziz Aydın tarafından plaket takdim etti. Programın sonunda, trafik bilincini teşvik etmek amacıyla Bolu İl Emniyet Müdürü Yılmaz İpar tarafından, başarılı ortaokul öğrencilerine bisiklet hediye edildi. Tören, protokol üyelerinin stantları ziyareti ile sona erdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:04 Bolu’da özel öğrenciler atık yağlardan sabun yapmayı öğrendi Bolu’da atık yağları geri dönüştürerek doğal sabun üreten meslek lisesi öğrencileri, özel eğitim gören öğrencilerle atölye çalışmasında bir araya geldi. Kalıplara birlikte sabun döken öğrenciler, hem sıfır atık bilinci kazandı hem de üretmenin mutluluğunu paylaştı. Bolu İzzet Baysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" teması doğrultusunda örnek bir projeye imza attı. "Atık Yağlar Geleceğe Değer Katıyor" projesi kapsamında il genelindeki kurumlardan toplanan atık yağlar, okulun kimya laboratuvarında işlenerek zeytinyağlı, bıttım, pirinçli, tarçınlı, portakallı, zerdeçallı ve güllü gibi tamamen doğal sabunlara dönüştürülüyor. Üretimde kullanılan ahşap kalıplar ise yine okulun mobilya atölyesindeki öğrenciler tarafından özenle hazırlanıyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen proje kapsamında meslek liseli gençler, Emine Mehmet Baysal Özel Eğitim Uygulama Okulu’nu ziyaret etti. Kimya Öğretmeni Sibel Çobanoğlu öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, özel öğrenciler hazırlanan doğal sabun karışımlarını ağabeyleri ve ablalarıyla birlikte kalıplara döktü. Renkli anlara sahne olan etkinlikte özel öğrencilerin mutluluğu yüzlerinden okunurken, Bolu İl Milli Eğitim Müdürü Cemal Turan da atölye çalışmalarını yerinde inceleyerek, öğrencilerle yakından ilgilendi. "İl genelindeki tüm kurumlardan atık yağları topladık" Projenin eğitim ve farkındalık boyutuna dikkat çeken Kimya Öğretmeni Sibel Çobanoğlu, il genelindeki atık yağları topladıklarını vurgulayarak, "Milli Eğitim Bakanlığımızın ’Maarifin Kalbinde Marifetli Gençler’ temasıyla çıktığımız bu yolda bugün olduğu gibi özel eğitim okuluna geldik. Bunun dışında anaokulu, ilkokul ve ortaokullarda da çalışmalar yaptık ve yaklaşık 350 öğrenciye dokunabildik. Bunu yaparken okulumuzda iki yıldır yürüttüğümüz ‘Atık Yağlar Geleceğe Değer Katıyor’ adlı kampanyamız vardı. Bu doğrultuda yaklaşık 350 öğrenciye ulaştık. Okullarına gittik, özel eğitim kurumlarını bugün olduğu gibi okulumuza davet ettik ve atölye çalışmaları yaptık. Ayrıca il genelindeki tüm kurumlardan atık yağları topladık ve bunları değerlendiriyoruz. Amacımız, sıfır atık kapsamında gelecek nesillere gençlerimizin neler bırakabileceğini göstermek" dedi. "Doğal ve kaliteli sabunlar elde ediyoruz" Üretim aşamasında "soğuk proses" yöntemini kullandıklarını ifade eden Çobanoğlu, piyasadaki ürünlerin aksine doğal ve kaliteli sabunlar elde ettiklerini belirterek, "Atık yağları topladıktan sonra önce süzüyoruz. Daha sonra sabun yapımında kullanılan kostik maddesiyle belirli bir formülasyon oluşturarak içine esans, parfüm ve değerli yağlar ekleyip sabun üretiyoruz. Bu sabunlar soğuk proses yöntemiyle yapılıyor. Yani piyasadaki ürünler gibi değil, gliserini içinde kalan, doğal ve kaliteli sabunlar elde ediyoruz. Karışımı kalıba döktükten sonra çırpma ve sabunlaşma işlemlerinin ardından yaklaşık üç haftalık bir bekleme süresi oluyor. Çünkü ilk aşamada pH değeri oldukça bazik oluyor ve cilde zarar verebiliyor. Üç hafta sonunda ise kullanıma hazır hale geliyor" diye konuştu. "Anneler evlerindeki atık yağlardan Arap sabunu da yapabilirler" Evdeki atık yağların değerlendirilmesi konusunda annelere de seslenen Çobanoğlu, "Annelerle de atölye çalışmaları yapılabilir. Ayrıca anneler, gerekli önlemleri alarak evlerindeki atık yağlardan Arap sabunu da yapabilirler. Sabun üretilebilir ancak burada belirli bir formülasyon ve iş güvenliği kuralları var. Bu süreç yemek pişirmek gibi değil, belirli oranlar ve kimyasal hesaplamalar gerektiriyor. Kurallara uyulduğu takdirde güvenli şekilde yapılabilir" ifadelerini kullandı. "Amacımız, bu çalışmaları daha geniş kitlelere yayabilmek" Pandemi döneminde bir kimya mühendisinden esinlenerek başladığı bu yolculukta hedeflerinin daha geniş kitlelere yayılmak olduğunu ifade eden Çobanoğlu, "Pandemi sırasında bir kimya mühendisinin atık yağlardan Arap sabunu yaptığını görmüştüm. Açıkçası oradan esinlendim. Ayrıca çocuklara uygulamalı olarak neler yaptırabileceğimi düşündüm ve bu yola çıktık. Şu ana kadar 350’den fazla kişiye ulaştık. Amacımız, bu çalışmaları daha geniş kitlelere yayabilmek" dedi.
Sezonu bitmek üzere olan hamsi 150 liradan satışta
03 Mart 2025 Pazartesi - 12:43 Sezonu bitmek üzere olan hamsi 150 liradan satışta Bolu’da sezonu bitmek üzere olan hamsi kilogramı 150 liradan satışa sunulurken, Ramazan ayı dolayısıyla vatandaşların balığa olan ilgisi de azaldı. İhsaniye Mahallesi’nde her pazartesi kurulan pazarda, balık sezonunun son günleri yaşanıyor. Geçtiğimiz hafta tezgahlarda 200 liradan satışa sunulan hamsi, bu hafta 150 liraya düştü. Ramazan ayı dolayısıyla vatandaşların balığa olan talebi de azaldı. "Bayramdan sonra da çok rağbet olacağını düşünmüyorum" Balık sezonunun bitmesine az kaldığını belirten Emre Yıldız, "Sezonun bitmesine 40 gün kaldı, 30 gün sonra da bayram giriyor. Bayramdan sonra da çok rağbet olacağını düşünmüyorum. Şu an Bolu halkının yarısı balık tercih ediyor, yarısı ise etmiyor. Yani sofraların yarısında var, yarısında yok diyebiliriz. İşlerimiz de buna bağlı olarak yarı yarıya düştü ama yine de gelen, balık alan vatandaşlarımız var" dedi. "İftarda balık yenebilir" İftar sofralarında hamsinin yenilebileceğini söyleyen Yıldız, "Geçen hafta hamsi 200 liraydı çünkü çok az gelmişti. Bu hafta ise 150 liraya düştü, şu sıralar bir bolluk var. Üstelik çok da güzel Karadeniz hamsisi geliyor Ereğli’den. Halkımız tercih edebilir, sofralarda mutlaka yer alması gereken bir balık. İftarda da ağır olmaz, balık vücuda yük yapmaz. Küçük balıklar da tercih edilebilir, örneğin istavrit ve hamsi. Büyük balık yemek isteyenler için de seçenekler mevcut. Ben dün akşam yedim, gerçekten çok güzeldi" diye konuştu. "Tezgahtan hamsi hiç eksik olmadı" Tezgahlardan sezon boyunca hamsinin eksik olmadığını dile getiren Emre Yıldız, "Sezona palamutla başladık. Sonrasında bir vardı, bir yoktu ama hamsi de sattık, güzel bir sezon geçirdik. Seneye inşallah yine böyle olur. Ancak palamutçuluk her sene olan bir şey değil, 3-4 senede bir yaşanıyor. Önümüzdeki sezon büyük ihtimalle yine hamsi satarız. Bu seneyi kapatıyoruz, bir ay içinde tezgahtan hamsi hiç eksik olmadı diyebiliriz. Zaman zaman 200-250 liraya, hatta 300 liraya kadar çıktı ama şu an 150 lira. Halkımız tercih etmeli çünkü fiyat olarak da uygun. Şu an bir kilo hamsi aldığınızda, bir kilo et almış gibi oluyorsunuz. İftarlarda da rahatlıkla tüketilebilir. İstavrit, uskumru ve mezgit ise 150 liradan satılıyor, balık fiyatları düştü" şeklinde konuştu.
Uzmanından Ramazan’da ağız ve diş bakımı uyarısı
03 Mart 2025 Pazartesi - 10:19 Uzmanından Ramazan’da ağız ve diş bakımı uyarısı Dr. Öğr. Üyesi Esra Ateş Yıldırım, Ramazan ayında uzun süreli açlık nedeniyle ağız ve diş sağlığının korunmasına ekstra özen gösterilmesi gerektiğini belirterek, iftar ve sahur sonrası düzenli ağız temizliği ile doğru beslenmenin önemine dikkat çekti. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Bölümü’nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Esra Ateş Yıldırım, Ramazan ayında ağız ve diş sağlığının korunması için önemli uyarılarda bulundu. Ramazan ayında uzun saatler oruç tutulması nedeniyle ağız, diş ve dil temizliğinin daha da önemli hale geldiğini belirten Yıldırım, iftar ve sahurdan sonra dişlerin mutlaka fırçalanması gerektiğini söyledi. Ağız kokusunu önlemek için soğan ve sarımsak gibi yoğun koku bırakan gıdalardan uzak durulmasını da önerdi. "Ağız bakımı için bol su tüketmeleri önemlidir" Ramazan ayında içilen su miktarının artırılması gerektiğini söyleyen Esra Ateş Yıldırım, "Ramazan ayıyla birlikte beslenme ve su tüketim alışkanlıklarımız değişecektir. Bu dönemde hastalarımızın içtikleri su miktarını artırmalarını tavsiye ediyoruz. Ağız bakımı için bol su tüketmeleri önemlidir. Bunun dışında, sahur ve iftar sonrasında dişlerini düzenli bir şekilde fırçalamalarını istiyoruz. Ancak diş fırçalamak tek başına yeterli değildir, özellikle ağız kokusuna neden olan gıdalardan da uzak durmaları gerekmektedir. Dil temizliği de ağız sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Çünkü ağız kokusuna neden olan bakteriler genellikle dile yerleşir. Bu nedenle, dilin de düzenli olarak fırçalanmasını öneriyoruz" dedi. "Macunsuz bir şekilde dişlerin fırçalanmasını tavsiye ediyoruz" Hastalara diş fırçalama konusunda önemli bilgiler veren Yıldırım, "Sahur ve iftar bizim için en önemli zaman dilimleridir ancak gün içinde de macunsuz bir şekilde dişlerin fırçalanmasını tavsiye ediyoruz. Hastalarımıza diş fırçası seçerken orta sertlikte ve ince kıllı bir fırçanın yeterli olacağını belirtiyoruz. Diş macunu konusunda özel bir önerimiz bulunmamakla birlikte, Ramazan ayı boyunca daha az koku giderici ve daha fazla ferahlık sağlayan naneli veya mentollü diş macunları tercih edilebilir" diye konuştu. "Yoğun koku bırakan gıdalardan uzak durulmalı" Dr. Öğr. Üyesi Esra Ateş Yıldırım, iftar ve sahurda yoğun koku bırakan yemeklerden uzak durulması gerektiğini de ifade ederek, "Hastalarımızın sahurda daha lifli ve su oranı yüksek gıdalar tüketmeleri gerekmektedir. Meyve ve sebze tüketimine özen göstermeleri önemlidir. Ayrıca, soğan ve sarımsak gibi yoğun koku bırakan gıdalardan uzak durmaları gerekmektedir. Çünkü bu gıdaların etkisi sahur sonrasında da devam edebilir" şeklinde konuştu. "Ramazan ayında hastalarımız diş tedavilerini yaptırabilirler" Ramazan ayında oruç tutan vatandaşların anestezi tedavisi dışında diş tedavilerinin yaptırmalarında sorun olmayacağını dile getiren Yıldırım, "Ramazan ayında hastalarımız diş tedavilerini yaptırabilirler. Ancak diş çekimi gibi anestezi gerektiren işlemler veya dolgu ve kanal tedavisi gibi müdahalelerde bazı sorunlar yaşanabilir. Fakat dolgu ve kanal tedavisinde anestezi uygulanmadığı durumlarda, hastalar güvenle işlemlerini yaptırabilirler" ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özel: "Trump’a ’One minute’ diyeceksin"
02 Mart 2025 Pazar - 22:04 CHP Genel Başkanı Özel: "Trump’a ’One minute’ diyeceksin" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Hani ’One minute’? Kapalı salonda otururken yanındaki devlet başkanına ’One minute’ deyip, onu 10 sene burada söylemek kolay. Şimdi ’One minute’ diyeceksen ’Filistinlileri oradan süreceğim. Oraya otel yapacağım. İsrail ile birlikte orayı dünya turizmine açacağım’ diyen Trump’a ’One minute’ diyeceksin" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bolu’ya geldi. İlk olarak Kartalkaya’da çıkan yangında 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Oteli’ni ziyaret eden Özel, ardından yangında hayatını kaybeden Gültekin, Güner ve Doğan ailelerinin mezarlarını ziyaret ederek, karanfil bıraktı ve dua etti. Programlarını tamamladıktan sonra Bolu Belediyesi tarafından kent merkezinde kurulan iftar çadırına geçen Özel, vatandaşlarla bir araya geldi. "Kartalkaya faciasını gündemde tutmaya devam edeceğiz" İftar programında yaptığı konuşmada Kartlakaya’daki otel faciasını gündemde tutmaya devam edeceklerini belirten Özel, "Tam 40 gün önce büyük bir acıyla, büyük bir faciayla sarsıldık. Koştuk, Bolu’ya geldik. O günden bugüne üçüncü kez Bolu’da geçirdiğim gün. Dünyanın hiçbir yerinde kolay kolay olmayacak, gelişmiş ülkelerde artık olmayan işler Türkiye’de oluyor ve çok canımızı yakıyor. Bunların tekrar etmemesi için, yeni canların yanmaması için, bunları unutturmamak ve bunun üzerinde büyük bir kararlılıkla durmak gerekiyor. Ben Kartalkaya’da konunun hukuki boyutlarına, sorumlularına, sorumluluklarına dair, 40’ıncı güne dair birtakım açıklamalarda bulundum. Önümüzdeki salı günü de her salı olduğu gibi grup toplantımızda Bolu Kartalkaya faciasını yine gündemde tutmaya, sorumluların yargılanmasının, hesap vermelerinin ve en az bunun kadar önemli, bundan sonra bunun tekrar etmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasına emek vermeye, bu konuya dikkat çekmeye devam edeceğiz. Önemli olan bundan sonra benzer facialar yaşanmasın diye kurumların sorumluluklarının net şekilde tarif edildiği, özellikle bir otelin açılıp da ondan sonra yıllarca sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın denetim yetkisinin olduğu, o yetkiyi de kendilerinin sadece turizme yönelik alanlarda kullanıp, insan hayatını bu kadar etkileyen hususların maalesef arka planda kalmış olmasını artık hayatımızdan çıkarmamız gerekiyor. Aslında Türkiye’nin yapması gereken ölümlerin kolay olduğu bir ülke olmaktan çıkmak" dedi. "Hans’ın fıtratında olmayan şey Hasan’ın fıtratında olamaz" Soma faciasına da değinen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sayın Erdoğan, Soma faciasından sonra ’Bu mesleğin fıtratında ölüm var’ demişti. Ben o zaman da itiraz etmiştim, bu zamanda da itiraz ediyorum. Almanya’da çok uzun yıllardır maden kazalarında ölüm olmuyor. Kömür madenlerinde ölüm olmayalı 100 yılı aştı. İngiltere’de öyle, Fransa’da öyle. Hans’ın fıtratında olmayan şey Hasan’ın fıtratında olamaz. Eğer Alman, kendi vatandaşını, madencisini korumasını biliyorsa bunu biz de bileceğiz. Almanya’da böyle bir yangın olabilir ama bu kadar kayıp olmaz. Böyle bir yangının bu kadar denetimsiz, bu kadar hızlı ilerleyen, bu kadar hiç bu tarafları düşünülmemiş bir şekilde olması gelişmiş dünyada yok. Onun için üstümüze düşeni yapacağız. Milletvekilimiz, İl Başkanımız, Belediye Başkanımız, tüm kadrolarımız üzerlerine düşeni yapıyorlar, yapmaya da devam edecekler." "İftar çadırlarında gündelik siyaset yapmamaya gayret ediyorum" Özel, iftar çadırlarında gündelik siyaset yapmamaya gayret ettiğini belirterek, "Hatta böyle fırsatları Türkiye’de siyasetin çatışmalı dili, hakaretamiz, söylemler, kavgalar, vatandaşın hoşuna gitmeyen, ’Biz sizi bunun için mi seçtik’ dedirtecek yaklaşımlar ortadan kalksın diye ümit ediyorum. O yüzden bugün konuşmanın sonunda gündelik siyasete dair bir şey demeyeceğim ama hepimizin vicdanlarına dair bir şey söylemek istiyorum. O da şudur; burnumuzun dibinde Filistin var. Yaser Arafat ile Bülent Ecevit’in bundan 50 yıl önceki dostlukları, dayanışmaları, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Filistin davasına verdikleri destek, Türkiye’de sosyal demokratların da, Türk solunun da, Türkiye’deki sosyalistlerin de üzerinde hep birlikte mutabık oldukları konu Filistin davasına sahip çıkmaktır. Gerektiği zaman antiemperyalistlere karşı gerekli direnci gösteremezseniz hem bütün mazlum milletler, hem günün birinde siz de bu emperyalizmin hedefi haline gelirsiniz. Biz CHP olarak bundan 100 yıl, 105 yıl, 106 yıl önce de manda ve himayeyi reddediyorduk. Amerikan askerleri, işgal kuvvetleri, işgal İngiliz donanması bu ülkeye gelmesin diye can veriyorduk. Çanakkale Boğazı’ndan o donanma geçmesin diye dünyanın en büyük deniz ve kara savaşları yapıldı ve bu ülkenin insanları Conk Bayırı’nda kefensiz yatıyor. Sonra birileri izin verdi, o donanma geldi İstanbul’a demirledi. O günlerde o donanmaya kırmızı halı serenler, o donanmanın ’Osmanlı’nın misafiri’ olduğunu ifade edenler bir yana; o donanmanın arasından Kartal İstimbotu’nun ucunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk yanındaki yaverine diyordu ki ’Üzülme çocuk. Geldikleri gibi gidecekler.’ O emperyalistlere karşı korkmadan verilen mücadele ülkeyi önce kurtardı, sonra bir Cumhuriyet ve demokrasi kurdu" diye konuştu. "Trump’a ’One minute’ diyeceksin" CHP Lideri Özel, konuşmasına şöyle devam etti: "Bugün aynı emperyalistler, İsrail’de Gazze’ye zulmediyorlar. Suriye’nin Golan Tepeleri’ni işgal ettiler. Bir gözleri Şam’da. Bir taraftan da Trump çıkıyor ve diyor ki ’Gazze güzel yermiş. Burada turizm yaparız. Buraya villalar, oteller yapalım.’ Filistinliler ne olacak? ’Filistinlileri etraftaki Arap ülkelerine yerleştirelim’ diyor. Normal şartlarda böyle bir sözün Türkiye Cumhuriyeti hükümetinde oluşturacağı tek duygu infialdir, itirazdır. Ama günlerce buna susan iktidar, şimdi de çok mahcup, çok kısık sesle ’Aman Trump’ın gazabını üzerime çekmeyim. Gelecek seçimlerde nasıl Trump ve onu destekleyenler Almanya seçimlerine karıştılar, İngiltere seçimlerine karıştılar, Türkiye’de de bizden taraf olsunlar’ diye Filistin üzerindeki hesaplara bile gerçek bir tepkiyi verip had bildirme noktasında davranmıyorlar. Hani ’One minute’? Kapalı salonda otururken yanındaki devlet başkanına ’One minute’ deyip, onu 10 sene burada söylemek kolay. Şimdi ’One minute’ diyeceksen ’Filistinlileri oradan süreceğim. Oraya otel yapacağım. İsrail ile birlikte orayı dünya turizmine açacağım’ diyen Trump’a ’One minute’ diyeceksin." "Biz öyle yelkenleri indirenlerin partisi, yelkenleri indirenlerin ülkesi değiliz" Savaşların bitmesi gerektiğini belirten Özel, "İç siyasetle ilgili konular söz konusu olduğunda parlat ama esas Filistin’e sahip çıkmak gerektiğinde baktın Trump birazcık farklı, oraya buraya meydan okuyor, hemen bir anda yelkenleri indiriyorlar. Biz öyle yelkenleri indirenlerin partisi, yelkenleri indirenlerin ülkesi değiliz. Eğer öyle olsaydı bugün Kıbrıs, Yunan toprağıydı. Kıbrıs Barış Harekatı’nı rahmetli Bülent Ecevit’in başkanlığında, o dönem rahmetli Erbakan ile koalisyon hükümetinde Amerika’nın bütün tehditlerine, dünyanın bütün baskılarına ve ambargo tehditlerine karşı orada mezalim sürüyordu, gereğini yapmadılar. Bir baktı Kıbrıslı çocuklar, gökyüzünden Türk paraşütçüleri iniyor. ’Bizimkiler geliyor’ dediler. Biz barıştan yana bir partiyiz, biz savaşı istemeyiz, ’Yurtta barış, dünyada barış’ deriz ama birilerinin de meydanı boş bulup Filistin’i işgal etmesine karşı bu yumuşak tavır önce Filistin’i işgal ettirir, sonra Şam’ı işgal ettirir, ondan sonra Suriye’de İsrail ve Amerika’nın hakimiyeti sağlanır. Bir aralar ’İsrail’in bir sonraki hedefi Türkiye’ diyen Erdoğan’a soruyorum, o aralar ’Dediğini anlat’ dedik. Altı boş çıktı da esas sen böyle yaparsan, Filistin’e sahip çıkmayıp Trump’a verirsen, Golan Tepeleri’nin verilmesine susarsan, Şam’a İsrail’in 20 dakika mesafedeki tehdidini görmezsen gerçekten Türkiye’nin başını büyük belaya sokarsın. Akan kanın durmasını, barışın gelmesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Süreç CHP’nin adım adım iktidara gidiş sürecidir" Bolu Belediyesi’ndeki çalışmaları dolayısıyla Tanju Özcan’a, milletvekillerine ve İl Başkanlığı’na teşekkür eden Özel, "Bundan sonraki süreç CHP’nin adım adım iktidara gidiş sürecidir. Bolu’daki iktidarımızdan Bolulular memnun. Türkiye’deki iktidarımızdan da Türkiye memnun olacak" dedi.
CHP Genel Başkanı Özel: "Hesap sormayanlardan hesap sormak zorundayız"
02 Mart 2025 Pazar - 18:19 CHP Genel Başkanı Özel: "Hesap sormayanlardan hesap sormak zorundayız" Bolu Kartalkaya’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel’de incelemelerde bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Ateş düştüğü yeri yakıyor. Sistem kendini sorgulatmamak için çorap söküğü gibi iş en yukarılara gelmesin diye bu kadar bariz suçlu birini bile halen daha görevde tutabiliyorlar, hesap sormuyorlar" dedi. Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de 21 Ocak gecesi çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan 31 kişiden 22’si tutuklanmıştı. Faciadan sonra ikinci kez bölgeye gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise 78 kişiye mezar olan otelde incelemelerde bulundu. "İlk günde bu yaklaşıma çok sert tepki gösterdim" İçişleri Bakanı ve Kültür ve Turizm Bakanı hakkında konuşan Özel, "40 gün önce bir facia yaşadık ve 78 canımızı kaybettik. Olaydan sonra bölgeye geldim daha sonrasında da grup toplantılarında facianın sorumluluklarının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, sorumluların hesap vermesiyle ilgili verilmiş devlet sözünün takipçisi olmaya çalışıyoruz. Bölgede başka bir otelde İçişleri Bakanı, mülkiye müfettişlerinden oluşan çok güçlü ve hızlı bir kadronun olduğunu ve en geç 10 gün içinde tüm yönleriyle sorumluların ortaya çıkarılacağını ifade etmişti. Tabi o gün sorumlu konuşanlar İçişleri Bakanı için söylüyorum sonra bir daha bu konuda konuşmadılar. Bir de o gün sorumsuz konuşanlar vardı Kültür ve Turizm Bakanı, o gün hem basın önünde bir şeyler söylemişti hem de orada kendi sorumluluğunu yok göstermeye çalışıp, kendilerinin denetimsiz ve sorumluluk alanları dışında böyle yerlerde yaptıkları bir işi de suçsuz, günahsız insanların üzerine yüklemeye, onları hedef göstermeye çalışmışlardı. İlk günde bu yaklaşıma çok sert tepki gösterdim, sonrasında da süreci çok yakından takip ettik" dedi. "İçi acımayanlar memleketi bu hale getirdi" Bilirkişi raporuna değinen Özel, "Bu çağda her yerde yangın olur da hangisinde 78 kişi burada yanar. Madende 300 kişi ölür, 28 kişi ölür. Okula giden serviste çocuk unutulur ölür. Tuhaf ölümler ülkesi, elektrik tamiratına giden kişiler gölün ortasında donarak ölür mü? Ateş düştüğü yeri yakıyor. Sistem kendini sorgulatmamak için çorap söküğü gibi iş en yukarılara gelmesin diye bu kadar bariz suçlu birini bile halen daha görevde tutabiliyorlar, hesap sormuyorlar. Biz bugün buraya Ramazan’ın ikinci günü, facianın 40’ıncı gününde hem duamızı etmek, bir kez daha onların adalet talebini olayın olduğu yerden haykırmak üzere 40 gün sonra yine buradayız. Mezarlıkları ziyaret edeceğiz ardından iftar programımız var ona katılacağız. İçi acımayanlar memleketi bu hale getirdi. Bir daha bu memleketin evlatlarının yüreği yanmasın diye hesap sormayanlardan hesap sormak zorundayız" diye konuştu.