Yerel Haberler
Bolu
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:01 Bolu’da kalp krizine yenik düşen genç komutan memleketine uğurlandı Bolu’nun Mudurnu ilçesinde geçirdiği kalp krizi sonucu 27 yaşında hayatını kaybeden İlçe Jandarma Karakol Komutanı Üsteğmen Oğuzhan Varol için İl Jandarma Komutanlığı’nda uğurlama töreni düzenlendi. Genç komutanın naaşı, törenin ardından memleketi Konya’ya gönderildi. Bolu’nun Mudurnu ilçesinde karakol komutanı olarak görev yapan ve dün sabah saatlerinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden 27 yaşındaki Jandarma Üsteğmen Oğuzhan Varol için İl Jandarma Komutanlığı’nda resmi uğurlama töreni gerçekleştirildi. Mudurnu’da yaklaşık 3 yıldır görev yapan Konya doğumlu Jandarma Üsteğmen Oğuzhan Varol, dün sabah saatlerinde aniden rahatsızlanmıştı. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Varol, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetmişti. Memleketine törenle uğurlandı Genç yaşta vefatıyla jandarma teşkilatını ve sevenlerini yasa boğan Üsteğmen Oğuzhan Varol için bugün sabah saatlerinde Bolu İl Jandarma Komutanlığı’nda tören düzenlendi. Törende merhum üsteğmenin özgeçmişi okunarak dualar edildi. Silah arkadaşlarının omuzlarında taşınan Üsteğmen Varol’un cenazesi, düzenlenen törenin ardından defnedilmek üzere memleketi Konya’nın Beyşehir ilçesine dualarla uğurlandı.
Bakan Yılmaz Tunç: “Türkiye’de herkes düşüncesini özgürce ifade edebilir”
07 Haziran 2024 Cuma - 21:22 Bakan Yılmaz Tunç: “Türkiye’de herkes düşüncesini özgürce ifade edebilir” Bolu’da AK Parti İl Başkanlığı binasında açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Hala Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğüyle ilgili kısıtlama olduğunu söyleyenler var. Kesinlikle böyle bir durum söz konusu olamaz. Türkiye’de herkes düşüncesini özgürce ifade edebilir” dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bolu’da bir dizi ziyaretlerde bulundu. Bakan Tunç, AK Parti Bolu İl Başkanlığını ziyaret etti. Parti binasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Yılmaz Tunç, Türkiye’deki düşünce ve ifade özgürlüğüne dikkat çekti. Bakan Tunç, İsrail tarafından saldırıya uğrayan Filistin halkının yanında olmaya devam edeceklerini dile getirdi. “Türkiye’de herkes düşüncesini özgürce ifade edebilir” Türkiye’de herkesin özgürce düşüncesini ifade edebileceğini söyleyen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Bu ülkede bundan 20 yıl önce, bundan 15 yıl önce neler konuşulurdu? Kılık kıyafet, özgürlüğü kısıtlanmıştı bu ülkede. Yani kadınlar başı açık-başı kapalı diye ayrılırdı. Okullara kapalısın diye sokmazlardı. Mezuniyet törenlerinde yaka-paça dışarı atılırdı. Şimdi düşündüğümüz zaman ne kadar saçma şeylerle uğraştığımızı hep beraber görüyoruz. Artık o günler geride kaldı. Özgürlüklerin alanını genişlettik. Düşünce ve ifade özgürlüğünün alanını da genişlettik. Hala Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğüyle ilgili kısıtlama olduğunu söyleyenler var. Kesinlikle böyle bir durum söz konusu olamaz. Türkiye’de herkes düşüncesini özgürce ifade edebilir. Tabii düşünce ve ifade özgürlüğünün demokratik hukuk devletlerinde de bir sınırı vardır. O sınırda bir başkasının özgürlüğüdür, temel insan haklarına aykırı bir düşünceyi, bir şiddeti teşvik, terörü teşvik yönünde bir yazı yazarsanız, bir düşünce açıklarsanız bu, dünyanın her yerinde, demokratik hukuk devletlerinde buna müsamaha edilmez. O nedenle temel hak bu özgürlüklerin kanunlar anayasa ve hukuk çerçevesi içerisinde alabildiğini, genişlediği bir ortamı oluşturduk. Ülkemizin demokratik standartlarını yükseğe taşıdık” dedi. “Savcı soykırım suçu nedeniyle o suçu işleyen katiller hakkında bir dava açamadı” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politikada hakkaniyetli duruşuyla Türkiye’nin mazlumun yanında olmaya devam edeceğini dile getiren Bakan Yılmaz Tunç, “Dış politikadaki Sayın Cumhurbaşkanımızın hakkaniyetli tutumu, adaletli tutumu ve dirayetli tutumu nedeniyle hep mazlumun yanında olduk. Dünya beşten büyüktür demeye devam ediyoruz. Bugün Filistin’de, Gazze’de bir insanlık dramı yaşanıyor. Uluslararası kuruluşlar etkisiz 16 bin çocuk öldürüldü. 10 bine yakın kadın şehit edildi. 36 bin insan Filistinli sivil insanlar soykırıma uğradı ve hala soykırım devam ediyor. Ama o soykırımı durdurmakla görevli olan uluslararası mahkemeler ve uluslararası kuruluşlar maalesef işlemiyor. Bunu başından beri Sayın Cumhurbaşkanımız hep söylüyor. Birleşmiş Milletler kürsüsüne çıktığında dünya beşten büyüktür derken işte bunu kastediyor. Uluslararası sistemin bir revizyona tabi tutulması gerektiğini hep dile getiriyor. Uluslararası Adalet Divanı var, Birleşmiş Milletler’in yargı organı. Güney Afrika’nın girişimiyle bir dava başladı. Soykırımın önlenmesi sözleşmesinden kaynaklanan ve İsrail’in bu sözleşmeyi ihlal ettiği gerekçesiyle başlayan davaya biz de müdahil oluyoruz şimdi. O kararı aldık. Dışişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız birlikte ortak çalışıyoruz ve müdahil oluyoruz. Orada tedbir kararları verildi ama tedbir kararlarını uygulayacak. Dünyada güvenlik konseyinin uygulaması lazım bunu. Ama Güvenlik Konseyi’nde 5 üye, bir tanesi hayır dediği zaman karar geçersiz. Uluslararası ceza mahkemesi var soykırım yapan kişileri yargılamakla görevli. Suç duyurularında bulunduk. Türkiye’den bütün sivil toplum kuruluşları, barolarımız yüzlerce dilekçe gitti Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı’nın başlattığı bir soruşturma 7 Ekim’den önce de var. 7 Ekim’den sonra da var. Ama maalesef bir davaya dönüşemedi. Yani savcı soykırım suçu nedeniyle o suçu işleyen katiller hakkında bir dava açamadı. Yakalamaya yönelik, tutuklamaya yönelik yakalama kararı talep etti. Ama bu talep maalesef henüz karşılanmadı. Ve ‘niye talep ettin?’ diye Amerika Birleşik Devletleri şimdi uluslararası ceza mahkemesinin başsavcısını suçlamaya kalkışıyor. İşte böyle bir düzen adil olmayan bir dünya düzeni. Biz hep dünyada da hakkaniyeti adaleti savunmaya devam edeceğiz inşallah. Mazlumun hakkını savunmaya devam edeceğiz. O çocuk hakları diye bas bas bağıran, kadın hakları diye konuşan o uluslararası kuruluşların nasıl ikiyüzlü davrandığını işte şu İsrail’de çocuk katliamlarını görmezden geldikleri şu ortamda bütün dünya tarafından da görülmüş oldu” dedi.
Tepsi büyüklüğündeki içi kızıl mantar görenleri şaşırttı
06 Haziran 2024 Perşembe - 13:48 Tepsi büyüklüğündeki içi kızıl mantar görenleri şaşırttı Bolu’nun Köroğlu Dağları’nda mantar toplayan bir vatandaşın bulduğu tepsi büyüklüğündeki içi kızıl mantarı görenleri şaşırttı. Dün sıcak havadan bunalarak Köroğlu Ormanları’nda doğayla iç içe vakit geçirmek için Raif Aksoy ailesiyle birlikte yüksek rakımdaki ormanlara çıktı. Ormanda mantar toplamak için gezen Aksoy, bulduğu tepsi büyüklüğündeki içi kızıl mantarı karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Yavaş yavaş kurumaya başlayan tepsi büyüklüğündeki mantarı gören Aksoy, hemen yanında bulunan bıçak yardımıyla mantarı kesti. O anları sosyal medyada paylaşan Raif Aksoy, yüzlerce beğeni ve tepki aldı. Genellikle yeşil alanlarda kendiliğinden yetişen ve ilk defa bu kadar büyük içi kızıl mantarı gören vatandaşlar şaşırdı. İlk defa bu kadar büyüklükte mantar gördüğünü söyleyen Raif Aksoy, “Eğitim işiyle uğraşıyorum. Çevreci bir insan ve doğayı çok seven bir insanım. Mantar toplamayı seviyorum. Gezerken bakarken denk geldi. Yani ilk defa gördüm. Gerçekten o kadar büyüklükte belki ağırlık olarak bir rekoru vardır ama çap olarak büyüklük olarak bu şekilde ilk defa gördüm ben de şaşırdım. Çayır mantarı, köy mantarı ya da içi kızıl diyoruz. Dün içi kızıldı, ama şimdi kararmıştır bu. Çünkü dün yenilebilirdi, yenilebilir bir mantar. Ama bugün artık karardı. Kartalkaya taraflarında yüksekliği fazla olan, rakım fazla olan yerlerde denk geldik. Şaşırdık, ilk defa denk geldim. Normalde hani diğer kültür mantarı yani çayır mantarlarına denk geliyorduk ama bu kadar büyüğüne hiç denk gelmedik. Sosyal medyadan görenler, güzel şeyler söylediler. Hatta ‘yarısını ver yiyelim’ diyen oldu. Arkadaşlar çok şaşırdılar” dedi.