Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Bolu
Bolu’da kendini odaya kilitleyen şizofreni hastası kadını polis ikna etti: Tedaviyi kabul etti
26 Şubat 2026 Perşembe - 00:53:04
Bolu’da’da sinir krizi geçirip kendini odasına kilitleyen 25 yaşındaki şizofreni hastası kadın, polis ekiplerinin çabaları sonucu ikna edilerek hastanede tedavi olmayı kabul etti. Olay, Alpağutbey Mahallesi Seyrani Sokak üzerinde bulunan bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, bir süredir hastaneye yatırılarak tedavi görmeyi reddettiği öğrenilen şizofreni hastası 25 yaşındaki kadın, evinde sinir krizi geçirdi. Ailesinin sakinleştirme çabaları sonuç vermeyince, genç kadın kendisini odasına kilitledi. Durumdan endişelenen ailesinin ihbarı üzerine adrese polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Muhtemel bir kilit kırma işlemine karşı itfaiye ekipleri hazır bekletilirken, polis ekipleri kapı arkasından kadınla iletişim kurdu. İtfaiyenin müdahalesine gerek kalmadan, polis ekiplerinin uzun süren ikna çalışmaları sonuç verdi. Kapıyı açan genç kadın, sağlık ekiplerine teslim edilerek tedavi edilmek üzere hastaneye götürüldü.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 21:41
Oğlunun acısına yüreği dayanmadı: Mezar başında kalp krizi geçiren anne hayatını kaybetti
Bolu’da geçtiğimiz günlerde evinde cansız bedeni bulunan 16 yaşındaki çocuğun annesi, çocuğunun mezar ziyaretinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Bolu’da 14 Şubat’ta 16 yaşındaki Efe Kerem Konuk, evinde ölü olarak bulundu. Efe Kerem’in cenazesi, sevenlerinin gözyaşları arasında Kılıçarslan Mezarlığı’nda toprağa verildi. Evladının ani ölümüyle yıkılan anne Mine Konuk, oğlunun Kılıçarslan Mezarlığı’ndaki kabrini ziyaret ettiği esnada fenalaştı. Oğlunun mezarı başında fenalaşan acılı anne, kalp krizi geçirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı Mine Konuk, Bolu’daki tedavisinin ardından durumunun ciddiyeti nedeniyle Ankara’ya sevk edildi. Ankara’da yoğun bakım ünitesine alınarak tedavi gören anne Mine Konuk’tan acı haber geldi. Evlat acısına yüreği daha fazla dayanamayan talihsiz kadın, doktorların tüm müdahalelerine rağmen günlerdir sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybederek hayata gözlerini yumdu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 18:39
Bolu Dağı beyaza büründü: Kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı
Türkiye’nin en önemli geçiş güzergahlarından D-100 karayolu Bolu Dağı kesiminde kar yağışı etkili oldu, kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:42
Nadir rastlanan beyaz balıkçıl kuşlar Bolu’da görüntülendi
Bolu’da, nadir rastlanan beyaz balıkçıl kuşlar sürü halinde fotoğraflandı. Genellikle sıcak bölgelerde, sulak alanlarda, göletlerde, nehir kenarlarında ve sazlık bölgelerde yaşadıkları bilinen beyaz balıkçıl kuşlar, Mudurnu ilçesi Sarıyer ovasında fotoğraflandı. Sürü halinde gezen ve daha sonrasında uçan kuşlar, doğaya adeta renk kattı.
13 Aralık 2025 Cumartesi - 12:36
BAİBÜ’nün yeni rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit görevine başladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete’de Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Rektörlüğüne ataması yapılan Prof. Dr. Faruk Yiğit görevine başladı. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBU) Rektörlüğüne Roketsan A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Faruk Yiğit atandı. Prof. Dr. Faruk Yiğit’in Rektörlük görevine atanması dolayısıyla Rektörlük makamında devir teslim töreni gerçekleştirildi. Törende, karşılıklı çiçek ve hediye takdiminde bulunuldu. Prof. Dr. Alişarlı, Rektör Yiğit’i tebrik ederek yeni görevinde başarılar diledi. Makamda düzenlenen devir teslim törenine; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Samettin Gündüz, Prof. Dr. Aydın Him, Prof. Dr. Coşkun Karaca ile Genel Sekreter İhsan Ağcan katıldı. "Hep birlikte var gücümüzle çalışacağız" Süreç boyunca var gücüyle çalışacağını vurgulayan Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Bu görevi şahsıma layık gören Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a gönülden teşekkür ediyorum. Üniversitemizin köklü geçmişinden aldığımız güçle, bilimsel üretimi artırmak, uluslararası alanda daha görünür olmak ve öğrencilerimizin nitelikli bir eğitim almasını sağlamak için hep birlikte var gücümüzle çalışacağız. Ortak akıl, karşılıklı güven ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla, Üniversitemizi birlikte daha ileriye taşıyacağımıza inanıyorum. Bu süreçte sizlerle omuz omuza çalışacak olmaktan büyük mutluluk duyuyor, desteğiniz için hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
13 Aralık 2025 Cumartesi - 12:19
Emekli öğretmenin evinden tarih fışkırıyor: II. Mahmut’un masasından Çanakkale kılıcına
Bolu’da yaşayan emekli öğretmen Yılmaz Özarslan, çocukluğundan beri ilgi duyduğu ve yıllar içinde topladığı yüzlerce eski eseri koleksiyona dönüştürdü. Koleksiyonda, II. Mahmut’tan kalan yemek masasından, Çanakkale Savaşı’ndaki kılıçlara kadar birçok tarihi eser bulunuyor.
13 Aralık 2025 Cumartesi - 11:56
Emekli öğretmenin evinden tarih fışkırıyor: II. Mahmut’un masasından Çanakkale kılıcına
Bolu’da yaşayan emekli öğretmen Yılmaz Özarslan, çocukluğundan beri ilgi duyduğu ve yıllar içinde topladığı yüzlerce eski eseri koleksiyona dönüştürdü. Koleksiyonda, II. Mahmut’tan kalan yemek masasından, Çanakkale Savaşı’ndaki kılıçlara kadar birçok tarihi eser bulunuyor. Bolu’da 1981 yılında emekli olan ve 28 yıl Kızılay Bolu Şube Başkanlığı yapan Yılmaz Özarslan (81), uzun yıllardır ilgi duyduğu antika tutkusunu babasından kalma bir dairede kurduğu özel koleksiyonda yaşatıyor. Çocukluğundan itibaren biriktirdiği eşyalar, dostlarından gelen parçalar ve ailesinden kalma eserlerle zenginleşen koleksiyon içerisinde II. Mahmut’un yemek masasından, Çanakkale’den gelen süngüye kadar pek çok eseri barındırıyor. "Hobi olarak başladım" Antikaya olan ilgisinin yavaş yavaş geliştiğini belirten Özarslan, "Elimizdekileri topladım. Bazı şeyleri eş dost getirdi. Dolayısıyla böyle bir hobi olarak bu noktaya geldim. Mesleğimi, sanatımı icra ettiğim ufak tefek imalatlar da yapıyorum. Onun dışında bu antika işleri ile uğraşıyorum. Hatta eskiden kalma paralar da var, babamdan kalma. Öyle de vakit geçiriyorum. Kahvehanelere gitme alışkanlığım olmadığı için burada mutlu oluyorum" dedi. "II. Mahmut’un bir ilk ıslahat döneminde yemek yediği masayı muhafaza ediyorum" Koleksiyonun en değerli eserlerinden biri olan II. Mahmut’un ıslahat döneminde kullandığı yemek masası ve sandalyeleri olduğunu söyleyen Özarslan, "II. Mahmut’un bir ilk ıslahat döneminde yemek yediği masayı muhafaza ediyorum. Çatal, bıçak vs. kullanmak üzere ürettiği bir masa ve sandalyeleri. Orman mühendisleri ahşabına baktılar, 200 küsur yıllık imalat olduğunu düşündüler. Daha sonra araştırmaya devam ettim. Bunun 2. Mahmut’a Fransa’dan ıslahat döneminde 1927 yılında hediye ettiklerini öğrendik. Zaten II. Mahmut Avrupa’daki diğer ülkelerin yaşantılarına bakmak suretiyle Osmanlı Devleti’nde de ıslahata gitmiş bir padişah" ifadelerini kullandı. Çanakkale Savaş’ından kalan kılıç Özarslan’ın koleksiyonunda ayrıca dedesinin Çanakkale Savaşı’nda eline geçen, 1915 tarihli Avusturalya yapımı bir süngü, yine ona ait kılıçlar, Karadeniz seyahatinde hediye edilen gümüş kabartma vazo, 1978’de kendisine verilen vazo, çini eserler ve Pontus döneminden kaldığı belirtilen şarap şişesi yer alıyor. Bakır dövme Atatürk portresi Koleksiyonun diğer önemli parçalarından biri de dedesinden kalan, bakır dövme tekniğiyle yapılmış kabartma Atatürk resmi olduğunu dile getiren Özarslan, "Atatürk resmi de tabii çok eski, tarihini bilemeyeceğim ama dedemden kalma. Çerçevesini yaptırdım. Bakır dövme olarak yapılmış bir resimdir. Çok değerli bir kabartma Atatürk resmidir o da" dedi. (YE-FK-
13 Aralık 2025 Cumartesi - 11:39
Genç yaşta mesleğini bıraktı, 50 metrekare odada gramı 600 liralık safran üretmeye başladı
Bolu’da mali müşavirlik görevini bırakan Şeyda Yoltaş, kapalı ortamda uygulanan uzay tarımı yöntemiyle 50 metrekarelik bir alanda safran üretimine başladı. Yüksek katma değerli ve antioksidan açısından zengin olan safran, gramı 600 liradan satışa sunulurken, Yoltaş’ın meslekten üretime uzanan hikayesi dikkat çekiyor. Küçüklüğünden beri çiftçi olmak isteyen ve 2012 senesinden beri çiftçilik konusunda araştırma yapan 32 yaşındaki Şeyda Yoltaş, üniversitesini okuduğu mali müşavirlik görevini bırakarak uzay tarımıyla uğraşmaya başladı. Uzay tarımı yöntemiyle çalışan Yoltaş, kiraladığı 50 metrekare odada yaklaşık 30 bin soğanın içerisinden safran çıkartıyor. Şeyda Yoltaş, antioksidanlar açısından zengin baharat olan safranın gramını 600 liradan satıyor. "Çiftçilik, insan sağlığı için çok önemli" Çiftçiliğe nasıl başladığına ve çiftçiliğin insanlara olan yararından bahseden Şeyda Yoltaş, "Hep çiftçi olmak istiyordum. 2012 senesinden beri de araştırma yapıyorum, uğraşıyorum. Kendi şartlarım dahilinde bu ortamı kurabildiğim için safran bitkisine karar verdim. Ben üretici olmak istiyordum. Çiftçilik, insan sağlığı açısından çok kıymetli. Bilinçli bir çiftçi olmak sürdürülebilirlik için de çok kıymetli. Bu yüzden çiftçiliği tercih ettim. Safranın göz sağlığına, cilt sağlığına, kanserli hücrelere çok fazla faydası var. Tansiyonu düzenlediğini de biliyoruz. Anti-inflamatuar etkisi olduğunu biliyoruz. Tabii ki kronik rahatsızlıkları olanlar muhakkak doktorlarına danışmalı. Ayrıca günde bir bardaktan fazla tüketilmemeli, onu da söylemeliyim" ifadelerine yer verdi. "Safranın içeriği çok güçlü" Safranın içeriğinin çok güçlü olduğuna değinerek, üretim aşaması hakkında bilgi veren Yoltaş, "Safranın içeriği çok güçlü. Kapsül halinde takviyelerle de çok destekleniyor. Üretim aşaması, topraktaki ile bizdeki çok farklı. Topraktaki çok işli, çok meziyetli. O yüzden de biraz pahalı bir bitki. Pahalı bir bitki diyoruz ama aslına bakarsanız bir gram safran bir kişiye bir ay yeterli oluyor. Böyle düşündüğünüzde aslında çok yüksek bir fiyat değil" diye konuştu. "Odada üretmek daha masrafsız ve Üretim sürecini anlatan Yoldaş, "1 Ekim tarihinde safranlarımızı odaya aldık. Kasım ortası gibi hasat yapmaya başladık. Yeşil yapraklara zarar vermeden elle tek tek çiçekler koparılıyor. Biz yeşil yapraklar konusunda topraktakine nispeten çok avantajlıyız. Yeşil yapraklarımız çok önemli. Gelecek sene soğan alabilmek adına çok önemli. Onlara zarar vermeden burada daha kolay çalışabiliyoruz. Tarlada bu çok mümkün olmuyor. O yüzden tarlada soğan gelişimi biraz yavaş oluyor. Biz her sene burada soğan alıp soğan satışından ek gelir elde edebiliyoruz. Safran çiçeği bir gecede açıyor ve açtığında yapraklarını iyice açılmadan toplamak, bitkinin içeriği açısından çok önemli. Tarladan bu noktada da ayrılıyoruz. Ben burayı tarlaya ekseydim bir buçuk dönümden fazlaydı, gün ışımadan toplamak gerekiyordu. Arılar gelmeden, erkek organ polenlerini dağıtmadan, safranı toplamak ciddi bir emek ve işçi maliyeti. Burada bu süreci çok daha rahat atlattık. Yine çok çalıştık ama tarladakilere nispeten çok daha rahattık" şeklinde konuştu. "Risklerle karşı karşıyasınız" Doğada yetiştirilen safranın riskli olduğunu ifade eden Yoltaş, "Odada ürettiğimiz ürünlerin içeriğini kontrol edebiliyoruz. Işıklarımızı kapatabiliyoruz. Ya da çiçeklenme döneminde bitkinin istediği sıcaklığı, nemi, karbondioksiti ayarlayabiliyoruz. Doğada maalesef bunlar çok mümkün olmuyor. Risklerle karşı karşıyasınız. Burada 30 bin soğan var, tek tek el ile kopartıyoruz. Safranı bu el işçiliği kıymetli yapıyor" dedi. "Aslında ben kapalı ortam tarımı yapıyorum" Yaptığı işe ‘uzay tarımı’ denmesinin nedenlerini aktaran Yoltaş, "Bu üretim sisteminin çalışmasından dolayı uzay tarımı denmektedir. Uzaya gidersek gerçekten orada yiyeceğimizi, içeceğimizi bu şekilde üreteceğiz. Yani bunun çok fazla türü var. Yani her bitkinin yetişme şekli farklı. Bir de ben topraksız tarım yapıyorum zannediyorlar, aslında ben topraksız tarım yapmıyorum. Ben kapalı ortam tarımı yapıyorum. Kaldı ki topraksız tarım kendi içinde çok alt dallara ayrılıyor, çok yöntemleri var; Hidroponik, aeroponik, akuaponik yöntemleri gibi işleyişleri var. Bu çalışmalar ciddi ARGE süreçlerinden geçiyor. Seneler boyunca insanlar bunları deniyor. Bilim insanları içeriklerini kontrol ediyor Şöyle bir yanılgı var, burada yapay sebze, yapay bitki üretiyorsunuz. Bunların testleri var, içerik testleri var. Burada domates de üretseniz organik oluyor. Yani çok daha kıymetli, çok daha temiz ve içeriği çok daha yüksek ürün alıyorsunuz. Bu yanılgıların kırılması çok önemli. İnsanların korkmasını da anlıyorum. Bu ‘suni güneş’ diyor. Biz bunlara gerekli testleri yaparak içeriğini kontrol edebiliyoruz. Safran içinde çok çeşitli makale var. İnsanlar bunları okuyup, bu testleri kontrol edip, içlerini rahatlatabilirler" diye konuştu.
12 Aralık 2025 Cuma - 18:54
Bolu’nun en işlek caddesinde kaçak göçmen uygulaması
Bolu’da Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin İzzet Baysal Caddesinde ortaklaşa yürüttüğü uygulamada, çok sayıda yabancı uyruklunun kimlik ve ikamet belgeleri kontrol edildi. Bolu’nun en işlek caddesi olan İzzet Baysal Caddesi’nde, Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Şube Müdürlüğü ile Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri kaçak göçmenleri tespit etmek adına uygulama gerçekleştirdi. Yapılan uygulamada çok sayıda yabancı uyruklu tespit edilip, kimlik ve ikamet belgeleri kontrol edildi. Yapılan geniş çaplı uygulamada yabancı uyruklular, Göç İdaresi Başkanlığı’na bağlı kontrol aracının önünde bekleyerek belgelerini kontrol ettirdi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin göçmen kaçakçılığı ile mücadele faaliyetlerinin devam edeceği bildirdi.
12 Aralık 2025 Cuma - 11:41
Hayatını kaybeden akademisyenin organları 4 hastaya umut olacak
Bolu’da beyin ödemi nedeniyle fenalaşıp kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 45 yaşındaki araştırma görevlisi Özlem Yoldaş’ın organları, nakil bekleyen 4 hastaya umut olacak. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Mudurnu Süreyya Astarcı Meslek Yüksekokulu’nda görev yapan Özlem Yoldaş (45), 4 Aralık’ta evinde fenalaştı. Beyin ödemi şüphesiyle Mudurnu Devlet Hastanesi’ne, ardından Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Yoldaş, yoğun bakım ünitesindeki 7 günlük yaşam mücadelesini dün kaybetti. Ailesinin organ bağışında bulunma kararı üzerine, Ankara’dan gelen özel ekip tarafından operasyon gerçekleştirildi. Ameliyatla alınan Yoldaş’ın karaciğeri Malatya’ya, kalbi ve bir böbreği Ankara’ya, diğer böbreği ise İstanbul’a gönderildi. Alınan organların, nakil bekleyen 4 hastaya umut olacağı belirtildi.
12 Aralık 2025 Cuma - 11:40
Salmonella enfeksiyonuna karşı altın kuralları uzmanı açıkladı
Gıda zehirlenmesi vakalarındaki artış sürerken, uzmanı Salmonella enfeksiyonunun mutfaktaki gizli kaynaklarına dikkati çekti. Öğr. Gör. Hacer Alpteker, el hijyeninin yanı sıra az pişmiş et ürünleri, kaynağı belirsiz sular, iyi yıkanmamış sebzeler ve evcil hayvanların da enfeksiyon riski taşıdığı belirterek vatandaşların önlem alması istedi. Türkiye genelinde son günlerde artış gösteren ve hastanelerin acil servislerinde yoğunluğa neden olan gıda zehirlenmesi vakaları, gözleri mutfak hijyenine çevirdi. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Hacer Alpteker, son dönemde artan gıda zehirlenmesi vakalarına ilişkin Salmonella enfeksiyonuna dikkati çekti. "En temel bulaşma yolu, hijyen alışkanlıklarının kötü olması" Salmonellanın güvenli olmayan içme suları, iyi pişmemiş tavuk, kırmızı et, yumurta ve çiğ süt ürünleri vasıtasıyla bulaşabildiğini belirten Alpteker, "Özellikle hijyene dikkat etmediğimiz her durumda Salmonella enfeksiyonu karşımıza çıkabilir. Toplumda Salmonella ile enfekte olmuş hasta kişiler eğer hijyen kurallarına dikkat etmezlerse, en basitinden tuvaletten çıktıktan sonra elleri yıkamamak gibi, kirli elleriyle ortak alanlara dokunmak gibi çok kolay insandan insana da bulaşabilir. Ayrıca Salmonella bakterisi çiğ süt ve süt ürünleriyle, iyi pişirilmemiş yumurtayla bulaşabilir ama en temel bulaşma yolu, hijyen alışkanlıklarının kötü olması, kanalizasyon sularıyla içme sularının kirlenmesi, yeterince uygun şekilde klorlanmaması, Salmonella bulaşmış sebze ve meyvelerin çiğ tüketilmesi gibi yollarla insandan insana ya da insanlara bulaşmasıdır" dedi. "Çok daha tehlikeli olanları var" Öğr. Gör. Hacer Alpteker, geçtiğimiz günlerde ülke gündeminde tartışmalara sebep olan "Salmonella gıda zehirlenmesine mi yol açıyor?" sorusuna da cevap verdi. Gıda zehirlenmesine ve sindirim sisteminde ishallere sebep olabilecek pek çok etkenin bulunduğuna dikkati çeken Alpteker, "Salmonella da bunlardan bir tanesi. Çok daha ciddi, tehlikeli olanları da var ama hepsinden Salmonella sorumludur diyemeyiz" dedi. "Toplumdaki her yaş grubunda görülebilir" Hastalığın her yaş grubunda görülebileceğini aktaran Alpteker, "Yaşlılar, bağışıklık sistemi iyi olmayan, bağışıklığı zayıflamış kişiler, bebekler ve çocuklar Salmonella enfeksiyonlarından çok daha fazla etkilenecek gruptur. Risk grubu olarak da bu kişileri tanımlayabiliriz. Diğer yaş gruplarında Salmonella enfeksiyonları herhangi bir kayba ya da ciddi bir hastaneye yatışa gerek olmadan iyileşebilecekken, bu grupta hastaneye yatışa ya da istenmeyen sonuçlara sebep verebilir" diye konuştu. Enfeksiyonun belirtilerine de değinen Alpteker, hastalığın ateş, karın ağrısı, bulantı, kusma, kramp ve ishalle kendini gösterdiğini kaydetti. "Hijyen alışkanlıklarına dikkat etmek gerekir" Hacer Alpteker, hastalıktan korunmak için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı: "Salmonella hastalığından korunmak için aslında çok basit önlemler alabiliriz. Bunların en başında, el yıkama ve hijyen alışkanlıklarına dikkat etmek gerekir. Mutlaka yemeklerden önce ve sonra ellerin sabunla beraber düzgünce yıkanması, tuvaletten önce ve tuvaletten çıktıktan sonra ellerin yine aynı şekilde yıkanması çok önemlidir. Güvenli olmadığını düşündüğümüz hiçbir suyu tüketmememiz gerekiyor, mutlaka güvenli su temin etmemiz gerekiyor. Evimizde sebze ve meyvelerimizi bol akarsu altında iyice yıkamamız gerekiyor. Eğer pişirilerek tüketilebilecek bir durum varsa mutlaka iyi pişirmemiz gerekiyor. Yine et ve et ürünlerinin iyi pişirilerek tüketilmesi, pastörize ya da steril süt tercih edilmesi gerekiyor. Hasta insanların, gerekiyorsa mutlaka tedavi olması ya da diğer insanlara bulaştırmayı önlemek için el yıkamaya dikkat etmesi, kirli elleriyle etrafa dokunmaması gerekiyor. Mutfakta çiğ yumurta tüketiminden uzak kalmak, bazen rafadan ya da az pişmiş yumurtalar tercih edilebiliyor fakat yumurtaları da bu anlamda iyi pişirerek tüketmek gerekiyor. Bir de evcil hayvanlardan da bir miktar Salmonella bakterisi bulaşabiliyor, bunu unutmamak lazım. Özellikle sürüngenler dediğimiz hayvanlar, kaplumbağalar, kuşlar gibi hayvanlardan da bulaşma söz konusu. Bunun için bu tür hayvanlar varsa onların temizliği ve bakımında da dikkatli olmamız gerekiyor."
12 Aralık 2025 Cuma - 11:37
Seyir halindeki otomobil alevlere teslim oldu
Bolu’da seyir halindeki Fiat Tofaş marka otomobilde çıkan ve korku dolu anlara sebep olan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.
12 Aralık 2025 Cuma - 10:53
Bolu Lisesi mezunları yarım asır sonra buluştu
Bolu’da 1975 yılında Bolu Lisesi’nden mezun olan öğrenciler, 50 yıl sonra yeniden bir araya geldi. Yarım asrın ardından gerçekleşen buluşmada mezunlar eski günleri yad ederek duygu dolu anlar yaşadı. Kentteki bir tesiste gerçekleştirilen programa, 46 mezunun yanı sıra dönemin öğretmenleri Nermin Gümüş ve Mustafa Yaşar Eyüboğlu da katıldı. Yıllar sonra bir araya gelen okul arkadaşları ve öğretmenleri, eski günleri yad ederek hasret giderdi. Organizasyonu düzenleyen mezunlardan Seza Vardallı, yaptığı konuşmada, Bodrum, İzmir, Ankara, İstanbul, Antalya ve Düzce gibi farklı illerden gelen 18 arkadaşlarının da aralarında bulunduğunu belirtti. Vardallı, 1964 yılında anaokulunda çekilen siyah beyaz bir fotoğrafı katılımcılarla paylaşarak, o karede yer alan ve dostlukları 61 yıldır süren 4 kişinin de salonda bulunduğunu anlattı. Programda, 1960 ve 1970’li yıllara ait Bolu fotoğrafları ile mezunların okul yıllarına ait kareler, dönemin popüler şarkıları eşliğinde slayt olarak gösterildi.
12 Aralık 2025 Cuma - 10:52
Giysi kumbarasından kıyafet çaldılar
Bolu’da kapağını zorlayarak açtıkları giysi kumbarasından kıyafet alan kişiler cep telefonu kamerasına anbean yansıdı. Olay, Borazanlar Mahallesi Zübeyde Hanım Camisi mevkisinde meydana geldi. İhtiyaç sahipleri için belediyenin konumlandırdığı giysi kumbarasının yanına akşam saatlerinde 3 kişi geldi. Kapağını zorlayarak açtıkları kumbaradan bazı kıyafetleri alarak olay yerinden uzaklaştı. Bolu Belediyesince kentin çeşitli noktalarına yerleştirilen kumbaralarda toplanan giysilerin, bakım ve onarımı yapıldıktan sonra "Hayır Çarşısı" aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığı öğrenildi.
12 Aralık 2025 Cuma - 10:32
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Faruk Yiğit atandı
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBU) Rektörlüğüne Roketsan A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Faruk Yiğit atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete’de üniversitelere yeni rektör atamaları yapıldı. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde görev süresi dolan Rektör Prof. Dr. Mustafa Alişarlı’nın yerine Roketsan A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Faruk Yiğit atandı.
11 Aralık 2025 Perşembe - 16:39
Gerede’de polis ekipleri vatandaşları ve öğrencileri bilgilendirdi
Gerede’de polis ekipleri, üniversite yerleşkeleri ve kültür merkezinde düzenledikleri toplantılarla vatandaşları dolandırıcılık ve uyuşturucu tehlikesine karşı uyardı. İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri; Gerede Meslek Yüksekokulu, Gerede Uygulamalı Bilimler Fakültesi ve Melih Gökçek Kültür Merkezi’nde programlar düzenledi. Etkinliklerde trafik güvenliği, dolandırıcılıkla mücadele ve toplum destekli polislik konuları ele alındı. Ekipler ayrıca, uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürütülen "Narkorehber" ve "En İyi Narkotik Polisi Anne" projeleri hakkında katılımcılara sunum yaptı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder