Yerel Haberler
Bolu
01 Mart 2026 Pazar - 00:31 Özgür Özel: "Tanju’yla gurur duyuyoruz" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Tanju’nun bu yaptığından utanmıyoruz, bu muameleyi yapanlar kendinden utansın. Biz Tanju’yla gurur duyuyoruz" dedi. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sabah saatlerinde irtikap suçlamasıyla Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmada ifadeleri tamamlanmasıyla birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel Bolu’ya geldi. Bolu İl Jandarma Komutanlığı önünde kalabalığa seslenen Özel, Tanju Özcan’a destek açıklamasında bulundu. Tanju Özcan’ın yaptıklarıyla gurur duyduklarını dile getiren Özgür Özel, "Bu kadar yokluk yoksulluk varken garibanın çocuğuna burs verdirmenin, onu okutmanın, onu doyurmanın, onu bir eve yerleştirmenin neresi suç olabilir? Bizi bu operasyonla Tanju’yu utandıracaklarını sananlara sesleniyorum partinin genel başkanı olarak: Tanju’nun bu yaptığından utanmıyoruz, bu muameleyi yapanlar kendinden utansın. Biz Tanju’yla gurur duyuyoruz. Ve bu geceyi burada geçirecek, yarın ümit ediyoruz hakim karşısına çıkacak. Bugün de savunmasını gördük, açık net bir durum var, açık net" ifadelerine yer verdi. "Tanju’nun yaptığı utanılacak değil, övünülecek bir iştir" Tanju Özcan’ın vakıf üzerinden 528 öğrenciye burs vermesinin övünülecek bir iş olduğunu söyleyen Özel, "Bu şehir, bu yoklukta bu zorlukta 528 evladını okutan adamdan utanmaz. Sen onu asla ve asla itibarsızlaştıramazsın. Tanju’nun yaptığı utanılacak değil, övünülecek bir iştir. Bu vakfı hep beraber kurduk, hep beraber yönetiyoruz. Bu vakıf Bolu’nun namusudur, Bolu namusuna sahip çıkacaktır" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 21:00 Tanju Özcan’ın ifadesi tamamlandı: "Zorla ve baskıyla para isteme ya da menfaat temin etme durumum olmadı" Bolu Belediyesine yönelik gerçekleştirilen irtikap soruşturması kapsamında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın ifadesi tamamlandı. Özcan, "Bu marketlerin reklam ücretlerinin yatırıldığı Bolsev Vakfının iştiraki olan şirketi olan şirkete yatırılmaktadır. Doğrudan vakıfa yatmamaktadır. Ücret alma işlemi anlattığım şekilde olmuştur" dedi. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kapsamında operasyon başlatıldı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah erken saatlerde eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alına isimler arasında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin, Belediye Meclis Üyesi Buse Özkan, Belediye Meclis Üyesi Cahit Görüş, İmar Müdürü Sinan Pekcan, İmar çalışanı Yasin Bargaç, İtfaiye Müdürü (eski İnsan Kaynakları Müdürü) Mehmet Ağan, Zabıta eski müdürü Hakan Yılmaz, Yazı İşleri eski müdürü Tahsin Arslan, eski Belediye Meclis Üyesi ve eski Bolu Bel A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Temel yer aldı. "Zorla ve baskıyla para isteme ya da menfaat temin etme durumum olmadı" İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından sabah erken saatlerde gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın jandarmadaki ifadesi tamamlandı. Hakkındaki iddialara ilişkin iddialara yanıt veren Başkan Özcan, "2024 yılı içerisinde Bolu’da faaliyet gösteren genelde kurumsal olarak şubeleri bulunan marketlerin yetkililerini ben kendim görüşmek için Bolu Belediyesi hizmet ana binasına çağırdım. Toplantı odasına tam olarak anımsamamakla birlikte 8-10 şirket yetkilisi katıldı. Ben bu yetkili şahıslara Bolu merkezli bir vakıf kurma hazırlığında olduğumuzu, bu vakfın nihai hedefi huzur evi yaptırmak, öğrencilere yardım etmek gibi faaliyetinin olacağını kendilerine söyledim. Kendilerine kurmayı düşündüğümüz vakfı desteklemeleri konusunda ricada bulundum. Bu şahıslardan kesinlikle doğrudan, zorla ve baskıyla para isteme ya da menfaat temin etme durumum olmadı. Amacımız, kurma aşamasında olduğumuz yardım vakfını desteklemekti. Bu vakıfla ilgili başkanlığımızca zaman zaman Bolu’da yaşayan sanayi esnafı, büyük esnaflar, iş adamlar, hayırseverler ile toplanarak istişare yaptığımız oldu. Kesinlikle kimseden zorla ve baskıyla bu yönde bir talebimiz olmadı" dedi. "Bu marketlerin reklam ücretlerinin yatırıldığı Bolsev Vakfının iştiraki olan şirketi olan şirkete yatırılmaktadır" Fahiş fiyatların önüne geçmek amacıyla denetimlerin yapıldığını ifade eden Özcan, "2024 yılı seçimlerinden sonra kurumumuza stokçuluk, fahiş fiyatın önüne geçmek yönünde aldığımız talimatları uygulamak için sorumlusu olduğum yetkili arkadaşlara daha hassas olarak denetimleri yürütmesi talimatı verdim. Ancak şahsi olarak herhangi bir kimsenin iş yerini, dükkanını denetlemesi ve ya denetlememesi hususunda böyle özel bir talimat vermedim. Suçlamayı kabul etmiyorum. BİM isimli marketler zincirinin bildiğim kadarıyla Bolubel A.Ş isimli belediyemizin şirketine 1-2 defa reklam departmanına ücret yatırıldığını hatırlıyorum. Bolsev A.Ş kurulduğu 19 Temmuz 2024 tarihinden sonra reklam ücretleri yani BİM’in reklam ücretleri buraya yatırılmıştır ve makbuzları da ilgili vakıf birimi şirketince ilgililere verilmiştir. Ben Bolsev Vakfının yönetim kurulu başkanıyım. Bu marketlerin reklam ücretlerinin yatırıldığı Bolsev Vakfının iştiraki olan şirketi olan şirkete yatırılmaktadır. Doğrudan vakıfa yatmamaktadır. Ücret alma işlemi anlattığım şekilde olmuştur. Kesinlikle usulsüz bir durum yoktur. Bu vakıf ve vakfın iştiraki olan şirketi 32 kişilik onur kurulu olan kişilerle denetlenmektedir. Bu kurulda siyasi parti üyelerinin yani değişik siyasi partilerinden oluşmaktadır" ifadelerine yer verdi.
Türkiye’den dünya sofralarına siyah havyar: "Gramı 1 eurodan satılıyor"
11 Eylül 2025 Perşembe - 11:26 Türkiye’den dünya sofralarına siyah havyar: "Gramı 1 eurodan satılıyor" Türkiye’de kurulan modern tesislerde Mersin balığından üretilen siyah havyar, gramı 1 eurodan dünya pazarına sunuluyor. Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, "Önümüzdeki dönemde, hatta çok kısa bir süre içerisinde, ülkemizde de bu alanda öncülük yapmaya başladığımızı ifade edebilirim" dedi. Türkiye’de üretilen Mersin balığından elde edilen siyah havyar, dünya sofralarına taşınıyor. Bolu’daki Gölköy’deki tesiste yıllık 500 bin adet Mersin balığı yavrusu üretilirken, Elazığ’daki dünya standartlarındaki tesiste siyah havyarın işlenip uluslararası pazara sunulması hedefleniyor. Gramı 1 eurodan alıcı bulan siyah havyarın uluslararası pazarda Türkiye markasıyla öne çıkması hedefleniyor. Gölköy’deki İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balık Üretme Tesisinde açıklamalarda bulunan Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, yapılan yatırımların ve sürdürülebilir üretim politikalarının Türkiye’yi bu alanda önemli bir merkez haline getireceklerini söyledi. "Yılda yaklaşık 500 bin adet Mersin balığı üretiliyor" Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türkiye’nin son yıllarda Mersin balığı üretimine yoğunlaştığını belirterek, yılda yaklaşık 500 bin adet Mersin balığı yavrusunun üretildiğini ve bu yavruların özellikle Karadeniz’deki stokların artırılması amacıyla kullanıldığını açıkladı. Türkyılmaz, "Sazan balığı ağırlıklı olarak ve son birkaç yıldır da Mersin balığı üzerinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Burada yıllık olarak üretilen sazan balığı yavruları, balıklandırma amacıyla Bolu dahil olmak üzere 8 ilin sorumluluğu çerçevesinde diğer illere gönderilmektedir. 8 farklı ilimizdeki su kaynakları bu şekilde balıklandırılmaktadır. Bu yıl içerisinde ürettiğimiz balık miktarı 6 milyon adedin üzerinde gerçekleşmiştir. Mersin balığı konusunda ise 2-3 yıldır bu tesiste çalışmalar yürütülmektedir. Yıllık olarak yaklaşık 500 bin adet Mersin balığı yavrusu elde edilmekte ve özellikle Karadeniz Bölgesi’ndeki Mersin balığı stoklarının geliştirilmesi ve artırılması amacıyla bu çalışmalar sürdürülmektedir. Tesisimizin kapasitesi oldukça uygun olup, son dönemlerde altyapısı daha da geliştirilmiştir. Su kısıtını göz önünde bulundurarak, fazla su kullanmadan daha yüksek verim elde edebilmek amacıyla yeni bir teknolojiye geçilmiştir. Bu doğrultuda kapalı devre sistem kurulmuştur" dedi. "Havyarın gram fiyatı yaklaşık bir euro" Dünyanın en değerli havyarlarından biri olan ‘Husosu’ tipi Mersin balığından elde edilen siyah havyarın gram fiyatının yaklaşık bir euro olduğunu söyleyen Türkyılmaz, "Mersin balığının farklı türleri bulunmakla birlikte, en önemli türlerinden biri olan ‘Husosu’ tipi Mersin balığından elde edilen havyar, dünya pazarında oldukça büyük talep görmektedir. Bu siyah havyarın gram fiyatı yaklaşık bir euro civarındadır ve fiyatı oldukça stabildir. Bu alanda dünyada en iyi üretim yapan ülkeler arasında İran, Azerbaycan ve Ukrayna yer almaktadır. Bahsetmiş olduğum Mersin balığı türü, siyah havyar olarak adlandırılan ve tüm dünyada büyük bir pazar payına sahip olan türdür. Önümüzdeki dönemde, hatta çok kısa bir süre içerisinde, ülkemizde de bu alanda öncülük yapmaya başladığımızı ifade edebilirim" diye konuştu. "Dünya çapında tecrübeye sahip bir tesisimiz bu işi üstlenmiştir" Elazığ’da dünya standartlarında bir tesiste siyah havyar üretiminin ticari olarak başladığını belirten Turgay Türkyılmaz, "Özellikle Elazığ bölgesinde, bu işin ticari anlamda faaliyetini yürüten, oldukça donanımlı ve dünya çapında tecrübeye sahip bir tesisimiz bu işi üstlenmiştir. Bu süreç, bizim bilgi, kontrol ve yönlendirmemiz çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Şu anda cinsel olgunluğa erişmiş, siyah havyar elde edilebilecek Mersin balığı türleri belirli bir yaş ve boya ulaştırılmıştır. Bu balıkların olgunluğa erişmesiyle birlikte yumurtalarından havyar alınmakta, belli işlemlerden geçirilmekte ve sonrasında dünya pazarına sunulması hedeflenmektedir. Bu konuda oldukça iddialıyız. Önümüzdeki dönemlerde bu çalışmalarla ilgili daha kapsamlı açıklamalarda da bulunmayı planlıyoruz. Şu an itibarıyla iyi bir yolda olduğumuzu söyleyebilirim" ifadeleri kullandı.
Bakan Yumaklı: "Bugün tarımsal hasılada dünyada 7’nci, Avrupa’da 1’inci sıradayız"
10 Eylül 2025 Çarşamba - 13:39 Bakan Yumaklı: "Bugün tarımsal hasılada dünyada 7’nci, Avrupa’da 1’inci sıradayız" BOLU (İHA) – Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal hasılada dünyada 7’nci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer aldığını belirterek, "Üreticilerimizin alın terini koruyarak kırsaldaki refahı artırmaya devam edeceğiz" dedi. Bakan Yumaklı ayrıca, hayvancılıkta "Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi" ile sütçü ırk fazlalığından etçi ırk yavru alınacağını, her yıl 200 bin baş hayvanın üreticilerden karşılanacağını ve böylece 8 milyar liranın ülke içinde kalacağını açıkladı. Bolu’ya gelen Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, kentteki temaslarına Valilik ziyareti ile başladı. Burada Vali Abdulaziz Aydın ve protokol üyelerince karşılanan Yumaklı, şehirde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yumaklı, daha sonra AK Parti Bolu İl Başkanlığı’na geçerek burada tarım ve orman sektörüne dair önemli mesajlar verdi. "Milletimiz olan biteni görüyor" Bakan İbrahim Yumaklı, "Yol, milletimizin yoludur. AK Parti milletimizden aldığı güçle ve destekle 23 yıldır iktidarını devam ettirmektedir. Geçtiğimiz 23 yıl içerisinde milletimiz, Türkiye’nin gücünü ve önemini yeniden idrak etmeye başlamıştır. AK Parti’nin sadece bir parti değil, Türkiye’nin ruhu ve mayası olduğu, sağduyulu vatandaşlarımızca günden güne daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. Türkiye, bugün tarihi eşiktedir. Artık emperyal güçlere boyun eğme mecburiyeti duymayan, oyun kurucu bir Türkiye vardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, 21. yüzyılın yükselen yıldızlarından biri olan yeni Türkiye vardır. Bununla beraber, kaostan nemalanmak isteyen mahfiller de bir taraftan maalesef işlerinin başındalar. Bunlar, medyada, sanal dünyada, sokaklarda çıkardıkları gürültüye ve toz dumana güvenerek milletimizi etki altına almanın hesabını yapmaktalar. Ama milletimiz olan biteni görüyor. Kendi içlerindeki bu kavganın sorumlusunu başkasına atmak isteyenleri görüyor. Hani bir söz vardır. ’Kavgalı eve kız verilmez’ diye. Bunların vaziyeti budur. Biz milletimize güveniyoruz. Özüyle, sözüyle, yüreğiyle milletimiz buradadır ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyen kardeşlik ruhu, bu topraklarda egemen olmaya hamdolsun devam ediyor. İşte bu ruhla, bu anlayışla, bugün, burada Türkiye Yüzyılı buluşmalarını gerçekleştiriyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı bir millet aşkı ve ruhu olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye Yüzyılı’nın en önemli sacayaklarından biri tarım ve orman sektörümüzdür" Türkiye Yüzyılı vizyonunda tarım ve ormanın en önemli sacayaklardan biri olduğuna dikkat çeken Yumaklı, "Gıda arz güvenliğini milli güvenliğin bir şartı olarak görüyor, tarım politikalarımızı bu anlayışla şekillendiriyoruz. Tarım arazilerimizi koruma altına alıyor, tarımsal yatırım ve desteklemelerle; en verimli, üretken ve sürdürülebilir bir yapı için çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Üreticilerimizin alın terini korumaya ve kırsaldaki refah seviyesini artırmaya yönelik adımlarımızı atıyoruz" dedi. "Bugün tarımsal hasılada dünyada 7, Avrupa’da 1’inci sıradayız" Türkiye’nin tarımsal hasılada dünyada 7’nci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer aldığını vurgulayan Yumaklı, "23 yıldan beri tarım sektörüne yaptığımız büyük yatırım ve desteklemeler sayesinde, bugün tarımsal hasılada dünyada 7, Avrupa’da 1’inci sıradayız. Küresel ısınma ve iklim değişikliği, bulunduğumuz dönem itibariyle, tarım ve orman sektörünü etkileyen en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Buna bağlı olarak; güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir tarım sektörü için suyu merkeze alarak, yeni bir üretim planlaması dönemini başlattık. Tarımsal destekleme politikalarımızda önemli değişiklikler yaparak, üretim planlamasına entegre bir destekleme modeli geliştirdik" şeklinde konuştu. "Üreticimizin isteği doğrultusunda etçi ırk yavru alacağız" Bakan Yumaklı, "Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi" ile sütçü ırk popülasyonundaki fazlalığın üreticilerin talebi doğrultusunda etçi ırka dönüştürüleceğini belirterek, "Hayvancılıkta da üretimi geliştirme ve planlama hedeflerimize uygun olarak, geçen sene yeni yol haritası oluşturduk. Özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almasını sağlamak en önemli amacımızdır. Ayrıca ülkemizin kırmızı et tedarikini güvence altına almak için, ’Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi’nden sonra yeni bir projeyi daha başlattık. ’Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi’ ile sütçü ırk popülasyonumuzda oluşan fazlalığın bir kısmından, üreticimizin isteği doğrultusunda etçi ırk yavru alacağız. Proje kapsamında doğan her buzağı için yetiştiricilerimize ilave destek sağlayacağız. Bu projeyle, her yıl ortalama 200 bin baş hayvanı kendi üreticimizden karşılayacak, böylece her yıl ortalama 8 milyar liranın ülkemizde kalmasını, dolayısıyla üreticimizin kazanmasını sağlayacağız. Projenin hayırlı olmasını diliyor, Bolulu yetiştiricilerimizin projeden olabildiğince faydalanmalarını tavsiye ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Zirai dondan etkilenen Bolulu üreticilerimize 16 milyon lira hasar tazminatı ödedik" Son dönemde etkili olan zirai don olayına değinen Yumaklı, 65 ildeki çiftçilerin zarar gördüğünü belirterek, "Son dönemdeki en önemli gündem maddelerimizden biri, zirai don olayı oldu. Nisan ayındaki zirai dondan 65 ilimiz az veya çok etkilendi. Bolu’da fındık, ceviz ve elma üretimi yapan yaklaşık 2 bin üreticimiz bundan etkilendi. TARSİM kapsamında hasar tazminatları ödenmeye başlandı. TARSİM kapsamında don olayından etkilenen Bolulu üreticilerimize 16 milyon lira hasar tazminatı ödedik. 19 milyon lira daha ödeyeceğiz. İnşallah kasım ayına kadar da tüm ödemeyi yapmış olacağız. Sigortası olmayan üreticilerimizin masraflarının karşılanmasına da bu ay başlayacağız" ifadelerine yer verdi. "Risklere karşı dayanıklılığını arttıracak önemli adımlar var" Orta Vadeli Program’ın da tarım, orman ve su alanında sektörü güçlendirecek adımlar içerdiğini kaydeden Yumaklı, "Bu hafta Resmi Gazete’de yayımlanan Orta Vadeli Program, birçok sektörde ülkemizin büyümesine katkı sağlayacak önemli çalışmaları içeriyor. Tarım, orman ve su alanında; gıda arz güvenliğimize katkı sağlayacak, enflasyonla mücadeleyi ön plana alan, sektörün alt yapısını güçlendirerek, risklere karşı dayanıklılığını arttıracak önemli adımlar var. İnşallah bu adımları önümüzdeki 3 yılda, var gücümüzle çalışarak hayata geçireceğiz. Bu sayede sektörümüzü risklere karşı daha dayanıklı hale getirmiş olacağız" dedi.