Yerel Haberler
Burdur
Burdur Valiliği tarafından 15 Haziran- 15 Ekim tarihleri arasında ormanlık alana girişler yasaklandı
10 Haziran 2024 Pazartesi - 16:41 Burdur Valiliği tarafından 15 Haziran- 15 Ekim tarihleri arasında ormanlık alana girişler yasaklandı Burdur Valiliği tarafından yangın öncesi ve yangın anında alınacak tedbirler nedeniyle 15 Haziran-15 Ekim tarihleri arasında ormanlık alanlara girişlerin yasaklandığı açıklandı. Burdur Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada; “Burdur İli genelinde, yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarında görülen artışlar ve kuraklık nedeniyle yangın riskinin yükselmesi, ormanlık alanlarda insan ve araç hareketliliğinin artmasıyla kasten ya da kusurlu davranışlar neticesinde orman yangınlarının meydana gelebileceği değerlendirildiğinden, ilimiz sınırları dahilinde ormanlık ve kırsal alanlarda çıkabilecek yangınları önlemek, yangın öncesinde ve yangının meydana gelmesi halinde alınması gereken tedbirleri ve yapılacak işlemleri belirlemek milli servetimiz olan ormanlarımızı yangına karşı korumaktır. 6831 Sayılı Orman Kanunu, 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu, Burdur İli Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonunun 24.04.2024 tarihli ve 1 sayılı kararı ve İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün 15.05.2023 tarihli ve 51865 sayılı “Orman Yangınları” konulu genelgesi ile Burdur İli Orman Yangınları İle Mücadele Komisyonunun 24.04.2024 tarihli ve 1 sayılı kararının 20. Maddesine istinaden, Burdur İli sınırları dahilinde olup karar ormanlık alanlara girişlerin 15 Haziran – 15 Ekim 2024 tarihleri arasında yetkili makamların iznine tabii olması, 6831 Sayılı Orman Kanununun 74. Maddesi ile 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9, 11 ve 66. Maddeleri gereğince uygun görülmüştür. Burdur İli sınırları dahilinde olup karar ekindeki listede yer alan “ Orman Parkları ve Tabiat Parkları içerisindeki piknik ve mesire alanları ile günübirlik kontrollü alanlar” haricindeki ormanlık alanlara görevliler, izinli arıcılar, izinli çobanlar haricinde 15 Haziran – 15 Ekim 2024 tarihleri arasında girmeleri yasaktır.” denildi. Ormanda piknik, etkinlik yapmak ve çadır kurmak yasak Ayrıca Valilik tarafından yapılan yazılı açıklamada; “Orman Parkları, Milli Park ve Tabiat Parkları içerisindeki piknik ve mesire alanları ile günübirlik kontrollü alanlar haricindeki ormanlık alanlarda; 15 Haziran – 15 Ekim 2024 tarihleri arasında, mangal ve ateş yakmak, mahalli mülki amirden izin almadan etkinlik ve piknik yapmak, çadır kurmak, kamp yapmak ve konaklamak yasaktır. Vatandaşlar yalnızca kendilerine ayrılan piknik ve mesire alanlarından gerekli önlemleri alarak yararlanabileceklerdir. Piknik ve mesire alanlarında ateş yakmaksızın piknik yapılması, bu alanlarda çöp bırakılmaması yönünde görevliler ve işletme sahiplerince gerekli uyarılarda bulunulacak, bu hususta sık bir şekilde denetim kontroller yapılacaktır. Ormanlık alanlarda ve orman kenarlarında her türlü yanıcı, parlayıcı, patlayıcı, tutuşturucu atık malzemeler ile inşaat atıkları, hafriyat, cam vb. malzemeden imal edilmiş atık malzeme bırakılması yasaktır. Orman içerisinde ve kenarında bulunan turizm tesisleri, çadırlı kamp alanları, piknik ve mesire alanlarında gerçekleştirilen organizasyonlarda havai fişek, dilek balonu, parlayıcı ve patlayıcı maddelerin kullanılması yasaktır. 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 31. ve 32. Maddeleri kapsamında olanlar başta olmak üzere, orman içi köyler, orman bitişiği köyler ve mahalleler ile orman ile ilişiği olmayan köyler ve mahallelerde bağ-bahçe, meyvelik ve tarla temizliği gibi nedenlerle anız, ağaç, dal ve bitki örtüsünün yakılması yasaktır. denildi. Yasaklarla ilgili bir çok kurum görevlendirildi Yapılan açıklamada alınacak tedbirlerde bir çok kuruma görev verilirken kurumların alacakları tedbirler şu şekilde; " Orman alanları civarındaki tesisler ile sanayi kuruluşları, yerleşim yerleri ve ormanları etkileyebilecek yangınlara karşı önlemleri alarak yangın söndürme ve koruma ekiplerini kurmak ve ormanlık alan ile tesis arasında koruma bandı oluşturmakla yükümlüdür. Bu konudaki denetim Orman Bölge Müdürlüğü (İşletme Müdürlükleri), Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile ilgili belediyeler tarafından yerine getirilecektir. Karayolları güzergahında seyir ve park halindeki araçlar ile duraklama yapan araçlardan yangına sebebiyet verebilecek malzemelerin (sigara, şişe, cam eşya, çöp vb. ) atılması ve bırakılması ile orman çevresinde, orman içi tüm yollarda mola vermek, piknik yapmak, mangal, semaver ve ateş yakmak yasaktır. Karayolları güzergahına atılan veya bırakılan bu tür malzemelerin belirli aralıklarla toplanması Karayolları Şeflikleri ile sorumluluk alanlarına göre İl Özel İdaresi, Belediyeler ve Orman İşletme Müdürlüklerince yapılacaktır. Belediyeler, orman içi, orman kenarı ve bitişiğinde bulunan çöp toplama ve depolama alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak, yangına karşı gerekli tedbirleri alacak ve yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini (dozer, loder, kepçe) hazır bulunduracaklardır. Enerji nakil hatlarının ve trafo merkezlerinin yapım ve bakımı ilgili kuruluşlar (TEİAŞ, TEDAŞ, CK ENERJİ AKDENİZ ELEKTRİK) enerji hatlarının özellikle ormanlık alanlardan geçen bölgelerinde gerekli bakım çalışmalarını zamanında ve eksiksiz yapacak, yangın riskine karşı her türlü tedbiri alarak gerektiğinde yetkililerce talep edilmesi durumunda enerji kesintisi uygulayacaklardır. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri, Ziraat Odası Başkanlıkları tarafından çiftçilere ve üyelerine tarımsal alanlardaki yasaklar ve ziraat alanlarında çıkabilecek yangınlar konusunda bilgilendirme toplantıları yapılacaktır. Meteorolojik şartların yangın çıkması bakımından kritik olduğu günlerde çiftçi ve üyelerin telefonlarından sms mesajı ile uyarılması ve bilgilendirilmesi sağlanacaktır. Valilik, Kaymakamlıklar ve Orman Bölge Müdürlüğü(Orman İşletme Müdürlükleri) koordinasyonunda genel/özel kolluk görevlileri ile Milli Parklar görevlilerince yangın çıkma riski olan bölgelerdeki devriye faaliyetlerine ağırlık verilecek, ormanlık bölgeler gece/gündüz kontrol edilecek, yangına hassas ve vatandaşlar tarafından yoğun olarak kullanılan yerlerin giriş/çıkış ve çevresini görebilecek şekilde fotokapanlar yerleştirilecek, drone , Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) vasıtasıyla izleme ve gözlem faaliyetleri artırılarak etkin bir şekilde gözetim ve denetim faaliyetleri yapılacaktır. Özellikle Ağlasun ve Bucak ilçeleri arasında bulunan Isparta-Antalya karayolu (Dereboğazı Havzası) bölgesi başta olmak üzere orman yangınları açısından riskli bölge olarak değerlendirilen bölgeler resmi/sivil devriyeler ve drone vasıtasıyla sık sık kontrol edilecektir. Ormanlık ve zirai alanlarda yangın meydana gelmesi durumunda gerekli hallerde Valilik ve Kaymakamlıkların emri ile tüm kamu ve özel sektör imkanları kullanılarak yangınlara etkili bir şekilde müdahale edilmesi sağlanacaktır. Bu karar Burdur İli sınırları dahilinde tüm ormanlık alanlarda uygulanacaktır.” Kuralları çiğneyenlere idari ve adli işlem yapılacak Ormanlara giriş yasağına uymayanlara yönelik yaptırımları da açıklayan Valilik; “ Belirtilen karar ve önlemlere aykırı hareket edenler hakkında 6831 Sayılı Orman Kanunu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uyarınca idari ve adli işlem yapılacaktır.” açıklamasında bulundu. Burdur genelinde 12 yerde piknik yapılabilecek Burdur genelinde piknik yapılabilecek yerleri de açıklayan Burdur Valiliği, buraların; “ Burdur Belediyesi Alyazmalım Mesire Alanı, Ağlasun Ateşgül Konaklamasız Orman Parkı, Kemer Asarcık Konaklamasız Orman Parkı, Yeşilova Salda Gölü Tabiat Parkı, Burdur Serenler Tepesi Tabiat Parkı, Karamanlı Sarımsaklıoluk Konaklamasız Orman Parkı, Altınyayla 15 Temmuz Şehitleri ve Gazileri Konaklamasız Orman Parkı, Gölhisar Kibriya Konaklamasız Orman Parkı, Gölhisar Böğrüdelik Konaklamasız Orman Parkı, Bucak Oğuzhan Konaklamasız Orman Parkı, Bucak Millet Ormanı Konaklamasız Orman Parkı, Bucak Kocaaliler Çınar Kontrollü Piknik Alanı” olarak bildirdi.
Geleceğin temiz hava projesi "aLgaç"
09 Haziran 2024 Pazar - 13:37 Geleceğin temiz hava projesi "aLgaç" Burdur’da MAKÜ’lü bilim insanları tarafından atmosferdeki oksijenin yüzde 70’ini oluşturan alglerden bir günde 5-6 ağacın tuttuğu karbondioksiti tutabilen ve güneş enerjisiyle çalışan “aLgaç” adı verilen fotobiyoreaktör geliştirildi. İlk olarak karbondioksiti tutup biyokütleye dönüştüren aLgaç içerisinde bulunan algler, daha sonra yem katkı maddesi olarak kullanılabilme özelliği taşıyor. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji Genetik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Füsun Akgül tarafından lisans bitirme öğrencileri ile birlikte Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı “Yenilikçi Gıda ve Yem Katkı Maddesi Olarak Yeşil Bir Kaynak: Mikroalgler (YeYeM)” projesi çerçevesinde aLgaç geliştirildi. "aLgaç", her geçen gün salınımı artan, sera gazlarının en önemlisi olan karbondioksiti kullanarak atmosferdeki karbondioksit oranını düşürme ve oksijen oranını artırmaya yönelik ekolojik bir uygulama modeli olarak hazırlandı. Alg ve ağaç kelimelerinden türetilerek aLgaç adı verilen panel tipi mikroalg fotobiyoreaktörü, bir günde 5,6 adet 25 yaşında ağacın tuttuğu karbondioksiti tutarak biyokütleye dönüştürme kapasitesine sahip. İhtiyacı olan elektriği güneş enerjisi sistemiyle karşılayan aLgaç, minimum sarfiyat yapacak şekilde, kendi kendine yeten kapalı bir sistem olarak yapıldı. Hava kirliliğinin yoğun olduğu, ağaçlandırma yapılacak alan ve zamanın olmadığı durumlarda kullanılmak üzere tasarlanan aLgaç, araç ve nüfus yoğunluğunun, dolayısıyla karbondioksit emisyonunun fazla olduğu büyük şehirlerde alternatif bir karbon tutma kaynağı olarak kullanılabilir. aLgaç’ın dünyada birkaç örneği olmakla birlikte ülkemizde ilk ve tek olma özelliğine sahip. aLgaç’ın, küçük hacim ile yapılan tasarımları ile hastane ve okul gibi kalabalık kapalı mekanlarda oksijen konsantrasyonunu artırmak amacıyla da kullanılabilir. Proje yürütücüsü Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Füsun Akgül projesi hakkında yaptığı açıklamada, "Dünyanın dörtte üçünün sularla kaplı olduğunu biliyoruz ve bu sulak alanlarda en fazla mikroalg ve makroalg dediğimiz, fotosentetik birincil üretimden sorumlu olan canlılar yaşamaktadır. Yapılan çalışmalar, atmosferdeki oksijenin yüzde yetmişini alglerin ürettiğini göstermektedir. Ayrıca bilindiği üzere dünyada karbondioksit salınımı her geçen gün artmakta. Sera gazlarının en önemlisi olan karbondioksiti azaltmak için farklı çalışmalar yapılmaktadır. Karbondioksitin artması küresel iklim felaketlerine, küresel çevre sorunlarına, farklı iklim sıkıntılarına sebep olmaktadır. Biz de bu düşünceden hareketle alg ve ağaç kelimelerinden türettiğimiz ’aLgaç’ adı verdiğimiz bir tasarım gerçekleştirdik. Burada mikroalglerin yüksek karbondioksit tutma kapasitesinden faydalanarak yine mikroalg biyokütle üretim potansiyeli yüksek olan bir mikroalg türünü seçtik ve onunla bir panel tipi fotobiyoreaktör tasarladık. Çalışmalarımızın optimizasyon ön çalışmalarını laboratuvar ortamında gerçekleştirdikten sonra dışarıya adapte ettik. Güneş enerjisi panelleri ile havalandırma için gerekli olan elektrik karşılanmakta. Herhangi bir elektrik sarfiyatı yapmayan, kendi kendine yeten kapalı bir sistem olarak tasarladık. Bu yönüyle oldukça ekolojik ve ekonomik bir ürün. Büyük hacimlerde tasarladık bunu çünkü dış mekan için düşündük. Özellikle kalabalık şehirlerde hava kirliliğin yoğun olduğu, karbondioksit emisyonunun yoğun olduğu, ağaç yetiştirmek için yeterli zaman ve mekanın olmadığı durumlarda aLgaç, inovatif bir çözüm olarak, karbon tutucu olarak düşünülebilir. Yine daha küçük hacimlerde tasarlanarak estetik bir şekilde tasarlanarak okul, hastane gibi kapalı alanlarda da oksijen konsantrasyonu arttırmak amacıyla kullanılabilir aLgaç. Farklı alanlarda yine yaygınlaştırılabilir" dedi. 200 litrelik fotobiyorektör günde 5-6 ağacın tutabildiği karbondioksiti tutuyor Yapılan bu fotobiyoreaktörün bir günde 5,6 ağacın tutabildiği karbondioksiti tuttuğunu dile getiren Doç. Dr. Füsun Akgül, "Yaptığınız biyokütle hesaplamalarına göre 200 litrelik bir hacimle tasarladık ve karbon tutma oranını bir günde 25 yaşındaki 5,6 ağacın tutabildiği karbondioksit tutabilir şekilde bir tasarım yaptık. Bu yönüyle aslında bir karbon yutağı olarak iş görecek şekilde tasarımımızı gerçekleştirdik. Bir diğer önemi de bu çalışmanın Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen ülkemizin de dahil olduğu sürdürülebilir kalkınma hedeflerine de hizmet etmekte. Bunlardan bir tanesi sürdürülebilir şehir ve topluluklar, yine sağlıklı ve kaliteli yaşam hedefi, yine karasal yaşam hedefi gibi pek çok sürdürülebilir kalkınma hedefine hizmet eden bir çalışma olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmayla hem öğrencilerimizin hem de halkımızın mikroalg biyoteknolojisi ve bunun faydaları hakkında farkındalık kazanmasını amaçladık" şeklinde konuştu. MAKÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Aleyna Gülşen ise, "Mikroalglerin biyoteknolojisinde kullanılan çalışmalar dünya üzerinde de her geçen gün artmaktadır. Ülkemizde de bu alanın öncüsü olarak üniversitemizi görmekteyiz. Yaptığımız bu çalışma Türkiye’de ilk özelliği taşımaktadır. Projede yer aldığım için çok mutluyum" sözlerini ifade etti. Bir diğer öğrenci Özge Korkmaz ise, "Sera gazlarının en önemlisi olan karbondioksit salınımı her geçen gün artmaktadır ve bu da küresel ısınmaya sebep olmaktadır. Atmosferde artan bu karbondioksiti azaltmaya yönelik yaptığınız bu çalışmada yüksek oranda karbondioksit tutabilen mikroalg kullanarak düz panel tipi fotobiyoreaktör tasarımı gerçekleştirdik. Bu çalışmada yer aldığım için çok mutluyum" dedi. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Batuhan Gürakan da proje hakkında, "Güneş enerjisinden elde edilen elektrikle, kendi yetebilen kapalı bir sistemdir. Mikroalg biyokütlesi, biyogübre ve yem katkı maddesi kullanımı potansiyeline sahiptir ve bu yönüyle tasarımımız ekolojik ve ekonomiktir. Bize bu fırsatı verdiği için Füsun hocamıza çok teşekkür ederim" sözlerini sarf etti.
Türkiye’nin Maldivleri Salda Gölü Kurban Bayramı’na hazır
08 Haziran 2024 Cumartesi - 13:30 Türkiye’nin Maldivleri Salda Gölü Kurban Bayramı’na hazır Türkiye’nin Maldivleri olarak bilinen dünyaca ünlü Salda Gölü turkuaz suları, bembeyaz kumsalları ve bir çivi bile çakılmadan yapılan doğasına uygun tesisleriyle Kurban Bayramı’nda ziyaretçilerini bekliyor. Türkiye’nin Maldivleri olarak bilinen ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından koruma altına alınan Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı durumunda. Bembeyaz kumları ve turkuaz renginde sularıyla bilinen Salda Gölü’nde Kurban Bayramı için hazırlıklar tamamlandı. Gelen ziyaretçilerin bol bol fotoğraf çektirip turkuaz sularında yüzebildiği Salda Gölü’nde hem güvenlik anlamında hem tesis anlamında hem de çevre temizliği anlamında bütün önlemler alınırken gelen ziyaretçilerin keyifli anlar geçirmeleri için her şey hazırlandı. Bakanlık tarafından koruma altında olan Salda Gölü’ne gelecek ziyaretçiler araç girişine kapalı olan ve dumansız ve egzozsuz hava sahası olarak nitelendirilen Beyaz Adalar kısmına araçlarını otopark kısmına bıraktıktan sonra tamamen elektrikli ring araçlarıyla gidip kameralar, güvenlik görevlileri ve jandarma personelleri tarafından 24 saat boyunca korunan bu alanda fotoğraf çektirebiliyorlar. Ayrıca ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamaları için bu alana gölün doğasına uygun tesisler inşa edildi. Yapılan bu tesislerde ziyaretçiler keyifli dakikalar geçirirken bembeyaz kumsalların tadını çıkarabiliyorlar. Göle girmenin Halk Plajı bölümünün dışında yasak olduğu Salda Gölü’nde de yüzenlerin daha güvenli olmaları açısından Cankurtaran ekipleri gün boyunca sahil şeridini takip ederek yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğa anında müdahale edecek şekilde hazır bekliyorlar. Salda Gölü’ne gelen ziyaretçilerin temiz bir alanla karşılaşmaları için çalışmaların sürekli devam ettiğini ve gelen ziyaretçilerinde Salda Gölü’nü gelecek nesillere bırakmak için buna uygun davranmaları gerektiği konusunda konuşan Burdur Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ali Zeren; “16 Haziran tarihi itibarıyla Kurban Bayramı’nı yaklaşmakta ve Kurban Bayramı’nda yoğun bir ziyaretçi gelişi bu bölgede beklenmekte. Biz burayı korumaya çalışıyoruz, kollamaya çalışıyoruz ve gelecek nesillere de aktarmaya gayret ediyoruz. Koruma tedbirlerinin ne kadar işe yaradığının da farkındayız. Milletimizin de bunun farkında olmasını amaç ediniyoruz. Bizim için değerli olan bir yer. değerli olanı koruma gayreti içerisindeyiz. Gelecek vatandaşlarımızın buranın seyir zevkinden istifade ettiği kadar kirletmeden de bu bölgeden ayrılmalarını temenni ediyoruz. Ben herkesin yaklaşan Kurban Bayramı’nı kutluyorum. Koruma kullanma tertibi içerisinde temiz bir çevre bırakarak da buradan ayrılmalarını istiyoruz” dedi. Bütün güvenlik önlemleri alındı Salda Gölü’ne gelecek vatandaşların güvenli bir şekilde burada vakit geçirmeleri adına bütün önemlerin alındığını da dile getiren İl Müdürü Ali Zeren; “Bu lokasyonda girişlerde hem emniyetin hem jandarmanın hem belediyenin hem valiliğimizin çeşitli güvenlik noktaları var. Alan içerisinde sürekli ilçe kaymakamımızın talimatıyla jandarmalar dolaşmakta. Çöpler düzenli olarak toplanmakta, İl Özel İdaremiz bölgede bunun yoğun bir şekilde takibini sürdürmekte. Yani alana çöp atmıyoruz, çöp atılacak noktalar oluşturuyoruz, bu alanı da korumaya gayret ediyoruz. Ayrıca bu noktada valiliğimizin talimatları doğrultusunda cankurtaranla ilgili de tedbirler alındı. Boğulma olayların gerçekleşmediği bir dönem diliyorum bütün vatandaşlarımıza” şeklinde konuştu. Salda Gölü’nde bir çok farklı nokta var Salda Gölü’nün hem bilimsel açıdan hem de doğal güzellik olarak çok kıymetli olduğunu, gölün bir tarafından bilimsel çalışmalar yapılırken bir taraftan da ziyaretçilerin keyifli anlar yaşamaları hazırlandığını ve bu yüzden gölün ve çevresinin temiz bırakılmasının gerektiğini de söyleyen Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ali Zeren; “Beyaz Adalar’ın olduğu kısımda yüzme olayı yok. Beyaz Adalar’ı biz görsel olarak kullanma gayreti içerisindeyiz. Beyaz Adalar’ın bulunduğu lokasyona yine üniversitenin bilim insanları yararlansın diye bilim merkezini kurduk. Bunun üniversiteye devrini gerçekleştirdik ve orası bilimsel açıdan kullanılacak bir alan. Salda Gölü çok geniş bir lokasyona sahip. Yüzülebilen alanları var, bilimsel açıdan değerlendirilecek alanlar, görsel olarak fotoğraf çekilecek alanlar var. Yüzülmesi gereken alanlarda gerekli tedbirler alınarak vatandaşlar buradan istifade edebilir. Beyaz Adalar’ın olduğu lokasyondan da fotoğraf çekimidir, seyir zevki güzel olan yerler gezilerek ziyaret edilebilir” sözlerini ifade etti. Salda Gölü kenarına yapılan 7 kilometrelik bisiklet yolu ve yakın zamanda faaliyete geçmesi planlanan sıcak hava balonları ile de hem ziyaretçi sayısının artması hem de gelecek ziyaretçilerin farklı etkinliklerle Salda Gölü’nü doya doya keşfetmeleri hedefleniyor.
Daha temiz bir çevre için Salda Gölü kenarında bisiklet sürdüler
07 Haziran 2024 Cuma - 19:03 Daha temiz bir çevre için Salda Gölü kenarında bisiklet sürdüler Burdur’da Çevre Haftası etkinlikleri çerçevesinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü personelleri ve öğrenciler Salda Gölü kenarındaki bisiklet yolunda bisiklet sürdüler. Sürüş sonrası öğrencilere jandarma tarafından trafik eğitimi verildi. Her yıl 3-9 Haziran arasında tüm Türkiye’de kutlanan Çevre Haftası etkinlikleri çerçevesinde daha temiz bir toplum için bir çok farklı etkinlik düzenlenerek bilinçlendirme faaliyetleri yapılıyor. Bu çerçevede Burdur’da Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından kurum personelleri, öğrenciler, jandarma ve emniyet personellerinin katılımıyla Salda Gölü etrafında bulunan bisiklet yolunda “Temiz hava için otomobilsiz bir gün” sloganıyla bisiklet sürme faaliyeti gerçekleştirildi. Eşsiz Salda Gölü manzarası eşliğinde bisiklet süren öğrenciler ve kurum personelleri hem farkındalık oluşturdular hem de manzaranın keyfini çıkardılar. Bisiklet turu sonrasında konuşan Burdur Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ali Zeren, “Tüm dünyada eş zamanlı olarak kutlanan çevre haftası çerçevesinde Bakanlığımızın belirlediği konsept ile ilimizde de çeşitli etkinliklerle çevre haftasını kutluyoruz. Bu seneki konseptimiz ‘Hepimizin bir Dünyası Var’. Bugün için de trafikte meydana gelen kirliliğe dikkat çekebilme adına bisiklet organizasyonu yaptık. Bizim değer verdiğimiz ülkemizin göz bebeği dünya mirası Salda Gölü kenarında Valimiz koordinasyonunda oluşturulan yaklaşık 7 kilometrelik bir hatta bisiklet yolunda koruma ve kullanımın güzel örekelerini sergiledik. Yoğun bir katılımla biz bu programı gerçekleştirdik. Korunan bir alanın kullanılabilir olduğunu da göstermiş olduk. Aynı zamanda sağlıklı bir yaşam temasını öne çıkardık. Bugün ki etkinliğe yoğun bir katılım oldu. Öğrencilerimiz katıldı. Ben katılan herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Salda’yı korumak için herkesin dikkatli davranması gerekiyor" Yaklaşan Kurban Bayramı’nda Salda Gölü’ne gelecek bir çok ziyaretçinin gölün temiz kalabilmesi için daha fazla dikkatli davranmalarını isteyen İl Müdürü Ali Zeren, “Bütün vatandaşların alanın korunması gerektiğinin bilincinde olmasını istiyorum. Bu süreçten sonra yakında bayram geliyor. Salda’yı biz korumaya çalışıyoruz. İnsanlarımız fıtraten değer verdikleri şeyleri koruyor. Salda Gölü bizim değer verdiğimiz bir alan. Bugün bizlere miras kalan alanı biz görüyoruz. Güzelliklerini idrak ediyoruz. Bizden sonraki nesillere de ancak koruyarak biz bunları aktarabiliriz. Bayramda gelecek tüm vatandaşları bu güzelliklerden istifade ederken tüm güzelliklerini bir sonraki nesillere aktarması çabası göstermesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu. "Daha temiz bir hava için bisiklet kullanalım" Günümüzde birçok kişinin yakın mesafeye dahi araçla gitmesinden dolayı hava kirliliğinin çok fazla arttığını, bu nedenle ara sıra da olsa vatandaşların bisiklet kullanımını arttırmasını tavsiye eden Müdür Zeren, "Araçlar nihayetinde fosil yakıtı yakan etmenler ve etrafımızı, doğamızı kirletiyor. Biz burada bir saat de olsa, bir dakika da olsa, bir gün de olsa atmosfere yayılan emisyonları azaltıyoruz. Bu şekilde fırsatlarla birlikte de vatandaşlarımızı araç binmekten alıkoyuyoruz. Bisiklete binme noktasında geliştiriyoruz. Örneklerle gösterebiliyoruz. Bizler bunu tatbik edersek bizden sonraki gelecek nesiller de bunu tatbik edecek. Bu doğal güzellikler bizden sonraki nesillere de aktarılacak" dedi.