Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Burdur
Burdur’da yılın ilk 2 ayında bin 436 asayiş olayı meydana geldi
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:22:55
Burdur genelinde 2 ayda toplam bin 436 asayiş olayı meydana gelirken, suç oranları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10 azaldı. Şubat ayı genel güvenlik toplantısı Vali Tülay Baydar Bilgihan başkanlığında gerçekleştirildi. İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Balcı ve İl Emniyet Müdürü Ahmet Kurt’un eşlik ettiği toplantıda 2026 yılı içerisindeki veriler paylaşıldı. Buna göre kişilere karşı 561, mal varlığına karşı 159, millete ve devlete karşı 18, topluma karşı 142 ve takibi gerektiren 556 olmak üzere toplam bin 436 olay meydana gelirken tüm suçlarda alınan tedbir ve önleyici çalışmalar neticesinde geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 10 azalış sağlandı. Kişilere karşı suçlar kapsamında 282 olay meydana gelirken, alınan tedbirler ve artırılan devriye faaliyetleri sayesinde geçen yılın aynı dönemine göre "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçunda yüzde 100, "kasten yaralama" suçunda ise yüzde 48 azalma sağlandı. Tüm suçlarda ise yüzde 2 oranında düşüş yaşanırken, olayların yüzde 98’i aydınlatıldı. Mal varlığına karşı suçlar kapsamında ise 66 olay meydana geldi. Yapılan çalışmalar sonucunda oto hırsızlığı ve otodan hırsızlık suçlarında yüzde 100, dolandırıcılık suçlarında yüzde 47, evden hırsızlık suçlarında yüzde 25 azalma sağlanırken, tüm suçlarda yüzde 35 oranında düşüş kaydedildi. Bu olayların yüzde 79’u aydınlatıldı. 2026 yılı içerisinde haklarında yakalama kararı bulunan 329 firari şahıs yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Şubat ayında ise 173 firari yakalandı. Ruhsatsız silah ve silah kaçakçılığına yönelik operasyonlarda yıl içerisinde 62 ruhsatsız silah ele geçirilirken 50 kişi hakkında işlem yapıldı. Şubat ayında ise 28 ruhsatsız silah ele geçirilerek 25 kişi hakkında işlem gerçekleştirildi. Uyuşturucu ve kaçakçılıkla mücadele sürüyor Narkotik suçlarla mücadelede uyuşturucu ticareti suçundan 17, kullanmak ve diğer suçlardan 69 olmak üzere toplam 86 olay meydana geldi. Operasyonlarda 16 şüpheli tutuklandı. Operasyonlarda 3 kilo 365 gram esrar, 423 gram bonzai, 108 gram metamfetamin, 67 gram skunk, 15 gram eroin, 3 gram kokain ile çeşitli miktarda sentetik ecza ve ecstasy ele geçirildi. Şubat ayında ise 41 olayda 9 şüpheli tutuklandı. Kaçakçılıkla mücadele kapsamında 63 operasyonda 135 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Operasyonlarda kaçak sigara, makaron, kıyılmış tütün, elektronik sigara, etil alkol, tarihi eser niteliğinde sikke ve objeler ile çeşitli kaçak ürünler ele geçirildi. Terör ve göçmen kaçakçılığı çalışmaları Terörle mücadele kapsamında ise FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik toplam 4 operasyon gerçekleştirildi, 31 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti ile mücadele kapsamında bir operasyon düzenlenirken 4 organizatör hakkında işlem yapıldı. Ayrıca bin 628 yabancı kontrol edilirken 72 düzensiz göçmen tespit edildi ve 44’ü geri gönderme merkezlerine sevk edildi. Siber suçlarla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarda suç unsuru taşıyan 44 hesap veya şahıs tespit edilirken 39 kişi hakkında işlem yapıldı. Trafik denetimleri Trafik denetimlerinde ise yıl içerisinde 167 bin 179 araç ve sürücüsü sorgulandı. Kusurlu bulunan 19 bin 435 araç ve sürücüsüne idari para cezası uygulandı. Şubat ayında 92 bin 212 araç denetlenirken 9 bin 911 araca işlem yapıldı. Çevreye rahatsızlık veren araçlara yönelik yapılan denetimlerde ise drift atan 6 araca toplam 349 bin 302 TL ceza uygulanırken araçlar trafikten men edildi ve sürücü belgelerine 60 gün süreyle el konuldu. Ayrıca yüksek ses, abartı egzoz ve kamu düzenini bozma gibi ihlallerden 122 araç ve sürücüsüne toplam 902 bin 283 TL cezai işlem uygulandı.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:23
Burdur’da otomobil ile çarpışan motosikletlinin yaralandığı kaza kamerada
Burdur’un Gölhisar ilçesinde otomobille çarpışan motosikletlinin yaralandığı kaza anları güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Kaza, akşam saatlerinde Gölhisar ilçesi Cumhuriyet Caddesi üzerine meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücünün öğrenilemeyen 15 HR 255 plakalı otomobil ile C.A.’nin kullandığı 15 ADH 290 plakalı motosiklet çarpıştı. Çarpışmanın etkisi park halindeki kamyonete çarpan motosiklet sürücüsü yaralandı. Kaza ihbarı üzerine adres sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Gölhisar Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralı sürücünün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken kaza anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, otomobil sürücüsünün motosiklette çarpması ve ardından yaşanan panik anları yer alıyor. Kazayla ilgili tahkikat sürüyor.
10 Mart 2026 Salı - 21:25
Burdur’daki kazada ağır yaralanan 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Burdur’un Bucak ilçesinde kontrolden çıkan otomobilin yol kenarındaki levhaya çaptığı kazada ağır yaralanan genç, tedavi gördüğü hastanede 10 günlük yaşam mücadelesini kaybetti. Kaza, 28 Şubat’ta Burdur - Antalya karayolu Susuz Köyü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bartu Efe Zengin (21) idaresindeki 15 SE 803 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarından bulunan levhaya çarptı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan otomobil sürücüsü sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Bucak Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. 10 gün süren tedavisinin ardından Zengin kurtarılmayarak hayatını kaybetti. Kazayla ilgili tahkikat sürüyor.
10 Mart 2026 Salı - 19:08
Burdur’da uyuşturucu operasyonları: 5 tutuklama
Burdur’da polis ekipleri tarafından uyuşturucu ile mücadele çerçevesinde yürütülen çalışmalarda çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirilirken, olayla ilgili 5 şüpheli tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 17 Şubat-9 Mart tarihleri arasında il genelinde uyuşturucu madde ticareti yapan ve kullanan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Yapılan operasyon ve uygulamalarda 5 bin 72 kullanımlık sentetik kannabinoid emdirilmiş kağıt parçası, 3,87 gram eroin, 8,13 gram metamfetamin, 4,55 gram esrar ve 18 adet sentetik ecza ele geçirildi. Ele geçirilen maddelerle ilgili olarak ’kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak’ suçundan meydana gelen 17 olayda 23 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Öte yandan "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçundan meydana gelen 5 olayda adli işlem yapılan şüphelilerden 5’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
12 Mayıs 2024 Pazar - 22:34
Burdur’da otomobil takla attı: 5 yaralı
Burdur’da otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak takla attı. Meydana gelen kazada 5 kişi yaralandı. Kaza, Isparta-Antalya karayolu Çamlık köyü sınırlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Nebi A. idaresindeki 07 CDB 48 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak takla attı. Kazada sürücü ve otomobilde bulunan Fatma A. (57), Faden İ. (64), Şevket İ. (63) ve Mustafa D. (58) yaralandı. Kazayı gören çevredeki vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından araçtan çıkartılan yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Bucak Devlet Hastanesine kaldırıldı. Ekipler kaza ile ilgili inceleme başlatırken, yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
12 Mayıs 2024 Pazar - 13:27
Göl manzaralı, gül kokulu bahçelerde hasat erken başladı
Güller ve göller diyarı olarak bilinen Burdur’da göl kenarında yapılan gül yetiştiriciliğinde bu sene iklim şartlarından dolayı hasat 3 hafta erken başladı. Yılda ortalama 30 ton civarında yapılan hasadın, sezonun erken başlaması nedeniyle bu sene 100 ton civarında olması bekleniyor. Yonca ve mısıra göre daha az su tüketen gül hem gölün kurumasını geciktirirken hem de bölge ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Ortalama 500 kilogram gülden 100-150 gram üretilen gül yağının litre fiyatının 10 ile 12 bin Euro olması bekleniyor. Güller, göller, diyarı olarak anılan Burdur’da az bilinse de nesillerdir yapılan gül yetiştiriciliği birçok ailenin geçim kaynağı. Hasat zamanına kadar gözü gibi baktıkları gülleri toplayıp suyunu ve yağını çıkaran yetiştiriciler bunları ilaç ve kozmetik alanında kullanıma sunuyorlar. Normalde 15 Mayıs gibi başlayan gül hasadı bu sene iklim şartları nedeniyle 3 hafta erken başladığı için ortalama 30 ton civarında yapılan hasat miktarının bu yıl 3 katına çıkması bekleniyor. Burdur Gölü kenarında yetiştirilen güller yonca ve mısıra göre daha az su tükettiği için ve gölün kuruyan bölgelerinde oluşan tozlaşmayı engellediği için çevre ve sağlığa büyük fayda sağlarken yapılan eko turizm ve ürün fiyatının yüksek olması nedeniyle de ekonomiye can veriyor. Yıllar önce Burdur Gölü’nü kurtarmak amacıyla Lisinia Projesi’ni başlatan ve bölgede yetiştirdiği, lavanta, adaçayı ve gül gibi az su tüketen bitkilerle susuz tarımın yaygınlaşmasında öncülük eden Öztürk Sarıca, “2005 yılında Burdur’un Karakent köyünde göl kenarında başlattığımız Lisinia proje çalışmaları çerçevesinde özellikle vahşi sulamaya alternatif damlama sulama sistemi ile gül yetiştiriciliğine başladık. Her geçen yıl küresel ısınmanın etkileri yöremizde fazlasıyla hissedilmekte. O yüzdendir ki iki haftadan beri gül topluyoruz. Ama daha sadece güllerin yan tarafları ve büyük bir kısmı açmamış durumda. Dolayısıyla gül hasadı bu yıl neredeyse 45 güne kadar uzayacak. Tabii bu süreçte bakımları ve gerekli işlemler yapılmaya devam ediyor” dedi. Hasat miktarı geçen seneye göre 2-3 katına çıktı Geçen yıla göre toplam hasat miktarının yaklaşık 2-3 katına çıktığını belirten Sarıca, “Geçen yılki almış olduğumuz 30 tonluk gül, bu yıl 100 tonlara çıkma durumunda ve bizim toplamda 30 litreye yakın bir gül yağı beklentimiz var. Tabii ki gül fiyatları bu yıl ne olur bilemiyorum ama geçen yıl 1 kilogram gül yağı 12 bin Euro’dan satılmaktaydı. Bu yıl ise yine 10 bin ile 12 bin Euro arasında bir fiyat beklentimiz var. Ama bu arz talep çekişmesi içinde bu fiyat belirlenmesi yapılacak tabii. Tahminimce fiyatlar bu sıralarda seyredecek” şeklinde konuştu. "Gül az su tükettiği için hem göle katkımız var hem de eko turizm ile bölge ekonomisine" Göl kenarında yetiştirilen güllerin hem göle hem de ekonomiye büyük katkısının olduğunu söyleyen Sarıca, “Gül özellikle mısır ve yoncaya göre yüzde 75 oranında daha az su tüketen bir bitki. Dolayısıyla gül üretiminde hem göle katkımız hem doğaya katkımız hem de bölge ekonomisine çok ciddi anlamda katkımız oluyor. Bu anlamda özellikle yörenin zenginleşmesi, yöredeki gül kültürünün devam ettirilmesi konusunda biz gülle ilgili faaliyetlerimize devam ediyoruz. Gül tarım alanları son yıllarda artıyormuş gibi görünse de toplamda üretilen gül miktarında her geçen yıl bir miktar azalma var. Bu küresel ısınmanın etkilerinden kaynaklanan bir durum. Bu yüzden her geçen yıl Türkiye’nin ciddi bir yurtdışı satış kalemi olan gül yağının aynı miktarlarda üretilmesi için bir miktar daha dikimlerin yapılması gerekiyor. Bu konudaki çalışmalarımızda şu an devam etmekte. Aynı zamanda gül, yörenin bir kültürü olması yanında bir eko turizm aracı. Önümüzdeki yıllarda yörede eko turizmin ciddi anlamda canlanacağını düşünüyoruz. Bununla ilgili çalışmalarımız şu anda bütün hızıyla devam ediyor. İlk gül turlarımızı geçen hafta itibari ile kabul etmeye başladık. Şu anda ilk gül turları için gelenler var, bu konuyla ilgili bağlantı yapmaya çalışanlar var. Geçen yıl sezon 15 Mayıs’ta başlamıştı, bu yıl ise çok daha erken, üç hafta erken gül sezonu açıldı. Şu an da gül turları için bekleyenler var. Önümüzdeki günlerde hızlı bir şekilde turlar devam edecektir ki son yıllarda biz özellikle gül turizminde yüzde yüzlere varan bir ivme yakalamış durumdayız. O yüzden ziyaret talepleri şu anda fazlasıyla artmış durumda” dedi. 500 kilo gülden 100-150 gram yağ elde ediyoruz Sabahın erken saatlerinde göl manzaralı tarlalarda başlayan hasat güllerin toplanmasının ardından gül yağı çıkarma tesislerinde devam ediyor. Tarlalardan getirilen güllerin hangi aşamalardan geçtiğini de anlatan Sarıca, “Tarlalardan gelen gülleri kazana doldurduktan sonra ortalama 500 kilogram oranında kazanlara gülü basıyoruz. Onun üzerine güllerin yanmaması için üzerine biraz su gezdirdikten sonra serpantinlere buhar vererek suyun kaynamasını sağlıyoruz. Su kaynadıktan sonra gülün içinden geçerken buharlar, yapısına gülün yağını da alarak bu şeklinde seperatöre geliyor. Seperatörde soğuk suyun dolaştığı borular var. Oralarda yoğunlaşarak aşağıdaki florentin kabına kadar iniyor. Florentin kabında üst kısımda yağ, alt kısımda da gül suyu birikiyor. Ortalama bir kazana 500 kilogram gül basabiliyoruz tabi bunlar büyük kazanlar. Yani gülün yağ verimine göre bir kazandan 100 ile 150 gram arasında bir gül yağı alabiliyoruz” dedi. Gül yağı güzel kokusu, içinde barındırdığı vitaminler ve sakinleştirici ve ferahlatıcı özelliği nedeniyle kozmetikte, temizlikte ve aromaterapide, saç bakım ürünlerinde, cilt bakım ürünlerinde kullanılıyor.
10 Mayıs 2024 Cuma - 19:13
Kaçan araçtan, silah, bıçak ve uyuşturucu çıktı: 25 bin TL para cezası uygulandı
Burdur’un Yeşilova ilçesinde uygulama noktasına girmeyip kaçmaya çalışırken durdurulan otomobilden tüfek, döner bıçağı, kasatura ve uyuşturucu madde çıktı. Araçta bulunan şüphelilere adli işlem yapılırken 25 bin 954 TL para cezası uygulandı. Burdur’un Yeşilova ilçesinde 7 Mayıs tarihinde İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan asayiş uygulama noktasına girmeyerek kaçmaya çalışan bir araç yapılan çalışmalar sonucunda durduruldu. Araçta yapılan aramalarda araç sürücüsü F.A. ve yolcu T.A. isimli şahıslara ait olduğu tespit edilen; 1 adet yarı otomatik ruhsatsız tüfek, 1 adet döner bıçağı, 1 adet kasatura bıçak, 1 gram esrar, 82 adet sentetik hap ve uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmaya yarayan aparat ele geçirildi. F.A. ve T.A. hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak ve 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından soruşturma başlatılırken araca trafik yönünden 25 bin 954 TL idari para cezası uygulandı.
10 Mayıs 2024 Cuma - 18:46
MAKÜ öğrencileri, Mehmet Akif Ersoy’un yapay zeka modelini oluşturdu
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi öğrencileri, milli şair Mehmet Akif Ersoy’u modern teknolojiyle buluşturarak dikkat çekici bir projeye imza attı. Yapay zeka alanında yaptıkları çalışmalarla dikkat çeken Sanat ve Tasarım Fakültesi öğrencilerinden oluşan ekip, Mehmet Akif Ersoy’un şiirlerini derin öğrenme teknikleriyle analiz ederek, onun tarzını ve dil kullanımını yapay zeka ile modellemeyi başardı. Proje, metahuman teknolojisinin yapay zeka entegrasyonu ile oluşturuldu. MAKÜ Rektörlük binasının giriş katında oluşturulan Mehmet Akif Ersoy’un hayatının ve eserlerinin anlatıldığı bölümde bulunan ekranda yapay zeka teknolojisi ile oluşturulan Mehmet Akif Ersoy karakteri ziyaretçiler tarafından kendisine sorulan soruları analiz edip doğaçlama bir şekilde cevap verir halde hazırlandı. Proje üreticilerinden MAKÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarım Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Furkan Köroğlu proje ile ilgili olarak, "Projemizin ilk aşaması olarak Mehmet Akif Ersoy’un gerçekçi yüz hatlarını elde etmek adına üniversitemizde bulunan balmumu heykelinden faydalandık. Bu heykeli fotogrametri tekniği ile üç boyutlu ortama aktardık. Bu sayede kendisinin gerçeğe en yakın olan yüz hatlarını elde ettik. Projeyi yaparken Mehmet Akif Ersoy üzerine bir proje yaptığımız için gerçekten çok mutluydum. Daha öncede bu şekilde bir projede çalışmamıştım. Benim için de bir deneyim oldu. Zaten projemizde kurumlar arasında eşi benzeri olmayan bir proje. Açıkçası biz de bunun için uğraştık. Gayet memnunum yapabileceğimizin en iyisini yaptığımızı düşünüyorum" dedi. Projede Mehmet Akif Ersoy’un görsel kimliğini oluşturan MAKÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarım Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Yusuf Akkuş ise, "Gerekli 3D yazılımları kullanarak Mehmet Akif Ersoy’un saç, sakal, bıyık ve kıyafetlerini oluşturdum. Ben yapabileceğimizin en iyisini yaptığımızı düşünüyorum. Buna benzer birkaç projede daha çalışmıştım. Rektörümüz Hüseyin Dalgar’ın da 3D karakterini yapmıştık. Bu da ondan sonra yaptığımız en güzel iş diyebilirim. Mehmet Akif Ersoy işin içerisindeydi çünkü. Olabildiğince ona benzetmeye çalıştık. Gerçekten bu projeyi yaptığımız için mutluyum. Üniversitemize böyle bir katkıda bulunduğum için de mutluyum" şeklinde konuştu. Projenin yapay zeka entegrasyonu bölümünde yer alan MAKÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarım Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Muhammet Salih Kara, “Üniversitemizde bulunan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Mehmet Akif’i Araştırma Kurumu içerisinde bulunan verileri kullandık, başlıca araştırmaları. Devamında internetteki belli başlı verileri alarak yapay zeka modelimizi eğittik. Ettiğimiz model Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı şiirler, yaşantıları, geçmişleri ve bir çok bilgiyi barındırıyor. Bununla birlikte de kendisine yapay zeka entegrasyonu sağladık. Sesli bir şekilde etkileşime geçilebilir vaziyete getirdik ve ziyaretçiler Mehmet Akif Ersoy Müzesi’ne geldiklerinde kendisiyle etkileşime geçip kendisiyle alakalı sorular sorabilecekler" dedi. Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Kara ise, “Proje, rektörlüğün inisiyatifinde, daha doğrusu onların kararıyla Mehmet Akif’e ait bir alan oluşturulması amacıyla ortaya atılmış bir fikirdi. Üniversitemizin içerisinde zaten bir araştırma merkezi çerçevesinde Akif’e ait verilerin sergilendiği bir alanımız vardı. Fakat rektörlük binasında da böyle bir alan oluşturma fikriyle Akif’in hem milli hem manevi şahsiyetini insanlara, ziyaretçilere aktarabilecek, küçük de olsa bir alan hazırladık ve burada ona ait bir takım belge ve bilgilerin, fotoğrafların yer aldığı alan oluşturduk. Ben de bu alanın tasarım geliştirme sürecinde rol aldım. Oluşturulan alanın bir kısımda Akif’in hayat hikayesini, bir kısımda ailesini sergiledik. Ailesiyle olan ilişkilerini, hatta bir torununa yazdığı şiirlere de yer vermiş olduk. İstiklal Marşı’na ait bir alan var aynı zamanda. Safahat eserine ait bir alan var. Bunlar zaten halihazırda bilinen ve başka yerlerde de var olan belgeler, bilgiler ama biz burayı farklılaştırmak amacıyla yapay zeka destekli bir proje içerisine yerleştirelim fikri ile daha yenilikçi, insanların dikkatini çekebilecek bir yere nasıl dönüştürebiliriz sorusuyla, öğrencilerimizin de katkılarını alarak yapay zeka destekli bir sanal karakter oluşturduk ve bu karakterin insanlarla yani burayı ziyaret eden ziyaretçilerle birlikte karşılıklı soru-cevap şeklinde konuşabildiği, hatta öğrenerek sürekli kendini güncelleyen bir karakterle insanların merak ettiklerini direkt olarak Mehmet Akif’in ağzından duymalarını istedik. Takdir edersiniz ki Akif’in sesinin bilinmediği gerçeği var. Yani herhangi bir kayda sahip değiliz. Fakat burada biz hem modellerken hem sesini tasarlarken açıkçası biraz hayal gücümüzü biraz gerçekte var olan fotoğrafları ve tahminen sesli tasarımı ortaya koyduk. Neticede ortaya güzel bir proje çıktı öğrencilerimizin de çok büyük emekleriyle. Karakter televizyon ekranında aktif olarak sürekli bekliyor. Altında bir klavye içerisinde tuşa basarak kendisiyle etkileşim kurabiliyorsunuz. Sizi dinliyor öncelikle, daha sonra sizin sorduğunuz soruları birkaç saniye bekleyerek kafasında kurguluyor. Tabi bu tamamen doğaçlama ve her seferinde farklı bir cevap veren bir yazılım sayesinde gerçekleşiyor. Konulara dair fikirlerini, geçmişte yaşanan tarihi olaylara dair fikirlerini, Safahat’i, İstiklal Marşı’nı ve diğer eserlerini yazarken hissettiği duyguları çok açık sözlülükle ifade ediyor" açıklamasında bulundu.
10 Mayıs 2024 Cuma - 15:35
Türk müziğinin ineklerin süt verimini artırdığı akademik olarak ispatlandı
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Çiftliğinde Devlet Konservatuarı ile ortak düzenlenen "Türk Müziğinin Süt İneklerinin Hormon ve Süt Verimi Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi" projesi çerçevesinde ineklere Türk müziği dinletilerek süt veriminin arttığı gözlemlendi. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı, Veteriner Fakültesi, Gıda Tarım ve Hayvancılık MYO, MAKÜ Çiftliği’nin de iş birliği yaptığı "Müziğin Süt İneklerinin Hormon ve Süt Verimi Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi" projesi meyvelerini veriyor. Çiftlikte yetiştirilen ineklere dinletilen Türk Müziği’nin ardından ineklerin daha sakin ve huzurlu bir ortamda beslendikleri için süt veriminde de artış sağlandığı gözlemlendi. Proje sorumlusu MAKÜ Müzik Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Zeki Nacakcı projesi hakkında MAKÜ Çiftliği’ndeki ineklere uyguladıkları projelerinde müziğin her bir tarzına ineklerin farklı tepkiler verdiklerini, müzikli ortamda durmalarının onlardaki mutluluk hormonlarında değişim gösterdiğini ve bu sayede de süt verimlerinin de arttığını aktardı. Daha önce birçok farklı yerde uygulanan bu yöntemin MAKÜ’de uygulanan bu sistemin farkının ise Türk Halk Müziği ve yöresel müzikler dinletmeleri olduğunu belirtti. Ayrıca proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Zeki Nacakcı, "Müziğin canlılar üzerindeki etkisine yönelik birçok çalışma vardır. Biz de bu projede ineklerin süt verimini artırabilir miyiz düşüncesiyle hareket ederek MAKÜ Çiftliği’nde müzik denemeleriyle ineklerimizin süt verimini artırmaya yönelik bir proje başlattık. Bizim dünyada yapılan diğer projelerden farkımız onlar klasik müzik temelli araştırmalar yaparken biz bunu Türk halk müziği ile, yöre müzikleri ile, meditasyon müzikleri ile şekillendirme çalışması başlattık. Bunun öncelikli etapta dünyadan çok daha farklı olarak fareler üzerinde, atlar üzerinde, onlarında stres hormonlarını ve süt verimini artırıcı hormonları üzerinde çalışmalarını yaptık. Bu çalışmalarda belli başlı müzikleri belirledik ve hangi desibelde vereceğimizi, hangi sürelerde vereceğimizi, ne kadar vereceğimiz gibi konuları önce atlar üzerinde yapılan araştırmalar ile belirledikten sonra çiftlikte ineklere günün belirli saatlerinde müzik dinletiyoruz. Bir de biliyoruz ki inekler en çok süt sağarken strese giriyorlar. Onlara o noktada farklı müzikler dinletip Pavlov’un şartlı deneysel olarak yapmış olduğu araştırma gibi bizde farklı denemeler yapıyoruz. Tabii bunların sonuçlarını daha almadık ama görünen o ki şu anda olumlu yönde gidiyoruz. Çünkü yaptığımız ön araştırmalara göre ineklerin müziğe çok güzel tepki verdiğini görüyoruz. Hatta ben ilk projeye başladığımda çok da şaşırmıştım, bu kadar aşırı bir tepki beklemiyordum. Direkt bütün sese odaklanarak hareket ediyorlar. İlk etap araştırmalarımızda Türk halk müziğine, caz müziğine, meditasyon müziklerine diğer müziklere oranla daha çok tepki verdikleri görülüyor. Proje sonuçlandıktan sonra bunun bilimsel verileri makaleler ve bilimsel ortamlarda açıklanacak. O zaman çok daha net veriler elimize ulaşmış olacaktır" dedi. "İneklerin stresleri az olunca süt verimi de artıyor" İneklerin süt veriminin dış etkenlere bağlı olduğunu ve mutlu olduklarında süt veriminde artış yaşandığının altını çizen Prof. Dr. Nacakcı, "Benim diğer uzman arkadaşlardan aldığım davranışları ile ilgili bilgilere göre, inekler stresleri ne kadar az olursa o kadar süt verimleri artıyor. Dolayısıyla normal yemeklerini yedikten sonra dinlenme modlarındaki müziklerin aslında meditasyon ve onları çok hareket ettirmeyecek bir tarzda müzik olduğu zaman onların çok daha rahat yattıkları ya da dinlendiklerini görüyoruz. Bu da onların günlük süt üretimlerini artırdığı gibi hareketli müziklerde de çok daha canlı hissediyorlar. İnsanlar nasıl farklı müziklere farklı tepkiler gösteriyorlar aynı hayvanlar da farklı müziklere farklı tepkiler gösteriyorlar ve bunun sonuçlarını da alıyoruz. Proje başlayalı bir yıl oldu. Bir yıl süresi içerisinde değerli veriler elde ettik. Bunu gerek kan alma örneklerinde, gerekse davranışlarını gözlemleyerek de görüyoruz. Projenin sonlarına doğru geldik. Yaklaşık 3 ay içinde de projemiz sonuçlanacak. 3 ay sonra da basın mensupları ile bu verileri paylaşacağız" şeklinde konuştu. "Projede farklı fakültelerden 15 kişi yer alıyor" Projenin büyük katılımlı bir proje olduğundan bahseden Prof. Dr. Nacakçı, "Proje ekibimiz büyük. Veteriner Fakültesinde branşları çok farklı olan hekim arkadaşlarımızdan da destek alıyoruz. Laborantından hayvan davranışlarını gözlemleyen veterinerlere kadar. Yine biz de konservatuvar bölümünden farklı müzik türleriyle uğraşan arkadaşlarımızdan çok farklı destekler alıyoruz. Projemize yaklaşık 15 kişi destek veriyor. Bu da projenin büyüklüğünü ve başarıya ulaşmasında katkı veriyor" sözlerini sarf etti. "Merkezimizde hayvanlar üzerinde 40’ın üzerinde çalışma yapılıyor" MAKÜ Çiftliği’nde yer alan hayvanlar üzerinde farklı çalışmalar yapıldığını dile getiren Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tarım Hayvancılık ve Gıda Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İlktan Baştan ise proje ile ilgili olarak, "Merkezimiz bünyesinde 40’ın üzerinde çalışma yapılmakta. Lisans ve lisansüstü öğrencilerimizin yanı sıra birçok bilimsel araştırma da uygulanmaktadır. Bunlardan bir de müziğin süt verimi üzerindeki artmasının araştırılması. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bölgesel Kalkınma Odaklı üniversite ve hayvancılık alanında özel desteklenen bir üniversite. Burada da bu üniversitenin farklı birimlerinde farklı disiplinlerinde hayvancılığın veriminin nasıl artırılabilir, nasıl daha iyiye götürülebilir, onun bir çalışma örneğini görüyoruz. Burada Güzel Sanatlar Fakültesi, Konservatuvar, Fen Edebiyat Fakültesi, Mimarlık Mühendislik Fakültesinden birçok hocamızın aynı zamanda eşgüdümlü araştırmaları yürütülmektedir. Amacımız bölgemizdeki hayvancılığa bir örnek, bir rol model olabilmektir" dedi.
10 Mayıs 2024 Cuma - 15:27
Türk müziğinin ineklerin süt verimini artırdığı akademik olarak ispatlandı
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Çiftliğinde Devlet Konservatuarı ile ortak düzenlenen Türk Müziğinin süt ineklerinin hormon ve süt veriminin incelenmesi projesi çerçevesinde ineklere Türk müziği dinletilerek süt veriminin arttığı gözlemlendi. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı, Veteriner Fakültesi, Gıda Tarım ve Hayvancılık MYO, MAKÜ Çiftliğinin de işbirliği yaptığı “Müziğin süt ineklerinin hormon ve süt verimi üzerindeki etkisinin incelenmesi ”projesi meyvelerini veriyor. Çiftlikte yetiştirilen ineklere dinletilen Türk Müziği’nin ardından ineklerin daha sakin ve huzurlu bir ortamda beslendikleri için süt veriminde de artış sağlandığı gözlemlendi. Proje sorumlusu MAKÜ Müzik Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Zeki Nacakcı projesi hakkında MAKÜ çiftliğindeki ineklere uyguladıkları projelerinde müziğin her bir tarzına ineklerin farklı tepkiler verdiklerini, müzikli ortamda durmalarının onlardaki mutluluk hormonlarında değişim gösterdiğini ve bu sayede de süt verimlerinin de arttığını aktardı. Daha önce birçok farklı yerde uygulanan bu yöntemin MAKÜ’de uygulanan bu sistemin farkının ise Türk Halk Müziği ve yöresel müzikler dinletmeleri olduğunu belirtti. Ayrıca Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Zeki Nacakcı; “Müziğin canlılar üzerindeki etkisine yönelik bir çok çalışma vardır. Bizim de bu projede çıkış noktamızdan bir tanesi de ineklerin süt verimini arttırabilir miyiz düşüncesiyle hareket ederek MAKÜ çiftliğinde müzik denemeleriyle ineklerimizin süt verimini arttırmaya yönelik bir proje başlattık. Bizim dünyada yapılan diğer projelerden farkımız onlar klasik müzik temelli araştırmalar yaparken biz bunu Türk Halk Müziği ile, yöre müzikleri ile, meditasyon müzikleri ile şekillendirme çalışması başlattık. Bunun öncelikli etapta dünyadan çok daha farklı olarak fareler üzerinde, atlar üzerinde, onlarında stres hormonlarını ve süt verimini arttırıcı hormonları üzerinde çalışmalarını yaptık. Bu çalışmalarda belli başlı müzikleri belirledik ve hangi desibelde vereceğimizi, hangi sürelerde vereceğimizi, ne kadar vereceğimiz gibi konuları önce atlar üzerinde yapılan araştırmalar ile belirledikten sonra çiftlikte ineklere günün belirli saatlerinde müzik dinletiyoruz. Bir de biliyoruz ki inekler en çok süt sağarken strese giriyorlar. Onlara o noktada farklı müzikler dinletip Pavlov’un şartlı deneysel olarak yapmış olduğu araştırma gibi bizde farklı denemeler yapıyoruz. Tabi bunların sonuçlarını daha almadık ama görünen o ki şu anda olumlu yönde gidiyoruz. Çünkü yaptığımız ön araştırmalara göre ineklerin müziğe çok güzel tepki verdiğini görüyoruz. Hatta ben ilk projeye başladığımda çok da şaşırmıştım, bu kadar aşırı bir tepki beklemiyordum. Direk bütün sese odaklanarak hareket ediyorlar. İlk etap araştırmalarımızda Türk Halk Müziğine, caz müziğine, meditasyon müziklerine diğer müziklere oranla daha çok tepki verdikleri görülüyor. Proje sonuçlandıktan sonra bunun bilimsel verileri makaleler ve bilimsel ortamlarda açıklanacak. O zaman çok daha net veriler elimize ulaşmış olacaktır.” dedi. -İneklerin stresleri az olunca süt verimi de artıyor İneklerin süt veriminin dış etkenlere bağlı olduğunu ve mutlu olduklarında süt veriminde artış yaşandığının altını çizen Prof. Dr. Nacakcı; “Benim diğer uzman arkadaşlardan aldığım davranışları ile ilgili bilgilere göre inekler stresleri ne kadar az olursa o kadar süt verimleri artıyor. Dolayısıyla normal yemeklerini yedikten sonra dinlenme modlarındaki müziklerin aslında meditasyon ve onları çok hareket ettirmeyecek bir tarzda müzik olduğu zaman onların çok daha rahat yattıkları ya da dinlendiklerini görüyoruz. Bu da onların günlük süt üretimlerini artırdığı gibi hareketli müziklerde de çok daha canlı hissediyorlar. İnsanlar nasıl farklı müziklere farklı tepkiler gösteriyorlar aynı hayvanlar da farklı müziklere farklı tepkiler gösteriyorlar ve bunun sonuçlarını da alıyoruz. Proje başlayalı bir yıl oldu. Bir yıl süresi içerisinde değerli veriler elde ettik. Bunu gerek kan alma örneklerinde, gerekse davranışlarını gözlemleyerek de görüyoruz. Projenin sonlarına doğru geldik. Yaklaşık 3 ay içinde de projemiz sonuçlanacak. 3 ay sonra da basın mensupları ile bu verileri paylaşacağız.” şeklinde konuştu. Projede farklı fakültelerden 15 kişi yer alıyor Projenin büyük katılımlı bir proje olduğundan bahseden Prof. Dr. Nacakçı; “Proje ekibimiz büyük. Veteriner Fakültesinde branşları çok farklı olan hekim arkadaşlarımızdan da destek alıyoruz. Laborantından hayvan davranışlarını gözlemleyen veterinerlere kadar. Yine biz de konservatuvar bölümünden farklı müzik türleriyle uğraşan arkadaşlarımızdan çok farklı destekler alıyoruz. Projemize yaklaşık 15 kişi destek veriyor. Bu da projenin büyüklüğünü ve başarıya ulaşmasında katkı veriyor.” sözlerini sarf etti. Merkezimizde hayvanlar üzerinde 40’ın üzerinde çalışma yapılıyor MAKÜ çiftliğinde yer alan hayvanlar üzerinde farklı çalışmalar yapıldığını dile getiren Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tarım Hayvancılık ve Gıda Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İlktan Baştan ise proje ile ilgili olarak; “Merkezimiz bünyesinde 40’ın üzerinde çalışma yapılmakta. Lisans ve lisansüstü öğrencilerimizin yanı sıra birçok bilimsel araştırma da uygulanmaktadır. Bunlardan bir de müziğin süt verimi üzerindeki artmasının araştırılması. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bölgesel Kalkınma Odaklı üniversite ve hayvancılık alanında özel desteklenen bir üniversite. Burada da bu üniversitenin farklı birimlerinde farklı disiplinlerinde hayvancılığın veriminin nasıl artırılabilir, nasıl daha iyiye götürülebilir, onun bir çalışma örneğini görüyoruz. Burada Güzel Sanatlar Fakültesi, Konservatuvar, Fen Edebiyat Fakültesi, Mimarlık Mühendislik Fakültesinden bir çok hocamızın aynı zamanda eşgüdümlü araştırmaları yürütülmektedir. Amacımız bölgemizdeki hayvancılığa bir örnek, bir rol model olabilmektir” dedi.
10 Mayıs 2024 Cuma - 13:50
Burdur-Fethiye kara yolunda kontrolden çıkan otomobil takla attı: 1’i çocuk 3 yaralı
Burdur’un Karamanlı ilçesi Fethiye kara yolu üzerinde kontrolden çıkan otomobilin takla atarak refüje devrilmesi sonucu 1’i çocuk 3 kişi yaralandı. Kaza, 07.50 sıralarında Burdur’un Karamanlı ilçesi Fethiye kara yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Çavdır istikametinden Burdur istikametine seyir halinde olan Sinan A. (30) idaresindeki 48 JZ 184 plakalı Citroen marka otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak takla atıp refüje devrildi. Meydana gelen kazada sürücü Sinan A., yolcu Esma A. (30) ve 2 yaşındaki bebek Nurgül Erva A. yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulans ile Karamanlı Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken kazaya karışan otomobil çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı.
10 Mayıs 2024 Cuma - 12:49
Burdur’da seyir halindeki motosiklet kavşağa kontrolsüz giren otomobile çarptı, 2 yaralı
Isparta-Burdur karayolunda seyir halinde olan motosikletin sanayi kavşağında kavşağa kontrolsüz giren otomobile çarpması sonucu 2 kişi yaralandı. Kaza saat 09.10 sıralarında Burdur- Isparta karayolu Sanayi Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Isparta istikametinden Burdur istikametine seyir halinde olan Yaşar Musa Y.(24) idaresindeki 15 ABN 612 plakalı motosiklet Sanayi Kavşağına geldiği esnada kavşaktan kontrolsüz bir şekilde yola çıkan Saim K.(69) idaresindeki 15 DH 960 plakalı otomobil ile çarpışması sonucu motosiklet sürücüsü Yaşar Musa Y. ve otomobilde yolcu olarak bulunan Aynur K. yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulans ile Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazaya karışan araçlar ise çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı.
10 Mayıs 2024 Cuma - 10:50
Minik öğrencilere "Hayatla Yarışılmaz" etkinliği
Burdur’un Gölhisar ilçesinde Gölhisar Emniyet Müdürlüğüne bağlı Trafik Tescil ve Büro Amirliği ekiplerince Trafik Haftası kutlamaları kapsamında "Hayatla Yarışılmaz" sloganıyla minik öğrencilere trafik eğitimi verildi. Gölhisar ilçesinde Gölhisar Anaokulu öğrencilerine yönelik yapılan eğitim faaliyetlerinde miniklere genel trafik kuralları hatırlatıldı, emniyet ekiplerinin kullandığı araçların tanıtımı gerçekleştirildi. Görevli personel tarafından verilen eğitimlerde renkli ve eğlenceli anlar da yaşanırken, miniklere Gölhisar Emniyet Müdürlüğüne bağlı Trafik Tescil ve Büro Amirliği ekiplerince boyama kitabı ve kırmızı düdük dağıtımı da gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 öğrenciye verilen eğitim sonunda ise minikler trafik polislerine merak ettikleri soruları da sordu.
09 Mayıs 2024 Perşembe - 10:07
Yaptıkları tahta arabalarla yarış düzenleyip çocukluk eğlencelerini geleneksel hale getiriyorlar
Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı Yeşildere köylüleri çocukken oynadıkları tahta arabaları tekrar yaparak bayramlarda geleneksel hale gelen tahta araba yarışı düzenliyor. Tasarladıkları araçların hünerlerini de sergileyen köylüler, kurdukları dernek koordinesinde düzenledikleri bu etkinlikle hem kaynaşıyor hem de doyasıya eğleniyor. Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı Yeşildere köyünde yıllardır Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde tüm köylülerin katılımıyla tahta araba yarışı düzenleniyor. Köyde kurdukları Gölhisar Yeşildere Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği koordinesinde düzenledikleri bu etkinlikle bayramlarda bütün köylülerin bir arada toplanıp kaynaşması sağlanırken köylülerin geçmişte oynadıkları tahta arabaların gelecek nesillere de aktarılması hedefleniyor. Akdeniz bölgesinde olmasına rağmen Karadeniz köylerinin yapısını andıran Yeşildere köyünde farklı ağaç türlerinin karışımıyla yaptıkları birbirinden farklı tahta arabalarla yarışan köylüler, bunu bir gelenek haline getirip bundan sonraki senelerde de devam ettireceklerini dile getiriyor. Yeşildere köyü sakinlerinden Adem Semerci, "Bu tahta arabayı biz çocukluğumuzdan beri yapıyoruz. Geleneksel olarak Ramazan Bayramı’nda düzenlediğimiz tahta araba yarışı için bu arabaları yaptık. Arabada pinar, çam, selvi gibi farklı ağaç türlerini kullanıyoruz. Neredeyse 10 dakika içinde bir arabayı hazır hale getiriyoruz" dedi. Yine Yeşildere köyünün bir başka sakini Sait Yıldırım ise, "Bu tahta arabalarını yaparak Ramazan Bayramlarının ikinci gününde geleneksel olarak yarışma yapıyoruz ve çok eğlenceli oluyor. Biz çocukluğumuzdan beri bu arabalara biniyoruz. Hem eğleniyoruz hem de eskileri hatırlamış oluyoruz" şeklinde konuştu. Yeşildere Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Sait Yıldırım da yaptıkları bu yarışma hakkında, "Çocukluğumuzda ve gençliğimizde bindiğimiz tahta araçlarla yaptığımız tahta araba yarışlarını geleneksel hale getirerek Ramazan Bayramı’nın ikinci günleri yarış düzenliyoruz. Bu yarışı biz çocukluğumuzda da yapardık. Şimdilerde bu araçlara binilmediği için gençlerimiz ile birlikte bayramları neşeli bir hale getirmek adına bu etkinliği düzenliyoruz. Bizim köyümüz orman köyü olduğu için Karadeniz iklimine benziyor. O yüzden engebeli bir arazimiz var. Köyümüzün yukarısından aşağıya kadar 800 metrelik bir parkurda yarış yapıyoruz. Gençlerimiz ve köylülerimiz ile birlikte neşeli bir bayram geçiriyoruz" dedi. Yaptıkları arabalarla köy içerisinde yokuş aşağı yarışan gençler, düşe kalka tamamladıkları yarışla hem köylülerin yüzünü güldürüyor hem de bir arada olmalarını sağlıyor.
09 Mayıs 2024 Perşembe - 09:18
Kazada ölen yaşlı kadın, yardıma koşan çobanın akrabası çıktı
Burdur’un Yeşilova ilçesinde şarampole uçan otomobilin 76 yaşındaki sürücüsü, aracın altında kalarak hayatını kaybetti. Yardıma koşan ve yaşlı kadının akrabası olduğunu gören çoban ise büyük şok yaşadı.Kaza, Karamanlı yolunun 4. kilometresinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Yeşilova’dan Karamanlı istikametine seyir eden Aysel Kılınç (76) idaresindeki 15 LA 725 plakalı Tofaş otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkıp takla atarak şarampole devrildi. Kazayı gören çoban İrfan Er’in 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. O sırada kazayı gören ve yoldan geçen vatandaşlar yan duran otomobili düzelttiklerinde Aysel Kılınç’ı arabanın altında hareketsiz şekilde kanlar içinde buldu. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Kılınç’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Jandarma olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından yaşlı kadının cenazesi, otopsi yapılmak üzere Yeşilova Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Aysel Kılınç’ın kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı için araçtan fırladığı ve arabanın altında kalarak ezildiği öğrenildi.Ölen kadın yardıma koşan çobanın akrabası çıktıKazayı görünce yardıma koşan çoban İrfan Er, “Ben ileride koyun otlatıyordum. Bir anda sesi duyunca ayağa kalkıp baktığımda arabanın yan yattığını gördüm. Hemen yardıma koştum ve 112’yi arayarak haber verdim. Arabanın yanına geldiğimde içinde kimse yoktu, etrafında aramaya başladım. Yoldan geçenler de gelince arabayı çevirdik, o zaman olayı anladık. Emniyet kemeri takılı olmadığı için kaza esnasında camdan sarkarak arabanın altında kalmış meğer kadın. Kadının yüzünü minder kapatmıştı. O yüzden belki canlıdır diyerek yüzünü açtık. Arkadaşlar yaşayıp yaşamadığını anlamak için nabzına baktığında hayatını kaybettiğini anladık. Sonra ben şüphelendim acaba bizim akraba mı diye, merak edip baktığımda bizim akrabamız olduğunu gördüm” dedi.
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 21:08
Kazada ölen yaşlı kadın, yardıma koşan çobanın akrabası çıktı
Burdur’un Yeşilova ilçesinde şarampole uçan otomobilin 76 yaşındaki sürücüsü, aracın altında kalarak hayatını kaybetti. Yardıma koşan ve yaşlı kadının akrabası olduğunu gören çoban ise büyük şok yaşadı. Kaza, Karamanlı yolunun 4. kilometresinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Yeşilova’dan Karamanlı istikametine seyir eden Aysel Kılınç (76) idaresindeki 15 LA 725 plakalı Tofaş otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkıp takla atarak şarampole devrildi. Kazayı gören çoban İrfan Er’in 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. O sırada kazayı gören ve yoldan geçen vatandaşlar yan duran otomobili düzelttiklerinde Aysel Kılınç’ı arabanın altında hareketsiz şekilde kanlar içinde buldu. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Kılınç’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Jandarma olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından yaşlı kadının cenazesi, otopsi yapılmak üzere Yeşilova Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Aysel Kılınç’ın kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı için araçtan fırladığı ve arabanın altında kalarak ezildiği öğrenildi. Ölen kadın yardıma koşan çobanın akrabası çıktı Kazayı görünce yardıma koşan çoban İrfan Er, “Ben ileride koyun otlatıyordum. Bir anda sesi duyunca ayağa kalkıp baktığımda arabanın yan yattığını gördüm. Hemen yardıma koştum ve 112’yi arayarak haber verdim. Arabanın yanına geldiğimde içinde kimse yoktu, etrafında aramaya başladım. Yoldan geçenler de gelince arabayı çevirdik, o zaman olayı anladık. Emniyet kemeri takılı olmadığı için kaza esnasında camdan sarkarak arabanın altında kalmış meğer kadın. Kadının yüzünü minder kapatmıştı. O yüzden belki canlıdır diyerek yüzünü açtık. Arkadaşlar yaşayıp yaşamadığını anlamak için nabzına baktığında hayatını kaybettiğini anladık. Sonra ben şüphelendim acaba bizim akraba mı diye, merak edip baktığımda bizim akrabamız olduğunu gördüm” dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder