Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Burdur
Karamanlı’da vatandaşlar mermer ocağına karşı ayaklandı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 22:07:56
Burdur’un Karamanlı ilçesinde vatandaşlar, yerleşim merkezinin hemen üst kısmında faaliyet gösteren mermer ocağına tepki gösterdi. Konvoy halinde mermer ocağına gelen vatandaşlar, mermer ocağının doğal hayatı ve sağlıklarını tehdit ettiğini belirterek, faaliyetlerini durdurmasını istedi. Karamanlı ilçesi Asar Tepesi mevkisinde bulunan Çelikkol firmasına ait mermer ocağına vatandaşlar tepki gösterdi. Karamanlı Belediyesine ait iş makinesi ile ocağın girişi kapatılırken, ilçede toplanan vatandaşlar konvoy halinde mermer ocağının bulunduğu bölgeye geldi. Burada mermer ocağının doğal hayatı etkilediğini ve sağlıklarını tehdit ettiğini savunan vatandaşlar, yetkililerden mermer ocağının faaliyetlerini durdurmasını istedi. "Bizim gidecek bir yerimiz yok" Mermer ocağının hemen altında evi bulunan Leyla Sunar (68), "Benim evimde tüm fayanslarım çatladı bu ocak yüzünden. Bu ocak olmadan önce biz açlığımızdan öldük mü? Bu ocağa ne gerek var. Bu ocak buraya olmayacak, bir deprem olsa buralar hep gidecek. Buradan tüm su, sel nereye gelecek; hepsi komple bizim evlerimize gelecek. Biz buradan sonra nereye gideceğiz. Bizim gidecek bir yerimiz yok. Burayı kapatalım. Doğada herkes para kazansın diye teslim ettik" dedi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:23
Burdur’da evin bitişiğindeki depoda yangın korkuttu
Burdur’un Gölhisar ilçesinde müstakil evin bitişinde bulunan depodaki malzemelerin yanması sonucu çıkan yangın, itfaiye ekiplerince kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın, dün Pazar Mahallesi Recep Tayyip Erdoğan Caddesi üzerine bulunan müstakil evin bitişiğinde bulunan depoda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, depo ve çevresindeki bazı malzemeler henüz bilinmeyen bir sebepten dolayı yanmaya başladı. Alevleri gören çevredeki vatandaşları ihbarı üzerine adrese itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından çıkan yangın kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında maddi zarar meydana gelirken yangının çıkış nedeni araştırılıyor.
26 Nisan 2026 Pazar - 13:18
Gelin çiçeği, damadın mezarına konuldu
Burdur’un Çavdır ilçesinde düğünleri olacağı gün evlerinde ölü bulunan çiftten damadın cenazesi gözyaşları ile son yolculuğuna uğurlandı. Düğün için hazırlatılan gelin çiçeği ise damadın babası tarafından mezarın başına konuldu. Olay, dün sabah saatlerinde Burdur’un Çavdır ilçesi Küçükalan köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, akşam kınaları olan ve bugün düğünleri olacak Ayşegül Maral (20) ve Fatih Özaslan (34) çifti ikametlerinde yakınları tarafından hareketsiz halde bulundu. Yakınların ihbarı üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde çiftin hayatını kaybettiği belirlendi. Ekiplerin çalışmasının ardından çiftin cenazeleri morga kaldırılırken yapılan otopsi işleminden sonra Ayşegül Maral’ın cenazesi memleketi Adana’ya gönderildi. Fatih Özaslan’ın cenazesi ise bugün Çavdır ilçesi Küçükalan köyünde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Dün gerçekleştirilecek olan düğün için hazırlanan gelin çiçeği ise damadın babası Adem Özaslan tarafından oğlunun mezarının başına konuldu.
26 Nisan 2026 Pazar - 13:09
Gelin çiçeği, damadın mezarına konuldu
Burdur’un Çavdır ilçesinde düğünleri olacağı gün evlerinde ölü bulunan çiftten damadın cenazesi göz yaşları ile son yolculuğuna uğurlandı. Düğün için hazırlatılan gelin çiçeği ise damadın babası tarafından mezarın başına konuldu. Olay, dün sabah saatlerinde Burdur’un Çavdır ilçesi Küçükalan köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, akşam kınaları olan ve bugün düğünleri olacak Ayşegül Maral (20) ve Fatih Özaslan (34) çifti ikametlerinde yakınları tarafından hareketsiz halde bulundu. Yakınların ihbarı üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde çiftin hayatını kaybettiği belirlendi. Ekiplerin çalışmasının ardından çiftin cenazeleri morga kaldırılırken yapılan otopsi işleminden sonra Ayşegül Maral’ın cenazesi memleketi Adana’ya gönderildi. Fatih Özaslan’ın cenazesi ise bugün Çavdır ilçesi Küçükalan köyünde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Dün gerçekleştirilecek olan düğün için hazırlanan gelin çiçeği ise damadın babası Adem Özaslan tarafından oğlunun mezarının başına konuldu.
27 Mayıs 2024 Pazartesi - 16:09
Burdur’da kaçak telefon ve imei klonlama operasyonu: 1 tutuklama
Burdur’un Bucak ilçesinde kaçak telefon ve imei klonlama işi yaparak vatandaşları dolandırdığı tespit edilen 4 şahıs hakkında adli işlem yapıldı. Operasyon sonucunda çok sayıda malzeme ele geçirilerek, 1 şahıs tutuklandı. Burdur İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri tarafından kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele çerçevesinde çalışma gerçekleştirildi. Ekiplerce yapılan çalışmalar sonucunda Burdur’un Bucak ilçesinde faaliyet gösteren kaçak telefon ve imei klonlama işi yaparak haksız kazanç sağladığı, vergi kaybına neden olduğu ve vatandaşları mağdur ettiği şahısların E.Z, G.Z, O.A.A, ve O.K isimli şahıslar olduğu tespit edildi. Şahısların ikamet, işyeri ve araçlarına yönelik yapılan operasyonda; 27 adet çeşitli markalarda kaçak cep telefonu, 52 adet kaçak akıllı saat, 46 adet kaçak emtia ele geçirildi. Şüpheli şahıslar hakkında adli işlem başlatıldı. 1 şahıs ise adli makamlar tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
27 Mayıs 2024 Pazartesi - 14:28
Diyaliz tedavisinin ardından entübe edilen 14 hastadan 10’u normale döndü
Burdur Devlet Hastanesi’nde diyaliz makinesine girdikten sonra rahatsızlaşıp hastaneye geri dönen 33 hasta ambulanslar ile çevre hastanelere sevk edilmişti. Burdur İl Sağlık Müdürlüğü tarafından entübe edilen 14 hastanın 10’unun normale döndüğü ve enbüte sayısının 4’e düştüğü açıklanırken olayın sebebi henüz netlik kazanmadı. Burdur Devlet Hastanesi’nde 25 Mayıs Cumartesi günü 08.00- 12.00 ile 12.00- 16.00 seansında diyalize giren hastalardan bazıları baş dönmesi, mide bulantısı, şuur bulanıklığı ve nakil aracından inememe tarzı şikayetlerle hastaneye geri dönmüştü. Bunun üzerine hastane yönetimi gün içinde diyalize giren tüm hastaları hastaneye çağırıp yapılan tetkiklerin ardından gün içinde diyaliz merkezinde tedavi olan 33 hasta Afyon, Isparta, Antalya, Bucak’ta bulunan devlet hastaneleri ve özel diyaliz merkezlerine sevk edildi. Sevk edilen 33 hastanın 14’ü ise entübe edilmişti. Burdur İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hastaların sağlık durumuna ilişkin yapılan açıklamada entübe olan hasta sayısının 4’e düştüğü bildirilerken hastaların rahatsızlanma sebebi hakkında henüz netlik kazanmadı. Burdur İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada; “25 Mayıs 2024 Cumartesi günü Burdur Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesinde yaşanan olayla ilgili olarak çevre illere nakilleri gerçekleştirilen hastalarımızın durumları hakkında süreç Müdürlüğümüz tarafından çok yakın takip edilmektedir.27.05.2024 Pazartesi günü itibarıyla; Antalya ilinde 23 hasta, Afyon ilinde 6 hasta, Isparta ilinde 3 hasta ve Denizli ilinde 1 hasta tedavi görmektedir. 3 hastamız Antalya ilinde, 1 hastamızda Afyon ilinde entübe durumdadır. Diğer hastalarımızın genel durumları iyi olup, yakın takipleri devam etmektedir.” denildi.
26 Mayıs 2024 Pazar - 19:02
Burdur’da dünyaca ünlü Kibyra Antik Kenti eteklerinde doğa yürüyüşü
Burdur’un Gölhisar ilçesinde Gölhisar Kaymakamlığı, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Gölhisar ?efliği, Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen doğa yürüyüşünde doğaseverler bir araya geldi. Gölhisar Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen etkinlik, Cumhuriyet Meydanı’ndan başladı. Buradan hareket eden grup, dünyaca ünlü Kibyra Antik Kenti eteklerinden geçen parkurdan ilerleyerek, Böğrüdelik mesire alanına ulaştı. Yürüyüşe katılanlara burada sandviç ve çay ikram edildi. Yorgun düşen doğaseverler ardıç ağaçları altında dinlenirken Gölhisar Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü saz kursu öğrencileri mini bir konser verdi. Büyük beğeni toplayan konserin ardından cura üstadı Necati Arslan Çiftli kulakların pasını sildi. Emre Erkal’ın sazıyla eşlik ettiği yöre türkülerinden oluşan mini konsedin ardından ise Ali Çakır ve ekibi halk oyunları gösteri sundu. Böğrüdelik mesire alanına pikniğe gelen vatandaşların da iştiraki ile bir yayla şenliği havasında geçen programın son bölümünde ise minikler, erkekler ve kadınlar arasında halat çekme yarışı tertiplendi. Yarışmalar sonrasında Gölhisar Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Bozkurt dereceye girenlere madalyalarını takdim etti. Çekinilen hatıra fotoğrafı ile program son bulduç
26 Mayıs 2024 Pazar - 13:52
Diyaliz tedavisinin ardından rahatsızlandı için entübe edilen 14 hastanın durumu iyiye gidiyor
Burdur Devlet Hastanesi’nde diyaliz makinesine giren ve tedavi sonrası evlerine giderken rahatsızlanıp hastaneye geri gelen 31 hastanın 23’ü çevre hastanelere sevk edildi. Entübe edilen 14 hastanın durumunun iyiye gittiği öğrenilirken, diyaliz merkezi tedbir amacıyla hasta kabulüne kapatıldı. Konu ile ilgili araştırmalar sürüyor. Burdur Devlet Hastanesi’nde dün 08.00- 12.00 ile 12.00- 16.00 seansında diyalize giren hastalardan bazıları baş dönmesi, mide bulantısı, şuur bulanıklığı ve nakil aracından inememe tarzı şikayetlerle hastaneye geri döndü. Bunun üzerine hastane yönetimi gün içinde diyalize giren tüm hastaları hastaneye çağırarak tetkiklerde bulundu. Yapılan tetkiklerin ardından gün içinde diyaliz merkezinde tedavi olan 31 hastadan 23’ü ambulanslar ile Afyon, Isparta, Antalya, Bucak’ta bulunan devlet hastaneleri ve özel diyaliz merkezlerine sevk edildi. Sevk edilen hastalardan 14’ünün ise entübe edildiği, bugün ise entübe edilen hastalardan bazılarının durumunun iyiye gittiği ve entübasyon işleminden çıkarıldığı öğrenildi. Burdur Valiliği açıklama yaptı Burdur Valiliği, konuya ilişkin diyaliz işleminin ardından evlerinde rahatsızlanan 31 hastanın hastaneye çağrılarak ilk müdahalelerinin yapıldığını, 23 hastanın çevre hastanelere sevk edildiğini, olayla ilgili adli ve idari tahkikat başlatıldığını açıkladı. Burdur Valiliğinden yapılan açıklamada, "Burdur Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesinde 25 Mayıs 2024 Cumartesi günü toplam 31 hasta diyalize girmiştir. Diyaliz işlemi tamamlanıp eve nakli sağlanan hastalardan bazılarının baş dönmesi, mide bulantısı, şuur bulanıklığı ve nakil aracından inememe tarzı şikayetleri ile hastaneye başvurmaları üzerine, gün içerisinde diyalize giren tüm hastalara ulaşılarak, hastaneye geri çağrılmıştır. Geri çağrılan 31 hastaya Burdur Devlet Hastanesi Acil Servisinde ilk müdahaleleri yapılarak, 8’i Antalya ili, 4’si Afyonkarahisar ili, 3’ü Isparta ili, 4’ü Bucak ilçesi ve 4’ü şehir merkezinde bulunan özel diyaliz merkezi olmak üzere toplam 23 hasta çevre hastaneler ve diyaliz merkezlerine sevk edilmiştir. Önlem olarak Burdur Devlet Hastanesi Diyaliz Merkezi kapatılmış, adli ve idari tahkikat başlatılmıştır. Süreç ve hastaların durumu yakından takip edilmekte olup, tedavileri devam eden hastalarımıza acil şifalar diliyoruz" denildi. Diyaliz merkezinde incelemeler sürüyor Dün yaşanan olumsuz durum sonrasında polis olay yeri inceleme ekipleri tarafından Burdur Devlet Hastanesi Diyaliz Bölümünde incelemelerde bulunurken yaşanan durumunun nedeninin yapılan incelemeler sonrasında çıkacak Adli Rapor ile belli olacağı söylendi. Öte yandan, olaydan bir gün önce diyaliz bölümündeki makinelere özel bir şirket tarafından bakım çalışması yapıldığı öğrenildi.
26 Mayıs 2024 Pazar - 13:21
Burdur’da adaçayları çiçek açtı, tarlalar mora büründü
Doğal şifa kaynaklarından biri olan ve ilk baharın gelmesiyle birlikte şahlanan adaçayları çiçek açmaya başladı. Burdur’da Lavanta Deresi’ne dikilen adaçaylarının çiçek açmasıyla birlikte tarlalar mora büründü. Litresi 1000 ile 1500 TL arasında satışa sürülen adaçaylarına ise ilgi büyük. Burdur’da 2005 yılında Burdur Gölü’nü kurtarmak amacıyla başlatılan Lisinia Projesi çerçevesinde tarlalara mısır ve yoncaya göre daha az su tüketen gül, lavanta ve adaçayı gibi bitkiler dikilmişti. Böylelikle susuz tarım faaliyetleri gerçekleştirilerek göl ve yer altı içme sularının daha az kullanımı sağlanıyor. Burdur’un Yeşilova ilçesi Akçaköy’de bulunan Lavanta Deresi olarak adlandırılan bölgede yaklaşık 900 dekar alana dikilen adaçayları iklim değişikliği nedeniyle erken çiçek açınca tarlalar mora büründü. Salda Gölü ile Burdur Gölü’nü birbirine bağlayan Lavanta ve gül yolu üzerinde bulunan tarlalar aynı zamanda eko turizme de büyük katkı sağlıyor. Temmuz ile Ekim arasındaki hasat edilen adaçayının hem kurusu hem de yağı farklı alanlarda kullanıldığı için büyük ilgi görüyor. Adaçayı yağının kilosu geçtiğimiz yıl 1000 ile 1500 TL arasında satılırken üreticiler bu seneki fiyatların daha da artacağını düşünüyor. Susuz tarım projesi ile birlikte bölgeye adaçayı dikerek eko turizmin canlanmasına öncülük edenlerden biri olan Lisinia Doğa Projesi kurucusu Veteriner Öztürk Sarıca; “2005’te başladığımız Lisinia Projesi çerçevesinde özellikle Burdur Gölü’nü ve gelecek nesillerin içme sularının kurtarılması noktasında yaptığımız çalışmalarla birlikte Akçaköy’de adaçayı tarımına başladık. Adaçayı hiç su tüketmeden yetişebilen bir bitki. Aynı zamanda uluslararası piyasada ciddi anlamda ülkemize döviz kazandırabilen bir bitki. Adaçayının hem kurusu hem de yağı uluslararası piyasalarda ve Türkiye’de satılabiliyor. Yaklaşık 900 dekarlık alanda biz adaçayı üretimi yapıyoruz. Bu yıl iklimsel şartların birazcık değişmesi ile birlikte adaçayları da biraz erken açmış durumda. Tabii ki lavantadan sonra en ciddi mor görüntüyü biz adaçayında gördük. Uçsuz bucaksız adaçayı bahçelerinde şu an hem eko turizme adaçayı bahçelerini kazandırmış durumdayız hem de insanların gelip de görebileceği ve rahatlayabileceği o mor görüntüyü adaçaylarında yakalayabilme durumları var” şeklinde konuştu. Birçok hastalığa karşı doğal çözüm yolu Adaçayının birçok hastalığa iyi geldiğini bu yüzden de çok fazla tercih edildiğini de dile getiren Öztürk Sarıca, “Adaçayı özellikle mide ağrılarında, Helikobakter Plori’nin sebep olduğu gastritlerde çok etkili. Diğer taraftan Staphylococcus Aureus’un sebep olduğu diğer hastalıklarda da çok etkili. Bunun yanında sindirim sistemi problemlerinde, özellikle gaz problemlerinde, çocukların gaz problemlerinde çok ciddi anlamda adaçayı kullanılabiliyor. Bunun yanında adaçayı sadece antimikrobiyal olarak bakterileri öldürmüyor. Bunun yanında mantarlarda ve birçok virüse karşı da etkili. Dolayısıyla hayatımızın her noktasında adaçayı kullanma şansımız var. Özellikle geçmeyen boğaz ağrılarında, Streptokok dediğimiz antibiyotiklere karşı dirençli olan bakterileri de öldürme durumu var” dedi. Susuz yetişiyor, bin ile bin 500 TL arasında satılıyor Adaçayının yüksek kesimlerde susuz yetiştiğini ve litre fiyatının bin ile bin 500 TL arasında değiştiğini de belirten Sarıca, “Adaçayı 800 ile 900 arasındaki rakamlarda damlama sulama sistemiyle yetişebiliyor, onun üzerindeki rakımlarda ise susuz olarak yetiştirilebiliyor. Şu an biz Akçaköy Lavanta Deresi’nde yaklaşık 900 dekarlık adaçayı bahçelerimizde, tarlalarımızda hiç su kullanmadan bu üretim yapabiliyoruz. Adaçayı hasadı temmuz ayında başlayıp ekim ayı sonun kadar devam ediyor. Uzun bir hasat dönemi var. Yani belirli bir ayda hasadını yapmak zorunda değilsiniz. Hasadı gelen tarlaları zamanında işleyebilme şansınız var. Adaçayının hem kurusu hem de yağı değerlendirildiği için bu süreçte gelen taleplere göre ister yağını çıkartabiliyorsunuz ya da kurusunu yapıp iç piyasaya ve uluslararası piyasaya satabiliyorsunuz. Ada çayının geçen yılki litre fiyatı 1000 TL ise 1500 TL arasındaydı. Tabii ki bu yılki fiyatlar henüz daha ürün çıkmadığı için açıklanmış değil ama zannediyorum daha cazip fiyatlara doğru gelişecek” sözlerini sarf etti. Hasat ettikleri adaçaylarını farklı alanlarda kullandıklarını söyleyen Öztürk Sarıca, “Adaçayını hasat ettikten sonra büyük bir kısmını Lisinia proje alanındaki distilasyon tesislerimizde yağını çıkartıyoruz. Yağını çıkarttıktan sonra bu hem yağ olarak satılabiliyor hem de burada eko turizme gelen kişiler tarafından 10’ar gramlık şişelerde satış yapılıyor. Bunun yanında kozmetik alanda veya yağ karışımlarında burada işlemlerden geçtikten sonra satışa sunuluyor” dedi.
26 Mayıs 2024 Pazar - 13:08
Burdur’a adaçayları çiçek açtı, tarlalar mora büründü
Doğal şifa kaynaklarından biri olan ve ilk baharın gelmesiyle birlikte şahlanan adaçayları çiçek açmaya başladı. Burdur’da Lavanta Deresi’ne dikilen adaçaylarının çiçek açmasıyla birlikte tarlalar mora büründü. Litresi 1000 ile 1500 TL arasında satışa sürülen adaçaylarına ise ilgi büyük. Burdur’da 2005 yılında Burdur Gölü’nü kurtarmak amacıyla başlatılan Lisinia Projesi çerçevesinde tarlalara mısır ve yoncaya göre daha az su tüketen gül, lavanta ve adaçayı gibi bitkiler dikilmişti. Böylelikle susuz tarım faaliyetleri gerçekleştirilerek göl ve yer altı içme sularının daha az kullanımı sağlanıyor. Burdur’un Yeşilova ilçesi Akçaköy’de bulunan Lavanta Deresi olarak adlandırılan bölgede yaklaşık 900 dekar alana dikilen adaçayları iklim değişikliği nedeniyle erken çiçek açınca tarlalar mora büründü. Salda Gölü ile Burdur Gölü’nü birbirine bağlayan Lavanta ve gül yolu üzerinde bulunan tarlalar aynı zamanda eko turizme de büyük katkı sağlıyor. Temmuz ile Ekim arasındaki hasat edilen adaçayının hem kurusu hem de yağı farklı alanlarda kullanıldığı için büyük ilgi görüyor. Adaçayı yağının kilosu geçtiğimiz yıl 1000 ile 1500 TL arasında satılırken üreticiler bu seneki fiyatların daha da artacağını düşünüyor. Susuz tarım projesi ile birlikte bölgeye adaçayı dikerek eko turizmin canlanmasına öncülük edenlerden biri olan Lisinia Doğa Projesi kurucusu Veteriner Öztürk Sarıca; “2005’te başladığımız Lisinia Projesi çerçevesinde özellikle Burdur Gölü’nü ve gelecek nesillerin içme sularının kurtarılması noktasında yaptığımız çalışmalarla birlikte Akçaköy’de adaçayı tarımına başladık. Adaçayı hiç su tüketmeden yetişebilen bir bitki. Aynı zamanda uluslararası piyasada ciddi anlamda ülkemize döviz kazandırabilen bir bitki. Adaçayının hem kurusu hem de yağı uluslararası piyasalarda ve Türkiye’de satılabiliyor. Yaklaşık 900 dekarlık alanda biz adaçayı üretimi yapıyoruz. Bu yıl iklimsel koşulların birazcık değişmesi ile birlikte adaçayları da biraz erken açmış durumda. Tabii ki lavantadan sonra en ciddi mor görüntüyü biz adaçayında gördük. Uçsuz bucaksız adaçayı bahçelerinde şu an hem eko turizme adaçayı bahçelerini kazandırmış durumdayız hem de insanların gelip de görebileceği ve rahatlayabileceği o mor görüntüyü adaçaylarında yakalayabilme durumları var.” şeklinde konuştu. Birçok hastalığa karşı doğal çözüm yolu Adaçayının birçok hastalığa iyi geldiğini bu yüzden de çok fazla tercih edildiğini de dile getiren Öztürk Sarıca; “Adaçayı özellikle mide ağrılarında, Helikobakter Plori’nin sebep olduğu gastritlerde çok etkili. Diğer taraftan Staphylococcus Aureus’un sebep olduğu diğer hastalıklarda da çok etkili. Bunun yanında sindirim sistemi problemlerinde, özellikle gaz problemlerinde, çocukların gaz problemlerinde çok ciddi anlamda adaçayı kullanılabiliyor. Bunun yanında adaçayı sadece antimikrobiyal olarak bakterileri öldürmüyor. Bunun yanında mantarlarda ve birçok virüse karşı da etkili. Dolayısıyla hayatımızın her noktasında adaçayı kullanma şansımız var. Özellikle geçmeyen boğaz ağrılarında, Streptokok dediğimiz antibiyotiklere karşı dirençli olan bakterileri de öldürme durumu var.” dedi. Susuz yetişiyor, bin ile bin 500 TL arasında satılıyor Adaçayının yüksek kesimlerde susuz yetiştiğini ve litre fiyatının bin ile bin 500 TL arasında değiştiğini de belirten Sarıca; “Adaçayı 800 ile 900 arasındaki rakamlarda damlama sulama sistemiyle yetişebiliyor, onun üzerindeki rakımlarda ise susuz olarak yetiştirilebiliyor. Şu an biz Akçaköy Lavanta Deresi’nde yaklaşık 900 dekarlık adaçayı bahçelerimizde, tarlalarımızda hiç su kullanmadan bu üretim yapabiliyoruz. Adaçayı hasadı temmuz ayında başlayıp ekim ayı sonun kadar devam ediyor. Uzun bir hasat dönemi var. Yani belirli bir ayda hasadını yapmak zorunda değilsiniz. Hasadı gelen tarlaları zamanında işleyebilme şansınız var. Adaçayının hem kurusu hem de yağı değerlendirildiği için bu süreçte gelen taleplere göre ister yağını çıkartabiliyorsunuz ya da kurusunu yapıp iç piyasaya ve uluslararası piyasaya satabiliyorsunuz. Ada çayının geçen yılki litre fiyatı 1000 TL ise 1500 TL arasındaydı. Tabii ki bu yılki fiyatlar henüz daha ürün çıkmadığı için açıklanmış değil ama zannediyorum daha cazip fiyatlara doğru gelişecek.” sözlerini sarf etti. Hasat ettikleri adaçaylarını farklı alanlarda kullandıklarını söyleyen Öztürk Sarıca; “Adaçayını hasat ettikten sonra büyük bir kısmını Lisinia proje alanındaki distilasyon tesislerimizde yağını çıkartıyoruz. Yağını çıkarttıktan sonra bu hem yağ olarak satılabiliyor hem de burada eko turizme gelen kişiler tarafından 10’ar gramlık şişelerde satış yapılıyor. Bunun yanında kozmetik alanda veya yağ karışımlarında burada işlemlerden geçtikten sonra satışa sunuluyor.” dedi.
25 Mayıs 2024 Cumartesi - 20:48
Burdur Valiliğinden diyaliz sonrası rahatsızlanan hastalarla ilgili açıklama
Burdur Valiliği, diyaliz işleminin ardından evlerinde rahatsızlanan 31 hastanın hastaneye çağrılarak ilk müdahalelerinin yapıldığını, 23 hastanın çevre hastanelere sevk edildiğini, olayla ilgili adli ve idari tahkikat başlatıldığını açıkladı. Burdur Valiliğinden yapılan açıklamada, "Burdur Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesinde 25 Mayıs 2024 Cumartesi günü toplam 31 hasta diyalize girmiştir. Diyaliz işlemi tamamlanıp eve nakli sağlanan hastalardan bazılarının baş dönmesi, mide bulantısı, şuur bulanıklığı ve nakil aracından inememe tarzı şikayetleri ile hastaneye başvurmaları üzerine, gün içerisinde diyalize giren tüm hastalara ulaşılarak, hastaneye geri çağrılmıştır. Geri çağrılan 31 hastaya Burdur Devlet Hastanesi Acil Servisinde ilk müdahaleleri yapılarak, 8’i Antalya ili, 4’si Afyonkarahisar ili, 3’ü Isparta ili, 4’ü Bucak ilçesi ve 4’ü şehir merkezinde bulunan özel diyaliz merkezi olmak üzere toplam 23 hasta çevre hastaneler ve diyaliz merkezlerine sevk edilmiştir. Önlem olarak Burdur Devlet Hastanesi Diyaliz Merkezi kapatılmış, adli ve idari tahkikat başlatılmıştır. Süreç ve hastaların durumu yakından takip edilmekte olup, tedavileri devam eden hastalarımıza acil şifalar diliyoruz" denildi.
25 Mayıs 2024 Cumartesi - 20:07
Diyaliz sonrası evlerinde rahatsızlanan hastalar hastanelere sevk edildi
Burdur Devlet Hastanesi’nde diyaliz makinesine giren ve tedavi sonrası evlerine giderken rahatsızlanıp hastaneye geri gelen hastalar, çevre hastanelere sevk edildi. Olay yeri inceleme ekipleri diyaliz bölümünde incelemelerde bulunurken, Burdur Valiliği tarafından konuyla ilgili kriz masası kuruldu. Burdur Devlet Hastanesi’nde saatlerinde Diyaliz Bölümünde tedavi olan ve taburcu edilen birçok böbrek hastası akşam saatlerinde rahatsızlanarak aynı hastanenin acil servisine başvuruda bulundu. Acil serviste yapılan ilk müdahalelerin ardından hastalar ambulanslarla çevre hastanelere nakledildi. Olay yeri inceleme ekipleri diyaliz bölümünde incelemelerde bulundu. Konuyla ilgili olarak Valilikte oluşturulan kriz masasında Vali Türker Öksüz ve İl Sağlık Müdürü Murat Erk’in katıldığı durum değerlendirme toplantısının yapıldığı ve konu ile ilgili resmi açıklamanın, toplantının ardından Burdur Valiliği tarafından yapılacağı öğrenildi. Rahatsızlanarak hastaneye başvuran hasta yakınlarından Zeynep Ceylan, "Yengemi getirdik hastaneye. Rahatsızlanınca beni aradı. Bende yardımcı olmak amacıyla buraya geldim. Şimdi Bucak Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Sabah diyalize gelmişti. Diyalizden çıktıktan sonra rahatsızlanmış. Konuşma sıkıntısı yaşıyordu belirtisi öyleydi. Biz de diğer hastalar gibi buraya geldik. Buradan da çevre hastanelere sevk ediyorlar. Hastamızın durumu iyi bilinci açık çok şükür. Herkese geçmiş olsun" şeklinde konuştu.
25 Mayıs 2024 Cumartesi - 13:40
Salda Gölü kenarına 7 kızıl geyik daha bırakıldı
Salda Gölü çevresine 7 kızıl geyik daha bırakıldı. Daha önce bırakılan 16 kızıl geyik ile birlikte toplamda 23 kızıl geyik bırakılmış oldu.
24 Mayıs 2024 Cuma - 16:53
5 ay arayla trafik kazasında hayatını kaybeden anne-oğul yan yana
22 Mayıs tarihinde İstanbul’da paket yetiştirmeye çalışırken hızlı girdiği virajda direğe çarparak kaza yapan ve hastanede hayatını kaybeden motosikletli kurye memleketi Burdur’da toprağa verildi. Vefat eden kuryenin annesi de 23 Aralık tarihinde Burdur’da geri manevra yapan öğrenci servisinin altında kalarak ağır yaralanmış, kazadan 17 gün sonra yaşam savaşını kaybetmişti. İstanbul’da 15 gün önce motosikletli kurye olarak işe başlayan Ali Can Keskin 22 Mayıs tarihinde 4. Levent’te siparişe gittiği esnada motosikletiyle viraja hızlı girince kontrolü kaybedip direğe çarpmıştı. İlk başta bilinci açık olan ve arkadaşlarından edinilen bilgiye göre verdiği ilk ifadesinde kazayı kendisinin yaptığını, viraja hızlı girdiği için gidon hakimiyetini kaybedip direğe çarptığını belirten Ali Can Keskin kaldırıldığı hastanede yaklaşık bir saat sonra iç kanama nedeniyle fenalaşıp yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmişti. Ali Can Keskin’in cenazesi memleketi Burdur’a getirilerek öğlen kılınan cenaze namazının ardından Sultandere Mezarlığı’nda toprağa verildi. Annesini 5 ay önce trafik kazasında kaybetmişti Motosiklet kazasında hayatını kaybeden Ali Can Keskin’in annesi Zeynep Keskin 22 Aralık 2022 tarihinde Burdur merkez Bahçelievler Mahallesi Akdemir Sokak’ta M.A. (45) idaresindeki 15 C 0117 plakalı öğrenci servisinin sokakta öğrenci aldıktan sonra geri manevra yaptığı esnada servisin üzerinden geçmesi sonucu ağır yaralanarak hastaneye kaldırılmıştı. Hastanede 17 gün botunca yaşam mücadelesi veren Zeynep Keskin 8 Ocak 2023 tarihinde hayatını kaybetmişti. Cenazesi çok sevdiği annesinin yanına defnedildi Çevresinden alınan bilgilere göre annesine çok düşkün olan ve annesinin ölümünün ardından büyük üzüntü yaşayan Ali Can Keskin’in cenazesi Sultandere Mezarlığı’nda annesinin yanı başına defnedildi. 5 ay arayla anne Zeynep Keskin ve Ali Can Keskin’in vefat etmesinin ardından 4 kişilik aileden geriye baba Güngör Keskin ve kız kardeş Esin Keskin kaldı. Yurt dışından teklif gelmesine rağmen o aşkı seçip İstanbul’a gitti Daha önce Almanya’da tır şoförlüğü yapan Ali Can Keskin’in annesinin kazasından yaklaşık 20 gün önce ülkeye döndüğünü ve aradan geçen süre zarfından yurt dışından bir çok iş teklifi gelmesine rağmen sevdasının peşinden gitmek için kız arkadaşının yaşadığı İstanbul’a gitmeyi tercih ettiğini söyleyen yakın arkadaşı Berfin Sibel Aygün; “ Ali Can’ın Avrupa’dan dönüşünün ardından Burdur’a geldikten sonra 20 gün kadar annesi ile vakit geçirme şansı yaşadı. Daha sonra annesini bir trafik kazasında kaybetti. Geçen süre zarfında Almanya’dan sürekli iş teklifleri geldi ancak Ali Can kalbinin peşinden gitmeyi tercih ederek İstanbul’a gitti. İstanbul’da sevdiği bir kadın vardı ve onunla bir hayat kurmak istiyordu. İstanbul’a gideli bir ay olmamıştı daha. Motosikletiyle gelmişti İstanbul’a. 15 gün önce bir yemek dağıtım şirketinde işe başladı. 22 Mayıs’ta da kaza yaptığı haberini aldık. Saat 22.00 civarında kaza yapmış. Sabah 07.00’de başlayıp gece 22.00 sıralarında da kaza yapmış.” dedi. “Bilinci açıkken verdiği ifadesinde kazayı tek taraflı yaptığını söylemiş” Kazanın ardından bilincinin açık olduğu ve ifade verebildiğini de söyleyen arkadaşı Berfin Sibel Aygün; “Kaza sonrasında ilk kendisi ifade vermiş diye duyduk. Safir AVM’nin olduğu yerde ki alt geçide girdikten sonra viraja çok hızlı girdiğini ve virajı alamayıp bir direğe çarptığından bahsetmiş. Daha sonra hastaneye kaldırılıyor. Hastanede ilk başta kendinde herhangi bir sıkıntı yok. Hastanede hareket ediyor konuşuyor bir problem yok. Hatta ne zaman çıkaracaklarını falan konuşuyorlarmış. İç kanama olup olmadığını kontrol etmeleri gerektiğini söylemiş doktorlar, bunun da bir saat sürebileceğini söylüyorlar. Sonrasında ameliyat için kız arkadaşından izin almaya gittiklerinde 2 defa kalbi duruyor ve ameliyata alınamıyor. 23:40 civarında da hayatını kaybediyor.” şeklinde konuştu. Annesine çok düşkündü Ali Can’ın annesine çok düşkün olduğunu belirten Aygün; “Ali Can annesinin ölümünden sonra hep “iyi ki gelmişim” diyordu. Çünkü çok uzun süre boyunca Almanya’da kaldı. Aslında Almanya’dan dönme gibi bir planı da yoktu ama bir takım problemler yaşadığı için dönmek zorunda kaldı. 20 gün kadar annesini görebilme, vakit geçirebilme şansı oldu. Çok güçlü bir bağları vardı. Daha doğrusu Zeynep ablanın herkesle çok güçlü bir bağı vardı. Tabi kendi çocuklarıyla ayrıydı. Çocuklarının ağzından çıkan her şey Zeynep abla için bir kanun gibiydi. İstedikleri her şeyi yapardı. Çok güzel bir anneydi, onun için en mükemmel çocuklar onun çocuklarıydı. 5 ay sonra annesinin yanına onu da gönderdik.” cümlelerini sarf etti. Kuryeler zorlu şartlarda çalıştıkları halde sevilmiyor Motosikletli kuryelerin zorlu şartlarda ve uzun süre zarfında çalışmalarına rağmen trafikte gereken saygıyı görmediklerini dile getiren Berfin Sibel Aygün; “ Henüz kazanın nasıl olduğuna dair pek bir fikrimiz yok, görüntüleri görmedik. Kendisinin verdiği ifadeye göre konuşuyoruz. İç kanamadan kaybettik en azından biz öyle biliyoruz adli tıp raporu çıkmadı. Kaza kendisinin söylediği şekilde olabilir ancak çok uzun saatler boyunca çalışmaya maruz kalıyordu. Sabah 07.00’da başlayıp gece 02.00’a kadar çalışıyordu. O günde sabah 07.00 da başlayıp akşam 22.00’da yaptığı kazanın yorgunluktan dolayı olduğunu düşünüyorum. Bu tarz kurye hizmetlerinin getirdiği zaman kısıtlamaları çok sıkıntıya neden oluyor. Çok fazla kazalar görüyoruz ve bunun hiçbir yaptırımı yok. Olsa da yeterli değil. İlginç bir şekilde de insanlar kuryeleri sevmiyor. Özellikle trafikte çok da saygı duyulmayan bir meslek olarak biliniyor” dedi.
24 Mayıs 2024 Cuma - 11:03
Burdur’da durdurulan araçta uyuşturucu çıktı, 4 şüpheli tutuklandı
Burdur’da polis ekipleri tarafından durdurulan bir araçta uyuşturucu madde ve yüklü miktarda para çıkmasının ardından gözaltına alınan 4 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Burdur İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından 21 Mayıs tarihinde il merkezinde durdurulan bir araçta yapılan aramada 17,84 gram metamfetamin, 3,16 gram sentetik kannabinoid, 5 adet sentetik ecza, uyuşturucu madde alışverişine ilişkin bilgiler bulunan 1 adet ajanda, uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 186 bin 270 TL, 100 Dolar, 50 Euro ve uyuşturucu madde kullanımına yarayan aparatlar ele geçirildi. Araçta bulunan A.S.Ö., M.M., K.U. ve R.B. isimli şahıslar uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
23 Mayıs 2024 Perşembe - 20:58
Dolu yağışı gül bahçelerini vurdu, tomurcuklar yerlere saçıldı
Burdur’un Ağlasun ilçesinde ceviz büyüklüğünde yağan dolu gül ve kiraz bahçelerine zarar verdi. Burdur’un Ağlasun ilçesinde öğleden sonra başlayan yağmur ile birlikte ceviz büyüklüğünde dolu etkili oldu. Yaklaşık yarım saat süren dolu yağışının ardından gül bahçeleri ve kiraz ağaçları büyük zarar gördü. Ağlasunlu çiftçilerin en büyük geçim kaynaklarından olan gül ve kiraz bahçelerinde yeni başlayan hasat, yağış sonrası ürünlerin yere serilmesiyle birlikte büyük sıkıntıya girdi. Yağış sonrası oluşan durum havadan dron ile görüntülendi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder