Yerel Haberler
Burdur
Dünya Ormancılık Günü’nde huzurevi bahçesine 2 bin fidan dikildi
21 Mart 2024 Perşembe - 13:12 Dünya Ormancılık Günü’nde huzurevi bahçesine 2 bin fidan dikildi Burdur’da 21 Mart Dünya Ormancılık Günü çerçevesinde yeni açılan Hilmi Hafize Evin Huzurevi bahçesindeki 7 dekar araziye 2 bin ağaç fidanı dikildi. 21 Mart Dünya Ormancılık Günü nedeniyle ülkemizin dört bir tarafında daha yeşil bir dünya için fidan dikim etkinlikleri gerçekleştirildi. Burdur’da bu etkinlikler çerçevesinde yeni açılan Hilmi Hafize Evin Huzurevi bahçesinde fidan dikim etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe Burdur Valisi Türker Öksüz, protokol üyeleri, gaziler, orman gönüllüleri, emniyet, jandarma, Orman İşletme Müdürlüğü personeli, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü personeli, öğrenciler ve huzurevinde kalan yaşlılar katıldı. Etkinlik öncesi katılımcılara nasıl fidan dikileceği gösterildikten sonra protokol üyeleri ve katılımcılar tarafından 7 dekar araziye 2 bin fidan dikimi gerçekleştirildi. Etkinlik sonunda konuşan Burdur Valisi Türker Öksüz, “Dünya Ormancılık Günü çerçevesinde güzel bir tören yaptık. 7 dekar alanda 2 bin adet fidanı toprakla buluşturduk. Bunların içerisinde çam ağaçları, zeytin fidanları var. Fidan dikimi gerçekleştirdiğimiz Burdur Hilmi Hafize Evin Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi bu bölgenin yeşillendirilmesi, ağaçlandırılması hem de ülkemizin ve ilimizin ihtiyacı olan çevrenin korunması, erozyonun kontrolü ve daha yeşil daha güzel bir çevreyi gelecek nesillere aktarmak için yaptığımız çok önemli bir faaliyet. İnşallah buradaki fidanlar geleceğe nefes olacak. İleride bu bölge daha da yeşillenecek. Daha temiz ve ekolojik açıdan dengeli bir çevreye de böylece katkıda bulunmuş olacağız. Bozulan iklim dengesin tekrar düzelmesine katkıda bulunmuş olacağız. Katılım sağlayan ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Dünya Ormancılık Günü’nde huzurevi bahçesine 2 bin fidan dikildi
21 Mart 2024 Perşembe - 13:11 Dünya Ormancılık Günü’nde huzurevi bahçesine 2 bin fidan dikildi Burdur’da 21 Mart Dünya Ormancılık Günü çerçevesinde yeni açılan Hilmi Hafize Evin Huzurevi bahçesine 7 dekar araziye 2 bin ağaç fidanı dikildi. 21 Mart Dünya Ormancılık Günü nedeniyle ülkemizin dört bir tarafında daha yeşil bir dünya için fidan dikim etkinlikleri gerçekleştirildi. Burdur’da bu etkinlikler çerçevesinde yeni açılan Hilmi Hafize Evin Huzurevi bahçesinde fidan dikim etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe Burdur Valisi Türker Öksüz, protokol üyeleri, gaziler, orman gönüllüleri, emniyet, jandarma, Orman İşletme Müdürlüğü personelleri ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü personelleri, öğrenciler ve huzurevinde kalan yaşlılar katıldı. Etkinlik öncesi katılımcılara nasıl fidan dikileceği gösterildikten sonra protokol üyeleri ve katılımcılar tarafından 7 dekar araziye 2 bin fidan dikimi gerçekleştirildi. Etkinlik sonunda konuşan Burdur Valisi Türker Öksüz; “Dünya Ormancılık Günü çerçevesinde güzel bir tören yaptık. 7 dekar alanda 2 bin adet fidanı toprakla buluşturduk. Bunların içerisinde çam ağaçları, zeytin fidanları var. Fidan dikimi gerçekleştirdiğimiz Burdur Hilmi Hafize Evin Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi bu bölgenin yeşillendirilmesi, ağaçlandırılması hem de ülkemizin ve ilimizin ihtiyacı olan çevrenin korunması, erozyonun kontrolü ve daha yeşil daha güzel bir çevreyi gelecek nesillere aktarmak için yaptığımız çok önemli bir faaliyet. İnşallah buradaki fidanlar geleceğe nefes olacak. İleride bu bölge daha da yeşillenecek. Daha temiz ve ekolojik açıdan dengeli bir çevreye de böylece katkıda bulunmuş olacağız. Bozulan iklim dengesin tekrar düzelmesine katkıda bulunmuş olacağız. Katılım sağlayan ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum.” dedi.
Yaşlı adamı öldürüp karısını da yaralayan şahıs emniyetteki ifadesini reddetti
20 Mart 2024 Çarşamba - 18:54 Yaşlı adamı öldürüp karısını da yaralayan şahıs emniyetteki ifadesini reddetti Burdur’da yaşlı bir adamı bıçaklayarak öldürüp eşini de darp ederek yaralayan şahıs, yargılandığı davanın ilk duruşmasında emniyette verdiği ifadesini reddetti. Burdur’da 30 Ekim 2023 günü bakıcılarının kapıyı açamaması sonrası ihbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından açılan pencereden içeri giren polisler tarafından darp edilip bıçaklanarak öldürülmüş halde bulunan Bayram Sertcan ve yaralı eşi Zehra Sertcan (67) olayıyla ilgili, bin 500 saatlik kamera kaydı inceleyen ekiplerin yaptığı 10 günlük araştırma neticesinde zanlı Ayhan U. (37) dün gece polisin yaptığı operasyonla gözaltına alınmış, şüphelinin evinde yapılan incelemelerde olay anında kullanılan suç aleti bıçak, tıbbi eldiven, altın bileklik ve 3 bin 605 TL para ele geçirilmişti. Emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf eden cinayet zanlısı Ayhan U., çıkarıldığı mahkeme tarafından kasten adam öldürme ve kasten adam yaralamak suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayhan U.’nun ’Kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu, ’Nitelikli Yağma’ suçundan 15 yıla, ’Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması bugün Burdur Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Ayhan U., Zehra-Bayram Sertcan çiftinin çocukları Arzu Özçoban ve Serdar Sertcan ile taraf avukatları hazır bulundu. İddia makamının mütalaasının ardından maktul İbrahim Sertcan’ın kızı Arzu Özçoban ve oğlu Serdar Sertcan sanığın cezalandırılmasını talep etti. Sanık Ayhan U. ise emniyetteki ifadesini kabul etmediğini söyleyerek burada söyleyeceklerinin doğru olduğunu belirttiği konuşmasında, "İddianameyi kabul etmiyorum. Bayram amcanın davetiyle beton dökme işini konuşmak için evine gittim. Zehra teyze Alzheimer rahatsızlığı nedeniyle benim hırsız olduğumu ima eden sözler söylüyordu. Olay günü de söyledi. Bayram amca ile mutfağa geçip, çay içip, sohbet ettik. Zehra teyze ’Seni polise vereceğim’ deyince ittirdim, duvara çarptı. Bayram amca bunun üzerine ’Ne yapıyorsun sen şerefsiz’ deyip, tezgahtaki bıçağı alıp, saldırmak istedi. Bıçağı tuttum elim yaralandı. Bıçağı kullanmaması için elini ittim. Bu sırada yaralandı. Bu sırada Zehra teyze salonda yatıyordu. ’Allah belanı versin, bunlar senin yüzünden oldu’ deyip yüzüne yumruk attım. Evime gidip kazağımı değiştirdim. Evdeki eldiveni alıp parmak izlerimi temizlemek için eve geri döndüm. Zehra teyzeyi öldürmek için yumruk atmadım" dedi. Emniyetteki ifadelerini kabul etmediğini belirten Ayhan U., "Tek amacım karakoldan ve bu utanç dolu andan kurtulmaktı. Tezgahtaki bıçağı alıp Bayram amcaya salladığımı söylemiştim ama bıçağı ilk Bayram amca aldı" şeklinde konuştu. Ayhan U.’nun avukatı Hamza Yılmaz, müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olmadığını ve rapor alınmasını talep etti. Duruşma sonunda mahkeme heyeti Ayhan U.’nun tutukluluğunun devamına ve sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesi için tam teşekküllü bir hastaneye sevkine karar verip duruşmayı erteledi. Duruşma sonu açıklama yapan maktul avukatı Ahmet Ergin, “Sanık suçtan kurtulmaya yönelik bir takım beyan ve savunmada bulundu ama olayın sıcaklığı ile ilgili verdiği ifadeler ve savunmasında suçu itiraf etmişti. Bugün tevatür bir şekilde kendisinin akıl sağlığının yerinde olmadığını bile ileri sürdüler. Bu sebeple hakkında yeniden rapor alınacak. Tabi yargıya ve alınan kararlara saygılıyız. Sonucu hep birlikte göreceğiz. Biz adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz" dedi. İbrahim Sertcan’ın kızı Arzu Özçoban ise, "İnşallah en büyük cezayı alır. Babamı öldürdü, annemde şu anda yatıyor ölümcül bir vaziyette. Kendini bilmez bir şekilde aldığı darbelerden dolayı. İnşallah adalet yerini bulur ve cezaevinden çıkamaz. Annemlere çektirdiğinin beterini çeksinler" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Burdur Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde önemli açıklamalarda bulundu.
20 Mart 2024 Çarşamba - 17:33 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Burdur Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı ve AK Pari Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "CHP Genel Başkanlarının telefon merakı ona da sirayet etmiş. Darbecilerden kendisine milli iradenin yerle yeksan edildiğine dair telefon gelecekmiş. Eee o da bunu ‘gençler yapıyor’ diye sevinecekmiş. Gerçi bunların devrik genel başkanları da, darbecilerin tanklarının arasından kaçmış, kahvesini Bakırköy Belediyesinde yudumlayarak işin sonucunu beklemişti. Özgür efendi bıraksın bu darbe şakşakçılığını da çıksın önce içlerine kurt düşürdüğü CHP’li vatandaşlarımıza karşı görevini yerine getirsin" dedi. Cumhurbaşkanı Eddoğan, Burdur Cumhuriyet Meydanı’nda 40 binin üzerinde vatandaşa hitap etti. Erdoğan, İstiklal şairi merhum Mehmet Akif’in mebusluğunu yaptığı Burdur’da bulunmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu kaydetti. Isparta’da büyük bir sevgiyle karşılandıklarını dile getiren Erdoğan, “ Burdurlu kardeşlerimizle hasret gideriyoruz. Meydanda ne kadar kardeşimiz var, diye sorduk. Verdikleri rakam 40 bin Maşallah. Bu ne coşku? Bu ne aşk? Aşkınız daim olsun. Coşkunuz sandıklara dolsun. Onun için 10 gün var. 10 gün sonra sandıklardayız. Burdur’u sizlerin şu coşkusunu gerçekten çok özlemiştik. Burdurlu kardeşlerimize bir şükran borcumuz var. Önce bu borcu ödemek istiyorum. Türkiye’nin son dönemdeki en önemli seçimlerinden olan o14, 28 Mayıs seçimlerinde Burdur, Allah razı olsun. Bizi yine yalnız bırakmadı” diye konuştu. "Türkiye istikrar adası" Ramazanı Şerif’in gelmesiyle hanelerin şenlendiğine değinen Erdoğan,“ Sofralarımız bereketlendi. Nasıl olsa şimdilik saleplerle işi idare ediyoruz. Yani biz Bucak’ı unuttuk mu zannediyorsunuz? Sürekli salebimizi alıyoruz, bütün misafirlerimize ikram ediyoruz. Şu seçimi atlatalım ondan sonra gerisi kolay. Başım rahmet, ortası mafiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan bu mübarek ayın manevi havasını doya doya teneffüs ediyoruz. Ailelerimizle, sevdiklerimizle, çoluk çocuğumuzla birlikte Ramazan-ı Şerifi huzurla idrak ediyoruz. Gönül coğrafyamıza baktığımızda ise yüreklerimiz dağlanıyor. Gazze’den Suriye’ye, Yemen’den Afganistan’a kadar kardeşlerimiz bu Ramazanı kan içinde ateş içinde maalesef acı içinde geçiriyor. Karadeniz’den komşularımız olan Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş 2 yılı aşkın süredir devam ediyor. Savaşın kendilerine sıçrama tehlikesinden dolayı Avrupa’nın birçok ülkesinde endişe hakim. Yarın ne olacağını, krizin nerede patlak vereceğini kimse bilmiyor. Tüm bu çatışmaların ortasında Türkiye istikrar adası olarak yükseliyor. Esnafımız her sabah dükkanını gönül huzuruyla açıyor. Çiftçimiz tarlasını rahatça sürüyor. Sanayicimiz, tüccarımız, iş dünyamız, turizmcimiz, geleceğine umutla bakıyor. Fabrikalarımızda üretip, okullarımızda eğitim, hiçbir aksaklık olmadan devam ediyor” dedi. "Enflasyon herkes gibi bizi de zorluyor" “Sınırlarımızın hemen ötesindeki kaygıların hiçbirini bizler yaşamıyoruz” diyen Erdoğan, “ Bunların ne kadar büyük bir nimet olduğunu, etrafımıza baktığımızda çok daha iyi anlıyoruz. Tabi ki bunları söylerken ülkemizde her şey süt liman demiyoruz. Dünyanın her ülkesi gibi bizim de sıkıntılarımız var. Zorluklarımız var. Çözmek için uğraştığımız problemlerimiz var. Bölgemizde yaşanan çatışmalardan istesekte istemesek de bizler de etkileniyoruz. Avrupa ve Amerika dahil tek pek çok yerde son 60-70 yılın zirvelerine çıkan enflasyon oranları herkes gibi bizi de zorluyor. Tüm bunlara ilave olarak biz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı güçlüklerle de mücadele ediyoruz. Daha bir sene önce ve 53 binden fazla insanımızın vefat ettiği depremlerin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Ekonomik maliyeti 104 milyar dolar olan depremin ülkemiz ekonomisinde oluşturduğu baskı hala devam ediyor. Her hesabımızı buna göre yapıyoruz. Bu yılın bütçesinde deprem çalışmaları için 1 trilyon liranın üzerinde kaynak tahsis ettik. Geçen yıl da bütçeden aşağı yukarı aynı tutarda harcamamız oldu. Bu rakama belediyelerimizin, vakıflarımızın ve iş dünyamızın harcamaları dahil değil” ifadelerine yer verdi. Üzerinden zaman geçtikçe bazı şeyler unutulsa da ülke ve millet olarak büyük bir imtihanla sınandıklarının altını çizen Erdoğan, deprem bölgesini ayağa kaldırmadan hiç kimsenin gönlünün rahat olamayacağını bildirdi. "Depremzedelerimize sırtımızı dönemeyiz" “Evi yıkılan, düzeni bozulan, eşini, çocuğunu, anne babasını, yakınlarını, depremde kaybeden kardeşlerimize sırt dönemeyiz” diyen Erdoğan, “ Depremzedelerimizi yeni yuvalarına süratle kavuşturmamız gerekiyor. Dün 30 bin 723 deprem konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Böylece 76 binden fazla kardeşimizi yeni yuvalarıyla buluşturmuş olduk. Bu rakamı inşallah yıl sonuna kadar 200 bine tamamlayacağız. Aynı şekilde depremin vurduğu illerimizi tekrar inşa etmemiz şart. Bizim de devlet olarak önceliğimiz deprem bölgesidir. Depremzede vatandaşlarımızı konteynerden kurtarıp evlerine yerleştirmektir. Kardeşlerim deprem bölgemize yoğunlaşırken elbette diğer şehirlerimizi ve buralarda yaşayan vatandaşlarımızı, asla ihmal etmiyoruz. Hayat pahalılığının yol açtığı sıkıntıların farkındayız. Özellikle emeklilerimizden gelen serzenişlere kulaklarımızı tıkamıyoruz. Gerek tek sefere mahsus yaptığımız 5 bin liralık ödemeyle gerekse yüzde 50’yi bulan maaş ve ikramiye artışlarıyla emeklilerimizin yükünü hafifletmeye çalıştık. Sadece bu ek ödeme için 300 milyar lira civarında kaynak kullandık. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini nisan ayının ilk haftasında hesaplarına yatırıyoruz. Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi, enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız” diye konuştu. Erdoğan, kalıcı refah artışını sağlamak için enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmeleri gerektiğini bildirdi. "Milyonlarca lira döviz var" Daha önce bunu nasıl yaptıysak yine başaracaklarını dile getiren Erdoğan, “Devletimizin imkanları büyüdükçe geliri arttıkça, omuzlarındaki yük biraz daha azaldıkça ortaya çıkan kaynağı herkese adil şekilde dağıtacağız. Sizlerden biraz daha sabır, biraz daha dayanışma bekliyorum. Burdurlu kardeşlerimin, muhalefetin, laf olsun torba dolsun. kabirinden sözlerine itibar etmeyeceğine inanıyorum. Burdur bunlara aldanmasın, bunların boş vaatlerine kanmasın. Bunların derdinin, ne emeklilerimiz, ne emekçilerimiz, ne de çiftçilerimiz olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunların tek bir derdi var. O da menfaatlerini korumaktır. Deste deste para balyalarından yapılan kuleleri inanıyorum ki siz de televizyonlarda izlediniz. Ortada nereden geldi ve nereye gittiği belli olmayan milyonlarca lira ve döviz var. Her televizyona çıkan farklı bir açıklama yapıyor. Acemi genel başkan dahil, parti yöneticilerinin hepsi ayrı telden çalıyor. Hiç merak etmeyin. Evelallah dik duracağız, eğilmeyeceğiz hiç kimse şüphe bulutlarını giderecek makul, mantıklı ve tutarlı bir cümle kurmuyor, kuramıyor. Meselenin daha vahim tarafı, tüm bu tartışmalar sürerken meşhur hesap uzmanının ortalıkta esamesi yok. Kim olduğunu biliyorsunuz. Ortalıkta hiç gözükmüyor, kayıp. Ankara’da bir apartman dairesi tutmuşlar. Vaktini orada geçiriyor. Ben ne demiştim? Bay bay Kemal demiştim. Dediğin çıktı mı? Kardeşlerim, hiç kimse böyle bir skandalı üç maymunu oynayarak yetiştiremez. Hiç kimse sağa sola saldırarak hakaret ederek, bu yetmeyince de milleti kendi suçuna ortak ederek bu rezaletten kendini kurtaramaz. Çantalar dolusu, bu paraların kimden alındığı, nereye harcandığı, belgeleriyle, kayıtlarıyla şeffaf bir şekilde açıklanmak zorundadır” ifadelerine yer verdi. "Bıraksın darbe şakşakçılığını" “Sadece bu kadar da değil CHP’nin demden transfer ettiği adaylarından biri çıkıyor, İstanbul’un bir ilçesiyle ilgili akla ziyan sözler ediyor” diyen Erdoğan, “ Bir başka adaylarıyla ilgili şantaj dahil her türlü iddia ortada kol geziyor. Özgür efendinin bizzat kendisi ise akılla, mantıkla bağdaşmayacak, garip, darbe açıklamaları yapıyor. CHP Genel Başkanlarının telefon merakı ona da sirayet etmiş. Darbecilerden kendisine milli iradenin yerle yeksan edildiğine dair telefon gelecekmiş. Eee o da bunu ‘gençler yapıyor’ diye sevinecekmiş. Gerçi bunların devrik genel başkanları da, darbecilerin tanklarının arasından kaçmış, kahvesini Bakırköy Belediyesinde yudumlayarak işin sonucunu beklemişti. Hatırlıyorsunuz. Özgür efendi bıraksın bu darbe şakşakçılığını da çıksın önce içlerine kurt düşürdüğü CHP’li vatandaşlarımıza karşı görevini yerine getirsin. Özgür efendi yanına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nı da alsın. Türk siyasetine bulaştırdıkları bu lekeden dolayı milletten özür dilesin. Gerçekten Özgürce siyaset yapmak, siyasi rüştünü ispat etmek istiyorsa Özgür efendiden beklenen tavır budur. Bunun dışında söylediklerinin milletimizin nazarında hiçbir hükmü yoktur” dedi. "Onlar ceplerini doldurmanın derdinde" Erdoğan, muhalafetle aralarında vizyon ve gündem farkı olduğunu vurgulayarak, “ Biz şehirlerimizi büyütmenin, kalkındırmanın, insanımıza, aşkla hizmet etmenin derdindeyiz. Onlar ise ceplerini doldurmanın, koltuklarını sağlama almanın peşindedir. Mevcut CHP yönetiminden ülkemize ve milletimize fayda gelmeyeceğini hep beraber görüyoruz. Bunun için biz sadece işimize bakıyoruz, işimize odaklanıyoruz hizmet ve eser siyasetimizi devam ettirmenin yollarını arıyoruz. Bu anlayışla son 21 yılda Burdur’a 60 liranın üzerinde yatırım yaptık. Eğitimde bin 362 derslik inşa ettik. 9 bin 172 kapasiteli yüksek öğrenim yurtları açtık. 31 spor tesisi yaptık. Burdurlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize 1.5 milyar liralık kaynak aktardık. Sağlıkta dört yüz 475 Burdur Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 150 hastane dahil 37 sağlık tesisini hizmete açtık. 4 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. TOKİ vasıtasıyla 691 konutu tamamladık. 276 konut yapımı devam ediyor. Riskli 8 bin 175 yapıyı dönüştürdük. 3 millet bahçesinden birini yaptık, birinin yapımına birinin de proje çalışmalarına devam ediyoruz” dedi. "Hizmetler, projeler" Burdur’a yapılan yatırım ve yapılacak projeler hakkında bilgiler veren Erdoğan, “ Şehrimizin 45 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu, 267 kilometreye çıkardık. Kocaelililer ve Bucak Sanayi Köprülü kavşaklarını tamamladık. Burdur, Tefenni, Çavdır, Antalya, Korkuteli, Söğüt, Burdur, Isparta, Taşkapı, Ağlasun ve Gölhisar Çameli yollarının yapımına devam ediyoruz. Bucak çevre yolunun ihalesini 28 Mart’ta yapıyoruz. Burdur- Gümüşgün arasındaki mevcut demir yolu hattını yenileyerek iyileştirdik. Hızlı tren projesi tamamlandığında Burdur ülkemiz hızlı tren ağına bağlanmış olacak. Afyon, Denizli, Isparta, Burdur demir yolunu modernize ettik. Burdur’da 17 baraj ve 2 gölet 2 içme suyu tesisi inşa ettik. 4 baraj yapımına devam ediyoruz.İnşa ettiğimiz 37 sulama tesisiyle 297 bin dekar, sanayi araziyi sulamaya açtık. Yapacağımız yeni tesislerle 29 bin dekarın üzerinde daha sulamaya açacağız. Burdurlu çiftçilerimize 19 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Burdur’a bir organize sanayi bölgesi, bir araştırma geliştirme merkezi ve bir teknopark kurduk. İstihdamı desteklemek için, Burdurlu işverenlerimize 720 milyon lira prim desteği sağladık. 32 ata yadigarı eserimizi restore ettik” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hiç kimse böyle bir skandalı üç maymunu oynayarak geçiştiremez. Çantalar dolusu bu paraların kimden alındığı, nereye harcandığı şeffaf bir şekilde açıklanmalıdır"
20 Mart 2024 Çarşamba - 17:25 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hiç kimse böyle bir skandalı üç maymunu oynayarak geçiştiremez. Çantalar dolusu bu paraların kimden alındığı, nereye harcandığı şeffaf bir şekilde açıklanmalıdır" Cumhurbaşkanı ve AK Pari Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "CHP Genel Başkanlarının telefon merakı ona da sirayet etmiş. Darbecilerden kendisine milli iradenin yerle yeksan edildiğine dair telefon gelecekmiş. Eee o da bunu ‘gençler yapıyor’ diye sevinecekmiş. Gerçi bunların devrik genel başkanları da, darbecilerin tanklarının arasından kaçmış, kahvesini Bakırköy Belediyesinde yudumlayarak işin sonucunu beklemişti. Özgür efendi bıraksın bu darbe şakşakçılığını da çıksın önce içlerine kurt düşürdüğü CHP’li vatandaşlarımıza karşı görevini yerine getirsin" dedi. Cumhurbaşkanı Eddoğan, Burdur Cumhuriyet Meydanı’nda 40 binin üzerinde vatandaşa hitap etti. Erdoğan, İstiklal şairi merhum Mehmet Akif’in mebusluğunu yaptığı Burdur’da bulunmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu kaydetti. Isparta’da büyük bir sevgiyle karşılandıklarını dile getiren Erdoğan, “ Burdurlu kardeşlerimizle hasret gideriyoruz. Meydanda ne kadar kardeşimiz var, diye sorduk. Verdikleri rakam 40 bin Maşallah. Bu ne coşku? Bu ne aşk? Aşkınız daim olsun. Coşkunuz sandıklara dolsun. Onun için 10 gün var. 10 gün sonra sandıklardayız. Burdur’u sizlerin şu coşkusunu gerçekten çok özlemiştik. Burdurlu kardeşlerimize bir şükran borcumuz var. Önce bu borcu ödemek istiyorum. Türkiye’nin son dönemdeki en önemli seçimlerinden olan o14, 28 Mayıs seçimlerinde Burdur, Allah razı olsun. Bizi yine yalnız bırakmadı” diye konuştu. "Türkiye istikrar adası" Ramazanı Şerif’in gelmesiyle hanelerin şenlendiğine değinen Erdoğan,“ Sofralarımız bereketlendi. Nasıl olsa şimdilik saleplerle işi idare ediyoruz. Yani biz Bucak’ı unuttuk mu zannediyorsunuz? Sürekli salebimizi alıyoruz, bütün misafirlerimize ikram ediyoruz. Şu seçimi atlatalım ondan sonra gerisi kolay. Başım rahmet, ortası mafiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan bu mübarek ayın manevi havasını doya doya teneffüs ediyoruz. Ailelerimizle, sevdiklerimizle, çoluk çocuğumuzla birlikte Ramazan-ı Şerifi huzurla idrak ediyoruz. Gönül coğrafyamıza baktığımızda ise yüreklerimiz dağlanıyor. Gazze’den Suriye’ye, Yemen’den Afganistan’a kadar kardeşlerimiz bu Ramazanı kan içinde ateş içinde maalesef acı içinde geçiriyor. Karadeniz’den komşularımız olan Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş 2 yılı aşkın süredir devam ediyor. Savaşın kendilerine sıçrama tehlikesinden dolayı Avrupa’nın birçok ülkesinde endişe hakim. Yarın ne olacağını, krizin nerede patlak vereceğini kimse bilmiyor. Tüm bu çatışmaların ortasında Türkiye istikrar adası olarak yükseliyor. Esnafımız her sabah dükkanını gönül huzuruyla açıyor. Çiftçimiz tarlasını rahatça sürüyor. Sanayicimiz, tüccarımız, iş dünyamız, turizmcimiz, geleceğine umutla bakıyor. Fabrikalarımızda üretip, okullarımızda eğitim, hiçbir aksaklık olmadan devam ediyor” dedi. "Enflasyon herkes gibi bizi de zorluyor" “Sınırlarımızın hemen ötesindeki kaygıların hiçbirini bizler yaşamıyoruz” diyen Erdoğan, “ Bunların ne kadar büyük bir nimet olduğunu, etrafımıza baktığımızda çok daha iyi anlıyoruz. Tabi ki bunları söylerken ülkemizde her şey süt liman demiyoruz. Dünyanın her ülkesi gibi bizim de sıkıntılarımız var. Zorluklarımız var. Çözmek için uğraştığımız problemlerimiz var. Bölgemizde yaşanan çatışmalardan istesekte istemesek de bizler de etkileniyoruz. Avrupa ve Amerika dahil tek pek çok yerde son 60-70 yılın zirvelerine çıkan enflasyon oranları herkes gibi bizi de zorluyor. Tüm bunlara ilave olarak biz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı güçlüklerle de mücadele ediyoruz. Daha bir sene önce ve 53 binden fazla insanımızın vefat ettiği depremlerin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Ekonomik maliyeti 104 milyar dolar olan depremin ülkemiz ekonomisinde oluşturduğu baskı hala devam ediyor. Her hesabımızı buna göre yapıyoruz. Bu yılın bütçesinde deprem çalışmaları için 1 trilyon liranın üzerinde kaynak tahsis ettik. Geçen yıl da bütçeden aşağı yukarı aynı tutarda harcamamız oldu. Bu rakama belediyelerimizin, vakıflarımızın ve iş dünyamızın harcamaları dahil değil” ifadelerine yer verdi. Üzerinden zaman geçtikçe bazı şeyler unutulsa da ülke ve millet olarak büyük bir imtihanla sınandıklarının altını çizen Erdoğan, deprem bölgesini ayağa kaldırmadan hiç kimsenin gönlünün rahat olamayacağını bildirdi. "Depremzedelerimize sırtımızı dönemeyiz" “Evi yıkılan, düzeni bozulan, eşini, çocuğunu, anne babasını, yakınlarını, depremde kaybeden kardeşlerimize sırt dönemeyiz” diyen Erdoğan, “ Depremzedelerimizi yeni yuvalarına süratle kavuşturmamız gerekiyor. Dün 30 bin 723 deprem konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Böylece 76 binden fazla kardeşimizi yeni yuvalarıyla buluşturmuş olduk. Bu rakamı inşallah yıl sonuna kadar 200 bine tamamlayacağız. Aynı şekilde depremin vurduğu illerimizi tekrar inşa etmemiz şart. Bizim de devlet olarak önceliğimiz deprem bölgesidir. Depremzede vatandaşlarımızı konteynerden kurtarıp evlerine yerleştirmektir. Kardeşlerim deprem bölgemize yoğunlaşırken elbette diğer şehirlerimizi ve buralarda yaşayan vatandaşlarımızı, asla ihmal etmiyoruz. Hayat pahalılığının yol açtığı sıkıntıların farkındayız. Özellikle emeklilerimizden gelen serzenişlere kulaklarımızı tıkamıyoruz. Gerek tek sefere mahsus yaptığımız 5 bin liralık ödemeyle gerekse yüzde 50’yi bulan maaş ve ikramiye artışlarıyla emeklilerimizin yükünü hafifletmeye çalıştık. Sadece bu ek ödeme için 300 milyar lira civarında kaynak kullandık. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini nisan ayının ilk haftasında hesaplarına yatırıyoruz. Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi, enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız” diye konuştu. Erdoğan, kalıcı refah artışını sağlamak için enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmeleri gerektiğini bildirdi. "Milyonlarca lira döviz var" Daha önce bunu nasıl yaptıysak yine başaracaklarını dile getiren Erdoğan, “Devletimizin imkanları büyüdükçe geliri arttıkça, omuzlarındaki yük biraz daha azaldıkça ortaya çıkan kaynağı herkese adil şekilde dağıtacağız. Sizlerden biraz daha sabır, biraz daha dayanışma bekliyorum. Burdurlu kardeşlerimin, muhalefetin, laf olsun torba dolsun. kabirinden sözlerine itibar etmeyeceğine inanıyorum. Burdur bunlara aldanmasın, bunların boş vaatlerine kanmasın. Bunların derdinin, ne emeklilerimiz, ne emekçilerimiz, ne de çiftçilerimiz olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunların tek bir derdi var. O da menfaatlerini korumaktır. Deste deste para balyalarından yapılan kuleleri inanıyorum ki siz de televizyonlarda izlediniz. Ortada nereden geldi ve nereye gittiği belli olmayan milyonlarca lira ve döviz var. Her televizyona çıkan farklı bir açıklama yapıyor. Acemi genel başkan dahil, parti yöneticilerinin hepsi ayrı telden çalıyor. Hiç merak etmeyin. Evelallah dik duracağız, eğilmeyeceğiz hiç kimse şüphe bulutlarını giderecek makul, mantıklı ve tutarlı bir cümle kurmuyor, kuramıyor. Meselenin daha vahim tarafı, tüm bu tartışmalar sürerken meşhur hesap uzmanının ortalıkta esamesi yok. Kim olduğunu biliyorsunuz. Ortalıkta hiç gözükmüyor, kayıp. Ankara’da bir apartman dairesi tutmuşlar. Vaktini orada geçiriyor. Ben ne demiştim? Bay bay Kemal demiştim. Dediğin çıktı mı? Kardeşlerim, hiç kimse böyle bir skandalı üç maymunu oynayarak yetiştiremez. Hiç kimse sağa sola saldırarak hakaret ederek, bu yetmeyince de milleti kendi suçuna ortak ederek bu rezaletten kendini kurtaramaz. Çantalar dolusu, bu paraların kimden alındığı, nereye harcandığı, belgeleriyle, kayıtlarıyla şeffaf bir şekilde açıklanmak zorundadır” ifadelerine yer verdi. "Bıraksın darbe şakşakçılığını" “Sadece bu kadar da değil CHP’nin demden transfer ettiği adaylarından biri çıkıyor, İstanbul’un bir ilçesiyle ilgili akla ziyan sözler ediyor” diyen Erdoğan, “ Bir başka adaylarıyla ilgili şantaj dahil her türlü iddia ortada kol geziyor. Özgür efendinin bizzat kendisi ise akılla, mantıkla bağdaşmayacak, garip, darbe açıklamaları yapıyor. CHP Genel Başkanlarının telefon merakı ona da sirayet etmiş. Darbecilerden kendisine milli iradenin yerle yeksan edildiğine dair telefon gelecekmiş. Eee o da bunu ‘gençler yapıyor’ diye sevinecekmiş. Gerçi bunların devrik genel başkanları da, darbecilerin tanklarının arasından kaçmış, kahvesini Bakırköy Belediyesinde yudumlayarak işin sonucunu beklemişti. Hatırlıyorsunuz. Özgür efendi bıraksın bu darbe şakşakçılığını da çıksın önce içlerine kurt düşürdüğü CHP’li vatandaşlarımıza karşı görevini yerine getirsin. Özgür efendi yanına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nı da alsın. Türk siyasetine bulaştırdıkları bu lekeden dolayı milletten özür dilesin. Gerçekten Özgürce siyaset yapmak, siyasi rüştünü ispat etmek istiyorsa Özgür efendiden beklenen tavır budur. Bunun dışında söylediklerinin milletimizin nazarında hiçbir hükmü yoktur” dedi. "Onlar ceplerini doldurmanın derdinde" Erdoğan, muhalafetle aralarında vizyon ve gündem farkı olduğunu vurgulayarak, “ Biz şehirlerimizi büyütmenin, kalkındırmanın, insanımıza, aşkla hizmet etmenin derdindeyiz. Onlar ise ceplerini doldurmanın, koltuklarını sağlama almanın peşindedir. Mevcut CHP yönetiminden ülkemize ve milletimize fayda gelmeyeceğini hep beraber görüyoruz. Bunun için biz sadece işimize bakıyoruz, işimize odaklanıyoruz hizmet ve eser siyasetimizi devam ettirmenin yollarını arıyoruz. Bu anlayışla son 21 yılda Burdur’a 60 liranın üzerinde yatırım yaptık. Eğitimde bin 362 derslik inşa ettik. 9 bin 172 kapasiteli yüksek öğrenim yurtları açtık. 31 spor tesisi yaptık. Burdurlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize 1.5 milyar liralık kaynak aktardık. Sağlıkta dört yüz 475 Burdur Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 150 hastane dahil 37 sağlık tesisini hizmete açtık. 4 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. TOKİ vasıtasıyla 691 konutu tamamladık. 276 konut yapımı devam ediyor. Riskli 8 bin 175 yapıyı dönüştürdük. 3 millet bahçesinden birini yaptık, birinin yapımına birinin de proje çalışmalarına devam ediyoruz” dedi. "Hizmetler, projeler" Burdur’a yapılan yatırım ve yapılacak projeler hakkında bilgiler veren Erdoğan, “ Şehrimizin 45 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu, 267 kilometreye çıkardık. Kocaelililer ve Bucak Sanayi Köprülü kavşaklarını tamamladık. Burdur, Tefenni, Çavdır, Antalya, Korkuteli, Söğüt, Burdur, Isparta, Taşkapı, Ağlasun ve Gölhisar Çameli yollarının yapımına devam ediyoruz. Bucak çevre yolunun ihalesini 28 Mart’ta yapıyoruz. Burdur- Gümüşgün arasındaki mevcut demir yolu hattını yenileyerek iyileştirdik. Hızlı tren projesi tamamlandığında Burdur ülkemiz hızlı tren ağına bağlanmış olacak. Afyon, Denizli, Isparta, Burdur demir yolunu modernize ettik. Burdur’da 17 baraj ve 2 gölet 2 içme suyu tesisi inşa ettik. 4 baraj yapımına devam ediyoruz.İnşa ettiğimiz 37 sulama tesisiyle 297 bin dekar, sanayi araziyi sulamaya açtık. Yapacağımız yeni tesislerle 29 bin dekarın üzerinde daha sulamaya açacağız. Burdurlu çiftçilerimize 19 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Burdur’a bir organize sanayi bölgesi, bir araştırma geliştirme merkezi ve bir teknopark kurduk. İstihdamı desteklemek için, Burdurlu işverenlerimize 720 milyon lira prim desteği sağladık. 32 ata yadigarı eserimizi restore ettik” ifadelerine yer verdi.
Burdur’da arazisini jandarmaya bağışlayan nineye plaket
20 Mart 2024 Çarşamba - 13:50 Burdur’da arazisini jandarmaya bağışlayan nineye plaket Burdur’un Bucak ilçesinde yalnız başına yaşayan Fatma Arıcan’ın jandarmaya bağışladığı ev ve arazisini devir teslim töreni gerçekleşti. Araziyi devir alan Jandarma Asayiş Vakfı Yetkilisi Emekli Albay Önal, Fatma teyzeye desteğinden dolayı teşekkür ederek plaket takdim etti. Burdur’un Bucak ilçesi Boğazköy’de eşi öldükten sonra tek başına yaşayan Fatma Arıcan (81), Burdur-Antalya kara yolu üzerinde bulunan yaklaşık 3 dönümlük arazisine talip olan ve daireler teklif eden birçok kişi olmasına rağmen bütün teklifleri geri çevirerek kendisiyle ilgilenen jandarmaya bağışladı. 1950 yılında ailesi ile Bulgaristan’dan göç eden Arıcan, Bucak ilçesinde tanışıp evlendiği eşiyle çalışmak için önce Antalya’ya, oradan da Almanya’ya işçi olarak gitti. Almanya’da çalıştığı 14 senenin ardından Bucak’a geri dönen Arıcan çifti, babasından kalan araziye ev yaparak burada yaşamını sürdürdü. Bahçesine diktikleri ağaçları gözü gibi büyüten Fatma Arıcan, çocuğu olmayınca vefat eden kardeşlerinin çocuklarını evlendirip onlara daire ve dükkan hediye etti. Eşi vefat ettikten sonra tek başına yaşamını sürdüren Fatma Arıcan, kendisini sürekli ziyaret eden ve yardımına koşan jandarmaya büyük bir jestte bulundu. Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı Jandarma Asayiş Vakfı Yetkilisi Emekli Albay Atilla Önal Bucak, bağışlanan ev ve arsanın devrini gerçekleştirerek Fatma Arıcan ile bir araya geldi. Bucak İlçe Jandarma Komutanlığı’nda bir araya gelen emekli Albay Önal ile Fatma Arıcan’a İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Alperen Çatlı eşlik etti. Jandarma’ya evini ve arazisini bağışlayan Fatma Arıcan’a plaket ve hediye takdiminde bulunan Vakıf Yetkilisi Albay Atilla Önal teşekkürlerini ileterek başladığı konuşmasında, “Jandarma Asayiş Vakfı olarak teyzemizin bu gönlünden kopan yılların birikimi olan evini ve arsasını bize bağışlaması maddi yönünden ziyade bizi manevi olarak çok mutlu etti. Vatandaşımızın Jandarma’ya Jandarma Vakfı’na böyle bir teveccüh göstermesi gerçekten memnuniyet verici bir durum. Tabii bu kendiliğinden oluşan bir şey değil. Bizim jandarmamız Türkiye’nin yüzde 93’ünde görev yapıyor. En ücra köşesinden şehir merkezine kadar birçok yerde görevleri jandarma yapıyor. Bu vesile ile teyzemizle güzel bir ilişki kurmuşlar. Onun ihtiyaçlarını karşılamışlar, bunu iyi niyet ile yapmışlar. Bu ilişkiden sonra teyzemiz gönlünden koparak bu evini ve arsasını jandarmaya bağışlamak istediğini iletince jandarma arkadaşlarımız da bize teyzemizin bağış yapmak istediğini bildirince biz de yasal prosedürü tamamladık ve gelip kendisini ziyaret ettik. Bugün evinin ve arsasının devir işlemini tamamladık. Teyzemiz müsterih olsun” dedi. Devir teslim töreninde mutluluğu ve heyecanı yüzünden okunan Fatma Arıcan ise, "Antalya-Burdur kara yolu üzerinde evim ve arazim vardı. Bunu jandarmaya bağışladım. Bugün de vakıftan geldiler bana hediye verdiler. Hepsine teşekkür ediyorum" sözlerini sarf etti.
Burdur Gölü’nün kuruyan alanları ekstrem sporlara ev sahipliği yapıyor
18 Mart 2024 Pazartesi - 13:49 Burdur Gölü’nün kuruyan alanları ekstrem sporlara ev sahipliği yapıyor Kuraklık nedeniyle çekilen Burdur Gölü arazisi ekstrem sporcuları bir araya getirerek doğal parkur hazırlıyor. Burdurlu enduro, off-road ve yamaç paraşütü sevdalıları, hafta içi yaşadıkları iş stresini muhteşem manzarasıyla içlerini rahatlatan Burdur Gölü kenarında atıyorlar. En dolu zamanlarını yaşadığı 1957 yılından itibaren yaşanan iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle günden güne çekilen, neredeyse yarısından fazlasını kaybeden Burdur Gölü’nde suların çekildiği alan Burdurlu ekstrem sporculara ev sahipliği yapıyor. Suların çekildiği yumuşak arazide yamaç paraşütü, enduro ve off-road sevdalıları, hafta sonları gönüllerince eğleniyor. Farklı meslek gruplarından oluşan ve ekstrem sporlarla uğraşan sporcular, Burdur Gölü’nün daha fazla yok olmaması için bir an önce harekete geçirilmesini istiyorlar. Hafta sonunu aileleriyle birlikte Burdur Gölü Halk Plajı’nda geçiren Burdurlu vatandaşlar da göl kenarında yapılan ekstrem sporları keyifle takip ediyorlar. Burdur’da avukatlık yapan ve hafta içi adliye koridorlarında yaşadığı iş stresini Burdur Gölü kenarında off-road yaparak attığını dile getiren Ahmet Can, "Off-road sporuna pandemi döneminde başladım. Uzun süredir uğraşıyorum ve arkadaşlarla birlikte her hafta yapmaya çalışıyoruz. Biz grup olarak alışığız bu parkura ama bugün diğer gruplar ile birleşmemiz daha iyi oldu bizim için. Hem tanışmış olduk hem de farklı sporların birleşmesi bizim de diğer sporlara yönelmemize sebep olacaktır. Bu spor bize hafta içi yaşanan her şeyi unutturuyor, biraz işten kendi hayatımızdan kopuyoruz. Burada bambaşka bir dünya içerisine giriyoruz. Bahar geldikçe, yaz geldikçe bizim için daha keyifli oluyor. Çamurda daha iyi yapılıyor bu spor ama yazı özlüyoruz. Burdur Gölü her dönem, her mevsim bambaşka. Daha önce Göle Yas etkinliğinde aktif olarak görev almıştım. Göl için bir çare bulunması gerektiğini düşünüyorum. Yoksa yok olup gidecek. Biz gölün etrafını turluyoruz orada da görüyoruz. Hem bu taraftan hem de öbür taraftan çok fazla çekilme var. Mutlaka bir çare bulunmalı diye düşünüyorum" dedi. "Bu gölü kaybetmeyelim" Burdur Enduro Kulübü’nden Kamil Kılıçaslan ise Burdur Gölü’nün ekstrem sporcular için mükemmel bir ortam sağladığını dile getirerek, "9-10 yıldır bu kulübün içerisindeyim. Burdur’da bu sporu ilk başlatanlardanım. Şu anda 25-30 kişi bu sporla uğraşıyoruz. Bu manzarada bu sporu yapmaktan çok keyif alıyoruz. Harika bir spor, herkese tavsiye ederim. Burdur Gölü bizim gibi yamaç paraşütçüler için, off-roadçılar için bulunmaz bir ortam. Hem göl, hem plaj, hem yamaçları ekstrem sporlar için harika bir ortam. Göl ile ilgili söylenen çok şey var besleniyor beslenmiyor şeklinde. Canımız acıyor. Çok fazla çekilme oldu. Biz dağlardan bunu daha fazla gördüğümüz için farkındayız, yarısını geçti neredeyse. Bir şey yapılabilir mi bilmiyorum ama yapılsa iyi olur. Şu güzellik kaybolmasa çok güzel olur. Bu gölü kaybetmeyelim" diye konuştu. "Enduro sporu sayesinde gölü daha net görüyoruz" Endro sporcusu Hakan Yoleri de, "Burdur Gölü bizim için çok önemli, Burdur için önemli. Daha çok göller bölgesinde güzel bir gölümüzdü ama gün geçtikçe kaybediyoruz. Çekilme her gün sürüyor. Bir besleme yok, yanlış sulama ve sondajlarla birlikte İnsuyu Mağarası gibi gölü de kaybetmekteyiz. Ben kaybetmemek için ne gerekiyorsa yapılmasını diliyorum ki uğraşanlar da var bildiğim kadarıyla. Umarım bir an önce yapılması gerekenler yapılır. Enduro sporunu da herkese tavsiye ediyorum. Çünkü doğa ile iç içe olmak çok güzel. Çoğu arabanızla gidemediğiniz yerlere gidip görmek, bu gölü dahi üstten görmek çok güzel bir duygu. Onu daha iyi anlıyorsunuz kaybettikçe" ifadelerini kullandı. Gölün çekilişini havadan en rahat onlar görüyor 2010 yılından beri yamaç paraşütü sporuyla uğraşan Türk Hava Sporları Federasyonu Burdur Temsilcisi ve Yamaç Paraşütü Burdur Spor Kulübü’nden Fatih Kılıçarslan, "Bugün çok farklı bir etkinlik oldu hem gölü tanıtmak hem de gölü kurtarmak için farkındalık oluşturmak amacıyla. Enduro olsun off-road olsun yamaç paraşütü olsun çok güzel de bir organizasyon oldu. Biz Burdur’da yamaç paraşütü yapıyoruz. Tepemiz hakikaten çok güzel, Fethiye’nin minyatürü diyebilirim. Ulaşımı çok yakın dört buçuk kilometre bir yol mesafesi var. On dakikada tepeye ulaşıp hazırlanıp buraya inebiliyoruz. Öyle bir tepemiz var. Manzara olarak da gölümüzün ayrı bir güzelliği var. Tabi son zamanlarda çekildi çok fazla. Bu da bizim için üzücü oldu. Ama buna da yapacak bir şey yok. Doğa bu şekilde uygun gördü herhalde. Burdur’da 100’ün üzerinde yamaç paraşütü eğitimi alan var. Bunların yaklaşık 45-50 tanesi aktif uçan kişiler. Tabii ilgi alaka da çok fazla çünkü herkesin hayali, uçmak istiyor, bu sporu yapmak istiyor. Bu yüzden bu spora talep ve ilgi çok fazla. Türkiye’de de yaygınlaştığı için artık ulaşılamayacak bir spor değil. 10-15 günlük eğitimlerle herkes bu sporu yapabilir" dedi.