Yerel Haberler
Burdur
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:55 CHP Genel Başkanı Özel: "İran’ın kararını İran halkı verecektir" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’nin İran konusunda çok dikkatli, sivilleri gözeten İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, dikkatli bir diplomasi sürecini takip etmesi gerekir. İran’ı kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını İran halkı verecektir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Burdur’da partisinin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katıldı. Özel, yaptığı konuşmada, gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında, "Bolu’ya hukukçu arkadaşlarımızı, siyasi arkadaşlarımızı yönlendirdik. ’Neymiş, ne soruyorlarmış?’ dedik. Cevap geldi, cevap geldi. Suçlandığı husus şu: Bir vakıf var, vakıf. Bu vakfa para giriyor, para çıkıyor. Çıkan para Bolu’da, Boluluların; Bolu’da ve Türkiye’de okuyan çocuklarına ya da yoksul ailelerin Bolu’ya gelmiş çocuklarına burs veren vakıf. Bu vakfa iş insanları yardım yapmışlar. Biz şu kadarını biliyoruz; bizim arkadaşlarımızın kör kuruşa tenezzül etmediğini, ne yaptıysa şehir için, kent için, fakirin fukaranın kursağından geçecek bir şey için yaptığını biliyoruz, hepsiyle de gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu. "İran’ın kararını İran halkı verecektir" İran ve ABD arasında yaşanan olaylara da değinen Özgür Özel, "İran’da bizim destekleyemeyeceğimiz, yaptığı muamelelerle çok eleştirdiğimiz, bilhassa kadın hakları konusunda son derece sorunlu yönetim var. İran’ın kendi geleceğini tayin etmesi demokratik yönetim en büyük temennimiz. Ama şimdi Trump ile Netanyahu, sivillerin hayatını kaybedeceği bir saldıraya giriştiler. Türkiye’nin İran konusunda çok dikkatli, sivilleri gözeten İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, dikkatli bir diplomasi sürecini takip etmesi gerekir. İran’ı kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını İran halkı verecektir" diye konuştu. "Türkiye’nin öncelik belirleme sorunu vardır" Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm belediyeleri, teker teker yapılan bütün ölçümlerde, çok ufak tefek istisnalar hariç, seçildiklerinden çok daha iyi bir noktadalar. Memnuniyetin en temeline gittiğinizde eskiden yapılan borçların eridiğini görüyorsunuz; aynen Burdur’da olduğu gibi. Bizim İller Bankası paylarımız yüzde 40 kesiliyor ama yeni aldığımız belediyelerde yine de borçlarımız eriyor. Ayrıca CHP seçim kazanmadan önce özellikle küçük ilçelerde ya da nüfusu daha az olan illerde ’CHP gelirse sosyal yardımları keser’ yalanının çöktüğünü; en az artan yerde 3 kat arttığını, ortalama sosyal yardımların belediyelerimizde 5 kat arttığını, kreşlerin ve okul çağındaki çocuklara yapılan desteklerin büyük bir karşılık gördüğünü görüyoruz. Bugünkü iktidar maalesef zengini seven, fakiri görmeyen, emekliye selam vermeyen, emekçinin sesini duymayan, çiftçinin derdiyle dertlenmeyen, süt üreticisinin derdini tasasını duymayan, varsa yoksa zengine çalışan bir iktidardır. O yüzden Türkiye’nin kaynak sorunu yoktur, Türkiye’nin öncelik belirleme sorunu vardır" ifadelerini kullandı. "Darbenin hiçbir türlüsüyle işimiz olmaz" 28 Şubat postmodern darbenin yıldönümü olduğunu hatırlatan Özel, "Darbenin hiçbir türlüsüyle işimiz olmaz" dedi. Özel, 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, "Biz o gün anında önce Ankara’daki arkadaşları topladık. Meclis Başkanı’nı, başkanvekillerini, diğer partileri aradık. Bilhassa AK Parti’ye ’Gün demokrasinin yanında durma günüdür’ dedik. ’Meclisi açın, birlikte direneli’ dedik. Tayyip Bey’in yaptığı bütün kötülüklere, AK Parti ile bütün rekabetimize rağmen darbe gecesi milletin seçtiğinin, milletin tercihlerinin arkasında durduk" dedi.
Sagalassos’ta tarih ve sanat buluştu, antik kentte ilk gece gösterisi yapıldı
29 Haziran 2025 Pazar - 10:01 Sagalassos’ta tarih ve sanat buluştu, antik kentte ilk gece gösterisi yapıldı Sagalassos Antik Kenti, Anadolu Ateşi Dans Topluluğu’nun unutulmaz gösterisiyle tarih ve sanatın eşsiz buluşmasına sahne oldu. İlk kez düzenlenen gece etkinliği, binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi büyülerken, antik çeşmenin renkli ışıklarla aydınlatılmasıyla görsel bir şölen yaşandı. Lavanta Hasat ve Sanat Günleri kapsamında, Sagalassos Antik Kenti binlerce yıl sonra ilk kez bir gece etkinliğine ev sahipliği yaptı. Tarihi taşların gölgesinde sahne alan Anadolu Ateşi Dans Topluluğu, izleyenlere unutulmaz bir gece yaşattı. Yaklaşık 5 bin yerli ve yabancı ziyaretçinin katıldığı etkinlikte, gösteri öncesi ve sonrası gerçekleştirilen DJ performansı ile izleyiciler keyifli anlar yaşadı. Program kapsamında ayrıca Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ve öğretmenleri mini konser verdi. "Gece müzeciliği başlıyor" Etkinliğe katılan Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde yürütülen Geleceğe Miras Projesi kapsamında Sagalassos’ta kazı çalışmalarının sürdüğünü belirterek, "Sagalassos Antik Kenti’nde bir yılı aşkın süredir kazılar devam ediyor. Gece aydınlatması konusunda önemli ilerlemeler kaydedildi. Eylül ayı itibarıyla gece müzeciliği başlayacak. Hem Bilkent Üniversitesi hem de Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi bu alanda ciddi katkı sağlıyor. Sagalassos’u daha fazla tarih ve kültür meraklısıyla buluşturmayı hedefliyoruz" dedi. "İlk gece gösterisi bizim için büyük gurur" Anadolu Ateşi eğitmeni ve dansçısı Fatih Kızık da duygularını, "Yaklaşık 18 yıldır Anadolu Ateşi’nde dans ediyorum. İlk kez memleketim Burdur’da sahne alıyorum. Sagalassos’un ilk gece gösterisinin bize nasip olması bizim için büyük bir onur. 95’ten fazla ülkede gösteriler yaptık. Yaz boyunca Antalya Aspendos başta olmak üzere birçok kentte sahne almaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Tarihi çeşme ışıkla buluştu Etkinlik sırasında, antik kentin en görkemli yapılarından biri olan ve hala su akan Antoninler Çeşmesi, renkli ışıklarla aydınlatıldı. Yüzlerce yıllık taşların arasında yükselen ışıklar ve müzik, ziyaretçilere görsel bir şölen sundu. Sagalassos’tan yeni bir başlangıç Pisidya’nın en önemli antik kentlerinden biri olan ve "Aşklar ve İmparatorlar Şehri" olarak da bilinen Sagalassos, bu etkinlikle hem tarihî kimliğini hem de kültürel potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Sanatla harmanlanan tarih, bölge turizmine de yeni bir soluk getirdi.
Lavanta tarlalarında mor bir şölen: Festival hasatla başladı, koku atölyeleri mest etti
28 Haziran 2025 Cumartesi - 15:09 Lavanta tarlalarında mor bir şölen: Festival hasatla başladı, koku atölyeleri mest etti Burdur merkeze bağlı Karakent köyünde Lavanta Gül Tanıtım Merkezi önünde göl manzaralı lavanta bahçelerinde düzenlenen "Lavanta Hasat ve Sanat Günleri" festivalinde ilk hasat yapıldı. Protokol üyeleri ve vatandaşların katıldığı etkinlikte müzik eşliğinde lavanta hasadı gerçekleştirildi. Burdur’un doğal ve kültürel değerlerini tanıtmayı amaçlayan festival, lavanta tarlalarında yapılan hasatla başladı. Etkinlikte mor renkli lavantalar görsel bir şölen sunarken, Lavanta Gül Tanıtım Merkezi’nde kurulan atölyelerde de çeşitli etkinlikler düzenlendi. Kimyagerler ve koku uzmanları tarafından lavanta özlü kolonya, parfüm ve sabun yapımının anlatıldığı atölyelerde katılımcılara uygulamalı eğitim verildi. Etkinlik alanı özellikle lavantanın kozmetik alandaki kullanımını merak eden vatandaşların ilgisini çekti. Festival kapsamında bu akşam, Ağlasun ilçesinde bulunan ve "Aristokratlar ve Aşkların Şehri" olarak bilinen antik kentlerden Sagalassos’ta Anadolu Ateşi dans gösterisi sahnelenecek. Festivalin ikinci günü ise Yeşilova ilçesinde devam edecek. Lavanta hasadı, koku atölyeleri, parfüm tasarımı, güzellik sırları eğitimi ve söyleşilerle program sürecek. Öte yandan, 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi kapsamında, Lavanta Gül Tanıtım Merkezi’nde 4 çiftin nikahı kıyılacak. Festivalin bu özel bölümü, lavanta tarlalarında anlamlı anlara sahne olacak. "Lavantanın tarihi bir şifa serüveni var" Koku Kültürü Derneği Başkan Yardımcısı ve koku uzmanı Bihter Türkan Ergül lavantanın tarihi önemine dikkat çektiği konuşmasında, "Lavantaya baktığımız zaman tarih boyunca muhteşem bir yolculuğuna serüvenine şahitlik ediyoruz. Dünya tarihinde özellikle antiseptik özelliğinden dolayı askeri savaşlarda, göç sırasında, hastalıklarda tedavi amaçlı kullanıldığını da görmekteyiz. Özellikle Osmanlı Şifahanelerinde yaraları dezenfekte ederken lavanta suyundan yani hidrokolünden faydalanıyordu. Bununla beraber Birinci Dünya Savaşı’na baktığımız zaman Avrupa’da, Fransa’da, İngiltere’de askeri hastanelerde özellikle antiseptik olarak yaraları temizlemek için kullanımına dair birçok kayıt var. Şu anda lavantaların huzurundayız. Endemik bitkiler olarak muhteşem bir yere sahiptir. Rengiyle, kokusuyla, tarzıyla insanı kendine çeker. Biz de şu anda lavanta festivalinde ruhumuza şifa bulmaya geldik. Ekoturizmde lavantanın hem görselliğiyle hem kokusuyla farklı bir yeri vardır. Dünya tarihinde de böyle. Mesela Fransa’da da, Avrupa’da da bununla ilgili birçok etkinlikler yapılıyor. Şu anda Burdur’un göz bebeklerinden biri olan lavantanın kokusuyla birlikte neler yapabiliriz? Atölyeler, festivaller, eğitimler. Bunlarla birlikte sizlere keşke bu kokuları ulaştırabilsek. Yaşamış olduğumuz metropollerde ne yazık ki çok fazla kaygı ve endişe yaşıyoruz. Dinamikler çok değişiyor. Lavantanın kokusu rahatlatıcı özelliğinden dolayı aslında gündelik kalitemizi de yükseltme özelliğine sahiptir. Yatmadan önce bir damla lavantayı da yastığımızın altına damlattığımızda misler gibi de uyuruz. Mesela lavanta hidrosolünü de duştan sonra, banyosundan sonra bedeninize de sıkabilirsiniz. Ama tabii ki bunları her zaman için doktorumuzu danışarak yapıyoruz" dedi. "Burdur’un güzelliğini herkes yaşasın istiyoruz" Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan ise etkinliklerin Burdur’un tanıtımına büyük etki sağladığını belirttiği konuşmasında, "Biz yaklaşık 3’üncü etkinliğimizi yapıyoruz ama her ay bir etkinlik diyoruz. Yörük Şenliği ile Doğa Festivali ile geçtiğimiz ayda buluşmuştuk. Biz hem Burdur’u sevenleri hem de Burdur’u tanımak isteyenler ile bugün de Lavanta Bahçesi’ndeyiz, Lavanta hasadındayız. İki günlük bir etkinlikle hem Burdur’dan hem Burdur’un dışından herkese bu güzelliği yaşatmak için buradayız. İki günlük etkinliğimiz de bugün lavanta hasadı gerçekleştireceğiz. Akabinde de yine atölye etkinliklerimiz var. Akşam Anadolu Ateşi Sagalassos’ta yakılmış olacak. Dolayısıyla bütün hem Anadolu Ateşi izleyenlerini hem Burdur’u tanımak hem de tarihi yaşamak isteyen herkesi buraya bekliyoruz. Yarın yine Lavanta hasadı ile Yeşilova tarafındayız, sonrasında da etkinliklerimize Bakibey Konağında devam ediyoruz. Herkesi bekliyoruz. 2025 yılı Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Aile Yılı olarak ilan edildi. Dolayısıyla yarınki etkinliğin bir kısmında da yine Aile Yılı kapsamında dört çiftimizin nikahını şahitlik etmiş olacağız, mutluluklarını paylaşmış olacağız. Biz buraya gelen bugün etkinliğimizi paylaşan, bizimle bir arada olmak isteyen, olan herkese selam sevgi ve muhabbetlerimizi iletiyoruz, teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Müzik, koku, doğa, sanki cennetten bir gün" Lavanta hasadına katılmak için Mersin’den gelen Selcan Yılmaz, "Bugün çok harika bir gün yaşıyoruz. Müzik sesleri, lavanta kokuları, arı vızıltıları, cennetten kalma bir günde gibiyiz şu anda. Burdur’a ilk kez geliyorum. Şu anda burada olmaktan çok mutluluk duyuyorum. Kokuları ve çiçekleri her zaman çok sevmişimdir, açmış çiçekleri özellikle. Bu çiçekler kokuyla da birleşince her zaman herkesi olduğu gibi beni de mest edip cezbetmiştir. Festival çok güzel. Bir taraftan müzik sesleri var bir taraftan da lavanta toplayan insanlar var. Bence Burdur için paha biçilemez bir gün." dedi.
Lavanta tarlalarında mor bir şölen: Festival hasatla başladı, koku atölyeleri mest etti
28 Haziran 2025 Cumartesi - 15:04 Lavanta tarlalarında mor bir şölen: Festival hasatla başladı, koku atölyeleri mest etti Burdur merkeze bağlı Karakent Köyü’nde Lavanta Gül Tanıtım Merkezi önünde göl manzaralı lavanta bahçelerinde düzenlenen "Lavanta Hasat ve Sanat Günleri" festivalinde ilk hasat yapıldı. Protokol üyeleri ve vatandaşların katıldığı etkinlikte müzik eşliğinde lavanta hasadı gerçekleştirildi. Burdur’un doğal ve kültürel değerlerini tanıtmayı amaçlayan festival, lavanta tarlalarında yapılan hasatla başladı. Etkinlikte mor renkli lavantalar görsel bir şölen sunarken, Lavanta Gül Tanıtım Merkezi’nde kurulan atölyelerde de çeşitli etkinlikler düzenlendi. Kimyagerler ve koku uzmanları tarafından lavanta özlü kolonya, parfüm ve sabun yapımının anlatıldığı atölyelerde katılımcılara uygulamalı eğitim verildi. Etkinlik alanı özellikle lavantanın kozmetik alandaki kullanımını merak eden vatandaşların ilgisini çekti. F estival kapsamında bu akşam, Ağlasun ilçesinde bulunan ve "Aristokratlar ve Aşkların Şehri" olarak bilinen antik kentlerden Sagalassos’ta Anadolu Ateşi dans gösterisi sahnelenecek. Festivalin ikinci günü ise Yeşilova ilçesinde devam edecek. Lavanta hasadı, koku atölyeleri, parfüm tasarımı, güzellik sırları eğitimi ve söyleşilerle program sürecek. Öte yandan, 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi kapsamında, Lavanta Gül Tanıtım Merkezi’nde 4 çiftin nikahı kıyılacak. Festivalin bu özel bölümü, lavanta tarlalarında anlamlı anlara sahne olacak. "Lavantanın tarihi bir şifa serüveni var" Koku Kültürü Derneği Başkan Yardımcısı ve koku uzmanı Bihter Türkan Ergül lavantanın tarihi önemine dikkat çektiği konuşmasında; "Lavanta’ya baktığımız zaman tarih boyunca muhteşem bir yolculuğuna serüvenine şahitlik ediyoruz. Dünya tarihinde özellikle antiseptik özelliğinden dolayı askeri savaşlarda, göç sırasında, hastalıklarda tedavi amaçlı kullanıldığını da görmekteyiz. Özellikle Osmanlı Şifahanelerinde yaraları dezenfekte ederken lavanta suyundan yani hidrokolünden faydalanıyordu. Bununla beraber Birinci Dünya Savaşı’na baktığımız zaman Avrupa’da, Fransa’da, İngiltere’de askeri hastanelerde özellikle antiseptik olarak yaraları temizlemek için kullanımına dair birçok kayıt var. Şu anda lavantaların huzurundayız. Endemik bitkiler olarak muhteşem bir yere sahiptir. Rengiyle, kokusuyla, tarzıyla insanı kendine çeker. Biz de şu anda lavanta festivalinde ruhumuza şifa bulmaya geldik. Eko Turizm’de lavantanın hem görselliğiyle hem kokusuyla farklı bir yeri vardır. Dünya tarihinde de böyle. Mesela Fransa’da da, Avrupa’da da bununla ilgili birçok etkinlikler yapılıyor. Şu anda Burdur’un göz bebeklerinden biri olan lavantanın kokusuyla birlikte neler yapabiliriz? Atölyeler, festivaller, eğitimler. Bunlarla birlikte sizlere keşke bu kokuları ulaştırabilsek. Yaşamış olduğumuz metropollerde ne yazık ki çok fazla kaygı ve endişe yaşıyoruz. Dinamikler çok değişiyor. Lavantanın kokusu rahatlatıcı özelliğinden dolayı aslında gündelik kalitemizi de yükseltme özelliğine sahiptir. Yatmadan önce bir damla lavantayı da yastığımızın altına damlattığımızda misler gibi de uyuruz. Mesela lavanta hidrosolünü de duştan sonra, banyosundan sonra bedeninize de sıkabilirsiniz. Ama tabii ki bunları her zaman için doktorumuzu danışarak yapıyoruz." dedi. "Burdur’un güzelliğini herkes yaşasın istiyoruz" Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan ise etkinliklerin Burdur’un tanıtımına büyük etki sağladığını belirttiği konuşmasında; "Biz yaklaşık 3’üncü etkinliğimizi yapıyoruz ama her ay bir etkinlik diyoruz. Yörük Şenliği ile Doğa Festivali ile geçtiğimiz ayda buluşmuştuk. Biz hem Burdur’u sevenleri hem de Burdur’u tanımak isteyenler ile bugün de Lavanta Bahçesi’ndeyiz, Lavanta hasadındayız. İki günlük bir etkinlikle hem Burdur’dan hem Burdur’un dışından herkese bu güzelliği yaşatmak için buradayız. İki günlük etkinliğimiz de bugün lavanta hasadı gerçekleştireceğiz. Akabinde de yine atölye etkinliklerimiz var. Akşam Anadolu Ateşi Sagalassos’ta yakılmış olacak. Dolayısıyla bütün hem Anadolu Ateşi izleyenlerini hem Burdur’u tanımak hem de tarihi yaşamak isteyen herkesi buraya bekliyoruz. Yarın yine Lavanta hasadı ile Yeşilova tarafındayız, sonrasında da etkinliklerimize Bakibey Konağında devam ediyoruz. Herkesi bekliyoruz. 2025 yılı Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Aile Yılı olarak ilan edildi. Dolayısıyla yarınki etkinliğin bir kısmında da yine Aile Yılı kapsamında dört çiftimizin nikahını şahitlik etmiş olacağız, mutluluklarını paylaşmış olacağız. Biz buraya gelen bugün etkinliğimizi paylaşan, bizimle bir arada olmak isteyen, olan herkese selam sevgi ve muhabbetlerimizi iletiyoruz, teşekkür ediyoruz." ifadesinde bulundu. "Müzik, koku, doğa… Sanki cennetten bir gün" Lavanta hasadına katılmak için Mersin’den gelen Selcan Yılmaz; "Bugün çok harika bir gün yaşıyoruz. Müzik sesleri, lavanta kokuları, arı vızıltıları, cennetten kalma bir günde gibiyiz şu anda. Burdur’a ilk kez geliyorum. Şu anda burada olmaktan çok mutluluk duyuyorum. Kokuları ve çiçekleri her zaman çok sevmişimdir, açmış çiçekleri özellikle. Bu çiçekler kokuyla da birleşince her zaman herkesi olduğu gibi beni de mest edip cezbetmiştir. Festival çok güzel. Bir taraftan müzik sesleri var bir taraftan da lavanta toplayan insanlar var. Bence Burdur için paha biçilemez bir gün." dedi. (SK-
Gölhisar’da küçük parmaklar Yörük ezgilerini Batı’nın tınılarıyla buluşturdu
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:05 Gölhisar’da küçük parmaklar Yörük ezgilerini Batı’nın tınılarıyla buluşturdu Burdur’un Gölhisar ilçesinde bir grup müzik öğretmeni ve öğrenciden oluşan topluluk, Yörük kültürüne ait ezgileri Batı müziği enstrümanlarıyla buluşturarak kültürleri kaynaştırdı. İlçenin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen konserde öğretmenler ve öğrenciler, yıl boyunca aldıkları eğitimi sergileyerek unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Konserde, piyanodan çıkan nağmelerle başlayan performans; keman, yan flüt, gitar, elektro gitar, davul ve bateri eşliğinde koro ve solo şarkılarla devam etti. 8 ile 15 yaş arasındaki öğrencilerden oluşan grup, eğitim yılının sonunda gerçekleştirdikleri konserle izleyenlerden tam not aldı. Etkinliğe aileler ve çok sayıda müziksever yoğun ilgi gösterdi. Gölhisar halkının beğeniyle izlediği konser, genç yeteneklerin performanslarıyla renkli görüntülere sahne oldu. "Bir şehir konserinin aratmadı" Konsere katılan velilerden Filiz Tanrıverdi, kızıyla gurur duyduğunu belirterek, "Bugün kızımı sahnede dinleme fırsatım oldu. Bu etkinliğe vesile olan öğretmenlerimize çok teşekkür ediyorum. Gölhisar’da böyle bir etkinliğin düzenlenmesi bizleri çok mutlu etti. Bir şehir konserini aratmadı. Bu yıl ikincisi yapıldı, inşallah geleneksel hale gelir" dedi. Müzik öğretmenlerinden kültür vurgusu Yan flüt, keman ve piyano eğitimi veren müzik öğretmeni Ela Kitiş, "Öğrencilerimizle disiplinli bir şekilde çalışıyoruz. Yetenekli çocuklarımız var, ailelerimizin desteğiyle daha güzel sonuçlar alıyoruz. Bu konserle sürecimizi taçlandırdık, bir sonrakinde daha ileriye taşıyacağız" ifadelerini kullandı. Adıyamanlı olup uzun süredir Gölhisar’da yaşayan ve Çavdır ilçesinde görev yapan müzik öğretmeni Hakan Kaya ise, "Teke Yöresi ezgileri ile Batı müziğini birleştirerek çalışmalar yapıyoruz. Bu birliktelik güzel sonuçlar doğuruyor. Destek veren herkese teşekkür ederiz" dedi. Gitar eğitmeni Osman Sezgin Kitiş de, "Gitar çalan çocuklarımız ve şan eğitimi alan öğrencilerimiz çok başarılı performanslar sergiledi. Kültür ve sanat, toplumları birleştiren en önemli unsurlar. Katkı sağlayan herkese teşekkür ederim" diye konuştu. Müzik ziyafeti koro ile sona erdi Gecenin sonunda sahne alan koro, seslendirdiği parçalarla dinleyicilere müzik dolu anlar yaşattı. Solo performansların ardından sahne alan tüm öğrenciler, geceyi alkışlarla noktaladı.
Gölhisar’da küçük parmaklar Yörük ezgilerini Batı’nın tınılarıyla buluşturdu
26 Haziran 2025 Perşembe - 11:57 Gölhisar’da küçük parmaklar Yörük ezgilerini Batı’nın tınılarıyla buluşturdu Burdur’un Gölhisar ilçesinde bir grup müzik öğretmeni ve öğrenciden oluşan topluluk, Yörük kültürüne ait ezgileri Batı müziği enstrümanlarıyla buluşturarak kültürleri kaynaştırdı. İlçenin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen konserde öğretmenler ve öğrenciler, yıl boyunca aldıkları eğitimi sergileyerek unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Konserde, piyanodan çıkan nağmelerle başlayan performans; keman, yan flüt, gitar, elektro gitar, davul ve bateri eşliğinde koro ve solo şarkılarla devam etti. 8 ile 15 yaş arasındaki öğrencilerden oluşan grup, eğitim yılının sonunda gerçekleştirdikleri konserle izleyenlerden tam not aldı. Etkinliğe aileler ve çok sayıda müziksever yoğun ilgi gösterdi. Gölhisar halkının beğeniyle izlediği konser, genç yeteneklerin performanslarıyla renkli görüntülere sahne oldu. "Bir şehir konserinin aratmadı" Konsere katılan velilerden Filiz Tanrıverdi, kızıyla gurur duyduğunu belirterek, "Bugün kızımı sahnede dinleme fırsatım oldu. Bu etkinliğe vesile olan öğretmenlerimize çok teşekkür ediyorum. Gölhisar’da böyle bir etkinliğin düzenlenmesi bizleri çok mutlu etti. Bir şehir konserini aratmadı. Bu yıl ikincisi yapıldı, inşallah geleneksel hale gelir," dedi. Müzik öğretmenlerinden kültür vurgusu Yan flüt, keman ve piyano eğitimi veren müzik öğretmeni Ela Kitiş, "Öğrencilerimizle disiplinli bir şekilde çalışıyoruz. Yetenekli çocuklarımız var, ailelerimizin desteğiyle daha güzel sonuçlar alıyoruz. Bu konserle sürecimizi taçlandırdık, bir sonrakinde daha ileriye taşıyacağız," ifadelerini kullandı. Adıyamanlı olup uzun süredir Gölhisar’da yaşayan ve Çavdır ilçesinde görev yapan müzik öğretmeni Hakan Kaya ise, "Teke Yöresi ezgileri ile Batı müziğini birleştirerek çalışmalar yapıyoruz. Bu birliktelik güzel sonuçlar doğuruyor. Destek veren herkese teşekkür ederiz," dedi. Gitar eğitmeni Osman Sezgin Kitiş de, "Gitar çalan çocuklarımız ve şan eğitimi alan öğrencilerimiz çok başarılı performanslar sergiledi. Kültür ve sanat, toplumları birleştiren en önemli unsurlar. Katkı sağlayan herkese teşekkür ederim," diye konuştu. Müzik ziyafeti koro ile sona erdi Gecenin sonunda sahne alan koro, seslendirdiği parçalarla dinleyicilere müzik dolu anlar yaşattı. Solo performansların ardından sahne alan tüm öğrenciler, geceyi alkışlarla noktaladı.
Burdur’da planlı ve sürdürülebilir turizm hedefiyle danışmanlık hizmeti alınacak
25 Haziran 2025 Çarşamba - 12:38 Burdur’da planlı ve sürdürülebilir turizm hedefiyle danışmanlık hizmeti alınacak Burdur’da sürdürülebilir turizm anlayışı doğrultusunda hazırlanan "Burdur İli Turizm Stratejisi" için önemli bir adım atıldı. Yeşilova Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’na (BAKA) yapılan başvuru kapsamında danışmanlık hizmeti alınmasını öngören teknik destek projesi için protokol imzalandı. BAKA Genel Sekreterliğinde düzenlenen imza töreniyle resmiyet kazanan proje, Burdur’un kültürel ve doğal zenginliklerinin planlı turizm gelişimiyle ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sunmasını amaçlıyor. Strateji kapsamında ilin mevcut turizm potansiyeli analiz edilecek, taşıma kapasitesi belirlenecek, sürdürülebilir turizm ve ziyaretçi yönetimi stratejileri oluşturularak kapsamlı bir rapor hazırlanacak. "Bu strateji geleceği planlayan bir yol haritası olacak" BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, Burdur’un Salda Gölü’nden Kibyra Antik Kenti’ne, Lavanta Bahçeleri’nden Burdur Gölü’ne kadar geniş bir turizm yelpazesi sunduğunu belirterek, "Hazırlanacak strateji bugünü değil, geleceği planlayan bir yol haritası olacak" dedi. Yerel ekonomiye katkı sağlayacak sürdürülebilir bir turizm modeli hedefleniyor Yeşilova Kaymakamı ve Birlik Başkanı Mustafa Turan ise, projeyle turizm gelirlerinden alınan payın artırılmasının ve yerel ekonomiye katkı sağlayacak sürdürülebilir bir turizm modelinin hedeflendiğini vurguladı. Çalışma kapsamında Burdur turizminin mevcut durumu analiz edilecek, sektör temsilcileriyle istişare toplantıları düzenlenecek ve eylem planlarını içeren kapsamlı bir strateji dokümanı hazırlanacak. Proje sonunda il genelinde doğa ve kültürel mirası koruyarak turizmle kalkınma sağlayacak katılımcı bir model ortaya konması planlanıyor.
İki kalas bir hevesle başladı, minyatür sanatın ustasına dönüştü
25 Haziran 2025 Çarşamba - 12:27 İki kalas bir hevesle başladı, minyatür sanatın ustasına dönüştü Burdur’un Gölhisar ilçesinde yaşayan İsmail Hakkı Özel, 5 yıl önce hobi olarak başladığı ahşap işleme sanatında ustalaştı. Evinin yanında kurduğu 5 metrekarelik atölyede, ahşap ve su kabağından minyatür sanat eserleri üreten Özel, "Gönüllere sığmayan güzellikleri ahşaba işliyorum" dedi. Evinin küçük bir köşesinde, iki kalas bir hevesle çıktığı bu yolda her geçen gün yeni bir eserle karşımıza çıkan İsmail Hakkı Özel, zamanla geliştirdiği yeteneğini sabır ve özenle ortaya koyuyor. Maddi kazanç beklemeden, tamamen gönülden yaptığı eserlerle dikkat çeken Özel, geçmişin izlerini ahşaba işliyor. "Aklınıza gelen her şeyi ahşaba döküyorum" Sanat yolculuğunu ve eserlerine duyduğu sevgiyi anlatan Özel, "Ahşap işleme sanatına yaklaşık 5 yıl önce, tamamen hobi amaçlı başladım. Evin kenarında bulunan 5 metrekarelik bir alanı küçük bir atölyeye dönüştürdüm. İki kalas bir hevesle çıktığım bu yolda, zamanla işler büyüdü ve ortaya birbirinden farklı eserler çıktı. Aklınıza gelebilecek her şeyi ahşaba dökebiliyorum. Özellikle geçmişte kullanılan ulaşım araçlarını, motosikletleri, yöremizde çalınan saz ve cura türü müzik aletlerini minyatür boyutlarda yapıyorum. Ayrıca su kabağını da işleyerek dekoratif objeler haline getiriyorum. Her bir parçayı büyük bir emekle, sabırla hazırlıyorum" dedi. Bu işten maddi bir kazanç elde etmediğini belirten Özel, "Tamamen keyif, merak ve gönül işi olarak yapıyorum. Ahşabın gönle sığmayan güzelliklerini emeğimizle birleştiriyor, kalıcı hatıralara dönüştürüyoruz. Gönüllere sığdıramadığımız güzellikleri, bir anı kalsın diye ahşaba işlemeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Sanatla geçen beş yıl Yaptığı eserleri sosyal çevresiyle paylaşan, kimi zaman sergilerde yer alan Özel, işin başında bu noktaya geleceğini tahmin edemediğini belirtirken özellikle yöresel motifleri ve nostaljik figürleri tercih etmesi, eserlerine duyulan ilgiyi artırıyor. Küçük bir atölyede, büyük bir sabır ve gönül işçiliğiyle çalışan İsmail Hakkı Özel, Gölhisar’da hem sanatın hem de emeğin simgesi haline geliyor.