Yerel Haberler
Burdur
04 Mart 2026 Çarşamba - 17:16 Burdur’da evi uyuşturucu imalathanesine çeviren şüpheli tutuklandı Burdur’da jandarma ekipleri tarafından bir eve yapılan operasyonda 54 kök kenevir bitkisi, 527 gram kubar esrar ve uyuşturucu imalatında kullanılan çok sayıda malzeme ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 1 şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Edinilen bilgiye göre, kolluk birimleri tarafından uyuşturucu ve uyarıcı madde bağımlılığı ile mücadele kapsamında narkotik suçlarla mücadele çalışmaları kararlılıkla devam ediyor. Bu çerçevede, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Burdur İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından 3 Mart günü il genelinde operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda A.C.Y. isimli şüpheli hakkında ’Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti’ ile ’Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak’ suçlarından adli işlem başlatıldı. Şüpheli şahıs sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Şahsın adresinde yapılan aramalarda; 54 kök kenevir bitkisi, 527 gram kubar esrar, 2 adet LED ışık cihazı, 3 adet hava sirkülasyon cihazı, 2 adet iklimlendirme kabini, 1 adet karbon filtre, 1 adet mikroskop cihazı, 4 adet vantilatör, 3 adet ısı ayarlayıcı termostat, 3 adet dijital termometre, 100 litre bitki toprağı, 30 adet sıvı gübre, 9 adet fan cihazı ele geçirildi.
Burdur Gölü’nden çekilen fotoğraf dünya zirvesinde
17 Aralık 2024 Salı - 12:44 Burdur Gölü’nden çekilen fotoğraf dünya zirvesinde Her yıl düzenlenen Wiki Loves Earth Uluslararası Doğa Fotoğrafı yarışmasında 56 ülkeden gönderilen 80 bin 100 fotoğraf içerisinden Niğde’de öğretmen olarak görev yapan Fatih Yılmaz tarafından çekilen Burdur Gölü fotoğrafı manzara kategorisinde birinci oldu. Her yıl Wikipedia tarafından düzenlenen ve dünyadaki doğal miras alanlarını tanıtmayı ve korumayı hedefleyen Wiki Loves Earth uluslararası fotoğraf yarışmasına bu sene de ilgi büyük oldu. 56 ülkeden 3 bin 800 yükleyici tarafından 80 bin 100 fotoğrafın gönderildiği yarışmada 11 jüri üyesi tarafından değerlendirme yapıldı. Değerlendirmelerin sonrasında 2024 yılının manzara kategorisinde en iyi fotoğrafı Niğde’nin Çiftlik ilçesinde öğretmen olarak görev yapan Fatih Yılmaz’a ait Burdur Gölü fotoğrafı seçildi. Yılmaz tarafından "Küresel iklim değişikliğinden olumsuz etkilenen gölün kıyılarındaki gölü besleyen tatlı su kaynakları her geçen gün kuruyor ve kuraklığın boyutları her geçen gün artıyor. Kuşların ve tatlı su canlılarının yaşam alanları daralıyor" sözleri ile gönderilen fotoğraf, jüri üyeleri tarafından büyük beğeni topladı. Yılmaz, yaşanan iklim değişikliği sebebiyle can çekişen Burdur Gölü’ndeki durumu bu fotoğrafla dünyaya göstermiş oldu. Türkiye yarışmaya damga vurdu Türkiye’den gönderilen bin 200’e yakın fotoğraf arasından 7 fotoğraf ilk 20’ye girerek yarışmaya damga vurdu. Manzara kategorisinde birinci olan Fatih Yılmaz’ın dışında İsmail Taşgeldi tarafından çekilen Artvin-Kaçkarlar fotoğrafı üçüncü, Hürmetçi Sazlığı ve Erciyes Dağı fotoğrafı beşinci, bir kullanıcı tarafından gönderilen Karagöl-Sahra Milli Parkı sonbahar fotoğrafı sekizinci, Ekrem Kalkan tarafından çekilen Yedigöller Milli Parkı sonbahar fotoğrafı ise onuncu oldu. Yakın çekim fotoğraf kategorisinde ise Mehmet Karaca tarafından çekilen peygamber devesi çifti fotoğrafı üçüncü, Akdeniz bukalemunu fotoğrafı ise yedinci olarak yarışmaya damga vurdu.
Burdur’da 15 yaşındaki çocuğun ölümüne ilişkin gözaltına alınan 3 çocuktan 1’i tutuklandı
16 Aralık 2024 Pazartesi - 21:29 Burdur’da 15 yaşındaki çocuğun ölümüne ilişkin gözaltına alınan 3 çocuktan 1’i tutuklandı Burdur’da 15 yaşındaki çocuğun arkadaşlarıyla evde otururken vurularak ölmesine ilişkin gözaltına alınan 3 çocuktan 1’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Tutuklanan çocuğun ifadesine olayın kazayla gerçekleştiğini söylediği öğrenildi. Olay, dün akşam saat 21.00 sıralarında merkez Karasenir Mahallesi Vişne Sokak’taki bir evde meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan silahlı yaralama ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ve polis ekipleri, 15 yaşındaki Halil Can Çavaş’ı karın bölgesinden vurulmuş bir şekilde kanlar içinde buldu. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralı çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay anında Halil Can Çavaş ile evde bulunan diğer 3 çocuk ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki sorgularının ardından bugün adliyeye sevk edilen 3 çocuktan A.A. (16) çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nce öldürme suçundan tutuklanırken, diğer 2 çocuk ise savcılıkta ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. İfadesinde “kazayla oldu” dedi Gözaltına alındıktan sonra sorgulanan 3 çocuktan A.A.’nın ifadesinde Halil Can Çavaş’ı kazayla vurduğunu söyleyerek, “Tüfek elimde oturuyordum, Halil de karşımda duruyordu. Tüfeği boş sanıyordum. Oynarken bir anda patladı ve Halil vuruldu. Nasıl olduğunu anlamadım” dediği öğrenildi. Öte yandan hayatını kaybeden Halil Can Çavaş’ın cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından Sultandere mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.
Burdur’da evde vurularak öldürülen çocuk olayında gözaltına alınan 3 çocuktan 1’i tutuklandı
16 Aralık 2024 Pazartesi - 21:23 Burdur’da evde vurularak öldürülen çocuk olayında gözaltına alınan 3 çocuktan 1’i tutuklandı Burdur’da arkadaşlarıyla evde otururken vurularak ölen çocuk olayında gözaltına alınan 3 çocuk şahıstan 1’i çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken ifadesine olayın kazayla gerçekleştiğini söylediği öğrenildi. Olay, dün akşam 21.00 sıralarında merkez Karasenir Mahallesi Vişne Sokak üzerinde bulunan bir evde meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan silahlı yaralama ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ve polis ekipleri 15 yaşındaki Halil Can Çavaş’ı karın bölgesinden vurulmuş bir şekilde kanlar içinde buldu. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından ambulans ile Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralı çocuk yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay anında Halil Can Çavaş ile evde bulunan diğer 3 çocuk ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki sorgularının ardından bugün adliyeye sevk edilen 3 çocuktan A.A.(16) çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nce öldürme suçundan tutuklanırken diğer 2 çocuk ise savcılıkta ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. İfadesinde “kazayla oldu” dedi Gözaltına alındıktan sonra sorgulanan üç çocuktan A.A. ifadesinde Halil Can Çavaş’ı kazayla vurduğunu söylerken “Tüfek elimde oturuyordum, Halil de karşımda duruyordu. Tüfeği boş sanıyordum. Oynarken bir anda patladı ve Halil vuruldu, nasıl olduğunu anlamadım” dediği öğrenildi. Öte yandan hayatını kaybeden Halil Can Çavaş otopsi işlemlerinin ardından Sultandere mezarlığında gözyaşları içinde toprağa verildi. (SK-
Burdur’da sokağın çökme sebebi: Rastgele doldurulan dere yatağına verilen imar izni
14 Aralık 2024 Cumartesi - 22:34 Burdur’da sokağın çökme sebebi: Rastgele doldurulan dere yatağına verilen imar izni Burdur’da eski dere yatağı üzerinde bulunan bir sokakta yaşanan zemin çökmesi sonrası bazı binalarda çatlak oluşmasının ardından Türk Mühendisler ve Mimarlar Odaları Birliği ekibi, bölgede inceleme yaptı. TMMOB ekibi, bölgenin eski bir dere yatağının düzgün bir şekilde doldurulmadan imara açıldığını, drenaj hattı kurulmadığı için bölgesel oturma ve çökmenin yaşandığını açıkladı. Burdur’da 10 Aralık Salı günü Fevzi Çakmak Mahallesi 23023 Sokak üzerinde bulunan asfalt yolda zemin çökmesi meydana gelmiş göçüğün yaşandığı yerin yan tarafından bulunan bazı evler büyük çatlaklar oluşurken şebeke suyunda yaşanan patlama nedeniyle bir evin bodrum katı ve bahçesi sular altında kalmıştı. Ev sahiplerinin bildirmesi üzerine olay yerine gelen Burdur Belediyesi ekipleri oluşan patlağı tamir ederken duvarlarında çatlak oluşan evlerden birini çökme tehlikesi nedeniyle mühürlemişti. "Daha önce uyarmıştık" Konuyla ilgili araştırma yapan Burdur Türk Mühendisler ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) ekibi olayın yaşandığı bölgeye gelerek yolu, parkı ve çatlakların yaşandığı evleri inceledi. İncelemeler esnasında 1983 ve günümüz haritalarını inceleyen ekip çöküntü yaşanan yerin önceden Sultandere deresinin Burdur Gölü’ne aktığı yer olduğunu ve yapılan yanlış imar planı ile herhangi bir drenaj sistemi kurulmadan üzerinin doldurularak yerleşim yerine çevrildiği ön görüsünde bulundu. Harita üzerinden açıklama yapan TMMOB Burdur İl Koordinasyon Kurulu Başkanı yüksek jeoloji mühendisi Servet Cevni, "Biz 3-4 sene önce jeoloji mühendisleri olarak buraya gelerek incelemelerde bulunmuştuk. Bu evlerde oluşan çatlamalar konuyla mı ilgili yoksa zeminde mi bir sıkıntı var diye incelemede bulunmuştuk. Biz o zaman bu işin zeminle ilgili olduğunu söylemiştik. Burada dere yatağının düzgün bir şekilde doldurulamaması nedeniyle bölgesel bir oturma olduğunu belirtmiştik. Bu oturma ile ilgili birkaç kurumdan görüş alınarak durumun bu kadar ciddi bir şey olmadığı, zeminden kaynaklı olmadığı, yapıların geçmiş teknolojiye göre yapıldığı, bu çatlakların binaların eski olmasından dolayı oluştuğu söylenmişti bize" dedi. “Burada yaşanan bir afettir ama kitlesel etki olmadığından afet olarak karşılanmıyor” Şu an bu olayın neden bir afet olarak değerlendirilmediğini de açıklayan Cevni, "Bu çökme sonrası meydana gelen hasarlar bina bazlı olursa olay afet değeri taşımıyor. Binanın kendi sorumluluğu olarak değerlendiriliyor. Ama bizim bu olayda ön gördüğümüz burada doğal afete giden bir sürecin başladığıdır. Sürecin doğal afet olması için büyük bir kitleyi etkilemesi lazım. Burada doğal afet olmamasının tek sebebi büyük bir kitleyi etkilemesidir" dedi. Drenaj sistemi yapılmadan dere yatağının kapatılarak imara açıldığını iddia ettiler Buradaki dere yatağı ile ilgili yetkililerden gerekli raporun alınamadığını da söyleyen Servet Cevni, "Bu eski dere yatağı denilerek doldurulan yer aslında doğal drenaj yeridir. Yoğun yağış olduğu zamanlarda burası doğal drenaj görevi görür. Ama bizde şöyle bir düşünce var ’Burası eski dere yatağı nasıl olsa akmıyor kapatalım gitsin’ diyoruz. Bunun ön görülerek doldurma işlemi yapılmadan altına drenaj sisteminin döşenmesi lazımdı. O sistem yapılmadan bu şekilde üstün körü doldurulursa ki bunun nasıl yapıldığı şu anda belirsiz. Biz belediyeye kurum görüşü sorduğumuzda ellerinde böyle bir verinin olduğu ancak şu an bize veremeyeceklerini, daha hazırlayacaklarını ve bunun gibi şeyler söyleyerek bize vermediler. Benim şahsi fikrim ellerinde öyle bir bilgi yok. Çünkü bu dolgu yapılırken herhangi bir mühendislik önlemi alınmamış, hiçbir ölçüm yapılmamış herhangi bir laboratuvar sonucu alınmadığını biliyorum. O şekilde bir süreç yürütülmüş, o sürecinde getirdiği konu bu. Bu konuyu da küçük bir çökmeye bağlamaya çalışıyorlar. Ama büyük bir alanda ciddi bir çökme söz konusu. En yakında olduğu için bir ev etkilenmiş ama bunun mahalle bazında etkileyebilecek bir olayın başlangıcı olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Burada sulu tarım yapılması bu sonucu doğurdu" Evinde çatlak meydana gelen ve bu çatlağın göl kenarındaki sulu tarım faaliyetlerinden oluşabileceğini iddia eden mahalle sakinlerinden emekli öğretmen Cengiz Yılmaz, "Burada tarım için kullanılan dört tane sondaj nedeniyle burada bir boşluk oluştu. Burada her bahar sulu tarım yapılıyor. Şu anda bu tarlalarda tahıl ekili ve devamlı sulanıyor. Bu sondajlar 25 gün boyunca açık kalıyor. Sonra biz gölü kurutmayalım yok Akdeniz’den su getirelim diye uğraşıyoruz. Burada kuru tarım yaptıramıyor musunuz? Köylerde kuru tarım yapılmıyor mu? Yerleşim yerlerine 50 metre 100 metre yakınlara neden sondaj kurulmasına izin veriyorsunuz? Konya’da neler yaşandı, obruklarda kimler çöktü görmüyor musunuz? Tarım Bakanlığı bir karar alacak ve il müdürlüklerine yazacak. Diyecek ki ’yerleşim yerlerine 500 metre yakına sondaj kuyusu açılmayacak’ diyecek. Bu karar alındı ama bu sondajlar kapatılmadı. Bu evlere yazık değil mi? Ben 2003 ‘te geldim buraya. O zamanlar kuru tarım vardı sondaj yoktu. Daha sonra buraya sondaj yaptılar. Buraya sürekli slaj mısırı ekiyorlar. Mısırın dibi de yazın hiç kurumuyor, sürekli sulanıyor. Bu su da gölden geliyor. Derdimizi de kimseye anlatamıyoruz.” dedi. "Burada konik bir çökme gözlemledik" Bölgedeki inceleme ve gözlemlerinin ardından TMMOB adına basın açıklaması yapan İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Servet Cevni, "Burada aslında gördüğümüz doğal afete ramak kalması. Afet tanımında der ki ’Büyük kitleleri etkilemesi’. Burada aslında bir afet yaşanmıştır ama afet sınıfına girmemesinin tek nedeni büyük kitlelerin etkilenmemesidir. Bu ev sayısı 100 tane olsaydı şu anda afet bölgesindeyiz diye açıklama yapacaktık. Gezdiğimiz gördüğümüz arazi gözlemleri sonucunda da olayın yaşandığı yer 1983 yılındaki haritalara baktığımızda Sultandere deresi olarak geçiyor. Eğitimsiz biri gözüyle bakıldığında burası eski bir dere yatağı. Ama mimar mühendis biri çalışsaydı burası eski bir dere yatağı evet ama yeni bir drenaj hattıdır, derdi. Eski dere yatakları ihtiyaç halinde doğal drenaj görevini üstlenir. Su akışları burada devam eder. Tamamen tıkamak, önünü kapatmak, buradaki gibi üzerini usulsüz bir şekilde doldurup geçmek çok yanlış bir harekettir. Şu anda yaptığımız yaklaşık arazi ölçümlerinde 250 metre batı 250 metre doğu tarafa konik bir çökelme ortamı olduğunu tespit ettik. Şu anda bulunduğumuz alan çökeltinin olduğu alandan aşağı hareket etmiş. Bu nedenle zemin oturmaya uğramış. Bu oturma miktarı da ciddi bir boyutta. Normalde izin verilen zeminlerde oturma maksimum 10 santimken bu alanda 34-40 santimlere gelen bir oturma var. Bu da bina sağlığı için iyi bir şey değil. Burada bina yapılmasına izin verilmez. Oturmanın aktif olarak devam ettiğini biz gözümüzle görmedik ama konu komşuyla görüştük. Bir ay önce evine mantolama yaptırıp çatlayanlar var, bir yıl önce evine mantolama yaptıranlar var. Evinin önündeki kaldırımı her yıl yeniden yamaladığını söyleyenler var. Biz arazide gördüğümüz kadarıyla zaten burada altyapı sıkıntısı var. Hareketten dolayı altyapı düzenli olarak patlıyor. Yolların her yeri yamalı, delik deşik ve yamaların çoğu taze. Parkın kaldırımlarının düzenli olarak tamirat gördüğü çok belli. Bunlar hep bu senenin ürünü diyelim size" şeklinde konuştu. “Acilen bir mühendislik hizmeti alınmalı ve kurumlar duruma el atmalı” Açıklamasında burada ne yapılması lazım konusuna da değinen Cevni, "Burada öncelikle mühendislik hizmeti alınması lazımdı. Buranın kapatılıp ben yaptım oldu zihniyeti ile yapılmaması lazımdı. Doğanın hakkı olan suyun akış yönü doğaya bırakılmalıydı. En başta bu yapılmalıydı. Şu anda mesela ne olacak? Şu anda zaten bu hakkımızı kaybetmişiz. Usulsüz bir şekilde burayı doldurmuşuz. Dostlar iş başında görsün diye bir park yapmışız üstüne. Artık sorumlusu kimlerdir, kimdir bilemem. Bir park yapılmış ve bu buna sebebiyet vermiş. Milyonlarca liralık şu anda maddi hasar var. Burada tek mutluluğumuz can kaybımızın olmaması. Herhangi bir vatandaşımızın burnu dahi kanamamıştır. Önerimiz burada acilen bir mühendislik hizmeti alınmalı ya da kurumların artık kendi mühendisleri bu hizmeti yapmalı. Acil bir risk analizi yapılmalı Bu kaymanın derecesi, oturmanın yılda ne kadar hareket ettiği tespit edilmeli. Bunlar ileri düzey mühendislik ve jeoteknik ölçümlerle yapılabiliyor. Maalesef gözümüzle yardımcı olabileceğimiz bir süreç değil. Bunlar yapılmalı" dedi. “Bu evleri boşaltın canınızdan kıymetli değil” Bu alandaki evlerin bir an önce boşaltılması gerektiğini dile getiren Cevni, "Bu süreçte burası önlemli alan ilan edilmeli. Önlem altına alınmalı, gerekirse buradaki konutlara boşaltılmalı. Hiç kimsenin canından kıymetli değil çünkü. Bu evler boşaltılmalı, konutlardaki arkadaşlar bir yere yerleştirilmeli. Acil olarak da bu eski dere yatağı dedikleri, yeni drenajın açılması lazım. Doğa şu anda bu drenaj hakkını bizden geri istiyor. Biz o hakkı vermezsek doğa bizden söke söke alacak uzun vadede. Arazi bizim gördüğümüz kadarıyla yirmi beş otuz bina bundan etkilenmiş. Sadece bazıları farkında değil etkilendiğinin. Bu vatandaşların acilen bilgilendirilmesi gerekiyor. Biz vatandaşları şu anda uyarıyoruz buradan. Arkadaşlar canınızdan kıymetli değil. Acilen bu bölgeden taşının. Gidin kendinize yeni bir ev bulun. Geçici bir yerde kalın. Bu sorun çözülene kadar. Burada yetkisi olan kamu kurumlarını rahat bırakmayalım. Acilen hep beraber bir çözüm üretelim. Bu bölgede şu anda ciddi bir kitle hareketi vardır. Tehlikelidir. Konu netleşmeden sonuca kavuşmadan burada oturmak bütün vatandaşlarımızın can sağlığı için tehlikelidir” dedi. “Yanlış sulamanın bunda illaki bir etkisi var” Bölgede bulunan tarlalarda sondajla sulanmasının bu çökme üzerindeki etkisi sorulduğunda bir ekişinin mutlaka olacağını söyleyen Cevni, “Bunu tamamen öngörü olarak söyleyebiliriz. Konya bölgesindeki obrukların oluşması gibi kontrolsüz sulamanın yer hareketlerine doğrudan bir olumsuz etkisi var. Ama dediğim gibi sondajları kendimiz gözümüzle göremediğimiz, ne kadar debi, ne kadar bir çekim yapıldığını bilmediğimiz, ne kadar bir alanın ne şekilde sulandığını, ekildiğini bilmediğimiz için önce şunu sormak lazım. O sondajlar kontrollü mü, ruhsatlı mı? Ruhsatlıysa neden kapatılmadı bugüne kadar? Kontrollüyse denetlemeyi kim yaptı? Mesela o sondajlardan ne kadar su çekiliyor? Bu veriler elimizde olmadan etkiliyor ve etkilenmiyor diyemeyiz ama etkileme ihtimali var. Bunu söyleyebiliriz. Ama yüzde yüz etkiliyordur demek yanlış olur” dedi. Bölge hakkında asıl sonuç AFAD tarafından yapılan araştırma sonrası oluşturulacak sismik raporda belirlenecek.
Kamyonun halk otobüsü ile çarpıştığı kazada yaralanan öğrenci: “Otobüsün dolu olduğu zamana denk gelseydi yaralı sayısı daha fazla olurdu”
13 Aralık 2024 Cuma - 16:50 Kamyonun halk otobüsü ile çarpıştığı kazada yaralanan öğrenci: “Otobüsün dolu olduğu zamana denk gelseydi yaralı sayısı daha fazla olurdu” Burdur-Antalya karayolunda arızalanan tomruk yüklü kamyona ve çevre güvenliği alan polis aracına halk otobüsünün çarpması sonucu yaralanan öğrenci Yakup Güzel, kaza anını anlattı. Güzel, “İlk çarpışmada savruldum, ikincide yere düştüm. Allah’tan otobüs çok kalabalık değildi. Biraz daha dolu olsa olay daha büyük yerlere gelebilirdi” dedi. Kaza, saat 09.00 sıralarında Burdur-Antalya karayolu Kurna rampalarında meydana geldi. Burdur’dan Antalya istikametine seyir halinde olan Mehmet T. (52) idaresindeki 07 R 3239 plakalı tomruk yüklü kamyon, Kurna rampalarında arızalandı. Arızanın giderilmesi için şoför tamirci çağırırken, bölge trafik ekipleri de kamyonun arkasında güvenlik önlemleri almak için durdu. O sırada Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’ne (MAKÜ) giden Süleyman O. (59) idaresindeki 15 HO 1008 plakalı halk otobüsü önce polis aracına, ardından kamyona çarptı. Kazada polis memuru Tahsin K. ve otobüste yolcu olarak bulunan üniversite öğrencileri Şule D. (25), Yakup Güzel (19), Naz B. (18), Mihriban K. (21) ve Duru P. (21) hafif şekilde yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve jandarma ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulansla Burdur Devlet Hastanesine kaldırılırken, polis ve jandarma ekipleri yolda güvenlik önlemi aldı. Diğer yolcular ise farklı bir otobüsle üniversiteye götürüldü. Kaza nedeniyle trafik tek şeritten ilerlerken, uzun araç kuyruğu oluştu. Olay yerine gelen çekici yanaştığı esnada kamyon geri kaymaya başladı. Yokuş aşağı yaklaşık 30 metre boyunca kayan kamyon, park halindeki biri polis aracı olan iki araca çarparak şarampole devrildi. Bu esnada polis aracının arkasındaki 15 ABZ 888 plakalı Peugeot marka otomobilin içinde oturan bir vatandaş ise son anda arabadan atlayarak araçların arasında kalmaktan kıl payı kurtuldu. Kazada ikisi polis aracı toplam 5 araçta hasar oluştu. Kaza esnasında halk otobüsünün sağ tarafında ikinci koltukta oturan ve yaralanan MAKÜ Hemşirelik Bölümü öğrencisi Yakup Güzel, kaza anını anlattı. Güzel, “Bugün MAKÜ İstiklal Yerleşkesi’ne doğru gidiyorduk otobüsle. Ben derse yetişmeye çalışıyordum. Otobüs rampa yukarı çıkıyordu. Ben de sağ tarafta ikinci koltukta ters bir şekilde oturuyordum. Ani bir çarpma oldu, bir anda savrulduk hepimiz. Daha sonra ikinci bir çarpma oldu, onda da yere düştüm oturduğum yerden. Cam kırıldı ve kırıkları üzerime geldi. O an ben de oluşan o adrenalinle korktum. Otobüste herkes bağırmaya başladı. O an anladım kaza olduğunu. Ön tarafa doğru baktığımda otobüsün sağ tarafı içeri doğru bayağı bir hasar almıştı. Benimle beraber birkaç yaralı daha vardı. Onları dışarı çıkardık. Ben de dışarı çıktıktan sonra üzerime gelen cam kırıklarını silkeledim. Daha sonra sağlık ekipleri geldiler, bize yardımcı oldular. Ambulansla bizi hastaneye götürdüler. Orada bize gerekli tedavileri yaptılar. Ağır bir durum olmadığı için de taburcu olduk. Kamyonun arkası tomruk yüklüydü. Çarpma ile beraber bu tomruklardan birkaçı düşerek benim olduğum yerdeki camı kırdı. Çok şükür cam kırıkları bize çok fazla zarar vermedi. O tomruk otobüsten içeri girseydi daha büyük bir sıkıntı yaşanabilirdi. O yönden biraz şanslıyız. Benim boynumda bir ağrı vardı, hareket edemiyordum. Tedbir amacıyla hastaneye gittim. Orada bir sıkıntı olmadığı anlaşılınca taburcu edildim” dedi. "Üniversiteye gidiş için farklı alternatifler sağlanmalı" Üniversiteye giden otobüslerin belirli saatlerde çok dolu olduğunu ve bu konunun çözüme kavuşturulması gerektiğini söyleyen Güzel, “Bugün otobüs çok fazla dolu değildi ama bundan önceki birçok seferde tıklım tıklım dolu oluyor otobüs. Buradan o konuya da değinmek istiyorum. Burdur’da ulaşım şartlarının iyileştirilmesini talep ediyorum. Üniversiteye gidiş için daha fazla seçenek sunulması gerekiyor. Çünkü otobüslerde öğrenciler tıklım tıklım gidiyor. Bugün otobüs dolu olmadığı için fazla yaralanan olmadı ama çok dolu zamanlarda gittiğimiz zamanlar da oluyor. Onlardan birine denk gelseydi kazanın boyutu farklı olabilirdi” diye konuştu.