Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Bursa
Zabıta ekiplerinden bakkal ve marketlere denetim
05 Mayıs 2026 Salı - 14:21:37
İnegöl Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, rutin denetim faaliyetleri kapsamında bakkal ve marketleri mercek altına aldı. 378 market ve bakkal tek tek denetlendi. İnegöl Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, ilçe genelinde gıda işletmelerine yönelik denetimlerini sürdürüyor. Her alanda halkın sağlığı, huzuru ve refahı için yoğun mesai harcayan Zabıta ekipleri, rutin denetim faaliyetleri kapsamında son olarak market ve bakkalları mercek altına alındı. Dört koldan sahaya inen zabıta ekipleri ilçe genelinde toplam 378 işyerini tek tek denetledi. 13 işyerine cezai işlem uygulandı Market ve bakkal denetimlerine ilişkin Zabıta Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Zabıta Müdürlüğü olarak ilçemizde faaliyet gösteren bakkal ve marketlere yönelik denetim icra edilmiştir. Toplam 378 (274 Market ve 104 Bakkal) işyeri denetlenmiş olup 13 işyerine mevzuata aykırılığı tespit edilen konular hakkında idari yaptırım uygulanmıştır. Denetimlerde; işyeri açma ve çalışma ruhsatı, fiyat etiket ve tarifeleri, kasa-raf fiyatı uyuşmazlığı, işyeri hijyeni ve düzen, kamusal alan işgali hususlarında gerekli kontroller yapılmıştır. Ayrıca dikkat edilmesi gereken konular hakkında işletmecilere uyarılar yapılmıştır. Zabıta Müdürlüğü olarak denetim faaliyetlerimiz devam etmektedir."
05 Mayıs 2026 Salı - 14:09
Osmangazi’de çocuklar sahada buluştu
Çocukları erken yaşta sporla buluşturarak, fiziksel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayan Osmangazi Belediyesi, ‘Minik Timsahlar Futbol Şenliği’ ile geleceğin yetenekli sporcularının yetişmesine güçlü bir zemin hazırlıyor. Osmangazi Belediyesi’nin çocukları sporla buluşturmak, sağlıklı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak ve erken yaşta spor kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla düzenlediği ‘Minik Timsahlar Futbol Şenliği’, bu yıl da büyük bir coşku ve yoğun katılımla devam ediyor. 2016-2017 doğumlu öğrencilerden oluşan organizasyona toplam 67 okuldan 804 öğrenci katılım sağlarken, etkinlik daha ilk gününden itibaren hem öğrenciler, hem de veliler tarafından büyük ilgi gördü. Yeni yetenekler keşfediliyor Minik sporcuların sahada sergilediği mücadele, azim ve takım ruhu izleyenlerden tam not alırken, çocukların sosyal, fiziksel ve duygusal gelişimlerine de önemli katkılar sunuyor. Çocuklar şenlik sayesinde paylaşmayı, birlikte hareket etmeyi, rekabetin yanı sıra dostluk ve fair-play anlayışını deneyimleyerek öğreniyor. Minik Timsahlar Futbol Şenliği aynı zamanda geleceğin yetenekli sporcularının keşfedilmesine ortam sağlıyor. Küçük yaşta futbol ile tanışan ve kendilerini geliştirme fırsatı bulan çocuklar, ilerleyen yıllarda profesyonel spor hayatına adım atabilecek potansiyel isimler olarak dikkat çekiyor. Renkli görüntülere sahne olan turnuva süresince toplam 100 maç oynanacak. Büyük bir heyecan içerisinde devam eden şenliğin finali ve ödül töreni ise 18 Mayıs tarihinde gerçekleştirilecek. Final programında minik sporcuların yaşayacağı mutluluk ve gurur, organizasyonun amacına ulaştığının en somut göstergesi olacak.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:36
Seva Flats Balat’ta satışlar başladı
Seva Holding çatısı altında faaliyet gösteren ve teknolojik sistemleri yenilikçi konseptlerle buluşturarak özgün mimari projelere imza atan Sevart İnşaat, yeni projesi Seva Flats Balat’ı satışa sundu. Lansmanıyla birlikte dikkat çeken proje, kısa sürede yoğun ilgi görmeye başladı. Bursa’nın gözde yerleşim bölgelerinden Balat’ta hayata geçirilen Seva Flats Balat, konforu, estetiği ve modern şehir yaşamını yeniden yorumlayan seçkin bir yaşam deneyimi sunuyor. Toplam 100 konuttan oluşan proje, aynı zamanda "Seva Med" adıyla sağlık sektörüne hizmet verecek ticari alanlarıyla da dikkat çekiyor. Modern yaşamın ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan projede, 1+1 daire tiplerinde üç farklı seçenek yer alıyor. Yeşil alanların ön plana çıktığı terasları, sade ve şık balkonları ile kompakt yapıda planlanan daireler, kullanıcılarına fonksiyonel ve estetik bir yaşam alanı sunuyor. Seva Flats Balat, teknik mükemmeliyet ile konforu bir araya getirerek şehir hayatının dinamizmi ile huzuru buluşturmayı hedefliyor. Proje hakkında değerlendirmelerde bulunan Seva Holding Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahinkaya, "Yaptığımız her işte mükemmelliği esas alıyoruz. İnşaat sektörü bizim için ayrı bir öneme sahip. Tüm projelerimizi, içinde kendimiz yaşayacakmışız gibi tasarlıyor ve hayata geçiriyoruz. Kalite ve sağlamlık bizim vazgeçilmezlerimizdir. Seva Flats projemiz daha duyurulduğu ilk andan itibaren yoğun talep gördü. Kısa sürede satışların tamamlanacağını öngörüyoruz. Seva Holding’e ve Şahinkaya Ailesine gösterilen bu ilgi için teşekkür ediyoruz" dedi. Seva Flats Balat, sunduğu ayrıcalıklı yaşam alanları ve merkezi konumuyla Bursa’da modern yaşamın yeni adreslerinden biri olmaya hazırlanıyor.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:17
Bursa Milletvekili Mesten’e hem destek hem tehdit
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım sonrası hem tebrik hem de tehdit mesajları aldığını belirten AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, "Sokakta hiçbir başıboş köpek kalmaması hedefi konulmasına rağmen, hiçbir kurum ve belediye bunun önüne geçemiyor. Köpek ise tabiatı gereği çoğaldıkça çeteleşiyor. Kendisinden daha zayıf gördüğü özellikle çocuklara, yaşlılara, kadınlara saldırıyor. Onun doğası, köpeğe söyleyecek bir sözümüz yok. Ancak, hayvanseverlik adı altında bu işten rant devşiren bir kesim olduğunu ne yazık ki görüyoruz. Milletimiz buna çok ciddi bir tepki gösteriyor. Halkın arasında çekilmez bir boyuta geldi. Ancak öncelikle bizim dilimizi düzeltmemiz gerekiyor. Köpek, ’it’tir. ’can dost’ veya ’patili dost’ değildir. Nasıl bir inekten, kuzudan, koyundan ya da başka bir hayvandan bahsederken ‘dostumuz’, ‘yavrumuz’, ‘evladımız’ demiyorsak, buna bu ismi vermiyorsak, köpeğe de köpek ismi vermek ne hakarettir ne de ona olumsuz yaklaşmaktır" dedi. AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, sosyal medya üzerinden ’Önce zihnimizi, dimağımızı, dilimizi necasetten taharet ile temizleyelim’ başlığı yaptığı paylaşım dikkat çekti. Paylaşımında Mesten şu cümlelere yer verdi; "Can dost, çocuk değil, köpek/it. Hayvansever değil köpeksever/mizantrop. Mama değil hayvan yemi/yal. Hayvan hakları değil hayvanları koruma. Mama lobisi değil köpekçi terörü. Türkiye, köpekçi terörüne teslim olmayacak!" Milletvekili Mesten tarafından yapılan bu açıklamanın ardından birçok kişi hem tehdit, hem de tebrik yorumları yaptı. Bunun üzerine bir açıklamada bulunan Mesten, "Bilindiği gibi uzun süredir ülkemiz, milletimiz başıboş sokak köpekleriyle uğraşmakta, başı dertte. Bununla ilgili yaklaşık iki yıl önce sokakta hiçbir köpek kalmaması amacıyla bir kanun çıkarıldı. Meclisimiz tarafından ve yönetmelik yayınlanmak suretiyle belediyelere ve ilgili devlet kurumlarına yetki ve görev verilmek suretiyle sokakta hiçbir başıboş köpek kalmaması hedefi konulmuş idi. Ancak bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki sokakta başıboş köpekler halen devam ediyor. Köpek tabiatı gereği çoğaldıkça çeteleşiyor. Kendisinde daha zayıf gördüğü özellikle çocuklara, yaşlılara, kadınlara saldırıyor. Onun doğası, köpeğe söyleyecek bir sözümüz yok. En son dört gün önce malumunuz Van’da Hamza evladımızı söylemeye dilimiz varmıyor. Parçalamayı geçtik, açıkça çocuğu yemiş köpekler. Kalan parçalarını aile derleyip toparlayıp bir sandukanın içerisine koymak zorunda kaldı. Bu manzara tek değil. Bu gidişle tek de olmayacak, devam da edecek. Nitekim iki gün önce de yine bir amcamıza saldırdı. Allah’tan ölüm vakası olmadı. Şöyle bir göz gezdirdiğimizde her yıl yaklaşık 100 kişi bu sokak başıboş köpekleri yüzünden hayatını kaybediyor. Gerek sebep oldukları trafik kazaları gerek doğrudan saldırmaları sebebiyle, kuduzdan, kazalardan ve diğer şartlardan dolayı pek çok evladımızı da kaybettik. İşte Mahra hadisesini hatırlayacaksınız, çok ses getirmişti. Ve zaten o olay üzerine bu kanun çıkartıldı. Yine Tunahan evladımız var. Saymaya kalksak yüzlerce sayacağız. Bunun dışında köpekler aşı, hijyen, ilaç ve diğer konulardan da mahrum oldukları için hakikaten sokaklarda, çarşılarda, caddelerde mikrop saçıyorlar, mikrop yuvaları" dedi. "Milletimiz bu durumdan rahatsız" Köpekler sebebiyle insanların rahat hareket edemediğini belirten Mesten, "Parkları işgal ediyorlar. Çocuklarımız parklara gidemiyor. Milletimiz bundan kurtulmak istiyor. Ancak ne yazık ki hayvanseverlik adı altında bu işten rant devşiren bir kesim olduğunu ne yazık ki görüyoruz. Milletimiz buna çok ciddi bir tepki gösteriyor. Halkın arasına indiğimizde, köyde, mahallede, çarşıda, bizzat kendi yaşadıklarımıza da buna ilave edersek çekilmez bir boyuta geldi. Ancak bu benim paylaşımımda da bahsettiğim mama lobisi değil, köpekçi terörü lobisi. Çok etkili olduğu için insanları da maalesef korkutmaktadırlar. Zehirli, necis dilleriyle, çocukları savunan, sokaklarda çocuklarımızın, insanımızın güvenliğini savunan insanlara, devlet yöneticilerine, belediyelere saldırmakta, hakaret etmekte, beddualar etmektedirler. Ben de bir baba olarak, bir milletvekili olarak, milletimizden yetki almış, milletimizin sesini duyurmakla görevli olan bir vatandaş olarak buna kayıtsız kalamazdım" dedi. "Milli güvenliğimizi ilgilendiren, Türk aile yapısını da hedef alan büyük bir terör organizasyonu" Yaptığı paylaşımla birçok şeyi açıklamaya çalıştığını belirten Mesten, "Öncelikle kavram konusuna temas etmek istedim. Çünkü bu öyle bir lobi ki dilimizdeki, dimağımızdaki kavramlarla oynadılar. Çocukla köpeği eşitlediler. Köpek annesi olunabileceğini savundular. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gayet isabetle mücadele ediyor, güzel açıklamalarda bulundu. Köpeğin insan evladı yerine konulamayacağını, bunun Türk aile sistemine dinamit koymak olduğunu ifade etti. Biz de bu görüşteyiz. Bu mesele sadece başıboş köpek hadisesi değildir. Milli güvenliğimizi ilgilendiren, dışarıdan bir takım projelerle Türk aile yapısını da hedef alan büyük bir terör organizasyonudur diye haykırmak istiyorum. Ben bu duygu ve düşüncelerle böyle bir paylaşımı yaptım. Milletimize tercüman oldum. Tebrik telefonları, mesajları ve yorumları aldım. Tabi o itçi lobisi de boş durmuyor. Hakaretler, beddualar, tehditler bini bir para. Olsun, artık milletimiz uyanmıştır. Milletimiz gerçeğin farkındadır" diye konuştu. AK Parti olarak nasıl kanunu çıkarttılarsa, aynı şekilde uygulanmasının da takibini milletin beklediğini belirten Mesten, "Bu çerçevede ben özellikle AK Partili belediye başkanlarımıza buradan seslenmek istiyorum. Lütfen kanunun emredici hükümlerini uygulayın. Biz gönül belediyeciliği dedik. Biz milletin gönlünü almak durumundayız, köpeklerin değil. Milletin refahını artırmak durumundayız, köpeklerin değil. Lütfen ama lütfen belediye başkanlarımıza, ilgili devlet kurumlarımıza, ilgili sorumlu kişilere buradan seslenmek istiyorum. Lütfen ‘can dost’ edebiyatını bırakın. Hakaret değil, bunun tabii adı köpektir. Lugattaki asıl Türkçe ismi ‘it’tir. Bugün o lobi, köpeğe ‘it’ diyeni bile hakaret kabul ediyor. Artık köpeği tamamen kişileştirmiş, gerçekten kendi evlatları haline getirmişlerdir" şeklinde konuştu. "Hayvan düşmanlığı değil, düzen talebi" Kendi iç dünyalarına kimsenin karışamayacağını belirten Mesten, "Sözümüz, sahiplenip ona gönlünce bakan, onunla oynayan, onu seven insanlara değildir. Bu millet köpek düşmanı değil. Herkesin, her köylünün, Türk milletinin ta tarihten bugüne köpek düşmanı olmadı, hayvan düşmanı zaten olmadı ki. Biz de değiliz, ben de değilim. Ben de bir köy çocuğuyum. İhtiyaç varsa evde, avluda, bahçede, başka yerlerde çoban köpeği olarak tabii ki kullanılabilir. Ya da seversin, evinde de besleyebilirsin. Ama garibanın evinin önünde yüzlerce köpeği beslemek akıl işi değildir. AK Parti, 3-5 meczubun peşinden gidecek bir parti değildir. Köpekçi terörünün peşinden gidecek parti de değildir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kanun çıktığı zamanki grup toplantılarındaki konuşmalarını net bir şekilde tekrar hatırlatmak istiyorum. Sokakta bir tek köpek kalmayana kadar mücadelemiz sürecek. Ben de milletin tercümanı olarak gerek Meclis’te gerek devlet kurumları nezdinde bu sözümü söylemeye devam edeceğim" dedi. Geniş kapsamda meseleyi ele aldığını belirten Mesten, "Tabii adı köpektir, ‘it’tir. ‘Can dost’ değildir, ‘patili dost’ değildir. Nasıl bir inekten, kuzudan, koyundan ya da başka bir hayvandan bahsederken ‘dostumuz’, ‘yavrumuz’, ‘evladımız’ demiyorsak, buna bu ismi vermiyorsak, köpeğe de köpek ismi vermek ne hakarettir ne de ona olumsuz yaklaşmaktır. Bunun yanında ‘mama’ tabiri gerçekten çok ilginçtir. Üzerinde oturulup araştırmalar yapılması gereken bir meseledir. Bize bilinçaltımızda köpeğin yiyeceğinin ‘mama’ olduğunu ezberleterek bebeğin yiyeceğinin mama olmasıyla eşitlemektedirler. Köpek ve bebek eşittir algısını bu millete yutturmak istemektedirler. Onun için mama değil, ‘yal’ diyoruz. Köpek yemi diyoruz. Hayvansever değil, köpeksever diyoruz. Sadece köpek seviyorlar nedense. Sadece köpek, başkaları yok. Arada garnitür olarak kediyi de katıyorlar ama gerçekte asıl dertleri köpek. Yüz binlerce kişi her yıl kuduz aşısı oluyor Türkiye’de. Yaklaşık 500 bin kişi kuduz şüphesiyle, büyük bölümü köpek ısırma vakalarıyla hastanelere başvuruyor. Dört doz üzerinden hesaplarsak, kuduz aşısı tek doz olmuyor biliyorsunuz, yaklaşık yıllık 2 milyon doz kuduz aşısı yapılmaktadır. Bu millet kuduz aşısı olmak zorunda değildir. Bu millet hastanelerinde, okullarında, okul önlerinde vahşi köpek sürüleriyle muhatap olmak zorunda değildir" diye konuştu.
20 Şubat 2026 Cuma - 10:26
Bursa’da bağ evinden hırsızlık yapan şüpheli yakalandı
Bursa’nın Mudanya ilçesinde bir bağ evinden yaklaşık 50 bin lira değerinde eşya çalan şüpheli, polis ekiplerinin çalışması sonucu yakalanarak tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Aydınpınar Mahallesi’nde bulunan bağ evinden yaklaşık 50 bin lira değerindeki eşyaların çalındığını belirten J.Ö. isimli vatandaş, durumu polise bildirdi. İhbar üzerine harekete geçen Mudanya İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayla ilgili kapsamlı araştırma ve kamera incelemesi yaptı. Yapılan çalışmalar sonucunda çalınan eşyalar bulunarak sahibine teslim edilirken, hırsızlık olayını gerçekleştiren kişinin B.F. olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
20 Şubat 2026 Cuma - 10:25
Bursa’da polislerden ilkokul öğrencilerine güvenlik eğitimi
Bursa’da ilkokul öğrencilerinin daveti üzerine okulu ziyaret eden polis ekipleri, çocuklara temel güvenlik kuralları hakkında bilgilendirme yaptı. Bursa’da polis ekipleri, ilkokul öğrencileriyle bir araya gelerek güvenlik konusunda bilgilendirme etkinliği düzenledi. Erhan Nasyalçın İlköğretim Okulu 1/F sınıfı öğrencilerinin Emniyet Teşkilatı’na yazdığı mektup üzerine, Bursa Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri okulu ziyaret etti. Ziyaret kapsamında öğrencilere kişisel güvenliklerini koruma yöntemleri ve temel güvenlik kuralları anlatıldı. Ayrıca Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Motosikletli Polis Timleri (Yunuslar), Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne bağlı Motosikletli Polis Timleri (Şahinler) ve Osmangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü personeli tarafından görev alanlarına ilişkin tanıtımlar yapıldı. Program sonunda öğrenciler, Emniyet Teşkilatı’nı temsilen çeşitli hediyelerle sevindirildi.
20 Şubat 2026 Cuma - 10:24
BTSO Başkanı İbrahim Burkay’dan gençlere dönüşüm mesajı
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mudanya Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen "İş Dünyasında Liderlik ve Kariyer Yolculuğu" etkinliğinin konuğu oldu. Gençlerin yeni ekonominin yeni oyuncuları olmak zorunda olduğunu ifade eden Burkay, "Toplumun dönüşen yapısını ve değişen ihtiyaçlarını iyi okumalısınız. Ekonomide artık ‘al’ dönemi bitti, kullan dönemi başladı. Bu dönüşüme uygun projeler geliştirmek durumundayız" dedi. Mudanya Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Mudanya Üniversitesi Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, akademisyenler, BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ile öğrenciler katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Bursa’nın sektörlerinde öne çıkan seçkin isimleri üniversitelerinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, İbrahim Burkay’a katılımı için teşekkür etti. Öğrencileri eğitim aldıkları bölümlere ilişkin sektörlere en iyi şekilde hazırlamak amacıyla teorik derslerin yanı sıra uygulamalı çalışmalara da büyük önem verdiklerini ifade eden Karip, "Bu kapsamda Bursa iş dünyası ile güçlü iş birlikleri yürütüyoruz. En kıymetli paydaşlarımızdan biri de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası. İmzaladığımız protokollerle her zaman bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Ekosistemi dönüşüme hazır hale getirmeliyiz" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şu anda içinden geçtiğimiz dönemin hem iktisat hem de işletme alanında adeta devrim niteliğinde bir süreç olduğunu söyledi. Başkan Burkay, "50 yıl sonra bugünler ekonomi kitaplarında örnek gösterilecek. Sanayi Devrimi’nin meydana getirdiği değişim neyse, bugün yaşadığımız dönüşümü en az yüzle çarparak değerlendirmek gerekir. Ekonomideki tüm öğretiler değişiyor, şirketlerin yönetişim modelleri yeniden şekilleniyor. Bu yeni yönetişim anlayışını doğru analiz etmek ve iyi okumak zorundayız. Artık yönettiğimiz yalnızca insanlar değil; süreçleri, veriyi ve yapay zekâyı da yönetmek durumundayız. Yapay zeka devriminin ve yıkıcı inovasyonun tam merkezindeyiz. Asıl mesele, bu dönüşümde yıkılan tarafta mı yoksa yükselen tarafta mı olacağımızdır. Yükselen tarafta yer almak için değişim ve dönüşüm dediğimiz süreci; düşünce yapımızdan olaylara bakış açımıza, çözüm üretme yöntemlerimizden iş yapış biçimlerimize kadar köklü bir şekilde yenilememiz gerekiyor. Bu süreci doğru okuduğumuz takdirde Türkiye’nin sahip olduğu potansiyel ve insan kaynağıyla yükselen tarafta yer alacağına yürekten inanıyorum. Bunun için ekosistemimizi mutlaka bu değişime hazır hale getirmeliyiz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak 2013 yılından bu yana ortaya koyduğumuz vizyon ve hayata geçirdiğimiz projeler de tam olarak bu dönüşüm ekseninde ilerlemektedir" dedi. "Çağın en büyük hastalığı eylemsizlik" İbrahim Burkay, çağın en büyük sorununun "eylemsizlik" olduğunu söyledi. Geçmişte ekonomide değer üretmek için bilgiye ulaşmanın zor olduğunu belirten Burkay, "Bilgiye sadece iyi üniversitelerde ulaşabiliyordunuz. Ayrıca sermayeye ihtiyaç vardı ve bankalardan finansman sağlamak kolay değildi." dedi. Günümüzde bilgiye erişimin oldukça kolaylaştığını vurgulayan Burkay, "Bugün 30-40 yıl çalışma yapmış akademisyenler kadar iddia sahibi binlerce insan var. Birçok konuya vakıfız, bilgi her yerde. Ancak kimse bu bilgiyle aksiyon almıyor" diye konuştu. Özellikle sosyal medyanın ölçüsüz eleştiri kültürünü beslediğini ifade eden Burkay, "Aksiyon aldığınız her projede müthiş bir eleştiriyle karşılaşıyorsunuz. Herkesin bir numaralı hedefi her projeyi, paylaşımı eleştirmek oldu. Bu da en çok eylemsizlik kasını besliyor" ifadelerini kullandı. "Hayalleriniz kadar varsınız" Başarı elde eden kişilere yönelik yaygın bir yaklaşımı da eleştiren Burkay, "Bir şeyi başardığınızda toplumun büyük kısmı ‘Ben bunu 10 yıldır söylüyordum’ diyor. Ancak hayatı şekillendiren şey söylemler değil, eylemlerdir" dedi. Günümüzde imkansızlık kavramının ortadan kalktığını belirten Burkay, teknolojinin sunduğu fırsatlara dikkat çekti. "Dünya üzerinde büyük bir rekabet var ancak bir bilgisayar ve bir internet bağlantısıyla yapamayacağınız şey yok. Bu, tamamen hayal gücünüze bağlı. Hayallerinizin ölçüsü kadar varsınız. Konvansiyonel ekonomide milyar dolarlık bir şirket olabilmek için en az 15 bin kişi çalıştırmanız gerekirken, yeni ekonomi tek kişilik unicorn şirketleri ortaya çıkaracak" dedi. "Başarısız olmaktan korkmayın" İbrahim Burkay, düşünceleri hayata geçirmekten korkulmaması gerektiğini belirterek, başarısızlığın başarıya giden yolda temel bir gereklilik olduğunu söyledi. "Başarısız olmak başarının bir numaralı gerekliliğidir. Başarısız olmamış hiçbir aktör yok." diyen Burkay, bir şeyi geliştirebilmek için önce başlamak gerektiğini vurguladı. İlk adım atılmadan ilerleme sağlanamayacağını ifade eden Burkay, bu durumun hem bireysel hayatta hem de iş hayatında geçerli olduğunu dile getirdi. Toplum içinde gerçek mutluluğun ancak değer üretmekle mümkün olacağını belirten Burkay, "Eğer değer üretemiyorsanız gerçek mutluluğu elde etmeniz mümkün değil. Bu da ancak aksiyon almakla, eyleme geçmekle mümkün." dedi. Konuşmanın eylemin önüne geçtiğine dikkat çeken Burkay, "Çok konuşuyoruz, her şeyi konuşuyoruz. Ancak önemli olan konuşmak değil, harekete geçmek" değerlendirmesinde bulundu. "Çin’i doğru okuyun" Küresel ekonomideki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten İbrahim Burkay, özellikle Çin’in doğru analiz edilmesi gerektiğini söyledi. "Şu anda resmen ilan edilmese de dünyanın süper gücü Çin’dir. Çin’i iyi anlamamız gerekiyor." diyen Burkay, küresel rekabette doğru konumlanmanın önemine dikkat çekti. Üretim olmadan ekonomik gücün mümkün olmadığını vurgulayan Burkay, "Üretim olmadan hiçbir şey olmaz. Biz Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bunun için gayret gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. Teknolojik üretimin güçlü bir network ile değere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Burkay, katma değerli üretimin önemine işaret etti. ‘Al’ dönemi bitti, ‘Kullan’ dönemi başladı Toplumsal ve ekonomik yapının hızlı bir dönüşüm içinde olduğunu dile getiren Burkay, bireysel sahipliğin azaldığını söyledi. "Araçtan konuta kadar sahiplik azalıyor. ‘Kullan’ dönemi başladı, ‘al’ dönemi bitti. Buna iyi hazırlanmamız lazım." diye konuştu. Toplumun değişen ihtiyaçlarının doğru okunması gerektiğini belirten Burkay, bu dönüşüme uygun çözümler üretilmesinin önemine değindi. Başkan Burkay etkinlikte ayrıca öğrencilerin sorularını cevapladı. Program hediye takdimi ile sona erdi.
20 Şubat 2026 Cuma - 09:44
Sel sularında araçta mahsur kalan sürücü ekiplerce kurtarıldı
Bursa’nın Karacabey ilçesinde eriyen kar sularının dereyi taşırması sonucu yol sular altında kaldı. Araçta mahsur kalan vatandaş ekiplerce kurtarılırken, binlerce dönüm ekili tarım arazisi sular altında kaldı. O anlar dron ile görüntülendi.
20 Şubat 2026 Cuma - 09:30
Sessiz ilerleyen risk osteoporoz
Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Kemik Erimesi ve Beslenme" başlıklı söyleşide konuşan Uzman Dr. Büşra Yeşil, osteoporozun (kemik erimesi) sessizce ilerleyen bir rahatsızlık olduğuna dikkat çekti. Dr. Yeşil, hastalığın önlenebilir yönlerine değinerek, beslenme ve egzersiz önerilerinde bulundu. Nilüfer Belediyesi, halk sağlığını yakından ilgilendiren konularda düzenlediği bilgilendirme toplantılarına devam ediyor. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen "Kemik Erimesi ve Beslenme" başlıklı söyleşiye, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda Uzman Dr. Büşra Yeşil, kemik sağlığını korumanın yollarını anlattı. Konuşmasında hastalığın gelişimindeki risk faktörlerine değinen Dr. Yeşil, toplumdaki yaygın kanının aksine düşük vücut kitle indeksinin kemik sağlığı için bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Dr. Yeşil, "Zayıf kişilerde kemiklere binen yük azaldığı için kemik üretimi, kilolu kişilere oranla daha az gerçekleşir" dedi. Erken menopoz, ailede kalça kırığı öyküsü, uzun süreli kortizon kullanımı ve tütün-alkol tüketiminin riskleri artırdığını vurgulayan Yeşil, hastalığın en ağır sonuçlarının kalça kırığı ve omurga çökmesi olduğunu ifade etti. Yapılan araştırmalara göre kalça kırığı yaşayan bireylerin iki yıl içinde yüzde 12 ile 20 arasında ölüm riski taşıdığını belirten Yeşil, bu durumun yaşam konforunu tamamen yok ederek, kişiyi başkasına bağımlı hale getirdiğini ekledi. Egzersizin önemi Hastalığı karşı hem korunma hem de tedavi sürecinde egzersizin hayati önem taşıdığının altını çizen Dr. Yeşil, şu tavsiyelerde bulundu: "Sadece kardiyo gibi yük vermeyen egzersizler yeterli değil. Mutlaka ağırlık ve direnç egzersizleri yapılmalı. Kasların kemiklere bir çekme gücü uygulaması, vücuda ‘daha fazla kemik üretmeliyim’ mesajı gönderir. Özellikle 50-60 yaş üzerindeki bireylerde düşmeleri engellemek için denge ve koordinasyon eğitimi şart." Beslenme önerileri Beslenme düzeninde kalsiyum, protein ve D vitamini üçlüsüne de işaret eden Dr. Yeşil, günlük kalsiyum ihtiyacının ortalama bin 200 miligram olduğunu hatırlattı. Yağsız süt ve yoğurt tüketiminin önemini vurgulayan Yeşil, "Örneğin 100 gram çedar peyniri tükettiğinizde yaklaşık 720 miligram kalsiyum alırsınız. Bu da günlük ihtiyacınızın yarısından fazlasını tek başına karşılar" dedi. Cam arkasından güneşlenmeyin D vitamininin besinlerle alınamayacağını, sadece cilde doğrudan temas eden güneş ışığıyla sentezlenebileceğini hatırlatan Yeşil, Türkiye’deki güneş açısı nedeniyle saat 12.00-13.00 arasının en verimli zaman dilimi olduğunu ifade etti. Yeşil, cam arkasından güneşlenmenin D vitamini üretimi için yeterli olmadığını belirtti. Vücudumuza yatırım yapmalıyız Osteoporozun sessiz ilerleyen ancak önlenilebilir bir hastalık olduğunu sözlerine ekleyen Yeşil, "Geleceğimiz için vücudumuza yatırım yapmalıyız. Bunu beslenme, egzersiz ve düzenli takiple sağlayabiliriz" diye konuştu. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Dr. Yeşil’i, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun teşekkür etti.
20 Şubat 2026 Cuma - 09:19
Dondurmalı irmik helvası iftarda hafif tatlı isteyenlerin tercihi olacak
Bursa’nın İnegöl ilçesinden dünyaya açılan 125 yıllık helvacı, Ramazan ayında da iftar sofralarını hafif tatlılarla süsleyecek. Dondurmalı irmik helvasının farklı çeşitleriyle Türkiye’nin 81 ili ile birlikte Katar’dan Dubai’ye Avrupa ülkelerinden ABD’ye kadar, süt helvasıyla ise Bursa’daki şubelerinde tüketicileriyle buluşan Helvacı Ali firması, geleneksel lezzetleri ile Ramazan sofralarının da vazgeçilmezi olmayı hedefliyor. İnegöl’de 125 yıllık tarihe sahip helvacının 4’üncü kuşak temsilcisi olan Cihan Bozacılar, 2017’de irmik helvasını dondurmayla buluşturdukları yolculukta 400’e yakın şubeye ulaştıklarını anlattı. Geleneksel Türk tatlısı olan irmik helvasının dondurmalı sunumuyla çok sevildiğini ve Türkiye’de 81 ilde beğeniyle tüketildiğini dile getiren Bozacılar, klasik, Antep fıstıklı, Dubai çikolatalı, meyveli irmik helvasıyla 20 ülkede de damakları tatlandırdıklarını kaydetti. Osmanlı mirası kültürün, düğün tatlısı olarak bilinen irmik helvasının özellikle gençler tarafından büyük ilgi gördüğünü aktaran Bozacılar, Ramazan ayında da en çok tercih edilen tatlılardan olacağına inandıklarını söyledi. Ramazan ayında 81 ilde, Orta Doğu, Asya, ABD ve bazı Avrupa ülkelerindeki şubelerinde yine satışlarının tüm hızıyla süreceğini dile getiren Cihan Bozacılar, şöyle konuştu: "İftar sofralarında hafif tatlı tercih edeceklerin ilk aklına dondurmalı irmik tatlısı geleceğine inanıyoruz. Yemekten sonra bir yürüyüş sırasında, ayakta kase içinde tatlı ihtiyacını karşılayacak dondurmalı irmik tatlısı en iyi tercihlerden biri olabilir diye düşünüyoruz. Ramazan ayında da hem sütlü ve hafif, hem besleyici, hem geleneksel ve hem de yüzyılların mirası irmik helvası, 81 ilde aynı kalitede sunulmaya devam edecek" Bozacılar, Ramazan’da süt helvasının Bursa’da çok iddialı bir tatlı olduğuna dikkati çekerek, sezonluk olarak süt helvasını da tüketicilere sunduklarını söyledi.
20 Şubat 2026 Cuma - 09:15
İftariyelik tabanca, kama, kılıç ve testiler çocukların gözdesi oldu
Bursa’da bir fırıncı; dedesinden kalma 93 yıllık geleneğini sürdürerek, her yıl ramazan ayında çocuklara özel iftariyelik için tabanca, kılıç, testi ve telefon poğaçalar yapıyor. Bursa’nın Osmangazi ilçesi Yerkapı Mahallesi’nde 4 uşaktır devam eden bir ramazan geleneği, bu yıl da çocukların yüzünü güldürüyor. Fırıncı Satılmış Uyar, dedesinden miras kalan yaklaşık 93 yıllık geleneği sürdürerek ramazan ayında oyuncak şeklinde poğaçalar yapıyor. Tabanca, kılıç, testi ve telefon biçiminde hazırlanan poğaçalar, özellikle ilk kez oruç tutan çocuklar için adeta ödül niteliği taşıyor. Sadece ramazan ayında tezgâha çıkan bu özel ürünler, mahallede yoğun ilgi görüyor. Aileler, iftar saatini heyecanla bekleyen çocuklarına hem sürpriz yapmak hem de oruça teşvik etmek için bu şekilli poğaçalardan alıyor. Fırının önünde zaman zaman yoğunluk yaşanırken, cocuklar camın arkasında kendi poğaçasının hazırlanışını izliyor. Yillardir değişmeyen tarif ve el emeğiyle hazırlanan poğaçalar, hem nostaljik bir geleneği yaşatıyor hem de ramazan ayına renk katıyor. Bursa’da kuşağa aktarılan bu uygulama, her yıl yeniden ilgi odağı oluyor. "Bu iftariyelikler çocukların mükafatıdır" Mahalledeki çocukların ramazan ayına özel hazırlanan iftariyelikler için 11 ay heyecanla beklediğini söyleyen Satılmış Uyar, "Ramazan ayına özel bir iftariyelik yapıyoruz. Biz bu fırında 4. kuşak işletmecisiyiz. Bu iftariyelik çocukların oyuncağı, kazan orucu diye tabir edilen öğle vaktine kadar oruç tutar çocuklar. Bu iftariyelikler de onların mükafatıdır. Kız çocuklarına testi erkek çocuklarına ise tabanca ve kama şeklinde iftariyelik hazırlıyoruz. Cocuklar bu poğaçaları çok seviyor. Bunun için ramazan ayını iple çekiyor" dedi.
20 Şubat 2026 Cuma - 09:12
Trafikte tekme tokat yol verme kavgası
Bursa’da ticari taksi ile motosiklet sürücüsü arasında çıkan tekme tokatlı kavga, çevredekilerin müdahalesiyle son buldu. Olay, merkez Osmangazi ilçesi Hüdavendigar Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ticari taksi ile motosiklet sürücüsü arasında yol verme meselesi yüzünden tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma, tekme ve yumrukların havada uçuştuğu kavgaya dönüştü. Cadde ortasında birbirine saldıran iki sürücüyü çevredeki vatandaşlar güçlükle ayırdı. Yaşanan arbede sırasında tarafların birbirine tekme ve yumruklarla saldırdığı anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
20 Şubat 2026 Cuma - 00:39
Otobanda feci kaza: 1 yaralı
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Orhangazi Kavşağı yakınlarında arızalanan bir otomobile kamyonun çarpmasıyla başlayan zincirleme trafik kazasında bir kişi yaralandı. Kaza nedeniyle İstanbul istikametinde trafik akışı tek şeritten sağlanıyor. Kaza, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Orhangazi Kavşağı mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, otoyol üzerinde seyir halindeyken arızalanan ve yol ortasında kalan bir otomobile, arkadan gelen bir kamyon çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan otomobil, o esnada yolda bulunan başka bir otomobile daha çarparak durabildi. Araçlar hurdaya döndü İhbar üzerine olay yerine kısa sürede itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Adeta hurdaya dönen araçların içerisinde sıkışan bir kişi, ekiplerin titiz çalışması sonucu yaralı olarak çıkarıldı. Yaralı sürücüye olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralının hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi. Kaza nedeniyle Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’nun İstanbul istikameti geçici bir süre trafiğe kapandı. Araçların yoldan kaldırılma çalışmaları sürerken, ulaşım kontrollü olarak tek şeritten sağlanıyor.
19 Şubat 2026 Perşembe - 22:43
Bursa’da şehit yakınları ve gaziler için anlamlı Ramazan buluşması
Bursa Valiliği, Ramazan ayı dolayısıyla aziz şehitlerin emanetleri ile kahraman gaziler onuruna anlamlı bir iftar programı düzenledi. "Şehit Yakınlarımız ve Gazilerimizle Büyük Aile Sofrası" adıyla gerçekleştirilen program, birlik ve beraberlik mesajlarıyla dikkat çekti. İftar programı, Kültürpark Sadabad Sarayı’nda yoğun katılımla yapıldı. Programa katılan Bursa Valisi Erol Ayyıldız, masaları tek tek dolaşarak şehit yakınları ve gazilerle sohbet etti. Vali Ayyıldız, Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendiren müstesna bir zaman dilimi olduğunu vurguladı. Vali Ayyıldız konuşmasında, "Şehitlerimizin kıymetli aileleri ve gazilerimiz milletimizin baş tacıdır. Bu sofralar, sadece bir iftar buluşması değil; aynı zamanda vefa ve minnetin ifadesidir" dedi. Programa il protokolü, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, askeri ve mülki erkan, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ile çok sayıda davetli katıldı. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen iftarda, şehit yakınları ve gaziler aynı sofrada bir araya gelerek dualar etti. Duygusal anların yaşandığı program, birlik ve beraberlik mesajlarının ardından sona erdi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 22:39
Bursaspor Menemen FK maçı hazırlıklarını sürdürdü
Bursaspor, Menemen FK ile oynayacağı kritik deplasman maçı öncesi hazırlıklarını sürdürdü. Özlüce’de yapılan antrenmanda taktik çalışmalar öne çıktı. Bursaspor, ligin 25. haftasında deplasmanda karşılaşacağı Menemen FK maçı hazırlıklarına devam etti. Yeşil-beyazlı ekip, Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde gerçekleştirdiği antrenmanla çalışmalarını sürdürdü. Teknik Direktör Mustafa Er yönetiminde yapılan antrenman, oyuncuların fiziksel olarak maça hazırlanması ve taktiksel planlamaların uygulanması açısından önemli bir çalışma oldu. Antrenmanın ilk bölümünde futbolcular ısınma hareketleri gerçekleştirdi. Ardından pas organizasyonlarına yönelik çalışmalar yapan oyuncular, teknik ekibin belirlediği program doğrultusunda tempolu bir antrenman süreci geçirdi. Çalışmanın son bölümünde ise taktik organizasyonlara ağırlık verildi. Bursaspor, Menemen FK karşılaşması öncesindeki hazırlıklarını yarın gerçekleştireceği antrenmanla sürdürecek.
19 Şubat 2026 Perşembe - 17:34
BUÜ’de yeni dönem promosyon ödemesi 115 bin lira oldu
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Yönetimi, banka temsilcileriyle yaptıkları promosyon görüşmelerini tamamladı. Yeni dönemde bir kez daha Türkiye Ekonomi Bankası ile anlaşmaya vardıklarını açıklayan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, ödemelerin haziran ayı içerisinde olacağını aktardı. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, tamamlanan promosyon görüşmeleri hakkında bilgilendirme yaptı. Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, "Üniversitemiz banka promosyon süreci kapsamında 12 Şubat 2026 tarihinde Bankacılık Hizmetleri ve Promosyon İhalesi gerçekleştirilmiş; ihale süreci kişi başı 111 bin lira teklif ile sonuçlanmıştır. İhale sonrasında, ihale komisyonu tarafından yürütülen görüşmeler neticesinde promosyon tutarı kişi başı tek seferde 115 BİN liraya yükseltilerek Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) ile anlaşmaya varılmıştır" dedi. Rektör Yılmaz; "Maaş Promosyon anlaşması 01 Haziran 2026 - 31 Mayıs 2029 dönemini kapsamaktadır. Promosyon ödemeleri Haziran ayı içerisinde yapılacaktır. Yaklaşık 7 bin personelimiz var. Sonuç hepimize hayırlı ve uğurlu olsun" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder