Yerel Haberler
Bursa
12 Nisan 2026 Pazar - 15:30 Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı, GUHEM’de uzay yolculuğunu anlattı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, Bursa’ya kazandırılan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), havacılık ve uzay alanındaki etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. T’Ufkun Ötesinde: Türkiye’nin İlk İnsanlı Uzay Misyonu’ programına Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı katıldı. Programda Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, görev süresince edindiği deneyimleri, misyon kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların süreçlerini ve elde edilen çıktıları gençlerle paylaştı. Ayrıca etkinlik kapsamında kurulan sergide; uzay teknolojilerindeki gelişimi simgeleyen ekipmanlar, misyon yolculuğuna ait hatıralar, fotoğraflar, etkileşimli alanlar ve videolar katılımcılarla buluşturuldu. Türkiye’nin uzay yolculuğunu gözler önüne seren program ve sergi, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden biri olan GUHEM, havacılık ve uzay profesyonellerini gençlerle ve ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, her büyük başarının sınır tanımayan cesur bir hayalle başladığını söyledi. Uçmanın ya da Ay’a ayak basmak gibi hedeflerin bir zamanlar imkânsız olarak görüldüğünü belirten Şener, "Ancak her biri atılan stratejik adımlar neticesinde bugün medeniyetin temel taşları hâline geldi. Bizim uzay ve havacılık serüvenimiz de işte böyle bir özgüven ve iddiayla, Bursa’nın üretim gücüne duyduğumuz inançla hayat buldu. 2013 yılında Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın vizyonuyla GUHEM hayalimizi ilk paylaştığımızda, ‘Bursa’da bu iş olur mu?’ diyenler, mesafeli duranlar vardı. Oysa biz, kentimizin sanayi genetiğine, insanımızın girişimci ruhuna ve devletimizin kararlılığına sonuna kadar inandık. Şükürler olsun ki o gün kurduğumuz hayal, bugün ete kemiğe büründü. Nihayetinde de sadece ülkemizin değil, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden birinde hep birlikte bir aradayız. Burada ağırladığımız 1 milyonu aşkın gencimize aslında başka bir dünyanın kapısını aralıyoruz" dedi. "Uzay yarışında yer almalıyız" Dünyada astronot yetiştirebilen veya bu teknolojiye sahip olan ülke sayısının iki elin parmaklarını geçmediğini belirten Şener, "Biz burada, 50 yıl aradan sonra insanlı Ay misyonu kapsamında Ay’a giden Artemis II’nin astronotu Victor Glover dâhil, tam 70 astronotu misafir ettik. Victor Glover’ın GUHEM’deki teknolojik altyapıyı gördüğünde yaşadığı hayreti ve takdir, aslında Bursa sanayisinin ve vizyonunun ulaştığı seviyenin dünya çapındaki tescilidir. Dünya hızla kabuk değiştiriyor. Bu yeni dönemde artık ekonomik ve askerî gücün ölçüsü toprak parçasıyla sınırlı değil. Dünyanın yeni rekabet alanı gökyüzünün derinlikleridir. Bugün küresel uzay ekonomisinin büyüklüğü 600 milyar doları aşmış durumda ve bu rakamın çok kısa sürede 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Eğer biz bu yarışta yoksak, geleceğin dünyasında söz sahibi olmamız da mümkün değildir. İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ vizyonu da tam bağımsız Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik alandaki karşılığıdır. Göklere hâkim olamayanlar, yarın kendi topraklarında bile hür kalamazlar. Bizler de bu yüksek şuurla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ilan edilen Millî Uzay Programı’na Bursa’dan en güçlü desteği veriyoruz. Bu program, Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tayin eden, ekonomik tam bağımsızlığımızı göklere taşıyan stratejik bir yol haritasıdır" diye konuştu. "GUHEM’in alternatifi yok" Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, "Ufkun Ötesi" sergisini her ay farklı şehirlerde vatandaşlarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunun içeriğini gençlere aktararak, süreçle ilgili zihinlerinde bir resim oluşturmayı amaçladıklarını belirten Gezeravcı, "Bugün, özellikle görevimizin icrası esnasında çok önemli bir anlam taşıyan GUHEM’in müstesna fiziki ortamında ‘Ufkun Ötesi’ sergimizin yer alması açısından büyük mutluluk duyuyoruz. GUHEM, ülkemizde şu an alternatifi olmayan bir merkez. Ülkemizin yüz akı olan GUHEM, havacılık ve uzay eğitimlerini hiyerarşik bir akış içerisinde, kadim geçmişimizin bize kazandırdığı birikimle birlikte gözler önüne seren, insanoğlunun uçmaya başladığı ilk andan uzaya çıktığı noktaya kadar uzanan süreci mantıksal ve akılda kalıcı bir anlatımla ziyaretçilere sunan çok özel bir ortam" şeklinde konuştu. Millî Uzay Programı’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü iradesiyle ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya konulduğunu ifade eden Gezeravcı, programın uygulama aşamasında özel sektörü de sürece dâhil eden ve sinerji oluşturan geniş bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Gezeravcı, "Sürecin içerisinde, yerli uydu geliştirme programımız kapsamında, bireysel katılımcılarımızın ve yeni uzay alanında faaliyet gösteren özel girişimcilerimizin katkılarıyla uzay alanındaki çalışmalarımız hızla artıyor. Toplumumuzda uzay farkındalığı arttıkça, özel sektörümüzün de bu büyüyen ekosistemdeki payının hızla artacağına inanıyorum" dedi. Türkiye Uzay Ajansı’nın 2018 yılının Aralık ayında kurulduğunu hatırlatan Gezeravcı, "2021 yılının Şubat ayında Millî Uzay Programı açıklandı. Ancak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2013 yılında böyle müstesna bir merkezin kurulmasına öncülük etmesi, ortaya koydukları vizyoner yaklaşımın tüm ülkeye örnek teşkil ettiğini gösteriyor. Ülkemize böyle değerli bir merkezi kazandırdıkları için başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO’nun kıymetli üyelerine ve Bursa halkına teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Ebeveynlere dijital çağ rehberi
05 Nisan 2026 Pazar - 14:13 Ebeveynlere dijital çağ rehberi Özel Bursa Kültür Okulları’nın geleneksel hale gelen ’MomTalks 2026’ etkinliğinde farklı alanlardan uzman isimler, ebeveynlikten dijital güvenliğe kadar geniş bir yelpazede önemli konular ele aldı. Sağlıklı, başarılı ve mutlu çocuklar yetiştirmenin ebeveyn eğitiminden geçtiğine inanan ve ’Gelecek Aileden Başlar’ diyen Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı ebeveyn - uzman buluşma platformu Momtalks, bu yıl da özel Bursa Kültür Okulları’nın ev sahipliğinde Bursa’da düzenlendi. Özel Bursa Kültür Okulları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yıldırım Sırakaya, anne baba olma bilinci taşıyan, bu sorumluluğu önemseyen ve hem evladına hem de öğrencisine karşı görevlerinin farkında olan bireyleri bir arada buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Sırakaya konuşmasında ebeveynlik sorumluluğunun giderek arttığına vurgu yaparak, "Bugün burada gerçekten anne baba olmanın bilincinde, bunu dert edinmiş bireylerle birlikteyiz. Çocuklarımız artık mahallenin, sokağın, büyük ailenin çocuğu olarak yetişemiyor. Modern hayat bizleri biraz daha yalnızlaştırdı. Kaygılarımız artıyor ve farkında olmadan bunları çocuklarımıza da aktarıyoruz. Oysa çocukların en büyük ihtiyacı sevgi, şefkat ve kendilerini önemli hissetmeleri. Bunları şartsız şekilde hissettirmemiz gerekiyor" diye konuştu. "Çocukları hayata hazırlamalıyız" Sırakaya, etkinlik kapsamında çocuklara yönelik şartsız sevgi, şefkat ve muhabbetin nasıl ifade edileceği üzerinde durulacağını vurgulayarak şunları kaydetti; "Özellikle sosyal medyada çok farklı içeriklerin servis edildiğini, iyi öğrencinin, iyi çocuğun, mükemmel çocuğun nasıl ve ne şekilde hayata hazırlanacağıyla ilgili belli bilgi kirliliklerini de hep beraber gözlemliyoruz. Editoryal anlamda neyin doğru neyin yanlış olduğunu maalesef şu an ölçemiyoruz. Hep birlikte bu yolculukta sorumluluk alarak siz anne baba olarak, biz eğitimciler olarak çocuklarımızın hayatında olan, onlara değinen, dokunan, ilgili kurumlarla birlikte çocuklarımızın temel yoksunluklarını gidererek onları hayata hazırlamak gibi bir görevimiz var." "Ebeveynlerin gelişime ve değişime ihtiyacı var" MomTalks’ın fikir annesi Bahar Eriş de, etkinliğin temel amacına dikkat çekerek, "Bizim etkinliklere gelen insanlar genelde öğrenmeye açık insanlar. Bizim temel derdimiz, o gelmeyen insanları buraya nasıl çağırabileceğimiz. Ebeveynlerin gelişime ve değişime çok ihtiyacı var. Siz bugün burada olmak yerine başka bir yerde olmayı tercih edebilirdiniz. Ama buraya çocuğunuzu daha iyi anlamak ve onu daha iyi yetiştirebilmek için geldiniz" dedi. Momtalks Partneri Zeynep İşman ise, çocukları doğu şekilde dinlemenin önemine vurgu yaptı. Anne babaların çocuklarının eğitiminde kullandıkları bilgilerin kaynaklarına dikkat etmeleri gerektiğini belirten Zeynep İşman, "Günümüzde bilgileri genel geçer bir şekilde alıp kullanıyoruz ancak bu bilgilerin hayatımızda, ailemizde ve çocuklarımızın kişiliğindeki geçerliliğini süzgeçten geçirmek gerekiyor. Çocuklarımız dünyayı ilk önce bizim gözlerimizden görüyorlar, bu yüzden davranışlarımızla örnek olmamız çok önemli" şeklinde konuştu. Klinik Psikolog Çağla Tuğba Selveroğlu da, "Duygusal kasları güçlü çocukları yetiştirmek" başlıklı sunumunda çocukların ömürlerinin ebeveynleri ile birlikte geçirdikleri bölümünün yüzde 70’ini 12 yaşına kadar yaşadıklarını belirterek, çocukların bu süre zarfında hayatı ebeveynlerinin tutum ve davranışları ile gördüklerini ifade ederek, bu süreçte çocuklara doğru örnek olmanın önemine vurgu yaptı. Klinik Psikolog Betül Güldal ise, "Mükemmel ebeveyn yorgunluğu" konulu sunumunda günümüzde ebeveynlerin mükemmel anne babalık yapmaya çalışırken yaşadıkları yorgunluktan bahsederek, "Bu konu sosyal medyanın ve teknolojinin gelişimi ile daha da ayyuka çıktı. Şu anda ebeveynlerimiz çocuklara hata yapma hakkı tanımıyor ve bu yolda psikolojik olarak çok yorulup bazen, bu sürecin zevkli taraflarını göremiyorlar. Çocuklarımızın yaptıkları hataların ortaya çıkardığı sorunları çözme yeteneklerini geliştirmeliyiz" dedi. Akademisyen - Yazar Saniye Bencik Kangal, "Ergenlik kapıyı çarpmadan" başlıklı bir sonum gerçekleştirdi. Kangal, insanı insan yapan özelliklerin hayatta kazandığı sosyal beceriler ve manevi ilkeler olduğunu anlatarak, "Biz bu kural ve özellikleri doğduğumuz andan itibaren ebeveynlerimizden öğreniyoruz. Çocukların mizacı çevreleriyle şekilleniyor. Bu anlamda ebeveynlerin sorumluluk almaları çok önemli" şeklinde konuştu. "Yapay zeka çağında ebevenylik: Dijital okuryazarlık ve siber güvenlik" konusunda görüşlerini açıklayan Siber Güvenlik Uzmanı - Yazar Elçin Biren de, teknoloji çağında ebeveynlerin ve çocukların teknolojik imkanları doğru ve güvenli bir şekilde kullanabilmelerinin yollarını anlatırken, Eğitimci - Yazar Müjdat Ataman da "Akran zorbalığına dur de" başlığı altında günümüz şartlarında çocukları hayatın her alanına doğru şekilde hazırlanmasının yolların anlattı. Konuşmacıların, davetlilerin sorularını da yanıtladığı programda aynı zamanda konuşmacılar, kitaplarını okurları için imzaladı. Etkinlikte aynı zamanda çocuklar için çeşitli dallarda atölye etkinlikleri düzenlendi.
Bursa’da parkta toplanan bitki az kalsın faciaya yol açıyordu
05 Nisan 2026 Pazar - 13:23 Bursa’da parkta toplanan bitki az kalsın faciaya yol açıyordu BURSA (İHA) – Bursa’da parkta toplanan bitkiler arasında bulunan zehirli zakkum nedeniyle küçük bir çocuk zehirlenme tehlikesi geçirdi. Olay, merkez Osmangazi ilçesi Sırameşeler Mahallesi’nde bulunan Soylular Çocuk Parkı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Özkan Aynak, çocuğuyla birlikte parka giderek çeşitli bitkiler topladı. ’Parktan bitki toplayarak ağaç figürü yapmak’ için toplanan bitkiler arasında bulunan ve zehirli olduğu bilinmeyen zakkum çiçeği de eve getirildi. Evde bulunan küçük yaştaki bebeğin bitkiyi ağzına götürdüğünü fark eden baba Özkan Aynak, duruma hemen müdahale ederek bitkiyi çocuğun ağzından aldı. Muhtemel bir zehirlenme ihtimaline karşı vakit kaybetmeden hastaneye giden aile, bitkinin zakkum olduğunu belirtince sağlık ekipleri hızlı şekilde müdahalede bulundu. Hastanede yapılan ilk müdahalede çocuğa damar yolu açılarak serum tedavisi uygulandığı, zehirlenme riskine karşı aktif kömür tedavisi yapıldığı öğrenildi. Doktorların muhtemel bir komplikasyona karşı yoğun bakım ünitesini de tedbir amaçlı hazır beklettiği belirtildi. Yaşadıkları korku dolu anları anlatan Özkan Aynak, çocuğunun büyük bir tehlike atlattığını belirterek park alanlarında bulunan zehirli bitkilere karşı önlem alınması çağrısında bulundu. "Başka çocuklar zarar görmesin diye konuşuyoruz" Olayı anlatan baba Özkan Aynak şunları söyledi: "Çocuğumuz bitkiyi ağzına götürdüğünde hemen fark edip müdahale ettik. Hastaneye gittiğimizde bitkinin zakkum olduğunu söyleyince hemen tedaviye başladılar. Yoğun bakımın hazırlandığını duyunca büyük korku yaşadık. Çok şükür şu an durumu iyi. Ancak bu durum herkesin başına gelebilir. Parklarda çocukların ulaşabileceği zehirli bitkiler bulunuyor. Başka aileler aynı korkuyu yaşamasın diye bunu duyurmak istedik." Uzmanlar, zakkum bitkisinin çiçekleri, yaprakları ve dalları dahil olmak üzere tüm parçalarının zehirli olduğunu, özellikle küçük çocuklar için ciddi risk oluşturduğunu belirtiyor. Uzmanlar ayrıca bu tür durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini vurguluyor. Yaşanan olay sonrası park alanlarında bulunan bitkilerin güvenliği konusu yeniden gündeme gelirken, yetkililerin konu ile ilgili bir çalışma yapıp yapmayacağı merak konusu oldu.
Rektör Yılmaz, başarılı akademisyenlerle bir araya gelmeye devam ediyor
05 Nisan 2026 Pazar - 11:24 Rektör Yılmaz, başarılı akademisyenlerle bir araya gelmeye devam ediyor Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ar-Ge Koordinatörlüğü, araştırma üniversitesi kimliğini pekiştirme ve akademik performansı ödüllendirme hedefiyle geleneksel hale getirdiği "Başarılı Akademisyenlerin Rektörle Buluşması" etkinliğini, Çamlık Yemekhanesi’nde düzenlenen bir kahvaltı programıyla sürdürdü. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) destekleriyle düzenlenen etkinlikte; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Prof. Dr. Cafer Çiftci, Genel Sekreter Mehmet Aydemir ve Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, akademisyenlerle bir araya gelerek başarılarından dolayı her birini tebrik etti. Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, akademisyenlerin üniversiteye sağladığı yayın ve proje katkılarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladığı konuşmasında, katılımcı sayısının her geçen gün artmasının kendileri için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Daha önce küçük gruplarla yapılan etkileşimli toplantıların artık büyük organizasyonlara dönüşmesinin sevindirici bir tablo olduğunu vurgulayan Yılmaz; Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kaynaklarının artık çok daha etkin kullanıldığını ve nitelikli bilimsel çıktılara dönüştüğünü ifade etti. Rektörlük katında yeni açılan Proje Ofisi ile akademisyenlere tam destek verdiklerini hatırlatan Yılmaz, hedeflerinin bu artış trendini sürdürerek etkileşimi en üst seviyede tutmak olduğunu sözlerine ekledi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ise BUÜ’nün "Araştırma Üniversitesi" olma yolunda attığı adımların meyvelerini vermeye başladığını rakamlarla ortaya koydu. Özellikle 2025 yılı BAP verilerine dikkat çeken Kırıştıoğlu; 458 bilimsel çıktının yarısına yakınının çeyreklik dilimlerde yer almasının ve 76 adet Q1 düzeyinde yayına ulaşılmasının tarihi bir başarı olduğunu vurguladı. Kırıştıoğlu, bu başarının üniversiteyi çok daha farklı ve saygın bir noktaya taşıyacağına olan inancını paylaştı. Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca da geçen yıl başlatılan bu etkinliğin 2026 yılındaki ikinci buluşmasını gerçekleştirdiklerini belirterek, temel amaçlarının akademisyenlerin emeğini görünür kılmak olduğunu ifade etti. Q1 yayın sahipleri, dış kaynaklı proje yürütücüleri ve patent/tasarım tescili alan isimleri kapsayan bu buluşmaların, hem sosyal hem de bilimsel bir motivasyon ortamı sunduğunu dile getirdi. 2026 yılı itibarıyla Scopus üzerinden yapılan değerlendirmelerle Q1 yayın sayılarının ikiye katlandığını ve her ay yeni rekorlar kırıldığını vurgulayan Karaca, bu başarı tablosunun genişleyerek devam edeceğini ifade etti. Program, başarılı akademisyenlere belgelerinin takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Bursaspor şampiyonluğa koşuyor, Ankara maçı için kritik karar
05 Nisan 2026 Pazar - 11:23 Bursaspor şampiyonluğa koşuyor, Ankara maçı için kritik karar Bursaspor, Fethiyespor karşılaşmasının ardından verilen deplasman tribünü cezasına ilişkin Türkiye Futbol Federasyonu’na itirazda bulundu. Yeşil-beyazlı yönetim, başvurunun sonucunu beklerken Ankara Demirspor maçının daha büyük kapasiteli bir stadyumda oynanması için de temaslarını sürdürüyor. Bursaspor Başkanı Enes Çelik, Ankara Demirspor karşılaşmasının taraftar yoğunluğu nedeniyle daha büyük bir stada alınmasının gündemde olduğunu belirterek, bu konuda kulüpler arasında görüşmeler yapıldığını ifade etti. Çelik, yapılan girişimlerin olumlu ilerlediğini ve karşılaşmanın büyük ihtimalle Eryaman Stadyumu’nda oynanacağını söyledi. Başkan Çelik, alınan galibiyetin camiaya büyük moral verdiğini vurgulayarak, hedeflerinin birkaç hafta içerisinde şampiyonluğu ilan etmek olduğunu dile getirdi. Karşılaşmanın stat değişikliği ihtimali hakkında da konuşan Çelik, "Ankara Demirspor maçının daha büyük bir statta oynanması için hem kendi yönetimimiz hem de rakip kulüp yönetimiyle görüşmeler gerçekleştirdik. Gerekli başvurular yapıldı. Yüzde 99 oranında daha büyük bir stadyumda oynanacağını düşünüyoruz. Taraftarlarımızın yine bizi yalnız bırakmayacağına inanıyorum. Deplasman cezası taraftarlarımızın küçük bir bölümünü kapsıyor ancak buna rağmen destekleri devam ediyor" dedi. Öte yandan Bursaspor yönetimi, TFF’ye yapılan deplasman cezası itirazının sonucuna göre taraftar organizasyonlarını da netleştirecek.
Mustafa Er: "Oyuna tamamen hükmettik"
05 Nisan 2026 Pazar - 11:23 Mustafa Er: "Oyuna tamamen hükmettik" Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, Mardin galibiyeti sonrası yaptığı açıklamada, "90 dakika oyunun tek hakimi bizdik" dedi. Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, sahasında Mardin 1969 Spor’u 2-0 mağlup ettikleri karşılaşmanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Deneyimli teknik adam, takımın oyun disiplininden ve sahadaki hakimiyetinden memnun olduğunu ifade etti. Er, "Çok net bir oyunumuz vardı bana göre. Rakibe hiç alan ve zaman vermedik. Oyun disiplinimiz gayet iyiydi. İlk yarıda da aslında birçok pozisyonumuz var ancak final paslarında, son vuruşlarda ve tercihlerde hatalar yaptık. Bir de bizim çok tarzımız olmayan şekilde çok fazla orta yaptık. Biz aslında bunu çok istemiyoruz" ifadelerini kullandı. İkinci yarıda yapılan düzeltmelerle birlikte takımın daha doğru oynadığını vurgulayan Er, "Daha çok o 8 numara şartlarıyla ya da çizgiye inerek, oralarda buluşup ceza sahasındaki konumlanmalarımızla gol arayan bir takımız ya da ceza sahası dışından şutlarla sonuca gitmek istiyoruz. Bu anlamda zaman zaman üçüncü bölgede yanlış tercihler yaptık. Ancak ikinci yarıda bunları düzelttiğimizi düşünüyorum" dedi. Taraftar etkisi ve hedefler Maç boyunca takımın oyuna hakim olduğunu ve taraftar desteğinin galibiyette önemli rol oynadığını belirten Er, "90 dakika boyunca oyuna hükmeden taraf bizdik. Rakibin belki bir iki tane cılız şutu var kalemize. Onun dışında kendi üçüncü bölgelerinden bizim birinci bölgemize geçemediler. Taraftarımız muhteşemdi, onlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sezonun kritik virajına girildiğini hatırlatan Mustafa Er, "Önümüzde üç maç kaldı. Aynı ciddiyetle devam etmemiz gerekiyor. İnşallah Ankara Demirspor maçını kazanacağız. Ardından içeride oynayacağımız Soma maçında, böyle muhteşem bir atmosferde kupayı kaldırmak hepimize nasip olur" şeklinde konuştu. Liderlik ve takım ruhu vurgusu Bursaspor’un son haftalardaki yükselişine dikkat çeken Er, elde edilen avantajın değerli olduğunu ifade ederek, "Bugünkü galibiyet büyük bir adımdı. Şu an son 3 haftaya 6 puan farkla giriyoruz. Göreve başladığımızda averajla ikinci sıradaydık. Gelinen noktada 6 puan farkla lider olmak çok değerli ve ciddi bir avantaj" cümlelerine yer verdi. Takım içindeki birlikteliğin başarıdaki en önemli faktör olduğunu aktaran Er, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Takım ruhu bizim en önemli gücümüz. Oynayan, oynamayan herkes aynı duyguyu paylaşıyor. Bu da bize başarıyı getiriyor."
Bursa makine sektörü temsilcileri ITES China Fuarı’na çıkarma yaptı
05 Nisan 2026 Pazar - 11:17 Bursa makine sektörü temsilcileri ITES China Fuarı’na çıkarma yaptı Bursa makine sektörü temsilcileri, küresel ihracat hedefleri doğrultusunda Çin pazarına güçlü bir adım attı. Üyelerinin dış ticaret hacmini artırmaya yönelik birçok projeyi hayata geçiren Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) öncülüğünde Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen ‘Makine Teknolojileri UR-GE Projesi’ firmaları, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Shenzhen kentinde düzenlenen ITES China Fuarına çıkarma yaptı. Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesinde yurt dışı iş programları büyük önem taşırken, BTSO da firmaların dış ticaret hacmini artırmak hedefiyle 2026 yılında farklı coğrafyalara yönelik iş programlarını sürdürüyor. BTSO öncülüğünde yürütülen 3. Makine Teknolojileri UR-GE Projesi kapsamında UR-GE üyeleri ilk yurt dışı programını sektörün en önemli organizasyonlarından ITES China Fuarı’na çıkarma yaparak gerçekleştirdi. 120 bine yakın kişi, bin 600’ün üzerinde firmanın katıldığı fuarda, BTSO UR-GE projesi üyeleri son teknolojileri yerinde inceleme fırsatı buldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, meclis ve komite üyeleri ve 80’i aşkın firma temsilcisinin yer aldığı heyet, fuarı detaylı bir şekilde incelerken farklı coğrafyalardan katılımcılarla görüşme imkanı yakaladı. "Hedefimiz Türkiye ihracatına katkı koymak" BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Makine UR-GE’nin 81 sektör paydaşıyla birlikte ITES China Makine, Otomasyon, Ekipmanları ve Elektronik Fuarı’nı ziyaret ettiklerini söyledi. Bu fuarın otomasyon teknolojileri ve elektronik açısından son derece belirleyici ve öncelikli bir organizasyon olduğunu söyleyen Şener, "Bizler de bu fuarda üretimlerimizin çeşitliliğini artırmak ve rekabet kapasitemizi geliştirmek için incelemelerde bulunuyoruz. Aktif olan 17 UR-GE’mizin önemli projelerinden biri makine UR-GE’miz. Bu fuarda hem Çin pazarını analiz etme hem de üretim teknolojileri hakkında bilgi edinme fırsatı bulduk. Çin, yüksek miktarda makine ithalatı yapan ve Amerika, Japonya, Almanya ile İtalya gibi güçlü rakiplerle rekabet ettiğimiz bir pazar. Biz de firmalarımızla birlikte bu pazarda yerimizi güçlendirmek adına sahada incelemeler gerçekleştirdik. Makine UR-GE’si olarak ilk kez Çin’e yönelik bir program düzenledik ve bu ziyaret tüm katılımcılar için oldukça verimli geçti. Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle yürüttüğümüz UR-GE projeleriyle üyelerimizin ihracat performansını artırırken yeni pazarlara açılmalarını da sağlıyoruz. Bu çalışmalarla hem sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artırmayı hem de Türkiye ihracatına katkı sunmayı hedefliyoruz" dedi. Çin pazarına yönelik UR-GE programı kapsamında savunma ve enerji alanında sektöre ve firmalarına neler katabileceklerini araştırmak amacıyla fuara katıldıklarını söyleyen UR-GE Üyesi Faruk Önal, "BTSO’nun düzenlediği UR-GE programları firmalar için son derece önemli ve faydalı. Mümkün oldukça tüm UR-GE organizasyonlarına katılarak farklı iş yapma biçimlerini ve yenilikleri yerinde görüyoruz. Elde ettiğimiz bu kazanımları Bursa’da firmamızda uygulayarak kendimizi geliştirmeye ve ihracatımıza katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bu projelerin hayata geçmesini sağlayan ve desteklerini esirgemeyen BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’a da teşekkür ediyorum" diye konuştu. BTSO’nun makine UR-GE kümelenmesi sayesinde dünyanın birçok pazarına ulaşabildiklerini söyleyen UR-GE Üyesi Emre Bahtiyar, "Gerçekten güzel bir organizasyon, hepimiz için verimli oldu. Şehrimiz makine sektöründe iyi bir konumda olsa da Çin, maliyetler ve yenilikler açısından ciddi bir rakibimiz. Özellikle yapay zekânın makinelere entegrasyonu konusunda önemli adımlar attıklarını görüyoruz. Biz de bu gelişmeleri yakından takip etmek ve bu alanlarda neler yapabileceğimizi öngörmek adına buradayız" şeklinde konuştu. BTSO 9.Meslek Komitesi Başkanı Tülay Kurtul, BTSO makine UR-GE projesi kapsamında geniş bir heyetle Çin’de düzenlenen ITES Fuarı’na katıldıklarını söyledi. Fuarda sergilenen yeni teknolojileri yerinde inceleyerek Türk sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik fırsatları değerlendirmek amacıyla bu organizasyonda yer aldıklarını söyleyen Kurtul, "Burada sektörümüz açısından neler yapabileceğimizi görmek ve gelişen teknolojileri yakından takip etmek için kapsamlı incelemelerde bulunuyoruz. Çin pazarına yönelik ilk kez gerçekleştirilen bu UR-GE programı, firmalarımız açısından önemli bir deneyim ve kazanım sağlıyor. Elde ettiğimiz bilgileri ve gözlemleri kendi üretim süreçlerimize yansıtarak daha rekabetçi bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu değerli organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. UR-GE Üyesi Mehmet Parladı ise, "Sektörün yönünü ve yeni teknolojileri yerinde görmek bizim için çok değerli. UR-GE projeleri firmalarımıza büyük katkılar sağlıyor" dedi.
Parkta toplanan bitki az kalsın faciaya yol açıyordu
05 Nisan 2026 Pazar - 10:43 Parkta toplanan bitki az kalsın faciaya yol açıyordu Bursa’da okul ödevi için parktan toplanan bitkiler arasında bulunan zehirli zakkum nedeniyle küçük bir çocuk zehirlenme tehlikesi geçirdi. Olay, merkez Osmangazi ilçesi Sırameşeler Mahallesi’nde bulunan Soylular Çocuk Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre Özkan Aynak, okul ödevi için çocuğuyla birlikte parka giderek çeşitli bitkiler topladı. Öğretmen tarafından verilen "parktan bitki toplayarak ağaç figürü oluşturma" ödevi kapsamında toplanan bitkiler arasında bulunan ve zehirli olduğu bilinmeyen zakkum çiçeği eve getirildi. Evde bulunan küçük yaştaki bebeğin bitkiyi ağzına götürdüğünü fark eden baba Özkan Aynak, duruma hemen müdahale ederek bitkiyi çocuğun ağzından aldı. Muhtemel bir zehirlenme ihtimaline karşı vakit kaybetmeden hastaneye giden aile, bitkinin zakkum olduğunu belirtince sağlık ekipleri hızlı şekilde müdahalede bulundu. Hastanede yapılan ilk müdahalede çocuğa damar yolu açılarak serum tedavisi uygulandığı, zehirlenme riskine karşı aktif kömür tedavisi yapıldığı öğrenildi. Doktorların muhtemel bir komplikasyona karşı yoğun bakım ünitesini de tedbir amaçlı hazır beklettiği belirtildi. Yaşadıkları korku dolu anları anlatan Özkan Aynak, çocuğunun büyük bir tehlike atlattığını belirterek park alanlarında bulunan zehirli bitkilere karşı önlem alınması çağrısında bulundu. "Başka çocuklar zarar görmesin diye konuşuyoruz" Olayı anlatan baba Özkan Aynak şunları söyledi: "Çocuğumuz bitkiyi ağzına götürdüğünde hemen fark edip müdahale ettik. Hastaneye gittiğimizde bitkinin zakkum olduğunu söyleyince hemen tedaviye başladılar. Yoğun bakımın hazırlandığını duyunca büyük korku yaşadık. Çok şükür şu an durumu iyi. Ancak bu durum herkesin başına gelebilir. Parklarda çocukların ulaşabileceği zehirli bitkiler bulunuyor. Başka aileler aynı korkuyu yaşamasın diye bunu duyurmak istedik." Uzmanlardan zakkum uyarısı Uzmanlar, zakkum bitkisinin çiçekleri, yaprakları ve dalları dahil olmak üzere tüm parçalarının zehirli olduğunu, özellikle küçük çocuklar için ciddi risk oluşturduğunu belirtiyor. Uzmanlar ayrıca bu tür durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini vurguluyor. Yaşanan olay sonrası park alanlarında bulunan bitkilerin güvenliği konusu yeniden gündeme gelirken, yetkililerin konu ile ilgili bir çalışma yapıp yapmayacağı merak konusu oldu.
Bahar aylarında bu hastalıklar peşinizi bırakmayabilir
05 Nisan 2026 Pazar - 09:56 Bahar aylarında bu hastalıklar peşinizi bırakmayabilir Mevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişimleri, birçok hastalık gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına da zemin hazırladığını belirten uzmanlar, bazı konularda uyarılarda bulundu. Üst solunum yolları enfeksiyonları, doktora başvurmanın önde gelen sebepleri arasında yer aldığını ifade eden uzmanlar, zayıflayan bağışıklık sistemiyle birlikte vücut direncinin düşmesi, bu dönemlerde üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanmasına sebep olduğunu söyledi. Üst solunum yolu enfeksiyonları, dünyada en çok görülen ve en fazla iş gücü kaybına neden olan hastalıkların başında geldiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, "Üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olan faktörler virüslerdir. Virüslerin zayıf düşürdüğü bireylerde diğer bakteriyel enfeksiyonlar da görülebilir. En çok bilinen üst solunum yolu enfeksiyonları nezle ve grip olmakla birlikte, bu hastalıklar sinüzit, tonsillit (bademcik iltihabı), orta kulak iltihabı ve larenjite neden olabilir" dedi. Üst solunum yolu enfeksiyonuna yatkınlığı artıran faktörleri anlatan Op. Dr. İdil Öztürk, "Alerjik bünyeye sahip olma, burun kemiği eğriliği veya konka büyüklüğü gibi anatomik sorunlar nedeniyle ağızdan nefes alıp verme, sigara içme, düzensiz beslenme gibi faktörler riski artırabilir. Bu hastalıklar daha çok mevsim geçişlerinde ve kalabalık ortamlarda sık görülür. Damlacık enfeksiyonu biçiminde ortaya çıkar, yani yakın mesafeden konuşma, öpme, öksürme sonucunda bulaşırlar. Bulunulan ortamda havalandırmanın yetersiz olması da bulaşmalarını kolaylaştırır. Virüs, bulaşı olan yüzeylere temas sonrası ellerin yıkanmaması ile de bulaşır. Gereksiz antibiyotik kullanımını önlemek amacıyla üst solunum yolu enfeksiyonlarının tanısında viral hastalık farklarının bulunması gerekir" diye konuştu. Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, erişkinlerde sıkça görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarını şöyle sıraladı: "Nezle birden çok virüsün yol açtığı, kişiden kişiye bulaşan, üst solunum yollarını tutan hafif seyirli bir hastalıktır. Üşütme, soğuk algınlığı olarak da bilinir. Soğuk mevsimlerde daha sıktır. Sigara içenlerde daha sık görülmez fakat ağır seyreder. Bir insan, ömrü boyunca yaklaşık olarak 300 defa nezle olur. 5 yaşın altındaki çocuklar yılda ortalama 8-10 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirir. Klinik belirtiler genellikle hafiftir. Hafif ateş, burun akıntısı, hapşurma bazen öksürük, en sık rastlanan belirtilerdir. Özel bir tedavisi yoktur. Komplikasyon gelişmezse hastalık kendini sınırlar ve ortalama bir hafta sürer. Antibiyotik kullanımı gereksizdir. Burunu açmak için okyanus suyu içeren spreyler, bazen ateş düşürücü-ağrı kesiciler, destekleyici tedavi olarak uygulanır. Hastayı izleyen doktor ikincil bakteri enfeksiyonu eklendiğini görürse antibiyotik başlayabilir." İnfluenza virüslerinin yol açtığı üst solunum yolu enfeksiyonu olduğunu belirten Öztürk, "Virüsün 3 tipi vardır. Tip A insanlar, domuzlar ve kümes hayvanlarında, Tip B sadece insanlarda hastalık yapar. Tip C ise insanlarda çok hafif belirtilere yol açar. Sıklıkla ani başlayan yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı, baş ve kas ağrıları, bitkinlik, burun akıntısı veya tıkanıklığı ile kendini gösterir. Ateş genellikle 5 gün ya da 1 hafta sürer. Tanıda grip benzeri hastalık belirtileri olan ve bu şikâyetlerden herhangi biri ile başvuran olgulardan boğaz, burun ya da geniz sürüntüsü alınarak yapılan hızlı tarama testleri kullanılabilir. Tedavide dinlenme çok önemlidir. Ateş düşürücüler, bol sıvı tüketimi ve iyi beslenme önemlidir. Viral bir hastalık olduğu için antibiyotik verilmez ancak orta kulak iltihabı, sinüzit, zatürre gibi ikincil enfeksiyon, komplikasyon olarak eklenmiş ise antibiyotik kullanılır. Tedavi için bazı antiviral ilaçlar kullanılabilir ancak etki için tedaviye hızlı başlanması gerekir ve hastalığın seyrini ancak 1-2 gün kısaltır. Bu yüzden ilaç kullanımı daha ciddi enfeksiyonlar açısından risk taşıyan çocuklar veya hastaneye yatırılması gereken vakalar için önerilmektedir. Grip, bazı insanlar için daha tehlikelidir. Bebekler ve küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerinde olanlar, gebeler, bazı hastalıklara sahip kişiler ve bağışıklık sistemi zayıflamış olanlar en yüksek risk altındadır. Gripten korunmanın en etkin yolu, grip aşısıdır. Dünya Sağlık Örgütü 6 aydan büyük tüm çocuklar ve erişkinlere her yıl aşı uygulanmasını önermektedir. İki tip aşı mevcuttur. İlki 6 aylıktan büyük herkese uygulanabilen ölü virüs içeren aşıdır. İkincisi burun spreyi olarak uygulanan canlı zayıflatılmış grip aşısıdır, bu aşı 5-49 yaş arası sağlıklı, ek kronik hastalığı bulunmayan bireylere uygulanmak üzere onay almıştır. 6 ay- 9 yaş arası küçük çocuklarda yüksek düzeyde yeterli cevap oluşması için, aşının bir ay ara ile iki doz yapılması önerilmektedir. Çocuklarda ve yüksek risk grubunda özelikle aşı uygulanması önerilmektedir" diye konuştu. AkutFarenjit ve tonsilit, yutak ve bademciklerin ani başlayan enfeksiyonu olduğunu belirten Öztürk şöyle devam etti; "Virüs veya bakteriyel kaynaklı olabileceği için etkene göre tedavi metodu değişiklik gösterir. Belirtileri yüksek ateş, boğaz ağrısı-yutkunma zorluğu, halsizlik-kırgınlık, baş-eklem-kas ağrıları, öksürük ve bazen de boyunda lenf bezlerinin şişmesidir. Bronşit ve zatürre önemli komplikasyonlardandır. Bakteriyel sebeplerle oluşan farenjitte hastalık daha ağır seyreder. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar incelemeleri ( boğazdan alınan örnek ile hızlı antijen tarama testi) sonucu etkenin bakteri olduğu düşünülürse uygun antibiyotik tedavisi başlanmalıdır. Orta kulak iltihabı ise çocuklarda orta kulak enfeksiyonu daha sık görülür. Sıklıkla nezle, grip gibi enfeksiyonları takiben gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyon şeklindedir. En sık 6-18 ay asındaki çocukları etkiler. 6 yaşından sonra hastalık sıklığında bariz azalma görülür. Çocukta huzursuzluk, sık ağlama ve kulaklarını tutma gibi belirtiler olur. Genellikle bakteriyeldir ve doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi gerekebilir. Akut sinüzit, yüz kemiklerinin içerisinde sinüs adı verilen hava boşluklarının iltihabına sinüzit adı verilir. Yine sıklıkla viral üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben gelişir. Vira enfeksiyonlardan sonra 7-10 günde tam iyileşme beklenirken genellikle burun doluluğu ve öksürük artışı olur. Büyük çocuklar ve erişkinlerde baş ve yüz ağrıları görülebilir. Antibiyotik tedavisi gerekebilir. Op. Dr. İdil Öztürk, söz konusu bu üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için hijyene ve el yıkamaya özen gösterilmesi, kalabalık ortamlardan uzak durulması, kalabalık ortamların sık sık havalandırılması, hasta kişilere mümkünse maske taktırılması ve fazla yaklaştırılmaması, yaşa uygun ve dengeli beslenilmesi, mevsime uygun giyinilmesi gerekir."