Yerel Haberler
Bursa
27 Şubat 2026 Cuma - 11:19 Başkan Bozbey, Bursa gönüllüleri ile buluştu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği iftar programında ‘Bursa Gönüllüleri’ ile bir araya gelen Başkan Mustafa Bozbey, hayal ettikleri Bursa’yı hep birlikte inşa ettiklerini söyledi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde samimi bir ortamda gerçekleşen buluşmada konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ramazan ayının huzur ve bereketini Bursa’ya gönül veren vatandaşlarla paylaşmanın mutluluğu içerisinde olduğunu, Bursa Gönüllüleri ile birlikte hayal ettikleri kenti el ele, gönül gönüle ve omuz omuza inşa etmek için kararlılıkla çalıştıklarını söyledi. Ortak akıl, şeffaf yönetim, eşit söz hakkı ve Bursa sevgisiyle birlikte üretmeye, güçlü adımlarla geleceğe yürümeye devam edeceklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Desteklerinizle tüm hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyorum. Tüm sorunları hep birlikte çözme konusunda irademizi ortaya koyacağız. Ekonomik olarak zor günler geçiriyoruz. Bu süreçte sosyal desteklerimizi sürdürüyoruz. Bu destekleri İçişleri Bakanlığı’nın belirlediği kriterler çerçevesinde veriyoruz. Gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmak istiyoruz" dedi. Bursa için mücadele eden Bursa Gönüllüleri’ne büyük değer verdiklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın daha yaşanabilir bir kent olması için hassasiyet gösteren herkese teşekkür etti. Gösterilen özveri sayesinde Bursa’nın turizmden akıllı kent uygulamalarına kadar her alanda Türkiye’ye ilham verdiğini ve örnek olduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Sivil toplum kuruluşları ve paydaşlarımızla iş birliği içerisinde yürüttüğümüz çalışmaların, kentimiz için ne kadar değerli olduğunu biliyoruz. Bizler eşit, adil ve hesap verebilen bir kurum oluşturuyoruz. Oluşturduğumuz yönetim modeli, Bursa’nın ileride de bu anlayışla yönetilmesini sağlayacak. Bursa Gönüllüleri’ni, kentin geleceğini şekillendirecek ve Bursa’nın geleceğine damga vuracak bir grup olarak görüyorum. Katkılarınızın Bursa’ya değer katacağına inanıyorum. Hayırlı Ramazanlar diliyorum" diye konuştu. Bursa Gönülleri Sorumlusu Batuhan Dinç ise kent için yaptıkları çalışmaları anlatarak, her zaman kendilerine destek olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:11 Sessiz tehlike: "Osteoporoz" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Merve Dede Akpınar, kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, özellikle kadınlarda menopoz sonrası dönemde yaygınlaştığını belirterek, hastalığın genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve bu yüzden ’sessiz hastalık’ olarak tanımlandığını söyledi. Kemik yoğunluğunun azalmasıyla birlikte kemiklerin kırılgan hale gelmesine yol açan osteoporozun, uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerlediğini ifade eden BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Merve Dede Akpınar, hastaların genelinin ilk kırık yaşanana kadar hastalığının farkında olmadığını söyleyerek, "Özellikle 50 yaş üzeri kadınlarda görülen ani boy kısalması, kamburlaşma ya da sırtta oluşan sürekli ağrılar, osteoporozun ilk sinyalleri olabilir. Ancak çoğu zaman bu belirtiler yaşlılığa bağlanarak göz ardı edilir. Oysa erken dönemde yapılacak kemik yoğunluğu ölçümleri, hastalığın ilerlemesini durdurmak için çok değerlidir" ifadelerini kullandı. Osteoporozun en büyük riskinin kemik kırıkları olduğuna dikkat çeken Dr. Akpınar, "Kalça, omurga ve bilek kırıkları, osteoporozun en yaygın ve en ciddi sonuçlarıdır. Bu tür kırıklar yaşlı bireylerin hareket kabiliyetini kısıtlar, bağımsızlığını kaybetmesine hatta yatağa bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Bazı durumlarda kırıklar yaşamı tehdit edecek komplikasyonlara yol açabilir" diye konuştu. Bu nedenle özellikle risk grubunda olan kadınların, menopoz sonrası düzenli olarak kemik taramalarını yaptırması gerektiğini belirtti. Osteoporozun önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Merve Dede Akpınar, şu önerilerde bulundu: "Yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkol gibi kemik sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklardan uzak durmak çok önemlidir. Yük taşıyan egzersizler, yürüyüş, pilates veya dans gibi aktiviteler kemik yoğunluğunu korumada etkilidir. Ayrıca bazı kronik hastalıklar ve uzun süreli kortizon kullanımı da osteoporoz riskini artırabilir, bu nedenle bu tür durumlarda hekim kontrolü daha da önem kazanır." "Osteoporoz sadece yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir" diyen Dr. Akpınar, sözlerini şöyle tamamladı: "Her kemik ağrısı yaşlılıktan kaynaklanmaz. Osteoporozla ilgili belirtiler fark edildiğinde geç kalmadan doktora başvurmak gerekir. Erken tanı ve düzenli takip ile osteoporozun ilerlemesi yavaşlatılabilir, kırık riski önemli ölçüde azaltılabilir. Sağlıklı ve aktif bir yaşlılık için kemik sağlığımızı ciddiye almalıyız. Kemiklerinizi ihmal etmeyin, sessizce gelen bu tehlikeye karşı harekete geçin."
İnegöl’ün en özel başkanı
08 Şubat 2026 Pazar - 10:17 İnegöl’ün en özel başkanı Bursa’nın İnegöl ilçesi Belediyesinin "+1 Başkanı" down sendromlu Can Ahmet Haymana, belediye personelinin gözdesi oldu. 3 yıldır görev alan Haymana, belediye müdürlüklerinin yanı sıra esnafları da denetliyor. Bursa’nın İnegöl ilçesinde down sendromlu 29 yaşındaki Can Ahmet Haymana, 3 yıl önce belediyenin sosyal sorumluluk projesi kapsamında Belediye Başkanı Alper Taban’ın makamının yanında oluşturulan "Başkan +1" ofisinde görevler üstleniyor. Hafta içi her gün takım elbisesini giyip belediyeye gelerek sorumluluk ve misyon üstlenen Haymana, toplantılara katılmasının yanı sıra esnafları da denetliyor. Belediye personeline moral veren Haymana, personeller tarafından çok seviliyor. Can Ahmet Haymana, "Belediye Başkanımız Alper Taban’ı çok seviyorum, o da beni seviyor. Herkese hizmet için çalışıyoruz. İnegöl Belediyesinde 3 yıldır çalışıyorum." dedi. Belediye Başkanı Alper Taban ise, "Can Ahmet İnegöl Belediyesi personelimiz kendisi, sağ olsun İnegöl belediye başkanı olmayla ilgili talebini bizlere iletmişti. Bize sağ olsun ailesiyle görüştük, o görüşme neticesinde de İnegöl Belediyesi’ne her gün düzenli olarak gelmesini sağladık. Tüm ekip arkadaşlarımızla uyumlu çalışıyor, ahenkli çalışıyor. Kendisi tabi özellikle ilk geldiği zamanda bizde merak içindeydik. Acaba bir uyum olacak mı ya da bizim bir faydamız olacak mı? Ya da onda bir gelişme olacak mı gibi. Birbirimizi gözlemledik ve bugün itibarıyla çok mutluyum yaklaşık 3 yıl oldu. Çok projeler yapıyoruz tabi ama bu bizim için en anlamlısı oldu diyebilirim. Her gün düzenli bir şekilde takım elbisesini giyiyor, hazırlığını yapıyor. Belediyemize geliyor, arkadaşlarımızla gördükleriyle selamlaşıyor. Yani bizden bir farkı yok ve günün sonunda bize de ciddi anlamda bir görev insanı olduğunu hissettirdi. İşte ne görev verilirse yerine getiriyor. İlk önce tabi onu biraz daha özel kalem gibi değerlendirmiştik kurumumuzda sonrasında da artı bir başkan olarak görevlendirmiş olduk. Sağ olsun o da bunun hakkını vererek o bilinçle, o gayretle çalışmaya devam ediyor. Can Ahmet’i çok seviyoruz, çok değer veriyoruz. Bizim kıymetlimiz. İnşallah o kendisi istediği sürece bu ilişkiyi karşılıklı götüreceğiz." ifadelerini kullandı.
Sultan Dağları’ndaki kar Eber Gölü ve kiraza umut oldu
08 Şubat 2026 Pazar - 10:13 Sultan Dağları’ndaki kar Eber Gölü ve kiraza umut oldu Afyonkarahisar’ın Çay ilçesinden Konya’nın Akşehir ilçesine ve Isparta’ya kadar uzanan Sultan Dağları’ndaki beyaz örtü, kuraklık nedeniyle kuruma riski bulunan Eber Gölü ve bölgedeki kiraz üreticilerine umut oldu. Efsanelere de konu olan, Yeşilçiftlik beldesi ya da Doğancık köyünden bir gelinin dağa kaçmasından ve orada ölmesinden sonra efsaneleşen 100 kilometre uzunluğundaki Sultan Dağları’nın en yüksek zirvesi 2610 rakımlı olan Gelincik Kaya Tepesi... Bunu 2519 metre rakımlı Toprak Tepe ve 2063 rakımlı Kırkkaya Tepe izliyor. Çay, Sultandağı ve Akşehir ilçeleri boyunca uzanan Sultan Dağları, bu yıl ülkenin birçok bölümünde etkili olan yağıştan nasibini aldı. Son yıllarda rastlanmayan ölçüde karla kaplanan ve beyaz örtüsüyle büyüleyen Sultan Dağları’ndaki yüklü kar, kuraklık nedeniye kuruma riski bulunan Eber Gölü ve bölgedeki kiraz, vişne, elma ve diğer tarım ürünlerini üreten çiftçilere umut oldu. Halen devam eden yağmurların etkisiyle canlanma görülen Eber Gölü’ndeki su miktarının, karların erimesiyle ilkbaharda göle gelecek suyla birlikte daha da artması bekleniyor. Son yıllarda kuraklık nedeniyle kuruma riski taşıyan ve alınan birçok önleme rağmen ciddi bir iyileşme görülmeyen göldeki bu durum, meyve üretimi açısından önem taşıyor. Akşehir ve Eber Gölü havzasında yetiştirilen, onlarca ülkeye ihraç edilen dünyanın en kaliteli kiraz ve vişnesi, bölge tarımı ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Göllerin yok olması, bölge iklimini bozacağından ve ürün kalitesini etkiyeceğinden özellikle Eber Gölü’nün korunması ve kurtarılması, hem kırsal yaşam, hem çiftçi refahı hem de milyonlarca dolar döviz girdisi sağladığı için ülke ekonomosi açısından büyük önem taşıyor. Bu çerçevede, Eber Gölü’ne gelecek her damlanın büyük önemi varken Sultan Dağları’ndaki kar yükü yüzleri güldürüyor. Bölgede dron çekimleri yapan Ali Çetinkaya da Sultan Dağları’nın zirvesini, karla beyaza bürünen ormanlık alanlarını havadan görüntüledi.
Sultan Dağları’ndaki kar Eber Gölü ve kiraza umut oldu
08 Şubat 2026 Pazar - 10:10 Sultan Dağları’ndaki kar Eber Gölü ve kiraza umut oldu Afyonkarahisar’ın Çay ilçesinden Konya’nın Akşehir ilçesine ve Isparta’ya kadar uzanan Sultan Dağları’ndaki beyaz örtü, kuraklık nedeniyle kuruma riski bulunan Eber Gölü ve bölgedeki kiraz üreticilerine umut oldu. Efsanelere de konu olan, Yeşilçiftlik beldesi ya da Doğancık köyünden bir gelinin dağa kaçmasından ve orada ölmesinden sonra efsaneleşen 100 kilometre uzunluğundaki Sultan Dağları’nın en yüksek zirvesi 2610 rakımlı olan Gelincik Kaya Tepesi... Bunu 2519 metre rakımlı Toprak Tepe ve 2063 rakımlı Kırkkaya Tepe izliyor. Çay, Sultandağı ve Akşehir ilçeleri boyunca uzanan Sultan Dağları, bu yıl ülkenin birçok bölümünde etkili olan yağıştan nasibini aldı. Son yıllarda rastlanmayan ölçüde karla kaplanan ve beyaz örtüsüyle büyüleyen Sultan Dağları’ndaki yüklü kar, kuraklık nedeniye kuruma riski bulunan Eber Gölü ve bölgedeki kiraz, vişne, elma ve diğer tarım ürünlerini üreten çiftçilere umut oldu. Halen devam eden yağmurların etkisiyle canlanma görülen Eber Gölü’ndeki su miktarının, karların erimesiyle ilkbaharda göle gelecek suyla birlikte daha da artması bekleniyor. Son yıllarda kuraklık nedeniyle kuruma riski taşıyan ve alınan birçok önleme rağmen ciddi bir iyileşme görülmeyen göldeki bu durum, meyve üretimi açısından önem taşıyor. Akşehir ve Eber Gölü havzasında yetiştirilen, onlarca ülkeye ihraç edilen dünyanın en kaliteli kiraz ve vişnesi, bölge tarımı ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Göllerin yok olması, bölge iklimini bozacağından ve ürün kalitesini etkiyeceğinden özellikle Eber Gölü’nün korunması ve kurtarılması, hem kırsal yaşam, hem çiftçi refahı hem de milyonlarca dolar döviz girdisi sağladığı için ülke ekonomosi açısından büyük önem taşıyor. Bu çerçevede, Eber Gölü’ne gelecek her damlanın büyük önemi varken Sultan Dağları’ndaki kar yükü yüzleri güldürüyor. Bölgede drone çekimleri yapan Ali Çetinkaya da Sultan Dağları’nın zirvesini, karla beyaza bürünen ormanlık alanlarını havadan görüntüledi. (ZA-İHS)
Akciğer sağlığı için önemli 10 gıda
08 Şubat 2026 Pazar - 09:40 Akciğer sağlığı için önemli 10 gıda Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, insan vücudunun yiyecekleri yakıt olarak kullandığını ifade ederek akciğer sağlığı için taze sebze ve meyve yemenin önemli olduğunu söyledi. İnsan vücudunun yiyecekleri yakıt olarak kullandığını ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, "Gıdaların vücutta yakıta dönüştürülmesi sürecine metabolizma denir. Oksijenle beraber işlenen gıdaların doğru metabolize olması için sağlıklı solunum sistemine ihtiyacı vardır. Sağlıklı ve çeşitli seçilen besinler ile oluşturulan dengeli bir beslenme planı sağlıklı nefes almayı ve akciğer sağlığını korumayı destekler. Karbonhidratlar metabolize olurken daha çok, yağlar ise daha az karbondioksit üretirler. Bu sebeple solunum sıkıntısı yaşayan kişilerin daha düşük karbonhidratlı ve daha yüksek yağlı diyet uygulamaları daha rahat nefes almalarını sağlar. Akciğer sağlığını korumak için, taze meyve sebze tüketimi, antioksidanlardan zengin vitamin-mineral alımı, yeterince sıvı tüketimi ile ideal kilonun korunması önemlidir" diye konuştu. Medicana Bursa Hastanesi Diyetisyen Hande Güngör, akciğer sağlığı için 10 besin grubunu şöyle sıraladı; "Lif bakımından zengin olan arpa, yulaf ve mercimek gibi gıdalar, B vitamini, magnezyum, selenyum ihtiva eder. Bu gıdalar akciğer sağlığını destekler. Taze sebzeler, yüksek lif ve flavanoid içeriği sayesinde akciğer fonksiyonunu iyileştiren pancar, biber, kabak, domates, kırmızı lahana, pazı gibi besinlerin aynı zamanda KOAH ve akciğer kanseri riskini azalttığı tespit edilmiştir. Taze meyveler, özellikle elma, yaban mersini gibi yüksek antosiyanin ile akciğerlerin oksidatif hasardan korunmasına katkı sağlar. Fonksiyonel gıdalar, yüksek antioksidan, antiinflamatuar içerikleri ile zerdeçal, yeşil çay, kahve ve kakao gibi gıdalar damar sağlığına katkıda bulunarak akciğer fonksiyonları üzerinde olumlu etki gösterir. Omega-3 kaynağı besinler, hamsi, sardalya, deniz somonu gibi besinlerin kaynakları olan omega-3 ün yeterli alımı, hava yolu damar geçirgenliğini arttırarak akciğer sağlığını korur. Kuruyemişler, özellikle selenyumun en zengin kaynaklarından olan brezilya cevizi, yüksek antioksidan içeriğiyle solunum ve vücut direnci fonksiyonlarını iyileştirici etki gösterdiği bilinmektedir. Yoğurt, kalsiyum, fosfor ve selenyum açısından zengin olması sebebiyle KOAH riskini azalttığı tespit edilmiştir. Zeytinyağı, yüksek polifenol içeriği ile akciğer fonksiyonlarının bozulmasıyla seyreden solunum hastalıklarına karşı koruyucu olduğu ifade edilmiştir. Antioksidan yönünden zengin vitaminler ve mineraller, yüksek antioksidan etki gösteren C ve E vitaminin yeterli alımı akciğer fonksiyonunu destekler. Su, akciğer fonksiyonlarının sürdürülmesi için önemli bileşenlerden olan mukus yapısının korunması için yeterli miktarda su gerekir. Kilo başına 30-33 miligram su tüketimi kişinin günlük sıvı ihtiyacını karşılamasını sağlar. İdeal kiloyu koruyarak dengeli ve yeterli bir beslenme planı uygulayan kişilerin hastalık riski azalır, enfeksiyonlara karşı direnci artar, vücut direnci sistemi güçlenir."