Yerel Haberler
Bursa
01 Mart 2026 Pazar - 15:01 Bursa, sürdürülebilir turizm modeliyle ITB Berlin’de Bursa’nın turizmden hak ettiği payı alabilmesi ve dünyanın önemli destinasyonları arasında yer alması için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, 3-5 Mart tarihlerinde düzenlenecek ITB Berlin Turizm Fuarı’na sürdürülebilir turizmi merkeze alan güçlü bir vizyonla katılıyor. Bursa’yı yalnızca bugünün değil, geleceğin de güçlü turizm destinasyonları arasına taşımayı hedefleyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, uluslararası alandaki tanıtım çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in liderliğindeki heyet, 3-5 Mart tarihlerinde ITB Berlin Turizm Fuarı’na Bursa’nın ‘Her Gülümseme Bir Hikâye Anlatır’ kampanyasıyla katılarak turizmin sahadaki gerçek etkisini ortaya koyacak. Kadın üreticilerden zanaatkârlara, kooperatiflerden geleneksel sanat temsilcilerine kadar uzanan bir yerel üretim ekosistemini görünür kılan kampanya, turizmin yalnızca ziyaretçi ve geceleme sayılarıyla değil; gelir, istihdam, kadın emeğinin güçlenmesi ve kültürel mirasın sürdürülebilirliği üzerinden değerlendirilmesi gerektiği de vurguluyor. Turizmde kadın odaklı dönüşüm Bursa’nın dönüşümü tabandan başlatmayı esas alan sürdürülebilir turizm modeli, ilk adımını kadın kooperatifleri ve kadın dernekleriyle attı. Kadın hakları konusundaki duyarlılığıyla sürece gönüllü liderlik eden Seden Bozbey’in katkılarıyla, kadınların ekonomik hayata katılımı ve yerel üretimin güçlendirilmesi turizm politikalarının temel bileşeni haline geldi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda öne çıkan kadın örgütlerinin temsilcileri, ITB Berlin’de Bursa delegasyonunun bir parçası olarak yer alacak. Katılım, yerel üreticilerin uluslararası platformda doğrudan temsil edilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Seden Bozbey ayrıca Green Destinations tarafından düzenlenen Good Travel etkinliğinde sahne alarak Bursa’nın Yeşil Bursa vizyonunun kadın emeğiyle şekillenen yüzünü uluslararası paydaşların gündemine taşıyacak. Uluslararası standartlara yerel marka Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) üyesi olan Bursa, turizmi çevresel, kültürel ve sosyo-ekonomik boyutlarıyla bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Büyükşehir Belediyesi, uluslararası kriterlerle uyumlu, ancak yerel kimliğe dayalı kendi sürdürülebilir turizm modelini oluşturma çalışmalarını sürdürüyor. Modelin temel hedefi, turizmin oluşturduğu değerin kent içinde kalmasını sağlamak; yerel üretim zincirlerini güçlendirmek ve turizm gelirini daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmek. İstanbul’a yakınlık stratejik avantaja dönüşüyor Bursa, İstanbul’a olan coğrafi yakınlığını yeni bir stratejiyle yeniden konumlandırıyor. Günübirlik ziyaret algısının ötesine geçilerek; deneyim odaklı, yerel üretim süreçlerine temas eden ve ziyaret süresini uzatmayı hedefleyen bir turizm modeli geliştiriliyor. Hızlı tüketilen bir destinasyon değil; yerel bağ kurulan, ekonomik ve kültürel değerin paylaşıldığı bir destinasyon profili oluşturmak amaçlanıyor. Termal turizmde yatırım vizyonu ITB Berlin programı kapsamında Bursa ayrıca Avrupa’daki termal destinasyonların geleceğinin ve yatırım perspektiflerinin ele alınacağı bir panelde yer alacak. Oturumda termal turizm alanındaki kamu ve özel sektör yatırımları, yenileme projeleri, yeni tesisleşme süreçleri ve destinasyonların uzun vadeli gelişim stratejileri değerlendirilecek. Panele katılım öncesinde Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentteki termal turizm sektörü temsilcileriyle kapsamlı bir istişare süreci yürüttü. Otel yatırımcıları, tesis işletmecileri ve ilgili paydaşlarla gerçekleştirilen görüşmelerde Bursa’nın mevcut kapasitesi, planlanan yatırımlar ve termal turizmin geleceğine yönelik beklentiler ele alındı. Böylece uluslararası platformda yapılacak sunum ve değerlendirmelerin, sahadaki gerçek ihtiyaç ve hedeflerle uyumlu olması sağlandı. Turizm Bursa için bir kalkınma stratejisi Turizmi yalnızca ekonomik büyüme aracı olarak görmeyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, yerel üretimi destekleyen, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendiren, kültürel mirası koruyan ve sosyal kapsayıcılığı artıran bir kalkınma stratejisi olarak ele alıyor. ITB Berlin’de paylaşılacak model, Bursa’nın turizmi yalnızca ziyaretçi sayıları üzerinden değil; sosyal etki, ekonomik adalet ve kültürel süreklilik perspektifiyle yeniden tanımladığını ortaya koyuyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir turizmi bir proje değil, uzun vadeli bir yönetişim modeli olarak konumlandırıyor.
01 Mart 2026 Pazar - 15:00 BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı: "Mazlumun yanında, zalimlerin karşısındayız" Alperen Ocakları Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programı, siyaset ve sivil toplum dünyasını bir araya getirdi. Bursa’nın merkez Yıldırım ilçesinde bulunan bir düğün salonunda gerçekleştirilen programa yoğun katılım sağlandı. İftar programında, merhum şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu dualarla anılırken, Yazıcıoğlu’nun hafızalara kazınan "Sivas benim kara sevdam" sözü de katılımcılar tarafından yad edildi. Programda konuşan Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhuna vurgu yaptı. Alfatlı konuşmasında, "Rabbim yapmış olduğumuz ibadetleri, tuttuğumuz oruçları ve verdiğimiz sadakaları kabul etsin. Aziz milletimizi nice Ramazanlara sağlıkla, birlik ve beraberlik içinde ulaştırsın" ifadelerini kullandı. "28 Şubat’ta dik duran bir liderimiz vardı" Konuşmasında 28 Şubat sürecine de değinen Alfatlı, o dönemde yaşanan baskılara dikkat çekerek, "28 Şubat’ta herkesin sindiği, korktuğu bir dönemde, şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu dik duruş sergilemiş, darbecilere karşı milletin onurunu savunmuştur" dedi. Alfatlı, Yazıcıoğlu’nun ‘millete namlu çeviren hiçbir güce boyun eğmem’ sözlerini hatırlatarak, tüm şehitleri rahmetle andı. "Mazlumun yanında, zalimlerin karşısındayız" Alfatlı, konuşmasında Gazze ve Orta Doğu’da yaşanan insanlık dramına da değinerek,"Büyük Birlik Partisi ve Alperenler olarak her türlü zulmün karşısında, mazlumun yanındayız. Zalim kim olursa olsun, karşısında durmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Alfatlı, birlik ve beraberliğin hiçbir güç tarafından bozulamayacağını vurgulayarak, tek vatan, tek bayrak ve tek devlet mesajı verdi. İftar programına; Alican Kocaman, Alperen Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Alfatlı, BBP Bursa İl Başkanı Oğuz Han, BBP ilçe başkanları, İnegöl Belediyesi Başkan Yardımcısı Metin Özer, Tan Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Erten Kayan, Bursa İl Başkanı Yakup Emre Taş, Bursa Sivaslılar Derneği eski Başkanı Memiş Aman, dernek üyeleri, Osmanlı Yörükleri Derneği yöneticileri, çok sayıda STK temsilcisi, mahalle muhtarları ve vatandaşlar katıldı. "Kardeşliğimizi ve birlik ruhumuzu tazeledik" Program sonunda Alperen Ocakları Bursa İl Başkanlığı yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "Bu mübarek Ramazan akşamında aynı sofrada buluşmanın, aynı duaya amin demenin huzurunu yaşadık. Bugün sadece bir iftar değil, kardeşliğimizi ve birlik ruhumuzu pekiştirdik" denildi. Yetkililer, programa katkı sunan ve katılım sağlayan herkese teşekkür ederek, Ramazan ayının millet ve ülke için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
01 Mart 2026 Pazar - 14:49 28 Şubat zulmü unutulmadı Yıldırım Belediyesi, 28 Şubat Post-Modern Darbesi’nin yıl dönümünde anlamlı bir kültür etkinliğine imza attı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde sahnelenen ve Yıldırımlıların yoğun ilgi gösterdiği ‘Karanlıkta Açan Çiçekler’ tiyatro oyunundan o dönemde yaşanan dramlara ve toplumsal hafızada derin izler bırakan olaylara ışık tutuldu. Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak 28 Şubat sürecine uzanan geniş bir zaman dilimini ele alan oyun, özellikle mütedeyyin ve muhafazakâr kesimin maruz kaldığı baskıları sahneye taşıdı. Akademisyen Ahmet Bey ve ailesi etrafında gelişen olaylar üzerinden kurgulanan oyunda; temel hak ve hürriyetler kapsamında eğitim, sağlık ve memuriyet haklarının nasıl sınırlandırıldığı, kamu görevlerinden uzaklaştırmalar ve toplumsal baskılar çarpıcı bir şekilde gözler önüne serildi. Bir ailenin yaşadığı dramatik dönüşüm üzerinden dönemin sindirme politikalarını aktaran eser, izleyicilere hem tarihî bir perspektif sundu hem de toplumsal hafızanın canlı tutulmasının önemini hatırlattı. Demokrasimizin kara lekesi 28 Şubat’ın Türk Demokrasi Tarihi’nin en en karanlık sayfalarından birisi olduğuna işaret eden Yıldırım Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "28 Şubat süreci, milletimize, inanç ve değerleri üzerinden büyük mağduriyetlerin yaşatıldığı demokrasiyle, insanlıkla uzlaşmayacak uygulamaların yaşandığı bir dönem oldu. Eğitim hakkından çalışma hakkına kadar temel özgürlüklerin kısıtlandığı bu süreçte birçok aile derin yaralar aldı. ‘Karanlıkta Açan Çiçekler’ oyunu ile hem o günleri unutmamak hem de özellikle genç nesillere bu tarihi doğru şekilde aktarmak istedik. Demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı.
Sessiz ve sinsi tehlike: Diyabetik ayak uzuv kaybına yol açabiliyor
28 Ocak 2026 Çarşamba - 18:32 Sessiz ve sinsi tehlike: Diyabetik ayak uzuv kaybına yol açabiliyor Nev Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Bangin Bekir Candan, diyabet hastalarında ayak sağlığının hayati önem taşıdığını belirterek, küçük ihmallerin bile diyabetik ayak nedeniyle uzuv kaybına kadar gidebilen ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Diyabetik ayağın çoğu zaman basit bir ihmal sonucu ortaya çıktığını ifade eden Op. Dr. Candan, doğru bilgilendirme ve düzenli bakım ile bu tablonun büyük oranda önlenebileceğini söyledi. "Diyabet sadece kan şekeri yüksekliği değildir" Diyabetin yalnızca kan şekeri yüksekliğiyle sınırlı bir hastalık olmadığını vurgulayan Op. Dr. Bangin Bekir Candan, uzun süre kontrol altına alınamayan diyabetin damarları ve sinirleri olumsuz etkilediğini ifade etti. Bu durumun özellikle ayaklarda ciddi problemlere yol açtığını belirten Candan, diyabetik ayağın bu sürecin en ağır sonuçlarından biri olduğunu dile getirdi. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin diyabetik ayak nedeniyle uzuv kaybı yaşadığını hatırlatan Candan, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her 30 saniyede bir kişinin diyabete bağlı komplikasyonlar nedeniyle ayağını kaybettiğini söyledi. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 10 bin kişinin diyabete bağlı nedenlerle uzuv kaybı yaşadığını belirtti. "İki temel neden var" Diyabetik ayak yaralarının oluşumunda iki temel mekanizmanın rol oynadığını aktaran Op. Dr. Candan, bunlardan ilkinin sinir hasarı yani nöropati olduğunu söyledi. Ayakta his kaybı geliştiğinde hastanın ağrıyı, sıcaklığı ve basıncı algılayamadığını ifade eden Candan, ayakkabı içindeki yabancı cisimlerin fark edilmediğini ve uzun süre aynı noktaya basılmasıyla yaraların oluştuğunu belirtti. İkinci önemli nedenin damar tıkanıklığı olduğuna dikkat çeken Candan, damar daralması nedeniyle dokulara yeterli oksijen gitmediğini, bu durumun yaraların geç iyileşmesine ve enfeksiyon riskinin artmasına yol açtığını söyledi. "Basit kontroller hayat kurtarıyor" Diyabetik ayağın önlenmesinde farkındalığın büyük önem taşıdığını vurgulayan Op. Dr. Bangin Bekir Candan, diyabet hastalarının ayaklarını her gün kontrol etmeleri gerektiğini ifade etti. Ayak tabanı ve parmak aralarının mutlaka incelenmesi gerektiğini belirten Candan, iki ayak arasında sıcaklık farkı ya da dokunma hissinde azalma fark edilmesinin erken uyarı işareti olabileceğini söyledi. "Günlük ayak bakımı ihmal edilmemeli" Ayak bakımının diyabet hastaları için hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Candan, ayakların ılık suyla yıkanması ve iyice kurulanması gerektiğini belirtti. Cilt kuruluğunu önlemek için uygun kremlerin kullanılmasının önemine dikkat çeken Candan, tırnakların düz kesilmesi ve nasırların bilinçsizce kazınmaması gerektiğini vurguladı. Pamuksu çorapların tercih edilmesi, ayakların kuru tutulması ve ortopedik özellikte ayakkabıların kullanılması gerektiğini söyleyen Candan, ayakkabı giyilmeden önce mutlaka içinin kontrol edilmesi gerektiğini de hatırlattı. En ufak bir kızarıklık ya da yara fark edildiğinde ise zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini ifade etti. "Teknoloji umut oluyor" Teknolojik gelişmelerin diyabetik ayakla mücadelede önemli rol oynadığını belirten Op. Dr. Bangin Bekir Candan, akıllı tabanlıkların basınç ve sıcaklık değişimlerini takip ederek ülser riskini erken dönemde haber verebildiğini söyledi. Isı sensörlü çoraplar ve 3D yazıcılarla kişiye özel üretilen tabanlıkların da ayak sağlığının korunmasına katkı sunduğunu dile getirdi. "Diyabetik ayak çözümsüz değil" Diyabetik ayağın önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunun altını çizen Op. Dr. Bangin Bekir Candan, "Doğru bilgilendirme, düzenli takip ve küçük önlemlerle diyabete bağlı uzuv kayıplarının büyük bir kısmını engellemek mümkün. Küçük bir ihmal, büyük kayıplara yol açabilir" dedi.