Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Çanakkale
Dr. Öğr. Üyesi Taşçı: "Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor"
05 Mart 2026 Perşembe - 10:43:44
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırıları sonrası Türkiye’nin diplomatik tutumu hakkında yaptığı açıklamada, "Türkiye Barış Pınar’a harekatı yapıp PKK’lıları hedef aldığında her gün ona resmi devlet televizyonundan lanetler okuyan bir İran var. Aynı şekilde sürekli sıradaki Türkiye diyen bir İsrail var. Bütün bunlara rağmen, Kerkük seçimlerinde bize yapılanlara rağmen, Suriye’de İran’ın yaptıklarına rağmen Türkiye, şu an komşuluk ahlakı ve diplomatik ahlakını konuşturarak, araya girerek Amerika’nın önünde bent olmaya çalışıyor" dedi. ÇOMÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Uluslararası İlişkiler ve Politika Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Necat Taşcı, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırıları karşısında Türkiye’nin diplomatik pratiklerine ilişkin İhlas Haber Ajansına açıklamalarda bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Dolayısıyla Türkiye’nin bu tavrını İran’ın da kaybetmek istemeyeceğini, İsrail’in bütün dünyayı ve bölgeyi karşısına almışken bir de ekstra Türkiye’yi karşısına almak istemeyeceğini, Amerika’nın da aynı şekilde bu kadar hesap kitap konusunda şaşırdığı bir denklemin içerisinde yeni bir pusulaya ihtiyaç duyacağı için Çin’le girişeceği rekabette Türkiye’ye onunda sandığından daha çok ihtiyacı olduğunu bildiğinden dolayı karşısına almayacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı. ABD’nin, İsrail’in ve İran’ın böyle bir atmosferin içerisinde bir de Türkiye’yi karşısına almayacağını vurgulayan Taşçı, "ABD’nin, İsrail’in ve İran’ın böyle bir atmosferin içerisinde bir de Türkiye gibi bir gücü karşısına almayı göze alamayacağını düşünüyorum. Bunun Amerika perspektifinden birinci ve temel nedeni, Amerika biliyorsunuz önümüzdeki birkaç sene içerisinde gerçekten çok çetin bir mücadeleye Çin’le girişeceğini öngörüyor. Özellikle Türkiye’den büyük bir geniş bir coğrafyada vaat ettikleri var Amerika Birleşik Devletleri’ne. Amerika bunu kaybetmek istemiyor. İsrail’in özellikle son 2 buçuk senelik soykırımla beraber bölgeden izole olması, İran’ın politikaları sebebiyle bölge ülkeleri arasındaki uçurumun genişlemiş olması ve şu son İran’ın özellikle körfez ülkelerin hedef almasıyla bu uçurumun açılması Türkiye’ye bütün aktörlerin hem Amerika’nın dış politika önceliklerinin ihtiyacı olduğunu gösteriyor bu bölgede. O yüzden mesela biz Amerika’yı bu konuda eleştiriyoruz" dedi. Türkiye’nin bölgesel ’üçüncü onurlu bir yol oluşturabiliriz’ söylemlerine mesafeli yaklaşan körfez ülkelerinin Türkiye’nin ne kadar haklı olduklarını şimdi fark ettiklerini belirten Dr. Öğretim Üyesi Taşçı, "Amerika’nın şu anda Suudi Arabistanlı yetkililer mesela El Cezire’de çıkıp bizi sattı. Yani o hava savunma sistemleri İsrail’i korumak için orası öncelendi ve biz yarı yolda bırakıldık diyorlar, bu bir. Diğer taraftan Çin çok iyi bir imtihan vermedi. İran’da Pezeşkiyan kendi ağzıyla artık alenen eleştirecek raddeye geldi biliyorsunuz. Bu da mesela Çin’le müttefik olma ihtimali olan ülkeler için bir ders. Dolayısıyla bu senaryo hem Amerika’nın hem Çin’in yani yağmurdan kaçarken doluya tutulma senaryosuna döndürdüğü için bölgedeki aktörleri Türkiye’yi ön plana çıkarıyor. Nasıl? Türkiye’nin daha önce söylediği ve belirttiği bizim bölgesel üçüncü onurlu bir yol oluşturabiliriz minvali söylemleri, bölgesel bir inisiyatif oluşturmalıyız minvali söylemlerine zamanında sadece Türkiye söylüyor diye, maalesef bazı körfez ülkeleri mesafeli yaklaşmışlardı. Şu an geldiğimiz senaryo Türkiye’nin aslında bunu söylerken ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu akıl sahadaki gerçekliklerle beraber desteklenmişken bir realize edilebilirse, Türkiye öncülüğünde böyle bir organizasyon ortaya çıkarabilirse, Müslüman ülkeler, bölge ülkeleri bu hem Gazze’deki, hem bölgedeki hem de bundan sonra yeni jeopolitik denklemler içerisindeki birçok dengeyi değiştirmeye namzet olabilir" şeklinde konuştu. Savaş durumunda Türkiye’nin diplomatik ve komşuluk ahlakını konuşturduğunu kaydeden Taşçı, şu ifadeleri kullandı: "Buradan şunu söylemek ile çalışmıyorum yani siyasi bir pragmatizm yapmıyorum ama zaten Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor. Bakın Türkiye Barış Pınar’a harekatı yapıp PKK’lıları hedef aldığında her gün ona resmi devlet televizyonuna lanetler okuyan bir İran var. Aynı şekilde sürekli sıradaki Türkiye diyen bir İsrail var. Bütün bunlara rağmen, Kerkük seçimlerinde bize yapılanlara rağmen, Suriye’de İran’ın yaptıklarına rağmen Türkiye, şu an komşuluk ahlakı ve diplomatik ahlakını konuşturarak, araya girerek Amerika’nın önünde bent olmaya çalışıyor. Türkiye bunu yaparken, Allah korusun ama benzeri bir durum başına gelseydi aynısının kendisine yapılmayacağını biliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin bu tavrını İran’ın da kaybetmek istemeyeceğini, İsrail’in bütün dünyayı ve bölgeyi karşısına almışken bir de ekstra Türkiye’yi karşısına almak istemeyeceğini, Amerika’nın da aynı şekilde bu kadar hesap kitap konusunda şaşırdığı bir denklemin içerisinde yeni bir pusulaya ihtiyaç duyacağı için Çin’le girişeceği rekabette Türkiye’ye onunda sandığından daha çok ihtiyacı olduğunu bildiğinden dolayı karşısına almayacağını düşünüyorum."
04 Mart 2026 Çarşamba - 13:47
Dr. Mithat Atabay: "Savaşın yaklaşık olarak 4-5 hafta süreceği tahmin edilmektedir"
ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, "Aslında baktığımız zaman bu savaşın temeli daha 1990’lara dayanıyor. Çünkü Amerika 1990’larda bir harita yayınlamış ve Orta Doğu bölgesindeki devletlerin çeşitli şekillerde parçalanacağını ilan etmişti" dedi. ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırılarına ilişkin İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundu. Dr. Mithat Atabay, "Amerika, İran’ı dize getirmek için bütün gücünü kullanarak İsrail’le birlikte hareket ediyor ve bu savaşın yaklaşık olarak 4-5 hafta süreceği tahmin edilmektedir" ifadelerini kullandı. ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, bu savaşın temellerinin öncesinde atıldığını belirterek, "Aslında baktığımız zaman bu savaşın temeli daha 1990’lara dayanıyor. Çünkü Amerika 1990’larda bir harita yayınlamış ve Orta Doğu bölgesindeki devletlerin çeşitli şekillerde parçalanacağını ilan etmişti. Başlangıçta bu hayal gibi görünse de baktığımız zaman son 30 yılda bunun son ayaklarından bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle İran bölgesinde önemli bir güç. Çünkü Orta Doğu coğrafyasında üç temel halk var. Bunlardan bir tanesi Araplar, bir tanesi Acemler, biri de Türkler. Bu üç halk birbirleriyle de aynı zamanda egemenlik savaşı da yapmışlardır tarih boyunca. Bunlar her zaman dışarıdan gelecek olan güçlere karşı da aslında iş birliği içerisinde oldular. Ama baktığımız zaman 20. yüzyıl ve 21. yüzyıl Orta Doğu coğrafyasında enerji kaynaklarının bulunduğu bir yer olarak karşımıza çıktı ve adeta dünyanın kalbi olarak kendisini ön plana çıkardı. En büyük rakip olarak da baktığımız zaman İran’ı görüyoruz. Çünkü İran 1979 yılındaki özellikle İslam devrimi sonrasında ön plana çıktı ve kendisi gibi Şii olan gruplarla birlikte Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in en büyük düşmanı olarak karşılarına çıktı. Amerika Birleşik Devletleri 1990’dan itibaren Orta Doğu’daki devletleri birer birer dize getirdikten sonra sıra İran’a gelmişti. Bunu da özellikle İran’ın nükleer güç olarak ortaya çıkmasını gerekçe göstererek, gerçekte ise İran’ın bir siyasi güç ve askeri güç olarak varlığını ezmek amacıyla böyle bir saldırıya geçti ve bu saldırı önce 12 gün savaşıyla kendisini gösterdi. Şimdi ise Amerika, İran’ı dize getirmek için bütün gücünü kullanarak İsrail’le birlikte hareket ediyor ve bu savaşın yaklaşık olarak 4-5 hafta süreceği tahmin edilmektedir" dedi. Savaşın ne kadar elektronik bir savaş da olsa mutlaka bir kara harekatı ile sonuca varılacağını söyleyen Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, "Tabii baktığımız zaman bu savaş aslında bir elektronik savaş olarak karşımıza çıkıyor. Ama savaşlar hiçbir zaman hava kuvvetleri veyahut da bu tür füze saldırılarıyla sonuçlanmıyor. Mutlaka kara harekatı gerekiyor. Amerika Birleşik Devletleri, İran içerisindeki çeşitli grupları da ayaklandırmak vasıtasıyla iç savaş çıkarmak istiyor. Ancak şu ana kadar bunda başarılı olamadığını görüyoruz. Eğer bu şekilde devam ederse İran karşılık verecek ve bu karşılık çerçevesinde de orada bir kaos ortamı ortaya çıkacak. İran, Amerika Birleşik Devletleri’nin bu direncini kırmak için körfezdeki ülkelere ve Amerika’nın üstlerine saldırılar gerçekleştirirken aynı zamanda bugün de Hürmüz Boğazı’nı kapattı ve petrolü bir silah olarak kullanma yolunu tercih etti. Bu durumda tabii buradaki kaos dünya ekonomisini derinden etkileyecek" şeklinde konuştu. Türkiye’nin yeni bir göç dalgası için tedbirli olması gerektiğini kaydeden Dr. Mithat Atabay, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye’ye baktığımız zaman Türkiye özellikle bu savaşın uzun sürmesi karşısında yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalacak. Bu durumda Türkiye’nin tedbirli olması gerekiyor. Ayrıca Türkiye petrolü ve doğal gazı dışarıdan almaktadır. Hem kuzeyinde hem de doğusunda böyle bir savaş durumunda bunların fiyatları hıza artacağı öngörülmektedir. Türkiye’nin ödemeler dengesinde açık meydana gelecek. Bu açık iki şekilde kapanabilir. Bir tanesi ya borç para bularak bunları karşılamak veyahut da Türkiye’de özellikle fiyatları artırmak. Fiyatları artırdığınız zaman çünkü vergi toplayacaksınız ama sabit gelirlerin kazançlarını veyahutta maaşları artmadığı zaman veya çiftçinin gelirleri artmadığı zaman zengin ile fakir arasındaki uçurum artacak. Böyle durumda tabii fakirlik arttığı zaman hastalıklar ve ekonominin sağlıksız bir şekilde devam etmesi gibi bir olayla karşı karşıya kalacak Türkiye. Bunun benzer bir durumu 1973’te petrolün özellikle savaş aracı olarak kullanılması döneminde Türkiye yaşamıştı. Türkiye o zaman cari açık nedeniyle büyük bir kaosa girdi. Sürekli yüksek enflasyon ve ülke içerisinde de özellikle anarşinin tırmanması şeklinde kendini gösterdi." Türkiye’nin ekonomik olarak bu savaşı atlatması için üretime önem vermesi gerektiğini vurgulayan Dr. Atabay, sözlerine şöyle devam etti: "Tabii Türkiye’nin bunu atlatabilmesi için önce üretime önem vermesi gerekiyor. Ayrıca Avrupa ve diğer ülkelerle ticaretine hız vermesi ve özellikle de ticareti yaparken kendi öz kaynaklarına dayanarak ve kendi özellikle yeraltı kaynakları ve tarım ürünlerinin üretimini artırıp bunları dünyaya pazarlaması gerekiyor. Son zamanlarda gördüğümüz üzere mesela petrol fiyatları artarken bir taraftan da buğday fiyatlarının arttığını dünyada görüyoruz. O yüzden Türkiye’nin tarım ürünlerinin üretimine önem vermesi ve kendi kaynaklarını ve kendi öz değerlerini kullanarak bunları planlaması gerekiyor. Aksi takdirde Türkiye dışarıdan borç alarak bunu yüksek faizlerle ödemek durumuyla karşı karşıya kalacak. O durumda da Türkiye’nin tabii ödemeler dengesi açık vereceği için Türkiye’de fakirle zengin arasındaki uçurum artacak."
04 Mart 2026 Çarşamba - 10:37
Çanakkale’de aranan 159 şahıs yakalandı
Çanakkale’de gerçekleştirlen denetimlerde farklı suçlardan aranan 159 şahıs yakalanırken 19 araca ise el konuldu. İl Jandarma Komutanlığı ve Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) 23 Şubat-1 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen denetimlerde 60 bin 815 şahıs ve 72 bin 416 araç sorgusu gerçekleştirildi. Kontrollerde aranması bulunan 119 şahıs yakalanırken 19 araç ele geçirildi. ’Basit tehdit’ suçundan hakkında 18 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’borçlunun ödeme şartını ihlal’ suçundan hakkında 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’kasten yaralama’ suçundan hakkında 6 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’nitelikli emval veren ağaç kesme’ suçundan tutuklamaya yönelik cezası bulunan 1 şüpheli, ’hakaret’ suçundan hakkında 30 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’vergi usul kanununa muhalefet’ suçundan hakkında 3 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’kişilerin huzur ve sükununu bozma’ suçundan hakkında 13 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması’ suçundan 4 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlama’ suçundan 2 yıl 11 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’2863 Sayılı Yasaya Muhalefet’ suçundan 2 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’izinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma imal etme nakletme satma’ suçundan 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, çeşitli suçlardan ifadelerinin alınmasına yönelik 29 şüpheli olmak üzere toplam 40 şüpheli yakalandı. Jandarmadaki işlemleri aradından mahkemeye çıkan şüphelilerden 11’i tutuklandı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:57
Yenice’de jandarma ekiplerince çeşitli eğitimler verildi
Çanakkale’nin Yenice ilçesinde vatandaşlar jandarma tarafından çeşitli konularda bilgilendirildi. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı, Yenice İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Jandarması ekiplerince Soğucak Köyü kahvehanesinde bulunan vatandaşlara çeşitli bilgilendirmelerde bulunuldu. Ekipler; ’Kaskımla Güvendeyim Projesi’, ‘Bir Kural Bir Ömür’ kampanyaları, ‘Pasif Tedbirler’ olarak motosiklet kullanıcılarının kullandığı mont, gözlük, sürtünmeye karşı koruyucu özelliği olan özel dizlik ve kolluklardan oluşan koruyucu ekipmanların önemi ile ilgili, genel trafik kuralları, güvenli sürüş ve emniyet kemerinin önemi, traktör rops demirinin önemi ve traktörde reflektör kullanımı, alkol ve uyuşturucu/uyarıca maddekullanmanınsürücülerüzerindeki olumsuz etkileri konularında bilgilendirme ve farkındalık oluşturma çalışmaları gerçekleştirdi.
06 Temmuz 2025 Pazar - 00:59
Karabiga’da Priapos Deniz Festivali’nde Hüsnü Şenlendirici ve Emre Fel rüzgarı esti
Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga Belde Belediyesi tarafından bu yıl 41’incisi düzenlenen Priapos Deniz Festivali kapsamında sahne alan Hüsnü Şenlendirici klarneti, Emre Fel ise seslendirdiği birbirinden güzel parçalarla hayranlarına ve Karabiga halkına unutulmaz bir gece yaşattı. Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi’nin Hüsnü Şenlendirici’nin klarneti ile çaldığı ‘Canım Efendim’ parçasını söylemesi büyük beğeni topladı. Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesindeki Liman Sahası’nda bu yıl 41’incisi düzenlenen Priapos Deniz Festivali kapsamında düzenlenen Sevtuğ Kasapbaşoğlu, Hüsnü Şenlendirici ve Emre Fel konserini Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, siyasi parti ve STK temsilcileri, daire müdürleri ve vatandaşlar izledi. Konserde ilk olarak sunuculuğu da yapan Sevtuğ Kasapbaşoğlu sahne aldı. Sevtuğ Kasapbaşoğlu söylediği birbirinden güzel parçalarla vatandaşlardan büyük alkış aldı. Karabigalıları klarnetiyle adeta coşturdu Türkiye’nin en iyi klarnet virtüözlerinden sanatçı Hüsnü Şenlendirici’nin sahneye çıktığı anda yaptığı muhteşem gösteri Karabigalıları hayran bıraktı. Beraberindeki orkestra ile Türk Müziği’nin klasik eserlerini farklı biçimde yorumlayan Hüsnü Şenlendirici izleyenlerden büyük alkış aldı. Konser sırasında Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, Hüsnü Şenlendirici’nin davetiyle sahneye geldi. Belediye Başkanı Ahmet Elbi, Hüsnü Şenlendirci’nin klarneti ile çaldığı ‘Canım Efendim’ parçasını söylemesi büyük beğeni topladı. AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider ile Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, konser öncesinde Hüsnü Şenledirici’ye Türk Bayrağı plaketi ile çiçek takdim ederek, festivalde sahne aldığı için teşekkür etti. Emre Fel rüzgarı esti Yeni Anadolu müziğinin sevilen ismi Emre Fel, sevilen şarkılarını Karabiga’da gençler ve hayranları için seslendirdi. Emre Fel, izleyenleri enerjisiyle coşturdu. Dillerden düşmeyen şarkılarını Karabigalılarla buluşturan Emre Fel, nostaljik parçalarla da Karabiga halkına ve hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı. Karabiga Belde Belediyesi tarafından bu yıl 41’incisi düzenlenen Priapos Deniz Festivali’nde Sevtuğ Kasapbaşoğlu, Hüsnü Şenlendirici ve Emre Fel konserini yaklaşık 5 bin kişi izledi. Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, "Karabiga beldemizde bu akşam coşkulu bir kalabalıkla 41’incisini düzenlediğimiz Karabiga Priapos Deniz Festivali coşkulu bir şekilde devam ediyor. Festivalimize ilgi gösteren Karabiga halkına ve dışarıdan gelen tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz, bu coşkuyu bize yaşattıkları için ciddi bir kalabalık var. 5 binin üzerinde bir kalabalık var. Bu festivalin hazırlanmasında emeği geçen tüm belediye çalışanı arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Yarın deniz festivalimiz çeşitli etkinliklerle devam edecek. Karabigamıza dışarıdan gelen tüm hemşerilerimizi etkinliklere bekliyoruz" dedi.
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 18:53
Bozcaada açıklarında 3.9 büyüklüğünde deprem
Çanakkale’nin Bozcaada ilçesi açıklarında 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 16:37
Çanakkale’de orman yangını: Biçerdöver operatörü hakkında adli işlem yapıldı
Çanakkale’de çıkan orman yangını Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin havadan ve karadan müdahalesiyle kontrol altına alındı. Yangında 5.5 hektar orman, 0.5 hektar tarım arazisi olmak üzere toplam 6 hektar alan zarar gördü. Yangının biçerdöverden çıktığı tespit edildi. Jandarma tarafından biçerdöver operatörü hakkında adli işlem yapıldı.
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 13:09
Çanakkale’de orman yangını
Çanakkale’de çıkan orman yangınını kontrol altına almak için Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri havadan ve karadan müdahale ediyor.
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 13:07
Çanakkale’de orman yangını
Çanakkale’de çıkan orman yangınını kontrol altına almak için Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri havadan ve karadan müdahale ediyor. Lapseki ilçesine bağlı Dişbudak köyü Doğandere mevkii yakınlarında ormanda saat 11.40 sıralarında yangın çıktı. Alevler, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayıldı. Çevredekilerin ihbarıyla, bölgeye Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı ekipler sevk edildi. Yangına havadan 3 uçak, 4 helikopter ile karadan 11 arazöz, 7 su ikmal aracı ve 3 dozer ile karadan müdahale ediliyor. Çanakkale Valiliğinden yapılan açıklamada ise, yangına havadan ve karadan müdahalenin devam ettiği belirtilerek, "An itibariyle yerleşim yerlerini tehdit eden bir durum yoktur" denildi. Öte yandan Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Lapseki ilçesi Dişbudak köyünde meydana gelen orman yangınını Yangın Yönetim Merkezi’nden takip ederek, sahadaki çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 12:48
Lapseki’de orman yangını
Lapseki’de orman yangını
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 08:28
Ayvacık açıklarında 17 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince 17 kaçak göçmen yakalandı. Sahil Güvenlik Mobil Radarı (MORAD-8) tarafından Ayvacık ilçesi açıklarında lastik bot içinde bir grup kaçak göçmen olduğunu tespit etti. Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri bölgeye sevk edildi. Sahil Güvenlik Botları ‘KB-119’, ‘KB-115’ ve ‘KB-103’ tarafından hareket halinde durdurulan lastik bot içinde 17 kaçak göçmen yakalandı. Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.
04 Temmuz 2025 Cuma - 19:44
Çanakkale’deki yangına neden olan biçerdöver operatörü hakkında adli işlem başlatıldı
Çanakkale’nin Çan ilçesi Dondurma köyü mevkiinde tarım arazisinde çıkan yangına neden olan biçerdöver operatörü hakkında adli işlem başlatıldı. Çanakkale’nin Çan ilçesi Dondurma köyü mevkiinde, tarım arazisinde biçerdöverden kaynaklı yangın çıktı. Yangın Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin müdahalesiyle büyümeden söndürüldü. Konuyla ilgili Çanakkale Valiliğinden yapılan açıklamada, yangına neden olan biçerdöver operatörü hakkında adli işlemlere başlatıldığı belirtildi.
04 Temmuz 2025 Cuma - 18:59
Çanakkale’de tarım arazisinde çıkan yangın kontrol altına alındı
Çanakkale’nin Çan ilçesinde tarım arazisinde çıkan yangın, ekiplerin karadan ve havadan müdahalesiyle kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor. Yangın, saat 16.31 sıralarında Çan ilçesine bağlı Dondurma köyü yakınlarında tarım arazisinde çıktı. Alevler rüzgarın da etkisiyle büyüdü. İhbar üzerine bölgeye Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yangına havadan 7 uçak ve 3 helikopter ve karadan ise 16 arazöz, 1 dozer ve 98 personelin müdahalesi sonucunda yangın kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor.
04 Temmuz 2025 Cuma - 16:16
Çanakkale’de Tarihi Alanın demografik yapısı gün yüzüne çıkarılıyor
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Tarihi Alanın demografik yapısını gün yüzüne çıkarmak amacıyla ‘XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Eceabat’ın Türk/Müslüman Nüfusu Eceabat’ın Nüfus Defterleri 1’ adlı eser yayımlandı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, bölgenin tarihine ışık tutan yeni bir eseri daha kamuoyuyla buluşturdu. ‘XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Eceabat’ın Türk/Müslüman Nüfusu Eceabat’ın Nüfus Defterleri 1’ isimli bu çalışma, Osmanlı Devleti’nin 19. yüzyıldaki nüfus sayımlarına dayanarak Tarihi Alan’ın demografik ve sosyo-ekonomik yapısını kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Eserde, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Arşivleri’nde yer alan 1841 ve 1844 yıllarına ait nüfus defterleri titizlikle incelendi. Osmanlı Türkçesiyle kaleme alınmış bu belgeler, günümüz Türkçesine aktarılarak araştırmacıların ve tarih meraklılarının kullanımına sunuldu. Yapılan çalışma sayesinde Gelibolu Yarımadası’nın 19. yüzyıldaki yerleşim yapısı, nüfus yoğunluğu, etnik ve dini dağılımı ile sosyo-ekonomik durumu detaylı şekilde ortaya kondu. Bu değerli kaynak, hem akademik araştırmalar hem de bölgenin tarihine ilgi duyanlar için önemli bir başvuru eseri niteliği taşıyor. Esere Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın resmi sitesi olan www.canakkaletarihialan.gov.tr de yer alan yayınlar bölümünden ulaşım sağlanabiliyor.
04 Temmuz 2025 Cuma - 09:31
Çanakkale Boğazı’nda sürüklenen tekne kurtarıldı
Çanakkale Boğazı’nda sürüklenen ve içinde 2 kişinin bulunduğu tekne Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ait bot ile yedeklenerek Çanakkale Marina’ya yanaştırıldı. Çanakkale Boğazı’nda Güzelyalı önlerinde içinde 2 kişinin bulunan 7 metre boyundaki tekne sürüklenmeye başladı. Teknenin kaptanı durumu ÇanakkaleBoğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğüne (VTS) bildirmesi üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne ait ‘KIYIEM-1’ hızlı tahlisiye (can kurtarma) botu sevk edildi. ‘KIYIEM-1’ hızlı tahlisiye botu tarafından yedeklenen tekne Çanakkale Marina’ya yanaştırıldı.
03 Temmuz 2025 Perşembe - 12:05
Yunan unsurları lastik bottaki 39 kaçak göçmeni ölüme terk etti
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince lastik bottaki 17'si çocuk toplam 39 kaçak göçmen kurtarıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder