Yerel Haberler
Çanakkale
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:43 Çanakkale cephesinde ele geçirilen düşman telgrafları, 111 yıl sonra gün yüzüne çıktı Çanakkale Kara Muharebeleri sırasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği emirler gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Bulunan emirde, Mustafa Kemal’in 19. Fırka Kumandanlığı yaptığı sırada düşman telgrafını ele geçirerek savaş stratejisi belirlediği görülüyor. Bulunan emir ile ilgili konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale Zaferlerinin yıl dönümünde yeni emirler ortaya çıktıkça, özellikle Çanakkale cephesindeki Cevat Paşa, Enver Paşa ve Mustafa Kemal Atatürk gibi önemli komutanların emirleri ve içerikleri ortaya çıktıkça savaşın ve zaferlerin büyüklüğü daha iyi anlaşılmaya başlandı" dedi. 19. Fırka Kumandanı Mustafa Kemal’in imzasını taşıyan emirde, şu ifadeler yer alıyor: "Karşımızdaki düşman kumandanı telsiz telgrafla (buraya imdat gemileri yetiştiriniz) diye müracaat eylediği mevki müstahkemden çalınan telsiz telgraftan anlaşılmıştır. Binaenaleyh karşımızda bir liv yani 4 tabur vardır. Düşmanın takviye kıtaatı almasına meydan vermeyerek harekat-ı taaruziyeye devam ve düşmanı mevzilerinden tard ediniz. Bunun için bundan evvelki emrimle bildirdiğim vecihle 125. Alay bir taburunu 27. Alaya gönderecek ve diğer kuvvetiyle 14. Alayın ihtiyatını teşkil edecektir. Gerek 14. ve gerekse 27. Alaylarla sol cenahımızdaki diğer kuvvetler hemen alayın gerideki ihtiyatlarını düşmana seri ve kat’i darbeyi vurmak üzere ileri atılınız. 15. Alay hat-ı harb gerisine hareket etti. 13. Alay da harekete hazırdır. Bütün topçu grupları piyademizin ileri hareketini müteakiben takip ve himaye edeceklerdir." "Çanakkale ruhu inşallah ebediyen var olacaktır" Her şeyin Çanakkale’de başladığını görmenin Mustafa Kemal’le alakalı daha da farklı anlamlara büründürdüğünü dile getiren İsmail Kaşdemir, "Özellikle Anafartalar kahramanı olarak nam salmış ve tarih sahnesine Çanakkale’de adım atmış ve daha sonra Milli Mücadelemizin başkomutanlığını yaparak arkadaşlarıyla beraber kurduğu cumhuriyeti aslında Çanakkale’de her şeyin başladığını görmek Mustafa Kemal’le alakalı bizleri daha da farklı anlamlara büründürüyor. Çünkü Çanakkale cephesinde bir mukayese yaptığımız zaman bize saldıranlara karşı bir zayıflığımız söz konusu teçhizat olarak, malzeme olarak ama gerçekten Mehmetçiğin vatan sevgisi ve imanıyla birleşince de oradaki akıllı yönetimde zaferleri getirmiş oldu. Çanakkale, Türk milleti için Çanakkale ruhunun ortaya çıktığı yani vatan ve millet söz konusu olduğunda her şeyin bir kenara bırakıldığı bir karakterdir, bir ruhtur. Çanakkale ruhu da inşallah ebediyen var olacaktır" dedi. Çanakkale Kara Muharebelerinin 111. yılında zor şartlarda büyük kahramanlık ortaya koyanları minnetle anan Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale ruhuna sahip Mehmetçik ve komutanlar Çanakkale’yi geçilmez yapmışlardır. O zor şartlara dahi Türk milletinin birliğini ve beraberliğini muhafaza ettiği zaman ne kadar büyük işler başarabileceğini de ortaya koymuş olmakta. O yüzden Çanakkale’nin bütün kahramanlarına başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cevat Paşa’mıza, Seyit Onbaşı’mıza, Bigalı Mehmet Çavuş’umuza, Ezineli Yahya Çavuş’umuza bütün isimsiz kahramanlara Çanakkale’den, Çanakkale Zaferinin 111. yıl dönümünden bin selam olsun" şeklinde konuştu.
Çanakkale Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi Toplantısı Yapıldı
11 Nisan 2025 Cuma - 08:59 Çanakkale Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi Toplantısı Yapıldı Çanakkale’de tarımsal kuraklıkla mücadele kapsamında toplantı düzenlendi. Toplantıda, tarımsal üretimin kuraklıktan etkilenmemesi için kısa ve uzun vadede alınacak tedbirler toplantıda kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Çanakkale’de tarımsal kuraklıkla mücadele kapsamında düzenlenen İl Kriz Merkezi Toplantısı, Vali Yardımcısı Dr. Polat Kara başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan’ın açılış konuşmasıyla başladı. Demirhan, kuraklıkla mücadelenin kuraklığın olmadığı yıllarda suyun tasarruflu kullanılmasıyla başarılabileceğini belirtti. Kuraklık öncesi ve sırasında tüm kurumların, suyun etkin ve verimli kullanımı konusunda eğitimler vermesi gerektiğini ifade eden Demirhan, özellikle çocukların su tasarrufu konusunda bilinçlendirilmesinin önemine değindi. "Ne tarlamızda, ne işyerimizde, ne de evimizde bir damla suyu israf etme lüksümüz yok" diyerek suyun korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Ramazan Eren, "2024/2025 Üretim Sezonunda Ekili Dikili Alanlarda Mevcut Durum ve Kuraklığın Etkisi" konulu bir sunum yaptı. Sunumda, tarımsal üretimin kuraklıktan nasıl etkilendiği ve bu etkilerin nasıl minimize edilebileceği üzerinde duruldu. Toplantıda, tarımsal üretimin kuraklıktan etkilenmemesi için kısa ve uzun vadede alınacak tedbirler toplantıda kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Baraj ve göletlerin sulama sahalarında uygulanacak kararlar ve önlemler ele alındı. Katılımcıların görüş ve önerileri alınarak, kuraklıkla mücadelede ortak bir strateji belirlendi. Çanakkale’de tarımsal kuraklıkla mücadele için atılacak adımların ele alındığı toplantı, su tasarrufunun önemi ve kuraklığın etkilerini azaltmaya yönelik çözüm önerileriyle sona erdi.
Çanakkale’de Su Zirvesinde kriz, su zirvesine sponsor olan maden firmalarına çevreciler tepki gösterdi
10 Nisan 2025 Perşembe - 15:42 Çanakkale’de Su Zirvesinde kriz, su zirvesine sponsor olan maden firmalarına çevreciler tepki gösterdi Çanakkale’de düzenlenen ‘Zirve17; Çanakkale Su Zirvesi’ programında, sahnede söz almak isteyen Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan, programa sponsor olan maden firmaları TÜMAD, TÜPRAG ve OREKS’e tepki gösterdi. Doğan, sponsor maden şirketlerini protesto etmek isterken polis ekipleri tarafından sahneden indirilerek, salondan çıkarıldı. Çanakkale’nin hayati öneme sahip ve tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı üzerindeki artan baskı ve iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele etmek amacıyla, Çanakkale Valiliği’nin himayesinde; Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Devlet Su İşleri, Çanakkale Belediyesi, Çanakkale Teknopark ve Çanakkale Sanayicileri ve İş Adamları Derneği’nin katkılarıyla ‘Zirve17; Çanakkale Su Zirvesi’ düzenlendi. Program saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Yapılan sunumların ardından protokol konuşmaları gerçekleştirildi. Program sırasında konuşmak isteyen Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan’a izin verilmedi. Süheyla Doğan, programa sponsor olan maden firmaları TÜMAD, TÜPRAG ve OREKS’e tepki gösterdi. Doğan, sponsor maden şirketlerini protesto etmek isterken polis ekipleri tarafından sahneden indirilerek, salondan çıkarıldı. Programa, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, DSİ Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Han Kılıçarslan, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan, Çanakkale Teknopark Genel Müdürü Erkan Bil ve daire müdürleri katıldı. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan, "TÜMAD kim Allah aşkına. TÜMAD Lapseki’nin yeraltı sularına el koyan ve madene çeken şirket ve orada bir ekosistemi mahveden, ormanları mahveden bir şirket. TÜPRAG kim Tahtalı barajının dibinde maden açan şirket. Kışladağda, efemçukurunda yeraltı sularını, ekosistemi mahveden bir şirket. OREKS kim. OREKS Yenice’de, Kalkım’da ve Armutçuk’ta bir metalik madencilik şirketi. Şirketin madeninde göçükler meydana geldi, bir işçi yaşamını yitirdi. Bir işçi parmaklarını kaybetti. Kim bu şirkette buraya sponsor olabiliyor. İşçi katili, çalışan katili bir şirket burada sponsorluk yapıyor. OREKS kim. Biz halkız oysa. Biz ekoloji örgütleri buraya davet edilmedik. Çalışma gruplarında yerimiz yok. Olmadı, çağırmadılar bizi. O zaman gelelim burada konuşalım diye kayıt yaptırdık. Ama bir baktık ki, maden şirketleri sponsor ve bu zirveye gölge düştü dedik, protesto edeceğiz dedik, ediyoruz. İçeri de bunları söylemeye çalıştım. Ama yaka paça, karga tulumba beni aşağıya indirdiler. Diyecektim ki, bu maden şirketleri sponsor olamaz. Paraları kirli, halkın gözyaşları, kan teri var. Halkın suyunu, toprağını, bir orman ekosistemini yok eden şirketlerin paraları nasıl kullanılır. DSİ ne yapıyor. İçeri de konuşan Genel Müdür Yardımcımız, DSİ ne yapıyor. Protokol konuşmalarını saygıyla bekledim. Bir tane metalik madencilik tehlikesinden, tehdidinden bahsedilmedi" dedi. Açıklamanın ardından bir grup çevreci, ‘Madene Verecek Suyumuz Yok’, ‘Su Altından Değerlidir’ sloganları attı. Salonda devam eden yapılan eylem sırasında bir grup çevreci de otel girişinde basın açıklaması yaparak, su zirvesine teki gösterdi. Kazdağları Ekoloji Platformu tarafından yapılan açıklamada ise, "Su Zirvesi’nde, Çanakkale’nin su varlıklarının korunması için alınması gereken önlemler ve su varlıklarımıza yönelik metalik madenciliği gibi tehditlerin ortaya konulmasını beklerken, ne yazık ki, TÜMAD, TÜPRAG gibi altın şirketleri Zirve’ye sponsor yapılmıştır. Programda şirketlere plaket takdim edileceği de yazılıdır. Bu durum oldukça düşündürücü ve endişe vericidir. Suyumuzu korumak, suyumuzla ilgili yol haritası çıkarmak sularımıza el koyan, kirleten maden şirketlerine mi kalmıştır. Bunca kamu kurumu, bu Zirve’yi maden şirketlerinin kirli parası olmadan, kendi kurumsal imkanlarla gerçekleştiremez miydi. Nurol Holding’e ait olan TÜMAD, Lapseki’de, Lapseki Ovası’na içme ve sulama suyu sağlayan Bayramdere Barajı’nın hemen yakınında, ve ayrıca, İvrindi’de, Düdüklü Suyu’nun kaynağında süyanürlü altın madenciliği faaliyeti yürütmektedir. TÜMAD, Lapseki’nin yer altı kuyularından su çekmektedir. Uluslararası Eldoradogold şirketinin yüzde yüz iştiraki olan TÜPRAG, İzmir’in içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nın hemen bitişiğinde Efemçukuru Altın Madeni’ni işletmektedir. Ayrıca, Uşak Eşme’de Kışladağ Altın Madeni Projesi ile koca bir dağı yok etmiş, 2006’larda binlerce kişinin zehirlenmesine yol açmıştır. Proje’nin ÇED Olumlu Kararı iç hukukun tüketilmesinden sonra başvurulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından yakın bir zamanda iptal edilmiş, yargılama yeniden başlamıştır. OREKS, Yenice’nin Kalkım ilçesi yakınlarında ve ayrıca Armutçuk’da metalik madencilik yapmaktadır. Madende birkaç kez göçükler yaşanmış, işçiler yaşamını kaybetmiştir. Çalışma şartları nedeniyle, greve giden işçilere baskı uygulanmış ve hakları verilmemiştir. Şirketin proje alanında Gönen Barajı’nı besleyen Han Deresi bulunmaktadır. Zirveyi düzenleyen tüm kurumlara buradan sesleniyoruz; Şirketlerin değil halkın ve doğanın yararını gözetin. Ekolojik yıkımların sorumlusu madenci şirketleri yeşil aklamayın. Su varlıklarımızı şirketlere peşkeş çekmeyin. Suyun kullanım önceliği madencilerin değil, halkın ve doğadaki diğer canlılarındır" denildi.
Çanakkale’de bir köye daha şap karantinası
09 Nisan 2025 Çarşamba - 22:08 Çanakkale’de bir köye daha şap karantinası Çanakkale’nin Çan ilçesindeki bir köy daha şap hastalığı şüphesiyle karantinaya alındı. Çan ilçesinde, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından Ahlatlıburun köyünde faaliyet gösteren bir işletmede şap hastalığı şüphesi üzerine incelemeler yapıldı. Hayvanlardan alınan numunelerin ardından yapılan klinik muayene ve laboratuvar analizleri, hastalığın kesin olarak tespit edilmesine yol açtı. Hastalığın yayılmasını engellemek ve bölgedeki hayvan sağlığını korumak amacıyla, Ahlatlıburun köyünde karantina önlemleri uygulanmaya başlandı. Şap hastalığına rastlanan işletmedeki ve çevresindeki tüm hayvanlar için mihrak aşılama çalışmaları hızla başlatıldı. Bunun yanı sıra, Kalburcu köyü merkez alınarak, 10 kilometre çapındaki alanda hayvan giriş ve çıkışları geçici olarak durduruldu. Öte yandan, geçtiğimiz gün Çan ilçesine bağlı Kalburcu köyündeki bir işletmede şap hastalığı tespit edildi. Bunun üzerine yetkililer harekete geçti. Çan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, hastalık ile ilgili olarak gerekli idari ve fenni tedbirler alındı.Ayrıca Biga ilçesinde de İlçe Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda ise, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla Biga Hayvan Pazarı 8 Nisan 2025 tarihi itibarıyla 3 hafta süreyle kapatılmıştı.
(ÖZEL) Çanakkale’de orman yangınlarında alevlere teslim olan Atikhisar Kalesi yeşermeye başladı
09 Nisan 2025 Çarşamba - 11:37 (ÖZEL) Çanakkale’de orman yangınlarında alevlere teslim olan Atikhisar Kalesi yeşermeye başladı Çanakkale’de Roma dönemine ait 2 bin 500 yıllık geçmişe sahip Atikhisar Kalesi, 2 yıl önce 4 bin 80 hektar alanın küle döndüğü orman yangınlarında siyaha büründü. Yeşil örtüyle kaplanmaya başlayan Atikhisar Kalesi dron ile görüntülendi. Çanakkale’de 22 Ağustos 2023’te merkeze bağlı Damyeri köyünde tarım arazisinde başlayan ve şiddetli rüzgarın da etkisiyle ormanlık alana sıçrayan yangın yaklaşık 48 saat sonra havadan ve karadan yoğun müdahaleyle kontrol altına alındı. Yangında 12 köy etkilendi. 10 uçak, 38 helikopter, 3 bin 174 personel ve 790 kara aracı ile yangın kontrol altına alındı. Yangında 2 bin 650 hektarı ormanlık alan olmak üzere 4 bin 80 hektar alan yanarak küle döndü. Yangınları kontrol altına almak için 10 uçak, 38 helikopter havada 503 saat uçuş yaparak, 2 bin 828 sorti ile 9 bin tona yakın su attı. Yangında çok sayıda yerleşim yerinin yanı sıra, dam, ağıl, bağ ve bahçe etkilenirken, Çanakkale-Çan Karayolu üzerinde kentin tek içme ve kullanma suyu Atikhisar Barajı yakınında bulunan Roma dönemine ait 2 bin 500 yıllık Atikhisar Kalesi de alevlere teslim oldu. Birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapan ve yeşil doğa kaplı çevresi ve kale kalıntılarıyla yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çeken Atikhisar Kalesi, Çanakkale’deki orman yangınları sonrası adeta siyaha büründü. 2 yıl önce orman yangınlarında alevlere teslim olan Atikhisar Kalesi, baharın yaklaşmasıyla birlikte Atikhisar Kalesi yeşil örtüyle kaplanmaya başladı. Atikhisar Barajı’nın mavi suları ve baharın gelmesiyle birlikte yeşillikler içinde tekrar ortaya çıkan Atikhisar Kalesi görüntüsüyle görenleri etkiliyor. Yeşil örtüyle kaplanmaya başlayan Atikhisar Kalesi dron ile görüntülendi. Atikhisar Kalesi Çanakkale merkeze 6 kilometre uzaklıkta, Çanakkale-Çan yolu üzerine bulunuyor. Halk arasında Atikhisar Kalesi’, ’Gavurhisarı’ olarak da bilinmektedir. 40 metre yükseklikte büyük bir ana kaya üzerine inşa edilmiş olan kalenin girişi kuzey yöndendir. Doğu ve batı bölümü dik kayalıktır. İç içe iki bölümden meydana gelen kalenin iç bölümdeki kısmı yüksek bir kayanın üstü düzleştirilerek iskan edilmiştir. Yüksek bölümde vadiyi gözetleyen kuleler bulunmakta. Burada iki bölümlü bir sarnıç yapısı kalıntısı ve ortasında bulunan boşlukta temel kalıntıları mevcut. Aşağı bölümde bulunan dış duvarın kuzeybatı bölümündeki sur duvarları kısmen korunmuş durumda. Kalenin duvarları moloz taş ve kireç harçlı malzeme ile yapılmış. Bu son hali ile Geç Roma dönemi özellikleri göstermekte. Kale içinde ve eteklerinde Milattan Önce 6. yüzyıldan başlayarak Milattan Sonra 10. yüzyıla kadar kesintisiz devam eden seramik örneklerine rastlanmıştır. Kalenin dış kısmında bulunan düzlükte de iskan izleri görülmektedir. Kalenin kuzeyinde bulunan tepe üzerinde yaklaşık 2 metre yükseklikte bir tümülüs kalıntısı bulunmaktadır. Üzerinde bulunan çukurluk nedeniyle tümülüs muhtemelen tahrip edilmiştir. Çanakkale Boğazı’ndan geçerek iç Troas ve Mysia bölgelerini birbirine bağlayan antik yolların üzerinde bulunan kontrol merkezlerinden biri durumundaydı. Muhtemelen kalenin ilk kuruluşu Milattan Önce 7. yüzyıla kadar inmiş olmalıdır. Perslerin Milattan Önce 6. yüzyılda Troas bölgesinin kontrolü amacı ile kullandığı önemli bir üs konumundaydı. Ayrıca kale, antik maden ocaklarının bulunduğu Sarıçay vadisinin kontrolünü ve güvenliğini sağlaması açısından da önemli durumdadır. Antik kaynaklar kalenin bulunduğu alanın Abydos toprakları içinde "Kremaste" yerleşmesi olduğunu belirtmektedir.