Yerel Haberler
Çanakkale
12 Mart 2026 Perşembe - 11:34 Çanakkale Boğazı’nda makina arızası nedeniyle karaya oturan gemi kurtarıldı Çanakkale Boğazı’ndan geçişi sırasında makina arızası karaya oturan ’NOTA APP’ isimli dökme yük gemisi Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri tarafından kurtarılarak, karanlık liman bölgesine götürülerek demirletildi. Rusya’dan Mısır’a giden Panama Bayraklı 189 metre boyundaki ’NOTA APP’ isimli 51 bin 258 ton tahıl yüklü dökme yük gemisi dün Çanakkale’nin Eceabat ilçesi Kilitbahir köyü açıklarında makina arızası yaptı. Geminin kaptanı, durumu telsizle Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi Müdürlüğüne bildirdi. Makina arızası ardından sürüklenmeye başlayan gemi bir süre sonra karaya oturdu. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ait ’KURTARMA-21’ romörkörü ve ’KEGM-8’ botu bölgeye sevk edildi. Boğazdan geçiş yapan diğer gemiler de arızayla ilgili bilgilendirildi. Karaya oturan ’NOTA APP’ gemisi için Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen kurtarma çalışmasıyla gemi karaya oturduğu yerden kurtarıldı. Kurtarma çalışması nedeniyle çift yönlü trafiğe kapanan Çanakkale Boğazı tekrar transit gemi geçişlerine açıldı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri ‘Kurtarma-4’ ve ‘Kurtarma-15’ tarafından kurtarılan oturan ’NOTA APP’ isimli dökme yük gemisi karanlık liman bölgesine götürülerek demirletildi. Gemide sörvey çalışması yapılacak.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:22 Çanakkale’de 111 yıllık ’Zafer’ coşkusu Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü kutlamaları ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nü içeren ’Zafer Haftası’ etkinlikleri başladı. Çimenlik Kalesi içindeki açılış töreninde büyük coşku yaşandı. ’Zafer Haftası’ açılış töreni, Çanakkale’de 111 yıl önce, 8 Mart gecesi boğaza döktüğü mayınlarla Deniz Savaşları’nın gidişatını değiştiren Nusret Mayın Gemisi’nin aslına uygun olarak yapılan TCG Nusret’in bağlı bulunduğu Çimenlik Kalesi’nde yapıldı. Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Av. Muharrem Erkek, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanı Yarbay Orhan Öğrenci, askeri erkan, gaziler, şehit aileleri ve öğrenciler katıldı. Şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklal Marşı eşliğinde, Türk bayrağı göndere çekildi. Vali Doç. Dr. Ömer Toraman törende yaptığı konuşmada, "Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünü hep beraber idrak ediyoruz. Çanakkale Savaşı hem mahiyeti itibariyle hem de neticeleri itibariyle dünya harp tarihinin çok müstesna örneklerinden bir tanesi oluşturmaktadır. Bu savaşta yenilmez orduların kesin mağlubiyeti, Türk ordusunun da kesin zaferiyle neticelenmiştir. Hem deniz savaşı safhası hem kara savaşı safhası aynı zaferle neticelenmiştir. Bugüne kadar yenilmez olarak görülen orduların ve donanmaların çaresizliğinin sahnelendiği yerdir. Bu bütün dünyaya örnek teşkil etmiş ve bu güçlü orduların, donanmaların yenilebileceğini bütün dünyaya Türk ordusu göstermiştir. Bunu mümkün kılan şüphesiz Mehmetçiğin direnci, kararlılığı, kahramanlığı ve vatan sevgisidir" dedi. Konuşmanın ardından Vali Ömer Toraman tarafından Kıbrıs Gazisi İzzet Küçük’e Milli Mücadele Madalyası’nın tevcihi yapıldı. Kutsal emanetler yola çıktı Daha sonra halk oyunları ve mehter gösterisi sergilendi. Şehitler diyarı Gelibolu Yarımadası’ndan alınan toprak, zaferin kazanıldığı Çanakkale Boğazı’ndan alınan deniz suyu ve rengini şehitlerimizin kanından alan Türk bayrağından oluşan kutsal emanetler, Vali Ömer Toraman tarafından bu yıl Ankara’ya götürecek olan atletler Hüseyin Ege Arslan ve Şimal Alkan’a teslim edildi. Çimenlik Kalesi’ndeki programın ardından, protokol üyeleri ve katılımcılar, Çanakkale Valiliği önüne kadar ’Halk Yürüyüşü’ gerçekleştirildi. Yürüyüşe katılanlar, ellerindeki Türk bayrakları ile Zafer coşkusunu yaşadı. Valilik önünde düzenlenen törende ise, atletler, emanetleri Ankara’ya götürmek için 29’uncu ’Zafer Koşusu’na başladı. Kutsal emanetler sırasıyla Balıkesir, Bursa, Bilecik, Eskişehir ve Ankara illerinin sınırlarından geçirilerek, 18 Mart günü Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teslim edilecek. Şehitleri Anma Günü ile Çanakkale Deniz Zaferi kutlamaları, hafta boyunca çeşitli etkinliklerle devam edecek.
12 Mart 2026 Perşembe - 10:04 AK Partili Milletvekili Gider’den 12 Mart mesajı Çanakkale AK Parti Milletvekili Ayhan Gider, 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü vesilesiyle yayınladığı mesajda "İstiklalimiz ebedi, istikbalimiz aydınlık, Türkiye’miz güçlü ve kararlıdır" dedi. AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü için mesaj yayınladı. Milletvekili Ayhan Gider, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Türk milletinin hürriyet tapusu, bağımsızlık sembolü İstiklal Marşımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105. yıl dönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz. İstiklal Marşı, yalnızca bir metin değil; topyekûn bir milletin imkânsızlıklar içinde yazdığı iman manifestosudur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı istiklal yürüyüşü, Mehmet Âkif Ersoy’un kaleminde ölümsüzleşerek; devletimizin temel taşı, birliğimizin en güçlü çimentosu haline gelmiştir. Unutulmamalıdır ki bağımsızlık, bizim için geçici bir tercih değil, genetiğimize işlenmiş bir karakterdir. Bugün devraldığımız bu mukaddes emaneti, adaleti merkeze alan yönetim anlayışımız, kalkınan ekonomimiz, güçlü diplomasi ve sarsılmaz milli birliğimizle daha yükseklere taşımaya kararlıyız. 105 yıl önceki o kararlı duruş, savunma sanayiimizden diplomasimize, eğitimimizden teknolojimize, sınırlarımızın güvenliğinden uluslararası alandaki duruşumuza kadar verdiğimiz mücadelenin ilham kaynağıdır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, ömrünü vatanına ve milletine vakfeden Mehmet Âkif Ersoy’u, istiklal mücadelemizin tüm isimsiz kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. İstiklalimiz ebedi, istikbalimiz aydınlık, Türkiye’miz güçlü ve kararlıdır."
Şehitler için 555 bin adım atarak Çanakkale’ye geldi
14 Mart 2025 Cuma - 11:55 Şehitler için 555 bin adım atarak Çanakkale’ye geldi Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü kutlamalarına katılmak için İstanbul Avcılar’dan üzerinde askeri üniforma ve 2 metre uzunluğunda Türk bayrağıyla yürüyen Gazi torunu ve Tokat 15’liler Derneği Başkanı Saffet Gümüş (57), 375 kilometre yol kat ederek, 11 gün süren yolculuk sonunda Çanakkale’ye geldi. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümünde şehitler için elinde Türk bayrağı ile Gazi torunu ve Tokat Onbeşli Torunları Derneği Başkanı Saffet Gümüş, ‘Torundan Dedeye Vefa Yürüyüşünün bu yıl 7’ncisini, 3 Mart’ta İstanbul Avcılar’dan başladı. Edirne, Tekirdağ, Keşan, Gelibolu üzerinden askeri üniforma ve 2 metre uzunluğunda Türk bayrağıyla yürüyen Saffet Gümüş, bugün Çanakkale kent merkezine ulaştı. Gümüş elinde Türk bayrağı ile Truva Atı önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. ‘Torundan Dedeye Vefa Yürüyüşünün bu yıl 7’ncisini gerçekleştirdiğini belirten Tokat 15’liler Derneği Başkanı Saffet Gümüş, "İstanbul’dan çıkıp, elimde Türk bayrağı ile ‘Torundan Dedeye Vefa Yürüyüşümüzün 7’ncisini tamamladım. 375 kilometre, 555 bin adım atarak Çanakkale’ye geldim. Bu yol uzun bir yol. Bundan 110 yıl önce atalarımız Tokat ve Türkiye’nin çeşitli illerinden Çanakkale’ye geldiler. Onların geliş sebebi vatan, bayrak, namus, Kur’an, İslam’dı. Çanakkale, Türkiye’nin varoluşu, Türkiye’nin kurtuluşu, İslam’ın doğuşudur diyorum" dedi.
"Savaş boyunca Çanakkale’deki binaların yüzde 80’i yıkıldı"
14 Mart 2025 Cuma - 11:26 "Savaş boyunca Çanakkale’deki binaların yüzde 80’i yıkıldı" Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 110. Yıldönümünde savaş döneminde Çanakkale şehrinin vaziyetini anlattı. Savaşın yıkımını vurgulayan Atabay, "Baktığımız zaman savaş aslında bir şehrin durumunu da belirlemiş ve tamamen sivil yaşamın sona ermesiyle sonuçlandı. Çanakkale’deki binaların yüzde 80’i yıkılmıştı" dedi. ÇOMÜ İnsani ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 110. Yıl dönümü vesilesiyle savaş döneminde Çanakkale’nin geldiği son duruma değindi. Çanakkale cephesinde saldırıların başlamasıyla kıyı köylerin tahrip olduğunu söyledi. Atabay, savaşın başlamasıyla Karantina (Güzelyalı), Erenköy, Yeniköy, Yenişehir köylerinden sivil halkın tamamen boşaltıldığını belirtti. Akademisyen, Çanakkale kenti boşaltıldıktan sonra kentte sadece 55 kişinin kaldığını aktardı. Bu 55 kişi ise yardımcı hizmetler sınıfında olan çalışanlar ve zorunlu görevi olan devlet memurlarıydı. Sahilde bulunan Kumkale köyü, Geyikli ve buraya yakın 4 köy devlet memurlarıyla birlikte zorunlu olarak göç ettirildi. Savaş sırasında burada bulunan binalar tamamen yıkıldı. Şehrin harap olması ve güvenlik açısından zaafiyeti olması nedeniyle şehir merkezi konumunun değiştirilmesine karar verildi. Fakat ortak bir konum belirlenemezken tartışmalar ardından Lapseki’ye taşınması uygun görüldü. Dr. Öğr. Üyesi Atabay, bu sırada Çanakkale’nin askeri bölge durumunda olduğunu ve sivil bir idarenin bulunmasının söz konusu olmadığını söyleyerek kentte bulunan mal mülkün korunması amacıyla bir komiser ve birkaç polis memurunun var olduğunu ekledi. Tehlike altındaki Çanakkale boşaltıldı Mithat Atabay, savaş boyunca Çanakkale kentinde idari yönetimin ve halkın tehlike altında olduğu için konumlarının değiştirildiğini belirterek o süreçleri anlattı : "İtilaf donanması 19 Şubat 1915 tarihinde saldırıya başladığı zaman kıyıda bulunan köyler tahrip oldu. Bu köyler arasında baktığımız zaman özellikle Kumkale, Yenişehir gibi köyleri kapsamaktaydı. Ayrıca bugün adı Güzelyalı olan o zamanlarda ise Karantina Köy ve Erenköy bu şekilde tahrip oldu. Buranın halkı iç bölgelere gönderildi. Tabi 18 Mart 1915 tarihinde düşman donanması Çanakkale’yi geçemeyince bu sefer kara saldırısının da olacağı düşünülmekteydi. Çanakkale şehrinde de 18 Mart’ta büyük toplar şehrin içerisine düşmüş bulunmaktaydı. Yeni bir saldırı karşısında Çanakkale’de sivil halkın zarar görmesini önlemek amacıyla hükümet 6 Nisan 1915 tarihinde bir kararname yayınladı. Bu kararname çerçevesinde de Çanakkale’nin boşaltılmasına karar verildi. Sadece Çanakkale’de 55 sivil kaldı. Bunlar yardımcı hizmetler sınıfında çalışanlar ya da zorunlu olarak çalışanlardan mesela liman reisi gibi ya da mutasarrıf gibi devlet görevlileri olmuştur. Bunlar da 1915 yılı Temmuz ayında tamamen bölgeyi terk etmek zorunda kaldılar. Çanakkale halkı ilk başlangıçta çevre köyler ile özellikle Lapseki ve Umurbey bölgesine gönderildiler. Ayrıca Çanakkale’nin devlet idaresindeki yerinin ne olacağı konusu da tartışma konusu oldu. İlk başta mutasarrıflık merkezinin Biga’ya taşınması ve oradan idare edilmesi düşünüldü. Ancak buranın diğer yerleşim yerlerine çok uzak olması sebebiyle bundan vazgeçildi. Nüfusla ilgili olan yerler Umurbey’e gönderilirken diğer yerlerdeki devlet memurları Lapseki’ye gönderilmiştir. Ancak Lapseki de çok güvenli bir yer değildi. Baktığımız zaman çeşitli yazışmalar kendisini gösterdi ve 1916 yılında Lapseki’nin lağvedilerek buranın Kale-i Sultaniye’nin merkezi olduğu ilan edildi." Savaştan etkilenen Çanakkale yaşanmaz hale geldi Savaşın Çanakkale kentinin üzerinde dönüm noktası oluşturduğunu söyleyen Atabay, "Savaş boyunca Çanakkale kasabası tamamen sivillerden boşaltılmış bir vaziyetteydi. Ancak idari taksimattan ayırmamak amacıyla buraya Rauf Bey adında bir nahiye müdürü atandı, savaş boyunca burada görev yaptı. Yani nahiye dediğimiz zaman çevre köyler buraya bağlıydı ancak Çanakkale kasabası tamamen boş bulunuyordu. Baktığımız zaman savaş aslında bir şehrin durumunu da belirlemiş ve tamamen sivil yaşamın sona ermesiyle sonuçlandı. Savaş boyunca Çanakkale’de bulunan binaların 5’te 4’ü yıkılmıştı. Burada bulunan konsoloslukların tamamına yakını hasar gördü ve Çanakkale’de yaşam adeta yaşanılmaz vaziyette kaldı. O yüzden Çanakkale bu savaşın etkilerini Cumhuriyet Dönemi’nde de gösterdi ve gelişmesi çok zor olmuştur" şeklinde konuştu.
Çanakkale’de Tıp Bayramı kutlaması
14 Mart 2025 Cuma - 10:39 Çanakkale’de Tıp Bayramı kutlaması Çanakkale’de 14 Mart Tıp Bayramı sebebiyle düzenlenen törende, İl Sağlık Müdür Vekili Uzm.Dr. Yavuz Adanur Atatürk Anıtına çelenk bıraktı. Cumhuriyet Meydanındaki Atatürk Anıtı’nda 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle çelenk sunma töreni düzenlendi. Törene, İl Sağlık Müdür Vekili Uzm.Dr. Yavuz Adanur, sağlık çalışanları katıldı. Saygı Duruşu’nda bulunuldu. İstikal Marşı okundu. Ardından Uzm. Dr. Yavuz Adanur Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı. 14 Mart Tıp Bayramı programında konuşan İl Sağlık Müdür Vekili Uzm.Dr. Yavuz Adanur, "’Tıp bir sanattır, hem de ondan insan sevgisinin kopamadığı çok zor bir sanat’ sözleriyle başta hekimlik olmak üzere sağlık hizmetlerinde çalışan tüm sağlık personelimizin emeklerinin ne denli kıymetli olduğunu ifade edebiliriz. Tıp Bayramımızın tarihçesine bakacak olursak; Takvimler 1919’u gösterdiğinde İstanbul, İngiliz işgali altındadır ve Tıp öğrencileri eğitimlerine işgal günlerinde devam etmeye çalışmaktadır. O günlerde 3. Sınıfta tıp eğitimine devam eden Hikmet Boran’da Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane öğrencileri arasındadır. 14 Mart 1919’da Tıp öğrencileri Hikmet Boran önderliğinde üniversitenin kuruluş yıldönümünü kutlayacaklarını söyleyerek toplanır ve ardından işgale karşı tarihi fakülte binasının direkleri arasına Türk bayrağını asarlar. İşgal güçleri protestoyu engellemeye çalışsalar da tıp öğrencilerini durduramazlar. Tıp öğrencilerinin kararlılıkları ve vatanseverlikleri sayesinde karanlık işgal günlerinde İstanbul semalarında dalgalanan Türk bayrağı bir umut ışığı gibi parlar. O günden sonra da 14 Mart ülkemizde Tıp Bayramı olarak kutlanmaya başlar. 03 Kasım 1914’te Çanakkale cephesinin açılması ile Tarihin belki de bir daha yazamayacağı destansı zaferlerle dolu Vatan mücadelesi başlar. Tıp öğrencilerimiz silah altına alınarak cepheye gider, düşmana Geçit vermeyen memleketimizde, tıbbiyeliler en ön safta yer alarak, 1921 yılında mezun olmayı bekleyen Tıbbiyeliler Çanakkale’de şehit düşerler. Tarihte olduğu gibi, bugün de burada, her zaman, milletimizin yanında ve onlara uzanan, şifa dağıtan el olmaya devam edeceğiz" dedi. Doktorluk bütün insanlığı kurtarmakla eşdeğer Doktorluğun kutsal bir meslek olduğun vurgulayan Adanur sözlerine şöyle devam etti: "Bu duygu ve düşüncelerle dün olduğu gibi bugün de, bir canı kurtarmayı, bütün insanlığı kurtarmakla eşdeğer sayan bir anlayışın sahipleri olarak; afet, salgın, yangın deprem demeden 7 gün 24 saat esasıyla başta ilimiz Çanakkale olmak üzere ülkenin dört bir köşesinde vatandaşlarımızın canını emanet alarak hizmet veren büyük sağlık ordumuzun; İnsanımızı sağlıklı yaşatmayı, acısını azaltmayı, daha nitelikli bir yaşam sunmayı amaç edinmiş olan tüm fedakâr hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart tıp Bayramını tekrar yürekten kutlarım. İl Sağlık Müdürlüğümüz adına her geçen gün ilimizde sağlık hizmetlerimizi daha da iyiye ulaştırmak adına mesai menfumu olmadan görev yaptığımızı belirtir, saygılarımı sunarım."
Eşini boğup toprağa gömen sanık ve kardeşinin yargılanmasına devam edildi
13 Mart 2025 Perşembe - 17:35 Eşini boğup toprağa gömen sanık ve kardeşinin yargılanmasına devam edildi Çanakkale’nin Biga ilçesinde boşanma aşamasındaki eşini boğarak öldürüp hafriyat alanına gömen tutuklu sanık Fırat Yıldızhan ile olay sırasında yanında bulunan ve cesedi gömmesine yardımcı olan kardeşinin yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, tutuklu sanık ile kardeşinin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Çanakkale’nin Biga ilçesinde geçen yıl 16 Şubat’ta meydana gelen olayda iddiaya göre, Fırat Yıldızhan (32) boşanma aşamasındaki eşi Saliha Gizem’in Lapseki’deki evinin önüne gelerek konuşmak istedi. Fırat Yıldızhan, Saliha Gizem’i evinin önünden otomobille alarak Lapseki’den Biga istikametine doğru yola çıktı. Bu sırada ikili tartışmaya başladı. Tartışma sonucunda Fırat Yıldızhan, Saliha Gizem’i iple boğarak öldürüp, cesedini Biga’nın Çavuşköy Mahallesi mevkisinde bir hafriyat alanına gömdü. Saliha Gizem’den haber alamayan ailesi ise durumu polis ve jandarma ekiplerine bildirdi. Yapılan detaylı çalışma sonucunda Saliha Gizem’in Lapseki’den bir araca binip, Fırat Yıldızhan ile birlikte ilçeden ayrıldığı belirlendi. Bunun üzerine polis ekipleri tarafından Fırat Yıldızhan ile ona yardım ettiği ileri sürülen kardeşi Yağız Yıldızhan gözaltına alındı. Cinayeti itiraf eden Fırat Yıldızhan, boşanma aşamasındaki eşi Saliha Gizem’in cansız bedenini gömdüğü bölgeye gösterdi. Polis ekipleri sabah saat 07.00 sıralarında Çavuşköy Mahallesi’ndeki hafriyat alanında Saliha Gizem’in cansız bedenini buldu. Gözaltına alınan Fırat Yıldızhan ve kardeşi, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki ifadelerinin ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen Fırat Yıldızhan ve kardeşi Yağız Yıldızhan, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı, olayla ilgili soruşturmayı tamamlayıp, iddianame hazırladı. İfadeler ve toplanan deliller ışığında savcı, tutuklu sanıklar Fırat Yıldızhan’ın ’tasarlayarak eşe karşı öldürme’, kardeşi Yağız Yıldızhan’ın ise ’tasarlayarak yakın akrabayı öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Boşanma aşamasındaki eşini boğarak öldürüp, hafriyat alanına gömen tutuklu sanık Fırat Yıldızhan ile olay sırasında yanında bulunan ve cesedi gömmesine yardımcı olan kardeşi Yağız Yıldızhan’ın yargılanması Çanakkale 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde 3’üncü duruşması ile devam etti. Tutuklu sanıklar Fırat Yıldızhan (31) ve kardeşi Yağız Yıldızhan (21), duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) katıldı. Maktul Saliha Gizem Yıldızhan’ın yakınları ve taraf avukatları mahkeme salonunda hazır bulundu. Tarafların dinlenilmesinin ardından sanık Fırat Yıldızhan ile kardeşi Yağız Yıldızhan’ın tutukluluk halinin devamına karar verilip, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşma 27 Mayıs’a ertelendi.
"Şehit Bilgi Kapısı" ile Çanakkale kahramanlarının hikayeleri gün yüzüne çıkıyor
13 Mart 2025 Perşembe - 16:48 "Şehit Bilgi Kapısı" ile Çanakkale kahramanlarının hikayeleri gün yüzüne çıkıyor Türk milletinin destan yazarak tarihe adını altın harflerle kazıdığı bir zaferle sonuçlanan Çanakkale Savaşları’nın kahramanlarının hikayeleri, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının "Şehit Bilgi Kapısı" projesi ile gün yüzüne çıkıyor. Dünya ülkelerindeki güç dengelerini alt üst eden, tarihin seyrini değiştirerek Anadolu topraklarını Türk milleti için ebedi bir vatan yapan Milli Mücadele’nin ruhunu ateşleyen Çanakkale Muharebeleri’nin ölümsüz kahramanlarının hikâyeleri, "Şehit Bilgi Kapısı" ile gün yüzüne çıkıyor. Çanakkale Muharebeleri esnasında şehit olan askerlere dair bilgiler bugüne kadar Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan şehit listeleri ile tespit edildi. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı bünyesinde 2024 yılında başlatılan "Şehit Bilgi Kapısı" projesi ise Çanakkale kahramanlarının gizli kalmış bilgilerine ışık tutuyor. 3 yılda tamamlanması hedeflenen proje kapsamında Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri, Milli Savunma Bakanlığı Lodumlu Arşivi ve Kızılay Arşivi’nde yapılan detaylı ve titiz bir arşiv çalışması ile Çanakkale Cephesi’ne ait olan zayiat istatistik cetvelleri, zayiat cetvelleri, şehit subaylara ait mektup ve safahat belgeleri, hastane defterleri, sıhhi vukuat cetvelleri, tabur ve bölük seviyesinde sıhhiye cerideleri, sıhhi tesisleri gösterir askeri krokiler dâhil 30 binden fazla belge tespit edilerek, Osmalıca’dan günümüz Türkçesine çevirisi yapıldı. Böylece ortaya Çanakkale Savaşları’na ait tarih yazımını da değiştirecek çok önemli veriler ortaya çıktı. Bu çalışma sonucunda Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde hazırlanan listelerde yer almayan şehit isimlerine ve detaylı bilgilerine, subayların şehit olma süreçlerine ait detaylı verilere, hastane kayıtlarında askerlerin tedavi süreçleri ve şehit olma nedenlerine dair raporlara ve istatistiksel bilgilere, Çanakkale dışında bulunan Çanakkale şehitlerine dair detaylı raporlara ulaşıldı. Titiz bir çalışma neticesinde şu ana kadar 27. Alay ve 57. Alay dahilinde 2 bin 500 şehidin bilgisine ulaşıldı. Tasnifleme işlemleri sonrasında her gün belirli miktarda veri web sitesine girilerek, vatandaşların ve araştırmacıların hizmetine sunulacak. Bu bilgilere https://sbk.canakkaletarihialan.gov.tr/ sitesinden erişilebilecek. "Şehit Bilgi Kapısı"nda 58 binden fazla şehidin bilgileri kamuoyuna açılacak Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın elde ettiği bu verileri kamuoyunun kullanımına sunmak için geliştirdiği "Şehit Bilgi Kapısı" projesi kapsamında Çanakkale Cephesi’nde şehit olmuş bir askere dair temel bilgiler girildiğinde askerin safahatı, şehit olduğu güne dair detaylı bilgilere ulaşılabiliyor. Kaynaklardan temin edilebilen ölçüde kahramanların şehit olma sürecine detaylı olarak yer veriliyor. Bunun yanı sıra şehidin Çanakkale Cephesi’ne ne zaman ve hangi yoldan geldiği, hangi muharebelere katıldığı, komutanlarının kimler olduğu, birliğinin safahatı, birliğine ait görsel verilere de yer veriliyor. Birliğinin katıldığı muharebelere dair özel hazırlanan haritalar, görsel veriler, belgeler de kamuoyuna sunuluyor. Şehidin hangi şehitliğe defnedildiği, isminin nerede yer aldığına ulaşılabileceği gibi şehit olduğu bölgeye ve şehitliğe gitmek için yol tarifine de ulaşılıyor. Bu proje ile Çanakkale Cephesi’nde şehit olmuş askerlerin her birinin bilinmeyen hikâyeleri, yaşanmışlıkları, nasıl şehit oldukları gibi birçok özel bilgi kamuoyuna sunulurken, ilerleyen dönemde veri göndermek için de özel bir alanın olacağı ve buradan veri paylaşımının da olacağı belirtildi. 3 yıl sonunda tamamlanacak proje ile "Şehit Bilgi Kapısı"nda 58 binden fazla şehidin verileri kamuoyuna açılmış olacak. "Şu anda 2 bin 500 civarında şehidimizin teferruatlı bilgisine sahibiz" Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Şehit Bilgi Kapısı" projesiyle ilgili Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi’nde basın açıklaması yaptı. Kaşdemir, "Çanakkale Deniz Zaferimizin 110’uncu yıl dönümünde Tarihi Alan Başkanlığı olarak yeni bir projeyi hayata geçiriyoruz. Çok heyecanlıyız. Çanakkale’yi geçilmez yapan zaferin mimarları aziz şehitlerimizle alakalı yeni bilgilere eriştik ve bunu kamuoyuyla paylaşacağız. ‘Şehit Bilgi Kapısı’ adı altında bu çalışmayla birlikte Çanakkale şehitlerimizin daha detaylı, daha teferruatlı bilgilerine kavuşmuş olacağız. Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığımızın web sayfasına yükleyeceğimiz bilgilerle Çanakkale şehitlerimizin yakınları, akrabaları, şehidimizle alakalı temel bilgileri girdikten sonra Çanakkale’deki şehidimizin Çanakkale’ye nasıl geldiği, hangi yollardan geldiği, hangi cephelerde savaştığı, Çanakkale’de hangi birlikte görev yaptığı, komutanının kim olduğu, yaralanmışsa nerede yaralandığı, hangi işlemlere maruz kaldığı, nasıl tedavi olduğu ve kahramanlık hikayelerinin de yer aldığı, hatta ve hatta Çanakkale Tarihi Alan’da hangi şehitlikte metfun bulunduğu, isminin nerede yazdığı, bu şehitliğe nasıl gidilebileceği, hangi yolların kullanılabileceği gibi birçok bilgiye sahip olma imkanına kavuşacaklar. Tabii Çanakkale şehitleriyle alakalı şu anda Genelkurmay Başkanlığımızın, Milli Savunma Bakanlığımızın bir şehit listesi var. Fakat burada eksikler vardı. Bunun güncellenmesi gerekiyordu. Tarihi Alan Başkanlığı olarak geçtiğimiz yıl çok özel bir ekip oluşturduk ve bu ekibimiz hem Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivlerimizde, hem Milli Savunma Bakanlığımızın Lodumlu Arşivi’nde, hem de Kızılay’ın arşivinde çok yoğun bir çalışma içerisine girdi. 30 bin sayfalık bir arşiv tarandı. 30 bin sayfalık Osmanlı Türkçesindeki bu bilgiler günümüz Türkçesine aktarıldı ve şu anda peyderpey sisteme girilmeye başlandı. Şu anda 2 bin 500 civarında şehidimizin teferruatlı bilgisine sahibiz. Yeni şehit listelerimizin, yeni şehit isimlerimizin de ortaya çıktığı düşünüldüğünde bugüne kadar var olmayan, bugüne kadar isimleri belli olmayan birçok şehidimizin de bilgileri gün yüzüne çıkmış olacak" dedi. "Türkiye’nin her bir vilayetinde, her bir ilçesinde, köyünde, hatta her aileden mutlaka birisi Çanakkale’de ya şehit olmuştur ya gazi olmuştur" 2027 yılı sonuna kadar 58 binden fazla şehidin teferruatlı bilgilerine kavuşma imkanına sahip olacaklarını ifade eden Kaşdemir, sözlerine şöyle devam etti: "Çanakkale şehitleri her zaman çok merak edilmiştir. Çünkü Türkiye’nin her bir vilayetinde, her bir ilçesinde, köyünde, hatta her aileden mutlaka birisi Çanakkale’de ya şehit olmuştur ya gazi olmuştur. İşte şehitlerimizin kıymetli aileleri o şehidimize ait temel bilgileri girdikten sonra şehidimizle alakalı çok teferruatlı bilgiye ulaşmış olacaklar. Tabii ortaya birçok yeni bilgi ve belge de çıkmış oldu. Yeni şehit isimleri çıkmış oldu. Hatta çok ilginizi çekecek çok özel kahramanlık hikayeleri de evraklardan çıkmaya başladı. Çok özel bir arşivden faydalandık. O yüzden inşallah bu çalışma bittiği zaman ’Şehit Bilgi Kapısı’na girildiğinde bütün Çanakkale şehitleri ile alakalı teferruatlı bilgiye sahip olacağız. Hatta bu çalışmanın sonunda Çanakkale Cephesi ile alakalı tüm arşivlere ulaşılmış, tüm arşivler çalışılmış, yani tabiri caizse Çanakkale Cephesi ile alakalı bütün belgeler okunmuş olacak. O yüzden çok heyecanlıyız, çok da istekliyiz. Çanakkale şehitlerimizi, gazilerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. Bir kez daha Çanakkale’yi geçilmez yapanları, Çanakkale zaferinin mimarlarını rahmetle ve saygıyla anıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Cevat Paşamızı, Seyit Onbaşı’mızı, Yüzbaşı Yusuf Kenan’ı, bütün o büyük kahramanları, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Onları unutmadık, unutmayacağız. Onların hatıralarını tarihe mal edip gelecek kuşaklara aktaracağız."
"Şehit Bilgi Kapısı" İle Çanakkale Kahramanlarının Hikâyeleri Gün Yüzüne Çıkıyor
13 Mart 2025 Perşembe - 16:44 "Şehit Bilgi Kapısı" İle Çanakkale Kahramanlarının Hikâyeleri Gün Yüzüne Çıkıyor Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Türk milletinin destan yazarak tarihe adını altın harflerle kazıdığı bir zaferle sonuçlanan Çanakkale Savaşları’nın kahramanları, aziz şehitleri "Şehit Bilgi Kapısı" projesi ile yaşatmaya devam ediyor. Dünya ülkelerindeki güç dengelerini alt üst eden, tarihin seyrini değiştirerek, bu toprakları Türk milleti için ebedi bir vatan yapan Milli Mücadele’nin ruhunu ateşleyen, Çanakkale Muharebelerinin ölümsüz kahramanlarının hikâyeleri, "Şehit Bilgi Kapısı" ile gün yüzüne çıkıyor. Çanakkale Muharebeleri esnasında şehit olan askerlere dair bilgiler bugüne kadar Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan şehit listeleri ile tespit edildi. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı bünyesinde 2024 yılında başlatılan "Şehit Bilgi Kapısı" projesi ise Çanakkale kahramanlarının gizli kalmış bilgilerine ışık tutuyor. 3 Yılda tamamlanması hedeflenen proje kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri, Milli Savunma Bakanlığı Lodumlu Arşivi ve Kızılay Arşivi’nde yapılan, detaylı ve titiz bir arşiv çalışması ile Çanakkale Cephesi’ne ait olan zayiat istatistik cetvelleri, zayiat cetvelleri, şehit subaylara ait mektup ve safahat belgeleri, hastane defterleri, sıhhi vukuat cetvelleri, tabur ve bölük seviyesinde sıhhiye cerideleri, sıhhi tesisleri gösterir askeri krokiler dâhil 30 binden fazla belge tespit edilerek Osmalıca’dan günümüz Türkçesine çevirisi yapıldı. Böylece ortaya Çanakkale Savaşları’na ait tarih yazımını da değiştirecek çok önemli veriler ortaya çıktı. Bu çalışma sonucunda; Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde hazırlanan listelerde yer almayan şehit isimlerine ve detaylı bilgilerine, subayların şehit olma süreçlerine ait detaylı verilere, hastane kayıtlarında askerlerin tedavi süreçleri ve şehit olma nedenlerine dair raporlara ve istatistiksel bilgilere, Çanakkale dışında bulunan Çanakkale şehitlerine dair detaylı raporlara ulaşıldı. Titiz bir çalışma neticesinde; şu ana kadar 27. ve 57. alay dahilinde 2500 şehidin bilgisine ulaşıldı. Tasnifleme işlemleri sonrasında her gün belirli miktarda veri web sitesine girilerek vatandaşların ve araştırmacıların hizmetine sunulacak. https://sbk.canakkaletarihialan.gov.tr/ Sitesinde bu bilgilere erişilebilecek. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın elde ettiği bu verileri kamuoyunun kullanımına sunmak için geliştirdiği "Şehit Bilgi Kapısı" projesi kapsamında; Çanakkale Cephesi’nde şehit olmuş bir askere dair temel bilgiler girildiğinde askerin; safahatı, şehit olduğu güne dair detaylı bilgilere ulaşılabiliyor. Kaynaklardan temin edilebilen ölçüde kahramanların, şehit olma sürecine detaylı olarak yer veriliyor. Bunun yanı sıra şehidin, Çanakkale Cephesi’ne ne zaman ve hangi yoldan geldiği, hangi muharebelere katıldığı, komutanlarının kimler olduğu, birliğinin safahatı, birliğine ait görsel verilere de yer veriliyor. Diğer yandan birliğinin katıldığı muharebelere dair özel hazırlanan haritalar, görsel veriler, belgeler de kamuoyuna sunuluyor. Şehidin yaklaşık olarak hangi şehitliğe defnedildiği, isminin nerede yer aldığına ulaşılabileceği gibi şehit olduğu bölgeye ve şehitliğe gitmek için yol tarifine de ulaşılıyor. Bu proje ile Çanakkale Cephesi’nde şehit olmuş askerlerin her birinin bilinmeyen hikâyeleri, yaşanmışlıkları, nasıl şehit oldukları gibi birçok özel bilgi kamuoyuna sunulurken, ilerleyen dönemde veri göndermek için de özel bir alanın olacağı ve buradan veri paylaşımının da olacağı belirtildi. 3 yılsonunda tamamlanacak proje sonucunda "Şehit Bilgi Kapısı"nda 58 binden fazla şehidin verileri kamuoyuna açılmış olacak. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir Şehit Bilgi Kapısı" projesiyle ilgili Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi’nde basın açıklaması yaptı. Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale Deniz Zaferimizin 110’uncu Yıl Dönümünde Tarihi Alan Başkanlığı olarak yeni bir projeyi hayata geçiriyoruz. Çok heyecanlıyız. Çanakkale’yi Geçilmez yapan zaferin mimarları aziz şehitlerimizi ile alakalı yeni bilgilere eriştik ve bunu kamuoyuyla paylaşacağız. ‘Şehit Bilgi Kapısı’ adı altında bu çalışmayla birlikte Çanakkale şehitlerimizin daha detaylı, daha teferruatlı bilgilerine kavuşmuş olacağız. Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığımızın web sayfasına yükleyeceğimiz bilgilerle Çanakkale şehitlerimizin yakınları, akrabaları, şehidimiz ile alakalı temel bilgileri girdikten sonra Çanakkale’deki şehidimizin Çanakkale’ye nasıl geldiği, hangi yollardan geldiği, hangi cephelerde savaştığı, Çanakkale’de hangi birlikte görev yaptığı, komutanının kim olduğu, yaralanmışsa nerde yaralandığı, hangi işlemlere maruz kaldığı, nasıl tedavi olduğu ve kahramanlık hikayelerinin de yer aldığı, hatta ve hatta Çanakkale Tarihi Alanda hangi şehitlikte metfun bulunduğu, isminin nerede yazdığı, bu şehitliğe nasıl gidilebileceği, hangi yolların kullanılabileceği gibi birçok bilgiye sahip olma imkanına kavuşacaklar. Tabi Çanakkale şehitleriyle alakalı şu anda Genelkurmay Başkanlığımızın, Milli Savunma Bakanlığımızın bir şehit listesi var. Fakat burada eksikler vardı. Bunun güncellenmesi gerekiyordu. Tarihi Alan Başkanlığı olarak geçtiğimiz yıl çok özel bir ekip oluşturduk ve bu ekibimiz hem Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivlerimizde, hem Milli Savunma Bakanlığımızın Lodumlu arşivinde, hem de Kızılay’ın arşivinde çok yoğun bir çalışma içerisine girdi. 30 bin sayfalık bir arşiv tarandı. 30 bin sayfalık Osmanlı Türkçesindeki bu bilgiler günümüz Türkçesine aktarıldı ve şu anda peyderpey sisteme girilmeye başlandı. Şu anda 2500 civarında şehidimizin teferruatlı bilgisine sahibiz. Yeni şehit listelerimizin, yeni şehit isimlerimizin de ortaya çıktığı düşünüldüğünde, bugüne kadar var olmayan, bugüne kadar isimleri belli olmayan birçok şehidimizin de bilgileri gün yüzüne çıkmış olacak" dedi. 2027 yılı sonuna kadar 58 binden fazla şehidin teferruatlı bilgilerine kavuşma imkanına sahip olacaklarını da ifade eden Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, sözlerine şöyle devam etti: "Çanakkale şehitleri her zaman çok merak edilmiştir. Çünkü Türkiye’nin her bir vilayetinde, her bir ilçesinde, köyünde hatta her aileden mutlaka birisi Çanakkale’de ya şehit olmuştur, ya Gazi olmuştur. İşte şehitlerimizin kıymetli aileleri o şehidimize ait temel bilgileri girdikten sonra şehidimiz ile alakalı çok teferruatlı bilgiye ulaşmış olacaklar. Tabii ortaya birçok yeni bilgi ve belge de çıkmış oldu. Yeni şehit isimleri çıkmış oldu. Hatta çok ilginizi çekecek çok özel kahramanlık hikayeleri de evraklardan çıkmaya başladı. Çok özel bir arşivden faydalandık. O yüzden inşallah bu çalışma bittiği zaman, "Şehit Bilgi Kapısı"na girildiğinde bütün Çanakkale şehitleri ile alakalı teferruatlı bilgiye sahip olacağız. Hatta bu çalışmanın sonunda Çanakkale Cephesi ile alakalı tüm arşivlere ulaşılmış, tüm arşivler çalışılmış. Yani tabiri caizse Çanakkale Cephesi ile alakalı bütün belgeler okunmuş olacak. O yüzden çok heyecanlıyız, çok da istekliyiz. Çanakkale şehitlerimizi, gazilerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. Bir kez daha Çanakkale’yi Geçilmez yapanları Çanakkale zaferinin mimarları rahmetle ve saygıyla anıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Cevat Paşamızı, Seyit Onbaşı’mızı, Yüzbaşı Yusuf Kenan’ı, o bütün o büyük kahramanları, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Onları unutmadık, unutmayacağız. Onların hatıralarını tarihe mal edip gelecek kuşaklara aktaracağız."
Çanakkale Savaşları Kahramanlarında Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa törenle anıldı
13 Mart 2025 Perşembe - 12:41 Çanakkale Savaşları Kahramanlarında Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa törenle anıldı Çanakkale Savaşları kahramanlarından Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü kutlamaları kapsamında ölümünün 87’nci yıl dönümünde düzenlenen törenle anıldı. Çanakkale merkezde bulunan Cevat Paşa Parkında, Çanakkale Savaşları kahramanlarından Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa için ölümünün 87’nci yıl dönümünde anma töreni düzenlendi. Anma törenine, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Serhat Sözbir, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Vekili Av. Bülent Şarlan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı İsmail Kaşdemir, askeri erkan, gaziler, şehit aileleri ve öğrenciler katıldı. Anma töreni Saygı Duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Atatürk ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi (AÇASAM) Müdürü Doç. Dr. Barış Borlat, Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa’nın biyografisini anlattı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale Deniz Savaşları sırasında gerek planlama aşamasında, gerek sevk ve idare aşamasında her zaman büyük bir askerlik ve komutanlık örneği göstermiş ve o büyük donanmaya Çanakkale Boğazı’nı dar eden o önemli ordunun komutanlığını yapmıştır. Savaş sırasında bile Müstahkem Mevki Komutanı olarak okul yapmayı düşünecek kadar, isteyecek kadar geleceği öngören yüksek duruşlu insanlardır. Gerçekten o dönemin nesli o 1900’lü yılların başındaki o nesil bu memleketin en cefa çeken, en büyük fedakarlık gösteren nesilleri olmuştur. O insanlar bu toprakları korumak için rahat yüzü görmemiş, tabiri caizse cepheden cepheye koşmuş, ateşten ateşe koşmuş, sınırdan sınıra koşmuş ve bu toprakların savunmasında bir abide şahsiyet olarak Türk milletinin kalbindeki en müstesna yerleri almışlardır. Bugüne kadar Çanakkaleliler olarak hep Cevat Paşa’yı duyduk, bildik. Ama bugünden sonra, bu törenden sonra Çanakkale’de ve Türkiye’de Cevat Paşa’nın daha çok bilinmesi adına daha çok saygı duyulması adına hepimiz çalışmak durumundayız. Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı olarak, Çanakkale kahramanlarını unutturmamak, unutmamak ve gelecek kuşaklara aktarmak gibi bir sorumluluğun altında olduğumuzun idrakindeyiz. O yüzden o büyük kahramanları her zaman hayırla yad etmek için böyle programları icra edeceğiz" dedi. Belediye Başkan Vekili Av. Bülent Şarlan ise, "18 Mart, sadece askeri bir zaferin yıl dönümü değildir. Bu zafer aynı zamanda, Türk milletinin tüm dünyaya verdiği "Çanakkale Geçilmez" mesajıdır. 18 Mart, milletimizin, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesi olan bir gündür. Çanakkale Zaferi, Türk milletinin bağımsızlık ve vatanseverlik konusundaki kararlılığının simgesidir. Türk milletinin gücünü, azmini, direncini ve kararlılığını tüm dünyaya gösteren, heybetli bir duruştur. Çanakkale Zaferi demek, saymakla bitmeyecek fedakârlıklar, askeri dehalar demektir. İşte o askeri dehalardan birisi olan Cevat Paşa, Çanakkale deniz savaşlarında, stratejik zekâsı ve askeri dehasıyla büyük bir liderlik örneği sergilemiştir. Çanakkale Zaferi, direnişin ve özgürlüğün simgesidir. Cevat Paşa ise bize bu zaferi kazandıran en kıymetli komutanlarımızın başında gelmektedir" diye konuştu. Bugün Türk tarihinin bir büyük kahramanını anmak için toplandıklarını ifade eden Vali Ömer Toraman, "Çanakkale Harplerinde de Deniz Harbi’nde Müstahkem Mevki Komutanı olarak göstermiş olduğu başarıyla Boğaz’ın geçilemeyeceğini tarihe not düşmüş kişidir" diye konuştu. Konuşmaların ardından dua edildi. Vali Ömer Toraman, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Serhat Sözbir, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Belediye Başkanı Vekili Av. Bülent Şarlan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı İsmail Kaşdemir, protokol üyeleri ve katılımcıların Cevat Paşa Anıtı’na karanfil bırakmasının ardından program sonra erdi.