Yerel Haberler
Çanakkale
17 Mart 2026 Salı - 12:33 Ziyarete açılan TCG Heybeliada misafirlerini mest etti Çanakkale’de 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı ‘TCG Heybeliada’ atmosferi ile misafirlerini mest etti. Çanakkale’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapan yerli gemiler ‘TCG Heybeliada’, ‘TCG Kınalıada’ ve ‘TCG Ayvalık’ mayın avlama gemisi, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci yıl dönümü çerçevesinde halkın ziyaretine açıldı. Vatandaşlar, savaş gemilerini görmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Vatandaşlar, ziyaret sırasında gemiler hakkında merak ettikleri soruları sorma fırsatı da buldu. Bugün sabah saatlerinde ise vatandaşlar TCG Heybeliada’yı gezme fırsatı buldu. Vatandaşlar önce GESTAŞ feribotları ile Çanakkale Boğazı’nda bulunan TCG Heybeliada’yı geçti. Ardından ise savaş gemisini mihmandarlar eşliğinde gezip gemi hakkında bilgi edindi. Ailesi ile bu deneyimi yaşamak isteyen Deniz Börekçi, Edremit’ten geldiklerini söyleyerek "Çok beğendik. Çocuklarımızı gezdirdiğimiz için çok memnun olduk. Sırf bu ziyaret için Edremit’ten geldik buraya çok güzeldi" dedi. Hasan Börekçi ise, "Çocuklar ve milli duyguların gelişmesi için çok güzel bir etkinlik. Memnun olduk" diye konuştu. Etkinliğin minik ziyaretçisi Ayça Artut, ziyaretten duyduğu memnuniyeti şu cümlelerle aktardı: "Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yılı. Gemiye geldik, gezdik. Asker abiler bize izin verdi. Çok güzeldi."
17 Mart 2026 Salı - 10:54 Birinci Dünya Savaşı’ndaki en meşhur Türk askeri fotoğraflarından biri olan fotoğrafın 125. Alay’a ait olduğu ortaya çıktı Çanakkale’de Dr. İsmail Sabah, Amerikan Kongre Kütüphanesi arşivinde yer alan ve altında da ilk taarruzda Gazze’yi savunan garnizon açıklamasıyla yayınlanan ve Birinci Dünya Harbi’nin en meşhur Türk askeri fotoğraflarından biri olan fotoğrafın Gazze’de Garnizon olarak konuşlu bulunması nedeniyle 79. Alay’a ait olduğu değerlendirilirken Çanakkale’deki 125. Alay’a ait olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Birinci Dünya Savaşı’ndaki en meşhur Türk askeri fotoğraflarından biri olan fotoğraf, "İlk taarruzda Gazze’yi savunan alay" başlığıyla Amerikan Kongre Kütüphanesi Arşivinde yer alıyor. İngilizlerin, Filistin Cephesi’nde 26 Mart 1917 tarihinde Gazze’ye yaptığı ilk taarruzda Gazze’de garnizon olarak 79. Alay konuşlu olduğundan, bu fotoğrafın söz konusu birliğe ait olduğuna inanılıyordu. Sancakta yazan yazı incelendiğinde, bu çok meşhur fotoğrafın aslında 125. Alaya ait olduğu ve sancaktaki kurdelenin de alaya Çanakkale’deki kahramanlığından ötürü verildiği ortaya çıktı. Aynı birliğe ait diğer fotoğrafların, Çanakkale’den sonra Filistin Cephesi’ne savaşmaya giden 125. Alaya ait olduğu belirlendi. 125. Alay, Çanakkale Muharebeleri sona erdikten sonra Binbaşı Rahmi Bey komutasında Filistin Cephesi’ne sevk edildi. Çanakkale’den sonra ilk muharebesine 27 Mart 1917’de Gazze’de girdi. Alay, 27 Mart sabahı Mantartepe olarak bilinen Gazze’ye hakim konumdaki tepeye yaptığı süngü hücumuyla burayı İngilizlerden aldı ve ilk Gazze zaferinin kazanılmasında büyük rol oynadı. Harp Mecmuası’nın 19. sayısında 125. Alayın bu kahramanlığıyla ilgili uzunca bir makale yayımlanırken, makalede, 12. Bölük Komutanı Yüzbaşı İbrahim’in, taarruzdan önce Çanakkale’ye atıfla askerlerine "Çocuklar, ileri! Bu İngilizler Çanakkale’den kaçanlardır. Haydi bir ders daha!" diye seslendiği de yer aldı. ÇOMÜ’den Dr. Öğretim Üyesi İsmail Sabah, sancak üzerinde yaptıkları inceleme ve çalışmada, fotoğrafın 79. Alaya değil, 125. Alay’a ait olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Amerikan Kongre Kütüphanesi arşivinde yer alan ve altında da ilk taarruzda Gazze’yi savunan garnizon açıklamasıyla yayınlanan ve Birinci Dünya Harbi’nin en meşhur Türk askeri fotoğraflarından biri olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi İsmail Sabah, "Fotoğrafın açıklamasında ilk taarruzda Gazze’yi savunan Alay açıklaması yazmasından dolayı Gazze’de konuştuğu 79. Alaya ait olduğu sanılmaktaydı. Ancak sancaklar üzerine yapmış olduğumuz bir çalışma esnasında o meşhur fotoğraftaki alay sancağını da incelemeye aldık ve fotoğrafa yaklaşınca aslında bu fotoğrafın 79. Alaya değil, Çanakkale’den yakinen tanıdığımız, hemen arkamızda görmüş olduğumuz bu siperlerde göstermiş olduğu kahramanlık ve fedakarlıklar sonucunda sancağına kurdele alan 125. Alay’a ait olduğunu gördük. Hakikaten sancağın kurdelesini yaklaştırıp kurdele üzerindeki yazıyı okuduğumuzda Çanakkale’de göstermiş olduğu fedakarlık ve kahramanlık nedeniyle 125. Alay sancağına takılan bir kurdele olduğunu görmüş olduk. Yani aslında o meşhur fotoğrafın hikayesi de bambaşka bir hal almaya başladı. Küçük bir dikkat büyük bir ayrıntıyı gözümüzün önüne sermişti. Çünkü 125. Alay, İngilizlerin Filistin cephesinde Gazze’ye ilk taarruzlarında yani 26 Mart 1917 tarihinin hemen ertesi günü 27 Mart tarihinde Gazze’ye girmiş ve Mantar Tepe olarak bilinen ve aynı zamanda Gazze’ye hakim olan tepenin karşı süngü hücumuyla ele geçirilmesinde büyük bir rol oynamıştı. Binbaşı Rahmi Bey komutasındaki 125. Alayın Gazze Muharebesi’nde göstermiş olduğu bu başarı da Harp Mecmuasının 19. sayısında da uzun uzadıya anlatılmıştı. Hatta bu yazı dizisini okuduğumuzda 12. Bölük Komutanı Yüzbaşı İbrahim Efendi’nin vermiş olduğu şu emirle de karşılaşmaktayız. ‘Çocuklar ileri Bu İngilizler Çanakkale’den kaçanlardır, haydi bir ders daha’ diye emir verdiğini görmekteyiz. Yani aslında başka bir çalışma için incelediğimiz bu fotoğrafın sonucunda Çanakkale’den yakinen tanıdığımız ve Çanakkale kahramanı bir alayın hikayesi de gün yüzüne çıkmış oldu. 125. Alay, 1 Mayıs taarruzu öncesinde Çanakkale cephesine gelmiş ve Arıburnu Kuvvetleri Kumandanı Mustafa Kemal Bey’in idaresinde 1 Mayıs taarruzuna iştirak etmiş. Hemen arkamızda sağ tarafta Boyun bölgesine hücum eden 14. Alayı desteklemiştir ve akabindeki süreçte de 57. Alayın komşusu olarak şu an bulunduğumuz Kırmızı Sırt’ta Çanakkale Zaferinin kazanılmasında önemli bir rol oynamıştı. Birinci Dünya Harbi’nin en meşhur fotoğraflarından biri olan fotoğrafın hikayesi de aslında bir Çanakkale kahramanı olan alaya ait olduğu böylece ortaya çıkmış oldu" dedi.
Çanakkale’de ‘Türkiye Yüzyılı Emektarları’ temalı ‘3. Yaş Üniversitesi ve Hayat Okulu’ açıldı
05 Kasım 2024 Salı - 12:32 Çanakkale’de ‘Türkiye Yüzyılı Emektarları’ temalı ‘3. Yaş Üniversitesi ve Hayat Okulu’ açıldı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Çanakkale İl Müdürlüğü tarafından 2024 Emeklikler Yılı kapsamında hazırlanan, ‘Türkiye Yüzyılı Emektarları’ temalı ‘3. Yaş Üniversitesi ve Hayat Okulu’nun açılışı gerçekleştirildi. ÇOMÜ ile SGK Çanakkale İl Müdürlüğü tarafından 2024 Emeklikler Yılı kapsamında hazırlanan, ‘Türkiye Yüzyılı Emektarları’ temalı ‘3. Yaş Üniversitesi ve Hayat Okulu’ Eğitim Fakültesi’nde başladı. Açılış törenine, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, SGK Çanakkale İl Müdürü Hilmi Ercan, ÇOMÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Evren Karayel Gökkaya ve Prof. Dr. Hüsnü Levent Dalyancı, akademisyenler ile proje kapsamında eğitim alacak 40 emekli katıldı. ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, “Üniversitemizdeki 6 farklı akademik birimizin iştikakıyla 3’üncü Yaş Üniversitemizi bugün itibariyle start vereceğiz. Toplam 40 tane yaş almış bireyimizin, büyüğümüzün özetle farklı alanlarda 7 haftalık bir sertifika programına tabi tutulup sonrasında 3’üncü Yaş Eğitim sertifikasını alacaklar. Burada çok geniş bir yelpazemiz var. Bu noktada özellikle Eğitim Fakültesi, Gastronomi ve Spor Bilimleri ile Tıp Fakültesinden gönüllü eğitmenlerimizin yürütmekte olduğu hizmet içi eğitimler ve eğitim paketleri sayesinde daha kaliteli ve nitelikli yaşamı, daha doğrusu sosyalleşme ile birlikte çeşitli faaliyetlere katılacaklar” dedi. SGK Çanakkale İl Müdürü Hilmi Ercan, “2024 yılının Emekliler Yılı olarak Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanmasıyla birlikte Çalışma Bakanlığımızın koordinasyonunda Çanakkale İl Müdürlüğü olarak Emekliler Yılıyla ilgili faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Bu faaliyetler kapsamında emeklerimizin bilgi ve tecrübelerini, potansiyellerini geliştirerek, kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak 3’üncü Yaş Üniversitemizle beraber planlamış bulunmaktayız. 3’üncü Yaş Üniversitesi, emeklilerimizin hayat boyu öğrenme duygusuna katkı sağlayacağını düşünüyorum.3’üncü Yaş Üniversitemizin kapsamında gelecek olursak bugün itibarıyla açılışını yaptığımız projede 7 hafta boyunca emeklilerimiz sosyal, sportif ve kültürel yönden gelişimlerini sağlayacak, derslerle akademik hocalarımızdan eğitim alacaklar. Bu eğitimlerin akademik yönü yanı sıra sosyal ve kültürel gelişmelerini ve sanatsal zenginleşmelerine katkı sağlayacağını düşünüyorum. Projenin hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.