Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Çanakkale
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur"
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:58:21
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü Şehitler Abidesi’nde törenle kutlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bölgemizde ve küresel düzeyde yükselen güç siyaseti, bugün Çanakkale Ruhunu diri tutmamızın çok daha anlamlı olduğunu göstermektedir. Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur. O gün verilen mücadele, milletimizin varlığına yönelen kuşatmaya karşı ortaya konmuş sarsılmaz bir iradenin ifadesi olarak tarihe kazınmıştır. Geleceği kuracak olan da aynı iradedir" dedi.Şehitler Abidesi’ndeki 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü sebebiyle düzenlenen tören saat 12.00’de başladı. Alana iki dev ekran kuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz helikopterle tören alanına geldi. Törene, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız ve 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özeren, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı SG. Yarbay Orhan Öğrenci, Avustralya’nın Ankara Büyükelçisi Sally-Anne Vincent, Yeni Zelanda Büyükelçi Yardımcısı Erin Morriss, Avustralya Savunma Ateşesi Albay Timothy Hawley, Birleşik Krallık Savunma Ateşesi Albay Jim Torbet, Avustralya’nın Çanakkale Konsolosu Laura Wauchope, çok sayıda şehit yakını, gazi ve gazi yakınları katıldı.Tören, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına çelenk sunumuyla başladı. Tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağının göndere çekilmesiyle devam etti.Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaptığı konuşmada, "Her sahada tarihin akışını değiştiren pek çok eylemin, olayın, çalışmanın, eser ve buluşun banisi olan Türk milleti, istiklal ve istikbali söz konusu olduğunda, vatanına ve bayrağına göz dikildiğinde savaş meydanında da tarihin akışını değiştirmeye; coğrafyaları ve devletleri şekillendirmeye daima muktedir olmuştur. Ordinaryüs Profesör Fritz Neumark bu gerçeği ‘Tarihten Türkleri çıkarırsanız ortada tarih diye bir şey kalmaz’ diyerek dile getirmiştir. Unutanların hafızasına, 20’nci yüzyılda bir kez daha bu gerçeği mıh gibi çaktığımız yerdir Çanakkale. Vatan söz konusu olduğunda yokluğu ve yoksunluğu umursamayan, tereddüt etmeyen, vazgeçmeyenlerin canlarıyla, kanlarıyla, tertemiz imanlarıyla çizdiği geçilemez sınırdır bu topraklar. 18 Mart’ın, Çanakkale Deniz Zaferi olarak anılmasında saklı olan muazzam başarının altını burada özellikle bir kez daha çizmek isterim. Çünkü deniz zaferleri iki donanma arasındaki çarpışmalarda kazanan tarafa atfedilen başarıdır. Hâlbuki Boğazı ve çevresini savunan Türk ordusu; 2. Ağır Topçu Tugayı, Erenköy Ağır Topçu Bölge Komutanlığı ile 9. ve11. Piyade tümenlerinden oluşuyordu. Herhangi bir donanma gücü söz konusu değildi. Buna karşın işgal kuvvetleri ise tarihin o zamana kadar gördüğü en büyük donanma gücüyle Çanakkale’ye hücum ediyordu. Mehmet Akif’in "Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya / Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya." mısralarının ardında, taraflar arasındaki bu muazzam fark yatmaktadır. İşgal kuvvetlerinin 3 tümenden oluşan birleşik filosunda; Queen Elizabeth, Agamemnon, Inflexible, Ocean, Irresistible, Bouvet ve Majestic gibi İngiliz ve Fransız donamalarının en güçlü 18 savaş gemisi yer alıyordu. Sadece bu gemilerdeki toplam top sayısı 279’du. Bunların yanında hafif kruvazörler, denizaltılar, mayın gemileri, kömür ve hastane gemileri ve hatta 6 uçak taşıyan ARK Royal uçak gemisi de Çanakkale’ye gelmiştir. Peki, bizde? Bizde Cevat Paşa vardı saygıdeğer misafirler. Hafız Nazmi ve Tophaneli Hakkı beyler, Üsteğmen Hasan ve Teğmen Mevsuf, Seyit ve Müstecip onbaşılar vardı bizde… Bu adlarda saklı, iman dolu sinesi savaş gemilerinin zırhından daha kalın, daha dayanıklı niceleri vardı Çanakkale’de. Karşılarındaki donamanın inanılmaz büyüklüğüne, kıyamet gibi yağan ateş gücüne aldırmadılar. Üzerine bastıkları, arkalarında uzayıp giden vatan toprağına baktılar ve geri dönmeyi akıllarından çıkarıp yüzlerini denize çevirdiler. Kulağa hayali, efsanevi gibi geliyor ama yaşandı bunlar… Şahidi, Çanakkale sularına gömülen Bouvet, Irresistible ve Ocean gemileridir. Şahit, yenilmez diye anılırken batanlar dışında 4 gemisi de savaş dışı kalan; insan zaiyatı 800’ü aşan ve gücünün üçte birini kaybeden birleşik filodur. Hatırlatmak isterim ki müttefikler Boğazı kolayca geçeceklerini düşünüyordu. Churchill’e göre İngiliz donanması Boğaz’da görününce Türkler topları bırakıp kaçacaktı. Hatta o kadar emindiler ki İngiliz Cook Seyahat Şirketi İstanbul’a tur bile organize etmişti. İşte, gönderdikleri filodan bile büyük bu kibirleri de Çanakkale’nin şehit ve gazi kanlarıyla bereketlenmiş sularında boğulup yitmiştir. O gün birleşik filonun bir deniz yüzbaşısı ‘Doğrudur, yumurta kırılmadan omlet yapılamaz ama yumurtalar kırılır ve omlet yapılmazsa kötü olur. Mesele şudur: Tabyalara üç gemi değerinde hasar verdik mi?’ diyerek meselenin özünü dile getirmiştir. Ecdadımız, kimsenin gücü yetmez denilen bu filoya fazlasıyla yetmiş ve dahi artmışlardır ki sonrasında karadan işgale yeltenenlere; vatana, bayrağa, mukaddesata göz dikip el uzatanlara da hadlerini bildirmişlerdir. O zaman da Bigalı Mehmet Çavuş, Yüzbaşı Yusuf Kenan ve Kemal Beyler, Yarbay Hüseyin Avni Bey gibi cümle şehit ve gazilerimizin yiğitliğini simgeleyen yeni kahramanlar meydanda yerini almıştır. Ve kara savaşlarında bir direniş destanı yazan Anafartalar Kahramanı Yarbay Mustafa Kemal de Türkün istiklal ve istikbal mücadelesinin başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olarak tarihe geçmiştir. 111 yıl önce yazdığımız bu destanın zamansız bir zafer, değeri asla azalmayacak bir örnek olduğunu günümüzde tekrar tekrar tecrübe ediyoruz. Bugün uluslararası hukukun hiçe sayıldığı, vicdanların ayaklar altına alındığı, zevk olsun diye bombalama yapılabileceğinin hayasızca dillendirildiği bir dönemdeyiz. Bizler, 111 yıl önce ecdadımızın ispat ve ilan ettiği gibi güçlünün değil haklının galip geleceğini, kibrin değil sabır ve tevazuya sırtını vermiş cesaretin zafere ulaşacağını dünyaya buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Konuşmamı bu duygularla noktalarken aziz Türk milletinin Çanakkale sularına yazdığı destanın, şanlı deniz zaferimizin 111’inci yıl dönümünü kutluyorum. Başta Çanakkale şehitlerimiz ve ahirete irtihal etmiş gazilerimiz olmak üzere Türk milletinin varlığı ve mukaddesatı için canını vermiş, kanını dökmüş, ömrünü vakfetmiş cümle geçmişlerimizi; Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyorum. Bu vesileyle şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve aziz milletimizin mübarek Ramazan Bayramı’nı da tebrik ediyor, hepinize saygılar sunuyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 18 Mart Deniz Zaferi töreninde yaptığı konuşmada, "Sizleri şahsım ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sonuna yaklaşmış olduğumuz Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyor, Rabbimden bizleri sağlık ve afiyetle Bayrama kavuşturmasını diliyorum. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi Töreni vesilesiyle bu şanlı zaferin kazanıldığı topraklarda sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Çanakkale Deniz Zaferimizin 111’inci sene-i devriyesinde vatanımıza, bayrağımıza ve istikbalimize sahip çıkarken şehit düşen tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize sıhhat ve afiyet temenni ediyorum. İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in diliyle bir kez daha sesleniyoruz: ‘Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber’.Bugün Gelibolu Yarımadası’nın her karışına sinmiş fedakârlığın, milletimizin istiklal iradesinin ve tarih boyunca süregelen vatan sevgisinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Gelibolu Yarımadası’nın her karışına sinmiş bu hatıra, ardına bakmadan yollara düşenlerin, hayatlarının baharında cephelere koşanların, bu vatanın kaderi söz konusu olduğunda kendi kaderini tereddütsüz biçimde ortaya koyanların hatırasıdır. Anadolu’nun dört bir yanından gelen gençler, köylerinden, kasabalarından, şehirlerinden ayrılıp Gelibolu sırtlarında aynı safta buluşmuş; milletimizin istiklal iradesini omuz omuza savunmuştur. Bugün de aynı ruhla iç cephemizi güçlendiriyor, birliğimizi ve kardeşliğimizi yüceltiyoruz. Bölgemizde ve küresel düzeyde yükselen güç siyaseti, bugün Çanakkale Ruhunu diri tutmamızın çok daha anlamlı olduğunu göstermektedir. Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur. O gün verilen mücadele, milletimizin varlığına yönelen kuşatmaya karşı ortaya konmuş sarsılmaz bir iradenin ifadesi olarak tarihe kazınmıştır. Geleceği kuracak olan da aynı iradedir. Dönemin en güçlü donanmalarıyla desteklenen büyük bir saldırı karşısında bu topraklarda yükselen direniş, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin hiçbir şart altında teslim alınamayacağını bütün dünyaya göstermiştir. Çanakkale’de ortaya çıkan direniş, milletimizin ilerleyen yıllarda vereceği büyük istiklal mücadelesinin ruhunu da mayalamıştır. Bu cephede sergilenen kararlılık ve fedakârlık, daha sonra Anadolu’nun dört bir yanında yürütülecek Kurtuluş Savaşı’na ilham vererek güçlü bir irade doğurmuştur. Bu bakımdan Çanakkale, milletimizin bağımsızlık yürüyüşünde yeni bir dönemin kapısını aralayan tarihî bir eşik olarak hafızalarımızda yerini almıştır. Burada, aziz şehitlerimizin huzurunda bir kez daha haykırıyoruz: ‘Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal!’ ‘Çanakkale geçilmez’ ruhu, bu milletin istiklal iradesini ve bağımsız yaşama kararlılığını ifade eden güçlü bir hafıza olarak bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. İçinden geçtiğimiz dönemde bölgemizde gerilimlerin arttığı, savaşların ve çatışmaların geniş bir coğrafyayı etkilediği bir tabloyla karşı karşıyayız. Böyle bir ortamda Türkiye’nin güçlü bir devlet iradesiyle, dirayetli liderlikle hareket etmesi ve savunma kapasitesini sürekli geliştirmesi büyük önem taşımaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen kararlı politikalar ve savunma alanında atılan adımlar sayesinde milletimiz bugün huzur ve güven içinde yaşamaktadır. Etrafımız ateş çemberi iken ülkemiz adeta bir istikrar merkezi olarak temayüz etmektedir. Bu güven ortamının arkasında güçlü bir tarihsel birikim ve köklü bir devlet geleneği bulunmaktadır. Osmanlı döneminde kurulan Tophane-i Âmire’den Cumhuriyet’in ilk yıllarında oluşturulan askerî fabrikalara uzanan üretim geleneği, savunma alanında kendi imkân ve kabiliyetlerimizi geliştirme iradesinin erken örneklerini ortaya koymuştur. Cumhuriyet döneminde Şakir Zümre’nin mühimmat üretimi, Nuri Demirağ’ın havacılık alanındaki girişimleri ve Vecihi Hürkuş’un öncülük ettiği çalışmalar savunma alanında yerli üretim anlayışının tarihimizdeki güçlü adımlarından bazılarıdır. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında karşılaşılan ambargolar ise savunma alanında dışa bağımlılığın ne kadar ciddi riskler doğurabileceğini açık biçimde göstermiştir. Bu tecrübe, Türkiye için yeni bir bilinç oluşturmuş; kendi savunma sanayiini geliştirme kararlılığı daha güçlü bir şekilde ortaya konmuştur. Son yıllarda savunma sanayiinde ortaya koyduğumuz atılımlar, Türkiye’nin güvenlik mimarisinde köklü bir dönüşüm meydana getirmiştir. 2000’li yılların başında yüzde 20 seviyelerinde bulunan savunma sanayiindeki yerlilik oranı bugün yüzde 80’in üzerine çıkmıştır. Türkiye artık savunma alanında ihtiyaç duyduğu pek çok sistemi kendi mühendisliğiyle geliştiren, kendi üretim gücüyle sahaya süren bir kapasiteye ulaşmıştır. Bugün gökyüzünde görev yapan Bayraktar TB2, AKINCI ve ANKA gibi insansız hava araçlarımız ile KAAN ve HÜRJET projeleri hava gücümüzde yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Denizlerde MİLGEM gemilerimiz ve TCG Anadolu ile mavi vatandaki varlığımız güçlenirken, kara kuvvetlerimize yeni bir kabiliyet kazandıran ALTAY tankı ve modern zırhlı araçlarımız sahadaki gücümüzü artırmaktadır. Hava savunmasında HİSAR ve SİPER sistemleri ile ATMACA, SOM ve TAYFUN gibi yerli füze projeleri ise Türkiye’nin savunma kapasitesini her alanda ileri bir seviyeye taşımaktadır. Savunma sanayiinde elde edilen bu başarılar, milletimizin bağımsızlık iradesinin teknoloji, üretim ve mühendislikle birleşmiş hâlidir. Dün vatan toprağını korumak için cepheye koşanların taşıdığı kararlılık, bugün bilim insanlarımızın, mühendislerimizin ve savunma sanayiinde çalışan binlerce gencimizin emeğiyle yeni bir güce dönüşmektedir. Çanakkale’de ortaya çıkan ruh ile bugün caydırıcı güç olma yolunda ortaya koyduğumuz irade arasında güçlü bir bağ bulunmaktadır. Çanakkale’de yazılan destan, milletimizin birlik içinde hareket ettiğinde karşısında hiçbir gücün duramayacağını gösteren güçlü bir tarihî miras olarak hafızalarımızda ve gönlümüzde yaşamaktadır. Yaşamaya da devam edecektir. Bu topraklarda verilen mücadele milletimizin istiklal ve hürriyet konusundaki kararlılığının en güçlü sembollerinden biri olarak tarihimize kazınmıştır. Bu duygularla Çanakkale Deniz Zaferimizin 111’inci yıl dönümünü bir kez daha tebrik ediyor; başta Anafartalar Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu büyük destanda imzası bulunan tüm komutanlarımızı ve kahraman Mehmetçiklerimizi, imkansızlıklar için her türlü fedakarlığı yapan aziz milletimizi rahmet ve minnetle anıyorum" diye konuştu.Konuşmaların ardından şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu. Şehitler için dualar edildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları Çanakkale Boğazı’nda geçit töreni gerçekleştirdi. Şehitler Abidesindeki tören SOLOTÜRK’ün nefes kesen gösterisiyle sona erdi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:19
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur"
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü Şehitler Abidesi’nde törenle kutlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bölgemizde ve küresel düzeyde yükselen güç siyaseti, bugün Çanakkale ruhunu diri tutmamızın çok daha anlamlı olduğunu göstermektedir. Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur. O gün verilen mücadele, milletimizin varlığına yönelen kuşatmaya karşı ortaya konmuş sarsılmaz bir iradenin ifadesi olarak tarihe kazınmıştır. Geleceği kuracak olan da aynı iradedir" dedi. Şehitler Abidesi’ndeki 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü sebebiyle düzenlenen tören saat 12.00’de başladı. Alana iki dev ekran kuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz helikopterle tören alanına geldi. Törene, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız ve 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özeren, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı SG. Yarbay Orhan Öğrenci, Avustralya’nın Ankara Büyükelçisi Sally-Anne Vincent, Yeni Zelanda Büyükelçi Yardımcısı Erin Morriss, Avustralya Savunma Ateşesi Albay Timothy Hawley, Birleşik Krallık Savunma Ateşesi Albay Jim Torbet, Avustralya’nın Çanakkale Konsolosu Laura Wauchope, çok sayıda şehit yakını, gazi ve gazi yakınları katıldı. Tören, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına çelenk sunumuyla başladı. Tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağının göndere çekilmesiyle devam etti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yaptığı konuşmada, "Her sahada tarihin akışını değiştiren pek çok eylemin, olayın, çalışmanın, eser ve buluşun banisi olan Türk milleti, istiklal ve istikbali söz konusu olduğunda, vatanına ve bayrağına göz dikildiğinde savaş meydanında da tarihin akışını değiştirmeye; coğrafyaları ve devletleri şekillendirmeye daima muktedir olmuştur. Ordinaryüs Profesör Fritz Neumark bu gerçeği ’Tarihten Türkleri çıkarırsanız ortada tarih diye bir şey kalmaz’ diyerek dile getirmiştir. Unutanların hafızasına, 20’nci yüzyılda bir kez daha bu gerçeği mıh gibi çaktığımız yerdir Çanakkale. Vatan söz konusu olduğunda yokluğu ve yoksunluğu umursamayan, tereddüt etmeyen, vazgeçmeyenlerin canlarıyla, kanlarıyla, tertemiz imanlarıyla çizdiği geçilemez sınırdır bu topraklar. 18 Mart’ın, Çanakkale Deniz Zaferi olarak anılmasında saklı olan muazzam başarının altını burada özellikle bir kez daha çizmek isterim. Çünkü deniz zaferleri iki donanma arasındaki çarpışmalarda kazanan tarafa atfedilen başarıdır. Hâlbuki Boğazı ve çevresini savunan Türk ordusu; 2. Ağır Topçu Tugayı, Erenköy Ağır Topçu Bölge Komutanlığı ile 9. ve 11. Piyade tümenlerinden oluşuyordu. Herhangi bir donanma gücü söz konusu değildi. Buna karşı işgal kuvvetleri ise tarihin o zamana kadar gördüğü en büyük donanma gücüyle Çanakkale’ye hücum ediyordu. Mehmet Akif’in ’Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya / Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya’ mısralarının ardında, taraflar arasındaki bu muazzam fark yatmaktadır. İşgal kuvvetlerinin 3 tümenden oluşan birleşik filosunda; Queen Elizabeth, Agamemnon, Inflexible, Ocean, Irresistible, Bouvet ve Majestic gibi İngiliz ve Fransız donamalarının en güçlü 18 savaş gemisi yer alıyordu. Sadece bu gemilerdeki toplam top sayısı 279’du. Bunların yanında hafif kruvazörler, denizaltılar, mayın gemileri, kömür ve hastane gemileri ve hatta 6 uçak taşıyan ARK Royal uçak gemisi de Çanakkale’ye gelmiştir. Peki, bizde? Bizde Cevat Paşa vardı saygıdeğer misafirler. Hafız Nazmi ve Tophaneli Hakkı beyler, Üsteğmen Hasan ve Teğmen Mevsuf, Seyit ve Müstecip onbaşılar vardı bizde… Bu adlarda saklı, iman dolu sinesi savaş gemilerinin zırhından daha kalın, daha dayanıklı niceleri vardı Çanakkale’de. Karşılarındaki donamanın inanılmaz büyüklüğüne, kıyamet gibi yağan ateş gücüne aldırmadılar. Üzerine bastıkları, arkalarında uzayıp giden vatan toprağına baktılar ve geri dönmeyi akıllarından çıkarıp yüzlerini denize çevirdiler. Kulağa hayali, efsanevi gibi geliyor ama yaşandı bunlar… Şahidi, Çanakkale sularına gömülen Bouvet, Irresistible ve Ocean gemileridir. Şahit, yenilmez diye anılırken batanlar dışında 4 gemisi de savaş dışı kalan; insan zaiyatı 800’ü aşan ve gücünün üçte birini kaybeden birleşik filodur. Hatırlatmak isterim ki müttefikler Boğazı kolayca geçeceklerini düşünüyordu. Churchill’e göre İngiliz donanması Boğaz’da görününce Türkler topları bırakıp kaçacaktı. Hatta o kadar emindiler ki İngiliz Cook Seyahat Şirketi İstanbul’a tur bile organize etmişti. İşte, gönderdikleri filodan bile büyük bu kibirleri de Çanakkale’nin şehit ve gazi kanlarıyla bereketlenmiş sularında boğulup gitmiştir. O gün birleşik filonun bir deniz yüzbaşısı ’Doğrudur, yumurta kırılmadan omlet yapılamaz ama yumurtalar kırılır ve omlet yapılmazsa kötü olur. Mesele şudur: Tabyalara üç gemi değerinde hasar verdik mi’ diyerek meselenin özünü dile getirmiştir. Ecdadımız, kimsenin gücü yetmez denilen bu filoya fazlasıyla yetmiş ve dahi artmışlardır ki sonrasında karadan işgale yeltenenlere; vatana, bayrağa, mukaddesata göz dikip el uzatanlara da hadlerini bildirmişlerdir. O zaman da Bigalı Mehmet Çavuş, Yüzbaşı Yusuf Kenan ve Kemal Beyler, Yarbay Hüseyin Avni Bey gibi cümle şehit ve gazilerimizin yiğitliğini simgeleyen yeni kahramanlar meydanda yerini almıştır. Ve kara savaşlarında bir direniş destanı yazan Anafartalar Kahramanı Yarbay Mustafa Kemal de Türk’ün istiklal ve istikbal mücadelesinin başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olarak tarihe geçmiştir. 111 yıl önce yazdığımız bu destanın zamansız bir zafer, değeri asla azalmayacak bir örnek olduğunu günümüzde tekrar tekrar tecrübe ediyoruz. Bugün uluslararası hukukun hiçe sayıldığı, vicdanların ayaklar altına alındığı, zevk olsun diye bombalama yapılabileceğinin hayasızca dillendirildiği bir dönemdeyiz. Bizler, 111 yıl önce ecdadımızın ispat ve ilan ettiği gibi güçlünün değil haklının galip geleceğini, kibrin değil sabır ve tevazuya sırtını vermiş cesaretin zafere ulaşacağını dünyaya buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Konuşmamı bu duygularla noktalarken aziz Türk milletinin Çanakkale sularına yazdığı destanın, şanlı deniz zaferimizin 111’inci yıl dönümünü kutluyorum. Başta Çanakkale şehitlerimiz ve ahirete irtihal etmiş gazilerimiz olmak üzere Türk milletinin varlığı ve mukaddesatı için canını vermiş, kanını dökmüş, ömrünü vakfetmiş cümle geçmişlerimizi; Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyorum. Bu vesileyle şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve aziz milletimizin mübarek Ramazan Bayramı’nı da tebrik ediyor, hepinize saygılar sunuyorum" dedi. Yılmaz: "Bölgemizde ve küresel düzeyde yükselen güç siyaseti, bugün Çanakkale ruhunu diri tutmamızın çok daha anlamlı olduğunu göstermektedir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise 18 Mart Deniz Zaferi töreninde yaptığı konuşmada, "Sizleri şahsım ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sonuna yaklaşmış olduğumuz Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyor, Rabbimden bizleri sağlık ve afiyetle bayrama kavuşturmasını diliyorum. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi Töreni vesilesiyle bu şanlı zaferin kazanıldığı topraklarda sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Çanakkale Deniz Zaferimizin 111’inci sene-i devriyesinde vatanımıza, bayrağımıza ve istikbalimize sahip çıkarken şehit düşen tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize sıhhat ve afiyet temenni ediyorum. İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in diliyle bir kez daha sesleniyoruz: ’Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.’ Bugün Gelibolu Yarımadası’nın her karışına sinmiş fedakârlığın, milletimizin istiklal iradesinin ve tarih boyunca süregelen vatan sevgisinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Gelibolu Yarımadası’nın her karışına sinmiş bu hatıra, ardına bakmadan yollara düşenlerin, hayatlarının baharında cephelere koşanların, bu vatanın kaderi söz konusu olduğunda kendi kaderini tereddütsüz biçimde ortaya koyanların hatırasıdır. Anadolu’nun dört bir yanından gelen gençler, köylerinden, kasabalarından, şehirlerinden ayrılıp Gelibolu sırtlarında aynı safta buluşmuş; milletimizin istiklal iradesini omuz omuza savunmuştur. Bugün de aynı ruhla iç cephemizi güçlendiriyor, birliğimizi ve kardeşliğimizi yüceltiyoruz. Bölgemizde ve küresel düzeyde yükselen güç siyaseti, bugün Çanakkale ruhunu diri tutmamızın çok daha anlamlı olduğunu göstermektedir. Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur. O gün verilen mücadele, milletimizin varlığına yönelen kuşatmaya karşı ortaya konmuş sarsılmaz bir iradenin ifadesi olarak tarihe kazınmıştır. Geleceği kuracak olan da aynı iradedir. Dönemin en güçlü donanmalarıyla desteklenen büyük bir saldırı karşısında bu topraklarda yükselen direniş, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin hiçbir şart altında teslim alınamayacağını bütün dünyaya göstermiştir. Çanakkale’de ortaya çıkan direniş, milletimizin ilerleyen yıllarda vereceği büyük istiklal mücadelesinin ruhunu da mayalamıştır. Bu cephede sergilenen kararlılık ve fedakârlık, daha sonra Anadolu’nun dört bir yanında yürütülecek Kurtuluş Savaşı’na ilham vererek güçlü bir irade doğurmuştur. Bu bakımdan Çanakkale, milletimizin bağımsızlık yürüyüşünde yeni bir dönemin kapısını aralayan tarihî bir eşik olarak hafızalarımızda yerini almıştır. Burada, aziz şehitlerimizin huzurunda bir kez daha haykırıyoruz: ’Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal!’ ’Çanakkale geçilmez’ ruhu, bu milletin istiklal iradesini ve bağımsız yaşama kararlılığını ifade eden güçlü bir hafıza olarak bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. İçinden geçtiğimiz dönemde bölgemizde gerilimlerin arttığı, savaşların ve çatışmaların geniş bir coğrafyayı etkilediği bir tabloyla karşı karşıyayız. Böyle bir ortamda Türkiye’nin güçlü bir devlet iradesiyle, dirayetli liderlikle hareket etmesi ve savunma kapasitesini sürekli geliştirmesi büyük önem taşımaktadır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen kararlı politikalar ve savunma alanında atılan adımlar sayesinde milletimiz bugün huzur ve güven içinde yaşamaktadır. Etrafımız ateş çemberi iken ülkemiz adeta bir istikrar merkezi olarak temayüz etmektedir. Bu güven ortamının arkasında güçlü bir tarihsel birikim ve köklü bir devlet geleneği bulunmaktadır. Osmanlı döneminde kurulan Tophane-i Âmire’den Cumhuriyet’in ilk yıllarında oluşturulan askerî fabrikalara uzanan üretim geleneği, savunma alanında kendi imkân ve kabiliyetlerimizi geliştirme iradesinin erken örneklerini ortaya koymuştur. Cumhuriyet döneminde Şakir Zümre’nin mühimmat üretimi, Nuri Demirağ’ın havacılık alanındaki girişimleri ve Vecihi Hürkuş’un öncülük ettiği çalışmalar savunma alanında yerli üretim anlayışının tarihimizdeki güçlü adımlarından bazılarıdır. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında karşılaşılan ambargolar ise savunma alanında dışa bağımlılığın ne kadar ciddi riskler doğurabileceğini açık biçimde göstermiştir. Bu tecrübe, Türkiye için yeni bir bilinç oluşturmuş; kendi savunma sanayiini geliştirme kararlılığı daha güçlü bir şekilde ortaya konmuştur. Son yıllarda savunma sanayiinde ortaya koyduğumuz atılımlar, Türkiye’nin güvenlik mimarisinde köklü bir dönüşüm meydana getirmiştir. 2000’li yılların başında yüzde 20 seviyelerinde bulunan savunma sanayiindeki yerlilik oranı bugün yüzde 80’in üzerine çıkmıştır. Türkiye artık savunma alanında ihtiyaç duyduğu pek çok sistemi kendi mühendisliğiyle geliştiren, kendi üretim gücüyle sahaya süren bir kapasiteye ulaşmıştır. Bugün gökyüzünde görev yapan Bayraktar TB2, AKINCI ve ANKA gibi insansız hava araçlarımız ile KAAN ve HÜRJET projeleri hava gücümüzde yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Denizlerde MİLGEM gemilerimiz ve TCG Anadolu ile mavi vatandaki varlığımız güçlenirken, kara kuvvetlerimize yeni bir kabiliyet kazandıran ALTAY tankı ve modern zırhlı araçlarımız sahadaki gücümüzü artırmaktadır. Hava savunmasında HİSAR ve SİPER sistemleri ile ATMACA, SOM ve TAYFUN gibi yerli füze projeleri ise Türkiye’nin savunma kapasitesini her alanda ileri bir seviyeye taşımaktadır. Savunma sanayiinde elde edilen bu başarılar, milletimizin bağımsızlık iradesinin teknoloji, üretim ve mühendislikle birleşmiş hâlidir. Dün vatan toprağını korumak için cepheye koşanların taşıdığı kararlılık, bugün bilim insanlarımızın, mühendislerimizin ve savunma sanayiinde çalışan binlerce gencimizin emeğiyle yeni bir güce dönüşmektedir. Çanakkale’de ortaya çıkan ruh ile bugün caydırıcı güç olma yolunda ortaya koyduğumuz irade arasında güçlü bir bağ bulunmaktadır. Çanakkale’de yazılan destan, milletimizin birlik içinde hareket ettiğinde karşısında hiçbir gücün duramayacağını gösteren güçlü bir tarihî miras olarak hafızalarımızda ve gönlümüzde yaşamaktadır. Yaşamaya da devam edecektir. Bu topraklarda verilen mücadele milletimizin istiklal ve hürriyet konusundaki kararlılığının en güçlü sembollerinden biri olarak tarihimize kazınmıştır. Bu duygularla Çanakkale Deniz Zaferimizin 111’inci yıl dönümünü bir kez daha tebrik ediyor; başta Anafartalar Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu büyük destanda imzası bulunan tüm komutanlarımızı ve kahraman Mehmetçiklerimizi, imkansızlıklar için her türlü fedakarlığı yapan aziz milletimizi rahmet ve minnetle anıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları Çanakkale Boğazı’nda geçit töreni gerçekleştirdi. Şehitler Abidesi’ndeki tören SOLOTÜRK’ün nefes kesen gösterisiyle sona erdi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 11:30
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Çanakkale Valiliğini ziyaret etti
18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla Çanakkale’ye giden ve Cumhuriyet Meydanı’ndaki ilk törene katılan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, törenin ardından Çanakkale Valiliğini ziyaret etti. Beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız ve 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay ile Valiliğe giden Bakan Yaşar Güler burada yöresel kıyafetler giyen minik çocuklar tarafından karşılandı. Bakan Yaşar Güler ziyarette, Çanakkale Valisi Ömer Toraman’dan kentteki çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:37
Gelibolu Tarihi Alan Başkanı Kaşdemir: "Çanakkale ruhu, bu aziz milletin kalbinde ebediyen var olsun"
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale ruhu, bu aziz milletin kalbinde ebediyen var olsun. Çanakkale Deniz Zaferimiz kutlu olsun" dedi. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Kaşdemir mesajında, "Bugün 18 Mart. Zafer günümüzdür. Kutlu olsun. Zaferin mimarlarına; Cevat Paşa’mıza, Selahattin Adil Bey’e, Seyit Onbaşı’mıza, Bigalı Mehmet Çavuş’a, Ezineli Yahya Çavuş’a, Nusret mayın gemisinin kahraman mürettebatına, Çanakkale’yi geçilmez yapan aziz şehit ve gazilerimize, şanlı Çanakkale müdafaasında eti ve kemiği çeliğe galip getirenlere, kararmış memleket ufuklarında şafağı söktürenlere, bir yok oluş sürecinde bir varoluş destanı yazanlara bin selam olsun. Çanakkale ruhu, bu aziz milletin kalbinde ebediyen var olsun. Çanakkale Deniz Zaferimiz kutlu olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan uğruna can veren tüm kahraman Mehmetçiklerimizi şükran ve saygıyla yâd ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
25 Ekim 2024 Cuma - 11:20
Çanakkale’de FETÖ operasyonu: 1 tutuklama
Çanakkale’de polis ekiplerince düzenlenen operasyonda sosyal medya üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen şüpheli N.N.U. yakalandı. N.N.U., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekiplerince dün Çan ilçesinde FETÖ/PDY’ye yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda sosyal medya üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen şüpheli N.N.U. yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliye sevk edilen N.N.U. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
25 Ekim 2024 Cuma - 00:18
Çanakkale’de saman yüklü tır yandı
Çanakkale’nin Biga ilçesinde seyir halindeki saman yüklü tır alev aldı. Yanan tır kullanılamaz hale geldi. Yangın, saat 23.00 sıralarında Çanakkale-Biga karayolu üzerinde Gürecealtı yakınlarında meydana geldi. Seyir halinde olan saman yüklü tırın dorsesi henüz belirlenmeyen bir nedenle alev aldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ve Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait arazöz ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ve arazözlerin müdahalesinin ardından yangın kısa sürede kontrol altına alındı. Jandarma ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
24 Ekim 2024 Perşembe - 20:22
Ayvacık açıklarında 17 kaçak göçmen kurtarıldı
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi açıklarında motor arızası nedeniyle sürüklenen ve yardım talebinde bulunan lastik bot içerisindeki 3’ü çocuk toplam 17 kaçak göçmen Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı. Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık ilçesi açıklarında motor arızası nedeniyle sürüklenen ve yardım talebinde bulunan bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Sahil Güvenlik Botu TCSG-8 tarafından lastik bot içerisindeki 3’ü çocuk toplam 17 kaçak göçmen kurtarıldı. Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.
24 Ekim 2024 Perşembe - 14:12
Gelibolu’da evinde ölü bulundu
Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde bir kişi evinde ölü bulundu. Gelibolu ilçesinde kendisinden haber alınmayan Selman Dalkız (38) için komşuları durumu polise bildirdi. Selman Dalkız’ın Hallaç Hüseyin Geçit Sokak’ta evine gelen polisler eve girdiğinde Selman Dalkız’ı hareketsiz bir şekilde buldu. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin müdahale ettiği Selman Dalkız’ın hayatını kaybettiği tespit edildi. Savcı ve Olay Yeri İnceleme ekibinin incelemesinin ardından Selman Dalkız’ın cenazesi Şehit Koray Onay Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Polis olayla ilgili inceleme başlattı.
24 Ekim 2024 Perşembe - 10:44
Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Alan’da şifalı bitkiler kadınların elleriyle hayat buluyor
Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki topraklarda yetişen şifalı bitkiler kadın elleriyle hayat buluyor. 20’ye yakın şifalı bitkiden üretilecek olan yağlar, kadınların gelir kapısı olacak. Seddülbahir köyünde kurulacak olan üretim yeri ile köyde pazarda ve dükkanlarda satışa sunulacak olan şifalı bitkiler, Tarihi Alan’a ziyarete gelecek olan binlerce yerli ve yabancı turist ile buluşacak. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesi’yle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale ruhunu ve Çanakkale Destanı’nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Bu kapsamda Tarihi Alan Başkanlığı tarafından, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda ‘Şifa Çiçekleri Açıyor’ projesi başlatıldı. Tarihi Alan, gazi köylerde ‘Şifa Çiçekleri Açıyor’ Projesi ile tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması, genç çiftçi istihdamının artırılarak bilinçli ve iyi tarım uygulamalarının çoğaltılması, gazi köylerin tarımsal girdilerinin arttırılarak köyden kente göçün kısmen önüne geçilmesi, ziyaretçiler için alternatif destinasyon oluşturulması ve Tarihi Alan’ın botanik turizmi ile de adını duyurması hedefleniyor. Bu kapsamda, Alçıtepe köyünde 10 dönüm alanda 16 bitki türü olmak üzere bölgede 20’ye yakın bitki türü yetiştirilecek. Ziyaretçi karşılama alanı olarak düşünülen alanda Tarihi Alan’a uyumlu bitkilerden oluşan botanik bahçesi uygulanacak. Seddülbahir köyü ile Alçıtepe köyünde proje kapsamında ilk etapta 50 kadına istihdam sağlanacak. İlerleyen zamanlarda Tarihi Alan içerisinde bulunan köylerde yaşayan girişimci genç çiftçiler tarafından örnek alınarak alanda tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğinin artırılması planlanıyor. Seddülbahir köyünde şu anda inşaatı devam eden üretim yerinde tıbbi aromatik bitkilerin ikincil ürüne kuru çiçek, bitki çayları, sabun, hidrosol, kozmetik ve farmakolojik ürünlere dönüştürülecek. Üretim yerine damıtma sistemi, kurutma makinesi ve sıvı dolum makinesinin kurulumu yapılacak. Tarihi Alan Başkanlığı olarak görevlerinden bir tanesinin bölge halkını kalkındırmak olduğunu belirten Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "‘Şifa Çiçekleri Açıyor’ projesinde hedef kitlemiz kadınlar, hanımefendilerimiz, hanımlarımızla birlikte Tarihi Alan’ı daha da güzelleştireceğiz. Kurmuş olduğumuz seralarla birlikte 20’den fazla çeşit tıbbi aromatik bitki yetiştirip hem yağını elde edip hem de diğer türlü üretimlerde bunları kullanmış ve gelen ziyaretçilerimize satış yapmış olacağız. Hem gelen ziyaretçimiz çok farklı bir alışveriş yapma imkanı kavuşacak, hem de bölge kadınları da gelir elde etmiş olacak. Çanakkale Tarihi Alan’ın bozulmamış dokusu, o güzel manevi atmosferi, mükemmel iklimi buradaki şifalı bitkileri daha da güzel hale getirecek. O yüzden şifalı bitkilerin yetiştirilmesinde, şifa çiçekleri açıyor projemiz kapsamında bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Şifalı bitkilerin çiçeklerin açtığını gördüğümüzde, onların ilk hasadını yaptığımızda çok mutlu olduk. Hem ekonomiye katkı sağlamış olduk, hem de kadınların işgücüne katıldığını gördüğümüzde doğru yolda olduğumuzu ifade etmiş olduk. Bundan sonra bu çalışmalarımız devam edecek ve özellikle elde ettiğimiz ürünleri ziyaretlerimizin en yoğun olduğu Seddülbahir bölgesindeki meydanda kuracağımız çarşıda ve dükkanlarda gelen ziyaretçiye sunma imkanına sahip olmuş olacağız” dedi. Çanakkale Tarihi Alan hem tarihi eserleriyle, hem bozulmamış doğasıyla en iyi korunmuş savaş alanı olma özelliğinin yanı sıra yapmış oldukları bu tür çalışmalarla da hem Türkiye’nin, hem de dünyanın gündeminde olmaya, hem Türkiye’nin, hem de dünyanın buluşma noktası olmaya devam edeceğini de kaydeden Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, sözlerine şöyle devam etti: “Biz Çanakkale Tarihi Alan’a gelen ziyaretçilerimizi her zaman bekliyor olacağız ve her geldikleri sene farklı bir şeyle karşılaşacaklar. İşte bu şifalı bitkiler, seralarımızda elde ettiğimiz ürünlerle de o gelen ziyaretçilerimizi Tarih Alan’da bizler bekliyor olacağız. Çanakkale Tarihi Alanı’nın o mümbit topraklarında, o manevi duygusu yüksek coğrafyasında çok güzel şifalı bitkiler yetişmeye devam edecek. Hanımefendiler elleriyle bu bitkiler daha da anlamlı hale gelip gelen ziyaretçiyle buluşacak. Hem çiçekler hem hanımefendiler Çanakkale’yi, Tarihi Alan’ı daha da güzelleştirecek.”
24 Ekim 2024 Perşembe - 10:34
Öğrenci Kulüp Tanıtım Günleri Gerçekleşti
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Öğrenci Kulüp Tanıtım Günleri, Terzioğlu Yerleşkesi Öğrenci Sosyal Etkinlik Merkezi (ÖSEM) önünde gerçekleşti. Öğrenci Kulüplerinin kendilerini tanıtabilmesi, yeni üye kazanabilmesi ve gerçekleştirmek istedikleri etkinlikleri duyurabilmeleri adına gerçekleştirilen etkinliğe; Çanakkale Belediye Başkan Vekili Öznur B. Doğangün, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Evren Karayel Gökkaya, Prof. Dr. H. Levent Dalyancı ve akademisyenler katıldı. Sağlık Kültür Spor Dairesi Başkanlığına bağlı 60 Kulüp, Spor Birliğine bağlı 8 Spor Kulübü 3 kurumun, stant açtığı tanıtım günlerinde her kulüple tek tek görüşen Belediye Başkan Vekili Doğangün, ÇOMÜ Rektörü Erenoğlu toplulukların yaptığı etkinliklerle ilgili bilgiler aldılar. Rektör Erenoğlu, öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile uğraşmalarının çok önemli olduğunun altını çizdi ve öğrencilerin bu alanlarını desteklediklerini vurguladı. ÇOMÜ öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşen ve üç gün boyunca devam eden Öğrenci Kulüp Tanıtım Günlerinde, öğrenciler ilgi duydukları stantların yetkililerinden bilgiler alarak kulüplere üye oldular.
23 Ekim 2024 Çarşamba - 14:33
Çanakkale’de 3.3 büyüklüğünde deprem
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde 3.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İlk belirlemelere göre can ve mal kaybı yaşanmadı.
23 Ekim 2024 Çarşamba - 09:49
Ayvacık’ta butik otelde yangın çıktı
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde bir butik otelde yangın çıktı. Yangında otelin mutfak bölümü kullanılamaz hale geldi. Ayvacık’a bağlı Sazlı köyü sahilinde gece saat 02.00 sıralarında bir butik otelin mutfak kısmında meydana geldi. Mutfak bölümünden alevler yükseldiğini gören otel çalışanları jandarma ve itfaiye ekiplerine bilgi verdi. Ayvacık Belediyesi itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle otelin mutfak bölümündeki yangın kontrol altına alındı. Yangında mutfak bölümü kullanılamaz hale geldi. Öte yandan yangın ormanlık alana sıçradı. Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ormanlık alana sıçrayan yangına müdahale etti. Yangın büyümeden kontrol altına alındı. Yangında otelin boş olduğu öğrenilirken, jandarma olayla ilgili inceleme başlattı.
22 Ekim 2024 Salı - 13:19
Kaymakam Dr. Nebioğlu köylerde incelemelerde bulundu
Çanakkale Çan Kaymakamı Dr. Emre Nebioğlu Köydes Projeleri kapsamında yapılan çalışmaları inceledi. Çan Kaymakamı Dr. Emre Nebioğlu, Köylere Hizmet Götürme Personeli ile birlikte İlyasağa Çiftliği Köyünde yapımı devam eden İçme Suyu Şebeke hattındaki çalışmaları, Etili Gurup Suyu 3. kısım isale hattını inceledi. Kaymakam Dr. Nebioğlu, Göle Köyünde vatandaşlarla ve çocuklarla bir süre sohbet ederek, istek ve taleplerini dinledi. Çekiçler Köyüne İl Özel İdare ve Köylere Hizmet Götürme Birliği kaynaklı alınan su deposunun yerinde incelemesi yapıldı. İncelemeler esnasında İlyasağa Çiftliği Köyü Muhtarı Aydın Demir, Etili Gurup Suyu Başkanı Göle Köy Muhtarı İdris Tetik ve Çekiçler Köy Muhtarı Adem Özay hazır bulundu.
22 Ekim 2024 Salı - 11:19
Çanakkale’deki orman yangınında 2 kişi gözaltına alındı
Çanakkale’nin Lapseki ilçesine bağlı Umurbey beldesinde iddiaya göre bahçe temizliği sırasında 3 farklı noktada başlayan orman yangınında 2 kişi gözaltına alındı. 4 hektarlık ormanlık alanın etkilendiği yangında gözaltına alınan 2 şüpheli sevk edildikleri adliyede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
21 Ekim 2024 Pazartesi - 17:15
Çanakkale’de uyuşturucu operasyonu: 1 tutuklama
Çanakkale’de polis ekipleri tarafından yapılan uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 1 kişi tutuklandı. Operasyonda 3 parça halinde piyasa değeri yaklaşık 700 bin Türk Lirası olan 593,45 gram skunk maddesi ele geçirildi. Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İl Merkezi ve ilçelerde uyuşturucu madde satışı yapan ve kullanan şahıslara yönelik çalışmalar sonucu operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda ekipler tarafından yakalanan B.G. isimli şahıs hakkında TCK 188 uyuşturucu madde ticareti yapmak ve TCK 191 uyuşturucu madde kullanmak suçlarından işlem yapılırken, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Ayrıca yapılan yakalamada, 3 parça halinde piyasa değeri yaklaşık 700 bin Türk Lirası olan 593,45 gram sunk maddesi ele geçirildi.
21 Ekim 2024 Pazartesi - 13:32
Çanakkale’de anne-kıza çarpan otomobil sürücüsü tutuklandı
Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde yolun karşısına geçtiği sırada otomobil çarpası sonucu Şule İrkin (69) hayatını kaybettiği, kızı Doç. Dr. Latife Ceyda İrkin’in (41) ağır yaralandığı kazada sürücü S.D. tutuklandı. Kaza, 19 Ekim tarihinde Gelibolu ilçesi Gazi Süleyman Paşa Mahallesi’nde meydana geldi. S.D. idaresindeki 23 UU 836 plakalı otomobil, pazar alışverişinden dönerken yolun karşısına geçmek isteyen Şule İrkin ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Uygulamalı Bilimler Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Bölüm Başkanı kızı Doç. Dr. Latife Ceyda İrkin’e çarptı. Kazada anne ve kızı ağır yaralandı. Kazayı gören diğer sürücüler ve çevredekiler sağlık ekipleri ve polise bildirdi. Kaza yerinde sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar, Gelibolu Şehit Koray Onay Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne sevk edilen ağır yaralı Şule İrkin yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Kızı Latife Ceyda İrkin’in ise hastanedeki tedavisinin devam ettiği öğrenildi. Kazanın ardından gözaltına alınan sürücü S.D. emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder