Yerel Haberler
Çanakkale
18 Mart 2026 Çarşamba - 20:30 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye, dışarıda dengeli bir siyaset yürütürken içeride huzuru kalıcı hale getirecek adımlarını aynı istikamette sürdürüyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Gazze’de, Batı Şeria’da ve Lübnan’da yaşanan acıları da yakından takip ediyor, bu coğrafyalarda ortaya çıkan haksızlıkların üstünün örtülmesine müsaade etmiyoruz. Böylesi bir dönemde ülke içinde ortaya konan birlik ve kararlılık belirleyici bir nitelik taşımaktadır. Türkiye, dışarıda dengeli bir siyaset yürütürken içeride huzuru kalıcı hale getirecek adımlarını aynı istikamette sürdürmektedir" dedi. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Şehitler Abidesinde 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıldönümü törenine katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz kentteki bir dizi ziyaretler ve temasların ardından akşam bir otelde Şehit Aileleri ve Gaziler ile iftarda bir araya geldi. İftara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı SG. Yarbay Orhan Öğrenci, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Naim Makas, 27. Dönem Çanakkale Milletvekili ve AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Jülide İskenderoğlu, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, şehit aileleri ve gaziler katıldı. İftar programı Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. İftarda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı Ramazan-ı şerifinizi tebrik ediyor, bu mübarek aynın son iftarlarından birinde sizlerle aynı sofrayı paylaşmaktan büyük bir onur ve memnuniyet duyuyorum. 18 Mart Şehitleri Anma Günü vesilesiyle vatanımıza, bayrağımıza ve istikbalimize sahip çıkarken şehit düşen tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Şehit yakınlarımıza ve gazilerimize sıhhat ve afiyet temenni ediyorum. Şehitler diyarı Çanakkale’de, bu sabah icra edilen törende milletimizin istiklal uğruna ortaya koyduğu iradeyi bir kez daha hürmetle yâd ettik; vatan için toprağa düşen kahramanlarımızı rahmetle andık. Şimdi ise, bu vatanı bizlere emanet eden şehitlerimizin kıymetli aileleri ve gazilerimizle bir arada bulunmaktan onur duyuyorum. Çanakkale, bu milletin en zor şartlarda bile geri adım atmadığını, kaderini kendi iradesiyle şekillendirdiğini bütün açıklığıyla ortaya koyduğu bir dönüm noktasıdır. O gün cephede verilen mücadele, vatan söz konusu olduğunda nasıl bir birlik ve kararlılıkla hareket edildiğini gösteren güçlü bir hafızaya dönüşmüştür. Bugün şehitlerimizin hatırasında taşıdığımız emanet duygusu ve gazilerimizin onurlu duruşu, o gün ortaya konan iradenin hâlâ diri olduğunu göstermektedir. Ülkemizin güvenliği için görev yapan her bir evladımızın omuzlarında, Çanakkale’de ortaya konan o kararlılığın izleri vardır ve bu bağ, geçmiş ile bugün arasında kurduğumuz en sağlam sürekliliği ifade etmektedir. Böyle bir tarihî mirasın sorumluluğu ile içinde bulunduğumuz tabloya baktığımızda, dünya genelinde gerilimin arttığını ve bölgemizde daha kırılgan bir sürecin oluştuğunu görüyoruz" dedi. "İran’a yönelik saldırıları açık biçimde reddediyoruz" İran’ın da içinde olduğu gelişmeleri değerlendiren Yılmaz, "Son günlerde İran’ı da içine alan gelişmelerle birlikte bölgemizdeki gerilim daha geniş bir alana yayılmakta, kırılgan dengeler daha hassas bir noktaya taşınmaktadır. Türkiye bu tablo karşısında yönünü kaybetmeyen, soğukkanlılığını koruyan ve sorumluluk bilinciyle hareket eden bir yaklaşım sergilemekte, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde diplomasi ve diyalog zeminini güçlendirmeye devam etmektedir. Bölgede yaşanan her gelişmenin daha geniş bir kırılmaya yol açma ihtimali göz önünde bulundurularak, gerilimi artıran adımlara karşı net bir duruş ortaya koyuyor, İran’a yönelik saldırıları açık biçimde reddediyoruz. Bu hassas süreçte krizin daha da derinleşmesini önlemek için diplomasiyi aktif ve sonuç odaklı bir şekilde devreye alıyor, çatışmayı büyütecek girişimlerin doğuracağı risklere karşı uluslararası toplumu daha dikkatli davranmaya çağırıyoruz. Gazze’de, Batı Şeria’da ve Lübnan’da yaşanan acıları da yakından takip ediyor, bu coğrafyalarda ortaya çıkan haksızlıkların üstünün örtülmesine müsaade etmiyoruz. Böylesi bir dönemde ülke içinde ortaya konan birlik ve kararlılık belirleyici bir nitelik taşımaktadır. Türkiye, dışarıda dengeli bir siyaset yürütürken içeride huzuru kalıcı hale getirecek adımlarını aynı istikamette sürdürmektedir. Terörsüz Türkiye hedefi, devletimizin ortaya koyduğu irade ile milletimizin desteğinin buluştuğu güçlü bir süreci ifade etmektedir. Bu çerçevede ortaya konan kararlılık, iç cephemizi güçlendiren, ülkemizin güvenliğini tahkim eden, bölgemizde daha istikrarlı bir zeminin oluşmasına katkı sağlayan bir yönelimi ifade etmektedir. Tüm bu çabalarda şehitlerimizin aziz hatırasına en küçük bir halel getirmediğimizi ve getirmeyeceğimizi özellikle vurgulamak istiyorum. Milletimizin birliğine ve kardeşliğine kasteden, dezenformasyonlara ve provokasyonlara karşı her daim uyanık olacağız. Türkiye, iç bütünlüğünü güçlendirdikçe etrafındaki krizlere karşı daha dirençli ve daha etkili bir konum elde etmekte, bu doğrultuda attığı adımlarla geleceğini daha sağlam temeller üzerine inşa etmektedir" dedi. "Sizler aziz şehitlerimizin bizlere emanetisiniz" "Kıymetli şehit yakınları, değerli gazilerimiz, şunu hiçbir zaman unutmayın; sizler aziz şehitlerimizin bizlere emanetisiniz" diyen Yılmaz, "Bu emanete sahip çıkmak bizim için en temel sorumluluklardan biridir. Devletimiz dün olduğu gibi yarın da tüm imkanlarıyla yanınızda olmaya devam edecektir. Son yıllarda şehit yakınlarımız ve gazilerimiz için hayatın pek çok alanına dokunan önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Kamuda istihdam imkanlarını genişlettik, aylık ve sosyal destekleri güçlendirdik. Gazilerimize yönelik bakım desteklerini artırdık, araç alımında sağlanan kolaylıklarla günlük hayatlarını rahatlatacak adımlar attık. Evlatlarımızın eğitim imkanlarını genişlettik; eğitimden ulaşıma, temel hizmetlerden sosyal haklara kadar pek çok alanda sizlerin yanında olduk. Şehitlerimizin aziz hatıralarını ülkemizin dört bir yanında yaşatmaya devam ediyoruz. Gazilerimizin emeklerine ve fedakârlıklarına layık bir destek anlayışını kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu anlayışla, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmayı ve gazilerimizin yanında dimdik durmayı sürdüreceğiz. Ne yaparsak yapalım şehitlerimizin fedakarlığına karşılık veremeyiz. Bize düşen onların emaneti olan vatanımıza, bayrağımıza, ezanımıza, birliğimize ve kardeşliğimize sahip çıkmaktır. Bu duygularla, Çanakkale’de istiklal meşalesini yakan, İstiklal Harbi’ni zafere taşıyan Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, şehit yakınlarına ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru için vatanın dört bir yanında görev yapan kahraman güvenlik güçlerimize yürekten başarılar diliyorum. Rabbim askerimizi, polisimizi, jandarmamızı, güvenlik korucularımızı ve tüm görevlilerimizi her türlü tehlikeden muhafaza etsin, ordumuzu daima muzaffer kılsın. Yaklaşan Ramazan Bayramı’nın ülkemiz, milletimiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum" diye konuştu. "Burada bir millet; yokluk içinde yılmamayı, zorluk karşısında dağılmamayı, en ağır şartlarda dahi omuz omuza durmayı başarmıştır" İftar programında şehit aileleri ve gazilerle bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu aktaran Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Ramazan’ın manevi ikliminde; bu güzel iftar sofrasında sizlerle bir araya gelmekten mutluluk duyuyorum. Ramazan-ı Şerif’e veda etmeye hazırlandığımız bu günlerde, kardeşliğin ve paylaşmanın kıymetini bir kez daha yaşıyoruz. Allah’tan, bizleri sağlık ve afiyetle daha nice Ramazanlara eriştirmesini niyaz ediyorum. Bugün, Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıldönümünde, ecdadımızın büyük bir fedakârlıkla ve vatan sevgisiyle yazdığı eşsiz destanın anlamını hep birlikte idrak ediyoruz. Çanakkale, bir milletin istikbaline sahip çıkma iradesini bütün dünyaya ilan ettiği yerdir. Burada bir millet; yokluk içinde yılmamayı, zorluk karşısında dağılmamayı, en ağır şartlarda dahi omuz omuza durmayı başarmıştır. Anadolu’nun dört bir yanından gelen vatan evlatları, aynı siperde aynı ideal etrafında kenetlenmiş. Verdikleri destansı mücadeleyle bu vatanın asla teslim alınamayacağını tarihe nakşetmiştir. Bu anlamda Çanakkale, birlik olduğumuzda neleri başarabileceğimizi hatırlatan güçlü bir iradedir. Nitekim aynı irade; Milli Mücadele’de, Büyük Taarruz’da, Kıbrıs’ta, terörle mücadelede ve 15 Temmuz’da da yeniden tecelli etmiştir" dedi. "Milletimizin tarih boyunca esareti reddeden karakterini ve istiklalinden vazgeçmeyen duruşunu bir kez daha göstermiştir. Bugün de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefi, Çanakkale’den bugüne uzanan bu sarsılmaz iradenin somut bir ifadesidir" ifadelerini kullanan Bakan Göktaş, "Bu hedef, kardeşliğimizi büyüterek huzur ve güven içinde güçlü bir geleceğe yürüme kararlılığımızı ifade etmektedir. Ülkemizin güvenliğini teminat altına alırken, şehitlerimizin emanetini ve gazilerimizin onurunu koruyan bir vefa ve sorumluluk çizgisidir. Aziz şehitlerimizin emanetleri kıymetli ailelerimiz, kahraman gazilerimiz, sizler, bu milletin gönlünde müstesna bir yere sahipsiniz. Gösterdiğiniz sabır, vakar ve metanet, hepimiz için özel bir anlam taşımaktadır. Sizlerin fedakârlığına layık olmak, bu ülkeye hizmet etmenin en büyük sorumluluklarından biridir. Bu anlayışla Bakanlık olarak, şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin hayatını kolaylaştıran hizmetlerimizi büyük bir hassasiyetle ulaştırmaya devam ediyoruz. Bugün bizlere düşen görev, Çanakkale ruhunu, hayatın her alanında yaşatmaktır. Birliğimizi koruyarak, çocuklarımıza güçlü bir ülke bırakarak bu emanete sahip çıkmaktır. Çünkü şehitlerimizin bizlere bıraktığı en kıymetli miras, üzerinde huzurla yaşadığımız bu vatandır. Bu duygularla, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’nin tüm kahramanlarını, şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmetle yâd ediyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Ramazan Bayramı’nızı şimdiden tebrik ediyorum. Bayramın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine huzur, bereket ve esenlik getirmesini diliyorum. Sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum" dedi. Konuşmaların ardından ezanın okunmasıyla iftarlar açıldı. Duanın ardından iftar programı sonra erdi. Programın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz havayoluyla Ankara’ya hareket edecek.
18 Mart 2026 Çarşamba - 17:18 57. Alay Gelibolu’da tekrar kuruldu Çanakkale’de, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde anlamlı bir adım atıldı. Tarihe damga vuran 19. Tümen’e bağlı 57. Piyade Alayı, Gelibolu’daki 2. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkil edilerek faaliyetlerine başladı. Gelibolu Yarımadası muharebelerinde gösterdiği fedakarlık ve kahramanlıkla adını tarihe altın harflerle yazdıran 57. Piyade Alayı’nın yeniden kurulması, anma programlarına ayrı bir anlam kattı. Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özeren, 18 Mart kapsamında düzenlenen törenlerin ardından yeni kurulan alayda görevli askerlerle bir araya geldi. Özeren, Şehitler Abidesi ve Atatürk Anıtı önünde askerlerle birlikte günün anısına hatıra fotoğrafı çektirerek, 57. Piyade Alayı personeline görevlerinde başarı temennisinde bulundu. "Kahraman alay" olarak anılan 57. Piyade Alayı, bundan sonraki süreçte Tarihi Alan’da gerçekleştirilecek resmi törenlerde, saygı nöbetlerinde ve çeşitli canlandırma faaliyetlerinde aktif rol üstlenecek. Askerlerin, döneme ait tarihi kıyafetlerle görev yapacağı bu faaliyetler kapsamında ziyaretçilere de farklı bir deneyim sunulacak. Öte yandan, Tarihi Alan’ı ziyaret eden vatandaşlar, gerçekleştirilecek canlandırmalar sayesinde 57. Piyade Alayı’nın savaş dönemindeki yaşamına yakından tanıklık etme imkanı bulacak. Bu uygulamanın, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasında önemli katkı sağlaması hedefleniyor.
Karadağlı moda tasarımcısı kadın çoban ödüllendirildi
19 Ekim 2024 Cumartesi - 10:01 Karadağlı moda tasarımcısı kadın çoban ödüllendirildi İstanbul’da moda tasarımcılığı yaparken metropol hayatından sıkılınca, Kazdağlarının kuzey yamaçlarında kalan Bayramiç ilçesine bağlı Yiğitler köyünde 100’e yakın küçükbaş hayvan ile hayvancılık yapan Karadağ asıllı Jasmina Šutkovic’e (46) Dünya Kadın Çiftçiler Günü nedeniyle Bayramiç Ziraat Odası tarafından ödüle layık görüldü. İstanbul’da moda tasarımcılığı yapan Karadağ asıllı Jasmina Šutkovic metropol hayatından sıkılınca, 8 yıl önce Kazdağlarının kuzey yamaçlarında kalan Bayramiç ilçesinin Yiğitler köyüne yerleşti. Tarım ve hayvancılık bilgisi olmayan Jasmina Šutkovic, 8 yıl önce 10 tane merinos koyunu aldı. Çobanlık yapmaya başladı. Tarım ve hayvancılık üzerine köylülerden de bilgi alan Jasmina Šutkovic 8 yılda 100’e yakın küçükbaş hayvan sahibi oldu. Köyden birçok arazi satın alan ve satın aldığı araziler dışında tarla kiralamaya da başlayan Jasmina Šutkovic, hayvanları için arpa, yulaf, buğday ekimini de öğrendi. Šutkovic başarılı çiftçilik hayatı nedeniyle Bayramiç Ziraat Odası tarafından Dünya Kadın Çiftçiler Gününde ödüle layık görüldü. Bayramiç Yiğitler köyüne gelen Bayramiç Ziraat Odası yetkilileri ve Oda Başkanı Mesut Şen, Jasmina Šutkovic’e plaketini sundu. Mesut Şen, Šutkovic’in Bayramiç tarımına ve hayvancılığına verdiği katkılardan dolayı tebrik edip Dünya Kadın Çiftçiler gününü kutladı. Ödül aldığı için mutluluğunu belirten Jasmina Šutkovic, "Böyle bir ödüle layık görülmem Bayramiç Ziraat Odası tarafından hatırlanmam ve verdikleri ödül için teşekkür ediyorum. Dünya kadın çiftçilerini de saygıyla anıyorum" dedi.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Devletimiz bu yaraları saracaktır"
18 Ekim 2024 Cuma - 17:58 TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Devletimiz bu yaraları saracaktır" Çanakkale’nin Biga ilçesinde dolu ve fırtınadan zarar gören çeltik tarlasında incelemelerde bulunan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Çok geniş bir alanda 45 bin dekar alanda bir zarar görünüyor. Çok fazla üreticimiz buradan zarar görmüş durumda. Yine üreticilerimize devletimizin yardım yapması gerekiyor. Yani burada bu çiftçilerimizin nakli desteğe de ihtiyacı var diye düşünüyorum. İnşallah ben temenni ediyorum devletimiz bu yaraları saracaktır. Bizde buradaki gözlemlerimizi, kanaatlerimizi Ankara’ya gittiğimizde yetkililerle paylaşacağız" dedi. Çanakkale’nin Biga ilçesinde 12 ekim cumartesi günü meydana gelen dolu ve fırtına sebebiyle Sinekçi, Güvemalan, Gerlengeç, Kanibey, Bozlar, Çınarköprü, Çeşmealtı, Eğridere köyleri ile Gümüşçay beldesindeki tarım arazileri olumsuz yönde etkilendi. Yaşanan dolu ve fırtınanın ardından bölgede zarar gören tarım arazilerinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hasar tespit çalışması yapıldı. Biga’ya gelen Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Çınarlı köyündezarar gören çeltik tarlasında incelemelerde bulundu. Bayraktar ayrıca üreticilerden de bilgi aldı. "2024 yılında da 8 ayda 900 tane doğal afet yaşadık" Doğal afetler son zamanda ülkeyi olumsuz etkilediğini belirten TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Doğal afetlerin sayısı da hızla artıyor. 2011 yılında yaklaşık olarak 300 civarında olan doğal afet sayısı, yıllar itibariyle artarak 2023 yılında bin 500’e ulaştı. 2024 yılında da 8 ayda 900 tane doğal afet yaşadık. Bunların da yaklaşık yüzde 22’si dolu afeti. Bu çok önemli bir rakam. Bugün Biga’dayız. Yine Biga ilçemizde çeltik üretimi fevkalade önemli. Aslında Çanakkale gerçekten bir tarım merkezi. 28 tane ürünümüz Çanakkale’de üretiliyor ve bu ürünlerimiz Türkiye’de üretim sıralamasında ilk 5’in içerisinde. Yani bu kadar tarım potansiyeli yüksek olan bir ilimizde doğal afetin verdiği zararın boyutunu anlamamıza vesile oluyor. Telefonla da daha önce bilgileri aldım. Geldiğimizde burada görüyoruz. Gerçekten de çok ciddi bir afetle karşı karşıyayız. Bu bölgenin çeltik üretiminin yüzde 68’ini de burası Biga yapıyor. Sadece çeltik üretimimiz zarar görmüş değil. Yani aldığımız bilgilere göre yaklaşık olarak 45 bin dekar arazide çeltik var, meyve var, sebze var, çok değişik ürünler var. Bunlar zarar görmüş durumda. Ama çeltik ürünümüzün yüzde 100’ü zarar görmüş durumda” dedi. 45 bin dekar alanda bir zarar görünüyor Bu afetlerin başka bir açıdan değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, “Afetler artıyor, bu ürün arzını yavaşlatıyor Türkiye’de. Yani düşünebiliyor musunuz? Senede bin 500 civarında biz afet görüyoruz. Zaman zaman sıcaklık vuruyor, zaman zaman arkasından gelen yağışlar vuruyor. Yine zaman zaman dolu, don, hortum gibi birçok afete tarım sektörü maruz kalıyor. Bu arzı yavaşlatıyor. Ama buna karşılık nüfus artıyor ve talep de artıyor. Arz yavaşlıyor, talep artıyor. Gıda güvencesinin sağlanması noktasında da bu afetler çok ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bunun tedbirlerini almak lazım. Çiftçi açısından baktığımızda muhakkak üreticilerimizin TARSİM kapsamında Ürün sigortasına geçişi fevkalade önemli. Bununla ilgili üreticilerimize gerekli kolaylıklar, prim ödeme kolaylıkları sağlanmalı ve daha fazla üreticimizi TARSİM kapsamına da almak zorundayız. Bu afetle alakalı bir değerlendirme yapmak gerekirse üreticilerimiz takdir ederseniz ki bankalardan borç olarak, ayni ve nakdi kredi kullanarak üretimini yapıyor. Özel bankalardan, devlet bankalarından, kooperatiflerden kredi kullanıyor. Bir de üreticilerimiz çok yüksek maliyetle üretimi yapıyor. Yani girdi maliyetlerimiz fevkalade yüksektir. Böyle bir doğal afetle karşı karşıya kaldığımızda o seneyi çiftçi kaybediyor. Yani buradaki üreticilerimiz bu seneyi kaybetti. Şimdi bu üreticilerimizi önümüzdeki yıl tarımda tutmamız lazım. Tekrar üretmelerini sağlamamız lazım. İşte bu manada özellikle bankalara, kooperatiflere olan borçlarını uzun vadede faizsiz olarak ertelenmesi fevkalade önem kazanıyor. Bunu sağlamamız lazım. Ayrıca çok geniş bir alanda 45 bin dekar alanda bir zarar görünüyor. Çok fazla üreticimiz buradan zarar görmüş durumda. Yine üreticilerimize devletimizin yardım yapması gerekiyor. Yani burada bu çiftçilerimizin nakli desteğe de ihtiyacı var diye düşünüyorum. İnşallah ben temenni ediyorum devletimiz bu yaraları saracaktır. Bizde buradaki gözlemlerimizi, kanaatlerimizi Ankara’ya gittiğimizde yetkililerle paylaşacağız. Bu yardımların çiftçimize ulaşması için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Hatta gerekiyorsa başkanlarımızın bir talebi var. Bu bölge afet bölgesi ilan edilsin diye. Afet bölgesi ilan edilmesi de bu bölgede çiftçilerimize yardımları yeterli miktarda ve hızlı bir şekilde ulaştıracaktır. Bu açıdan da afet bölgesi ilan edilmesi önemlidir. Allah böyle bir afeti bir daha göstermesin. Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun” şeklinde konuştu.
VolunFest’le gençler ÇOMÜ’de buluştu
18 Ekim 2024 Cuma - 13:39 VolunFest’le gençler ÇOMÜ’de buluştu Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin (ÇOMÜ) gençlerde sivil katılımı ve gönüllülük bilincini arttırmak amacıyla düzenlediği "VolunFest", ÇOMÜ ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Etkinlikte, üniversite öğrencileri, kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü yapıları bir araya geldi. Avrupa Birliğinin finanse ettiği, Türkiye Belediyeler Birliği ve İçişleri Bakanlığının faydalanıcısı olduğu, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının yürütücülüğünü üstlendiği projenin uygulanması ve izlenmesinde Dışişleri Bakanlığı görevli. “Türkiye’de Demokratik Yerel Yönetişimin Geliştirilmesi için Sivil Katılımın Güçlendirilmesi Projesi” (Sivil Katılım Projesi), demokratik yerel yönetişim için sivil katılımın ve gönüllülüğün güçlendirilmesini amaçlıyor. Bu amaçlar çerçevesinde gençlerin dijital araçlar ve etkileşimli etkinliklerle bir araya geldiği VolunFest, kampüste renkli görüntülere sahne oldu. Sivil toplum kültürümüzde vakıf olarak köklü geçmişe sahip Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının Türkiye’ye uzun yıllardır katlılar sunduğunu vurgulayan Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, “İki ana kavram var bunlardan birincisi sivil toplum ikincisi gönüllülük. Sivil toplum alanı bizim toplumumuza yabancı değil. Bizim kültürümüzde vakıf olarak köklü bir geçmişe sahiptir. Belki ekonomik sebeplerle etkinlikleri zaman içinde azalıp daha çok kamu kurumlarından bu tür faaliyetlerin yürütülmesi beklenmiş. Temel kamu hizmetlerini kamu kurum ve kuruluşları yürütecektir ama vakıflar ve dernekler kamuya dönük pek çok alanda maddi ve manevi becerilerini kullanarak daha fazla katkı sağlayabilirler. Türkiye de eskiden kalan vakıflarla yetinmeyerek yeni vakıflar kurarak ve üstüne yeni bağışlar yaparak bu alanı daha aktif hale getirmemiz gerekir. Vakıf tarihinin çok eskilere dayanmamasına rağmen özellikle Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da çok gelişmiş bir vakıf kültürü oluşmuş durumda. Devlet oralarda vakıflar üzerinden işlerini halletmeye başlamış durumda. Vakıflara maddi ve teknik destek vererek işlerini yürütmeye başlamış durumdalar” dedi. Gönüllülük kavramının içi doldurulmalı Vali Toraman gönüllülük kavramından bahsederek “İkinci olarak gönüllülük konusu var. Bizde gönüllülük var ama zor zamanlarda daha çok öne çıkıyor. Normal zamanlarda da gönüllülük alanına yönelmeliyiz. Burada görevime başlamadan önce 3 yıl boyunca deprem bölgesinde görev yaptım. 2023 depremini bizzat orda yaşadım. Deprem sonrası yaşanan gönüllülük faaliyetleri göz yaşartıcı ancak kurum ve kuruluşlar ile sağlıklı iletişim, sahadaki organizasyon gibi faaliyetleri bilerek gönüllülük kavramının içini doldurmak gerekiyor” dedi. Sivil Toplum Akademisine büyük ilgi var Üniversite olarak sürdürmekte oldukları vizyon ve misyon doğrultusunda kentin ihtiyaçlarını, yerel yönetimlerle iş birliği içinde hazırladıkları nitelikli işlerle karşıladıklarını aktaran Rektör Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, “Son 2 yıldır İçişleri Bakanlığımızın Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle Sivil Toplum Akademisini kurduk. Akademide sürekli eğitim merkezimiz üzerinden kar amacı gütmeyerek sivil toplum kuruluşlarına alanlarında uzman kişiler yetiştirmek amacıyla sertifika programları düzenliyoruz. Büyük bir talep var. Bakanlıktan ve üniversitemizden uzmanlar büyük katlı sağlıyorlar. Gönüllülük faaliyetlerine destek sağlıyoruz. Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne 17 kadar projeyi kentimizdeki sivil toplum kuruluşlarıyla beraber sunduk ve bir çoğu da olumlu değerlendirildi” dedi. Gönüllülük meselesinin Birleşmiş Milletler sistemini ve kurum ve kuruluşlarının temel ilkelerinden bir tanesi olduğunu söyleyen UNDP Türkiye Temsilcisi Louisa Vinton hem başkalarının yararına olabilecek bir şeyi oluştururken kendi içimizde var olan bir tutkuyu gerçekleştirerek bizlere de hizmet ettiğini belirtti. Açılış konuşmalarının beraberinde sivil katılımı ve gönüllülük bilincini arttırmak amacıyla düzenlenen söyleşiler gerçekleştirildi. Söyleşilerin ardından gerçekleştirilen Gönüllülük Fuarı etkinliklerinde ise etkileşimli etkinlikler ve konser ile festival sonlandırıldı.
Uluslararası Balkan Tarım Kongresi Açılış Töreni Gerçekleştirildi
18 Ekim 2024 Cuma - 09:42 Uluslararası Balkan Tarım Kongresi Açılış Töreni Gerçekleştirildi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi ev sahipliğinde 16-19 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası Balkan Tarım Kongresi’nin açılış töreni Troia Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törene, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Rektör Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, protokol üyeleri, ulusal ve uluslararası alandan öğretim üyeleri ve ÇOMÜ’lü öğrenciler katıldı. Oğuzhan Karakuş tarafından verilen piyano resitalinin ardından açılış konuşmaları oturumları ile program devam etti. Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şeker, Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R.Cüneyt Erenoğlu ve Çanakkale Valisi Ömer Toraman konuşma gerçekleştirdi. Trakya Üniversiteler Birliği tarafından koordine edilen bu kongre, tarım, gıda ve su kaynakları alanlarındaki bilgi ve yenilik arayışımızda önemli bir dönüm noktasını işaret etmektedir diyen Rektör Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu şunları ifade etti: “Bugün burada sadece bir akademik etkinliğin katılımcıları değil, aynı zamanda Balkanlar ve ötesinde tarımın geleceğini şekillendirme potansiyeline sahip önemli bir diyaloğa katkı sağlayan bir topluluğuz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılında bu kongre, geçmişteki başarılarımızı değerlendirip, tarımın sürdürülebilir geleceğini hayal etme fırsatı sunuyor. Uluslararası Balkan Tarım Kongresi, çeşitli disiplinlerden uzmanların bilgi alışverişi yapabileceği bir platform olarak, tarımın karşılaştığı en acil sorunlara yönelik araştırmalarımıza ve yenilikçi yaklaşımlarımızı paylaşmamıza imkan tanıyor. Sizlerin bu etkinliğe katılımlarınız, tartışmalarımıza zenginlik katmakta ve bu kritik meseleler hakkındaki ortak anlayışımızı geliştirmektedir. Bu etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen organizasyon komitesine en içten teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Onların özverisi sayesinde bir araya gelip, bilgimizi paylaşma fırsatına sahip olduk. Ayrıca, kongremize cömert destekleriyle katkıda bulunan sponsorlarımıza da yürekten teşekkür ediyorum. Verdikleri destek yalnızca bu buluşmayı mümkün kılmakla kalmıyor, aynı zamanda tarım alanında araştırma ve inovasyonu ileriye taşımaya yönelik kararlılıklarını da göstermektedir. Bu kongreden beklediğimiz somut sonuçlar arasında tarımsal ürünlerin sorunlarına yönelik ulusal ve uluslararası araştırma programlarının oluşturulması yer alıyor. Amacımız, mevcut bilgileri yaymakla kalmayıp, yenilikçi çözümlerin ortaya çıkmasını sağlayacak bir ortam oluşturmak ve nihayetinde bölgelerimizin ekonomik büyümesine katkıda bulunmaktır. Sizleri, oturumlarda aktif olarak yer almaya, görüşlerinizi paylaşmaya ve diğer araştırmacılar ve uygulayıcılarla işbirliği yapmaya davet ediyorum. Hep birlikte, tarım sektörünün karşılaştığı sorunlara etkili politikalar belirleyebilir ve toplu uzmanlığımızı kullanarak anlamlı değişimleri hayata geçirebiliriz. Hepinize verimli ve ilham verici bir kongre diliyor, bu buluşmadan çıkacak tartışmaları ve işbirliklerini heyecanla beklediğimi belirtmek istiyorum ”dedi. Konuşmaların ardından protokol üyelerinin ve kongre katılıcımları tarafından günün anısına zeytin fidan dikim etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğin ardından Uluslarası Saraybosna Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yıldırım’ın moderatörlüğünde davetli konuşmacılar oturumuna geçildi. Oturumda Ziraat Fakülteleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (ZİDEK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Söylemezoğlu ve Selanik Aristotes Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Konstadinos Mattas söz aldı. Davetli konuşmacılar oturumunun akabinde Rekabet Kurumu Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Hakan Bilir ve Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Tan’ın oturum başkanlığında iki ayrı panel gerçekleştirildi. Bu kapsamda tarımda sürdürülebilirlik, gıda güvenliği, coğrafi işaretli ürünler, iklim değişikliğine uyum, biyoteknolojik yenilikler ve tarım ekonomisi gibi geniş çalışma alanları üzerinde duruldu. Diğer taraftan katılımcılar, bilimsel araştırmalarını sunarak bölge tarımına katkıda bulunabilecek yeni fikirleri tartışma fırsatı buldu. Ayrıca, Ar-Ge çalışmalarının çiftçilere uygulanabilir hale getirilmesi ve bölge halkının bu yeniliklerden nasıl faydalanabileceği üzerinde duruldu. Panellerde Teşekkür Belgeleri ve hediye takdimlerinin ardından açılış töreni Dardanos Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen Gala Yemeği ile son buldu.
Çanakkale’de ’Huzur ve Kardeşlik Buluşmaları’ projesi başladı
17 Ekim 2024 Perşembe - 19:24 Çanakkale’de ’Huzur ve Kardeşlik Buluşmaları’ projesi başladı Çanakkale ve Batman Valiliklerin iş birliğiyle gerçekleştirilen “Batman’dan Çanakkale’ye Huzur ve Kardeşlik Buluşması” projesi başladı. “Batman’dan Çanakkale’ye Huzur ve Kardeşlik Buluşması” projesi başladı. Proje kapsamında, Batman il ve ilçelerinden Çanakkale’ye konuk olan şehit yakınları, gaziler, terör mağduru annelerimiz ve genç kızlar, 57.Alay Conkbayırı, Akbaş şehitliği, Seyit Onbaşı, Rumeli Mecidiye Tabyası Şahindere Şehitliği, Alçıtepe Hilali Ahmet Müzesi, Çanakkale Şehitler Abidesi’ni ziyaret etti. Başlatılan projeye ilişkin Çanakkale Valiliği’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’nın talimatları ve Bakanlığımızın himayelerinde Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerimizden daha önce ülkemizin tarihi ve kültürel yörelerini ziyaret edememiş, özellikle kadın ve genç kızlarımıza yönelik “Huzur ve Kardeşlik Buluşmaları” projesi başlatıldı. Çanakkale ve Batman Valiliklerimizin iş birliğiyle gerçekleştirilen, “Batman’dan Çanakkale’ye Huzur ve Kardeşlik Buluşması” projesi kapsamında, Batman il ve ilçelerinden Çanakkale’mize konuk olan şehit yakınları, gaziler, terör mağduru annelerimiz ve genç kızlarımız; 57. Alay Conkbayırı, Akbaş şehitliği, Seyit Onbaşı, Rumeli Mecidiye Tabyası Şahindere Şehitliği, Alçıtepe Hilali Ahmet Müzesi, Çanakkale Şehitler Abidesi’ni ziyaret ederek atalarımızın kahramanlıklarla dolu mücadelesini dualarla yad ettiler. Tarihin akışını değiştiren Çanakkale Zaferimizi anmak; vatan, bayrak, istiklal ve istikbal ruhunu canlandırmak, şanlı mazimizden aldığımız ilhamla milli birlik ve beraberliğimizi perçinleyerek geleceğe daha ümitle bakabilmek ve bu anlayışı gelecek kuşaklara aktarabilmek amacıyla Batman’ dan konuk olan şehit yakınlarımızı, gazilerimizi, terör mağduru annelerimizi ve genç kızlarımız ev sahipliğinden dolayı İçişleri Bakanlığına ve Çanakkale Valiliğine teşekkürlerini sunarak ziyaretlerini tamamladılar. Sayın Valimiz Doç. Dr.Ömer Toraman, bu önemli projede paydaş olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi."
Çan’da ’Dünya Gıda Günü’ Etkinliği Düzenlendi
17 Ekim 2024 Perşembe - 09:59 Çan’da ’Dünya Gıda Günü’ Etkinliği Düzenlendi Gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarımın önemine dikkat çekmek amacıyla, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Çan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün tarafından, ‘Dünya Gıda Günü’nde Çan Etili İlköğretim Okulu’nda etkinlik düzenlendi. Etkinliğe, Çan Kaymakamı Dr. Emre Nebioğlu, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Nazan Türkarslan, Çan İlçe Milli Eğitim Müdürü Fuat Kılıçaslan ve Çan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Belma Türe’nin yanı sıra şube müdürleri, teknik personel, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. İl Tarım ve Orman Müdürü Nazan Türkarslan: “Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kuruluş yıldönümü olan 16 Ekim’de, “Daha İyi Bir Yaşam Ve Daha İyi Bir Gelecek İçin Gıda Hakkı" temalı bir etkinlik gerçekleştirdik. Amacımız, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızda gıda güvenliği, beslenme ve sürdürülebilir tarım konularında farkındalık oluşturmaktı ve bunu başardığımızı görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Etkinliğimizde, öğrencilerimize Dünya Gıda Günü’nün önemi hakkında bilgilendirici bir sunum yaptık. Düzenlediğimiz yarışmalarda başarılı olan öğrencilerimize ödüllerini takdim ettik. Ayrıca, tüm katılımcılara tahin helvası, kuruyemiş ve elma ikramında bulunduk. Bu ikramlarımızla hem geleneksel hem de sağlıklı gıdalarımıza dikkat çekmeyi amaçladık. Öğrencilerimizin etkinliğe gösterdiği ilgi ve katılım, gelecek için umut verici. Onların bu konularda bilinçlenmesi, ileride daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir dünya için atılacak adımların temelini oluşturacaktır. Dünyada halen yaklaşık 783 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği gerçeği, bu tür farkındalık çalışmalarının önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. İklim değişikliği, çatışmalar ve ekonomik sorunlar gibi zorluklarla mücadelede, toplumun tüm kesimlerinin işbirliği içinde çalışması gerekmektedir. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızı bir kez daha gıda israfının önlenmesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını destekleme konularında duyarlı olmaya davet ediyorum. Herkesin yeterli ve sağlıklı gıdaya erişimi temel bir insan hakkıdır ve bu hakkın korunması için hepimize görev düşmektedir. Bu tür etkinlikler, toplumun her kesiminde gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım konularında farkındalık oluşturmaya devam edecektir” dedi. Çan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Eser İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından Dünya Gıda Günü kapsamında ilkokullar arası resim yarışması ve ortaokullar arası şiir yarışması düzenlendi. Yarışmalarda dereceye giren öğrencilere hediyeler takdim edildi. Öğrenciler, aldıkları bilgiler ve kazandıkları ödüllerle etkinlikten memnun ayrılırken, veliler de çocuklarının gıda konusunda bilinçlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Karabiga’da projeler bir bir hayata geçiyor
16 Ekim 2024 Çarşamba - 09:23 Karabiga’da projeler bir bir hayata geçiyor Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, Karabiga’da devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Elbi “Yorulmadan ve duraksamadan 24 saat çalışarak söz verip hayal ettiğimiz tüm hizmetleri tek tek yerine getirmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz”dedi. Karabiga’da Belediye Hizmet Binası karşısındaki alanda çalışmalarına başlanan Yazlık Düğün Salonu hızla devam ediyor. İlk olarak Sosyal Tesisi tamamlanan alanda şimdi ise Yazlık Düğün Salonu için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Buradaki çalışmaları yerinde takip eden Belediye Başkanı Ahmet Elbi ekiplerden bilgi aldı. Karabiga’da altyapı çalışmalarının tamamen bittiği sokaklarda üstyapı çalışmaları da hız kesmeden devam ediyor. Çalışmaların devam ettiği sokaklarda Kilit parke taş ve bakım onarım çalışmaları belediye ekiplerince sürüyor. Başkan Ahmet Elbi de çalışmaları bizzat yerinde takip ediyor. Çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Ahmet Elbi şunları söyledi: “Karabiga’mızda her alanda hemşehrilerimiz için gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz. Karabiga’mız için yeni bir sosyal alan olacak ve hem de hemşehrilerimiz için modern bir yazlık düğün salonunu kazandırmak için çalışmalarımıza başlamıştık. Belediye Hizmet Binamızın karşısında bulunan parkta ilk olarak sosyal tesisin inşasını tamamladık. Ardından da yazlık düğün salonu için düzenleme ve peyzaj çalışmalarına hızla başladık. Çalışmaları hızla tamamlayarak hemşehrilerimize kazandıracağız. Altyapı çalışmalarının tamamen bittiği sokaklarımızdan başlayarak üstyapı çalışmalarına da hız kesmeden başlamıştık. Yorulmadan ve duraksamadan 24 saat çalışarak söz verip hayal ettiğimiz tüm hizmetleri tek tek yerine getirmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.Fedakarca çalışan tüm ekip arkadaşlarımıza kolaylıklar diliyorum” dedi.
Çanakkale Sahili’nde durdurulan inşaat, mahkeme kararıyla yeniden başladı
16 Ekim 2024 Çarşamba - 08:56 Çanakkale Sahili’nde durdurulan inşaat, mahkeme kararıyla yeniden başladı Çanakkale’de hazineden ihale yöntemiyle alınan ve kamu zararına sebep olduğu gerekçesiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından durdurulan sahildeki inşaat projesi, mahkeme kararıyla yeniden başladı. Çanakkale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos 2024 tarihinde kamu zararına sebep olduğu gerekçesiyle durdurulan inşaat, mahkeme kararıyla kaldığı yerden devam ediyor. İnşaat şirketinin avukatı Sergen Çetinkaya, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Valiliğin aldığı kararın hukuka aykırı olduğunu öne sürerek, “Tüm yasal izinler alınmış olmasına rağmen projemiz haksız bir şekilde durduruldu. İl Valiliği, kamu zararına sebep olduğu iddiasıyla inşaatı durdurdu. Ancak bu iddialar gerçeği yansıtmıyordu. Dava açtık ve mahkeme, Valiliğin aldığı durdurma kararının hukuka aykırı olduğunu tespit etti. İnşaatımız yeniden başladı” dedi. “Projemiz, her açıdan yasal zeminde ilerlemektedir” Avukat Çetinkaya, inşaatın yanındaki futbol sahasının kaçak olarak işletildiğini ve bunun da semt sakinlerinin kullanımına ayrılan alanın gayesi dışında kullanılmasına sebep olduğunu vurguladı. Çetinkaya, “Bilirkişi raporları da inşaatımızın tüm yasal düzenlemelere uygun olduğunu, hukuka, mevzuata ve ruhsatsız olanın futbol sahası olduğunu gösterdi. Projemiz bugüne kadar olduğu gibi mahkemeden alınan yürütme durdurma kararı ile birlikte her açıdan yasal zeminde ilerlemektedir” diye konuştu. “Bu alanın gayesi dışında kullanılması hukuka aykırıdır” İnşaat şirketi, Çanakkalespor’a sponsor olarak bölgeye destek sağlarken, semt sakinlerinin kullanımına ayrılan alanın futbol sahası olarak işletilmesine karşı yeni bir dava açılacağını duyurdu. Çetinkaya, “Bu alanın gayesi dışında kullanılması hukuka aykırıdır. Bu konuda da gerekli adımları atacağız” şeklinde konuştu.