Yerel Haberler
Çanakkale
Gökçeada’da ilçe güvenlik ve asayiş toplantısı gerçekleştirildi 31 Mart 2026 Salı - 09:13:46 Türkiye’nin en batı noktası Gökçeada’da, kamu düzeninin güçlendirilmesi ve vatandaşların güvenliğinin en üst seviyede teminat altına alınması amacıyla ilçe güvenlik ve asayiş toplantısı gerçekleştirildi. Gökçeada Kaymakamı Osman Acar başkanlığında düzenlenen İlçe Güvenlik ve Asayiş Toplantısı’na İlçe Emniyet Amiri, İlçe Jandarma Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanı katıldı. Toplantıda, ilçenin mevcut asayiş durumu tüm boyutlarıyla ele alınırken, sahadaki uygulamalar, risk analizleri ve önleyici güvenlik stratejileri titizlikle değerlendirildi. Toplantının ana gündeminde; suç oranlarının düşürülmesine yönelik proaktif tedbirler, trafik güvenliğinin artırılması, denetim mekanizmalarının etkinliği ve kurumlar arası eşgüdümün daha da güçlendirilmesi yer aldı. Güvenlik birimlerinin sahadaki performansı detaylı veriler ışığında analiz edilirken, Gökçeada’nın huzur ve güven iklimini kalıcı hale getirecek yeni yol haritaları masaya yatırıldı. Kaymakam Osman Acar, devletin gücünü sahada hissettiren en önemli unsurun koordinasyon ve kararlılık olduğuna dikkat çekerek, "Gökçeada’da vatandaşlarımızın huzuru bizim en temel önceliğimizdir. Tüm güvenlik birimlerimizle birlikte, önleyici ve etkin bir güvenlik anlayışıyla çalışmalarımızı kesintisiz sürdüreceğiz" dedi.
Eşini boğduktan sonra toprağa gömen şahıs: "Saman balya ipini boğazına dolayıp, sıkmaya başladım"
25 Şubat 2024 Pazar - 11:20 Eşini boğduktan sonra toprağa gömen şahıs: "Saman balya ipini boğazına dolayıp, sıkmaya başladım" Çanakkale’nin Biga ilçesinde boşanma aşamasındaki eşini boğarak öldüren, sonra kardeşi ile hafriyat alanına gömen tutuklu Fırat Yıldızhan savcılıktaki ifadesinde, "Cebimdeki saman balya ipini Saliha’nın boğazına dolayıp, sıkmaya başladım. Direnmesi esnasında bir ara elimdeki ipi yere düşürdüm. Bunun üzerine elim ile boğazını hareketsiz kalana kadar sıktım. Arabayı hareket ettirdik ve Lapseki’de turlamaya başladık. O esnada yanlış kontrol etmediysem, Saliha’nın nabzı atıyordu. Ancak ölmesini istediğim için hastaneye götürmedim" dedi. Çanakkale’nin Biga ilçesinde 16 Şubat’ta meydana gelen olayda iddiaya göre, Fırat Yıldızhan (32) boşanma aşamasındaki eşi Saliha Gizem’in Lapseki’deki evinin önüne gelerek, konuşmak istedi. Fırat Yıldızhan, Saliha Gizem’i evinin önünden otomobille alarak, Lapseki’den Biga istikametine doğru yola çıktı. Bu sırada Yıldızhan ve Gizem tartışmaya başladı. Tartışma sonucunda Fırat Yıldızhan, Saliha Gizem’i iple boğarak öldürüp, cesedini Biga’nın Çavuşköy Mahallesi mevkiinde bir hafriyat alanına gömdü. Saliha Gizem’den haber alamayan ailesi ise durumu polis ve jandarma ekiplerine bildirdi. Yapılan detaylı çalışma sonucunda Saliha Gizem’in Lapseki’den bir araca binip, Fırat Yıldızhan ile birlikte ilçeden ayrıldığı belirlendi. Bunun üzerine polis ekipleri tarafından Fırat Yıldızhan ile ona yardım ettiği ileri sürülen kardeşi Yağız Yıldızhan gözaltına alındı. Cinayeti itiraf eden Fırat Yıldızhan, boşanma aşamasındaki eşi Saliha Gizem’in cansız bedenini gömdüğü bölgeye gösterdi. Polis ekipleri sabah saat 07.00 sıralarında Çavuşköy Mahallesi’ndeki hafriyat alanından Saliha Gizem’in cansız bedenini buldu. Gözaltına alınan Fırat Yıldızhan ve kardeşi, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki ifadelerinin ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen Fırat Yıldızhan ve kardeşi Yağız Yıldızhan, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Boşanma aşamasındaki eşi Saliha Gizem’i öldükten sonra tutuklanan Fırat Yıldızhan, savcılıktaki ifadesinde, boşanma aşamasındaki eşi Saliha Gizem ile 8 aydır ayrı yaşadıklarını söyledi. 16 Şubat’ta akşam saatlerinde köyden arkadaşı olan A.Ö.’nün aracını emanet olarak alıp, kardeşi Yağız Yıldızhan ile Lapseki’ye gittiklerini belirten Fırat Yıldızhan, "Gidiş amacımız, Saliha ile konuşmaktı. Saliha ile konuşup ya boşanmaya karar verecektik ya da evliliğimizi sürdürecektik. Problemlerimiz esnasında konuşurken Saliha bana hitaben ’seni defalarca aldattım’ söylemlerinde bulununca, sinirime hakim olamadım ve cebimdeki saman balya ipini Saliha’nın boğazına dolayıp, sıkmaya başladım. Bu esnada Saliha bana karşı çıkmaya çalışıyordu. Kardeşim Yağız Yıldızhan da kolumdan tutarak beni engellemeye çalışıyordu. Kardeşimi ittirerek karışmaması gerektiğini söyledim. Saliha’nın direnmesi esnasında bir ara elimdeki ipi yere düşürdüm. Bunun üzerine elim ile boğazını hareketsiz kalana kadar sıktım. Hareketsiz kalınca sıkmayı bıraktım. Bu esnada arabayı hareket ettirdik ve Lapseki içinde turlamaya başladık. O esnada yanlış kontrol etmediysem, Saliha’nın nabzı atıyordu. Ancak ölmesini istediğim için hastaneye götürmedim. Bir müddet sonra öldüğünü fark ettim" dedi. Ne yapacaklarını bilmedikleri için Lapseki’de turlamaya devam ettiklerini kaydeden Fırat Yıldızhan, ifadesine şöyle devam etti: "En sonunda Biga’ya doğru yola çıktık. Çavuşköy girişinde sol taraftaki tarlaların kenarındaki su kanalının bulunduğu çukura Saliha’yı çekerek koydum. Yakındaki mezarlıktan almış olduğumuz kazmalarla üzerini moloz ve toprak ile kapattık. Çünkü kendime gelmeye başlamıştım. Ne yapacağımı bilmiyordum. 22 Şubat, oğlumun doğum günü. O güne kadar yakalanmamak için cesedi saklamaya çalıştık. Doğum gününden sonra kendim teslim olacaktım. Kardeşim Yağız, bu süreçte beni engellemeye çalıştı. Ancak ölüm olayı gerçekleştikten sonra o da korkarak gömülmesine yardım etti. Olay Saliha’nın beni tahrik etmesi sonucu oluşan öfke ile meydana gelmiştir." Savcılıktaki ifadesinde olay günü ağabeyi Fırat Yıldızhan ile kahvehanede karşılaştıklarını ifade eden Yağız Yıldızhan ise, "Köydeki arkadaşından aracını ödünç aldığını, gezeceğini söyledi ve Lapseki ilçesine doğru gittik. Lapseki ilçesine geldiğimizde yengem Saliha Gizem Yıldızhan’ı aradı. Bunun üzerine yengem yanımıza geldi. Ağabeyim ile yengem ön koltukta oturuyorlardı, ben arka koltuktaydım. Aralarında konuşmaya başladılar. Ağabeyim, yengemin kendisini aldattığını ima ediyordu. Yengem ise kabul etmiyordu. Konuşma bu minvalde ilerledi ve şiddeti artmaya başladı. Bir süre sonra ağabeyim, yengemin boğazını sıkmaya başladı. Ağabeyim, daha öncesinde yengemin astım hastası olduğunu söylemişti. Ben de bu nedenle müdahale etmek istedim. Ayırmaya çalıştığım esnada ağabeyim bana tokat atıp, vurdu. Bunun üzerine ben de ’ne haliniz varsa görün’ diyerek koltukta oturup, beklemeye başladım. Ağabeyim yengemin boğazını uzun bir süre eliyle sıktıktan sonra cebinden çıkardığı örülü vaziyetteki balya ipini yengemin boğazına doladı ve tekrar sıkmaya başladı. Yengem hareketsiz kaldıktan sonra ’öldü’ diyerek arka koltuğa benim yanıma koydu. İlk başta korktuğum için müdahale edemedim. Akabinde şoka girmiştim, ne yapacağımı bilmiyordum. Araç ile dolaştıktan sonra Biga ilçesine geldik. İlk başta yengemin cesedini köprüden çaya atmak istedik. Ancak yengem çok kilolu olduğundan kaldıramadık. Bunun üzerine Çavuşköy’deki tarlaların yanındaki su kanalı için açılmış çukura attık. Üzerini de molozlar ve toprak ile kapattık" diye konuştu.
Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz, Bakan Yardımcısı Turan’ın imza gününe katıldı
24 Şubat 2024 Cumartesi - 13:41 Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz, Bakan Yardımcısı Turan’ın imza gününe katıldı Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz ve beraberindeki heyet, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın kaleme aldığı fikir ve düşünce kitabı “Durup Düşününce” isimli eserin İstanbul 9. Üsküdar Kitap Fuarında düzenlenen imza günü etkinliğine katıldı. İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın kaleme aldığı, şehir, tarih, siyaset, kültür ve sanat gibi birçok meseleye dair kaleme aldığı denemelerden oluşan, fikir ve düşünce kitabı “Durup Düşününce” eserinin İstanbul 9. Üsküdar Kitap Fuarında düzenlenen imza günü etkinliğine, Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz, İl Genel Meclis Üyesi Halil Özer ve belediye meclis üyeleri katıldı. Bakan Yardımcısı Bülent Turan ile fuarı gezen Lapseki heyeti, diğer stantlarda yer alan eserleri inceledi. Siyasi yoğunluğun içinde, özellikle pandemi döneminde elindeki notları bir kitaba çevirmeye çalıştıklarını belirten İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, "Bundan birkaç sene önce “Durup Düşününce” adıyla bir kitap yayınlamıştık. Bugünde Üsküdar Kitap Fuarı’nda dostlarımızla buluşmayı tercih ettik. Bugün çok sayıda kitap imzasıyla, kitap tavsiye edenlerle, severlerle, okuyanlarla bir araya geldik. Hem Çanakkale’den hem İstanbul’daki arkadaşlarımız kitap sevenlerle buluşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yine farklı etkinliklerde bu işe devam edeceğiz sonuçta her şey gelir geçer ama yazı kalır diye düşünüyoruz. Kitabın önemini hatırasını bilmeyenimiz yoktur. Kitabımızın özellikle ilk bölümünde insan, hayat, aile, devlet bilinci gibi çok farklı konular var. Sonrasında da meclis konuşmalarımızdan oluşan bir bölüm var hayat akıp gidiyor ama bazen durmak düşünmek en büyük görevimiz diye düşünüyorum” dedi.
Lapseki’de kan bağışçılarına bisiklet ve madalya
24 Şubat 2024 Cumartesi - 13:09 Lapseki’de kan bağışçılarına bisiklet ve madalya Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde Kaymakamlık, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Lapseki Belediyesi koordinasyonunda Türk Kızılay tarafından yapılan kan ve kök hücre bağışı kampanyasında dereceye giren bağışçılara bisiklet ve madalya takdim edildi. Lapseki Kaymakamlığı öncülüğünde Lapseki Belediyesi, Lapseki İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Türk Kızılay Çanakkale Kan Bağış Merkezi Müdürlüğünün ‘Okulumda Kan’panya Var’ sloganıyla 13 Şubat’ta gerçekleştirilen kan ve kök hücre bağışı projesinin ödül töreni düzenlendi. Proje çerçevesinde ilçedeki okullarının, kurumlarının ve vatandaşların katılımıyla 348 kişinin bağış talebinde bulunduğu kampanyada 218 kişi kan bağışı, 200 kişi kök hücre bağışında bulunarak toplamda 254 bağışçıya ulaşıldı. Kampanyaya 3 bağışçı kazandırarak, “Geleceğin Kan Bağışçısı” madalyalarını almaya hak kazanan 51 öğrenciye madalyalarını İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Çetin, en çok bağışçı getiren 7 öğrenciye 25 Eylül İlkokulundan Asaf Temel, Beste Gür, Bünyamin Gültekin, Aslı Sena Yeşilkaya, Çardak İlkokulundan Defne Durgut, Faik Güngör Anaokulundan Belis Coşkuner, Şehit Hüseyin İmam Hatip Ortaokulundan Nursena Sevim’e bisikletlerini Kaymakam Emre Öztürk ve Belediye Başkan Yardımcısı Aynur Bozkurt takdim etti. Türk Kızılay Çanakkale Kan Bağış Merkezi Müdürlüğü tarafından projeye olan destek ve katkılarından dolayı İlçe Kaymakamı Emre Öztürk, Belediye Başkan yardımcısı Aynur Bozkurt ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Çetin’e teşekkür plaketi takdim edildi.
Orman yangınlarında zarar gören üreticilere 9 bin zeytin fidanı dağıtıldı
23 Şubat 2024 Cuma - 14:35 Orman yangınlarında zarar gören üreticilere 9 bin zeytin fidanı dağıtıldı Çanakkale’de 16-17 Temmuz ve 22-23 Ağustos 2023 tarihlerinde meydana gelen orman yangınlarında zarar gören 12 köydeki 120 üreticiye 9 bin zeytin fidanı dağıtıldı. Yağcılar ve Kayadere köylerinde düzenlenen fidan dağıtımına, Vali İlhami Aktaş, İl Genel Meclis Başkanı Nejat Önder, İl Tarım ve Orman Müdürü Nazan Türkarslan, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Celil Sezgin, Çanakkale Ziraat Odası Başkanı Ufuk Ünver, muhtarlar, üreticiler ve vatandaşlar katıldı. Üreticilerle sohbet eden Vali İlhami Aktaş, sorun ve talepleri dinledi. Dağıtılan fidanların üreticilere hayırlı olması temennisinde bulunan Vali İlhami Aktaş, devletin her daim üreticilerin yanında olduğunu belirterek, bol ve bereketli bir üretim yılı geçirmeleri dileğinde bulundu. Çanakkale Valiliğinin himayelerinde, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından projelendirilen ve yürütülen, Çanakkale İl Özel İdaresi tarafından finanse edilen proje ile yüzde 67 devlet, yüzde 33 üretici katkılı yangından etkilenen 12 köydeki 120 üreticiye 9 bin Ayvalık yağlık çeşidi sertifikalı zeytin fidanı ekilmek üzere teslim edildi. Yangından dolayı ekili ve dikili alanları zarar gören ve yangınların meydana geldiği köylerde ikamet eden ve müracaat eden tüm üreticilerin talep ettikleri zeytin fidanlarının tamamı köylere dikilmek şartı ile karşılandı.
Kahverengi Kokarca, Tarla Faresi, Bitki Koruma Ürünleri Uygulama eğitimleri verildi
23 Şubat 2024 Cuma - 14:26 Kahverengi Kokarca, Tarla Faresi, Bitki Koruma Ürünleri Uygulama eğitimleri verildi Çanakkale’de merkez ilçeye bağlı Dümrek, Yapıldak ve Kumkale köylerinde Kahverengi Kokarca, Tarla Faresi ve Bitki Koruma Ürünleri Uygulanması konularında bilgilendirme toplantıları yapıldı. İl Müdürlüğü teknik personelleri tarafından verilen eğitimlerde üreticilere, Kahverengi kokarca zararlısının tarımsal üretimde önemli ölçüde kayıplara neden olan istilacı ve polifag bir zararlı olduğu belirtildi. Türkiye’de 2018 yılından itibaren Karadeniz ve Marmara Bölgesinde tespitler yapıldı. Başta fındık olmak üzere elma, armut, turunçgil, şeftali, ceviz, trabzon hurması, mısır, fasulye, domates, biber, patlıcan gibi ekonomik değeri olan birçok ürün için verim ve kalite kaybı riski oluşturduğu anlatıldı. Kahverengi Kokarca Çanakkale de 2023 yılında varlığı tespit edilmiş, sonucunda, Merkez ilçe (Yapıldak,Işıklar,Kalabaklı), Biga İlçesi (Eskibalıklı, Gümüşçay Beldesi), Ezine İlçesi (Akköy, Güllüce), Bayramiç İlçesi(Saçaklı, Ağaçköy, Camikebir, Tepecik), Lapseki İlçesi (Merkez GSP Mahallesi, Umurbey, Çardak Belediyeleri) de tuzakla takibi yapılmaya başlandı. İl ve ilçe Tarım ve Orman Müdürlüklerince üreticilere eğitim yayım çalışmaları devam ediyor. Zararlı, yaz mevsimi sonunda kışlamak için özellikle ev, depo gibi korunaklı alanları tercih ettiği için kışlaklardan çıkmadan önce yapılacak olan mekaniksel mücadele (kışlaklarda erginlerin toplanması ve imhası) zararlı popülasyonunu düşürüyor. İl Müdürlüğü teknik personelleri tarafından yapılan toplantılarda ayrıca üreticilere; Tarla faresi ve bitki koruma ürünleri uygulamaları konusunda ayrıntılı bilgi verildi.
Çanakkale’de 150’ye yakın mikro deprem meydana geldi
23 Şubat 2024 Cuma - 11:41 Çanakkale’de 150’ye yakın mikro deprem meydana geldi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, 4 Şubat’tan bu yana Biga ilçesinde meydana gelen 150’ye yakın mikro depremler sonrası, küçük depremlerin oluşturduğu yeni bir fayın ortaya çıkmasının söz konusu olabileceğini belirtti. Çanakkale’nin Biga ilçesinde 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın küçük depremler meydana geldi. Bölgede yaşanan deprem hareketliliği sonrası, ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, bölgedeki son durumu değerlendirdi. Bekler, Anadolu’nun tektonik yapısı diye tabir edilen fay zonlarına bakıldığı zaman bu gibi hareketliliğin dönem dönem yoğunlaştığının görüldüğünü söyledi. Bu yoğunlaşmanın en önemli sebeplerinden bir tanesinin de bölgesel gerilmelerin ya da yerel gerilmelerin artması neticesinde olduğunu belirten Prof. Dr. Tolga Bekler, “Bu tür yoğunlukları görmek bizim için normal. Çok fazla bir deprem olduğunu söyleyemeyiz ancak yaklaşık 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın mikro deprem diye tabir ettiğimiz küçük depremlerin bu bölgenin gerilme ortamına bağlı olarak oluştuğunu görüyoruz. Bu herhangi halk arasındaki tabiriyle büyük bir depremin ya da farklı bir yer hareketliliğinin öncüsü ya da belirteci olduğunu söylememiz mümkün değil. Kaldı ki o bölgede bölgenin aktif faylarına yakın ya da bu depremleri üretecek bir fay görülmemekte. Zaman zaman bu gerilmelerin neticesinde bu küçük depremlerin oluşturduğu yeni bir fayın ortaya çıktığını söylemek söz konusu olabilir. Daha detaylı yer bilimleri çalışmasıyla ortaya çıkacak olan bir durum. Biz bunu Doğu Anadolu’da, Batı Anadolu’nun farklı bölgelerinde de görebiliyoruz. Biga zaten oldukça karmaşık bir bölge, yani Türkiye’deki tektonik yapılar içerisinde farklı tektonik rejimlerin geliştirdiği ciddi bir gerilme alanları oluşturan karmaşık bir bölge. Dolayısıyla bunu herhangi bir yere olumsuz anlamda çevirmenin doğru olduğunu düşünmüyorum” dedi. Biga’da deprem hareketliliğinin beklenen büyük Marmara Depremi’ne etkisinin olup, olmayacağı konusunu da değerlendiren Tolga Bekler, “Vatandaşımızda, yönetimlerde hep Marmara’ya, İstanbul’a yönelik olarak sorular soruluyor ama ben artık bundan sonra İstanbul ya da Marmara depremi değil, beklenen Anadolu depremi olarak ya da Anadolu depremleri olarak düşünmek istiyorum. Bunu Maraş depreminde de gördük. Daha önce Van, İzmir depreminde gördük. Dolayısıyla bir depremin, bir başka depremle ilintisini ortaya çıkarabilecek fayların hareketliliğiyle doğrudan bir bağlantı söylememiz çok zor. Çünkü çok küçük bir hareketlilik. Farklı sebeplerden kaynaklanabiliyor. En önemli sebebi burada oldukça boyu kısa, geometrisi oldukça dar bir alanda gelişen bir faylanmanın ortaya çıkardığı küçük mikro depremler. Buradan İstanbul ya da Marmara’yla alakalı bir yükleme, bir gerilmenin olması söz konusu olduğunu zannetmiyorum” diye konuştu.