Yerel Haberler
Çanakkale
Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları lansmanı Çanakkale’de yapıldı 20 Nisan 2026 Pazartesi - 12:35:51 Çanakkale etabıyla başlayacak olan Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları lansman toplantısı gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleşecek olan 7. Uluslararası Yat Yarışları’nın ilk etabı Çanakkale Kupası yarışları olacak. 200’den fazla sporcu, 23 Nisan’da İstanbul’da Dolmabahçe önünden start alacak yarışta zorlu mücadele verecek. Burada ilk 3’e giren ekipler Ulusal Egemenlik Kupası’nın sahibi olacak. Ancak ekipler İstanbul’dan yola çıktıktan 140 deniz mili süren bir rotada Çanakkale’ye doğru kıyasıya mücadele edecek. Çanakkale’ye ilk ulaşan ekipler ise Sahil Güvenlik Line Honours ödülüne hak kazanacak. 24 saatten uzun sürmesi beklenen yarışlarda tüm takımlar 24 Nisan’da Çanakkale’ye varmış olacak. Yarışlar, 25 Nisan’da Çanakkale Boğazı’nda devam edecek. Çanakkale Kordon’dan da izlenebilecek bu anlamlı yarış, 25 Nisan gecesi düzenlenecek ödül töreniyle taçlanacak. Lansman toplantısına Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve davetliler katıldı. Lansman toplantısında konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Şu ana kadar yapılan kayıtlara baktığımız zaman da gerçekten Çanakkale’ye olan teveccühün ilginin artığını görmek güzel. Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları’nın 7.’si düzenleniyor. Fakat Çanakkale etabı 2. defa düzenlenecek. 23 Nisan’da bayram günümüzde İstanbul’dan yola çıkacak olan yatlar 25 Nisan’da Çanakkale’de olacak. Buradaki yarışmanın sonunda da akşamında ödül törenini hep beraber yapacağız. Çanakkale Boğazı zaten çok güzel, çok özel bir boğaz. O teknelerle beraber de Çanakkale Boğazı bir bayram yerine dönüşüyor. Çok görsel bir şölen oluşuyor. Bu sadece bir yat yarışı, bir yarış değil. Aynı zamanda şehitlere olan vefanın göstergesi, bir saygı sürüşü hükmünde gerçekleşiyor. Dolayısıyla Çanakkale Kara Muharebeleri’nin başlangıcında bu etkinliği yapmak daha da anlamlı hale geldi" dedi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:30 111 yıl önce Atatürk’ün o tarihi fotoğrafının çekildiği alan tarihe tanıklı ediyor Çanakkale Kara Muharebeleri sırasında Mustafa Kemal Atatürk’ün 17 Haziran 1915 tarihinde Binbaşı Haydar Mehmet Alganer tarafından cephede çekilen fotoğrafının bulunduğu bölge Atatürk Anıtı ile tarihe tanıklı ediyor. ÇOMÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Borlat, "Mustafa Kemal’in Çanakkale Kara Harbi esnasında kullandığı iki tane kritik karargahının tam ortasında tarihin belki de zamanı durdurulduğu o anın şahitliği içerisindeki tam da heykelin bulunduğu fotoğrafın çekildiği yerdeyiz" dedi. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57’nci Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale Ruhu’nu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu’nu ve Çanakkale Destanı’nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Bu çerçevede Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale Muharebelerindeki rolünün anlatılması için ‘Mustafa Kemal Yolu’ projesi hayata geçirildi. 109 yıl sonra o tarihi fotoğrafın çekildiği noktaya Atatürk Anıtı yapıldı Çanakkale Savaşları’nda Gelibolu’da düşman askerini durdurarak Anafartalar Kahramanı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün, Binbaşı Haydar Mehmet Alganer tarafından 17 Haziran 1915 tarihinde 18’nci Alay’ın siperlerine girmeden önce çekilen o tarihi fotoğrafın bulunduğu noktaya 109 yıl sonra Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Mustafa Kemal Yolu projesi kapsamında Atatürk Anıtı yapıldı. Atatürk’ün cephedeki orijinal fotoğrafı ile fotoğrafı çeken fotoğraf makinesi Alganer’in torunları tarafından 2007 yılında Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığına hediye edildi. Fotoğraf ve fotoğraf makinesi, müzenin en nadide parçaları arasında bulunuyor. ‘Mustafa Kemal Yolu’ projesiyle, Atatürk’ün Çanakkale Muharebelerindeki rolü anlatılıyor Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Eceabat ilçesine bağlı Bigalı köyü yakınlarında tespit edilen Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale Savaşları’ndaki ilk karargâhı ‘Mustafa Kemal Yolu’ projesi, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının çalışmasıyla ihya edildi. Mustafa Kemal Yolu’ projesiyle, Atatürk’ün Çanakkale Kara Muharebelerindeki rolünün anlatılması, savaş alanlarının kapalı alanlardan çıkarılarak ziyaretçilere açılması, tarihi veriler doğrultusunda Mustafa Kemal Atatürk’ün, Çanakkale’ye intikalinden başlanarak kara muharebelerinde kullandığı yolda, ziyaret rotaları oluşturularak Tarihi Alanı’nın açık hava müzesine dönüştürülmesi hedefleniyor. ‘Mustafa Kemal Yolu’, Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale’ye ilk adım attığı 25 Şubat 1915 tarihinden 18 Mart Zaferine dek 289 gün boyunca cephe ve karargah alanları dahil tüm hareket alanını kapsıyor. Atatürk’ün 25 Şubat 1915 tarihinde Çanakkale’ye gelip, 19. Tümen Karargahı’nı Maydos’ta kurmasıyla başlayan ve Bigalı, Kemalyeri, 180 Rakımlı Tepenin Güneyi, Düztepe’nin Güneyi ile Çamlıtekke’de kurmuş olduğu karargahları izleyen rotayı canlandırmalar aracılığı ile deneyimleme fırsatını ziyaretçiye sunan proje, Mustafa Kemal’in Çanakkale savaşlarındaki rolünü anlatarak, kara savaşlarının önemine dikkat çekiyor. Mustafa Kemal Yolu’nda çocuklar için özel alanlar tasarlanırken, konaklamalı turlar içinde kamp alanları oluşturdu. 17 kilometrelik yol ziyarete açıldı. Tarihin belki de zamanı durdurulduğu o anın şahitliği içerisindeki tam da heykelin bulunduğu fotoğrafın çekildiği yerdeyiz ÇOMÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Borlat, "Çanakkale Muharebeleri esnasında Mustafa Kemal Atatürk’ün çekildiği fotoğraflar içerisinde hikayesini bildiğimiz neredeyse nadir fotoğraflardan bir tanesinin heykel olarak şu anda yarımada içerisindeki sergilenmiş olduğu alanlardan bir tanesindeyiz. Tarih 17 Haziran 1915 günü, saat dört ve Mustafa Kemal Atatürk bulunmuş olduğu karargahın içerisinde silah arkadaşı Binbaşı Haydar Mehmet Alganer’i misafir ediyor. Alganer, siperin içerisine geçmeden önce karargahtaki bu misafirlik esnasındaki durumunu hatıralarında anlatıyor. İçeri geldiğinde Mustafa Kemal Kemal’in karargahının aslında neredeyse bir eve benzediğini, içerisinde bir köpeğinin, kuzusunun olduğunu anlatıyor. Bir süre sonra iki silah arkadaşı siperleri gezmek amacıyla çıkıyor. Bu esnada özellikle şu anda bulunmuş olduğumuz mevkie doğru ilerlerken Alganer diyor ki; ilk sipere girdiğimizde askerlerin bir kısmının Kur’an-ı Kerim okuduğunu, bazılarının dua ettiğini, namaz kıldıklarını gördüm. Ardından Mustafa Kemal’le birlikte siperleri gezmeye başladık. İşte bu gezi esnasında kendisi bir süre sonra gideceği bölgeyle ilgili bir tarifte bulunuyor ve diyor ki sırasıyla 18. Alay, 27. Alay siperlerini ziyaret edecektik ve bu esnada görev yapacağım Anafarta ovasını da görüyordum. Hatta Mahmuz Sırt üzerinde düşman da görünüyordu. İşte tarihi kaynaklarda Alganer’in bahsetmiş olduğu bu tarif esnasındaki bütün tanımlara uyan tek noktaysa şu anda bulunmuş olduğumuz bölge. Mustafa Kemal’in Çanakkale Muharebeleri esnasındaki çekilmiş olduğu fotoğrafın tam da çekildiği yerdeyiz. Hatta Alganer hatıralarında iki fotoğraf çekmiştim diyor. İşte çekmiş olduğu iki fotoğraftan bir tanesi de şu anda arkamızda bulunan heykeldi. Hatta daha da önemlisi bu fotoğrafı çeken fotoğraf makinesi ise bugün Çanakkale’de bulunan Çimenlik Kalesi içerisindeki müzemizde sergilenmektedir. Aile tarafından hediye edilen fotoğraf makinesi aslında bize tarihin tanıklığını yansıtmaktadır. Hatta bulunduğumuz bölgenin şu özelliği bulunmakta, şu anda biz aslında Mustafa Kemal’in Çanakkale Muharebesi esnasında kullanmış olduğu iki tane karargahının tam ortasındayız. Hemen altımızda bulunan 180 rakımı tepeyi yamacını 4 Haziran 1915 tarihine kadar kullanmış, 4 Haziran 1915 tarihinde ise hemen Kuzeyimizde bulunan Kemal Dere içerisindeki karargahına geçmiş olduğunu göreceğiz. Yani aslında Mustafa Kemal o günkü fotoğrafını bu iki tane karargahını aynı anda kullandığı dönem içerisinde çekilmiş olduğunu göreceğiz ki kendisi zaten arkasından da 8 Ağustos‘ta Anafartalar Grup Komutanlığı’na atanmakla birlikte Çamlıtekke’ye geçtiğini göreceğiz. Yani aslında şu anda Mustafa Kemal’in Çanakkale Kara Harbi esnasında kullandığı iki tane kritik karargahının tam ortasında tarihin belki de zamanı durdurulduğu o anın şahitliği içerisindeki tam da heykelin bulunduğu fotoğrafın çekildiği yerdeyiz" dedi.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:45 Çanakkale için yeni kuş türü: Büyük Cılıbıt Çanakkale’de uzun bacaklı orta boylu bir yağmurkuşu olan Büyük Cılıbıt ilk kez görüntülendi. Büyük Cılıbıt kuşları, kumsal ve sahil kıyılarında kısa ve kalın gagalı, büyük kafalarına eşlik eden büyük gözlere sahip ve oldukça karakteristik olan ’izle, koş, kap!’ tekniğiyle besleniyor. Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında görülebilen, geniş bir coğrafyaya yayılmış ince ve uzun bacaklı orta boylu bu yağmurkuşu ülke için esas olarak İç Anadolu’nun neredeyse tamamen sulak alanlarının çevresiyle sınırlı tuzlu bozkırlarına yerel ve yaygın olmayan bir yaz ziyaretçisi. Marmara Bölgesi özelinde ise, bu türün Trakya’da bulunan illerin hiçbirinde kaydı yok. Çok fazla kuş gözlemcisinin aktif olduğu İstanbul şehrinde bile geçen sene görülen 1 kuş haricinde başka kaydı olmadığı bildirildi. Kuş gözlemcisi Murat Uyman, objektifine yakalanan Büyük Cılıbıt kuşu hakkında şunları aktardı: "13 Nisan günü kuş gözlemi amacıyla Kumkale Deltasına gittim. Türü ilk gördüğümde, Çanakkale’de hem üreyen hem de kışlayan, yerli bir türümüz olan Akça Cılıbıt sürüsü ile birlikte hareket ettiğini gözlemledim. Akça Cılıbıt, Büyük Cılıbıt’tan daha küçük bir kıyı kuşu olduğundan aralarındaki bu büyüklük farkı hemen dikkatimi çekti ve türü Büyük Cılıbıt olarak hemen tanımladım. Çanakkale için ilk kayıt olduğunu bildiğimden görsel kanıt ile kesin tanım elde edebilmek için mümkün olduğunca türe rahatsızlık vermeden ve varlığımla strese sokmadan fotoğraf almaya çalıştım. Fotoğraflarda görülen kuşa ait özellikler gözlem anındaki düşüncemi doğruladı. Böylelikle Büyük Cılıbıt ile Çanakkale’mizde görülen kuş türü sayısını 332 türe taşımış oldum. En büyük temennim, Çanakkale’de, ülkemizde ve tüm dünyada kuş gözlemci sayısının artması ve bu sayede doğa ile derin bir bağ kurma şansı bulan insanlarda doğa koruma ve diğer canlıların yaşam hakkına saygı duyma konusunda farkındalık ve ortak bir bilinç oluşması."
18 Nisan 2026 Cumartesi - 10:33 Gökçeada yaz turizmine hazırlanıyor Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yaz turizmi sezonu öncesi hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Kaymakam Osman Acar başkanlığında, ilçe genelindeki plajlar ve sportif turizm işletmelerine yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Gökçeada ilçesinde yaz turizmi için Gökçeada Kaymakamı Osman Acar başkanlığında düzenlenen toplantıya; Sahil Güvenlik Komutanlığı, İlçe Jandarma Komutanlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Gökçeada Belediyesi, İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Milli Emlak Şefliği ile ilgili diğer kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Gerçekleştirilen komisyon toplantısında, ilçede faaliyet gösteren turizm işletmelerinin mevcut durumu tüm yönleriyle ele alındı. Toplantıda konuşan Gökçeada Kaymakamı Osman Acar, yaz sezonunun huzur, güven ve kalite içerisinde geçirilmesi adına tüm paydaşlarla koordineli bir şekilde çalışacaklarını ifade etti. Turizm işletmelerinin mevzuata uygun, düzenli ve nitelikli hizmet sunmasının önemine dikkat çeken Kaymakam Acar, "Yaz aylarında ilçemizde faaliyet gösteren turizm işletmelerimizin kanun ve mevzuata uygun şekilde, daha tertipli, düzenli ve kaliteli hizmet sunması için gerekli tüm tedbirleri alacağız. Adamızın doğal yapısını, huzurunu ve toplumsal hassasiyetlerini koruyarak turizm potansiyelimizi artırmayı hedefliyoruz. Hiç kimseyi mağdur etmeden, ortak akıl ve iş birliğiyle sahillerimizi ve denize girilecek alanlarımızı en iyi şekilde sezona hazırlayacağız" dedi. Toplantı, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve sezon öncesi alınacak tedbirlerin detaylandırılmasıyla sona erdi. Gökçeada’nın huzurlu, güvenli ve kaliteli turizm anlayışıyla yaz sezonuna hazır hale getirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
Biga’da ‘Kanola Ekelim Yağ olsun, Bal Olsun’ projesi çerçevesinde tarla günü düzenlendi
12 Temmuz 2023 Çarşamba - 11:00 Biga’da ‘Kanola Ekelim Yağ olsun, Bal Olsun’ projesi çerçevesinde tarla günü düzenlendi Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanan Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından ‘Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi’ çerçevesinde kabul edilerek finanse edilen ‘Kanola Ekelim Yağ olsun, Bal Olsun" projesi çerçevesinde Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Yenimahalle köyünde tarla günü düzenlendi.Tarla günü’ne, Biga Kaymakamı Erdinç Dolu, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ, İlçe ve Şube Müdürleri, Köy Muhtarları, Kooperatif Başkanları, Teknik personel, ve çok sayıda üretici katıldı.İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ tarla gününde yaptığı konuşma da, “Bir yağ bitkisi olan kanola, ya da diğer adıyla kolza, ülkemizde 20 ilde üretimi yapılmaktadır. 2022 yılı TÜİK verilerine göre Ülkemizde 411 bin (410.805) dekar alanda kanola ekilmiş, dekara ortalama verimi 365 kg olup, toplam 150 bin ton ürün elde edilmiştir. Çanakkale ilinde ise 2022 yılında 30 bin dekar alandan 10 bin ton kanola üretilmiş olup, ortalama dekara verim 332 kg olarak gerçekleşmiştir. Dekara ortalama verimimiz Türkiye ortalamasının altında olmasının nedeni kuru tarım alanlarında yetiştirilmesi ve yeterince sertifikalı tohumluk kullanılmamasıdır. Türkiye’de üretimi yapılan kanolanın %7’si Çanakkale’de üretilmektedir. Çanakkale kanola üretimi açısından ülkemizde 7. Sıradaki ildir. Biga ilçemizde proje çerçevesinde 2022 yılında 47, 2023 yılında 242 torba üreticilerimize % 75 devlet destekli kanola tohumu desteği verilmiştir. İlçemizde 2020 yılında 2.000 dekar olan kanola ekim alanı bugün 4100 dekarı geçmiştir. Bu Proje ile kanola üretiminde üreticileri sertifikalı tohum kullanmaya teşvik ederek; kalite ve verimi artırmak, kanola üretim alanlarını genişletmek, ülkemizin bitkisel yağ açığının kapatılmasına katkı sağlamak, arıcılar için ilkbaharda arının beslenmesini sağlayacak ve bal üretimi arttıracak nektar-polen kaynağı oluşturulmasını sağlamak, elde edilecek küspesi ile hayvancılıkta ülkemizin kesif yem ham maddesi açığının kapatılmasını amaçlıyoruz" dedi.Kanola hasatından dekara verim 402 kilogram olarak gerçekleşti.
Çanakkale’de yüksek kaliteli zeytin ve zeytinyağı üretimi hedefleniyor
11 Temmuz 2023 Salı - 13:59 Çanakkale’de yüksek kaliteli zeytin ve zeytinyağı üretimi hedefleniyor Çanakkale’de ‘Kaliteli Zeytin Üretimi İçin Üniversite-Sanayi İşbirliği’ projesinin açılış toplantısı gerçekleştirildi. 3 gün sürecek olan toplantıda, Çanakkale çevresinde yüksek kaliteli zeytin ve zeytinyağı üretiminin arttırılması, sektördeki rekabet gücünün yükseltilmesini, hedef kitlenin istihdam edilebilirliklerini geliştirmesi, bölgesel kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor.Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ezine Meslek Yüksekokulu Yahya Çavuş Yerleşkesinde, 3 gün sürecek olan Avrupa Birliği Erasmus + Programı çerçevesinde ve Türkiye Ulusal Ajansı Destekli ‘Kaliteli Zeytin Üretimi İçin Üniversite-Sanayi İşbirliği’ projesinin açılış toplantısına, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ, Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Alper Altınok, Çanakkale İl Özel İdare Genel Sekreteri Celil Sezgin, daire müdürleri, zeytin üreticileri ve Portekiz’den gelen akademisyenler katıldı.Toplantı öncesinde, Portekiz’den gelen akademisyenler, bölgenin peynirini, zeytin ve zeytinyağını tattı. Akademisyenlere bölgede yetişen ve üretilen peynir, zeytin ve zeytinyağı hakkında bilgi verildi. Ardından toplantıya geçildi. Toplantının içeriği hakkında verilen bilgilerin ardından açılış konuşmalarına geçildi.Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Alper Altınok, katılımcılara Ezine Gıda İhtisas OSB süreci hakkında bilgilendirerek, “Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi 2016 yılının Aralık ayında Türkiye’nin 326’ncı Organize Sanayi Bölgesi olarak resmiyet kazandı. Yeşil OSB’ler arasında yer almak, gelişen teknolojilerden faydalanabilmek ve üreticilerimizin bilim ile aralarına köprü olabilmek için Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak üniversite ile işbirliğine ayrıca önem vermekteyiz. Üniversitelerdeki bilgi ve birikimin, yetişmiş insan gücü ve araştırma potansiyeliyle sanayi deneyiminin finansal gücünü birleştirerek, verimli ve sonuç olarak işbirlikleri oluşturmak, sınırlı kaynakların en doğru şekilde kullanılmasını sağlamak. Bilgi ve teknoloji transferi için ekosistemde kuvvetli bir koordinatör olarak çalışmaktır. Bu anlamda ÇOMÜ, Ezine Meslek Yüksekokulu ve Teknoparkla yapmış olduğumuz protokollerinde meyvelerini, sonuçlarını bir bir almaktayız” dedi.Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ, “Zeytinciliğin yapıldığı ülkelerin yüzde 90’ının Akdeniz ülkeleri olarak değerlendiriyoruz. Dünyada 26 ülkede zeytincilik veya zeytin üretimi yapılmaktadır. Dünyada yaklaşık olarak 100 milyon dekarlık bir alanda zeytincilik yapılmaktadır. Yıllık 3 milyon ton civarında da bir zeytinyağı üretiminin olduğunu görmekteyiz. Ülkemizde ise 9 milyon dekarlık bir alanda zeytin üretimi yapılmaktadır. Bunun yanında 230 bin ton civarında zeytinyağı üretimimiz olduğunu görmekteyiz” diye konuştu.ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu ise, “Proje çerçevesinde zeytin ve zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren işletmelerle somut işbirliği yapılacak. Verilecek mesleki eğitimler çerçevesinde üreticilerimiz hem teorik, hem de pratik eğitimler alarak, sektörün aslında duyduğu ihtiyaçları uygun hale getirecekler. Hem üretici olarak, hem de üretilen ürün olarak. Proje sonunda ise Çanakkale çevresinde yüksek kaliteli zeytin ve zeytinyağı üretiminin arttırılması, sektördeki rekabet gücünün yükseltilmesini, hedef kitlenin istihdam edilebilirliklerini geliştirmesi, bölgesel kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor” şeklinde konuştu.3 gün sürecek olan projeyle birlikte Çanakkale çevresinde yüksek kaliteli zeytin ve zeytinyağı üretiminin arttırılması, sektördeki rekabet gücünün yükseltilmesini, hedef kitlenin istihdam edilebilirliklerini geliştirmesi, bölgesel kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor.Konuşmaların ardından ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, tarafından toplantıya katılan Portekizli akademisyenlere, katılım sertifikaları takdim edildi.
(Özel)  Prof. Şener’den, sel felaketi sonrası bulaşıcı hastalık uyarısı
11 Temmuz 2023 Salı - 10:17 (Özel) Prof. Şener’den, sel felaketi sonrası bulaşıcı hastalık uyarısı İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda görevli Prof. Dr. Alper Şener, Karadeniz Bölgesinde yaşanan sel felaketi sonrası oluşabilecek olan hastalıklara karşı dikkatli olunması konusunda uyarılarda bulunarak, “Kolera, salmonella, tifo, leptospiroz, Hepatit A ve B gibi ateşle ve ateşle, ishalle seyreden dizanteri ve dizanteri benzeri hastalıklarla daha sık karşı karşıya kalabiliriz” dedi.İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda görevli Prof. Dr. Alper Şener, Karadeniz’de yaşanan sel felaketi sonrası görülebilecek bulaşıcı hastalıklar açısından dikkatli olunması konusunda uyarılarda bulundu.Sel sonrası birkaç hafta içerisinde özellikle ishal ve ateşle seyreden bulaşıcı hastalıkların daha sık görüleceğine dikkat çeken Prof. Dr. Alper Şener, “Karadeniz Bölgesinde birkaç gündür yağış miktarının oldukça fazla olmasından kaynaklı doğal afet haline gelmiş olan bir sel tablosuyla karşı karşıyayız. Sel sonrası görülecek bulaşıcı hastalıklar açısından dikkatli olmak gerekiyor. Takip eden birkaç hafta içerisinde özellikle ishal ve ateşle seyreden bulaşıcı hastalıkların daha sık görüleceğini şimdiden rahatlıkla söyleyebiliriz. Hangi hastalıklar diyecek olursanız, kolera, salmonella, tifo, leptospiroz, Hepatit A ve B gibi ateşle ve ateşle, ishalle seyreden dizanteri ve dizanteri benzeri hastalıklarla daha sık karşı karşıya kalabiliriz. Doğal afetler içerisinde sel ayrı da değerlendirilmesi gereken bulaşıcı hastalık tablosu sahip olan durumlardan bir tanesi. Bu olağanüstü durumda yine vektörler ön planda oluyor. Yaz dönemi olması nedeniyle sivrisinek ilişkili hastalıklarda artış görülebilir. Her ne kadar ülkemizde şuanda görmesek dahi sıtma olgularında, batı nil virüsünde, dang ateşi gibi ateşli sıtma hastalıklarında, miktarında, sayısında artış görülebilir. Sel felaketine uğramış vatandaşlarımızın, sel afetinden sonra takip eden bir hafta 10 gün içerisinde ateş, döküntü ve ishalle beraber bir tablo varsa, bu saydığımız klinik hastalıklar açısından incelenmesi, irdelenmesi ve takip edilmesi gerekmektedir” dedi.
(Özel) Bu köyde ticari amaçlı fotoğraf çekmek yasak
10 Temmuz 2023 Pazartesi - 10:03 (Özel) Bu köyde ticari amaçlı fotoğraf çekmek yasak Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Kazdağları eteklerindeki taş mimari yapısıyla ünlü Yeşilyurt köyünde, ticari amaçlı düğün ve mezuniyet fotoğrafı çektirmek izne bağlandı. Görselliğiyle gelin ve damatlar ile mezuniyet hatırası çektirmek isteyenlerin tercih ettiği yerlerin başında gelen köyde, ticari amaçlı fotoğraf çektirmek isteyenler muhtarlıktan izin alıp, 200 lira bir miktar ödeme yapıp, fotoğraf çekebiliyor.Ayvacık’ın Yeşilyurt köyü, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin uğrak yeri oluyor. Kazdağları eteklerindeki, taş evleri ve yüzlerce yıllık tarihiyle doğal platoyu andıran Yeşilyurt köyü düğün, nişan ve mezuniyet çekimleri için gelen stüdyo fotoğrafçılarının ilgi odağı oldu. Fotoğraf çektirmek için köye artan ilgi ve bu nedenle yerli ve yabancı turistlerin rahatsız olması üzerine Yeşilyurt Muhtarlığı, köy girişine, ’Köy muhtarlığı kararı ile köy içi ve çevresinde izinsiz ticari amaçlı fotoğraf çekimi yasaklanmıştır. Köyümüz sınırları içerisine muhtarlık izni olmadan hurdacı ve seyyar satıcı girmesi yasaktır’ yazılı tabela astı.Uygulamada; düğün, nişan çekimleri, okul mezuniyet törenleri 200 lira olarak belirlendi. Toplanan paralar karşılığında fotoğrafçılara makbuz kesiliyor.Yeşilyurt köyü Muhtar Azası Barış Şen, “Köyümüz Kaz Dağları eteklerindedir. 800 yıllık bir geçmişi vardır. Zamanında Rumlarla Türkler ortak bir yaşam sürmüş. Mübadele döneminde Rum vatandaşlar buradan gidiyor. Yerlerine Türk kökenli vatandaşlar yerleşiyor. Köyümüzde genelde Rum mimarisi hakimdir. Taş dokusu günümüze kadar korundu. Bu şekilde de köyümüz cazibe merkezi haline geldi” dedi.Köyde ticari amaçlı fotoğraf çekimlerini muhtarlık olarak yasakladıklarını belirten Muhtar Azası Barış Şen, “Yaklaşık 4-5 yıllık bir uygulama. Köyümüzde çok sayıda ticari katalog çekimleri olmaya başlamıştı. Düğün, nişan çekimleri, okul mezuniyet törenleri gibi. Köye gelen arkadaşlara bir takım kurallara uymuyorlardı. Hem onlarla iletişime geçmek, hem de köyümüze bir gelir sağlaması açısından ticari olarak fotoğraf çekimlerinde, fotoğrafçıdan alınmak kaydıyla makbuz karşılığı 200 TL gibi bir çekim başı ücret alınıyor. Bu da köyümüze katkı oluyor” diye konuştu.Kamuoyunda köyde fotoğraf çekiminin tamamen yasak olduğu yönünde de bir algı oluştuğunu hatırlatan Aza Barış Şen, köydeki bu uygulamanın sadece ticari amaçlı fotoğraf çekimleri için geçerli olduğuna dikkat çekerek, sözlerine şöyle devam etti:“Bu uygulamamız vatandaşlarımıza yönelik değil. Turistik anlamda köyümüze gelen yerli ve yabancı turistler ya da hobisi fotoğrafçılık olan, profesyonel olarak çekim yapacak olan kişilere de köyümüzün kapısı açıktır. Amacımız, sadece ticari amaç güden, buradan para kazananların belli bir miktar köye katkı sağlamak. Bu uygulama yılarca yanlış anlaşıldı. Kamuoyunda bu köyde fotoğraf çekmek paralıdır diye yansıtılıyor. Öyle bir uygulamamız yok. Köyümüze ziyarete gelen yerli ve yabancı turistlere böyle bir uygulamamız yok. Profesyonel çekim yapan fotoğraf stüdyoları için sadece bu uygulamamız var.”Bu uygulamanın ekonomik anlamda köye de katkısı olduğunu kaydeden Barış Şen, “Çok cüzi bir rakam alınıyor. Esas amaç ekonomik katkıdan ziyade bu fotoğrafçı arkadaşların en başta gelip, bizimle iletişime geçmeleri, belli kurallara riayet etmeleri. Çünkü trafiği kesiyorlar. Özel mülklere giriyorlar. Köyde yaşayan vatandaşlara da zarar verici hareketler oluyor. En azından öncesinde irtibata geçip, bilgilendirmesini yapıyoruz. Köyümüzde doğal bir doku var. Köyümüzü stüdyo olarak kullanıyorlar. Hem de köye küçük bir katkı sağlamış oluyorlar” şeklinde konuştu.Köyde organik ürünler üzerine satış yapan işletme sahibi Hüseyin Serpen, “800 yıllık bir geçmişi olan köyümüzde mimari yapı ve dokunun günümüze kadar korunmuş olması yerli ve yabancı binlerce turistin köyümüze gelmesini sağlıyor. Köyümüzde ayrıca konaklama tesislerinin olması da esnaflara ekonomik anlamda katkı sağlıyor” dedi.