Yerel Haberler
Çanakkale
Denizlerin prensi ’lüfer’ 900 liradan tezgahta
16 Ekim 2025 Perşembe - 09:56 Denizlerin prensi ’lüfer’ 900 liradan tezgahta Bu sene ağlarını denize atan balıkçıların ağlarına en çok lüfer geldi. "Denizlerin prensi" olarak bilinen lüfer balığının bollukta olduğunu söyleyen Balıkhane esnafı Hasan Doğuş Tunç, "Geçen sene palamut bolluğu vardı. Bu senede lüfer bolluğu olacak gibi gözüküyor" dedi. 15 Nisan’da başlayan av yasağı, 1 Eylül itibarıyla sona erdi. 2025-2026 su ürünleri av sezonu açılışıyla birlikte ’Vira Bismillah’ diyen balıkçılar, gırgır tekneleriyle denize açıldı. Çanakkale’de Balıkhane esnafı Hasan Doğuş Tunç ise bu sene lüfer balığının ağlarda bollukta olduğunu söyledi. Tunç, denizde balık bolluğu olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Ama deniz alemi bu tabi ki belli olmuyor. Bir anda kesebilir de yani fırsat varken bol bol balık yiyelim." Hamsi yüzünü göstermeye başladı Bu sene balıklarda bolluk olduğunu söyleyen balıkçı Hasan Doğuş Tunç, "Bu sene en çok revaçta olan balık şu anda son bir haftadan beri Lüfer’de bir bolluk yaşıyoruz. Lüfer’in bolluğu var. Onun yanında Çanakkale’mizin meşhur sardalyası. O da gayet bol miktarda. Hamsi yüzünü gösterdi. İstavrit bollaşmaya başladı. Diğer çeşitliliklerde de yani bütün balıklarda bolluk var diyebiliriz" diye konuştu. Bu sene vatandaşlar lüfer tüketecek Tezgahlardaki güncel balık fiyatlarını aktaran Doğuş Tunç, "Balıkların fiyat alalıkları sardalya 200-250 lira. Hamsi balığına göre 200 liradan 300 liraya kadar hamsi var. İstavritler 250’den 300, bazen hava estiği durumlarda 350’ye kadar çıkabiliyor. Yani 50 lira üstüne koyuyor, 50 lira azalıyor gibi söyleyebiliriz havanın durumuna göre. Lüfer balığımız düştü, 850 lira kilosu. 900 liraya lüfer sattık, iri boyları 1000 liraya sattık, o fiyat aralığında. Bu sene biraz palamutta kıtlık var. Palamutun fiyatı biraz yüksek. 400 lirayı gördü, 450 lirayı gördü. Balıklar biraz irileşti. 600 lirayı, 650 lirayı gördü. Tane olarak o şekilde satıldı. Onun haricinde diğer balıklar gayet makul ve ulaşılabilir. Geçen sene palamut bolluğu vardı. Bu senede lüfer bolluğu olacak gibi gözüküyor. Yani önümüzdeki şu son bir hafta 10 gün içerisinde yukarıdan gelen haberlerle beraber yani biraz daha bir bolluk yaşanırsa geçen seneki nasıl palamut bolluğu olmuştu bu senede vatandaşlar yani o kadar bol miktarda lüfer tüketecek diye bekliyoruz" dedi. Deniz alemi bu tabi ki belli olmuyor Deniz aleminin değişkenlik göstereceğini söyleyerek fırsat varken bol bol balık tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Tunç şunları söyledi; "Ama deniz alemi bu tabi ki belli olmuyor. Bir anda kesebilir de yani fırsat varken bol bol balık yiyelim. Müsilajdan önceki yıl etkilendik. Geçen yıl da tabi biraz etkisi oldu. Bu yaz da hatta biraz etkisi oldu. Tabi müsilajın etkisi oluyor. İstediğinden yerde ağ atılamıyor. İstediğin yerde avlanılamıyor. Bu sefer avlanılmadığı için balık az çıkıyor. Bu da fiyatlara yansıyor otomatik olarak." Vatandaş fiyatlardan memnun Balık fiyatlarından memnun olduğunu söyleyen Ali Ulubent "En çok sevdiğim balık çeşidi lüferdir benim. Bol olmasına da çok sevindim. İnşallah hep böyle olur. Valla şu anda uygun fiyatları. Ama daha sonra ne olur bilemeyeceğim" ifadelerini kullandı.
Komşu kavgasında vurularak öldürülen emekli astsubay son yolculuğuna uğurlandı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 18:21 Komşu kavgasında vurularak öldürülen emekli astsubay son yolculuğuna uğurlandı Çanakkale’de aralarında husumet bulunan komşusu tarafından silahla vurularak hayatını kaybeden emekli astsubay Gökhan Yılmazbaş son yolculuğuna uğurlandı. Olay, Esenler Mahallesi Bahçelievler 10’uncu Etap Kutluay Apartmanı’nın bahçesinde dün akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre hastanede görevli sağlık astsubayı olduğu öğrenilen Celal B. (41) ile emekli astsubay Gökhan Yılmazbaş’ın (45) çocuklarının kavgası sebebiyle husumetli olduğu öğrenildi. Celal B., komşusu Gökhan Yılmazbaş ile apartmanın önünde tartışmaya başladı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Celal B., yanındaki tabanca ile Gökhan Yılmazbaş’ı sırtından vurdu. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan müdahalede Gökhan Yılmazbaş’ın olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Şüpheli Celal B., suç aleti silah ile birlikte olay yerinde polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Zanlının emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. Hayatını kaybeden Gökhan Yılmazbaş için Esenler Mahallesi’ndeki Kınalı Kuzular Camii’nde ikindi namazı müteakip kılınan cenaze namazı aradından tören düzenlendi. Törende Yılmazbaş’ın yakınları taziyeleri kabul etti. Yılmazbaş, kılınan cenaze namazının ardından askeri törenle Yeni Şehir Mezarlığı’na defnedildi.
Batması sonucu 3 kişinin hayatına mal olan tekne incelenecek
15 Ekim 2025 Çarşamba - 13:31 Batması sonucu 3 kişinin hayatına mal olan tekne incelenecek Çanakkale’nin Gelibolu ilçesi açıklarında alabora olan teknenin batması sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiği tekne denizden çıkarıldı. Denizden çıkarılan tekne Koyun Limanı’na çekilerek Sahil Güvenlik ekiplerince incelenecek. Olay, 11 Ekim saat 17.30 sıralarında Gelibolu ilçesine bağlı Güneyli köyü Bakla Burnu açıklarında meydana geldi. Orhan Yavaş (43), Ayhan Yavaş (40), Salih Kocaman (53) ve Mustafa Yaldızlı (46) Güneyli köyünden balık tutmak için Saroz Körfezi’ne tekneyle açıldı. Tekne Bakla Burnu açıklarında alabora olması sonucu battı. Teknedeki Orhan Yavaş kendi imkanlarıyla yüzerek karaya çıktı. Yavaş, durumu 112 ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye jandarma, Sahil Güvenlik ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekipler bölgede yaptığı incelemeler sırasında kıyıya vuran Mustafa Yaldızlı ve Ayhan Yavaş’ın cansız bedenine ulaştı. Kayıp Salih Kocaman’ı arama çalışmaları sırasında bölgede 2 bot ile dalış timleri görev yaptı. Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığına ait dalış timleri 10 metre derinlikte bulunan teknenin yanında Salih Kocaman’ın cansız bedenine ulaştı. Olayla ilgili inceleme devam ediyor. Teknede incelemeler yapılacak Bakla Burnu açıklarında batan tekne Sahil Güvenlik ekipleri tarafından battığı noktadan çıkarıldı. Tekne balıkçıların da yardımıyla çekilerek Koyun Limanı’na götürülecek. Sahil Güvenlik ekipleri tarafından teknenin batma nedeninin tespit edilmesi için detaylı inceleme yapılacak.
Çanakkale’de uyuşturucu operasyonuna 3 tutuklama
15 Ekim 2025 Çarşamba - 13:26 Çanakkale’de uyuşturucu operasyonuna 3 tutuklama Çanakkale’de jandarma ekiplerinin düzenlediği uyuşturucu operasyonunda yakalanan 9 şüpheliden 3’ü tutuklanırken 450 gram sentetik kannabinoid, 120 adet sentetik ecza, 6 adet satışa hazır fişeklenmiş sentetik kannabinoid, 6 adet uyuşturucu kullanma aparatı payp, uyuşturucu kullanma aparatı kova, öğütme aparatı, 9 adet cep telefonu ve 6 bin 200 TL ele geçirildi. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince uyuşturucu ve uyarıcı madde ile mücadele çerçevesinde Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 5 Ekim tarihinde Çanakkale merkezde operasyon düzenlendi. Operasyon çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve kullandıkları tespit edilen 5 şüpheliye ait 7 adreste ve 2 araçta narkotik köpeğinin de katılımıyla 35 personel ile operasyon gerçekleştirildi. Yapılan aramada; 450 gram sentetik kannabinoid, 120 adet sentetik ecza, 6 adet satışa hazır fişeklenmiş sentetik kannabinoid, 6 adet uyuşturucu kullanma aparatı payp, uyuşturucu kullanma aparatı kova, öğütme aparatı, 9 adet cep telefonu, suçtan elde edilen 6 bin 200 TL ele geçirildi. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarından 9 şüpheli yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 9 şüpheliden 3’ü tutuklanarak Çanakkale Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.
İsrail’in karanlık yüzünü Gazzeliler dünyaya gösterdi
14 Ekim 2025 Salı - 12:04 İsrail’in karanlık yüzünü Gazzeliler dünyaya gösterdi İsrail’in karanlık yüzünün Gazellilerin ödediği bedel ile dünyanın gözleri önüne serildiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Sadece Filistin meselesiyle alakalı gerçekleri değil, bugüne kadar İsrail’in bütün karanlığıyla alakalı, sistemin bütün statükoculuğuyla alakalı her şeyi ortaya çıkaran onların ödediği bedel oldu" dedi. Çanakkale’de Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, Orta Doğu’daki son gelişmeleri İsrail’in Gazze halkına karşı yaptığı soykırımı ve işgali değerlendirdi. Filistin meselesi hakkında yaptığı açıklamada artık bu davanın dünya insanlarının ortak davası olduğunu vurgulayan Taşçı, Filistin-İsrail meselesinin aslında Balfour Deklarasyonuyla başlayan 108 yıllık bir sürece tekabül ettiğini belirterek bu meselenin 2 yıllık bir süreçten ibaret olmadığını aktardı. Taşçı, "2 sene önce İsrail’in bir soykırım yaparak Filistin’i dünyadan sileceğini düşündüğü bir sahneden aslında yıllardır bizim bildiğimiz bu bölgedeki insanların bildiği son 2 senenin meselesi olmadığını bu meselenin yani Balfour Deklarasyonuyla başlayan 108 senelik bir sürece tekabül ettiğini biz hep anlatmaya çalışıyorduk ama inandıramıyorduk" ifadelerine yer verdi. İsrail’in en büyük destekçisi ABD’de bile vatandaşlar Filistin’i destekliyor Gazze’de yaşanan soykırıma dünya vatandaşlarının büyük kısmının tepki gösterdiğini ifade eden Taşçı, "2 senedir devam eden bir soykırımla karşı karşıyayız. Bu sürecin en başında, özellikle batı dünyası, 7 Ekim’i baz alarak belli tepkileri vermekte çok geç kaldılar. 2 senenin sonuna geldiğimizde şu an çok farklı bir dünyaya uyanmış vaziyetteyiz. Ben hep bunu tarihi olarak şöyle izah ediyorum, 1948 itibariyle Filistin meselesi bir Arap-İsrail çatışması olarak geçen bir meseleydi. Literatürde hep böyleydi. Ancak sonrasında Oslo süreciyle beraber bu mesele Filistin-İsrail arasındaki bir çatışma sürecine dönüşmüş ve özellikle son 30-32 senedir Filistinliler Arap ve Körfez’deki komşularından, Müslüman ülkelerden bağımsız bir şekilde bu işgale karşı tek başlarına direnmek durumunda kalmışlardı. Ama 7 Ekim’den sonraki son iki senede, şu an geldiğimiz günümüz tablosu itibariyle bu çatışma artık insanlıkla İsrail arasındaki bir çatışmaya dönüştü. Dünyanın dört bir yanında gördüğümüz bu tepkiler, Sumut filosu bütün Avrupa şehirlerinde dahil olmak üzere Amerika hatta bu soykırımda İsrail’in en büyük destekçisi ve sponsoru olan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) de dahil olmak üzere çok ciddi bir şekilde artık Filistin insanlığın ortak vicdanı, ortak duruşu haline gelmiş durumda. Bugün ABD’ye baktığınızda 30 yaş altı grubun yüzde 60’ından fazlası şu an İsrail’e muhalif. Amerika’da bile bu durum böyleyse varın Avrupa’da ve dünyanın geri kalanındaki durumu siz düşünün." "Küresel bir vicdan hareketi oluşturdular" Vatandaşların kendi vicdanlarıyla hareket ederek dünyanın dört bir tarafında bu zulme ses çıkardıklarını söyleyen Dr. Ufuk Necat Taşçı, "Gösteriler bir taraftan bunu temsil ediyor, bir diğer taraftan da sistemin işlemediği, uluslararası sistem dediğimiz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dediğimiz bu statükonun içerisindeki tıkanıklığı eleştiren ve özellikle sistemini İsrail gibi bu hukuksuzluk üzerine içtihat oluşturmuş bir ülkeye karşı bir şey yapamadığı bir ortamda insanlık neler yapabilir bunu göstermeye başlıyorlar ve buna yetişemeyen insanlığın bu isyanına yetişemeyen bir sistemin tarumar olmak dışında başka bir geleceği gözükmüyor. O yüzden şu an insanlar bir inisiyatif almış durumdalar. Küresel bir vicdan hareketi oluşturdular. Bunu dünyanın dört bir yanında Türkiye’nin dört bir tarafında görüyoruz. Bugün Çanakkale kendi şehrimiz olmak üzere Türkiye’de birçok farklı ideolojik altyapıdan iktidar muhalefet partisi demeden herkesin buluştuğu nokta aynı şekilde. Şu anda Filistin olduğu sokaklara bakıyorsunuz. Artık en sekülerinden en mütedeyyinine kadar bütün insanlar ellerinde Filistin bayraklarıyla sokaklardalar. Türkiye’deki bu tablo dünyanın genelindeki bu tabloyla da fazlasıyla uyuşuyor" dedi. "Gazelilerin ödediği bedel İsrail’in karanlık yüzünü ortaya çıkardı" Gazzelilerin ödediği bedel ile İsrail’in karanlık yüzü ve sistemin bütün statükoculuğunu ortaya çıkardığını vurgulayan Ufuk Necat Taşçı, şöyle devam etti: "2 sene önce İsrail’in bir soykırım yaparak Filistin’i dünyadan sileceğini düşündüğü bir sahneden aslında yıllardır bizim bildiğimiz bu bölgedeki insanların bildiği son 2 senenin meselesi olmadığını bu meselenin yani Balfour Deklarasyonuyla başlayan 108 senelik bir sürece tekabül ettiğini biz hep anlatmaya çalışıyorduk ama inandıramıyorduk. Gazze ve Filistin verdiği mücadeleyle hem bunları anlattığı hem de İsrail’in kendi yaptıklarıyla, soykırımıyla uluslararası toplumdan izole olduğu, bugün de bunun tezahürünü Çanakkale’den Türkiye’ye, Türkiye’den Orta Doğu’ya, Orta Doğu’dan dünyaya her tarafta görüyoruz. İnsanlık bir çığlık ve bir adalet çağrısı yükseltiyor Filistin’in önceliğinde. O yüzden Filistin’e ve Gazzelilerin ödediği bedeli de unutmamamız, onlara vefalı olmamız gerekiyor. Çünkü sadece Filistin meselesiyle alakalı gerçekleri değil, bugüne kadar İsrail’in bütün karanlığıyla alakalı, sistemin bütün statükoculuğuyla alakalı her şeyi ortaya çıkaran onların ödediği bedel oldu."