Yerel Haberler
Çanakkale
"Sanal bir tehdit oluşturup bunun adına irtica dediler" 28 Şubat 2026 Cumartesi - 11:13:35 Çanakkale’de Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevhit Ayengin, 28 Şubat süreci için "Maalesef ülkemizde 1990’lı yılların sonlarında demokrasiye, insan haklarına, din ve vicdan özgürlüğüne yönelik çok önemli saldırılar gerçekleşmiş oldu" dedi. 28 Şubat sürecinin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğunu söyleyen İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevhit Ayengin, bu süreçte pek çok insanın acı ve sıkıntı çektiğini vurguladı. Prof. Dr. Tevhit Ayengin, "Önce sanal, olmayan bir tehdit oluşturdular ve bunun adına irtica dediler. Bunu köpürtüp, ön plana çıkarıp medya ile her gün, her akşam tazelemek suretiyle halkın zihinlerinde, gönüllerinde, kalplerinde bir korku oluşmasına vesile oldular. Sosyal hayatta pek çok dinle, vicdanla ilgili haklar kısıtlanmış, sınırlanmış oldu" diye konuştu. 28 Şubat sürecinin hak ihlali olduğunu söyleyen İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevhit Ayengin, "Pek çok insanımız acı çekti, sıkıntılar çekti. Halbuki insan bu dünyada var olan en önemli bir varlıktır ve inanç da onun en önemli özelliğini oluşturur. İnanmayan, inanç noktasında zayıf olan bir insan olabilir ama genel olarak düşündüğümüzde insan inanan ve bu inancını yaşamak isteyen bir varlık. Maalesef ülkemizde 1990’lı yılların sonlarında demokrasiye, insan haklarına, din vicdan özgürlüğüne yönelik çok önemli saldırılar gerçekleşmiş oldu. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmesi her insanın doğuştan getirdiği inanma hakkının var olduğunu, inancının da özgür olduğunu ifade eder. Sadece bununla sınırlı değildir. İnandığını yaşama özgürlüğüne de sahip bir varlıktır insan. İnsan eğer inandığını yaşamıyorsa insan olarak yaşamını sürdürüyor demek mümkün değildir. Din, vicdan özgürlüğünün üçüncü ayağı ise inancını, değerlerini kendisi yaşadığı gibi çoluk çocuğuna, kendinden sonraki insanlara da yaşatabilme özgürlüğünü içermesi manasına gelir. Bütün bunlar askıya alınmıştı" dedi. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevhit Ayengin, 28 Şubat sürecini şu ifadelerle anlattı: "Önce sanal, olmayan bir tehdit oluşturdular ve bunun adına irtica dediler. Bunu köpürtüp, ön plana çıkarıp medya ile her gün, her akşam tazelemek suretiyle halkın zihinlerinde, gönüllerinde, kalplerinde bir korku oluşmasına vesile oldular. Sosyal hayatta pek çok dinle, vicdanla ilgili haklar kısıtlanmış, sınırlanmış oldu. Üniversitelerde okuyan kız çocuklarımızın başları kapalı olarak üniversitelere gelmesi, derslere girmesi engellendi. Sadece bununla sınırlı olmadı. Kat sayı uygulamalarıyla birlikte dolaylı bir takım sıkıntılar, dezavantajlar oluşturuldu. Dolaylı olarak ayrımcılık gerçekleşti. Aynı miktarda soruyu yapan iki lise öğrencisinin aldığı puan arasında korkunç bir puan farkı oluşmuş oldu. Doğrudan siz bu fakültelere gidemezsiniz demek yerine katsayı haksızlığı ile adaletsizliği ile birlikte bu öğrencilerin üniversiteye girmelerinin önüne engel konulmuş oldu. Çocuklarımızın Kur’an kurslarına gitmesi engellenmiş oldu, ilkokulu bitirmeden Kur’an kurslarının yolu kapanmış oldu onlara. İnsanımızın müracaat edeceği adaletsizlikle karşılaştığında kapısını çalacağı yargı mensuplarına brifingler verildi ve o brifinglerde nasıl davranmaları gerektiği onlara dolaylı şekilde anlatıldı. Adaleti arama yerlerine gittiğimizde adalet mensuplarını hakimleri, savcıları, üst düzey yöneticileri bulmak ve objektif olarak karar vermelerini beklemek imkansız hale gelmiş oldu."
Tarihi Alan’da Gelibolu Maratonu’nun 10’uncusu düzenlenecek
06 Ekim 2025 Pazartesi - 13:02 Tarihi Alan’da Gelibolu Maratonu’nun 10’uncusu düzenlenecek Tarihi Kilitbahir Kalesi’nde başlayıp tamamı savaş alanında gerçekleşen "10. Gelibolu Maratonu" ulusal ve uluslararası sporcuların katılımıyla gerçekleşecek. Maratona toplam 4 bin kişi katılacak. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Tarihi Kilitbahir Kalesi’nde başlayıp tamamı dünyanın en iyi korunmuş savaş alanında gerçekleşen; temasını, ruhundan alan tek maraton olan "10. Gelibolu Maratonu" ulusal ve uluslararası binlerce sporcunun katılımıyla 12 Ekim’de gerçekleşecek. Maratona 3 bin 500 sporsever ve 500 çocuk olmak toplam 4 bin kişi katılacak. Spor, tarih, kültür, doğa ile maddi ve manevi birçok emaneti içinde barındıran bu etkinlik ilk kez 2015 yılında düzenlendi ve 2024 yılına kadar her sene düzenli olarak organize edildi. Ulusal ve uluslararası spor camiasında bir marka haline gelen Gelibolu Maratonu, dünyadaki tek tematik koşu parkuru olma özelliğini taşıyor. Türk milletinin ortak paydası olan Çanakkale’nin bu birleştirici etkinlik ile Türkiye ve dünyanın buluşma noktası olmaya devam ettirilmesi amaçlanıyor. İsmail Kaşdemir: "Misafirlerimizi, Çanakkale’de en güzel şekilde ağırlayacağız" Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, basın toplantısında yaptığı konuşmada "Dünyanın en tematik parkurlarından birisi olan, tarihi alan maratonu bu yılda yine büyük bir coşkuyla, heyecanla koşulacak. 10 yıldır omuz omuza koşuyoruz mutluluğuyla. İnşallah yine yaklaşık 3 bin 500 kişi tarihi alanda hem koşacak hem de bir kez daha o tarihi şahsiyetleri, o büyük kahramanları hayırla dahil edecek. Tabii ki tarihi alan hem Türkiye’de hem de dünyada çok bilinen, tanınan, sevilen bir yer. O yüzden buraya gelen insanlar hem gelmek istiyorlar hem de burada çok mutlu oluyorlar. Tarihi Alan ve Çanakkale insan ruhuna iyi gelen bir yer. Hem sportif aktivite hem de insanların sosyal bir etkinliği anlamında gerçekten eşsiz bir yer. O yüzden bizler de Çanakkale’de o misafirlerimizi en güzel şekilde ağırlayacağız. Çanakkale’de ve tarihi alanda yapmış olduğumuz etkinliklerde Çanakkale ruhunun o birleştirici gücünü her zaman yaşıyoruz ve hissediyoruz" dedi. Bu tip etkinliklerin hem Tarihi Alan hem de Çanakkale açısından faydalı olacağını vurgulayan Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Yine bu yılda geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi beraberce birlikte bütün Çanakkale’deki kurumlarla başta Çanakkale valiliğimiz olmak üzere bütün kurumlarla omuz omuza biz de maratonu düzenlemiş olacağız. Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu tip etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim Tarihi Alan Başkanlığı olarak şehitliğimizin ihyası ve oradaki tarihi eserlere sahip çıkmamızın yanında, bu tip etkinliklerle de hem Tarihi Alana hem de Çanakkale’ye gelen insan sayısını arttırmak gibi bir yükümlülüğün ve sorumluluğun altında olduğumuzu biliyoruz ve biz de bu görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Gelibolu Maratonu ile alakalı önce bütün katılanlara, destek verenlere teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Yarışmacıların bu koşuda hem yarışacağı hem de bu toprakların tarihi dokusunu düşüneceklerini belirten Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Yaklaşık 3 bin 500 kişi Gelibolu Tarihi Alanda hem koşacak hem de belki de koşarken tefekkür edecek, düşünecek. Bu toprakların nasıl vatan yapıldığı konusunda bir kez daha kendimizi belki de muhasebeye çekme imkanına sahip olacağız. Çanakkale Boğazı’nın kıyısında, yeşillikler içerisinde, tarihi mekanların hemen yanımızda olduğu bir yerde hem koşmak hem de yürümek zannediyorum herkesi mutlu eder. Özellikle 27 farklı ülkeden sporcunun yayılması da burayı daha da anlamlı hale getiriyor. Bu sene çocuklara ayırdığımız bölüm daha da güncellendi, daha da iyi hale geldi. 500 çocuğumuzla birlikte tarihi alanında o parkuru beraberce katetmiş olacağız. Tabi ki koşuların yanında halk yürüyüşümüz ve halk koşumuz da olacak. Burada halkımız o müstesna topraklarda kimi yürüyecek, kimi koşacak ama hep birlikte omuz omuza olacağız. Gerçekten güzel bir etkinlik oluyor burada. Biz de inşallah bundan sonra bu tip etnikleri yapmaya ve insanlarımızı burada ağırlamaya devam edeceğiz. Bütün Çanakkaleli hemşerilerimizi Gelibolu Tarihi Alanda ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyacağız. Farklı bir ambiyans olacak, farklı bir ortam olacak. Umuyorum ki herkes tarihi alanda bulunmaktan büyük bir keyif alacak. Hem de bir manevi doygunluk yaşayacak. 12 Ekim pazar günü Çanakkale tarihi alanında Gelibolu Maratonu’nda omuz omuza koşmak ve yürümek için sizleri bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Ömer Toraman: "Çanakkale, dünya tarihi açısından çok özel bir yere sahip" Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman ise, "Çanakkale sadece bizim tarihimiz açısından değil, dünya tarihi açısından çok özel bir yere sahip. Bizim tarih alanımızda hakikaten alan başkanlığımızın uzun sürelere yayılan çalışmalarıyla dünyanın sayılı alanlarında bir tanesi hürriyetine kavuşmuş durumda. Bu tarih alanı her yıl pek çok insan ziyaret ediyor. Yurt içinden ağırlık olmak üzere ama yurt dışından da çokça ziyaretçimiz var. Burada, bu iyi korunan alanda bu tarih hadiseleri de bizzat içinde yaşayarak, hissederek gözlemliyorlar. Alan Başkanlığımız bu ziyaretçilerin sayısını artırmak için çeşitli etkinlikler yürütüyor. Bunlardan önemli bir tanesi de Gelibolu Maratonu. Bu sene 10’uncusu düzelecek. Bu tip etkinlikler alana yapılacak olan ziyaretlerin, ziyaretçi sayısının artmasına da, bu alanların duyulmasına, tanıtılmasına da şüphesiz katkı sağlayacak. Yalnızca insanlar buraya spor yapmak için gelmiyor. Bu vesileyle hem Çanakkale’yi tanımak, hem tarihe alanı gezmek, burada iyi vakit geçirmek için de geliyorlar. Bu manada Çanakkale’ye, turizmine de katkısı olacağına inanıyorum. Ekonomik olarak da ciddi katkısı olduğunu düşünüyorum. Bu maratonların çok önemli bir kitlesi var, takipçisi var. Sürekliliğini sağlamış, artık kendini ispat etmiş maratonlar bir marka haline geliyorlar. Gelibolu Maraton da bu yolda bir hayli mesafe kat etmiş artık bir marka maratonu. Bu alanla ilgi duyanlar Gelibolu Maratonu’na katılmak için çok öncesinden plan program yapıyorlar, hazırlıklar yapıyorlar" diye konuştu. 10’uncu Gelibolu Maratonu için düzenlenen basın toplantısına Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, kurum müdürüleri katıldı.
Çanakkale Boğazı’nda Sumud Filosu’na destek turu
05 Ekim 2025 Pazar - 18:10 Çanakkale Boğazı’nda Sumud Filosu’na destek turu Çanakkale Boğazı’nda tekneler Türk ve Filistin bayraklarıyla donatılarak Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve İsrail’in saldırısına uğrayan Küresel Sumud Filosu’na destek için tur attı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde Filistin’e Destek Platformu tarafından düzenlenen etkinliğe; Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan, Çanakkale’deki su ürünleri kooperatiflerinin başkanları ve üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kurumu başkanları ile çok sayıda balıkçı ve vatandaş katıldı. Türk ve Filistin bayraklarıyla bezenen gırgırlar, balıkçı tekneleri, kurumlara ait tekneler Yat Limanı ve GESTAŞ’a ait iskeleden boğaza açılarak tur attı. Teknelere Sahil Güvenlik ve Deniz Polisi de eşlik etti. Vatandaşlar ellerinde bayraklar, dövizlerle ve sloganlarla desteklerini tur boyunca gösterdi. Filistin’e Destek Platformu adına konuşma yapan Zeynel Kılıç; "Yüreği Gazzeli kardeşlerimiz ile birlikte atan aziz milletimiz ve tüm insanlık. Bütün engellemelere rağmen Sumud Filosu kararlılıkla fili olarak Gazze karasularına ulaşıldı ve abluka delindi. Bundan sonra insanlık vicdanı, ablukadaki bu sızıntıyı bir tufana dönüştürecek ve Gazze’ye kesintisiz insani yardım girene kadar durmayacaktır. Biz, Filistin’e Destek Platformu olarak, Sumud ve Özgürlük Filosunun bu girişimlerini destekliyor, ablukayı delmek için çabalayan aktivistlerle dayanışmamızı ifade ediyoruz" dedi. Filistinli direnişçilerin yanında olduklarını vurgulayan Zeynel Kılıç, "Filonun İsrail’in hukuksuz müdahalesine maruz kaldığı bu günler, aslında siyonist İsrail’in Gazze’deki Filistin halkına uyguladığı soykırımın ikinci yılını tamamlamak üzere olduğu günlerdir. Bundan iki yıl önce Gazze’deki Filistin direnişi, bölgemizin ve dünyanın en büyük problemi hâline gelen Siyonist varlığa hayati bir darbe vurdu. 7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı, askerî bir operasyon olmanın çok ötesine geçerek zulme ve adaletsizliğe karşı bir özgürlük tufanına dönüştü. Filistin’e Destek Platformu olarak, tarihin en destansı asimetrik savaşını ortaya koyan ve savaş ahlakıyla ümmetin göğsünü kabartan Filistinli direnişçilerin yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. Kardeşlerimizin yanında yürüyüşümüz ve kararlı duruşumuz, Filistin özgür oluncaya kadar sürecek ve asla değişmeyecektir. Gazze’nin direnişi, ümmetin parçalanmışlığına rağmen zulme karşı koymanın mümkün olduğunu kanıtlamış, batı kamuoyunda dahi vicdanları harekete geçirmiştir. Onlarca ülkeden katılımcıyla can pahasına ablukayı delmeye çalışan aktivistler bu karşılığın sadece bir tezahürüdür. Bugün hem doğuda hem batıda İsrail istenmeyen bir devlet, yöneticileri ise istenmeyen kişiler konumuna gelmiştir. İsrail’in işgal ve soykırım politikalarının sona ermesi için ciddi ekonomik, diplomatik ve siyasi yaptırımlar uygulanmalı ve işgalci, uluslararası baskıyla geri adım atmaya zorlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Kılıç konuşmasına şu cümlelerle son verdi: "Şu açıkça görülmektedir ki İsrail’in stratejik çılgınlığı yalnızca kendisini değil, ABD’nin küresel hegemonyasını da tehdit etmektedir. Bugün artık başta İslam ülkeleri olmak üzere uluslararası toplumun inisiyatif alma vakti gelmiş ve geçmektedir. Gazze’ye kesintisiz insani yardım akışı sağlanmalı, İsrail tüm İslam ülkeleri tarafından deniz ve hava yolları kapatılarak ablukaya alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki İsrail sadece Filistinliler için değil, tüm bölge için büyük bir tehdittir. Biz hem Gazze’deki asil direnişle hem de soykırıma maruz kalan mazlum Filistin halkına uygulanan ablukayı delmeye çalışan filolarla tam dayanışma halinde olduğumuzu tekrar ilan ediyoruz. Bu duygularla, ilk kıblemizin bulunduğu Kudus’ün İzzet ve şerefini korumak için mücadele eden Gazze’li kardeşlerimizi ve Hamas’ı her şartta desteklemeye devam edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyor ve tüm halkımızı Filistin direnişinin yanında saf tutmaya davet ediyoruz. Şehitler diyarı Çanakkale’den şehitler diyarı Gazze’ye selam olsun."