Yerel Haberler
Çanakkale
Boşanma aşamasındaki eşini tek kurşunla öldüren şahsın yargılanmasına başlandı
03 Ekim 2025 Cuma - 16:58 Boşanma aşamasındaki eşini tek kurşunla öldüren şahsın yargılanmasına başlandı Çanakkale’de boşanma aşamasındaki eşi Zeynep Zan’ı (25) tek kurşunla öldüren Uğur Zan (34) hakkında ‘eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle dava açıldı. Tutuklu sanık Uğur Zan’ın yargılanmasına başlandı. Olay, 16 Mayıs saat 10.30 sıralarında İsmetpaşa Mahallesi İzmir Caddesi’nde meydana geldi. Uğur Zan, 34 GGZ plakalı otomobil ile boşanma aşamasındaki eşi 2 çocuk annesi Zeynep Zan’ın kullandığı 17 EE 166 plakalı motosikletin önünü kesti. Burada çift arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Uğur Zan, yanında getirdiği tabancayla eşine tek el ateş etti. Başından vurulan Zan, kanlar içinde yerde kaldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin kontrolünde, Zeynep Zan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Zan’ın cansız bedeni, savcı ve polisin olay yerindeki incelemelerinin ardından Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Otomobiliyle kaçan Uğur Zan ise polis ekipleri tarafından yakalanıp, gözaltına alındı. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Zan, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece ’kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. "Silahı Zeynep’e doğru doğrulttum. Ancak silahın nasıl patladığını bilmiyorum" Zanlı Uğur Zan polisteki ifadesinde, Zeynep ile son bir kez konuşmak istediğini belirterek, "Mahalle girişinden geçtiğim esnada Zeynep’i motosiklet ile mahalleden çıkarken gördüm. Zeynep’i aracımla takip ettim. Araçla Zeynep’in yanına yaklaşarak kornaya bastım. Zeynep beni görünce motosikleti sağa doğru yanaştırdı. Ben de Zeynep’in önüne aracımı durdurdum. Aracımdan inerek, Zeynep’in yanına gittim. Bu esnada Zeynep motorun üzerinde oturuyordu. Bana hitaben ’Ne istiyorsun, çabuk söyle. İşim var gideceğim’ dedi. Ben de ’İşlerin benden önemli mi, seninle konuşmaya geldim, neden böyle yapıyorsun. 30 gün uzaklaştırma almışsın’ dedim. Zeynep, ’Haberim yok’ dedi ve cep telefonunu çıkardı. Daha önceki olaylardan, beni kameraya çekeceğini veya KADES’e basacağını sandım ve bir anda öfkelendim. Aracımın sağ koltuğunda bulunan montumun cebindeki silahı aldım ve tekrar Zeynep’in yanına geldim. Zeynep benim elimdeki silahı gördü. Silahı Zeynep’e doğru doğrulttum. Ancak silahın nasıl patladığını bilmiyorum" dedi. Olayın şokuyla titremeye başladığını belirten Uğur Zan, ifadesinin devamında, "Araca doğru yöneldim ve silahı araca bırakarak, yürümeye başladım. Bu esnada çevredekiler, ’Kaçıyor’ diye bağırmaya başladı. Olay yerinden uzaklaşıp, bir kaldırıma oturdum. Bir süre sonra yoldan geçen polislere ıslık çalarak, olduğum yeri bildirdim ve teslim oldum" diye konuştu. Davada ilk duruşma görüldü Soruşturmanın ardından Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı, Uğur Zan hakkında, ’eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı. Davanın ilk duruşması bugün 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Zeynep Zan’ın yakınları hazır bulunurken, sanık Uğur Zan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı. Güvenlik gerekçesiyle kapalı yargılama yapılan duruşmaya basın mensupları ve izleyiciler alınmadı. Sanık Uğur Zan’ın savunmasının ardından taksi şoförü tanık, sanık ve şikayetçi avukatları dinlendi. Ardından savcı açıkladığı mütalaasında sanık Uğur Zan’ın ‘eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 26 Kasım tarihine erteledi. Tanık, taksi şoförü olayın 15 saniyede gerçekleştiğini beyan etti Duruşma sonunda açıklama yapan maktul yakınlarının Avukatı Ahmet Erzi, "16 Mayıs 2025 tarihinde Zeynep Zan boşanmak üzere olduğu eşi tarafından kullandığı motosikletin önü kesilerek vahim bir şekilde öldürülmüştü. Sanık silahını yanında getirip daha önceden tasarlayarak bu eylemi gerçekleştirdiğini düşünüyoruz. İlk duruşması bugün Çanakkale Adliyesi’nde 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dosyanın tanığı durumunda bulunan taksi şoförü de cinayetin 15 saniye içerisinde gerçekleştiğini, sanığın yanında bulundurduğu silahı çekerek bir metrelik mesafeden maktulü hedef alarak öldürdüğünü duruşma salonunda beyan etti. Cumhuriyet savcımız mütalaasında sanığın kasten eşe karşı öldürme eyleminin gerçekleştiğini bildirerek ağırlaştırılmış müebbet talebinde bulundu. Sanık müdafiinin süre alması neticesiyle duruşma ertelendi. Maalesef maktul kendisini kurtarmak için daha önceden birçok kez adli mercilere müracaat etmişti, uzaklaştırma kararı almıştı, boşanma davası açmıştı ama maalesef kendisini kurtaramadı. Sanığın en ağır cezasını alması için elimizden geleni yapacağız. Duruşma 26 Kasım 2025 tarihine ertelendi" dedi.
Çanakkale’deki akran zorbalığı olayında 3 kişi görevden uzaklaştırıldı
03 Ekim 2025 Cuma - 15:40 Çanakkale’deki akran zorbalığı olayında 3 kişi görevden uzaklaştırıldı Çanakkale’de sınıf arkadaşı Y.C. tarafından darbedilen M.D.Y.’nin ağır yaralandığı için yoğun bakımda tedavisi devam ediyor. M.D.Y.’nin yoğun bakımdaki 8’inci gününde durumunun hala kritik olduğu öğrenildi. Çanakkale Valiliğinin atadığı eğitim müfettişi tarafından okul müdürü ve 2 yardımcısı tedbiren görevden uzaklaştırıldı. Olay, 25 Eylül saat 15.35’te Biga ilçesinde bulunan Biga İÇDAŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre M.D.Y. (14), Y.C.’nin (14) ayağına bastı. Bunun üzerine Y.C., M.D.Y.’ye yumruk attı. M.D.Y., yumruğun etkisiyle kafasını sıraya çarparak yere düştü. Y.C. ise, yerde yatan M.D.Y.’yi tekme ve yumruklarla darbetmeye devam etti. Nöbetçi öğretmen, kavgayı ayırdıktan sonra durumu 112 sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri geldi. M.D.Y.’nin kalbinin durduğunu belirlenmesinin üzerine ambulansta yapılan müdahalenin ardından kalp sağlık ekipleri tarafından tekrar çalıştırıldı. Ağır yaralı M.D.Y., önce Biga Devlet Hastanesi’ne ardından Çanakkale Üniversite Hastanesi’nde tedavi altına alındı. M.D.Y.’nin beyin kanaması geçirdiği ve birçok organında hasar meydana geldiği ortaya çıktı. Okul müdür ve 2 yardımcısı görevden uzaklaştırıldı. Çanakkale Valiliğinin dün yaptığı açıklamada, "Ayrıca, Valiliği’mizce eğitim müfettişi görevlendirilerek idari tahkikata da başlanmıştır" ifadelerine yer verildi. Bugün ise alınan bilgilere göre okul müdürü ve 2 yardımcısı görevden tedbiren görevden uzaklaştırıldı.
Çanakkale’de yaşanan akran zorbalığı olayında adli ve idari tahkikat başlatıldı
02 Ekim 2025 Perşembe - 17:00 Çanakkale’de yaşanan akran zorbalığı olayında adli ve idari tahkikat başlatıldı Çanakkale’de sınıf arkadaşı Y.C. tarafından darbedilen M.D.Y.’nin ağır yaralandığı için yoğun bakımda tedavisi devam ediyor. M.D.Y.’nin yoğun bakımdaki 7’nci gününde durumunun hala kritik olduğu öğrenildi. Çanakkale Valiliğinin ise konu hakkında yaptığı açıklamada Biga Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde adlî tahkikatın başlatıldığı, eğitim müfettişi görevlendirilerek de idari tahkikatın başlatıldığı ve sürecin titizlikle takip edildiği bildirildi. Olay, 25 Eylül saat 15.35’te Biga ilçesinde bulunan Biga İÇDAŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre M.D.Y. (14), Y.C.’nin (14) ayağına bastı. Bunun üzerine Y.C., M.D.Y.’ye yumruk attı. M.D.Y., yumruğun etkisiyle kafasını sıraya çarparak yere düştü. Y.C. ise, yerde yatan M.D.Y.’yi tekme ve yumruklarla darbetmeye devam etti. Nöbetçi öğretmen, kavgayı ayırdıktan sonra durumu 112 sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri geldi. M.D.Y.’nin kalbinin durduğunu belirlenmesinin üzerine ambulansta yapılan müdahalenin ardından kalp sağlık ekipleri tarafından tekrar çalıştırıldı. Ağır yaralı M.D.Y., önce Biga Devlet Hastanesi’ne ardından Çanakkale Üniversite Hastanesi’nde tedavi altına alındı. M.D.Y.’nin beyin kanaması geçirdiği ve birçok organında hasar meydana geldiği ortaya çıktı. Öte yandan, gözaltına alınan Y.C., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Y.C., çıkarıldığı mahkemece ’adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklandı. Çanakkale Valiliğinin akran zorbalığına ilişkin yaptığı açıklamada "25 Eylül 2025 Perşembe günü Biga İÇDAŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan üzücü olayla ilgili olarak bilgilendirme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Söz konusu olay hakkında Biga Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde derhal adlî tahkikat başlatılmıştır. Ayrıca, Valiliğimizce eğitim müfettişi görevlendirilerek idari tahkikata da başlanmıştır. Yaşanan olay nedeniyle öğrencimize ve ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, öğrencimizin sağlık durumu başta olmak üzere sürecin titizlikle takip edildiğini kamuoyunun bilgisine sunuyoruz" ifadelerine yer verildi.
Klinik Psikolog Ata: "Akran zorbalığı büyük bir resmin küçük bir parçası"
02 Ekim 2025 Perşembe - 09:45 Klinik Psikolog Ata: "Akran zorbalığı büyük bir resmin küçük bir parçası" Klinik Psikolog Yağız Ata, akran zorbalığı konusunda ailelerin önemli rol oynadığını belirterek, "Sorunun çözümü çok basit. Çocuklarınıza dokunun. Çocuklarınızı anlamaya çalışın. Kısacası çocuklarınızın içinde kopan fırtınayı duyun" dedi. Akran zorbalığı, bir çocuğun bir veya birden fazla akranı tarafından tekrar tekrar ve kasıtlı biçimde kötü muameleye maruz kalması olarak tanımlanıyor. Çanakkale’nin Biga ilçesinde okulda arkadaşı Y.C. (14) tarafından feci şekilde darbedilen M.D.Y. (14) adlı öğrencinin 7 gündür yoğun bakımda olduğu öğrenilirken, Klinik Psikolog Yağız Ata bu durumun son zamanlarda çocuklar arasında artan bir durum olduğuna dikkat çekti. Psikolog Ata, "Biga’da yaşanan elim bir olay, üzücü bir olay. Bu olayda da çocuklarda ciddi bir öfke, ciddi bir tahammülsüzlük, ciddi bir neden sonuç ilişkisi kuramama gibi durumlar var" diye konuştu. Akran zorbalığının üç çeşidi var Akran zorbalığının üç çeşidi olduğuna değinen Klinik Psikolog Yağız Ata, "Akran zorbalığı özellikle son dönemde çocuklar arasında çok artan bir durumdur. Akran zorbalığının birçok sebebi vardır. Tabii ki bunlar ebeveyn tutumları, yanlış sosyal politikalar, eğitim eksikliği, sosyoekonomik durumlar gibi faktörlerdir. Akran zorbalığını da kendi içerisinde duygusal olarak zorbalık ve fiziksel zorbalık olarak ayırıyoruz. Son dönemde teknolojinin gelişmesiyle beraber de siber zorbalık eklendi. Çocuklar siber yani online, internet ortamında duygusal ve fiziksel olarak zorbalığa maruz kalıyorlar" ifadelerini kullandı. "Çocuklarda ciddi bir öfke, tahammülsüzlük, neden sonuç ilişkisi kuramama gibi durumlar var" Son zamanlarda 18 yaş altı çocuklarda ciddi bir şiddet eğilimi gözlendiğine dikkat çeken Ata, "Özellikle 18 yaş altındaki çocuklarda son dönemde ciddi anlamda şiddet olaylarına tanıklık ediyoruz. Biga’da yaşanan elim bir olay, üzücü bir olay. Bu olayda da çocuklarda ciddi bir öfke, ciddi bir tahammülsüzlük, ciddi bir neden sonuç ilişkisi kuramama gibi durumlar var. Tabii bunlar çocukların bir oyun alışkanlığından kaynaklı olma durumu da var. Oyunlarda çocuklar, onun bir yapay olması ve oyun bittiğinde gerçek hayata bir etkisi olmuyor ama aynı oyundaki durumu gerçek hayatta da yansıttıklarında, yaptıklarında tabii ki burada bir zarar görme durumu oluyor. Bundan dolayı da burada, Biga’da yaşanan bu olayda da bir çocuğumuz maalesef bir kurban yani zorbalanan ve bir çocuğumuz da zorba durumunda. O yüzden akran zorbalığında böyle bir durum var. Burada ailelere şunu öneriyorum; çocuklarını daha iyi tanımalarını, özellikle 18 yaş altındaki ve lise ve dengi okullarda çocukları olan ailelerin çocuklarının ihtiyaçlarını, hayata dair beklentilerini, arkadaşlarıyla olan ilişkilerini, sorunlarını, çocuklarının rahatsızlıklarını daha sağlıklı iletişim kurarak, onları anlamaya çalışarak onlara dokunmalarını ve daha fazla vakit geçirmelerini öneriyorum" şeklinde konuştu. "Çocuklarınızı anlamaya çalışın" Akran zorbalığının aslında çocuklardaki olumsuz değişimin sadece küçük bir parçası olduğunu vurgulayan Psikolog Ata, şöyle devam etti: "Akran zorbalığı büyük bir resmin küçük bir parçasıdır. Bu küçük parça bile ciddi anlamda zarar vermektedir gençlerimize, çocuklarımıza. Burada büyük resme odaklanmamız gerekir. Büyük resimde ise çocuklarımızı bir bitkiye benzetirsek, bir bitkinin solmasını bitkiye bağlayamayız. O bitkinin sulanıp sulanmamasına bağlamalıyız. O yüzden de burada gençlerimiz son dönemde özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın son kabinede de ifade ettiği gibi ’Yasa dışı kumar ve online bahis çok büyük bir sorundur ve bununla mücadele edeceğiz’ açıklamalarına binaen burada çocuklar bu alanlara yöneliyor. Yani akran zorbalığından başlayarak online, çevrim içi bahis, kumar buralara yöneliyorlar. O yüzden buralara yönelmelerinin sebebi de çocukların ailelerinden kopuk olması. Bu noktada anne babalara özellikle seslenelim. Kıymetli anneler babalar sorunun çözümü çok basit. Çocuklarınıza dokunun. Çocuklarınızı anlamaya çalışın. Kısacası çocuklarınızın içinde kopan fırtınayı duyun." Şiddet bulaşıyor Çocukların şiddete bizzat veya dolaylı olarak maruz kalmaları halinde çocuklarda öne çıkabileceğini aktaran Yağız Ata, "Şiddet kavramı şiddete maruz kalan ama bu ev içi şiddet olabilir ama oyunlarda oynanan bir şiddet, görülen bir şiddet olabilir veya başkalarına uygulanan şiddeti görmüş, duymuş, bilmiş olabilir. Kısacası şiddeti yaşamış veya buna tanıklık etmiş kişiler birinci olarak bu şiddete karşı olurlar, tepki gösterirler. Zamanla bu şiddeti kendileri göstermeye başlarlar ve böyle bir döngü olur. Buna biz ‘şema kimyası’ diyoruz. Yani ilk başta karşı olunan durumu zaman içerisinde insanın kendi uygulaması demektir. İlk başta bizim önleyici hizmetlere dikkat çekip, şiddeti oluşmadan önce engellememiz gerekir" dedi. "Burada krizin sonucuna göre değil, krizin başına odaklanmamız gerek" Zorbalanan ve zorbalayan çocukların da herkesin çocuğu olduğunu söyleyen Ata, çözüm odaklı yaklaşılması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şu sözlerle bitirdi: "Suça sürüklenen veya suça itilen çocuklarda bunu bir kriz olarak eğer isim verirsek, burada krizin sonucuna göre değil, krizin başına odaklanmamız gerektiğini toplum olarak, bu suça itilen, suça sürüklenen çocukların neden suça sürüklendiğini, bu eylemi neden yaptıklarını ve bunun olmaması için neler yapılması gerektiğine odaklanmamız, bakmamız gerekir. Ne konuştuk? Akran zorbalığını konuştuk ve akran zorbalığının kendi içerisindeki alt zorbalıkları konuştuk. Bu da bunun bir parçası. O yüzden bunları hepsini ayrı konular olarak düşünemeyiz. Hepsi bir bütün, yani büyük bir resim. Burada suça sürüklenen çocuklar veya suça itilen çocukların oluşmasında aynı akran zorbalığındaki gibi ortak bir şekilde ebeveyn tutumları, sosyal ekonomik durumlar, sosyal politikalar, eğitim yetersizliği, denetim eksikliği; bunlar hepsi bir parça. O yüzden şunu unutmayalım, akran zorbalığı yapan çocuklar, gençler de suça sürüklenen veya itilen çocuklar, gençler. Hepsi bizim çocuklarımız ve bu çocukların bu hale dönüşmemesini sağlamamız gerekir."
Klinik Psikolog Ata: "Akran zorbalığı büyük bir resmin küçük bir parçası"
02 Ekim 2025 Perşembe - 09:43 Klinik Psikolog Ata: "Akran zorbalığı büyük bir resmin küçük bir parçası" Klinik Psikolog Yağız Ata, son zamanlarda yaşanan akran zorbalığı konusuna değinerek ailelerin burada önemli rol oynadığını vurguladı. Ata, "Sorunun çözümü çok basit. Çocuklarınıza dokunun. Çocuklarınızı anlamaya çalışın. Kısacası çocuklarınızın içinde kopan fırtınayı duyun" dedi. Akran zorbalığı, bir çocuğun bir veya birden fazla akranı tarafından tekrar tekrar ve kasıtlı biçimde kötü muameleye maruz kalması olarak tanımlamakta. Klinik Psikolog Yağız Ata, bu durumun son zamanlarda çocuklar arasında artan bir durum olduğuna dikkat çekti. 25 Eylül saat 15.35’te Çanakkale’nin Biga ilçesinde bulunan Biga İÇDAŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir akran zorbalığı yaşandı. Öğrencilerden M.D.Y.(14), arkadaşı Y.C.(14) tarafından feci şekilde darp edildi. M.D.Y.’nin yoğun bakımdaki 7’nci gününde durumunun hala kritik olduğu öğrenildi. Konu hakkında açıklamalarda da bulunan Psikolog Ata; "Biga’da yaşanan elim bir olay, üzücü bir olay. Bu olayda da çocuklarda ciddi bir öfke, ciddi bir tahammülsüzlük, ciddi bir neden sonuç ilişkisi kuramama gibi durumlar var" diye konuştu. Akran zorbalığın 3 çeşidi var Akran zorbalığının 3 çeşidi olduğuna değinen Klinik Psikolog Yağız Ata, "Akran zorbalığı özellikle son dönemde çocuklar arasında çok artan bir durumdur. Akran zorbalığının birçok sebebi vardır. Tabii ki bunlar ebeveyn tutumları, yanlış sosyal politikalar, eğitim eksikliği, sosyoekonomik durumlar gibi faktörlerdir. Akran zorbalığının da kendi içerisinde duygusal olarak zorbalık ve fiziksel zorbalık olarak ayırıyoruz. Son dönemde teknolojinin gelişmesiyle beraber de siber zorbalık eklendi. Çocuklar siber yani online, internet ortamında duygusal ve fiziksel olarak zorbalığa maruz kalıyorlar" ifadelerini kullandı. "Çocuklarda ciddi bir öfke, tahammülsüzlük, neden sonuç ilişkisi kuramama gibi durumlar var" Son zamanlarda 18 yaş altı çocuklarda ciddi bir şiddet eğilimi gözlendiğine dikkat çeken Psikolog Yağız Ata, "Özellikle 18 yaş altındaki çocuklarda son dönemde ciddi anlamda şiddet olaylarına tanıklık ediyoruz. Biga’da yaşanan elim bir olay, üzücü bir olay. Bu olayda da çocuklarda ciddi bir öfke, ciddi bir tahammülsüzlük, ciddi bir neden sonuç ilişkisi kuramama gibi durumlar var. Tabi bunlar çocukların bir oyun alışkanlığından kaynaklı olma durumu da var. Oyunlarda çocuklar, onun bir yapay olması ve oyun bittiğinde gerçek hayata bir etkisi olmuyor ama aynı oyundaki durumu gerçek hayatta da yansıttıklarında, yaptıklarında da tabii ki burada bir zarar görme durumu oluyor. Bundan dolayı da burada, Biga’da yaşanan bu olayda da bir çocuğumuz maalesef bir kurban yani zorbalanan ve bir çocuğumuz da zorba durumunda. O yüzden akran zorbalığında böyle bir durum var. Burada ailelere şunu öneriyorum, çocuklarını daha iyi tanımalarını, özellikle 18 yaş altındaki ve lise ve dengi okullarda çocukları olan ailelerin, çocuklarının ihtiyaçlarını, hayata dair beklentilerini, arkadaşlarıyla olan ilişkilerini, sorunlarını, çocuklarının rahatsızlıklarını daha sağlıklı iletişim kurarak, onları anlamaya çalışarak onlara dokunmalarını ve daha fazla vakit geçirmelerini öneriyorum" şeklinde konuştu. "Çocuklarınıza dokunun. Çocuklarınızı anlamaya çalışın" Akran zorbalığının aslında çocuklardaki olumsuz değişimin sadece küçük bir parçası olduğunu vurgulayan Psikolog Ata, cümlelerine şöyle devam etti ;"Akran zorbalığı büyük bir resmin küçük bir parçasıdır. Bu küçük parça bile ciddi anlamda zarar vermektedir gençlerimize, çocuklarımıza. Burada büyük resme odaklanmamız gerekir. Büyük resimde ise çocuklarımızı bir bitkiye benzetirsek bir bitkinin solmasını bitkiye bağlayamayız. O bitkinin sulanıp sulanmamasına bağlamalıyız. O yüzden de burada gençlerimiz son dönemde özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın son kabinede de ifade ettiği gibi yasa dışı kumar ve bahis online internetten oynanan bu çok büyük bir sorundur ve bununla mücadele edeceğiz açıklamalarına binaen burada çocuklar bu alanlara yöneliyor yani akran zorbalığından başlayarak online, çevrim içi, bahis, kumar buralara yöneliyorlar. O yüzden buralara yönelmelerinin sebebi de çocukların ailelerinden kopuk olması. Bu noktada anne babalara özellikle seslenelim. Kıymetli anneler babalar. Sorunun çözümü çok basit. Çocuklarınıza dokunun. Çocuklarınızı anlamaya çalışın. Kısacası çocuklarınızın içinde kopan fırtınayı duyun." Şiddet bulaşıyor Çocukların şiddete bizzat veya dolaylı olarak maruz kalmaları halinde çocuklarda öne çıkabileceğini aktaran Yağız Ata, "Şiddet kavramı şiddete maruz kalan ama bu ev içi şiddet olabilir ama oyunlarda oynanan bir şiddet, görülen bir şiddet olabilir veya başkalarına uygulanan şiddeti görmüş, duymuş, bilmiş olabilir. Kısacası şiddeti yaşamış veya buna tanıklık etmiş kişiler birinci olarak bu şiddete karşı olurlar, tepki gösterirler. Zamanla, zamanla bu şiddeti kendileri göstermeye başlarlar ve böyle bir döngü olur. Buna biz ‘Şema Kimyası’ diyoruz. Yani ilk başta karşı olunan duruma zaman içerisinde insanın kendi uygulaması demektir. ilk başta bizim önleyici bir hizmetlere dikkat çekip şiddeti oluşmadan önce engellememiz gerekir" dedi. "Burada krizin sonucuna göre değil, krizin başına odaklanmamız gerek" Zorbalanan ve zorbalayan çocukların da herkesin çocuğu olduğunu söyleyen Ata, çözüm odaklı yaklaşılması gerekliliği konusu üzerinde durarak konuşmasını şu sözlerle bitirdi: "Suça sürüklenen veya suça itilen çocuklarda, bunu bir kriz olarak eğer isim verirsek, burada krizin sonucuna göre değil, krizin başına odaklanmamız gerektiğini toplum olarak, bu suça itilen, suça sürüklenen çocukların neden suça sürüklendiğini, bu eylemi neden yaptıklarını ve bunun olmaması için neler yapılması gerektiğini odaklanmamız, bakmamız gerekir. Ne konuştuk? Akran zorbalığını konuştuk ve akran zorbalığının kendi içerisindeki alt zorbalıkları konuştuk. Bu da bunun bir parçası. O yüzden bunları hepsini ayrı konular olarak düşünemeyiz. Hepsi bir bütün, yani büyük bir resim. Burada suça sürüklenen çocuklar veya suça itilen çocukların oluşmasında Aynı akran zorbalığındaki gibi ortak bir şekilde ebeveyn tutumları, sosyal ekonomik durumlar, sosyal politikalar, eğitim yetersizliği, denetim eksikliği bunlar hepsi bir parça. O yüzden şunu unutmayalım. Akran zorbalığı yapan çocuklar, gençler de suça sürüklenen veya itilen çocuklar, gençler de hepsi bizim çocuklarımız ve bu çocukların bu hale dönüşmemesini sağlamamız gerekir."
Çanakkale’de sınıf arkadaşı tarafından feci şekilde darbedilen çocuğun yoğun bakımdaki mücadelesi sürüyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 17:14 Çanakkale’de sınıf arkadaşı tarafından feci şekilde darbedilen çocuğun yoğun bakımdaki mücadelesi sürüyor Çanakkale’de sınıf arkadaşı Y.C. tarafından darbedilen M.D.Y.’nin ağır yaralandığı için yoğun bakımda tedavisi devam ediyor. M.D.Y.’nin yoğun bakımdaki 6’ncı gününde durumunun hala kritik olduğu öğrenildi. Olay, 25 Eylül saat 15.35’te Biga ilçesinde bulunan Biga İÇDAŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre M.D.Y. (14), Y.C.’nin (14) ayağına bastı. Bunun üzerine Y.C., M.D.Y.’ye yumruk attı. M.D.Y., yumruğun etkisiyle kafasını sıraya çarparak yere düştü. Y.C. ise, yerde yatan M.D.Y.’yi tekme ve yumruklarla darbetmeye devam etti. Nöbetçi öğretmen, kavgayı ayırdıktan sonra durumu 112 sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri geldi. M.D.Y.’nin kalbinin durduğunu belirlenmesinin üzerine ambulansta yapılan müdahalenin ardından kalp sağlık ekipleri tarafından tekrar çalıştırıldı. Ağır yaralı M.D.Y., önce Biga Devlet Hastanesi’ne ardından Çanakkale Üniversite Hastanesi’nde tedavi altına alındı. M.D.Y.’nin beyin kanaması geçirdiği ve birçok organında hasar meydana geldiği ortaya çıktı. Öte yandan, gözaltına alınan Y.C., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Y.C., çıkarıldığı mahkemece ’adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklandı. Çanakkaleli motorculardan aileye destek 1915 Çanakkale Motosikletli Kuryeler Derneği, baba Hasan Yıldız ve anne Çiğdem Yıldız’ı hastanede ziyaret ederek destek verdi. Ziyaret sonrası oğlunun son durumu hakkında açıklama yapan baba Yıldız, "Oğlumun durum aynı şekilde stabil, yoğun bakım ünitesinde uyutuluyor. Durumun ağır olduğu söyleniyor. Biz üzgünüz, başka aileler de üzülmesin, bunlar için önlemler alınsın. Okullara güvenlik, sağlık personeli yerleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bizim canımız yandı, başkasının canı yanmasın. Soruşturma aşamasının devam ettiğini biliyoruz. Biz çocuğumuzun şu anda sağlığıyla meşgulüz" dedi. "Demek ki onlar da böyle bir aile ki çocuğuna yansıtmışlar" Anne Çiğdem Yıldız da oğullarını darbeden Y.C.’nin ailesinin de kendileriyle iletişime geçmediğini belirterek, "Benim oğlum yandı, başka evlatlar yansın istemiyorum. Birlik zamanı, hiç kimse bizi yalnız bırakmasın. Biz dik duruyoruz, oğlumuz iyileşecek inanıyorum ki. Ama bu suçlular suçsuz kalmasın. Avukatlardan, her şeyden destek bekliyoruz. Hani yalnız bırakmasınlar evladımı. Biz bırakmıyoruz ama devletimizden de bırakmamalarını istiyorum. Benim ciğerim yandı. Hiçbir ailenin ciğeri yanmasın, evlatsız kalmasın. Karşı taraftan kimse aramadı. Çocuğun zaten ailedir yansıması. Demek ki onlar da böyle bir aile ki çocuğuna yansıtmışlar. Benim oğlum ona tepki verebilirdi. Ama sonuçta benim oğlum karınca incitmesini bilmediği için bu hale geldi. Kendini savunsaydı bu hale gelmezdi benim oğlum. Aile bir cani yetiştirmiş. Çocuğa baktığın zaman aileyi görüyorsun zaten. Bence ailecek caniler. Yoksa bu olay bizim başımıza gelmezdi yani. Umudumu hiçbir zaman yitirmiyorum. Benim oğlum uyanacak. Bugün olmazsa 3 ay sonra, 3 ay sonra olmazsa 1 yıl sonra benim oğlum uyanacak. Ona eminim. Allah’ıma güveniyorum, inanıyorum. Ama o cani neyse suçu çeksin, ömür boyu çıkamasın hapisten. Ben nasıl evlat için yanıyorsam, o çocuğa cani dedikleri an benim ciğerlerim nasıl yandıysa annesinin ciğerleri de yansın istiyorum. Sağ olsunlar, Allah razı olsun. Hiç kimse bizi yalnız bırakmıyor, yalnız değiliz biz. Tüm destek verenlere teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.