Yerel Haberler
Çanakkale
Çanakkale Tarihi Alan’da Çocuk Ziyaret Pasaportu projesi hayata geçirildi 22 Şubat 2026 Pazar - 10:12:15 Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’na bağlı Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi tarafından hayata geçirilen Çanakkale Tarihi Alan’da Çocuk Ziyaret Pasaportu projesi çocukların Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezine gezmesiyle başladı. Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, çocuklara pasaportlarını dağıtarak, pasaportlarını ilk mührü vurdu. Çocuklar Tarihi Alan içinde bulunan 11 ayrı ziyaret noktasını gezip, yetkililere pasaporta kaşe bastıracak. Projeyle çocukların tarihi alanı keşfetmeleri, araştırma yapmaları ve alan bilincin arttırmaları amacıyla eğitici ve katılımcı bir deneyim sunulması hedefleniyor. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası; Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57’nci Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesi’yle her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan açık hava müzesi niteliğindeki Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle Çanakkale ruhunu daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına bağlı Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi tarafından Çanakkale Tarihi Alan’da Çocuk Ziyaret Pasaportu projesi hayata geçirildi. Projeyle çocukların tarihi alanı keşfetmeleri, araştırma yapmaları ve alan bilincin arttırmaları amacıyla eğitici ve katılımcı bir deneyim sunulması hedefleniyor. Proje kapsamında çocuklar, aileleriyle birlikte tarihi mekanları yerinde ziyaret ederek öğrenme fırsatı yakalarken, müzeleri, anıtları ve şehitlikleri keşfederek kültürel farkındalıklarını arttıracak. Çocuklar, Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi’ne gelerek 25 Şubat tarihinden itibaren pasaportları ücretsiz alabilecek. Tarihi Alan içinde bulunan 11 ayrı ziyaret noktasını gezdikten sonra pasaportları görevli personel tarafından özel kaşelerle damgalanacak. Tüm ziyaretlerini ve araştırma görevlerini tamamlayan çocuklar, tekrar Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezine gelerek görevlerini kontrol ettirerek projeye özel hediyelerini alabilecekler. Proje 5 bin kişiyle sınırlı olacak. Çanakkale Tarihi Alan’da Çocuk Ziyaret Pasaportu projesindeki 11 ayrı ziyaret noktası; Anadolu Hamidiye Tabyası Çanakkale Savaşları Tarih Müzesi, Bigalı Kalesi, Kilitbahir Kalesi, Alçıtepe 1915 Siper ve Hilal-i Ahmer Hastanesi Canlandırma Alanı, Seddülbahir Kalesi, Çanakkale Şehitler Abidesi, Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi, Bigalı Atatürk Evi ve Müzesi, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, 57. Piyade Alayı Şehitliği ve Conkbayırı Atatürk Zafer Anıtı’ndan oluşuyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir’in katılımıyla Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezinde proje start aldı. Çanakkale Tarihi Alan’da Çocuk Ziyaret Pasaportu projesi çocukların Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezine gezmesiyle başladı. Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, çocuklara pasaportlarını dağıtarak, pasaportlarını ilk kaşe ile damgaladı. Çanakkale Tarihi Alan’da Çocuk Ziyaret Pasaportu projesini hayata geçirdiklerini belirten Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "11 tane müzemiz var. Bu müzeleri tamamen gezip, mührü bastırdığınız zaman size çok sürpriz bir hediyemiz olacak. Çok beğeneceksiniz. Ama bundan daha önemlisi Çanakkale’deki o güzel yerleri, atalarımızın ne kadar büyük iş yaptığını, Çanakkale’nin nasıl Geçilmez yapıldığını daha iyi anlayacaksınız. O yüzden hem Mehmetçiğe saygılı olmak, hem de tarihimizi daha iyi anlamamız için bu aktiviteyi başlatıyoruz. Bende çok heyecanlıyım ama Tarihi Alan Başkanlığı olarak sizi burada görmekten dolayı da çok mutluyuz. Çünkü çocuklarımız bizim için gelecektir. Eğer sizler Çanakkale Ruhunu daha iyi hissederseniz. Eğer ciğerlerinize teneffüs ederseniz, Nefes aldığınızda Çanakkale Ruhunu hissederseniz geleceğe daha güvenle yürüyeceksiniz. Geleceğimiz daha aydınlık olacak. Ecdadımızı, tarihimiz, daha iyi anlamış olacağız" dedi.
Arşivlerde unutulan Çanakkale türküleri yapay zeka desteğiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:18 Arşivlerde unutulan Çanakkale türküleri yapay zeka desteğiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor Çanakkale’de Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç tarafından yürütülen proje ile TRT Türk Halk Müziği Repertuarına kayıtlı olmasına rağmen yörede icracıları kalmayan, unutulmaya yüz tutmuş türküler yapay zeka desteğiyle yeniden yorumlanarak vatandaşlarla buluşturuluyor. TRT Türk Halk Müziği Repertuar kayıtlarında Çanakkale’de 1947 yılından itibaren yapılan çeşitli derleme faaliyetleriyle 40’a yakın türkü ve oyun-zeybek havasının derlenerek kaydedilip notalarının çıkarıldı. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç, repertuarda kayıtları bulunan ve yörede eskisi gibi icra edilmeyen Çanakkale türkülerini tespit ederek 25 saniye ila 1,5 dakika arasında değişen ses ve nota kayıtlarını deşifre etti. Bu eserleri bağlama ile çalışıp destek alınan yapay zekâ programına kaydetti. Sonrasında ise üzerinde çeşitli düzenlemeler yaparak Çanakkale yöresi türkü kültürünün icra, ezgi ve enstrüman yapısına uygun olarak nihai kayıtları elde etti. Çalışmalar neticesinde ‘Çanakkale Türküleri-I’ başlıklı 8 eserden oluşan albüm oluştu. Doç. Dr. Mustafa Dinç, "Çanakkale yöresinde de 9-8’lik roman müziği dediğimiz müziklerin icra edildiğini görüyoruz. Bu tekdüzelik veya yozlaşmaya karşı da aslında bir önlem oldu bizim yaptığımız çalışma. Çanakkale türkü kültürünün bir kat daha zengin olduğunu anlatmaya çalışıyoruz böylelikle" dedi. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç, yapay zeka ile Çanakkale türklerini gün yüzüne çıkarmaya yönelik çalışmaları hakkında şunları söyledi: "Çanakkale türküleri olarak kamuoyunun bildiği türküler daha önce çeşitli albümlere, çalışmalara konu edilmiş türküler var. İşte; Sıra sıra Siniler, Karyolamın Demiri, Balıkesir Yolunda, Evreşe Yolları gibi çeşitli türkülerin çıktığını görüyoruz. Fakat TRT Türk Halk Müziği repertuarına baktığımızda bunlardan daha fazla Çanakkale’de kaydedilmiş, derlenmiş ve notaya alınmış türkülerin olduğunu keşfettik. Böylelikle bunları yeniden yapay zeka desteğiyle kamuoyuna duyurup Çanakkalelilerin dinlemelerine sunmayı düşündük ve böylece bir proje başlatmış olduk." Doç. Dr. Mustafa Dinç, öğrencileri ile yaptığı ders esnasında böyle bir fikirin ortaya çıktığını söyleyerek "Esasında bu proje, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinde Türk Dil Edebiyatı Bölümünde okutmakta olduğum Uygulamalı Halk Bilimi dersinin bir ürünü oldu. Daha doğrusu çıkış noktası bu dersimiz oldu. Biz Uygulamalı Halk Bilimi derslerinin kapsamında halk biliminin 21. yüzyıldaki seyriyle ilgili veya kentleşme gibi toplumsal dinamiklerin halk bilimini nasıl değiştirip dönüştürdüğü veya folklorik ürünlerin bunlar arasında nasıl yer aldığıyla ilgili konuşuyorduk. Öğrencilerimizin pek çoğu da son bir yıldır gündemde olan bu yapay zeka araçlarıyla türkülerin yeniden yorumlanmış hallerine aşırı ilgi gösterdiklerini söylediler. Bunların da uygulamalı halk bilimi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışıyorduk derslerimizde. Hasılı biz neden denemiyoruz diyerek başladık ve bu proje ortaya çıktı" dedi. Çanakkale yöresine ait müziklerin yozlaştığını ve değiştiğini vurgulayan Mustafa Dinç, bu projenin bunun önüne geçmesini hedeflediklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Projede konumuz Çanakkale’nin türküleriydi. Bildiğimiz pek çok türkü var aslında yani 12-13 tane kamuoyuna mal olmuş Çanakkale türküleri olarak işte çeşitli albümlerde çeşitli sanatçıların seslendirdiği türküler var. Bizim yaptığımız iş ise bunların haricindeki yani literatüre bir bakıyoruz ya da Türk Halk Müziği TRT Repertuarına bir baktığımızda 37 tane türkünün, 8 tane de oyun havasının veya zeybek havasının olduğunu görüyoruz. Bunlar arasında 1947’de Nida Tüfekçi, Muzaffer Sarısözen, Saniye Can, Ankara Üniversitesi, Devlet Konservatuarı gibi kişi ve kurumların derlediği 1947’den itibaren pek çok eserin olduğunu gördük ve bunların pek çoğunun da günümüz Çanakkale halkı arasında bilinmediğini gördük. Ben de Çanakkaleliyim, ne düğünlerimize ne derneklerimize bunlar çalınıyor, icra ediliyor. Kaldı ki zaten günümüz türkü kültürüne baktığımızda bir tektipleşmenin olduğunu görüyoruz. Bir maalesef yozlaşmanın olduğunu görüyoruz. Ortak bazı iki dörtlük, dört dörtlük türkülerin devam ettiğini veya popüler, tüm yurt çapında popüler olan türkülerin veya eserlerin düğünlerde çalındığını. Çanakkale yöresinde de 9-8’lik roman müziği dediğimiz müziklerin icra edildiğini görüyoruz. Bu yozlaşmaya karşı da aslında bir önlem oldu bizim yaptığımız çalışma. Deneysel Türküler isimli kanalımızda, müzik platformlarında paylaşmaya başladık. Tabii güzel de geri dönüşler alıyoruz. Çanakkale türkü kültürünün bir kat daha zengin olduğunu anlatmaya çalışıyoruz böylelikle."
Karabiga’da Yakamoz Otel sıfır maliyetle yenilendi
08 Şubat 2026 Pazar - 10:16 Karabiga’da Yakamoz Otel sıfır maliyetle yenilendi Karabiga Belediyesi’ne ait Yakamoz Otel ve Restoran’da, yeni kiracı tarafından gerçekleştirilen kapsamlı tadilat çalışmaları tamamlandı. Yenilenen tesisi Belediye Başkanı Ahmet Elbi, belediye meclis üyeleriyle birlikte yerinde inceleyerek son durumu değerlendirdi. 1987 yılında Karabiga’da hizmete açılan ve yaklaşık 30 yıl boyunca aynı kiracı tarafından işletilen Yakamoz Otel, Başkan Elbi’nin ikinci döneminde yeniden ihale edilerek yeni müstecir tarafından yenilendi. Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, meclis üyeleriyle birlikte tadilatı tamamlanan Yakamoz Otel’in dönüşüm hikayesini yerinde inceledi. Ziyaret sırasında yapılan açıklamalar, projenin sadece bir inşaat başarısı değil, aynı zamanda bir finansal başarı olduğunu ortaya koydu. Hem belediye kasası korundu hem gelir arttı Yeni kiracı tarafından gerçekleştirilen yatırımla birlikte Yakamoz Otel ve Restoran’ın, Karabiga turizmine önemli katkı sunacak nitelikli bir tesis haline geldiğini ifade eden Başkan Elbi, bu modelin kamu kaynağını koruyan, gelir artıran ve hizmet kalitesini yükselten örnek bir belediyecilik anlayışı olduğuna dikkat çekti. Başkan Elbi, "Bizim anlayışımızda belediyecilik, kamu malına sahip çıkmak, doğru kararlarla şehrin kazancını artırmak ve hizmeti kalıcı hale getirmektir. Bugün Yakamoz Otel’de bunun somut bir örneğini görüyoruz" dedi. Tadilat masrafı işletmeciden, modern tesis Karabiga’dan Otelin kapsamlı tadilat masrafları tamamen tesisi kiralayan yeni işletmeci tarafından karşılandı. Karabiga Belediyesi’nin cebinden bir kuruş çıkmadığını belirten Başkan Elbi, "Belediyemizin bütçesini korumuş olduk. Tadilat için gereken milyonlarca liralık kaynak belediyede kaldı. Düşük kira bedeli yerine, güncel ve yüksek bir gelir modeliyle belediye kasasına giren para miktarı artırıldı. 30 yıllık eski yapı, belediyenin parası yerine müstecir yatırımıyla bölgenin en modern tesisleerinden biri haline geldi" açıklamasında bulundu. "Karabiga kazandı" Başkan Elbi, inceleme sonrası yaptığı değerlendirmede, "Bu sadece bir otel yenileme projesi değil, Karabiga’nın kaynaklarını en akılcı şekilde kullanma vizyonumuzun bir sonucudur. Cebimizden para çıkmadığı gibi, beldemize değer katan, geliri yüksek bir tesis kazandırdık. Ne kadar doğru bir hamle yaptığımız bugün ortaya çıkan muazzam tabloyla tescillenmiş oldu" dedi. Yenilenen Yakamoz Otel ve Restoran’ın, hem Karabiga’nın sosyal yaşamına hem de bölge turizmine canlılık kazandırması bekleniyor.
250 bin dekar alanı sulayan Bayramiç Barajı’nda su seviyesi yüzde 100’e ulaştı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 11:49 250 bin dekar alanı sulayan Bayramiç Barajı’nda su seviyesi yüzde 100’e ulaştı Çanakkale’de, çok sayıda su kaynağına sahip olduğu için mitolojide adı ’Bin Pınarlı İda’ olarak geçen Kaz Dağları’ndan beslenen, 96 milyon 500 bin metreküp su kapasitesine sahip, 250 bin dekar alanı sulayan Bayramiç Barajı’nda Ocak ayındaki yağışlarla birlikte yüzde 100’e ulaştı. Yaz aylarında yaşanan kuraklık nedeniyle Türkiye’deki barajlardaki doluluk oranları ciddi şekilde düşüş yaşandı. Kuraklık, Çanakkale’deki barajları da tehdit ederken, Çanakkale merkez ve ilçelerinde, yeterli miktarda yağış alamayınca barajlardaki su seviyesi düştü. Son haftalardaki yağışlarla birlikte barajlardaki su seviyesi de yükselmeye başladı. Çok sayıda su kaynağına sahip olduğu için mitolojide adı ’Bin Pınarlı İda’ olarak geçen Kaz Dağları’ndan beslenen 96 milyon 500 bin metreküp su kapasitesine sahip Bayramiç Barajındaki su seviyeleri de son yağışlarla birlikte artış gösterdi. Geçen yıl Aralık ayında kuraklık nedeniyle yüzde 20’lere kadar düşen Bayramiç Barajı Ocak ayındaki yağışlarla birlikte doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı. Çanakkale’de çiftçinin yangın, kuraklık ve sıcaklık nedeniyle 2025 yılının zor geçtiğini belirten Ziraat Odası Başkanı Ufuk Ünver, "Üreticimiz için ise hem ürün deseni de hem de ürün fiyatlandırmasında zor bir yıl geçirdi. 2026 yılı itibarıyla yani Ocak ayı artık bitti, Şubat ayının başındayız. 2026 yağmur açısından iyi başladı, bol bereketli yağmurlar alıyoruz. Şu an barajlarımız dolma seviyesine geldi. Bizim için Çanakkale’de çok önemli tarım için çok önemli barajların bir tanesi bildiğiniz gibi Bayramiç barajı. Bayramiç barajı üç tane ilçe hitap ettiği için çok önem arz ediyor. Üç tane ilçenin aynı zamanda üreticinin yaşam damarı, yaşamına, üretimine bağlı bir baraj burası ve aynı zamanda dünyanın gözbebeği olan kaz Dağları’nda gelen suyla beslenen bir barajımız. Bu yıl su olarak sıkıntı çekmeyeceğimizi ümit ediyoruz ama bu hiç çekmeyeceğimiz su sıkıntısı olmayacak anlamına gelmiyor" dedi.