Yerel Haberler
Çankırı
Çankırı ve Kastamonu’da doğum sayısı düştü 21 Mayıs 2026 Perşembe - 20:41:40 Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı Doğum İstatistikleri’ne göre, Çankırı ve Kastamonu’da canlı doğan bebek sayısı bir önceki yıla göre azaldı. 2 ilde 2025 yılında toplam 4 bin 567 bebek dünyaya geldi. TÜİK verilerine göre, Çankırı’da 2024 yılında bin 803 olan canlı doğan bebek sayısı, 2025 yılında bin 660’a geriledi. Kentte dünyaya gelen bebeklerin yüzde 50,4’ü erkek, yüzde 49,6’sı kız oldu. Toplam doğurganlık hızı ise 2024 yılında 1,37 iken 2025 yılında 1,28’e düştü. Çankırı’da doğumların en fazla 25-29 yaş grubundaki annelerde gerçekleştiği görüldü. Bu yaş grubunda 2024 yılında 755 doğum yaşanırken, 2025 yılında bu sayı 635 oldu. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27 olarak kayıtlara geçti. Kaba doğum hızı da binde 8,9’dan binde 8,3’e geriledi. Kastamonu’da da benzer bir düşüş yaşandı. Kentte 2024 yılında 3 bin 62 olan canlı doğan bebek sayısı, 2025 yılında 2 bin 907’ye düştü. Bebeklerin yüzde 51’i erkek, yüzde 49’u kız olarak kayıtlara geçti. Toplam doğurganlık hızı ise 1,32’den 1,28’e geriledi. Kastamonu’da doğumların en fazla görüldüğü yaş grubu yine 25-29 oldu. Bu yaş grubunda 2024 yılında bin 148 doğum gerçekleşirken, 2025 yılında sayı bin 107’ye düştü. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,6 oldu. Kaba doğum hızı ise binde 7,9’dan binde 7,6’ya geriledi.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:16 Çankırı’nın tescilli lezzeti: "Yazma çöreği" Çankırı’nın geleneksel tescilli lezzeti yazma çöreği, kente gelen ziyaretçilerin en çok tercih ettiği tatlar arasında yer alıyor. Çankırı’da cevizli iç harcı, kat kat yapısı ve taş fırında pişirilmesiyle bilinen coğrafi işaretli lezzetlerinden yazma çöreği, yıllardır evlerde yapıldığı gibi restoranlarda da sofraları süslüyor. 2023 yılında coğrafi işaretle tescillenen yazma çöreği, yerli ve yabancı turistlerden de ilgi görüyor. Hafif yapısı ve mideyi rahatsız etmeyen özelliğiyle bilinen lezzet, taş fırında pişirilerek sofralara sunuluyor. Yazma çöreğinin geleneksel yöntemlerle hazırlandığını belirten aşçı Nuray Pulat İHA muhabirine yaptığı açıklamada, hamurun maya, tuz, un ve su ile yoğrulduğunu söyledi. Mayalanan hamurun bezeler halinde açıldığını ifade eden Pulat, "Açılan hamurların arasına bolca ceviz serpilerek kat kat hazırlanır. Daha sonra hamur dikkatlice kapatılarak tepsiye yerleştirilir. Elle bastırılarak şekil verilen çörek taş fırında pişirilir. Pişme aşamasında üzerine tereyağı sürülür. Fırından çıkmasına yakın tekrar yağlanarak üzerinin kızarması sağlanır" dedi. Yazma çöreğinin Çankırı mutfağında önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Pulat, "Kat kat yapısı ve tereyağının verdiği aroma sayesinde yazma çöreği hem yumuşak hem de oldukça lezzetli olur. Hafif yapısı sayesinde mideyi rahatsız etmez ve uzun süre tazeliğini korur. Çankırı’da özellikle bayramlarda, düğünlerde, imecelerde ve özel günlerde sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alır. Geçmişten günümüze ulaşan geleneksel bir tattır. Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin de yoğun ilgisini çekmektedir" diye konuştu.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:13 Çankırı’nın tescilli lezzeti: Yazma çöreği Çankırı’nın coğrafi işaretli yöresel lezzeti yazma çöreği, cevizli iç harcı, kat kat yapısı ve taş fırında pişirilmesiyle kente gelen ziyaretçilerin en çok tercih ettiği tatlar arasında yer alıyor. Çankırı’da coğrafi işaretli lezzetlerinden biri olan yazma çöreği, uzun yıllardır evlerde yapıldığı gibi restoranlarda da sofraları süslüyor. 2023 yılında coğrafi işaretle tescillenen yazma çöreği, yerli ve yabancı turistlerden de ilgi görüyor. Hafif yapısı ve mideyi rahatsız etmeyen özelliğiyle bilinen lezzet, taş fırında pişirilerek sofralara sunuluyor. Yazma çöreğinin geleneksel yöntemlerle hazırlandığını belirten aşçı Nuray Pulat İHA muhabirine yaptığı açıklamada, hamurun maya, tuz, un ve su ile yoğrulduğunu söyledi. Mayalanan hamurun bezeler halinde açıldığını ifade eden Pulat, "Açılan hamurların arasına bolca ceviz serpilerek kat kat hazırlanır. Daha sonra hamur dikkatlice kapatılarak tepsiye yerleştirilir. Elle bastırılarak şekil verilen çörek taş fırında pişirilir. Pişme aşamasında üzerine tereyağı sürülür. Fırından çıkmasına yakın tekrar yağlanarak üzerinin kızarması sağlanır" dedi. Yazma çöreğinin Çankırı mutfağında önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Pulat, "Kat kat yapısı ve tereyağının verdiği aroma sayesinde yazma çöreği hem yumuşak hem de oldukça lezzetli olur. Hafif yapısı sayesinde mideyi rahatsız etmez ve uzun süre tazeliğini korur. Çankırı’da özellikle bayramlarda, düğünlerde, imecelerde ve özel günlerde sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alır. Geçmişten günümüze ulaşan geleneksel bir tattır. Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin de yoğun ilgisini çekmektedir" diye konuştu.
Rektör Vekili Aydınlı Karatekin Üniversitesi’ne veda etti
30 Aralık 2016 Cuma - 17:53 Rektör Vekili Aydınlı Karatekin Üniversitesi’ne veda etti Çankırı Karatekin Üniversitesi rektörlüğüne vekâleten atanan Prof. Dr. İbrahim Aydınlı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Denetleme Kurulu Üyeliğine atanması nedeniyle görevinden ayrıldı.28 Temmuz 2016 tarihinde Çankırı Karatekin Üniversitesi’ne rektör vekili olarak atanan Prof. Dr. İbrahim Aydınlı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Denetleme Kurulu Üyeliğine atanması nedeniyle üniversitedeki görevinden ayrıldı.Çankırı Karatekin Üniversitesi Uluyazı Kampüsü Rektörlük Konferans Salonunda, altı aydan bu yana çalıştığı mesai arkadaşlarına veda eden Rektör Vekili Aydınlı, “Kurumsallaşma dediğimiz olgu biraz da niyete bağlıdır. Belirli ilke ve prensipler dahilinde hareket ettiğinizde yaptığınız her şey kurumsallaşmaya katkı sağlıyor. Bu doğrultuda hem Çankırı, hem de Ankara tarafından yaptıklarımız takdir edildi. Bizim buraya gelmemizin sebebi hepinizin malumu. Ülkemiz zor bir süreçten geçse de 2017 yılının Türkiye için bir çıkış zemini oluşturacağını düşünüyorum. Kendi ailemden çok sizleri gördüm. Tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum. Hamdolsun bu zamana kadar telafisi mümkün olmayan hatalı bir işlem yapmadan bugünlere kadar geldik. Şimdiye kadar neler yaptık diye düşündüğümüz zaman üniversitemizin dışarıya bakan yüzünü ele aldık. Üniversitemizin isminin kısaltmasını ÇAKÜ yapmamızın ne kadar doğru olduğunu bizzat YÖK’ten bize söylediler. Faaliyetlerimizde bizi öne çıkaracak tanıtım logomuzu tamamladık. Ama hiçbir zaman burayla alakası olmayan ne bir deyim kullandık, ne de bir profil çizdik. Yine Dış İlişkiler Ofisini düzenlemekle ne kadar doğru bir şey yaptığımızı gördük. Keza Cibutili öğrenciler bizim için bir ilkti ve burada uzun vadeli bir öğrenci ilişkisi kurulması hem örnek hem de ilk oldu.” şeklinde konuştu.Çalışma arkadaşlarından helallik isteyen Aydınlı’ya Prof. Dr. Mehmet Çakır ile Özel Kalem çalışanları hediye ve çiçek takdim etti.
Çankırı’da kar yağışı sevindirdi
29 Aralık 2016 Perşembe - 13:54 Çankırı’da kar yağışı sevindirdi Çankırı’da akşam saatlerinde başlayan kar yağışı nedeniyle kent merkezindeki okullar ile Eldivan, Ilgaz, Kurşunlu, Yapraklı, Orta, Şabanözü ve Çerkeş ilçelerindeki tüm okullar 1 gün tatil edildi. Ayrıca Karatekin Üniversitesi de yoğun yağış nedeniyle eğitime 1 gün ara verdiğini duyurdu.Çankırı’da akşam saatlerinde başlayan kar yağışı etkisini artırdı. Kent merkezinde kar kalınlığı 25 cm’ye ulaşırken sabahın erken saatlerinde dükkânlarını açmak isteyen esnaflar zor anlar yaşadı. Belediye ekipleri erken saatlerde kar mesaisine başlarken, esnaflar da karla kaplı dükkânlarının önlerini açmak için yoğun çaba harcadı. Cumhuriyet Mahallesi’nde asmanın üzerinde toplanan kar kütlesi asmanın çökmesine neden olurken, buz patenine dönen yollarda sürücüler de zor anlar yaşadı.Çankırılılar sabah uyandığında beyaz bir örtüyle karşılaştıklarını belirten Tunç Boran, "Yoğun bir karla uyandık. Neredeyse bütün yollar kapalıydı. İnsanlar işyerlerine gitmekte zorlanıyorlar ama karın muhteşem bir güzelliği var. Çankırı bugün karın güzelliğini ve zorluğunu birlikte yaşıyor. Uzun süredir Çankırı’ya kar yağmıyor diye şikâyet ediyorduk. Çocuklar çok sevinçli ama büyükler bir takım sıkıntılar yaşıyorlar” dedi."Öğrenciler karın tadını çıkardıAkşam saatlerinde başlayan kar yağışı nedeniyle kent merkezindeki okullar ile Eldivan, Ilgaz, Kurşunlu, Yapraklı, Orta, Şabanözü ve Çerkeş ilçelerindeki tüm okullar 1 gün tatil edildi. Ayrıca Karatekin Üniversitesi de yoğun yağış nedeniyle eğitime 1 gün ara verdiğini duyurdu.Okulların tatil olmasını fırsat bilen öğrenciler sokaklarda kardan adam yapıp, kartopu oyna^yara karın tadını çıkarttılar.
Beşiktaşlılardan “Kadına Şiddete Hayır” Konferansı
27 Aralık 2016 Salı - 18:12 Beşiktaşlılardan “Kadına Şiddete Hayır” Konferansı Çankırı Beşiktaşlılar Derneği, kadınların maruz kaldığı fiziksel şiddete dikkat çekmek amacıyla bir konferans düzenledi. 100. Yıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Kadına Yönelik Şiddet ve Travmanın Etkileri” konferansına vatandaşlar ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.Konferansın açılışında konuşan Çankırı Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Oğuzhan Akbaba, kadına yönelik şiddetin bir insan hakkı ihlali olduğuna dikkat çekerek, bunun aynı zamanda hem hukuken, hem de dinen büyük bir suç olduğunu belirtti.Dünyada pek çok kadına fiziksel ve psikolojik şiddet uygulandığını anlatan Akbaba, “Aile içi şiddet ve buna gösterilen tahammül, kadının her alanda söz sahibi olmasının ve güçlenmesinin önünde bir engel oluşturmaktadır. Şiddet gören insanlardan bu şartlar altında hayatlarını sürdürmelerini beklemek, ortamdaki şiddeti desteklemektedir. Uzun yıllardır kadına yönelik şiddetle mücadele için yapılan müdahaleler "koruma" amacında şekillenmiş; ancak şiddeti önleyici yöntemler eksik kalmıştır. Gerek yasal boyutu ile gerekse de toplumsal boyutu ile kadına karşı uygulanan şiddeti henüz tam önleyebilmiş veya durdurabilmiş değiliz.” ifadelerini kullandı.Akbaba, Çankırı Beşiktaşlılar Derneği olarak kadına şiddeti bir ölçüde hafifletebilmek adına, halka uzun vadede ışık tutabilecek bu çalışmayı yaptıklarını sözlerine ekledi.Konferansa konuşmacı olarak katılan Sosyolog ve Psikolog Didem Çengel de, şiddet, kadına şiddet, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet ayırımı, şiddet çeşitleri hakkında detaylı bilgiler verdi.Şiddete ses çıkarmanın yolunu, kendini koruma yolunu gençlerimize iyi öğretmek gerektiğine dikkat Çengen, "Farkında olmadan birçok şiddete maruz kalıyoruz ama bunun farkında bile olmuyoruz. Şiddete maruz kalanların yüzde 48’i söylemekten çekiniyor. Şiddete sessiz kalmamalıyız, bunu gür bir sesle dile getirmeliyiz.” dedi.
Yaran geleneği kayıt altına alınıyor
27 Aralık 2016 Salı - 16:55 Yaran geleneği kayıt altına alınıyor Çankırı Karatekin Üniversitesi Yaran Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Anadolu sohbet gelenekleri kayıt altına alınıyor.Anadolu’nun birçok bölgesinde farklı veya benzer isim ve içeriklerle yaşayan, Çankırı’da ise "yaren geceleri, yaran sohbetleri", Akşehir, Simav ve Kula’da "Sıra Yarenleri", Dursunbey’de “Barana” diye bilinen sohbet toplantıları, bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılması için kayıt altına alınmaya başlandı.Çankırı Karatekin Üniversitesi Yaran Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Kadir Çayır, Türklerin Orta Asya’dan getirdiği geleneklerden olan sohbet geleneğini gelecek nesillere doğru olarak ulaştırmak için böyle bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.Geleneğin Anadolu’da farklı isimlerle anıldığını dile getiren Çayır, "Kimi yerde Ahilik geleneği içerisinde yaşam alanı bulmuş, kimi yerde de ’toplu çalma-söyleme geleneği’ şeklinde görülen Anadolu Sohbet gelenekleri, özellikle kış geceleri yapılan sohbet gelenekleri veya sıra sohbetleri olarak karşımıza çıkıyor. Ahlaki değerleri, musikisi, eğlenceleri, eğitici ve öğretici yönleri ile ön plana çıkan bu gelenek ülkemizin belirli yerlerinde yaşatılmaya devam ediliyor" dedi."Gelenekleri yerinde izledik"Çalışmalara ilk olarak Çankırı’da başladıklarını vurgulayan Çayır, "Merkez olarak şu ana kadar farklı yerlerde olmak üzere 8 sohbet geleneği üzerine araştırmalarımızı Çankırı ve ilçe-köylerinde gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye de devam edeceğiz. Buralarda sohbet geleneğinin kökenini araştırırken günümüzdeki uygulamasını da kameraya çekerek kayıt altına aldık" diye konuştu.Çankırı’nın ardından Konya ve Balıkesir’de de çalışma yaptıklarını ifade eden Çayır, "Konya/Akşehir’e ve Balıkesir/Dursunbey’e gidip, ’Sıra Yarenleri’ ve ’Barana’ kültürlerini inceleyerek bir saha çalışması yaptık. Orada, günümüzde yaşatılan sohbet gelenekleri var. O gelenekleri yerinde izledik. Bu kültürü geçmişte ve günümüzde yaşayanlarla görüşüp sohbet ettik. Kültürün içerisinde neler var, nasıl icra ediliyor, neler değişmiş noktasında görüntüler aldık ve hepsini arşivledik." ifadelerini kullandı.Ülke genelindeki sohbet geleneklerinin tamamını kayıt altına almaya çalıştıklarını belirten Çayır, "Amacımız bu kültür içerisinde bugüne kadar yaşayan unsurlar ve bugün yaşatılmaya çalışılan unsurları derlemek. Bu kültürde bugüne kadar neler kaybolmuş, neler değişmiş, bunları tekrar bu kültüre kazandırıp ayrıca bu konuda bir arşiv oluşturmak istiyoruz. Öncelikle bir kaynak olarak kitap hazırlayacağız. Sonra sohbet geleneklerinde kullanılan müzikleri CD yapacağız. Bu geleneğe ait görüntülerden de bir belgesel yapıp bunu devlet televizyonunda yayınlatmayı düşünüyoruz." dedi.Çayır, kültürleri gelecek nesillere aktarmanın önemli ve gerekli olduğunu, olduğu gibi yaşatmaya özen gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Başbakanı Koruyan Polislere evinde çorba hazırlayıp dağıttı
27 Aralık 2016 Salı - 16:44 Başbakanı Koruyan Polislere evinde çorba hazırlayıp dağıttı Çankırı’nın Ilgaz ilçesinde yaşayan Seher Koç, 15 Temmuz Ilgaz İstiklal Tüneli açılışında ecdadı Kastamonulu Şehit Şerife Bacı’ya yaraşır bir torun olduğunu gösterdi.15 Temmuz Ilgaz İstiklal Tüneli, Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla dün açıldı. Açılış için yoğun güvenlik önlemleri alınırken, güvenlik güçleri soğuk havaya aldırış etmeden görevlerini başarı ile tamamladı. llgaz ilçesinde yaşayan Koç, soğuk havada güvenlik önlemleri için nöbet tutan görevlilere evinde kendi elleri ile hazırladığı çorbayı ikram etti.Evindeki tüm tencerelere çorba hazırladığını anlatan Seher Koç, “Yaşadığımız son zamanlarda kar, kış, yağmur, çamur demeden ülkemizi emanet ettiğimiz, gözbebeğimiz diye hitap edilen ve tünel açılışı sırasında ilçemiz emniyetini sağlamaya çalışan Özel Harekât Polislerimizin soğukta ifa ettiği görevi görünce yüreğim dayanamadı. Özel Harekât Polislerimiz için; evindeki tüm tencerelerde tarhana çorbası pişirdim. Pişirdiğim tarhana çorbasını ilçemizde kahraman polislerimize ikram ettim. Tüm ilçe, protokolü ağırlama derdindeyken benim yüreğim görev başındaki kahraman polislerimiz için attı” dedi.Koç’un bu nazik hareketi ilçe sakinlerine Milli Mücadele yıllarında kağnı ile cepheye mermi taşıyan Kastamonulu Şehit Şerife Bacı’yı hatırlattı.