Yerel Haberler
Çankırı
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:22 Çankırı’da ihracat Nisan ayında 45 milyon 700 bin dolar oldu Türkiye İstatistik Kurumu tarafından verilen bilgiye göre, Çankırı’da 2026 yılı Nisan ayında ihracat 45 milyon 700 bin dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) ‘Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı. Paylaşılan verilere göre, 2026 yılının Nisan ayında Çankırı’dan yapılan ihracat 45 milyon 700 bin dolar oldu. Gerçekleşen ihracatın ISIC Rev4 ürün sınıflamasına göre dağılımı incelendiğinde ilk sırada 33 milyon 655 bin dolar ile "iç ve dış lastik imalatı" ürün grubu bulundu. Bu ürün grubunu 8 milyon 113 bin dolar ile "makarna, şehriye, kuskus vb. unlu mamullerin imalatı" ve 832 bin dolar ile "öğütülmüş hububat ve sebze ürünleri imalatı" ürün grubu takip etti. Nisan ayında Çankırı’dan ISIC Rev4 sınıflamasına göre 38 farklı ürün grubundan ihracat gerçekleşti. Nisan ayında Çankırı’dan 75 farklı ülkeye ihracat yapılmış olup ilk sırada 11 milyon 319 bin dolar ile Almanya yer aldı. En fazla ihracatın gerçekleştiği ikinci ülke 5 milyon 881 bin dolar ile Birleşik Krallık olurken üçüncü sırada 5 milyon 123 bin dolar ile Macaristan bulundu. Çankırı’nın 2026 yılı Nisan ayındaki ithalatı ise 15 milyon 852 bin dolar oldu. 36 farklı ürün grubunda gerçekleştirilen ithalatta ilk üç sırada, 3 milyon 411 bin dolar ile "tahılların (pirinç hariç), baklagillerin ve yağlı tohumların yetiştirilmesi" ürün grubu, 2 milyon 925 bin dolar "diğer çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerin yetiştirilmesi" ve 2 milyon 253 bin dolar ile "diğer özel-amaçlı makinelerin imalatı" ürün grubu yer aldı. Nisan ayında 32 farklı ülkeden Çankırı’ya yapılan ithalatta ise ilk sırada 3 milyon 778 bin dolar ile Rusya Federasyonu yer aldı. İkinci sırada 2 milyon 607 bin dolar ile Çin, üçüncü sırada 1 milyon 165 bin dolar ile Kotdivuar takip etti. Öte yandan, Nisan ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı Çankırı’da yüzde 288,3 oldu.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:19 Çankırı’da el emeği eserler görücüye çıktı Çankırı’da 18 Mayıs Müzeler Günü kutlamaları kapsamında düzenlenen sergide eskiye dönük el sanatları ürünler vatandaşla buluştu. Çankırı’da, 18 Mayıs Müzeler Günü kutlamaları çerçevesinde düzenlenen sergide çeşitli eskiye dönük el sanatları ürünler vatandaşla buluştu. Çankırı Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, geçmişten günümüze uzanan kültürel mirası yansıtan çok sayıda eser sergilendi. Sergide müzede bulunan tarihi eserlerin resmedildiği çizimler, seramik çalışmaları ve çeşitli el sanatları ürünleri ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Özellikle öğrenciler tarafından hazırlanan desen çalışmaları ve el emeği ürünler dikkat çekti. Sergiyi ziyaret eden vatandaşlar, tarihi eserlerden ilham alınarak hazırlanan çalışmaları inceleme fırsatı buldu. "İki yıldır düzenli olarak bu etkinliğe katılıyoruz" Düzenli olarak etkinliğe katıldıklarını söyleyen Atatürk Ortaokulu Görsel Sanatlar Öğretmeni iki yıldır düzenli olarak bu etkinliğe katılıyoruz. Bu yıl da farklı olarak desen çalışmalarıyla katıldık. Öğrenciler arkeoloji bölümünü gezdiler, ardından Şirin Zerey Koç, "Öğrencilerimizle birlikte çalışmaları atölye ortamında tamamladık. Dileyen öğrenciler karakalem, dileyen ise pastel boya ile çalıştı. Toplamda 22 eserimiz var. Bunlar müzedeki arkeoloji bölümü eserlerinden esinlenilerek yapıldı. Çocuklarımız kendi yorumlarını da katarak güzel çalışmalar ortaya çıkardı. Çalışmalarımızdan iki tanesi karakalem" dedi. "24 farklı seramik çalışmamı getirdim" 24 farklı sereini müzede sergildiğini söyleyen Iğdır Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Elçin Telli, "Çankırı Müzesi’ne 24 farklı seramik çalışmamı getirdim. Her biri iki kez fırınlandı ve 940 derecede pişirildi. Müzeler Günü kapsamında buraya geldim ancak sergim yaklaşık bir ay açık kalacak. Bu sergide üç farklı konuyu ele aldım. Küçük Ağrı Dağı, Büyük Ağrı Dağı ve İnandık Vazosu gibi ürünler yer alıyor. Burada okulları ve vatandaşları ağırlıyoruz. Katılımcılardan yoğun ilgi görüyoruz" diye konuştu. Çankırı Müzesi Müdürü Demet Göçer Yıldız ise "18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü nedeniyle müzemizde çeşitli etkinlikler yaptık. İnsanlarımız mutlu oldu, bizler de mutlu olduk" ifadelerini kullandı.
Gençlik Ve Spor Bakanı Kılıç Muhtarlarla Bir Araya Geldi
21 Ekim 2015 Çarşamba - 15:17 Gençlik Ve Spor Bakanı Kılıç Muhtarlarla Bir Araya Geldi Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu 7 Haziran seçimleri üzerinden eleştirerek, üstü kapalı istifaya çağırdı. Kılıç, "Beklediği oy oranını alamadı. Tek iktidar olamazsak ben bırakacağım demişti. Daha o sözünü yerine getirmek için herhangi bir adım atmadı. Bakalım bekliyoruz" dedi.Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Çankırı’ya gelen Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Çankırı Belediyesi’nin düzenlediği yemekte mahalle muhtarlarıyla bir araya geldi. Burada muhtarlara hitap eden Bakan Kılıç, AK Parti’nin verdiği sözleri yerine getiren bir siyasi oluşum olduğunu belirterek, yapılan çalışmaların bu şekilde devam edeceğini kaydetti.“ORASI TAYYİP ERDOĞAN’IN BİNASI DEĞİL”Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile ilgili eleştirilere yanıt veren Bakan Kılıç, "Orası Recep Tayyip Erdoğan’ın binası değil, orası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanlığı’dır. Devletimizin geçmişimizden gelen, bugünkü ve gelecekteki gücünü temsil eden bir yapıdır" dedi. Çözüm sürecine de değinen Bakan Kılıç, şöyle devam etti:"Bakın sabır göstermek ayrı bir şeydir, gerektiği zaman devletin kudretini ve gücünü göstermek de ayrı bir şeydir. Bunun şartları var, ama sabırlı olun. Cumhurbaşkanımız, başbakan olarak çok sabır gösterdi. Başbakanımız da hükümeti devraldığında çok sabır gösterdi. Ne zaman ki, kamu düzenini bozucu ve polisimize, askerimize silah uzatılacak noktaya gelindiğinde devletimizin kudretini sonuna kadar göstermekte bir saniye bile şüphe etmedik. Bugün yaptığımız çalışmalarla gelinen nokta açık bir şekilde gözüküyor ki, artık sabır kalmadı. Ne diyoruz, terk edecekler ve silahları betona gömecekler ondan sonra bakarız. O zamana kadar kusura bakmasınlar. Verilen imkanları ve şansları kullanamadılar" dedi.MHP’LİLER SİZE HER ŞEYE ’HAYIR’ DESİN DİYE Mİ OY VERDİ?7 Haziran seçimleri sonrası yaşanan koalisyon görüşmelerini değerlendiren Bakan Kılıç, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin her şeye ’hayır’ dediğini ifade ederek, "MHP’ye oy veren kardeşlerimiz size, her şeye ’hayır’ desin diye mi oy verdi?" diye sordu.Milletin 7 Haziran seçimleriyle ’ortaklık kurun’ mesajı verdiğini anlatan Bakan Kılıç, milletin AK Parti’nin olmayacağı hiç bir yönetime güvenmediğini söyledi.KILIÇDAROĞLU’NA İSTİFA ÇAĞRISICHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu 7 Haziran seçimleri üzerinden eleştiren Bakan Kılıç, "Beklediği oy oranını alamadı. Tek iktidar olamazsak ben bırakacağım demişti. Daha o sözünü yerine getirmek için herhangi bir adım atmadı. Bakalım bekliyoruz" ifadelerini kullandı.Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Eğitim Bir Sen Çankırı Şubesi İl Divan Toplantısı Yapıldı
18 Ekim 2015 Pazar - 16:26 Eğitim Bir Sen Çankırı Şubesi İl Divan Toplantısı Yapıldı Eğitim Bir Sen Çankırı Şubesi Genişletilmiş İl Divan Toplantısı gerçekleştirildi.Hacıali Dinlenme Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıya Genel Başkan Yardımcıları Atilla Olçum ve Hasan Yalçın Yayla, Çankırı Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Çankırı İl Başkanı Kasım Karatekin, yönetim kurulu üyeleri, denetim ve disiplin kurulu üyeleri ile ilçe temsilcileri ve işyeri temsilcileri katıldı.Toplantıda konuşan Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, sendika olarak kardeşliğin, birlik ve beraberliğin garantisi olmaya devam edeceklerini belirterek, "Türkiye’nin temel sorunlarına ilgisiz kalmamız mümkün değil. Kavganın, karmaşanın ve karanlığın değil; demokrasinin, saygının, sevginin, huzurun, aydınlığın, hak ve özgürlüklerin taraftarıyız. Doğru kimden gelirse gelsin yanında, yanlış kimden gelirse gelsin karşısındayız.Hakkın ve haklının temsilcisi olan Eğitim-Bir-Sen olarak, ilkeli sendikal anlayışımızla bu milletin yeniden dirilişinde hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi.TARİHİMİZİN EN BAŞARILI TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNE İMZA ATTIKGenel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla da ülkede yaşanan terör saldırılarını lanetledi. Toplu sözleşme kazanımlarını anlatan Yayla, “Ağustos ayında imzaladığımız 3. Dönem Toplu Sözleşme kazanımlarımızı her yerde her platformda anlatmaya devam edeceğiz. Kamu çalışanları olarak, Toplu görüşme ve Toplu Sözleşme tarihimizin en başarılı toplu sözleşmesine imza attık. Kamu Çalışanlarımız bu sayede çok önemli kazanımlar elde etti. 2016 yılı için yüzde 6+5 2017 yılı için yüzde 3+4 ücret artışı, enflasyon farkı, nöbete ücret, sınav ücretlerindeki artış, şefler, 4-C’li personel ve emekli memurların maaşlarındaki artışlar önemli birer kazanımdır. Üyelerimizin verdiği güç devam ettiği sürece daha güzel Toplu Sözleşme metinlerine imza atacağımıza inancımız tamdır” diye konuştu.Yayla, diğer sendikaların yaşanan olayları ve kazanımları manipüle etmeye çalıştığını kaydetti.Toplantı dilek ve temennilerle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:
14 Ekim 2015 Çarşamba - 16:42 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da meydana gelen patlamaya işaret ederek, "Son terör eyleminin faturasını gördünüz 97 vatandaşımız acımasızca, vahşice öldürüldü. Faillerini bugün yarın çıkaracağız. Terörün iyisi-kötüsü olmaz, terörün tamamı kötüdür. Tespit etmek suretiyle gereği yapılacaktır. Canlı bomba olarak ölenler öldü, gitti, bunların arkasında kim var? Mesele şimdi onu çıkarmak, onları çıkaracağız" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankırı Belediye Meydanı’nda halka hitap etti. Bugün Çankırı’da Sumitomo Rubber Ako Lastik Fabrikası’nın açılış törenine katıldığını hatırlatan Erdoğan, "Bugün bildiğiniz gibi Çankırı’da Türk-Japon işbirliğiyle kurulan lastik fabrikasının açılışını yaptık ve 540 milyon dolara mal olan fabrika Çankırımıza, ülkemize ve milletimize hayırlı olsun. Sizlerle gurur duyuyoruz, aslında bugün 74 tane açılışı yapacaktık fakat son gelişmeler sebebiyle açılış programını iptal ettik. Dedik ki, sadece lastik fabrikasının açılışına gelelim, zira geçen hafta da Japonya’daydık kendileriyle mutabık kaldık ve açılışı yaptık. Tabii bu vesileyle 74 proje, ki bunların toplam tutarı 1 milyar 332 milyon TL yatırım bedeli olan eserler de Çankırı’ya hayırlı olsun. Biz, sizlerle gurur duyuyoruz. Bugün Çankırı’dan aslında tüm ülkeme milletime, mesajımız şudur, ’Ne olur bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. Bizim buna ihtiyacımız var. Terörle bu ülkede işbaşına gelmek isteyenlere kanla işbaşına gelmek isteyenlere, siz demokratik yoldan 1 Kasım’da en güzel cevabı vereceğinize inanıyorum. Zira, bizim yolumuz kan yolu değildir. Bizim yolumuz şiddet yolu değildir, bizim yolumuz sevgi, aşk yoludur. Biz, bu yola böyle çıktık. Böyle yürüdük, yürüyeceğiz. Zira, biz biliyoruz ki birbirimizi sevmedikçe iman etmiş olamayız. Öyle mi? Öyleyse bunun gereğini yapmamız lazım ve hanım kardeşlerimden ricam şudur, siz birlik için, beraberlik için kardeşlik için kapı kapı dolaşarak inanıyorum ki bu birliği, beraberliği kardeşliği yaymalısınız. Zira, biliyorsunuz atalarımızın güzel bir ifadesi var, ’kale içeriden fetih olunur’. İşte bunlar da sizsiniz, bunu siz yaparsanız" ifadelerini kullandı."BEN KARŞIMDAKİ GENÇLİĞİ ELİ MOLOTOFLU GENÇLİK OLARAK GÖRMÜYORUM""Gençler, sizler de bir şeyi unutmayacaksınız, siz bu milletin geleceğisiniz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben, karşımdaki gençliği tinerci gençlik olarak görmüyorum, o gençliğin de kurtuluşuna çare olacak gençlik olarak görüyorum. Ben karşımdaki gençliği eli molotoflu gençlik olarak görmüyorum, o eli molotoflu olanların kurtuluşuna vesile olacak gençlik olarak görüyorum. Sizler elinde bilgisayarı, kitabıyla geleceğin karanlık gençliğini aydınlatacak gençliksiniz. Birbirinizi, makam ve mevki için değil, sadece Allah için sevin. Ben, önümüzdeki büyüklere söylüyorum, aman hanım kardeşlerimize yardımcı olun. Gençlere sahip çıkalım, destek olalım ve inşallah geleceğin Çankırı’sını da Türkiye’sini de çok daha güçlü kılalım" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Şimdi bugün açılışını yaparken oradaki işçi kardeşlerim bana şunu söyledi, ’Şehir merkezinde buraya 30 kilometre gidiş geliş çok zor’. Fabrikaya yakın bir yerde toplu konut idaresi konut yapamaz mı? Biz de TOKİ başkanı da yanımda ve belediye başkanımız, valimiz dedik ki yer arayışlarını biraz daha hızlandıralım. Fabrikaya yakın bir bölgede hemen yeri bulalım, bir an önce konut inşasına başlayalım. Tabii, oralarda konutlar yapılırsa kiralar da düşer. Biz, sizleri Allah için seviyoruz. Bizi duadan unutmayın. Son terör eyleminin faturasını gördünüz 97 vatandaşımız acımasızca, vahşice öldürüldü. Faillerini bugün yarın çıkaracağız. Terörün iyisi-kötüsü olmaz, terörün tamamı kötüdür. Tespit etmek suretiyle gereği yapılacaktır. Canlı bomba olarak ölenler öldü, gitti, bunların arkasında kim var? Mesele şimdi onu çıkarmak, onları çıkaracağız."Erdoğan’ın konuşması sık sık kendisini dinleyen vatandaşlar tarafından, "Recep Tayyip Erdoğan" sloganları ile kesildi. Erdoğan da bu sloganlara "Sağolasınız" diyerek karşılık verdi.
Sumitomo Rubber Ako Lastik Fabrikası Açılış Töreni
14 Ekim 2015 Çarşamba - 15:22 Sumitomo Rubber Ako Lastik Fabrikası Açılış Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim kapımız tüm uluslararası yatırımcılara özellikle de Japon dostlarımıza sonuna kadar açıktır. Gelin birlikte kazanalım, gelin birlikte geleceğe yürüyelim" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çankırı’da bulunan Sumitomo Rubber AKO Lastik Fabrikası’nın açılış merasimine katıldı. Ankara Hacı Bayramı Veli Camii İmam Hatibi Yunus Koçak’ın Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "516 milyon dolarlık bu yatırımı ülkemize kazandıran Sumitomo Rubber firması ile özellikle Özcan kardeşlere çok teşekkür ediyor, özellikle de tebrik ediyorum. 2019 yılına kadar üretimini günlük 30 bin adete çıkartacak olan fabrikanın bu üretimin yüzde 80’inin ihraç edecek olmasını da çok önemli buluyorum" diye konuştu."JAPON DOSTLARIMIZA HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERDİK"Geçen hafta gerçekleştirdiği Japonya ziyaretini hatırlatan Erdoğan, "Bu ziyarette Japon dostlarımızla Türkiye yapılan yatırımlar konusunu enine boyuna ele alma imkanı bulduk. Japon firmalarının ülkemize son 5 yılda yaptıkları yatırım tutarı 1,6 milyar doları buldu. Biz diğer yatırımlar gibi bu yatırım konusunda da Japon dostlarımıza her türlü desteği verdik, her türlü kolaylığı sağladık. Türkiye Yatırım ve Destek Ajansımız 2008 yılından beri bu yatırımı takip ediyor. 2011 yılında kesin kararı verilen bu yatırımın yerinin belirlenmesinden altyapısına kadar tüm işleri ajansımızın koordinasyonuyla takip ettiler, neticelendirdiler. Bu fabrikaya ilave olarak yılın ilk 9 ayında Japon firmalarının ülkemizde çeşitli sektörlerde 7 adet satın alma ve birleşme anlaşması yapmış olmalarını da çok önemli görüyorum" ifadelerini kullandı."TÜRKİYE JAPON DOSTLARI İÇİN GÜVENLİ BİR YATIRIM ALANI OLMA ÖZELLİĞİNİ HER GEÇEN YIL GÜÇLENDİRİYOR""Türkiye, Japon dostları için güvenli bir yatırım alanı olma özelliğini her geçen yıl daha da güçlendiriyor" diyen Erdoğan, "Ülkemize geçtiğimiz 13 yılda kümülatif olarak 149 milyar dolarlık uluslararası sermaye yatırımı gelmiştir. Geçtiğimiz yıl dünyada uluslararası doğrudan yatırım hacmi yüzde 16 azalırken ülkemizde yüzde 1’e yakın artışla 13.5 milyar dolar rakamına ulaşmış olması Türkiye’ye olan küresel güvenin bir ifadesidir. 2015 yılı ise tüm dünya ile birlikte ülkemizde de uluslararası doğrudan yatırımlar için ümit verici yıl olma özelliğini sürdürüyor. Sadece Temmuz ayında ülkemize gelen yaklaşık 3.5 milyar dolarlık uluslararası yatırım Türkiye’nin bu konudaki iddialı duruşunu devam ettirdiğini gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu."EN ÇOK YATIRIM ÇEKEN ÜLKELER SIRALAMASINDA 22. SIRAYA YÜKSELDİK"Türkiye’nin en çok yatırım çeken ülkeler sıralamasında dört basamak yükselerek 22. sıraya çıktığını ancak tüm bu gelişmelerin halen Türkiye’nin potansiyelinin çok gerisinde olduğuna dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi:"Bu konuda Japon dostlarımızdan çok büyük beklentilerimiz var. Türkiye olarak Japonya’nın uluslararası yatırımlarının en az yüzde 1’inin ülkemize gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunu Sayın Abe ile de Japonya seyahatinde paylaştım. Bu da yılda asgari 1 milyar dolarlık bir Japon yatırımı anlamına geliyor. Bu kadar önemli. Geçtiğimiz haftaki Japonya ziyaretinde Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansımızın organizasyonuyla 500’e yakın Japon firma temsilcisiyle bir araya gelme imkanı bulduk. Bu toplantının hemen ardından Japonya’nın en büyük şirketlerinden 5’inin başkanları ve CEO’larıyla baş başa görüşmeler yaptım. Ayrıca aynı gün DEİK tarafından düzenlenen bir toplantıda Türk ve Japon iş adamları bir araya gelip görüşme fırsatı elde ettiler. Sektörel bazda görüşmeler yaptıklar. Tüm bu gelişmeler bize gelecek için ümit vaadediyor. Bir kez daha altını çizerek belirtmek istiyorum, bizim kapımız tüm uluslararası yatırımcılara özellikle de Japon dostlarımıza sonuna kadar açıktır. Gelin birlikte kazanalım, gelin birlikte geleceğe yürüyelim diyoruz.""TÜRKİYE BÜYÜYEN VE GELİŞEN ÜLKE VASFINI SÜRDÜRÜYOR""Türkiye büyüyen ve gelişen ülke olma vasfını sürdürüyor" diyen Erdoğan, Avrupa Birliği ile 1996 yılından bu yanan Gümrük Birliği içinde bulunan Türkiye’nin Avrupa ekonomileriyle bütünleştiğini vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti:"Geçtiğimiz 12 yılda gerçekleştirilen reformlar sayesinde Türkiye’ye adeta sınıf atlattık. 2012 yılında 230 milyar dolar olan gayri safi yurt içi hasılamızı 2014 yılındaki 800 milyar dolara, 3 bin 500 dolar olan kişi başına milli gelirimizi 10 bin 500 dolara yükseltmemiz herhalde sıradan bir değerlendirme değildir. 2010 yılında yüzde 9,2 ve finansal krizin gittikçe ağırlaştığı 2011 yılında yüzde 8.5 büyüyerek gerçekten büyük bir performans ortaya koyduk. Türkiye ekonomisi 2015 yılının birinci çeyreğinde yüzde 1,6 olan beklentiyi aşarak yüzde 2.5 oranında, ikinci çeyreğinde de yüzde 3,45 olan beklentinin üzerine çıkarak yüzde 3,8 oranında büyüdü. 2014 yılı ticaret hacmi 400 milyar dolar. İhracat 158 milyar dolar, ithalat 242 milyar dolara hamd olsun düşmüş vaziyette. Yani artık ihracat ve ithalat arasındaki o açık daralmaya başladı. 2014 sonunda ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak yaklaşık 158 milyar dolar, ithalatımız ise yüzde 3,7 azalarak 242 milyar dolar oldu. Küresel kriz sonrasında Türk ekonomisinin ortaya koyduğu güçlü toparlanma, dayanıklılık ve kamu maliyesindeki sağlam duruş ülkemizdeki yatırım ortamını daha da cazip hale getirmiş bulunuyor. 2017’ye kadar olan dönemde cari işlemler açığımızı azaltmayı, enflasyonu daha da düzeltmeyi, kamu maliyesinde güçlü duruşumuzu sürdürmeyi ve büyümeyle istihdamı artırmayı hedefliyoruz. Bunun için gereken yapısal reformları kararlılıkla sürdüreceğiz. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümü olan 2023 için çok önemli hedeflerimiz var. 2023’te Türkiye’yi kişi başına 25 bin dolar ve toplamda 2 trilyon dolar milli gelire ulaşmış, 500 milyar dolar ihracat yapan, dünyanın sayılı deniz ve hava limanlarına sahip bir ülke haline getirmeyi hedefledik. Aynı şekilde bölünmüş yolların uzunluğunu 23 bin kilometreden 36 bin 500 kilometreye, 2 bin 500 kilometre olan otoyollarımızın uzunluğunu da 7 bin 500 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Yüksek hızlı teren uzunluğunu bin 200 kilometreden 13 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde daha adil daha insani daha ahlaki bir uluslararası sistemin tesisi için de çaba gösteriyoruz.""MAZLUMLARIN VE MAĞDURLARIN YANINDA OLMAYA DEVAM EDİYORUZ"Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bir kısmı sefalet ve acı içinde yaşarken diğer kısmının sahip olduğu refahı ve güven ortamını sürdürebilmesinin mümkün olmadığını vurgulayarak, "Bunun için mazlum ve mağdurların yanında olmaya, onların taleplerini, duygularını dünyaya ulaştırmaya çalışıyoruz.Suriye’de yaşanan hadiselerin ardından sınırlarımızı açarak 2,2 milyon kardeşimizi savaştan, zulümden, hayati tehlikeden kurtarmak için ülkemize kabul ettik. Aynı şekilde Irak’tan gelen 300 bin Iraklı kardeşimizi de yine kabul ettik. Toplam 2.5 milyon. Bunlar şuanda bizim ülkemizde. Çadır kamplarda, konteyner kentlerde ve ülkemizin genelinde. Sadece İstanbul’da 500 bine yakın şuanda Suriyeli var. Yediriyoruz, içiriyoruz, giydiriyoruz... Yaptığımız harcama şuana kadar sadece bu kamplarda 8 milyar dolar, dünyanın bize verdiği destek 417 milyon dolar. Türkiye böyle bir yükü üstlenmiş durumda. Bizim 4 yılı aşkın süredir üstlendiğimiz yükün Batı ülkeleri henüz yeni yeni farkına varmaya başladı. İmkanları bizim kat be kat üstümüzde olan bu ülkeler sınırlarına dayanan ve topraklarına giren mülteciler konusunda maalesef iyi bir sınav vermediler, veremiyorlar. Türkiye’nin 4 yıldır yaşadığı göç dalgasına onlar 4 ay bile dayanamadılar" ifadelerini kullandı.SURİYE MESELESİ"Suriye meselesi doğru şekilde ele alınmadıkça giderek büyümeye, bölgeyle birlikte tüm dünyayı içine alan bir girdaba dönüşmeye mahkumdur" diyen Erdoğan, "Batı ülkelerinin kapılarına dayanan mültecilerin orada bulunmasının tek sebebi kendi ülkelerinin yaşanabilir bir yer olmaktan çıkartılmış olmasıdır. Suriye’yi yeniden Suriye halkının ülkesi haline dönüştürmedikçe ne mülteci sorunu ne de bu ülke kaynaklı terör sorunun çözümü mümkün değildir. Ama düşünebiliyor musunuz devlet terörü estiren bir kişinin arkasına eğer dünyanın bazı ülkeleri takılıyor, ona destek veriyorsa bunlar da o teröre destek vermekle oradan tarihin affedemeyeceği ülkeler haline gelirler. Bu gerçeği görüp kabul etmeden Suriye’ye yapılan her müdahale ilk önce o müdahaleyi yapanları sıkıntıya sokar. Tüm dünyanın özellikle de bölgede etkinlik kurma yarışı içinde olan ülkelerin bu açık gerçeği sonunda mutlaka anlayacağına inanıyorum" açıklamasında bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:"Üzerinde yaşadığımız bu toprakları vatanımız haline getirmek için bin yıldır kesintisiz mücadele veriyoruz. Bu coğrafyanın bizim vatanımız olmasını kabul etmek isteyenler de hiç boş durmadılar, her fırsatta niyetlerini, emellerini ortaya koydular. Türkiye’nin son 40 yıldır neredeyse kesintisiz bir şekilde yaşadığı ve farklı isimler altında ama aynı amaca hizmet eden terör sorunu bu tarihi mücadeleden bağımsız değildi. Türkiye için PKK ve onun uzantıları olan PYD, YPG, DAİŞ’in hiçbir farkı yoktur. Bunların hepsi varlığımıza ve geleceğimize kast eden eli kanlı terör örgütleridir."2 BİN KİŞİYE İŞ İMKANIÇankırı’nın Tüney köyünde Türk-Japon ortaklığıyla kurulan 516 milyon dolarlık lastik fabrikasının 2 bin kişiye iş imkanı sağlaması bekleniyor.AKO Genel Müdürü Sabri Özcan, 2010 yılında temeli atılan yatırımın 3 yıla kadar hayata geçirilmesini hedeflediklerini belirterek, "Bunun gururunu yaşıyoruz. Kısa sürede Türk sanayiine katkı sağlayacak bu dev yatırımı sağladık" dedi. Lastik fabrikasının yüzde 80 dış yatırım kaynağıyla açıldığını söyleyen Özcan, "Dunlop" ve "Falken" marka lastiklerin Çankırı’da üretileceğini vurguladı.JAPON DEVİNİN CEOSU IKEDASumitomo Rubber Japonya Başkanı Ikuju Ikeda ise Türkçe "Merhaba" diyerek sözlerine başladı. Ikeda, "Ankara’da meydana gelen terör olaylarında hayatını kaybedenlere rahmet diliyor, yaralananlara geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum" dedi.
Erdoğan: “Deaş'ın Suruç'ta Patlattığı Bomba İle PKK'nın Gaziantep'te Bomba Arasında Ne Fark Var”
14 Ekim 2015 Çarşamba - 15:16 Erdoğan: “Deaş'ın Suruç'ta Patlattığı Bomba İle PKK'nın Gaziantep'te Bomba Arasında Ne Fark Var” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye için PKK, PYD, YPG, DHKP-C ve DAİŞ’in hiçbir farkı olmadığını, bu terör örgütlerinin herhangi birisinin eylemine sessiz kalıp, diğerinin eylemine sesini yükselten kim varsa, o terör örgütünün safında olduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankırı’da inşa edilen Sumitomo Rubber fabrikasının açılış törenine katıldı. Erdoğan, yaptığı konuşmada, terör örgütlerinin herhangi birisinin eylemine duyarsız kalıp sadece diğerinin eylemi karşısında sesini yükseltenlerin o terör örgütünün safında olduğunu söyledi. Neden Güneydoğu’ya yatırım gitmediğini soran Erdoğan, yapılan fabrikaların yakıldığını, bombalandığını, termik santrallerin kullanılamaz hale getirildiğini söyleyerek, bunun hesabını bölge insanının sorması gerektiğini belirtti.“PKK’NIN ŞEHİT ETTİĞİ GÜVENLİK KUVVETLERİNİ VE KATLETTİĞİ VATANDAŞLARI GÖRMEZDEN GELENLER VAR”Türkiye için PKK ve onun uzantıları olan PYD, YPG terör örgütlerinin, DHKP-C’nin DEAŞ’ın hiçbir farkı olmadığını belirten Erdoğan, bu örgütlerin hepsinin Türkiye’nin varlığına ve geleceğine kast eden terör örgütleri olduğunu kaydederek, “Bu terör örgütlerinin herhangi birisinin eylemine duyarsız kalıp, sadece diğerinin eylemi karşısında sesini yükselten kim varsa o terörün, terör örgütlerinin safında demektir. ‘Benim teröristim iyi, senin teröristin kötü’ anlayışı en az terörün kendisi kadar tehlikelidir. Ülkemizde PKK terörünü, PKK’nın şehit ettiği güvenlik kuvvetlerimizi, katlettiği insanlarımızı görmezden gelen bir kesim var. Bunlar, PKK’yı ve örgütün güdümündeki diğer yapıları, onların mensuplarını parlatmak için adeta kırk takla atıyorlar. Aynı şekilde DHKP-C’nin eylemlerini, örgütün faaliyetlerini adeta sempati ile karşılayanlar olduğunu görüyoruz. Halbuki DEAŞ’ın Suruç’ta patlattığı bomba ile PKK’nın Gaziantep’te bomba arasında ne fark var. DEAŞ’ın bombaları ile ölenler insan da, PKK’nın bombaları ile roketleri ile silahları ile ölenler insan değil mi? Böyle bir yaklaşım insani değildir” dedi.“YAN GELİP YATARAK, TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUBU OLARAK, ELİNDE SİLAHLA İŞSİZE İŞ BULUNMUYOR”“Türkiye tüm terör örgütlerine karşı samimi ve mücadele verirken, olaylardan devleti, hükümeti ve hatta şahsımı sorumlu tutanlar doğrudan terör örgütleri ile aynı safta yer aldıklarını bilmelidirler” diyen Erdoğan, bu çabaların gerisindeki niyeti gayet iyi bildiklerini kaydederek, “Milletimizin birliğinden, beraberliğinden, kardeşlik ikliminin güçlenmesinden rahatsız olanlar, umutlarını terör örgütlerine bağlamış durumdalar. Türkiye’nin önünü başka türlü kesemeyeceklerini düşünenler, son bir gayretle terör kartını ortaya sürdüler. Ama başaramayacaklar. Türkiye bir olarak, iri olarak, diri olarak hedeflerine yürümeyi sürdürecektir. Bugün bu açılış bunlardan bir tanesidir. İnşallah yeni yatırımlar yapmaya, yeni istihdam alanları açmaya, yeni ekonomik değerler üretmeye devam edeceğiz. Şimdi burada ilk etapta 650 vatandaşımız istihdam edilecek. Bu çok kısa zamanda 2 bin kişiye kadar çıkacak. Yan gelip yatarak, terör örgütü mensubu olarak, elinde silahla işsize iş bulunmuyor. Niye Güneydoğu’ya yatırımcı gitmiyor, benim oradaki vatandaşım niye bu soruyu sormuyor, acaba yatırımcı buraya neden gelmiyor, keyfinden mi? Orada yatırım yapıyor yatırımcı ama gidiyorlar fabrikasını yakıyorlar. Termik santraller yapıldı, gittiler bombaladılar, atıl hale getirdiler. Şimdi o girişimci orada bir daha kolay kolay yatırım yapar mı? Bunun hesabını birinci derecede kim soracak? Tabii ki devlet olarak bizim bu konuda görevimiz var, biz bunu tabi ki takip edeceğiz ama bölge insanı, bölge halkı da bunun hesabını sormalı ve onları yalnızlığa mahkum etmelidir. Ne yaparlarsa yapsınlar bizi 2023 hedeflerimize ulaşmaktan alı koyamayacaklar. Terör meselesinin de üstesinden geleceğiz, Suriye’deki krizin çözümü için de çalışacağız, mazlumların ve mağdurların seslerini dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Çünkü biz Türkiye’yiz, farkımız bu. Binlerce yıllık tarihi olan bir millet olarak nice badireler atlattık, bugünkü sıkıntıları da birlikte atlatacağız. Biz bu inançla istiklalimiz ve istikbalimiz için mücadele edecek, sonra da bayrağı bizden sonraki nesillere devredeceğiz” dişe konuştu.Konuşmasının sonunda Hicri yılbaşını kutlayan Erdoğan, “Bugün 1 Muharrem itibariyle Hicri 1437 yılına girmiş bulunuyoruz. Hicri yılbaşımıza yanı başımızdaki Suriye ve Filistin başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde Müslümanların zorlu imtihanlarla karşı karşıya oldukları bir dönemde ulaştık. İnşallah yeni hicri yılımız tüm Müslümanlar, tüm insanlık, bilhassa da Suriye ve Filistinli kardeşlerimiz için güzel günlerin habercisi olur” ifadelerini kullandı.
TUBİTAK Proje Yarışmasında Karatekin Üniversitesi Öğrencisi Birinci Oldu
13 Ekim 2015 Salı - 15:41 TUBİTAK Proje Yarışmasında Karatekin Üniversitesi Öğrencisi Birinci Oldu TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen Üniversite Öğrencileri Proje Yarışmalarında Çankırı Karatekin Üniversitesinden mezun olan Yüksek Lisan öğrencisi Yaşar İpek birinci oldu.TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığınca üniversite öğrencilerine yönelik her yıl düzenlenen yarışmalara bu yıl 296 proje başvurusu yaptı.Yapılan bilimsel değerlendirmeler sonucunda 100 projenin sergilenmesine karar verildi. Hacettepe Üniversitesi Sergi Salonu’nda 2 gün sergilenen projeler arasında dereceye giren projeler jüri tarafından değerlendirmeye alındı ve 24 çalışma ödüle layık görüldü. Birincilere 10 bin, ikincilere 7 bin 500, üçüncülere ise 5 bin lira ödül verildi.Süreç Geliştirme Kategorisinde, Proje Danışmanlığını Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Demirtaş’ın yaptığı Çankırı Karatekin Üniversitesinden mezun olan Yüksek Lisan öğrencisi Yaşar İpek, Atık Meyve Suyu Posalarının Değerlendirilmesi Projesi ile birinci olarak 10 bin TL’lik ödülün sahibi oldu.Kendi kategorisinde ODTÜ, Yıldız Teknik Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi gibi 9 üniversiteden katılan projeler içerisinden sıyrılarak birincilik ödülünü alan Yaşar İpek’i Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali İbrahim Savaş’ta makamında kabul etti.Proje Danışmanı ve Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Demirtaş’ın da eşlik ettiği kabulde Prof. Dr. Ali İbrahim Savaş TÜBİTAK gibi çok önemli bir kurumdan bilimsel bir çalışmanın ürünü olarak alınan bu ödülün çok anlamlı ve prestijli olduğunu ve kendilerini çok mutlu ettiğini söyleyerek Yaşar İpek’i tebrik etti.Rektör Savaş, genç bir üniversite olan Çankırı Karatekin Üniversitesinin yakaladığı akademik başarılara bu ödülle bir yenisini daha eklediğini söyledi.İpek, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali İbrahim Savaş’ın girişimleri ile Çankırılı İş adamı Burhan Koruk tarafından dizüstü bilgisayar ile ödüllendirildi.
Bm Çölleşmeyle Mücadele Konferansı'na Doğru
10 Ekim 2015 Cumartesi - 11:55 Bm Çölleşmeyle Mücadele Konferansı'na Doğru Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde 12-23 Ekim tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler (BM) Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) 12. Taraflar Konferansı’nda (COP 12) küresel ekoloji ve çevrenin korunabilmesi, gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde miras bırakılabilmesi için kalkınmış ülkelerin geri kalmış ülkelere yardımcı olmasının bir iyilik değil görevi olduğunun anlatılması gerektiği bildirildi.Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabit Erşahin, Türkiye’nin kuzey-güney ve doğu-batı ekseninde insan ve canlı hareketlerinin uğrak yeri, kendine özgü bir coğrafik konuma sahip olduğunu belirtti. Erşahin, “Ülkemizin değişken topografik yapısı ve coğrafik konumu farklı iklim tiplerinin oluşumuna zemin hazırlayarak zengin bir biyolojik çeşitlilik yanında oldukça değişik tarım ürünlerinin Türkiye’de üretilebilmesine olanak sağlamıştır” diye konuştu.Tarih boyunca Anadolu yarımadasının farklı medeniyetleri kuran toplulukların dikkatini çektiğini anımsatan Prof. Dr. Erşahin, şöyle devam etti:“Doğu-batı ve kuzey-güney yönündeki insan hareketlerinin merkezi haline gelmiştir. Medeniyetlerin kesişme noktası olan bu coğrafya, doğu ve batı kültürleri arasında köprü olmuş; Hint ve Yunan felsefesi, İslam medeniyeti, kapitalizm ve sosyalizm başta olmak üzere birçok felsefenin etkileştiği, çatıştığı hatta birbirini beslediği yerdir. Bundan dolayıdır ki, Anadolu yarımadasının da içinde olduğu Ortadoğu; dünyanın en sıcak bölgesi olma özelliğini tarihin hiçbir döneminde kaybetmemiştir. Türkiye’nin doğal kaynakları üzerindeki baskılar, yukarıda bahsedilen coğrafi konumu ve demografik yapısı nedeniyle tarih öncesinden beridir devam etmektedir.”“Türkiye doğal kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetiminin sağlanması adına tedbirler almak için harekete geçmiştir” diyen Prof. Dr. Erşahin, bu bağlamda toprak, su, bitki örtüsü, biyolojik çeşitlilik, mera alanları, tarım alanları ve benzeri birçok doğal kaynağın korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetimine ilişkin yasalar çıkarıldığını ve bu yasaların ve mevzuatların uygulanmasının sağlandığını vurguladı."FARKINDALIK OLUŞTURULMASI İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT"Günümüzde Türkiye’nin doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı, korunması ve geliştirilmesi yönünde ciddi bir bilgi ve veri birikimi ile deneyiminin bulunduğuna şahit olunduğunu aktaran Prof. Dr. Erşahin, şunları söyledi:“Üniversiteler, TÜBİTAK ve ilgili bakanlıklar ile ortaklaşa yapılan çalışma ve projeler, çölleşme, arazi bozulumunun dengelenmesi yanı sıra kurumlar arası işbirliğinin sağlanmasında önemli aşamalar kaydedilmesini sağlamıştır. COP 12’nin ülkemizde yapılacak olması, sahip olduğumuz deneyim, bilgi ve teknolojinin dünyanın farklı ülkelerindeki kurum ve kuruluşlarla paylaşılması, ülkemizin sahip olduğu bu potansiyel hakkında farkındalık oluşturulması için son derece önemli bir fırsattır.”"TÜRKİYE, DÜNYADA SÖZ SAHİBİ ÜLKELERDEN OLDUĞUNU GÖSTERMELİDİR"Türkiye’nin COP 12’de yapmış olduğu çalışma ve elde etmiş olduğu bilgi birikimi, veri ve deneyimlerle sürdürülebilir kaynak kullanımı ile planlama üzerine dünyada söz sahibi ülkelerden olduğunu göstermesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Erşahin, “Ülkemiz sahip olduğu bilgi birikimi, insan kaynakları, idari ve teknolojik deneyimleri komşu ülkeler başta olmak üzere birçok ülkeyle paylaşabileceğini, onlara bilgi ve teknoloji desteği verebileceğini, bu toplantılarda ortaya koyabilir, bu alanda bölgesel bir güç ve önder olabileceğini benimsetebilir” dedi.Prof. Dr. Erşahin, sürdürülebilir bir kalkınmanın toplumun refahının yükselmesinden geçtiğini, toplum refahının sosyo- ekonomik ve sosyo-ekolojik faktörlerin dengede olduğu, geleceğe umutla bakabilen kararlı bir sosyal yapının oluşturulması ile mümkün olduğu gerçeğinin COP 12’de etkinliklere katılan çevrelere anlatılması gerektiğine değindi."ÇÖLLEŞME, KİTLESEL GÖÇLERE YOL AÇIYOR"Prof. Dr. Erşahin, eğitim seviyesi düşük, gelir dağılımı adaletsiz, doğal kaynakları bozulmuş, insan kaynakları zayıf ve demokrasi kültüründen yoksun toplumların gelecek kaygısı taşımasının kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Bu coğrafyalarda çölleşmenin en büyük neden ve aynı zamanda da sonucu olan kitlesel göçlerin ciddi toplumsal huzursuzluklara neden olacağına değinen Prof. Dr. Erşahin, şunları kaydetti:"Gelecek kaygısı geçmişte dünya üzerinde ciddi savaş ve göçlere neden olmuş, bu yüzden medeniyetler yok olmuş ve insanlık acı çekmiştir. Aynı kaygılar insanlık var oldukça sorun olmaya devam edecektir. Gelecek kaygısının azaltılması için ise kaynakların adaletli, çevreci ve sürdürülebilir kullanımı ve dağıtımı şarttır. COP 12’nin ülkemizde yapılacak olması, dünyada huzurun sağlanmasının yerküreyi insanlığın bir ortak mirası olarak görmekten geçtiği temasının vurgulanması için bir fırsa. Bence ülkemiz, küresel anlamda çölleşme ile mücadelede başarı sağlanmasının tüm dünya uluslarının yerküredeki kaynakların korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetimi için asgari müştereklerde birleşmesi ile mümkün olabileceği tezini işlemelidir.”ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELEDE TÜRKİYE TEZİÇölleşme ile mücadelede Türkiye tezi görüşünü ortaya atan Prof. Dr. Erşahin, şu ifadeleri kullandı:“Ülkemiz, dünyanın farklı coğrafyalarında fakir, açlıkla mücadele eden, gelecekten umutsuz toplumlar oldukça küresel ölçekte çölleşme ile mücadelede istenen sonucun asla elde edilemeyeceği; küresel kalkınmanın ancak sosyal, ekolojik, ekonomik ve kültürel bileşenlerin dengelendiği toplumlardan oluşan bir küresel yapı ile mümkün olabileceği tezini sunmalı ve ülke olarak küresel ya da en azından bölgesel olarak bu hususta önder ülke olabileceğini bu etkinliklerde işlemelidir.”"TÜRKİYE, LOKOMOTİF ÜLKE OLABİLECEĞİNİ GÖSTERMELİDİR"Kalkınmış ülkelerin geri kalmış ülkelere yardım olmasının bir iyilik değil görevi olduğunun anlatılması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Erşahin, şöyle konuştu:“Küresel ekoloji ve çevrenin korunabilmesi, gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde miras bırakılabilmesi için kalkınmış ülkelerin, kalkınmakta olan ya da geri kalmış ülke ve toplumlara yardımcı olmasının bir iyilik değil görevi olduğu anlatılmalı. Ayrıca, refah seviyesi yüksek toplumların tükettikleri ile orantılı olarak bu yüke omuz vermeleri gerektiği tezi etkinliklere katılan karar vericiler ve politikacılar başta olmak üzere tüm kesimlere anlatılmalı, bu konuda ikna edilmesi için çaba gösterilmelidir. Türkiye, tarihinden gelen engin hoşgörü ve sahip olduğu siyasi, ekonomik, bilimsel ve teknolojik imkanlarla bu tezin uygulanmasında lokomotif ülke olabileceğini COP 12’de gösterebilir ve göstermelidir.”Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabit Erşahin, Birleşmiş Milletler UNCCD Başkanlığı’nın Taraflar Konferansı’nın ülkemizde düzenlenmesiyle birlikte iki yıl boyunca Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu tarafından yürütüleceğini hatırlattı. Prof. Dr. Erşahin, COP 12’nin Türkiye’de düzenlenmesini sağlayan yetkililer başta olmak üzere emeği geçen herkesi kutlayarak, verimli ve başarılı bir etkinlik olması temennisinde bulundu.
Çankırı'da Seçim Sessiz Geçecek
05 Ekim 2015 Pazartesi - 15:37 Çankırı'da Seçim Sessiz Geçecek Çankırı’da MHP teşkilatı artan terör olayları ve eğitim yılının başlaması nedeni ile seçim çalışmalarında aşırı ses çıkartacak seçim otobüsü, konser gibi materyaller kullanmayacaklarını açıkladı. Diğer siyasi partiler de bu uygulamaya sıcak bakıyor.MHP Çankırı teşkilatı seçim çalışmalarına başladı. MHP adayları Kadir Şekerci ve Hüseyin Yakar, seçime girecek siyasi partileri ziyaret ederek, süreçle ilgili istişarelerde bulundu.MHP Çankırı İl Başkanı Çetin Kapdan, Kadın Kolları Başkanı Fatma Demir ve Ülkü Ocakları Başkanı Serhat Kalaycı’nın da eşlik ettiği ziyaretlere AK Parti İl başkanlığı ile başlayan MHP adayları, seçimlerin huzur, barış ve kardeşlik içersinde geçmesi temennisinde bulundu.AK Parti’de İl Başkanı Celal Kaman ve teşkilat yöneticileriyle görüşen MHP üyeleri, 1 Kasım seçimlerine ilişkin istişarelerde bulundu. Artan terör olayları ve eğitim yılının başlaması hasebiyle MHP olarak seçim çalışmalarında aşırı ses çıkartacak seçim otobüsü, konser gibi materyaller kullanmayacaklarını açıklayan Şekerci, aynı yaklaşımı diğer siyasi partilerden de beklediklerini ifade etti.Yüksek Seçim Kurulu’nun belirlediği kurallar dışına çıkılmaması gerektiğini hatırlatan Şekerci, bayrak, flama, afiş gibi seçim materyallerinin de çevreyi kirletmeyecek şekilde kullanılması önerisinde bulundu.Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren AK Parti İl Başkanı Celal Kaman da AK Parti teşkilatları olarak seçimlerin huzur, barış ve kardeşlik içersinde geçmesi için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini belirtti.MHP heyeti, CHP ve Saadet Partisi’ni de ziyaret ederek , 1 Kasım seçimlerinde aşırı ses çıkartacak materyaller kullanılmaması önerisini sundu.Siyasi partiler öneriye sıcak bakıyor.