Yerel Haberler
Çankırı
Bakan Yardımcısı Gizligider: "5 yıl sonra kişi başına 975 metreküp su düşecek, bu su fakiri dediğimiz sınırın altı oluyor"
11 Ekim 2024 Cuma - 13:21 Bakan Yardımcısı Gizligider: "5 yıl sonra kişi başına 975 metreküp su düşecek, bu su fakiri dediğimiz sınırın altı oluyor" Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, su tasarrufunun önemine değinerek, "15 yıl sonra ülkenin nüfusu yüzde 10 artarsa 93 milyon oluyor ama tedbir almazsak 5 yıl sonra su kaynakları yüzde 20 düşüyor; kişi başına 975 metreküp su düşecek. Bu, su fakiri dediğimiz sınırın altı oluyor" dedi. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, bir dizi programa katılmak üzere Çankırı’ya geldi. Bakan Gizligider’in Çankırı’daki ilk durağı Çankırı Valiliği oldu. Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar’ı ziyaret eden Bakan Gizligider, daha sonra İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından düzenlenen Üretim Planlaması Sunumu programına katıldı. Düzenlenen programda su tasarrufunun önemine değinen Bakan Yardımcısı Gizligider, geleceği planlarken kaynakların dikkate alınması gerektiğini belirtti. “Su varsa hayat var, su yoksa hiçbir şey yok” Geleceğinin kaynaklarının harcanmaması gerektiğini vurgulayan Gizligider, “Türkiye, bu gidişle 2050 yılında 105 milyon olacak. 2023 itibariyle bizim 112 milyar metreküp suyumuz var. Kişi başına bin 313 metreküp su düşüyor. 5 yıl sonra ülkenin nüfusu yüzde 10 artarsa 93 milyon oluyor ama tedbir almazsak 5 yıl sonra su kaynakları yüzde 20 düşüyor, kişi başına 975 metreküp su düşecek. Bu su fakiri dediğimiz sınırın altı oluyor. Sürdürülebilirlik de dünyanın gündeminde. Sürdürülebilirlik kelimesini önümüzdeki yıllarda çok daha fazla duyacağız. Sürdürülebilirlik, bugünün kaynaklarıyla bugünü ve yarını planlamaktır, yarının kaynaklarıyla bugünü kullanmak, harcamak değil. Su varsa hayat var, su yoksa hiçbir şey yok. Sulu tarım ya da kuru tarımda da en az 4 kat fark ediyor. Temele suyu koyduk, yönlendirici olmak istiyoruz, cezalandırıcı değil. Kolumuza girin, beraber kazanalım" dedi.
İstiklal mücadelesi ruhu Çankırı’da yaşatıldı
10 Ekim 2024 Perşembe - 15:58 İstiklal mücadelesi ruhu Çankırı’da yaşatıldı Çankırı’da, Kurtuluş Savaşı’nda İnebolu Limanı’na gelen silahların cepheye ulaştırıldığı İstiklal Yolu’nda düzenlenen "15. İstiklal Yolu Yürüyüşü"ne vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Çankırı’da, Kurtuluş Savaşı’nda Kastamonu’nun İnebolu ilçesindeki limana indirilen mühimmatların Ankara’ya ulaştırıldığı, milli mücadele ruhunu yaşatmak için yürüyüş düzenlendi. Bu yıl 15’incisi düzenlenen ve dün başlayan yürüyüşe çok sayıda vatandaş katıldı. 5 kilometrelik yürüyüş, Üçoluk Karakolu mevkiinden başlayarak Kıyısın köyünde son buldu. Ilgaz ilçesine bağlı Kıyısın köyünde düzenlenen kapanış programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Kur’an-ı kerim tilaveti ve dua edilmesinin ardından Çorum Belediyesi mehter takımının gösterisi ile program sona erdi. “Milli mücadele dönemi, Türk milleti için ölüm kalım mücadelesiydi” Programda konuşan Milliyetçi Hareket Partisi Çankırı Milletvekili Pelin Yılık, “Bu an, sınırları içerisinde hür bir millet olarak yaşadığımız Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasına kadar geçen zamanı ifade etmektedir. Milli mücadele döneminde milletimiz, kadın, yaşlı, çocuk demeden topyekun seferber olmuş ve hür yaşama arzusunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Türk devletlerinin bağımsız yaşama arzusunu ve direnişini kırmak için başlatılan savaşlar dönemi olarak ifade edilen süreçte, doğu, güney ve batı cephelerindeki mücadele, yine Türk milletinin zaferiyle sonuçlanmıştır. Milli mücadele dönemi, Türk milleti için ölüm kalım mücadelesiydi. Bunun bilincinde olan Türk kadını cepheye katılmakta gecikmedi. O dönemde mücadeleye katılarak kahramanca mücadele veren kahraman kadınları da rahmetle ve minnetle anıyorum” dedi. “Üzerinde hepimizin ince ince düşünüp ders çıkartması gereken bir tarih” Milli mücadelenin önemine değinen AK Parti Grup Başkan Vekili ve Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da, “Milli mücadele, tüm insanlığın istiklaline ışık tutmuş. Üzerinde hepimizin ince ince düşünüp ders çıkartması gereken bir tarih. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkumandanlığında bu aziz ve asil milletin evlatları, milli mücadeleyi başlatmak üzere Kuva-yi Milliye’yi oluşturdular. İşgali ortadan kaldırmak, istiklali ve istikbali bu milletin ayrılmaz bir parçası oluşturmak noktasında bir mücadele başlattılar. O mücadelede İnebolu, Kastamonu, Ilgaz, Çankırı ve Ankara hattı istiklalin ve istikbalin yolu olarak tarihe geçti. İnsan ve silah sevkiyatı, bu yol üzerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ulaştı” diye konuştu. Yürüyüşe, Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar, AK Parti Grup Başkan Vekili ve Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi Çankırı Milletvekili Pelin Yılık, Ilgaz Belediye Başkanı Mehmed Öztürk, Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Sayın Gülden Mat Şakir, İl Emniyet Müdürü Aytekin Canıtez, kurum müdürleri katıldı.
Yerin 150 metre altında sağlıklarına kavuşmanın hayalini kuran hastaların tedavisi sona erdi
09 Ekim 2024 Çarşamba - 14:58 Yerin 150 metre altında sağlıklarına kavuşmanın hayalini kuran hastaların tedavisi sona erdi Türkiye’nin dört bir yanından Çankırı’ya gelen KOAH ve astım hastaları, Hititler’den kalan yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında 15 gün boyunca tedavi edildi. Sona eren tedavinin ardından konuşan hastalar, sağlık durumlarında büyük gelişme yaşandığını söyledi. Çankırı’da hayata geçirilen ’Daha Güçlü Bir Nefes Projesi’, KOAH ve astım hastalarına şifa oldu. Yerin 150 metre altındaki mağara içerisinde KOAH ve astım hastalarına yönelik farklı sosyal, kültürel ve sağlık etkinliklerinin yanı sıra hastaların 4 ila 6 saat tuz ortamındaki havaya maruz kalmaları ve etkin zaman geçirmeleri sağlandı. Tuz terapisi çerçevesinde tuz mağarasında hastalara yönelik seramik atölyesi, ebru sanatları atölyesi, müzikal, drama, sinema ve şiir, sağlıklı spor, fiziksel egzersiz etkinlikleri gerçekleştirildi. Yapılan terapilerin etkileri, sağlık personelleri tarafından izlendi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen hastalar, 15 gün süren tedavinin ardından sağlık problemlerinin azaldığını söyledi. "Aldığımız nefesin değiştiğini hissettik" Tedavi sonrasında sağlıklı bir nefes aldığını ifade eden Ahmet Uz, “Projenin ilk üçüncü gününde bile aldığımız nefesin değiştiğini hissettik. Burada huzur bulduk. Çeşitli etkinlikler yaptığımız için hiç sıkılmadık. Mağaranın yokuşunu en az 5-6 dakika arasında çıkarken, şimdi ise 1 dakika 40 saniyede çıkmayı başardım” dedi. Tuz mağarasındaki tedaviden memnun kaldığını belirten Nursel Sümer de, “Bana güzel bir nefes veren Çankırı’ya çok teşekkür ederim. Tuz mağarasının kıymetinin bilinmesini isterim. Ben 37 yaşındayım ama çok nefessiz kalan birisiydim. Buraya geldiğimde yürümede çok zorluk çekiyordum. İlk başta da ambulans yardımı ile geldim, daha sonra koşarak çıktım. 15 gün boyunca burada çok güzel bir vakit geçirdik. Bu mağaradan çok faydalandım, şifa buldum” diye konuştu.
Yerin 150 metre altında sağlıklarına kavuşmanın hayalini kuran hastaların tedavisi sona erdi
09 Ekim 2024 Çarşamba - 14:52 Yerin 150 metre altında sağlıklarına kavuşmanın hayalini kuran hastaların tedavisi sona erdi Türkiye’nin dört bir yanından Çankırı’ya gelen KOAH ve astım hastaları, Hititler’den kalan ve yerin 150 metre altında tuz mağarasında 15 gün boyunca tedavi edildi. Sona eren tedavinin ardından konuşan hastalar, sağlık durumlarında büyük gelişme yaşandığını söyledi. Çankırı’da, hayata geçirilen ’Daha Güçlü Bir Nefes Projesi’, KOAH ve astım hastalarına şifa oldu. Yerin 150 metre altındaki mağara içerisinde, KOAH ve astım hastalarına yönelik farklı sosyal, kültürel ve sağlık etkinliklerinin yanı sıra hastaların 4 ila 6 saat tuz ortamındaki havaya maruz kalmaları ve etkin zaman geçirmeleri sağlandı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen hastalar, 15 gün süren tedavinin ardından sağlık problemlerinin azaldığını söyledi. Tedavi sonrasında sağlıklı bir nefes aldığını ifade eden Ahmet Uz, “Projenin ilk üçüncü gününde bile aldığımız nefesin değiştiğini hissettik. Burada huzur bulduk. Çeşitli etkinlikler yaptığımız için hiç sıkılmadık. Mağaranın yokuşunu en az 5-6 dakika arasında çıkarken şimdi ise 1 dakika 40 saniyede çıkmayı başardım” dedi. Tuz mağarasındaki tedaviden memnun kaldığını belirten Nursel Sümer, “Bana güzel bir nefes veren Çankırı’ya çok teşekkür ederim. Tuz mağarasının kıymetinin bilinmesini isterim. Ben 37 yaşındayım ama çok nefessiz kalan birisiydim. Buraya geldiğimde yürümede çok zorluk çekiyordum. İlk başta da ambulans yardımı ile geldim, daha sonra koşarak çıktım. 15 gün boyunca burada çok güzel bir vakit geçirdik. Bu mağaradan çok faydalandım, şifa buldum” diye konuştu.
Çankırı’nın şifa kaynağı kaya tuzundan üretilen lambalar evlerin havasını değiştiriyor
07 Ekim 2024 Pazartesi - 12:01 Çankırı’nın şifa kaynağı kaya tuzundan üretilen lambalar evlerin havasını değiştiriyor Çankırı’nın meşhur kaya tuzundan yapılan tuz lambaları, negatif iyot salınımı özelliği ile doğal hava temizleyici özelliği taşıyor. Kentte çeşitli şekiller verilerek üretilen tuz lambaları Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Çankırı’nın binlerce yıllık mağaralarından çıkartılan kaya tuzlarından üretilen tuz lambaları, sadece estetik bir obje olmanın ötesine geçerek doğal bir hava temizleyici olarak evlerde yerini alıyor. Negatif iyon salınımı yaparak ortamdaki hava kalitesini artıran lambalar, astım ve KOAH gibi solunum rahatsızlıklarına sahip hastalar tarafından tercih ediliyor. Çankırı’da tuz lambası üretimi yapan İlyas Ak, tuz lambalarının havayı arındırma özelliğiyle kötü koku, rutubet ve bakterileri ortadan kaldırdığını belirtti. “Genellikle çocuk odalarına koyuyorlar" Vatandaşların bebek odalarına koymak için tuz lambaları aldığına dikkat çeken Ak, “Çankırı’nın doğal kaya tuzundan tuz lamba yapıyoruz. İçerisinde sadece Çankırı’nın meşhur tuzu ve aydınlatıcı lamba vardır. Altına bir tahta ve kablo takıp hazırlıyoruz. Tuz lamba, aydınlatıcı lamba sayesinde ısındığı zaman yaydığı iyonlar ortamdaki negatif iyonları pozitif hale getiriyor ve bu sayede ortamdaki hava filtre edilmiş hale geliyor. Bu sayede de sağlıklı ve temiz bir hava almış oluyoruz. Astım, KOAH, nefes darlığı olan hastalar, yayılan bu pozitif iyonlarla daha rahat ve sağlıklı nefes alıyor. Ayrıca ortamdaki nem, koku ve rutubeti de kendine çekerek gideriyor. Tuz lambası gece lambası olarak alanlar da var, sağlığına kavuşmak için alanlar da var. Çocuklarda doğumdan sonra yaşanan astım ve sarılık hastalıkları için genellikle çocuk odalarına koyuyorlar. Tuz lambası, kötü havayı filtre ettiği için klimalardan daha üstün. Tuz bir asit olduğu için ortamdaki bakterileri de öldürüyor” dedi. Bedirhan Göksu
Çankırı’nın şifa kaynağı kaya tuzundan üretilen lambalar evlerin havasını değiştiriyor
07 Ekim 2024 Pazartesi - 11:55 Çankırı’nın şifa kaynağı kaya tuzundan üretilen lambalar evlerin havasını değiştiriyor Çankırı’nın meşhur kaya tuzundan yapılan tuz lambaları, negatif iyot salınımı özelliği ile doğal hava temizleyici özelliği taşıyor. Kentte çeşitli şekiller verilerek üretilen tuz lambaları Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Çankırı’nın binlerce yıllık mağaralarından çıkartılan kaya tuzlarından üretilen tuz lambaları, sadece estetik bir obje olmanın ötesine geçerek doğal bir hava temizleyici olarak evlerde yerini alıyor. Negatif iyon salınımı yaparak ortamdaki hava kalitesini artıran lambalar, astım ve KOAH gibi solunum rahatsızlıklarına sahip hastalar tarafından tercih ediliyor. Çankırı’da tuz lambası üretimi yapan İlyas Ak, tuz lambalarının havayı arındırma özelliğiyle kötü koku, rutubet ve bakterileri ortadan kaldırdığını belirtti. “Genellikle çocuk odalarına koyuyorlar" Vatandaşların bebek odalarına koymak için tuz lambaları aldığına dikkat çeken Ak, “Çankırı’nın doğal kaya tuzundan tuz lamba yapıyoruz. İçerisinde sadece Çankırı’nın meşhur tuzu ve aydınlatıcı lamba vardır. Altına bir tahta ve kablo takıp hazırlıyoruz. Tuz lamba, aydınlatıcı lamba sayesinde ısındığı zaman yaydığı iyonlar ortamdaki negatif iyonları pozitif hale getiriyor ve bu sayede ortamdaki hava filtre edilmiş hale geliyor. Bu sayede de sağlıklı ve temiz bir hava almış oluyoruz. Astım, KOAH, nefes darlığı olan hastalar, yayılan bu pozitif iyonlarla daha rahat ve sağlıklı nefes alıyor. Ayrıca ortamdaki nem, koku ve rutubeti de kendine çekerek gideriyor. Tuz lambası gece lambası olarak alanlar da var, sağlığına kavuşmak için alanlar da var. Çocuklarda doğumdan sonra yaşanan astım ve sarılık hastalıkları için genellikle çocuk odalarına koyuyorlar. Tuz lambası, kötü havayı filtre ettiği için klimalardan daha üstün. Tuz bir asit olduğu için ortamdaki bakterileri de öldürüyor” dedi.