Yerel Haberler
Çorum
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:36 İlk kez dron kullandılar, heyecanı doyasıya yaşadılar Çorum’da düzenlenen "dron futbolu" organizasyonunda özellikle çocuklar ve gençler, kafesli sahada dron teknolojisini yakından tanıyıp heyecan dolu anlar yaşadı. Çorum’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında "dron futbolu" heyecanı yaşandı. Alışveriş merkezinde kurulan özel kafesli sahada çocuklar, gençler ve aileler dron teknolojisini yakından tanıdı. Türkiye Hava Sporları Federasyonu tarafından, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen etkinlikte birçok vatandaş ilk kez dron kullandı. Hedef halkalardan geçirilerek puan toplanan yarışlar, özellikle gençlerden yoğun ilgi gördü. Türkiye Hava Sporları Federasyonu görevlisi Halit İnan, Drone Soccer’ın insansız hava araçları branşının bir alt dalı olarak faaliyet gösterdiğini belirterek, "Şu anda ülkemizde 100’den fazla takım, 60 antrenör ve binlerce aktif lisanslı sporcumuz mevcut. Geçtiğimiz hafta sonu Kayseri’de Drone Soccer Türkiye Şampiyonası 1. etap yarışması yapıldı. Bugün de Çorum’da bu branşı öğrencilere tanıtmak için sahamızı kurduk" dedi. Etkinliğe katılan Kürşat Kaymak ise dron futbolunu ilk kez gördüğünü ifade ederek, "Tanıtımını yaptılar. Türkiye’de yaygınlaşmasını istedikleri bir spormuş. Yozgat’ta ikamet ediyorum. Orada da olsa katılmayı isterim. Eşimle karşılıklı yarıştık, 4-0 kazandım" diye konuştu. İpek Kaymak da etkinlikte keyifli vakit geçirdiklerini belirterek, "Ben gol atamasam da çok eğlendim. Güzel bir etkinlik olmuş. Umarım yaygınlaşan bir spor olur" ifadelerini kullandı. Etkinliğin, 19 Mayıs günü de devam edeceği belirtildi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:38 Kuzenini sokak ortasında vurmuştu: O anlar güvenlik kamerasında Çorum’un Sungurlu ilçesinde kuzenini tabancayla yaralayan şüpheli tutuklandı. Gencin vurulduğu anlar ise çevredeki bir güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Olay, 17 Mayıs’ta Sunguroğlu Mahallesi Prof. Dr. Necmettin Erbakan Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ferhat K. (22) ile amcasının oğlu Hakan K. (26) arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesi üzerine Hakan K., yanında bulunan tabancayla kuzeni Ferhat K.’ye ateş etti. Kurşunların karın ve kol bölgesine isabet ettiği Ferhat K. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı genç, ilk müdahalesinin ardından Sungurlu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ferhat K., buradaki müdahalenin ardından Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Olayın ardından kaçan şüpheli Hakan K., polis ekiplerinin çalışması sonucu yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Sungurlu Adliyesi’ne sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan, silahlı saldırı anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, taraflar arasında yaşanan tartışmanın ardından şüphelinin silahla ateş ettiği anlar yer aldı.
Çorum’da “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” etkinlikleri
16 Temmuz 2024 Salı - 02:41 Çorum’da “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” etkinlikleri Çorum’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle program düzenlendi. 15 Temmuz ruhuyla Kadeş Meydanı’nda buluşan Çorumlular ilk gün gibi yine tek yürek oldu. Çorum Belediyesi Mehter takımının gösterisi ile başlayan program Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Müftü Şahin Yıldırım tarafından yapılan dua ile devam etti. Programda bir konuşma yapan Vali Zülkif Dağlı, 15 Temmuz hain darbe girişiminin aziz milletimizin birliğine bütünlüğüne bağımsızlığına kasteden alçakça bir girişim ve demokrasimize yapılan çok büyük bir saldırı olduğunu söyledi. Türk halkının demokrasi ve seçilmiş iradeyi korumak için 15 Temmuz’da destansı bir direniş gösterdiğini vurgulayan Vali Dağlı, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa dökülen Türk milletinin gösterdiği cesaret ve kararlılık hain girişimi geri püskürttü. Milletimiz verdiği bu ikinci Kurtuluş mücadelesi ile bağımsızlığından asla vazgeçmeyeceğini bir kez daha ilan etti. Onurlu dik duruşuyla birlik beraberlik ve kardeşlik ruhunun bu topraklarda sonsuza kadar yaşayacağını gösterdi. Devlet, millet bütünleşmesiyle ortaya konulan bu mücadelemiz demokrasiye sahip çıkma noktasında tüm dünyaya örnek teşkil etti. Bunlar çok önemli değerlerdir. Bu milletin zaferidir. Bu yüce Türk milleti bin yıl önce Malazgirt’te hangi inançla ve kararlılıkla Anadolu’nun kapılarını bizlere açmışsa Çanakkale Savaşı’nda Kurtuluş Savaşı’nda Kıbrıs Barış Harekatı’nda ve 15 Temmuz’da aynı mücadeleyi yaptı. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar hangi hainliği düşünürlerse düşünsünler Malazgirt ruhumuzu, Çanakkale ruhumuzu, milli mücadele ruhumuzu her zaman koruyacağız. Bu aziz millet ülkemizi Türkiye’nin geleceğini, ay yıldızlı bayrağı namertlere çiğnetmedi, çiğnetmeyecek” dedi. “Tüm halkımız bilmektedir ki bunlar dün Asala, bugün ise FETÖ, PKK ve DEAŞ olarak karşımıza dikilmektedir” diyen Vali Dağlı, “Bugün birliğimizi, kardeşliğimizi istemeye şer güçler çirkin senaryolarından kirli oyunlarından geri durmayacaklar ve isimleri değişmek suretiyle karşımıza geri geleceklerdir. Çünkü bunlar 100 yıl önce Sevr’i ve emellerini gerçekleştiremeyenlerin uzantılarıdır. 15 Temmuz vesilesiyle toplumsal hafızamızı tutacağız. Demokrasimizi daha fazla güçlendireceğiz. Şehitlerimizi ve gazilerimizi her daim anacağız. Türkiye Cumhuriyeti devleti bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da önüne çıkartılacak her engeli aşacak güce imkânına ve kararlılığa sahiptir. Bunun için ihtiyacımız olan en önemli şey milletimizin birliği ve beraberliğidir. Millet olarak bunların karşısında durduk bundan sonra da duracağız. Bu oyunlara karşı bilinçli olmak, birliğimize ve beraberliğimizi güçlendirmek kardeşlik duygularımızı pekiştirmek ortak varlığımız olan cumhuriyetimize sahip çıkmak ülkemiz ve milletimizi yarınlara taşımak için azim ve kararlılıkla çalışacağız” şeklinde konuştu. Programa AK Parti Çorum milletvekilleri Yusuf Ahlatcı ve Oğuzhan Kaya, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Naim Çetinkaya, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektal ve protokol üyeleriyle, vatandaşlar katıldı.
15 Temmuz gazisi Kozan: “Bu vatan için kanımı son damlasına kadar vermeye hazırım”
14 Temmuz 2024 Pazar - 11:56 15 Temmuz gazisi Kozan: “Bu vatan için kanımı son damlasına kadar vermeye hazırım” 15 Temmuz gazilerinden Selahattin Kozan, “Vatan gittikten sonra, ülke gittikten sonra hiçbir şeyin anlamı yok. Bugün tekrar aynı şey olsa yine sokağa çıkarım. Bu vatan için kanımı son damlasına kadar vermeye hazırım” dedi. FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminde köprüde vurularak gazi olan Selahattin Kozan, o gün yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı’na anlattı. O gece 15 Temmuzlar Şehitler Köprüsü’nün “bomba var” denilerek kapatıldığını hatırlatan Kozan, “ O sırada Üsküdar’daydım. Cumhurbaşkanımız açıklama yapana kadar darbe olduğundan haberimiz yoktu. Hemen Kısıklı’ya gittik. Kısıklı çok kalabalıktı. Oradan Boğaz köprüsüne geçtik. Köprü üzerinde vurulanlar ambulanslarla hastaneye taşınıyordu. İnşallah bir daha böyle bir şey yaşamayız. Köprünün üzerine darbeciler sıra halinde dizilmişti. Ateş açılınca yere yattık. Darbecileri durdurmak için karşıdan gidemeyeceğimizi anlayınca bariyerlerden gitmeye karar verdik. Bariyerlerin oradan giderken bize tekrar ateş açıldı. Kurşunlardan bir tanesi yanımdaki arkadaşımın kolundan geçti. Bende omzumdan ve kafamdan yaralandım. Sabah 06.45 sıralarında özel harekat müdahale etti. Benim vurulduğumdan haberim yoktu. Yanımdaki arkadaş geçmiş olsun deyince ne olduğunu sordum. Kafandan ve omzundan kan geliyor dedi. Orada ambulanslara da ateş edildi. Yaralı taşıyan motosikletli bir çocuğa daha ateş ettiler. Ateş açıldığı için ambulanslar yaralıları da götüremedi. Kendi imkanlarımla ben hastaneye gittim. Hastaneye gittiğimde çok yaralı olduğunu gördüm. Kafam sarılı halde tekrar köprüye gittim” diye konuştu. Türkiye’nin çok bedel ödediğini vurgulayan Kozan, “Hastanede ya öleceğiz ya başaracağız dedim. Bu ülke için çok bedel ödendi. Ödenmeye de devam ediyor. Darbe teşebbüsü sırasında sokağa çıktığımda annemin, babamın, çocuklarımın haberi yoktu. Vatan gittikten sonra, ülke gittikten sonra benim için hiçbir anlamı yok. Tekrar aynı şey olsa yine sokağa çıkarım. Kanımızın son damlasına kadar vermeye hazırız. O günler zor günlerdi. Sayın cumhurbaşkanımız halkı meydanalra çağırdı. 85 milyon insan vatanımızı kötü emelleri olan insanlardan korudu. Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Bu millete örneklik yaptı. Bu ülkeye 3-5 kişin zarar veremeyeceğini bu halkın öüne geçilmeyeceği öğrenildi. Bu milletten Allah razı olsum Hep birlikte bu darbeyi engelledik. Hala o günden beri tank gördüğümde yine mi darbe oluyor hislerine katılıyorum. Gazilerimiz, şehitlerimiz büyük mücadele verdiler” ifadelerini kullandı. ( BA-MMY)
Çorum’da “Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü” paneli
13 Temmuz 2024 Cumartesi - 19:40 Çorum’da “Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü” paneli Çorum’da düzenlenen panelde “Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü” masaya yatırıldı. Anadolu Basın Federasyonunun katkıları ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün destekleriyle gerçekleştirilen panelde uyuşturucu ile mücadele okul, aile ve medyanın rölünün yanı sıra sosyal medyada gençleri bekleyen tehlikelere dikkat çekildi. Panelin açılış konuşmasını yapan Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, uyuşturucu ile mücadelenin vatan savunması kadar kıymetli, özel ve önemli olduğunu söyledi. Bağımlılıkla mücadelede herkesin rolünün olduğunu belirten Başkan Aşgın, “Özellikle gençlerimizin ve çocukların bağımlı olmaması, zihninin berrak, kalbinin temiz olması bununla birlikte milletimize hizmetkar olması da uyuşturucu ve benzeri alışkanlıklara dücar olmaması çok önemli. Bağımlılıkla mücadele de herkesin bir rolü var. Ailenin yapması gerekenler var. Okulda öğretmenlerin yapması gerekenler var. En önemlisi medyanın yapması gerekenler var. Çünkü medyanın kullandığı dil özendirici de olabilir, önleyici de olabilir. Bu anlamda medyaya büyük rol düşüyor. Bu alanda ilgili birimlerin verdiği mücadele önemli ancak daha da önemlisi caydırmak, özendirmemek, tehlikeye dikkat çekmek ve yavrularımızın korunması noktasında medyaya daha büyük görevler düşüyor” dedi. Vali Zülkif Dağlı ise, uyuşturucu ile mücadelenin sadece emniyet ve asayiş sorunu olarak algılandığına dikkat çekerek, bunun aslında bir sağlık sorunu olduğunu söyledi. Uyuşturucu ile mücadelede tüm kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve medyanın ortak yapacağı çalışmalarla sonuç alınabileceğine dikkat çeken Vali Dağlı, “Bağımlılıkla mücadele konusunda önleyici çalışmalar daha önemli. Bağımlılık oluştuktan sonra bitirmek veya geri dönüş daha zor. Uyuşturucu ile mücadele hepimizin sorunu. Hep birlikte ele almak zorundayız. Basının dili çok önemli. Bağımlılıkla mücadele çalışmalar yapılırken eğiticilerin dili de çok önemli. Gençlerimiz bizim geleceğimiz ve onları iyi korumalıyız. Onlara iyi argümanlar üretmek zorundayız. Gençlerimiz ve çocuklarımızın boş zamanlarını iyi değerlendireceği çalışmalar yapmalıyız. Bu sayede kötü mecralara önlemiş oluruz. Aksi taktirde bu alanda boşluk yok. Bu anlamda önleyici çalışmaları önemsiyoruz” diye konuştu. Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, uyuşturucu ile mücadelenin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gençleri tehdit eden ciddi bir konu olduğuna dikkat çekti. Emniyet ve jandarma teşkilatının son yıllarda uyuşturucu ile mücadele konusunda çok etkili bir çalışma yürüttüğünün altını çizen Acet, bununla ilgili önemli bir mesafe alındığını söyledi. Madde bağımlılığının sadece bağımlıyı ilgilendiren bir konu olmadığını anlatan Acet, bunun aileyi etkileyen bir mesele olduğuna işaret etti. Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Emin Pazarcı ise, uyuşturucu ile mücadelenin Türkiye’nin beka meselesi olduğunu açıkladı. Bir çocuk zararlı bir alışkanlığa başladığında ailelerin paniğe kapılmamalarını isteyen Pazarcı, “Çocukla mücadele etmeyecek. En büyük yanlış paniğe kapılmak, çocuğu suçlamak. Burada yapılması gereken öncelikle sorunu gözlemleyip, sebep ve sonuçlarını araştırarak kaynağına ineceksiniz. Uzmanla birlikte bunu önlemenin yollarını arayacaksınız. Aileler ’Bizim evimize uyuşturucu madde girmez, biz sokmayız’ demesin, herkesin evine girebiliyor” ifadelerini kullandı. Uyuşturucu ile mücadelenin en önemli halkalarından birisini de aile bağlarının oluşturduğunu belirten Pazarcı, şunları kaydetti: “Aile bağlarını güçlendireceksiniz. Madde bağımlılığını önleyici en önemli ilaç aile bağlılığı. Aile bağlılığı güçlü olan çocuklar çok zor madde bağımlısı oluyor. Ancak aile baları zayıf olana çocuklar ise maalesef madde bağımlısı oluyor. Uyuşturucu ile mücadele sadece gençlerin ve ailenin meselesi değil. Bu Türkiye’nin beka sorunu. En vahimi bir ülke Türkiye’ye yönelik sentetik madde üretiyor. Bedavadan. Çocuklar öyle alışıyorlar. Çok ucuz. Ve bunu Müslüman bir ülke yapıyor. Amaç ne? Bizim gençliğimizi kırmak. Böyle ciddi bir saldırı ve tehlike ile karşı karşıyayız. Güvenlik güçlerimiz etkin bir mücadele ediyor. Bağımlılıkla mücadele de en önemli rolü biz oynuyoruz. Ancak gençlerimiz ve çocuklarımızı buna başlatmamamız lazım. Çocuklarımızı bunlara yaklaştırmamamız lazım. Bu işin çaresi başlamamak, hiç bulaşmamak. İnşallah bundan sonra görevimizi daha düzgün ve layıkıyla yapabiliriz.” TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik, uyuşturucu ile mücadelede okul ve aileye büyük görevler düştüğünü vurgulayarak, “En büyük zararı aileler görüyor. Uyuşturucu bağımlılığı yıldırım düşmesi gibi bir şey. Hepimiz yıldırım düştüğünü görüyoruz. Yıldırım düştüğü aile ve toplumu yakıyor. Anne, babalara çok büyük görevler düşüyor” dedi. Her coğrafyanın kendine özgü problemleri olduğunu kaydeden Atik, “Uyuşturucu artık öyle bir noktaya geldi ki her dünyanın her ülkesinde var. Yaklaşık 500 milyon uyuşturucu bağımlısı olduğu söyleniyor. Konvansiyonel medya ile günümüz medyası arasında çok büyük fark var. Gençlerin önemli bir bölümünü de haber programlarını tv kanallarını izlemediğini düşünüyorum. Daha çok sosyal medya ile ilgileniyorlar. Odasında ya da yanınızda internet kullandığında ne yaptığını fark edemiyorsunuz. Dolaysıyla medyayı ayırmamız lazım. Günümüz televizyonları, gazeteler, dergiler bir tarafa sosyal medya bir tarafa. Sosyal medyayı devletin kendi aygıtları ile denetlemesi mümkün ama buda çok kolay değil. Burada devletin alacağı önlemler kadar ailelere de önemli görevler düşüyor. Ancak bu birazda değerler eğitimi ile ilgili. Çocuğu nasıl eğittiniz ile ilgili” şeklinde konuştu. Günümüzde çocuk ve aile aynı evde yaşarken birbirinden uzak olduğunun altını çizen Atik, “Çocuklar dışarı çıktıklarında ya da odalarına geçtiklerinde tamamen yapayalnızız. Dolayısıyla devlete düşen görev kadar, medyaya düşen görev kadar aileye de büyük görev düşüyor. Çocuğa cep telefonu verip ne yaparsa yapsın diye bakmalıyız. Çocukları desteklememiz, takip etmeliyiz. Uyuşturucu ile mücadele ne okul engelleyebilir, ne güvenlik güçleri engelleyebilir. Onlar sadece sahaya dağılmasını engelleyebilir. Çocuklarımızı zararlı alışkanlıklardan korumak istiyorsak öncelikle çocuklarımızı izlemeliyiz” dedi. Uyuşturucu ile mücadelede gazetecilerin dikkatli olduklarını anlatan Atik, şunları kaydetti: “Gazeteci olarak ve meslek örgütleriyle ilgili yaptığımız çalışmaların başında şu geliyor; onları ötekileştirmemek. Bunlar da toplumun bir parçası. Bunları meczup gibi gösteren haberler, onları tamamen toplumdan kopartıyor. Biz buna dikkat etmeye çalışıyoruz. Onları uçurumun kenarından almak yerine ötekileştirmek toplumu daha iyi etmiyor. Bu anlamda medyaya önemli görev düşüyor. Daha bilinçli bir dil kullanmayı tercih ediyoruz. Onların onurunu kıracak haberleri yapmamaya çalışıyoruz. Kamu spotu gibi çekimlerde de onları flu hale getirerek, sıkıntılı görüntüleri kullanıyoruz. Ancak haber bültenlerinde kullanmıyoruz. Bunu bir özeleştiri olarak söylüyorum, medyada bu alanda uyarıcı yayınlar yapmıyoruz. Dizilerde sayın Cumhurbaşkanının hassasiyeti ve RTÜK nedeniyle alkol ve sigara kullanımı yasak. Ancak sosyal medyada yayınlanan dizilere baktığınızda inanılmaz teşvik edici unsurlar var." "Medyanın rolü çok büyük, engellemek için medyanın kullandığı dile dikkat etmesi yeterli olmuyor” Gazeteci Zafer Şahin de, ailelerin çocuklarıyla bağlarını kesmemeleri ve dijital platformlardan uzak tutmaları için uyarıda bulundu. Kendi dönemlerinde gençler ve çocukların günümüzdeki tehlikeye açık ve maruz kalmadığını anlatan Şahin, “Bu dönemde gerek geleneksel medya, gerekse sosyal medya üzerinden bağımlılığı teşvik edecek gençlere ve çocuklara çok fazla materyal sunuluyor. Dijital platformlar önemli. Sadece uyuşturucu değil, aile yapımızı hedef alan LGBT propagandasını artık her dizide görebiliyoruz. Bunu bilinçli yapıyorlar. Anne ve babalar çocuklarımızı özellikle bu dijital platformlardan mahrum bırakmak, uzak tutmak zorunda. Devletimiz uyuşturucu ve suçla mücadeleyi her zaman yapıyor. Evde kontrolü sağlamalıyız. Çocuklar bizim canımız, onlarla bağımızı kesmemeliyiz. Sadece çocuklar değil, anne ve babalar da telefon bağımlısı” dedi. Panele İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Naim Çetinkaya, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, Kent Konseyi Başkanı İsmail Yağbat ve davetliler katıldı.