Yerel Haberler
Çorum
YEDAŞ Çorum Bölge Müdürlüğü’ne atama 26 Şubat 2026 Perşembe - 11:28:06 Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ) Çorum Bölge Müdürlüğü görevine Mehmet Derman Fakour atandı. Mehmet Derman Fakour, Şubat 2026 itibarıyla YEDAŞ Çorum Bölge Müdürü olarak göreve başladı. Selçuk Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden 2010 yılında mezun olan Fakour, aynı üniversitede İşletme alanında ve Hacettepe Üniversitesi’nde Finansal Yönetim alanında yüksek lisans eğitimlerini tamamladı. Farklı firmalarda görev alan Fakour, elektrik dağıtım şebekelerinin işletme, bakım ve operasyon süreçlerinde önemli sorumluluklar üstlendi. Yeni görevine ilişkin değerlendirmede bulunan Mehmet Derman Fakour, "YEDAŞ gibi güçlü bir mühendislik altyapısına ve köklü bir kurumsal birikime sahip bir yapının parçası olmaktan memnuniyet duyuyorum. Çorum’da vatandaşlarımıza kesintisiz, güvenilir ve kaliteli enerji sunmak amacıyla ekip arkadaşlarımızla birlikte sahada etkin, planlı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla çalışacağız. Bölgenin enerji altyapısını daha da güçlendirmek ve hizmet kalitesini ileri taşımak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor" dedi. YEDAŞ; Samsun, Ordu, Çorum, Amasya ve Sinop illerinde yaklaşık 3 milyonu aşkın aboneye elektrik dağıtım hizmeti sunarken, güçlü mühendislik altyapısı, dijitalleşme yatırımları ve sürdürülebilir hizmet anlayışıyla bölgesinin enerji altyapısını geleceğe hazırlamaya devam ediyor.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 20:44 İçişleri Bakanı Çiftçi: "Suçu kaynağında kurutacak stratejiler geliştirerek kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak suç ve suçluyla mücadelede asla rehavete kapılmadan, suçu kaynağında kurutacak stratejiler geliştirerek kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Çorum Valiliği, Çorum Belediyesini, AK Parti Çorum İl Başkanlığı ve MHP Çorum İl Başkanlığını ziyaret etti ardından Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programında kent protokolü ve vatandaşlarla bir araya geldi. "Bugün aranızda bulunmak benim için gönül bağının yeniden tazelenmesidir" Programda konuşan Bakan Çiftçi Çorum’un bir kadim şehri olduğunu ifade ederek, "Bu topraklarda söz mertçe sözlenir, gönül kapıları ardına kadar açıktır, dostluk samimiyetle kurulur. Anadolu irfanı burada hayat bulur. Bu güzel şehre, hizmet etmekten dolayı kendimi son derece bahtiyar hissediyorum. Çorum Valiliği görevimizde siz değerli kardeşlerimizle her zaman hemhal olduk. Hatıralar, dostluklar biriktirdik. Dua ettik, hayır dualarınızı aldık. Bugün aranızda bulunmak benim için gönül bağının yeniden tazelenmesidir. Bu duyguları Yunus’un diliyle şöyle ifade etmek isterim; ‘Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için, dostun evi gönüllerdir.’ Çorum da böyle bir irfanın diyarıdır. Sıcak kanlı insanların, memleket sevdalısı insanların şehridir. Biz de bu şehrin ekmeğini yedik, suyunu içtik, havasını teneffüs ettik. Hep beraber hizmet ettik" dedi. "Bu görevi aziz milletimize hizmet yolunda onurlu bir emanet olarak görüyorum" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensibiyle İçişleri Bakanlığı görevinin kendisine tevdi edildiğini belirten Çiftçi, "Bu görevi aziz milletimize hizmet yolunda onurlu bir emanet olarak görüyorum. Her zaman Çorumlu kardeşlerimin hizmetinde olacağımı bir defa daha ifade ertmek istiyorum. Dualarınızda yer almak benim için en büyük şeref kaynağı olacaktır. Anadolu topraklarında bin yıldır süren hakimiyetimiz, ecdadımızın kahramanlığı, alın teriyle, duasıyla, fedakarlığıyla yoğrulmuştur. Bu toprakları ebedi vatan kılan o kutlu yürüyüşün izinde olmak bizim için büyük bir şereftir. Bizim medeniyetimiz sadece imamet kuran, şehirler inşa eden bir medeniyet değildir. Bizim medeniyetimiz insanı merkeze alan, insan onurunu yücelten, maneviyatı esas kabul eden bir medeniyettir. Taşı taş üstüne koyarken gönlü gönül üstüne koymayı esas alan bir anlayıştır" diye konuştu. Suç ve suçluyla mücadelede kararlılıkla yollarına devam edeceklerini ifade eden Bakan Çiftçi, şunları kaydetti: "Bundan 23 yıl önce muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya çıkan irade de ecdadın bu mirasına sahip çıkma idealiyle yola çıktı. Hamd olsun çeyrek aslına yaklaşan bu meşakkatli yürüyüşte bugün bölgesinde ve dünyada söz sahibi olan bir Türkiye var. Savunma sanayisinde büyük hamleler gerçekleştirildi. Eğitimde, sağlıkta, ulaştırmada, yerli ve milli teknoloji hamlelerinde tarihi hamleler yapıldı. Bu memleketin potansiyelini en verimli şekilde değerlendiren, millete hizmet yolunda çığır açan ve bu haysiyetli günlerin önünü açan muhterem Cumhurbaşkanımıza huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Son 40 yıldır enerjimizi alan terör meselesi karşısında devletimiz kararlı bir mücadele yürüttü. Güvenlik güçlerimizin fedakarlığı, azi milletimizin feraseti sayesinde şimdi bugün çok farklı bir noktadayız. Bu başarının en büyük kahramanları, canını bu vatan için feda eden şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizdir. Hepsine minnet ve şükran borçluyuz. Bugün terörsüz Türkiye süreciyle yeni bir aşamaya geçmiş durumdayız. Muhterem Cumhurbaşkanımızın kararlı liderliğinde, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü desteğiyle başlayan bu süreç, aziz milletimizin fertleri arasına nifak sokan terör meselesinin suhuletle çözülmesi iradesidir. Cumhur ittifakıyla başlatılan ve bir devlet projesi olarak yürütülen terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonu için İçişleri Bakanlığı olarak azami bir hassasiyeti göstereceğiz. Bu iradeyi ortaya muhterem Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Yine yapıcı tutumuyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımıza, Milli Dayanışma ve Kardeşlik Demokrasi Koordinasyonuna, süreci koordinasyon içerisinde yürüten devletimizin tüm kurumlarına teşekkür ediyorum. Inşallah önümüzdeki dönemde Türkiye yüzyılı vizyonu hedeflerine doğru kararlı yürüyüşümüzü hiç kimse durduramayacak. Bu milletin istikametini tayin eden irade yine kendi öz iradesi olacaktır. Bizler de İçişleri Bakanlığı olarak suç ve suçluyla mücadelede asla rehavete kapılmadan, suçu kaynağında kurutacak stratejiler geliştirerek kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Huzur ve güven ortamını daha da tahkim edeceğiz. Şiarımız nettir, birlikte huzur, birlikte güven. Türkiye’nin her karış toprağında, her ilinde, her ilçesinde, vatandaşımızın yanında olacağız. Devletin şefkatini de kudretini de aynı anda hissettireceğiz." "Ziyaretlerinizle bizi çok mutlu ettiniz" Çorum Valisi Ali Çalgan da, "Sayın Bakanım 5 yıl burada görev yaptınız. Çok büyük iz bıraktınız. Her köşede hatıralarınız, sizleri tanıyan dostlarınız var. Çorumlular sizi hemşehrisi olarak görüyor. Bunu Kahraman’dan sonra ikinci ziyaretiniz olarak ilimizi seçmenizden dolayı hemşehrilerim adına şükranlarımı arz ediyorum. İlimizi diyorum ama ilinizi demek daha doğru olacak. Ziyaretlerinizle bizi çok mutlu ettiniz" şeklinde konuştu. AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı ise Bakan Çiftçi’ye Çorum’daki hizmetleri için teşekkür ederek, "Memleketimiz sizin Balilik döneminizdeki hizmetlerinizi sitayişle anıyor. İnanıyorum ki Çorum İçişleri Bakanımız olarak da sizin güzel hizmetlerinizi burada yad edecek. Türkiyemizin içerisinde bulunduğu bu süreçte sizin gibi çok önemli bir kişinin İçişleri Bakanı olması, çok önemli bir bakanlıkta yer oluyor olmanız hem bizi gururlandırıyor hem de Rabbimizden sizlerde yardımcı olmasını niyaz ediyoruz" ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanı Mustafa Çifçi’nin Çorum Valiliği görevinde önemli çalışmalara imza attığını ifade eden Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın da, "Tüm Çorum şahit ki İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi, her zaman yanımızda oldu, bizi her zaman destekledi. Yaptığımız her işte katkısı var. Sadece tarihi Çorum meydanımızın ihya edilmesinde çok önemli katkılarının olduğunu hemşehrilerimiz biliyor. Birçok güzel işi beraber yaptık" dedi.
500 milyon dolarlık ihracata bilimsel kalkan
28 Kasım 2025 Cuma - 10:40 500 milyon dolarlık ihracata bilimsel kalkan Türkiye’nin dünya pazarının yüzde 32’sini elinde tutarak pazar lideri olduğu kuru üzüm ihracatında en büyük risk olan ’toksin’ sorunu, Hitit Üniversitesi’nde geliştirilen projeyle tarih oluyor. Mayalardan üretilecek antimikrobiyal maddelerle 500 milyon dolarlık ihracatı tehdit eden risk ortadan kalkacak. Hitit Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, gıda güvenliğini tehdit eden ve insan sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturan küflerle ilgili yürüttüğü projede önemli bir aşamaya geldi. Öğretim elemanı Dr. Tuba Büyüksırıt Bedir’in yürütücülüğünde, Prof. Dr. Bülent Kabak’ın danışmanlığında hazırlanan proje, TÜBİTAK 3501-Kariyer Geliştirme Programı kapsamında 1 milyon TL bütçe ile desteklenmeye hak kazandı. Türk bilim adamları, gıdalarda oluşan kanserojen küfleri kimyasal ilaçlarla değil, doğal olarak elde edilen "antagonistik mayalar" ile yok ederek hem ülke ekonomisine katkı sağlamayı hem de halk sağlığını korumayı hedefliyor. 500 milyon dolarlık ihracattaki risk ortadan kalkacak 2023 verilerine göre dünyadaki 856 bin tonluk kuru üzüm ihracatının 277 bin tonunu tek başına karşılayan ve dünya pazarındaki yüzde 32’lik ihtiyacı karşılayan Türkiye, yaklaşık 500 milyon dolar gelir elde ediyor. Yürütülen projeyle özellikle kuru üzüm ihracatında en büyük risk olan ’toksin’ sorunu tarih olacak. Proje kapsamında sentetik ve kimyasal ilaçlar yerine "antagonistik mayalar" adı verilen mikroorganizmaları kullanan araştırmacılar, özel mayalar sayesinde zararlı küflerin çoğalmasını baskılayıp toksin üretmelerini engelledi. Projeyle kuru üzüm başta olmak üzere çeşitli hububatlarda görülen ve karaciğer-böbrek hasarından kansere kadar birçok hastalığa yol açan zehirli küflere karşı biyolojik bir savaş açılıyor. Akademik literatüre de önemli katkılar sunacak olan çalışma, gıda sanayisinde sentetik koruyucuların yerini doğal biyolojik ajanların alması konusunda öncü bir model olacak. "Toksinleri biyolojik olarak engellemeyi hedefliyoruz" Projeyle ilgili bilgi veren Hitit Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim Elemanı Dr. Tuba Büyüksırıt Bedir, "Hazırladığımız TÜBITAK 3501 projemizde zehirli toksinler üreten küflerin engellenmesinde doğal, bütçe dostu, etkili, sürdürülebilir bir yöntemle dünyada yaklaşık 850 bin ton yıllık ihracatı yapılan ve dünyadaki ihtiyacın yüzde 32’lik kısmını Türkiye’nin karşıladığı kuru üzümler üzerine çalışıyoruz. Kuru üzümlerin ihracatında ülkeden gönderildikten sonra sınırda kontroller yapılmakta ve ürünler kabul edilmeden önce belirlenen limit değerlerini aşan ürünler için önlem alınmaktadır. 2020-2025 yılları arasında yapılan rasff (gıda ve yem için hızlı uyarı sistemi) bildirileri ile yaklaşık 64 tane bildirim yayınlanmış ve bu bildirimlerin yaklaşık yüzde 25’lik kısmının Türkiye orijini olduğu bilinmektedir. Bu ülkemiz açısından dünyada ihracatta birinci sırada olduğumuz kuru üzümler için acilen bir önlem almamızı gerektirmektedir. Bu amaçla bizim yaptığımız projede zehirli toksinler üreten küflerin engellenmesi ve baskılanmasını, ayrıca tarlada ve hasattan sonra doğal olarak oluşan uygun olmayan depolama şartlarında saklanan ürünlerde oluşan toksinlerin engellenmesini ve bu kapsamda mayalardan ürettiğimiz antimikrobiyal maddelerle biyolojik olarak engellenmesini hedef almaktayız" dedi. "İhracatta lider olduğumuz kuru üzüm sektörüne ekonomik katkı sağlamayı amaçlıyoruz" Projenin hem sağlık hem de ekonomik açıdan ülkeye önemli katkı sağlayacağını dile getiren Dr. Bedir, "Hem kanserojen etkisi bulunan hem de böbrek hastalıklarına yol açabilen, aynı zamanda bağışıklık sistemini zayıflatan toksinlere karşı bir önlem almayı hedefliyoruz. Bu çalışma kapsamında mikroorganizmalardan doğal yollarla antimikrobiyal maddeler üretilecek. Bu maddeler, paketleme öncesinde kuru üzümlerin yıkama aşamasında belirli yoğunluklarda uygulanacak. Bu uygulama sayesinde toksinler hem bağlanarak etkisiz hale getirilecek hem de azaltılarak sonraki oluşumlarının önüne geçilebilecek. Böylece toksinlerden arındırılmış, sağlıklı ve güvenli gıdayı tüketiciye sunmayı, aynı zamanda ihracatta lider olduğumuz kuru üzüm sektörüne ekonomik katkı sağlamayı amaçlıyoruz" diye konuştu.