Yerel Haberler
Çorum
Spor salonunda 2 bin kişi iftar sofrasında buluştu 01 Mart 2026 Pazar - 00:33:11 Çorum’un Sungurlu ilçesinde düzenlenen iftar programında yaklaşık 2 bin kişi birlikte orucunu açtı. Sungurlu Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programı, aynı spor salonunda yüzlerce vatandaşı aynı masada buluşturdu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği iftar programında Ramazan ayının paylaşım maneviyatı yaşatıldı. İftar programında yaklaşık 2 bin kişi birlikte orucunu açtı. İftar yemeğinin ardından eller semaya açılarak dua edildi. İftar programına katılan Belediye Başkanı Muhsin Dere vatandaşlarla yakından ilgilendi. İftar programına Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreter Yardımcısı ve Çorum Milletvekili Vahit Kayrıcı, Kaymakam Mutlu Köksal, MHP İl Başkanı Mehmet İhsan Çıplak ve ilçe protokolü de katıldı. "Bugün aslında bir ilçenin değil, büyük bir ailenin sofrasını kurduk" İftar programında konuşan Başkan Muhsin Dere, "Sungurlu’nun her sokağında, her mahallesinde birliğimiz daim olsun, attığımız her adım, hayata geçirdiğimiz her hizmet bir çocuğun yüzünde tebessüm, darda kalanın huzuru ve yaşlılarımızın duası olsun. Bugün aslında bir ilçenin değil büyük bir ailenin sofrasını kurduk. Sizlerin teşrifleriyle burası bir spor salonu olmanın ötesine geçti. Gösterdiğiniz ilgi, verdiğiniz destek bizim en büyük güç kaynağımızdır. Katılımlarınızla, soframızı, meclisimizi ve en önemlisi gönlümüzü şenlendirdiniz. Her birinize bu kıymetli vaktinizi ayırdığınız için yürekten teşekkür ediyor, en derin saygılarımı sunuyorum" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:35 Çorum’da ’tekne orucu’ coşkusu: Yüzlerce çocuk aynı anda iftarını açtı Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel hale getirilen Tekne Orucu İftar Programı’nda yüzlerce çocuk, öğle ezanıyla birlikte oruçlarını açarak unutulmaz bir Ramazan coşkusu yaşadı. Çorum Belediyesi, Ramazan ayının manevi iklimini ve paylaşma kültürünü gelecek nesillere aktarmak amacıyla 6-10 yaş arası çocuklara özel "Tekne Orucu İftar Programı" düzenledi. Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe çocuklar yoğun ilgi gösterdi. Öğle namazı saatinde bir çocuğun okuduğu ezanla birlikte çocuklar tekne oruçlarını açtı. Programda çocuklara çeşitli ikramlarda bulunuldu. İftarın ardından çocuklar çeşitli etkinliklerle doyasıya eğlendi. "Bu coşkuyu en derinden yaşayanlar, yüreği en temiz olan yavrularımız ve çocuklarımızdır" Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Ramazan’ın coşkusunu herkes yüreğinde hissediyor, ancak bu coşkuyu en derinden yaşayanlar, yüreği en temiz olan yavrularımız ve çocuklarımızdır. Biz de arzu ettik ki tam gün oruca geçmeden önce onları ’tekne orucu’ ile bu ibadete alıştırmaya başlayalım. Bu, geleneğimizde ve geçmişimizde yer alan; ecdadımızın çocukları oruca alıştırmak için geliştirdiği, pedagojik açıdan da son derece uygun ve güzel bir yöntemdir. Şehirleri inşa ve ihya ederken nesilleri ihmal etmiyoruz. Nesillerimizin değerlerimizle tanışması, orucu ve ibadetlerimizi sevmesi, bu sürece severek ve pedagojik olarak doğru bir şekilde geçiş yapabilmesi bizim için çok kıymetlidir" dedi. "Bu uygulamayı geleneksel hale getirdik" Etkinliğin her yıl gerçekleştirildiğini söyleyen Başkan Aşgın, "Bu uygulamayı geleneksel hale getirdik. Her yıl Ramazan ayının bir gününde yavrularımızı davet ediyoruz. Onlarla birlikte iftar sofrasında buluşuyoruz. Biz yavrularımızla birlikte orucumuzu açamıyoruz. Ancak ezanla birlikte iftar açmanın o huşusunu ve güzelliğini yavrularımıza yaşatmak istiyoruz. Etrafımızda velilerimiz de var ve çoğu zaman onların heyecanı çocuklarımızdan daha fazla oluyor. Çünkü her anne baba, evladının tarihine, değerlerine ve geleneğine bağlı olmasını ister. Bu anlamda da çocuklarımızın mutluluğu sadece onlarda da kalmıyor. Velilerine hatta şehrimize sirayet ediyor. Bu nedenle de yavrularımızı çok seviyoruz" diye konuştu.
Hititler’in başkentinde demirin 3 bin 500 yıllık serüvenine yolculuk
01 Ağustos 2025 Cuma - 23:01 Hititler’in başkentinde demirin 3 bin 500 yıllık serüvenine yolculuk Hititler’in 3 bin 500 yıl önce kullandığı demir eşyalar ve aksesuarlar, düzenlenen sergide ziyarete açıldı. Çorum’un Boğazkale ilçesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığınca başlatılan ’Cumhuriyetimizin 102. Yılında 102 Süreli Sergi: Anadolu’nun Kültürel Mirasına Yolculuk Projesi’ çerçevesinde, demirin yaklaşık 3 bin 500 yıllık serüvenini anlatan eserler ziyarete açıldı. Hititlerin başkenti Hattuşa’da bulunan Boğazköy Müzesi’nde düzenlenen serginin açılış programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Protokol üyeleri ve uzmanlar tarafından yapılan konuşmaların ardından serginin açılış kurdelesi kesildi. Arkeoloji uzmanları ve diğer katılımcılar, demirin tarih boyunca geçirdiği evrimi gözler önüne seren eserlere büyük ilgi gösterdi. Sergiye Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürü Sümeyra Bektaş, Sungurlu Kaymakamı ve Boğazkale Kaymakam Vekili Mutlu Köksal, Boğazkale Belediye Başkanı Adem Özel, Boğazköy Müze Müdürü Resul İbiş, Hattuşa Kazı Başkanı Prof. Dr. Andreas Schacner, protokol üyeleri, arkeoloji uzmanları ve davetliler katıldı. "Sergi, demirin tarih sahnesindeki yaklaşık 3500 yıllık serüvenini gözler önüne sergilemektedir" Programda konuşan Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürü Sümeyra Bektaş, "Kültür ve Turizm Bakanlığımız çoğu zaman bir çapa ya da bir fırça darbesiyle gün yüzüne çıktığı düşünülen bu eşsiz eserlerin sabır, azim, disiplin ve fedakarlığın sonucunda bugünkü haline getirildiği unutulmamalıdır. Bize düşen görev ise kıymetli hocalarımızın bize emanet ettiği eserlerin hikayesini izleyicisiyle buluşturmaktır. Cumhuriyetimizin 102. yılında 102 sergi projesi kapsamında Çorum Boğazköy Müzemizce hazırlanan Hapalki Demir adlı sergi, demirin tarih sahnesindeki yaklaşık 3500 yıllık serüvenini gözler önüne sergilemektedir" dedi. "Miras kalan tarihi eserlerimizi unutmuyoruz" Sergilenen eserlerin bir farkındalık oluşturduğunu ifade eden Sungurlu Kaymakam Köksal ise, "Hititlerin Başkentliğine ev sahipliği yapan Cumhuriyetimizin kuruluşunda önemli bir lokasyon olan Anadolu’nun bu güzel coğrafyasında, bu güzel yerinde bizler buluşuyoruz ki Cumhuriyetimizi unutmuyoruz. Cumhuriyetimizin değerlerini unutmuyoruz ve aynı zamanda tarihi unutmuyoruz. Miras kalan tarihi eserlerimizi unutmuyoruz ve burada bir farkındalık oluşturuyoruz" diye konuştu. "Bu sergideki her parça insanlık tarihine şekil veren bir güç olduğunu bir kez daha gösterdi" Demirin insanlık tarihindeki önemiyle ilgili konuşan Boğazköy Müze Müdürü Resul İbiş de, "Demir, Hattice dilinde ’hapal’ demek. İnsanlık tarihine yön vermiş en önemli metallerden biri. Öyle ki sadece alet ya da silah üretmekle kalmadı, adını verdiği bir çağa da öncülük etti. Biz de bu sergide, demirin yaklaşık 3 bin 500 yıllık tarih içindeki yolculuğunu anlatıyoruz. Her şey Eski Tunç Çağı’nda, göktaşlarından elde edilen meteorik demirle başlıyor. Bu yolculuk, 19. yüzyıla kadar uzanıyor. Demirin kültürel mirastaki önemi, özellikle Anadolu tarihindeki yeriyle birlikte ele alınıyor. Serginin başlangıcında ’kozmik köken’ vurgusu yaptık. Çünkü demir sadece dünyaya ait bir element değil; yıldızların kalbinde doğan, kozmik bir miras aslında. Bugün doğada bulduğumuz demirin çoğu, süpernova patlamaları sırasında oluşmuş. Bu yıldızsal patlamalar, uzaya büyük miktarda demir saçmış ve bu demir, ünya gibi kayalık gezegenlerin çekirdeğinde, kabuğunda önemli yer edinmiş" şeklinde konuştu. "Yeniden yapılanma sürecinde demirin üretim amacıyla kullanılması çok kritik bir rol oynamış" Demirin geçmiş dönemde insanların zihin dünyasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Boğazköy/Hattuşa Kazı Başkanı Prof. Dr. Andreas Schacner, "Karum ve Hitit dönemlerinde demirin genellikle süs eşyası olarak kullanıldığını düşünüyoruz. Aynı zamanda kaplama malzemesi olarak da değerlendirilmiş olabilir. Mesela bazı Hitit metinlerinde ’kralın demirden tahtı’ geçiyor. Ama bu ifadenin tam anlamıyla bir demir tahta işaret ettiğini sanmıyoruz. Muhtemelen taht ahşaptı ve üzerine demir kaplama yapılmıştı, yani süsleme amaçlı kullanılmış olabilir. Demir, o dönem insanlarının zihin dünyasında da önemli bir yere sahipti. ’Kralın sözü demir gibidir, değiştirilmez’ gibi ifadelerden de bu anlaşılıyor. Demek ki demirin sağlamlığı, dayanıklılığı onlar için mecazi anlamda da değerliymiş. Ancak bugünkü bilimsel verilere baktığımızda, demir teknolojisinin alet ve silah üretiminde yaygın olarak kullanılmaya başlanması Milattan önce 1000’li yılları buluyor. Belki biraz daha ileri gidersek 950-900 yılları. Özellikle Kuzeybatı İran ve Doğu Anadolu’da bu teknolojinin geliştiği görülüyor. İlk çelik oranı yüksek demir buluntular da o bölgeden geliyor. Boğazköy’de ise demirle tanışma biraz daha geç oluyor. İlk örnekler 8. yüzyıla ait ve onlar da daha çok küçük aletler. Büyük ve dikkat çeken aletlerin üretimi ise Geç Demir Çağı’na denk geliyor. Burada asıl vurgulamak istediğim şey, Boğazköy’de bir kültürel süreklilik var. Hititlerin yıkılmasından sonra insanlar adeta Neolitik ya da Kalkolitik dönem seviyesine geri dönmüş. Yazı, seramik, maden kullanımı-hepsi kaybolmuş. Çok basit bir yaşam biçimine dönülmüş. Ama sonra zamanla, adım adım bu kültür yeniden yükselmiş. 8. yüzyıla geldiğimizde burada yeniden bir devlet yapısının kurulduğunu görüyoruz. Bana göre, bu yeniden yapılanma sürecinde demirin üretim amacıyla kullanılması çok kritik bir rol oynamış" ifadelerini kullandı.
Çorum zabıtasından kaldırım işgallerine gece operasyonu
31 Temmuz 2025 Perşembe - 15:22 Çorum zabıtasından kaldırım işgallerine gece operasyonu Çorum’da zabıta ekipleri, emniyet birimleriyle birlikte şehrin ana caddelerinde kaldırım ve yol işgallerine yönelik gece denetimi gerçekleştirdi. Çorum Belediyesi, kaldırım ve yol işgallerine karşı yürüttüğü denetim çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Zabıta ekipleri, şehir genelindeki usulsüz kullanımların önüne geçmek amacıyla Gazi, Bahabey ve İnönü Caddeleri’nde gece saatlerinde kapsamlı bir denetim gerçekleştirdi. Emniyet birimleriyle koordineli olarak gerçekleştirilen denetimler, gündüz saatlerinde ana arterlerde trafik yoğunluğuna neden olmamak için özellikle trafiğin en az olduğu gece saatlerinde planlandı. Zabıta ekipleri, kamuya ait kaldırım ve yol gibi alanlarda yapılan izinsiz kullanımlara yönelik yaptığı kontrollerde, uyarılara rağmen malzemelerini kaldırmayan kişi ve işletmelere ait eşyaları toplayarak yasal işlem başlattı. Ayrıca kamuya ait alanların keyfi şekilde işgal edilmesinin şehir estetiğini bozduğu ve yaya güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye attığı vurgulanarak; denetimlerin aralıksız ve tavizsiz şekilde sürdürüleceği ve kuralları ihlal eden kişi ya da kurumlara karşı gerekli yasal işlemlerin tereddütsüz uygulanacağı bildirildi. "Vatandaşlarımızdan tek bir şikayet gelmeyene kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz" Yapılan denetim ve işlemlerle ilgili olarak açıklamada bulunan Çorum Belediyesi Zabıta Müdürü İrfan Göyhan, "Çorum Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak, ‘kaldırım yayaların, yollar araçların’ sloganıyla başlatmış olduğumuz çalışmalara mesai gözetmeksizin devam ediyoruz. Daha önceki uygulamalarımızda esnaflarımızı bu konuda bilgilendirdik. Şuanda da yaya geçişlerine engel olan ve şehir estetiğini bozan flama, duba ve benzeri materyalleri topluyoruz. Vatandaşlarımızdan tek bir şikayet gelmeyene kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.
Hobi olarak başladı, yumurtanın kabuğuna sanat nakşediyor
31 Temmuz 2025 Perşembe - 10:44 Hobi olarak başladı, yumurtanın kabuğuna sanat nakşediyor Çorum’da sosyal medyada gördüğü görüntüden etkilenen vatandaş, 7 yıldır tavuk, kaz ve deve kuşu yumurtalarını oyarak adeta sanat eserlerine dönüştürüyor. Çorum’da yaşayan 45 yaşındaki Deniz Midiliç, sosyal medyada gördüğü kabuk oyma sanatından etkilendikten sonra kendisi de bu sanatı yapmak istedi. Ankara’daki bir usta ile irtibata geçen Midiliç, oyma sanatının nasıl yapıldığını öğrendi. Daha sonra evinin balkonunda, hobi olarak yumurtaları ve su kabakları oyarak çeşitli şekiller vermeye başlayan Midiliç, Çorum kent merkezindeki tarihi Dikiciler Arastası’nda bir dükkan kiraladı. Burada tavuk, kaz, deve kuşu yumurtaları ve su kabağı gibi malzemeler üzerine armalar ve çeşitli motifler işleyen Midiliç’in sanatı vatandaşlardan da büyük ilgi görmeye başladı. 7 yıldır yumurtaları adeta sanat eserine dönüştüren Midiliç, yaptığı ürünlerin Türkiye’nin birçok şehrindeki vatandaşlardan ilgi gördüğünü dile getirdi. "Evimin balkonunda çalışmaya başladım" Aynı zamanda servis aracı şoförlüğü yaptığını belirten Deniz Midiliç, "7 yıl önce sosyal medyada gördüğüm yumurta kabuğu ve su kabağı oymacılığına merak saldım. Ustamızın telefonunu bularak kendisiyle iletişime geçtim, hangi teknikleri ve aletleri kullandığını öğrendim. Sosyal medyadaki videolar ve ustamla yaptığımız görüntülü konuşmalar sayesinde, gerekli alet ve edevatları temin edip evimin balkonunda çalışmaya başladım. Zamanla alan dar gelince, Çorum Dikiciler Arastasında küçük bir atölye kiraladım ve oymacılığa orada devam ediyorum. Kaz yumurtası, tavuk yumurtası, devekuşu yumurtası ve su kabakları kullanarak anahtarlık, magnet, dekoratif objeler üretiyorum. Yaptığım her ürüne, müşterinin istediği logo veya arma gibi kişiye özel desenleri de işleyebiliyorum" dedi. "Yumurta kabuğu oymacılığını Çorum’da tek ben yapıyorum" Yaptığı sanatın Türkiye’de sayılı kişiler tarafından icra edildiğini vurgulayan Midiliç, "El emeği eserlerimi sadece Çorum’da değil, Türkiye’nin birçok noktasına gönderiyorum. Yumurta kabuğu oymacılığını Çorum’da tek ben yapıyorum, ülke genelinde ise bu sanat dalında yalnızca 15 usta bulunuyor. Somut olmayan kültür mirası kapsamında Kültür Bakanlığı’nın mülakatına katıldım ve sonuçları bekliyorum. Amacım bu alanda kendimi belgelemek, sanatımı daha ileri taşımak. Kendi yaş grubum ve üzerindeki herkesi, boş vakitlerini bu tür el sanatlarıyla değerlendirerek hem hobi edinmeye hem de aile ekonomilerine küçük de olsa katkıda bulunmaya davet ediyorum" diye konuştu.