Yerel Haberler
Denizli
İş Bankası’ndan Laodikeia ve Tripolis antik kenti kazılarına 5 yıllık destek
20 Mayıs 2025 Salı - 14:55 İş Bankası’ndan Laodikeia ve Tripolis antik kenti kazılarına 5 yıllık destek Türkiye İş Bankası, Denizli’deki UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Laodikeia ve önemli ticari yolların geçiş güzergâhındaki stratejik konumuyla tarihte önemli bir yerleşim yeri olan Tripolis antik kentlerindeki bilimsel kazı ve araştırma çalışmalarına destek veriyor. Birçok medeniyete tarih boyunca ev sahipliği yapan Anadolu, arkeolojik açıdan insanlığın binlerce yıllık geçmişine de ışık tutuyor. Türkiye İş Bankası, ülkemizin arkeolojik varlığının gün yüzüne çıkarılması, korunmaya alınarak dünya mirasına kazandırılması amacıyla bilim insanlarının yürüttükleri uzun soluklu kazı projelerini destekliyor. Son olarak Denizli’deki iki önemli antik kentte kazı çalışmalarına katkı sunmaya başlayan Banka, Laodikeia Antik Kenti’nde Prof. Dr. Celal Şimşek başkanlığında, Tripolis Antik Kenti’nde Prof. Dr. Bahadır Duman başkanlığında yürütülen bilimsel kazı ve araştırmalara 5 yıl boyunca destek sağlayacak. "Ülkemizin dünya mirasına sunduğu ve sunacağı katkıların zenginliğini her seferinde yeniden görüyoruz" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, konuya ilişkin açıklamasında, kadim uygarlıkların izini sürerek ülkemizin ve dünyanın zengin kültürel mirasına katkı sağlayan arkeolojik çalışmaların önemine işaret ederek, bu uzun soluklu çalışmaların yoğun emek ve çabalarla sürdürüldüğünü vurguladı. İş Sanat aracılığıyla uzun süredir destek verdikleri arkeolojiyi kurumsal sosyal sorumluluk alanlarından biri olarak gördüklerinin altını çizen Sözen, şöyle devam etti: "Şu ana kadar Gaziantep’te Zeugma Antik Kenti, Antalya’da Patara Antik Kenti, İzmir’de Teos Antik Kenti, Aydın’da Nysa Antik Kenti, Muğla’da Stratonikeia Antik Kenti ve Kırşehir-Kaman’daki kazı çalışmalarına katkıda bulunduk. Kazıların yapıldığı antik kentlerdeki gelişmeleri yakından izlerken, ülkemizin dünya mirasına sunduğu ve sunacağı katkıların zenginliğini her seferinde yeniden görüyoruz. Tripolis ve Laodikeia Antik Kentlerinde de Lidyalılar, Frigyalılar, Romalılar ve Bizanslılar’ın binlerce yıllık izlerini görmek mümkün. Köklü bir geçmişin sessiz tanıkları olan ve tiyatrolardan agoralara, sütunlu caddelere birçok anıtsal yapıya ev sahipliği yapan bu kentlerde eminim ki önümüzdeki dönemde de arkeolojik mirasımıza dair pek çok yeni bilgi ortaya çıkacaktır." "Çürüksu Vadisi’nin parlayan yıldızı Laodikeia" Laodikeia Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek de 2003 yılında başlatılan kazı çalışmalarıyla antik kentin yavaş yavaş ayağa kaldırıldığını, özellikle 2013 yılında yürütülen çalışmalarla burayı UNESCO’nun Dünya Geçici Kültür Mirası listesine aldırdıklarını belirtti. 2016’da Laodikeia Kilisesi’nde yaptıkları titiz restorasyon ve konservasyon çalışmaları sayesinde Avrupa Birliği Europa Nostra ödülünü aldıklarını ifade eden Prof. Dr. Şimşek, şöyle konuştu: "Laodikeia, 8 kilometrekarelik alana yayılan, Denizli’nin binlerce yıl önceki aktif ticari hayatını yansıtan ve birçok belgeyi sunan bir kent olması itibarıyla önemli. Tekstil ticaretine, tarımsal faaliyetlere, hayvansal ürünlere, mermer ticaretine ev sahipliği yapan; bir tıp fakültesi, iki tiyatrosu bulunan ve Olimpiya’daki olimpiyat oyunlarından sonra Anadolu’daki en etkin heptatlon ve dekatlon yarışmalarıyla bilinen bir antik kenti ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Çürüksu (Lykos) Vadisi’nin parlayan yıldızı Laodikeia, binlerce yıl öncesinden bizleri kucaklıyor. Biz, bu kültür mirasının gelecek kuşaklara aktarılması için canla başla çalışıyoruz." Laodikeia’nın Anadolu’nun en çok gezilen 10 ören yeri içinde yer aldığını söyleyen Şimşek, "Bugüne kadar başta Kültür ve Turizm Bakanlığı ve kazıların yürütücüsü olarak Pamukkale Üniversitesi olmak üzere pek çok kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşunun desteğini aldık. Bu yıl itibarıyla 5 yıllık bir program dahilinde Türkiye İş Bankası’nın kazılarımıza sponsor olmasından büyük mutluluk duyduk. Bu desteğin prestij açısından da kıymetli olduğunu düşünüyoruz" dedi. "Tripolis’te MÖ 5500’lerden 1920’lere kadar tarihin farklı sahnelerine ait yerleşim izleri görüyoruz" Tripolis Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bahadır Duman ise 2012 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Pamukkale Üniversitesi adına yılın 12 ayı devam eden kazı çalışmaları yürüttüklerini, Tripolis’in aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın başlattığı Geleceğe Miras projesinin bir parçası olduğunu söyledi. Kentin farklı noktalarında kazı çalışmalarının devam ettiğini belirten Duman, "Tripolis’in en önemli özelliği bir yamaç kenti olması. Bu nedenle kentin kuzeyinden güneye doğru akan erozyon toprağı katman katman bu kentin üstünü kapatmış. Dolayısıyla kazı çalışmaları sonrasında yaklaşık 3 ve 9 metre arasındaki dolgunun ardından kentte yapılar sağlam bir şekilde, neredeyse çatı seviyesinde ortaya çıkabiliyor. M.Ö. 5500’lerde ilk yerleşim izlerini tespit ettiğimiz Tripolis’te 1920’lere kadar çeşitli katmanlara ait, tarihin farklı sahnelerine ait yerleşim izlerini görüyoruz. Mevcut kalıntılar dahilinde özellikle MS. 2. ve 3. yüzyılda kentte 20-25 bin civarında bir nüfusun yaşadığını öngörüyoruz" diye konuştu. Zeytinin de Tripolis için önemli bir ürün olarak öne çıktığını ifade eden Duman, konuyla ilgili yürütülen akademik çalışmalar neticesinde Roma döneminde Tripolis’in çok gelişmiş düzeyde bir zeytin yetiştiriciliğine sahip olduğunu, bu üründen önemli gelir elde ettiğinin görüldüğünü aktardı. Geleceğe Miras projesine dahil edilmesi ve ören yeri statüsü almasının ardından Tripolis’in ziyaretçilerinin de giderek artacağını vurgulayan Prof. Dr. Duman, "2025 itibarıyla Türkiye İş Bankası da Tripolis’in önemli destekçilerinden biri oldu. Banka, 5 yıl boyunca Tripolis kazılarına destek verecek" ifadelerini kullandı. Laodikeia Antik Kenti Anadolu’nun en önemli arkeolojik kazı alanları arasında yer alan ve antik dönemlerde ticaret, kültür ve inanç açısından önemli bir merkez olan Laodikeia’nın özellikle Roma imparatorluğu döneminde büyük bir refah ve zenginlik içinde yaşadığı biliniyor. MÖ 3. yüzyılda Seleukos Kralı II. Antiokhos tarafından eşi Laodike adına kurulan kent, Lykos (Çürüksu) Nehri’nin suladığı verimli bir ovada bulunuyor. Ören yerinde 2003 yılından bu yana yapılan kazı ve araştırmalar, ilk yerleşimin MÖ 5500 yılından başlamak üzere MS 7. yüzyıl depremine kadar kesintisiz devam ettiğini gösteriyor. Zamanında yün ve tekstil üretimiyle ünlü olan ve antik kaynaklarda kaliteli yünleriyle anılan Laodikeia, Ana Ticaret Yolu’nun bir kolu üzerinde bulunması nedeniyle de büyük önem taşıyor. Yaklaşık 8 kilometrelik alana yayılan Antik Kent, İncil’de adı geçen yedi kiliseden birine de ev sahipliği yapıyor. Laodikeia, 2013 yılından bu yana UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alıyor. Kentin önemli yapıları arasında Batı Tiyatrosu, Stadyum, Güney Hamamı-Gymnasium Kompleksi, Suriye Caddesi, Doğu Hamamı, Septimius Severus Anıtsal Çeşmesi, Tapınak A, Merkezi Agora, Merkezi Hamam, Caracalla Çeşmesi, Bouleterion (Meclis Binası), Güney Agorası, Kiliseli Perıstylli Ev, Laodikeia (Katedrali) Kilisesi, Stadyum Caddesi, Efes Caddesi Portikosu, Traian Nymphaeumu, I. Su Dağıtım Terminali (Castellum Aquae), Kuzey (Kutsal) Agora, Propylonlar yer alıyor. Tripolis Antik Kenti Denizli’nin Buldan ilçesi sınırlarında yer alan Tripolis Antik Kenti, antik dönemdeki isimleriyle Lydia, Phrygia ve Karia Bölgeleri’nin kesişim noktasında önemli ticari yolların geçiş güzergahında yer alıyor. Yaklaşık 2 kilometrekarelik bir alana yayılan Antik Kent, Çürüksu Vadisi’nin kuzeybatı ucunda vadiye hakim bir tepenin güney yamacında yer alıyor ve stratejik konumu sayesinde hem Ege’ye hem de İç Anadolu ve Akdeniz’e ulaşımı bulunuyor. İsmi Helenistik Dönem’de çeşitli kaynaklarda geçmeye başlayan kentin sanat, müzik, şiir ve kültürün koruyucu tanrısı Apollon’a ithafen Apollonia olarak kurulduğu, daha sonra Roma generali Marcus Antonius’a ithafen Antoniopolis adını aldığı, son olarak İmparator Augustos Dönemi’nden itibaren Tripolis olarak değiştirildiği biliniyor. Antik kentin yüzeyinde yer alan kalıntılar Roma ve Bizans dönemlerine ait mimari özellikleri ve yapı örneklerini yansıtırken, birçok kez yıkıcı depremlerden etkilenen kentte yaşamın pek çok kez yeniden inşa edildiği görülüyor. Tripolis Antik Kenti’nde bu zamana kadar Agora, Konut alanı ve Mozaikli Ev, Sütunlu Cadde, Kilise, Ana cadde, Taberna, Granarium (Tahıl Ambarı), Kemerli Yapı, Anıtsal Çeşme, Agora Hamamı, Latrina (Roma Tuvaleti), Taş Kesim Atölyesi, Roma Dükkânları, Kutsal Alan, Tiyatro, Nekropoller (Mezarlık), Büyük Tekke Türbesi, Yukarı Kale, Hamambükü Höyük, Akkayahöyük alanlarında kazı ve yüzey araştırma çalışmaları gerçekleştirilmiş durumda.
600 pehlivan ata sporunu yaşatmak için kol bağlayacak
20 Mayıs 2025 Salı - 14:45 600 pehlivan ata sporunu yaşatmak için kol bağlayacak Merkezefendi Belediyesi tarafından üçüncü kez düzenlenecek yağlı pehlivan güreşlerinde 600 pehlivan birincilik için ter dökecek. Merkezefendi Belediyesi tarafından daha önce iki kez düzenlenen Merkezefendi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin üçüncüsü bu hafta sonu gerçekleştirilecek. 25 Mayıs Pazar günü saat 10.00’da başlayacak olan güreşler, Şemikler Mahallesi’nde bulunan Şemikler Sahası’nda yapılacak. Denizli Merkezinde 2025 yılında yapılacak olan tek yağlı pehlivan güreşleri olan Merkezefendi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde Orhan Okulu, Enes Doğan, Feyzullah Aktürk, Ali Gürbüz, Turan Balaban, Yalçın Öncül, Cengizhan Şimşek ve Mustafa Doğan Özkaya başta olmak üzere 28 başpehlivan ve birçok kategoride toplam 600 pehlivan er meydanında kol bağlayacak. "Kıran kırana mücadeleler bizi bekliyor" Tüm hemşehrilerini bu büyük heyecana ortak olmaya davet eden Başkan Doğan, "Merkezefendi Belediyesi olarak geleneksel hale getirdiğimiz 3. Yağlı Pehlivan Güreşlerimizi gerçekleştiriyoruz. Denizli Merkezinde 2025 yılında yapılacak olan tek yağlı pehlivan güreşlerinde 28 Başpehlivan ve 600’ün üzerinde pehlivan Merkezefendi Er Meydanı’na çıkacak. 3. Yağlı Pehlivan Güreşlerimiz 25 Mayıs Pazar günü saat 10.00’da Şemikler Sahası’nda gerçekleşecek. Tüm hemşerilerimi ata sporumuz yağlı pehlivan güreşlerinin heyecanına ortak olmaya davet ediyorum" diye konuştu. 2025 yılının Güreş Ağası olan iş adamı Ali Çoban ise aynı zaman bir güreş sporcusu babası olduğunu belirterek; "Ata sporumuz güreşin gelişmesi daha şartlara kavuşması, Denizlililerin önemle sahip çıkması gereken bir spor branşıdır. Çünkü bu topraklar bir çok efsane güreşçiler yetiştirdi, şampiyonlar çıkardı. Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Hasan Güngör’ün, Olimpiyat Şampiyonu Bayram Şit, Denizli’mizin yaşayan efsane güreşçisi Hüseyin Çokal’ın bu başarılarını yeni nesillerimizde taşımalı ve yaşatmalıdır. Bu anlamda Denizli halkımızdan ricamız çocuklarımızı, gençlerimizi güreş sporuna yönlendirmelerini istiyoruz. Bu anlamda Atasporumuza büyük destek veren, Merkezefendi Belediye Başkanımız Şeniz Doğan’a çok teşekkür ederiz" dedi.
İş Bankası’ndan Laodikeia ve Tripolis antik kenti kazılarına 5 yıllık destek
20 Mayıs 2025 Salı - 14:33 İş Bankası’ndan Laodikeia ve Tripolis antik kenti kazılarına 5 yıllık destek Türkiye İş Bankası, Denizli’deki UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Laodikeia ve önemli ticari yolların geçiş güzergâhındaki stratejik konumuyla tarihte önemli bir yerleşim yeri olan Tripolis antik kentlerindeki bilimsel kazı ve araştırma çalışmalarına destek veriyor. Birçok medeniyete tarih boyunca ev sahipliği yapan Anadolu, arkeolojik açıdan insanlığın binlerce yıllık geçmişine de ışık tutuyor. Türkiye İş Bankası, ülkemizin arkeolojik varlığının gün yüzüne çıkarılması, korunmaya alınarak dünya mirasına kazandırılması amacıyla bilim insanlarının yürüttükleri uzun soluklu kazı projelerini destekliyor. Son olarak Denizli’deki iki önemli antik kentte kazı çalışmalarına katkı sunmaya başlayan Banka, Laodikeia Antik Kenti’nde Prof. Dr. Celal Şimşek başkanlığında, Tripolis Antik Kenti’nde Prof. Dr. Bahadır Duman başkanlığında yürütülen bilimsel kazı ve araştırmalara 5 yıl boyunca destek sağlayacak. "Ülkemizin dünya mirasına sunduğu ve sunacağı katkıların zenginliğini her seferinde yeniden görüyoruz" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, konuya ilişkin açıklamasında, kadim uygarlıkların izini sürerek ülkemizin ve dünyanın zengin kültürel mirasına katkı sağlayan arkeolojik çalışmaların önemine işaret ederek, bu uzun soluklu çalışmaların yoğun emek ve çabalarla sürdürüldüğünü vurguladı. İş Sanat aracılığıyla uzun süredir destek verdikleri arkeolojiyi kurumsal sosyal sorumluluk alanlarından biri olarak gördüklerinin altını çizen Sözen, şöyle devam etti: "Şu ana kadar Gaziantep’te Zeugma Antik Kenti, Antalya’da Patara Antik Kenti, İzmir’de Teos Antik Kenti, Aydın’da Nysa Antik Kenti, Muğla’da Stratonikeia Antik Kenti ve Kırşehir-Kaman’daki kazı çalışmalarına katkıda bulunduk. Kazıların yapıldığı antik kentlerdeki gelişmeleri yakından izlerken, ülkemizin dünya mirasına sunduğu ve sunacağı katkıların zenginliğini her seferinde yeniden görüyoruz. Tripolis ve Laodikeia Antik Kentlerinde de Lidyalılar, Frigyalılar, Romalılar ve Bizanslılar’ın binlerce yıllık izlerini görmek mümkün. Köklü bir geçmişin sessiz tanıkları olan ve tiyatrolardan agoralara, sütunlu caddelere birçok anıtsal yapıya ev sahipliği yapan bu kentlerde eminim ki önümüzdeki dönemde de arkeolojik mirasımıza dair pek çok yeni bilgi ortaya çıkacaktır." "Çürüksu Vadisi’nin parlayan yıldızı Laodikeia" Laodikeia Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek de 2003 yılında başlatılan kazı çalışmalarıyla antik kentin yavaş yavaş ayağa kaldırıldığını, özellikle 2013 yılında yürütülen çalışmalarla burayı UNESCO’nun Dünya Geçici Kültür Mirası listesine aldırdıklarını belirtti. 2016’da Laodikeia Kilisesi’nde yaptıkları titiz restorasyon ve konservasyon çalışmaları sayesinde Avrupa Birliği Europa Nostra ödülünü aldıklarını ifade eden Prof. Dr. Şimşek, şöyle konuştu: "Laodikeia, 8 kilometrekarelik alana yayılan, Denizli’nin binlerce yıl önceki aktif ticari hayatını yansıtan ve birçok belgeyi sunan bir kent olması itibarıyla önemli. Tekstil ticaretine, tarımsal faaliyetlere, hayvansal ürünlere, mermer ticaretine ev sahipliği yapan; bir tıp fakültesi, iki tiyatrosu bulunan ve Olimpiya’daki olimpiyat oyunlarından sonra Anadolu’daki en etkin heptatlon ve dekatlon yarışmalarıyla bilinen bir antik kenti ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Çürüksu (Lykos) Vadisi’nin parlayan yıldızı Laodikeia, binlerce yıl öncesinden bizleri kucaklıyor. Biz, bu kültür mirasının gelecek kuşaklara aktarılması için canla başla çalışıyoruz." Laodikeia’nın Anadolu’nun en çok gezilen 10 ören yeri içinde yer aldığını söyleyen Şimşek, "Bugüne kadar başta Kültür ve Turizm Bakanlığı ve kazıların yürütücüsü olarak Pamukkale Üniversitesi olmak üzere pek çok kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşunun desteğini aldık. Bu yıl itibarıyla 5 yıllık bir program dahilinde Türkiye İş Bankası’nın kazılarımıza sponsor olmasından büyük mutluluk duyduk. Bu desteğin prestij açısından da kıymetli olduğunu düşünüyoruz" dedi. "Tripolis’te MÖ 5500’lerden 1920’lere kadar tarihin farklı sahnelerine ait yerleşim izleri görüyoruz" Tripolis Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bahadır Duman ise 2012 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Pamukkale Üniversitesi adına yılın 12 ayı devam eden kazı çalışmaları yürüttüklerini, Tripolis’in aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın başlattığı Geleceğe Miras projesinin bir parçası olduğunu söyledi. Kentin farklı noktalarında kazı çalışmalarının devam ettiğini belirten Duman, "Tripolis’in en önemli özelliği bir yamaç kenti olması. Bu nedenle kentin kuzeyinden güneye doğru akan erozyon toprağı katman katman bu kentin üstünü kapatmış. Dolayısıyla kazı çalışmaları sonrasında yaklaşık 3 ve 9 metre arasındaki dolgunun ardından kentte yapılar sağlam bir şekilde, neredeyse çatı seviyesinde ortaya çıkabiliyor. M.Ö. 5500’lerde ilk yerleşim izlerini tespit ettiğimiz Tripolis’te 1920’lere kadar çeşitli katmanlara ait, tarihin farklı sahnelerine ait yerleşim izlerini görüyoruz. Mevcut kalıntılar dahilinde özellikle MS. 2. ve 3. yüzyılda kentte 20-25 bin civarında bir nüfusun yaşadığını öngörüyoruz" diye konuştu. Zeytinin de Tripolis için önemli bir ürün olarak öne çıktığını ifade eden Duman, konuyla ilgili yürütülen akademik çalışmalar neticesinde Roma döneminde Tripolis’in çok gelişmiş düzeyde bir zeytin yetiştiriciliğine sahip olduğunu, bu üründen önemli gelir elde ettiğinin görüldüğünü aktardı. Geleceğe Miras projesine dahil edilmesi ve ören yeri statüsü almasının ardından Tripolis’in ziyaretçilerinin de giderek artacağını vurgulayan Prof. Dr. Duman, "2025 itibarıyla Türkiye İş Bankası da Tripolis’in önemli destekçilerinden biri oldu. Banka, 5 yıl boyunca Tripolis kazılarına destek verecek" ifadelerini kullandı. Laodikeia Antik Kenti Anadolu’nun en önemli arkeolojik kazı alanları arasında yer alan ve antik dönemlerde ticaret, kültür ve inanç açısından önemli bir merkez olan Laodikeia’nın özellikle Roma imparatorluğu döneminde büyük bir refah ve zenginlik içinde yaşadığı biliniyor. MÖ 3. yüzyılda Seleukos Kralı II. Antiokhos tarafından eşi Laodike adına kurulan kent, Lykos (Çürüksu) Nehri’nin suladığı verimli bir ovada bulunuyor. Ören yerinde 2003 yılından bu yana yapılan kazı ve araştırmalar, ilk yerleşimin MÖ 5500 yılından başlamak üzere MS 7. yüzyıl depremine kadar kesintisiz devam ettiğini gösteriyor. Zamanında yün ve tekstil üretimiyle ünlü olan ve antik kaynaklarda kaliteli yünleriyle anılan Laodikeia, Ana Ticaret Yolu’nun bir kolu üzerinde bulunması nedeniyle de büyük önem taşıyor. Yaklaşık 8 kilometrelik alana yayılan Antik Kent, İncil’de adı geçen yedi kiliseden birine de ev sahipliği yapıyor. Laodikeia, 2013 yılından bu yana UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alıyor. Kentin önemli yapıları arasında Batı Tiyatrosu, Stadyum, Güney Hamamı-Gymnasium Kompleksi, Suriye Caddesi, Doğu Hamamı, Septimius Severus Anıtsal Çeşmesi, Tapınak A, Merkezi Agora, Merkezi Hamam, Caracalla Çeşmesi, Bouleterion (Meclis Binası), Güney Agorası, Kiliseli Perıstylli Ev, Laodikeia (Katedrali) Kilisesi, Stadyum Caddesi, Efes Caddesi Portikosu, Traian Nymphaeumu, I. Su Dağıtım Terminali (Castellum Aquae), Kuzey (Kutsal) Agora, Propylonlar yer alıyor. Tripolis Antik Kenti Denizli’nin Buldan ilçesi sınırlarında yer alan Tripolis Antik Kenti, antik dönemdeki isimleriyle Lydia, Phrygia ve Karia Bölgeleri’nin kesişim noktasında önemli ticari yolların geçiş güzergahında yer alıyor. Yaklaşık 2 kilometrekarelik bir alana yayılan Antik Kent, Çürüksu Vadisi’nin kuzeybatı ucunda vadiye hakim bir tepenin güney yamacında yer alıyor ve stratejik konumu sayesinde hem Ege’ye hem de İç Anadolu ve Akdeniz’e ulaşımı bulunuyor. İsmi Helenistik Dönem’de çeşitli kaynaklarda geçmeye başlayan kentin sanat, müzik, şiir ve kültürün koruyucu tanrısı Apollon’a ithafen Apollonia olarak kurulduğu, daha sonra Roma generali Marcus Antonius’a ithafen Antoniopolis adını aldığı, son olarak İmparator Augustos Dönemi’nden itibaren Tripolis olarak değiştirildiği biliniyor. Antik kentin yüzeyinde yer alan kalıntılar Roma ve Bizans dönemlerine ait mimari özellikleri ve yapı örneklerini yansıtırken, birçok kez yıkıcı depremlerden etkilenen kentte yaşamın pek çok kez yeniden inşa edildiği görülüyor. Tripolis Antik Kenti’nde bu zamana kadar Agora, Konut alanı ve Mozaikli Ev, Sütunlu Cadde, Kilise, Ana cadde, Taberna, Granarium (Tahıl Ambarı), Kemerli Yapı, Anıtsal Çeşme, Agora Hamamı, Latrina (Roma Tuvaleti), Taş Kesim Atölyesi, Roma Dükkânları, Kutsal Alan, Tiyatro, Nekropoller (Mezarlık), Büyük Tekke Türbesi, Yukarı Kale, Hamambükü Höyük, Akkayahöyük alanlarında kazı ve yüzey araştırma çalışmaları gerçekleştirilmiş durumda.
Kalp krizinin ardından hastaneye kaldırılan polis memuru kurtarılamadı
20 Mayıs 2025 Salı - 12:54 Kalp krizinin ardından hastaneye kaldırılan polis memuru kurtarılamadı Denizli’de kalp krizi geçirerek hastanede tedavi altına alınan iki çocuk babası polis memuru yaşamını yitirdi. Denizli İl Emniyet Müdürlüğü’nde düzenlenen törenin ardından polis memurunun cenazesi memleketi Muğla’ya uğurlandı. Denizli İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Tarık Gündoğdu (52), 19 Mayıs günü kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırıldı. Geçirdiği kalp krizinin ardından hastanede tedavi altında bulunan iki çocuk babası polis memuru Gündoğdu, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Hayatını kaybeden polis memuru Tarık Gündoğdu için Denizli Emniyet Müdürlüğünde tören düzenlendi. Saygı duruşuyla başlayan tören, Tarık Gündoğdu’nun özgeçmişinin okunmasıyla sürdü. Daha sonra tören mangasının omzunda cenaze aracına taşınan Tarık Gündoğdu’nun cenazesi Muğla Kurşunlu Camisinde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Yeni Mezarlığında toprağa verilecek. Törene, Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, 11’inci Komando Tugay ve Garnizon Komutan Vekili Albay Ertan Dabi, Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Erkan Ataman, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Önder Yeniçeri, İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hıdır Ayçiçek, il protokolü, görev arkadaşları ve ailesi katıldı.
Son deri atölyesi ayakta kalmak için mücadele veriyor
20 Mayıs 2025 Salı - 11:17 Son deri atölyesi ayakta kalmak için mücadele veriyor DENİZLİ (İHA) – Denizli’de bir dönem Türkiye’nin önde gelen deri mont üretim merkezlerinden biri olan mahallenin son atölyesi, internet üzerinden yaptığı satışlar ve Rusya’ya gerçekleştirdiği ihracatla ayakta duruyor. Denizli’nin Acıpayam ilçesine bağlı Suçatı Mahallesi, bir zamanlar Türkiye’nin önde gelen deri mont üretim merkezlerinden biriydi. Ancak ekonomik krizler ve HES projesiyle birlikte onlarca atölye kapanırken, bugün ayakta kalan tek işletme İsa Sağun’un atölyesi oldu. Deri mont ustası işletme sahibi Sağun, üretimini sürdürüyor, Türkiye geneline satış yapıyor ve Rusya’ya ihracat gerçekleştiriyor. 1980’li yıllarda Suçatı Mahallesi’nde deri mont üretimiyle tanışan İsa Sağun, meslek hayatına çıraklıkla başladı. Onlarca atölyenin faaliyet gösterdiği mahallede yıllar içinde büyük bir üretim merkezi oluştu. Ancak zamanla yaşanan ekonomik krizler ve Suçatı’nın Sami Soydan HES baraj projesi kapsamına alınmasıyla atölyeler birer birer kapandı. Kimi mahalleyi terk etti, kimi ise sektörden tamamen çekildi. Mahalledeki tek imalatçı Suçatı Mahallesi’nde deri mont üretimini sadece kendisinin yaptığını anlatan İsa Sağun, "Mahalle baraj projesi kapsamından çıktıktan sonra geri dönen olmadı. Ama biz hala buradayız. 35 yılın birikimi ve tecrübesiyle her şeye rağmen üretime devam ediyorum. Diktiğim montların kalıplarını ve modellerini de kendim hazırlıyorum. Müşterilerden gelen taleplere göre, satılabileceğini düşündüğümüz modellerimizle tamamen deriden montlar, ceket ve yelekler, çanta üretimi yapıyoruz. Ayakta kalabilmek için de internet üzerinden satış yapıyorum, özellikle de Rusya’ya ihracat yapıyorum. İmalatta kullandığım deri ise Uşak’tan geliyor. Suçatı Mahallesi’nde kalan son işletme olarak sadece üretimi değil, aynı zamanda bir dönemin hafızasını da yaşatıyorum. Geleneksel üretim anlayışımı, modern pazarlama yöntemleriyle birleştirmeyi başardım. Böylece mahallemin, şehrimin, markamın hem de ürünlerimin tanıtımını yapmaya devam ediyorum" dedi.
Amatör sporculardan Denizli Büyükşehir Belediyesine tahliye tepkisi
20 Mayıs 2025 Salı - 10:57 Amatör sporculardan Denizli Büyükşehir Belediyesine tahliye tepkisi Denizli Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 30 yıldır amatör kulüplerin soyunma odası ve genel amaçlar için kullandığı binaları boşaltılmasını istedi. Belediyenin tüm imkanları kullanılarak önce stattan şimdi ise tesislerden çıkarılmak istendiklerini belirten Kulüp Başkanı Behçet Arım, "Bu kadar küçük imkanlarla başarılı işler yapan kulüplerin cezalandırılması değil ödüllendirilmesi ve desteklenmesi gerekir" dedi. Denizli Büyükşehir Belediyesi, 500 sporcusu bulunan İncilipınargücü ve İstiklalspor amatör kulüplerinden 30 yıldır kullandıkları, Pamukkale ilçesine bağlı İncilipınar Mahallesi tesislerini boşaltmalarını istedi. Doğan Demircioğlu Sosyal Tesislerinde faaliyet gösteren iki kulübe gerekçe olarak, binanın Denizli Büyükşehir Belediyesi Spor Daire Başkanlığına tahsis edilecek olması gösterildi. Denizli Büyükşehir Belediyesi Emlak ve İstimlak Daire Başkanlığı, binayı kullanan İncilipınargücü Kulübüne yazı gönderip üstüne bir de binanın boşaltılması için Pamukkale Kaymakamlığına başvuru yaptı. Yazıda imar planında park alanı olarak planlanmış olan alan yapıların inşa edildiği ifade edildi. Tahliye edilmeleri durumunda 500 lisanslı sporcunun ortada kalacağını belirten İncilipınargücü Kulübü Başkanı ve Antrenörü Behçet Arım, "Denizli Büyükşehir Belediyesi, İncilipınargücüspor ve İstiklalspor’un 30 yıldır kullandığı tesisin boşaltılması istendi. İncilipınar Mahallemizde yer alan Doğan Demircioğlu Stadında yanındaki bu tesiste, yıllardır mahallemizin çocukları ve gençleri spor eğitimi alıyorlar. Mahallemizin erkek çocukları için futbol eğitimi verildiği gibi kız çocukları için de basketbol eğitimi veriliyor. Gençlerimizin sadece bedensel gelişimine değil, sosyal ve ahlaki yandan da gelişimine katkı sağlanıyor. Kulüp binamız elimizden alınırsa, bu tür çalışmaların aksayacağını ve verimin düşeceğini düşünüyoruz. Yıllardır olduğu gibi kulüp binamızın elimizde kalmasını istiyoruz" dedi. "Önce stat şimdi de tesislerin tahliyesi istendi" Tesislerden önce Doğan Demircioğlu Stadın da çıkarılmak istendiklerini öne süren Arım, "Daha önce stadı kullanmamızı istemişlerdi, şuan tesisleri tahliye etmemiz talep ediliyor. Belediye Başkanına durumu anlatınca, stat sorununu çözmüştük. Şimdi ise yaklaşık 30 yıl önce eski Kulüp Başkanı Kerim Çıralı tarafından Doğan Demircioğlu Futbol Sahasının yanındaki parka mahalle takımlarının kullanımı için yapılan soyunma odalarına Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından el konulmak isteniyor. Denizli ve Türkiye’nin hiçbir yerinde örneği olmayan bu uygulama, belediyenin tüm imkanları kullanılarak yapılmaya çalışılıyor. Bu soyunma odalarını kullanan yıldız kızlar basketbol takımı, Denizli’yi Türkiye finallerinde temsil etti ve yine bu yıl şampiyon olarak yeniden bu hakkı kazandı. Bu kadar küçük imkanlarla başarılı işler yapan kulüplerin cezalandırılması değil ödüllendirilmesi ve desteklenmesi gerekir" şeklinde konuştu.
Kadın emeğiyle inşaatın kodlarını değiştiriyor
20 Mayıs 2025 Salı - 10:10 Kadın emeğiyle inşaatın kodlarını değiştiriyor Denizli’de bir kadın, eline aldığı mala ve fırçayla erkek egemen yalıtım sektöründe, yalnızca binaları değil, ön yargıları da izole ediyor. Çocuk yaşta başladığı taş ustalığını, kamu hizmetiyle pekiştirip ardından girişimciliğe dönüştüren Fatma Gül Ülker, şimdi erkek egemen yalıtım sektöründe kendi bayiliğini kurarak dikkatleri üzerine çekti. Su, ses ve ısı yalıtımı sağlayan özel ürünle piyasada büyük talep gören Ülker, kadınlardan oluşan yalıtım ve fayans ekipleri kurmaya hazırlanıyor. Ülker, "Kadın yapamaz" diyen ezberleri birer birer bozuyor. Fatma Gül Ülker, erkek egemen inşaat dünyasına kadın eli değdirdi. Ülker’in henüz çocuk yaşlardayken, babasının yanında inşaatlarda taşıdığı kovalar, bugün bir sektördeki dönüşümün temellerine dönüştü. Denizli’de doğup büyüyen Fatma Gül Ülker, babasının yanında başladığı taş ustalığını zamanla ustalık seviyesine getirdi. Mermer, kayrak taşı ve doğal taş döşemelerinde gösterdiği başarı, onu 2010 yılında 19 yaşında iken Denizli Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından "Yılın Altın Kadınları" arasına taşıdı. Ardından yıllarca kamuda çalışan Ülker’in üretme arzusu onu yeni bir yola taşıdı. 15 yıllık kamu hizmetinin ardından istifa ederek önce bir tarım işletmesi kurdu. Ancak asıl hedefi, köklerinden gelen ustalıkla yeniden sahaya inmeye cesaret etmekti. Ve bunu, "kadın yapamaz" algısının en baskın olduğu alanlardan biri olan yalıtım sektöründe yaptı. Gerçek mesleğine dönmenin mutluğunu yaşadığını belirten Ülker, "Babadan miras mesleğimi sürdürmek istedim ama bu sadece nostalji değildi. Kadının her alanda var olabileceğini göstermekti hedefim. Kamu görevinden ayrıldım, çünkü kendi yolumu çizmek istedim" dedi. Yalıtımda yeni bir dönem: Kadın ustalar sahada Fatma Gül Ülker, ISO Thermal’in Denizli bayiliğini alarak sahaya çıktığını belirterek, "Yalıtım, sadece sıcağı ya da sesi dışarda tutmak değil. Bu iş benim için kadın emeğinin içeride kalmaması, görünür olması demek. Kadın titizliğiyle birleşince ürün çok ilgi gördü. Fırçayla uygulanabilen, ses, ısı ve su geçirmez özellikleriyle öne çıkan bu özel yalıtım malzemesi, çatıdan zemine, dış cepheden pergolelere kadar pek çok alanda kullanılabiliyor. Ürün, yalnızca enerji verimliliği sağlamıyor; aynı zamanda dış mekân ömrünü uzatıyor ve işletmelere ciddi maliyet avantajı sunuyor. Özellikle pergoleler için talep çok yoğun. Kafeler, restoranlar, otellerden pergoleye yalıtım malzememizi uygulamamız için önemli talep alıyoruz. Talebi karşılamak için de şimdi tamamı kadınlardan oluşacak bir yalıtım ekibi kuruyoruz. Ayrıca taş ve fayans ustası olduğum için de, ikinci bir kadın fayans ekibi kurarak, sektörde kadın gücünü büyüteceğiz" dedi. "Benim hikayem değil, bu tüm kadınların sesi" Sektörde kadın olmanın zorluklarını da açık yüreklilikle anlatan Ülker, ilk dönemlerde yöneltilen "Sen mi yapacaksın bu işi?" sorularının kendisi için hem mücadele hem de motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. İnsanların meraklı bakışları ve sorgulayan sözleriyle çok karşılaştığını belirten Ülker, "Ama ben kadınların yalnızca sofrada değil, şantiyede, sahada, işin tam merkezinde olabileceğini göstermek istedim. Her seferinde kendimi yeniden ispat ettim. Pes etmedim çünkü bu hikâye sadece benim değil, hepimizin. Ben; sahada çalışan kadın ustalarla birlikte dayanışmayı büyütmek, üretimi güçlendirmek ve kadınların potansiyelini görünür kılmak istiyorum. Unutmayın, bazen bir kadının elindeki fırça, binayı değil geleceğini değiştirir" ifadelerini kullandı.
Denizlili kick boksçu Durdane dünya şampiyonu oldu
20 Mayıs 2025 Salı - 09:35 Denizlili kick boksçu Durdane dünya şampiyonu oldu Antalya’da düzenlenen Uluslararası Kick Boks Dünya Kupası’nda 9 sınıf öğrencisi Durdane Huy, 65 kiloda dünya şampiyonluğunu kazandı. 14-18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Antalya Spor Salonu’nda gerçekleştirilen Uluslararası Kick Boks Dünya Kupası’nda, yüzlerce sporcu bir araya geldi. Türkiye Kick Boks Federasyonu’nun 2025 yılı faaliyet programında yer alan dünya kupası karşılaşmaları çok çekişmeli geçti. Yaşar Saniye Gemici Anadolu Lisesi 9/B sınıfı öğrencisi Durdane Huy, 65 kilogram kategorisinde tüm rakiplerini geride bırakarak birincilik kürsüsüne çıktı. Genç sporcu, bu zaferle yalnızca altın madalya kazanmakla kalmadı, aynı zamanda "dünya şampiyonu" unvanının da sahibi oldu. Okulundan tam destek ve tebrik Yaşar Saniye Gemici Anadolu Lisesi Müdürü Muslu Canlı, elde edilen bu tarihi başarıdan ötürü öğrencisi Durdane Huy’u kutladı. Müdür Canlı, "Durdane’nin başarısı sadece onun değil, okulumuzun ve ilimizin gurur kaynağıdır. Sporla eğitimi birleştiren bu başarı hikâyesi, diğer öğrencilerimiz için de ilham kaynağı olacaktır.’ Dedi. Başarılı sporcu, Durdane Huy, müsabakalar sonrası yaptığı kısa açıklamada, "Bu şampiyonluğu ülkeme ve aileme armağan ediyorum. Daha büyük hedeflerim var, çalışmaya devam edeceğim," dedi. Durdane Huy’un elde ettiği dünya şampiyonluğu, hem okuluna hem de Türk sporuna moral kaynağı oldu.