Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Denizli
Kuyumcu 100 kilogram emanet altınla yurt dışına kaçtı
05 Mayıs 2026 Salı - 01:12:35
Denizli’nin Çivril ilçesinde uzun yıllardır sarraflık yaptığı belirtilen bir kişinin, müşterilerine ait emanet ziynet eşyalarıyla ortadan kaybolduğu iddiası ilçede büyük yankı uyandırdı. Kuyumcunun yaklaşık 100 kilogram altınla yurt dışına kaçtığı, hakkında kırmızı bülten çıkarıldığı öğrenildi. İddiaya göre, Çivril’de yaklaşık 30 yıldır sarraflık yapan S.Ç., iş yerinde muhafaza edilen ve müşteriler tarafından kendisine emanet edilen altınlarla birlikte kayıplara karıştı. Cuma gününden bu yana iş yerinin açılmaması ve kendisine ulaşılamaması üzerine çok sayıda vatandaş durumu polis ekiplerine bildirdi. Şikayetler üzerine harekete geçen polis ekipleri iş yerinde inceleme yaptı. İş yerinde bulunan yaklaşık 25 kilogram altının muhafaza altına alındığı öğrenildi. Öte yandan, şüpheli kuyumcunun yaklaşık 100 kilogram altınla yurt dışına kaçtığı ve hakkında kırmızı bülten çıkarıldığı öğrenildi. Mağdur vatandaşların hukuk mücadelesi başlatmaya hazırlandığı öğrenilirken, olayla ilgili başlatılan soruşturmanın sürüyor.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:06
Yanan evde mahsur kalan yaşlı çift hayatını kaybetti
Denizli’nin Bekilli ilçesine bağlı Üçkuyu Mahallesi’nde çıkan yangında alevler arasında kalan yaşlı çift, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Denizli’nin Bekilli ilçesi Üçkuyu Mahallesi’nde meydana gelen ev yangını can aldı. Edinilen bilgilere göre, Abdullah Gürler (76) ve eşi Fatma Gürler’in (74) yaşadığı evde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler evi sararken, içeride bulunan yaşlı çift dışarı çıkamayarak mahsur kaldı. Yangını fark eden mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, alevlerin arasındaki çifti kurtarmak için yoğun çaba sarf etti. Ancak tüm müdahalelere rağmen Abdullah Gürler ve Fatma Gürler’in cansız bedenlerine ulaşıldı. İtfaiye ekiplerinin uzun uğraşları sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. Yangında hayatını kaybeden Gürler çifti, Üçkuyu Mahallesi’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından mahalle mezarlığında toprağa verildi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:00
Merkezefendi’de motosiklet ileri sürüş teknikleri anlkatıcak
Merkezefendi Belediyesi, motosiklet tutkuluları için ‘Motosiklet İleri Sürüş Semineri’ düzenliyor. Merkezefendi Belediyesi tarafından ‘Motosiklet İleri Sürüş Semineri’ düzenlenecek. Motosiklet Eğitmeni Alparslan Bulut’un konuşmacı olarak katılacağı seminerde; doğru sürüş teknikleri, risk analizi, ani durumlarda doğru müdahale yöntemleri ve trafikte güvenli sürüş alışkanlıkları detaylı şekilde ele alınacak. ‘Motosiklet İleri Sürüş Semineri’, 5 Mayıs Salı günü saat 20.00’de Merkezefendi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:00
Denizli 2. Opera ve Bale Günleri başlıyor
Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 2. Denizli Opera ve Bale Günleri, dünyaca ünlü eserlerle sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleşecek organizasyon, "Troya" operasıyla perde açacak. Denizli, kültür ve sanat alanında öne çıkan önemli bir organizasyona yeniden ev sahipliği yapıyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirdiği "Denizli Opera ve Bale Günleri"nin ikincisi başlıyor. Kenti sanatın ve estetiğin buluşma noktası haline getirme hedefiyle düzenlenen etkinlikler, bu yıl da geniş kapsamlı programıyla dikkat çekiyor. Organizasyon, 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde saat 20.00’de sahnelenecek "Troya" operasıyla açılış yapacak. Bestesi Bujor Hoinic’e ait eser, İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Tarihi sahnelerde unutulmaz performanslar Program, yıl boyunca farklı mekanlarda sahnelenecek seçkin eserlerle devam edecek. 5 Ağustos’ta Pyotr Ilyich Tchaikovsky’nin "Kuğu Gölü" ile 8 Ağustos’ta Mikis Theodorakis’in "Zorba" eseri Hierapolis Antik Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluşacak. 4 Eylül’de Ludwig van Beethoven’ın 9. Senfonisi Laodikya Antik Tiyatrosu’nda seslendirilecek. Sezon, 20-21 Kasım tarihlerinde Georges Bizet’nin "Carmen" operasıyla Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde kapanacak. Tarihi mekanların büyüleyici atmosferinde gerçekleştirilecek etkinlikler, sanat ile kültürel mirası aynı sahnede buluşturacak. Tüm etkinlikler için biletler ücretsiz olarak https://ebilet.denizli.bel.tr/ adresi üzerinden temin edilebilecek. Başkan Çavuşoğlu’ndan davet Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ise etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Denizli’yi sadece sanayi ve turizm kenti değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve sanat şehri haline getirmek için çalışıyoruz. Opera ve bale gibi evrensel sanat dallarını hemşehrilerimizle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Tüm halkımızı bu özel etkinliklere davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
13 Eylül 2024 Cuma - 18:38
Denizli’de doğum yapan anneler, üniversite öğrencileri, çiftçi ve şehit ailelerine müjde
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Çavuşoğlu başkanlığında toplanan Meclis, doğum yapan annelerden üniversite öğrencilerine, üreticilerden şehit ailelerine dek pek çok projede önemli kararlar aldı. Denizli halkının mutluluğu ve huzuru için gayret ettiklerini anımsatan Başkan Çavuşoğlu, kararlara oy birliğiyle destek veren tüm meclis üyelerine teşekkür etti. Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi Eylül Ayı Toplantısı 2. Birleşimi, Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu başkanlığında toplandı. Meclis’te doğum yapan annelerden üniversite öğrencilerine, üreticilerden şehit ailelerine dek pek çok projede önemli kararlar alındı. Gündemin 5. maddesinde doğum yapan annelere ‘Yeni Doğan Destek Paketi’ verilmesi karara bağlandı. Denizli’de ikamet eden hane geliri en fazla 60 bin TL olan ve 1 Ağustos 2024’ten sonra doğum yapan annelere, bebeğin 0-3 aylık olması ve yeni doğan destek paketi verilmesi kararlaştırıldı. Gündemin 6. maddesinde ise Denizli’de ikamet eden ancak şehir dışında öğrenim gören üniversite öğrencilerine 2024-2025 eğitim öğretim yılında 1 Eylül 2024’ten 30 Haziran 2025 arasında dönem başında bir defa olmak üzere hane halkı geliri brüt iki asgari ücretin altında olan öğrencilere şehirlerarası ulaşım, kırtasiye, barınma bedeli vb. ihtiyaçların karşılanması için 5 bin lira ayni öğrenim yardımı yapılmasına karar verildi. Çiftçiye önemli destek Bir diğer önemli destek ise Başkan Çavuşoğlu’nun yazılı önergesiyle Denizli’de hububat üretim sezonunun kurak geçmesi nedeniyle rekolte düşüşleri yaşandığı, hububat fiyatlarının düşük seyretmesi sebebiyle arpa ve mısır üreticilerinin gelirlerine destek olmak ve üretiminin sürdürülebilmesi amacıyla elinde ürün kalan üreticilerden kilogram başına 8.5 TL bedel ile flakelik arpa, kilogram başına 9.5 TL bedel ile flakelik mısır satın alınacağı açıklandı. Konukevi ve Kreş ücretleri de belirlendi Gündemin 30. Maddesinde Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından ilk kez bu sene hizmete alınacak olan Zübeyde Hanım Kız Öğrenci Konukevi’nin ücret tarifesi belirlendi. Buna göre tek kişilik oda aylık fiyatı 4 bin TL, 2 kişilik oda aylık 3 bin TL, 4 kişilik oda fiyatı ise 2 bin TL olarak belirlendi. Şehit ile gazi çocuklarına öncelik verilmesi ve şehit çocuklarından mevcut tarifeden yüzde 50 oranında indirim yapılacağı ifade edildi. Gündemin 31. Maddesinde ise Çocuk Gelişim Merkezleri olarak faaliyet gösterecek kreşlerin ise aylık 4 bin TL olacağı ve bu kreşlerden şehit çocuklarının ise ücretsiz faydalanabileceği belirtildi. Denizli halkının mutluluğu ve huzuru için gayret ettiklerini anımsatan Başkan Çavuşoğlu, kararlara oy birliğiyle destek veren tüm meclis üyelerine teşekkür etti.
13 Eylül 2024 Cuma - 18:33
Başkan Çavuşoğlu’ndan Mevlit Kandili mesajı
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Mevlit Kandili dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Çavuşoğlu, tüm İslam aleminin mübarek kandilini tebrik ederken, bu gecenin tüm insanlığa barış, huzur ve kardeşlik getirmesi temennisinde bulundu. Mevlit Kandili dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, bu gecenin tüm insanlığa barış, huzur ve kardeşlik getirmesi temennisinde bulundu. Başkan Çavuşoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi; “Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in dünyaya teşriflerinin yıl dönümü olan Mevlit Kandiline kavuşmanın manevi huzurunu yaşıyoruz. Bu kutlu gecede dualarımızın kabul olmasını ve sağlık, huzur ve barış dileklerimizin karşılık bulmasını temenni ediyorum. Gönüllerimizi saf bir niyetle açarak, barışı, adaleti ve kardeşliği daha da güçlendirmek için bu geceyi değerlendirmeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Denizli halkı olmak üzere, tüm İslam aleminin Mevlit Kandilini tebrik ediyor, bu mübarek gecenin ülkemize ve tüm insanlığa hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
13 Eylül 2024 Cuma - 18:33
Merkezefendi Belediye Başkanı Doğan’ın Mevlid Kandili mesajı
Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Mevlid Kandili dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Mevlid Kandili sebebiyle bir mesaj yayımladı. Mevlid Kandili’nin tüm insanlık için sağlık ve esenlik getirmesini dileyen Başkan Doğan, “Peygamberimiz Hz. Muhammed’in doğduğu gece olan bu mübarek geceyi idrak etmenin mutluluğu içerisindeyiz. Savaşa karşı barışı, kötülüğe karşı iyiliği amaç edinen Peygamber Efendimiz bu davranışlarıyla insanlığa her zaman örnek olmuştur. Mübarek Mevlid Kandili’nde yapacağımız duaların kabul olmasını temenni ediyor, bu mübarek günün tüm insanlığa sağlık, sevgi, barış ve huzur getirmesini diliyorum. Başta Merkezefendili ve Denizlili hemşehrilerimiz olmak üzere tüm İslam aleminin Mevlid Kandili mübarek olsun” ifadelerini kullandı.
13 Eylül 2024 Cuma - 16:19
Adalet Bakanı Bakan Tunç: "Narin’i katledenlerin en ağır cezaya çarptırılması hepimizin temennisi"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Narin Güran ve Ayşenur Ezgi Eygi davalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Narin Güran dosyasının televizyon ve sosyal medyada yapılan değerlendirmelerin bir kısmının soruşturmanın selameti açısından sakıncalı olabileceğini ifade eden Bakan Tunç, “Narin kızımızı katledenlerin yargı önüne çıkarılıp kanunumuzdaki en ağır ceza ile çaptırılması hepimizin temennisi” dedi. Bir dizi ziyaret ve açılış törenleri nedeniyle Denizli’de bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Denizli Valiliği ziyareti sırasında Türkiye gündeminde yer alan Narin Güran cinayeti ve Batı Şeria’da İsrail askerlerince öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi hakkında açıklamalarda bulundu. Narin Güran cinayetinin tüm ülkeyi etkilediğini ifade eden Bakan Tunç, Narin Güran’ın canlı bedenine ulaşmak için devletin tüm imkanları ile seferber edildiğini ancak canlı ulaşılamadığını belirtti. Adli soruşturmanın Narin’in kaybolduğu andan itibaren başlatıldığını ve çok sayıda gözaltılar olduğunu, ifadeler alındığını söyleyen Bakan Tunç, aynı zamanda aramalar yapılarak deliller toplandığını kaydetti. Narin Güren cinayetinin soruşturmasında gelinen noktada 10 tutuklu ve 4 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildiğini ifade eden Adalet Bakanı Tunç, Narin’in cansız bedeninden 91 doku örneği alındığını ve bu örneklerin İstanbul ve Diyarbakır Adli Tıp Kurumlarında olduğunu belirtti. Yapılan incelemelerin zaman alacağını dile getiren Bakan Tunç, “İncelemeler neticesinde birtakım veriler ortaya çıkacak. İfadeler alındı tabii, bu ifadeleri savcılarımız değerlendirecekler. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığımız bu konunun üzerinde hassasiyetle, titizlikle incelemelerini devam ediyor. Titizlikle biz de takip ediyoruz” dedi. “Narin kızımızı katledenlerin en ağır cezayı almasını temenni ediyoruz” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Narin Güran olayının başından beri üstün gayret gösterilmesini istediğini belirten Bakan Tunç, tüm Türkiye’nin Narin Güran’ı öldürenlerin bir an önce bulunması ve yargı önünde hesap vermesi beklentisi içerisinde olduğunu söyledi. Sosyal medya ve televizyon ekranlarında Narin Güran cinayetine ilişkin yapılan değerlendirmeler hakkında konuşan Bakan Tunç, “Şu anda adli soruşturma devam ediyor. Adli Tıp incelemeleri de devam ediyor. Burada delillerin tek tek titizlikle değerlendirilmesi ve incelenmesi gerekecek. İfadelerden yola çıkarak bir takım değerlendirmeler yapacak savcılarımız ama şunu özellikle istirham ediyoruz, soruşturma gizli ama tabii ifade tutanakları avukatlara verildiyse bunlar basında ve kamuoyunda televizyon ekranlarında değerlendirildiğini görüyoruz. Maalesef bazı değerlendirmeleri özellikle soruşturmanın selameti açısından sakıncalı olabileceğini de paylaşmak istiyorum. Burada soruşturmanın gizliliğini etkin bir soruşturma yapılabilmesi adli gerçeğin ortaya çıkarılması ve Narin kızımıza katledenlerin yargı önüne çıkarılıp kanunumuzdaki en ağır ceza ile çarptırılması hepimizin temennisi. Özellikle basın kuruluşlarımıza bunu ifade etmek istiyorum. İnşallah bir an önce bu soruşturma etkin hızlı bir şekilde tamamlanır ve Narin kızımızı katledenler, kıyanlar bulunur tespit edilir. Yargımız, Adli Tıp Kurumumuz ortaya çıkan deliller elde edilen araçlardan kimyasal veriler tüm bunların hepsini değerlendirilmesi yapıldıktan sonra burada gerçek ortaya çıkacak. Narin’e kıyanlar elbette ki cezasını alacaklar. Biz Narin evladımızın katillerini bulmak için yargımıza her türlü desteği vermenin gayreti içerisindeyiz. Narin evladımızı kıyanlar en ağır cezayı çarpıtılacaklardır. Ülke olarak millet olarak bizim büyük bir beklentimiz bu tür yüreğimizi yakan bizi derin bir acıyı boğan bu tür kötü hadiselerin bir daha olmaması içinde temenni ediyoruz. Milletçe duyarlı olmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu. “Acil olarak bu katillerin uluslararası yakalama kararını çıkartacağız” Batı Şeria’da İsrail askerleri tarafından öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi hakkını savunacaklarını ifade eden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ayşenur Ezgi’nin insan hakları savunucusu ve Türkiye vatandaşı olduğunu söyledi. Ayşenur Ezgi’nin öldürülmesine ilişkin ellerinde deliller olduğunu kaydeden Bakan Tunç, Türkiye olarak Ayşenur Ezgi’nin hakkını savunmak için takiplerini sürdüreceklerini belirtti. Dışişleri Bakanlığı, MİT Müsteşarlığı ve Adalet Bakanlığı olarak koordinasyon sağladıklarını dile getiren Bakan Tunç, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız bu konuda soruşturma başlattı. İç hukuktan kaynaklanan bir yetkimiz var. Vatandaşımız yabancı bir ülke sınırları içerisinde yabancı bir şahıs tarafından şehit edildi. Bu sebeple buradan bizim vatandaşımızın hakkını korumamız ve suçu işleyenlerin cezalandırılmasıyla ilgili gerekli soruşturmaları başlatmamız gerekiyordu ve başlattık. Uluslararası anlamda da yakalama kararları çıkartacağız. İç hukuk noktasındaki takiplerimizi de sürdürürken diğer yandan ulusal anlamda hukuk anlamında da Ayşenur’un hakkını savunmaya devam edeceğiz. Uluslararası adalet divanında devam eden davaya Ayşenur’un dosyasını da ibraz edeceğiz. Türkiye olarak oraya da katılmaya başvurmuştuk. Uluslararası ceza mahkemesinde devam eden soruşturmaya da Ayşenur’un dosyasını intikal ettireceğiz. Aynı zamanda insan hakları konseyine de başvurarak burada da Ayşenur’un katledilişinin hakkında rapor düzenleyip uluslararası mahkemelerde delil olarak kabul edilmesini takip edeceğiz. Ama biz hemen acil olarak bu katillerin uluslararası yakalama kararını çıkartacağız. Ayşenur’un takipçisiyiz. Yarın Ayşenur’un cenaze töreni var. Cenazesi İstanbul’a getirildi. Oradan İzmir’e gönderilecek şuan otopsi işlemleri yapılıyor. Otopsi akşama doğru bitecek. Deliler bizim muhafaza edeceğimiz, soruşturmada kullanacağımız deliler. Yarın da Didim’de gerçekleştirilecek olan cenaze töreninden sonra Ayşenur’u ebediyete uğurlayacağız” diye konuştu.
13 Eylül 2024 Cuma - 15:36
Bakan Tunç: "Bazı kararlar özelinde yapılan eleştiriler yargımızın temelini yıpratır, müsaade etmeyiz"
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi, Adli Tıp Grup Başkanlığı ve Adalet Sarayı Ek Hizmet Binaları açılış törenine katılan Adalet Bakanı Tunç, "Bazı kararlardan yola çıkarak yılda verilen 12 milyon kararı göz ardı ederek, fedakarca çalışan 180 bin yargı çalışanımıza yapılan ağır eleştiriler maalesef üzücü ve yargımızın temelini yıpratıcı olur ama biz buna müsaade etmeyiz. Biz hatalı kararları en aza indirmeye devam edeceğiz" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi, Adli Tıp Grup Başkanlığı ve Adalet Sarayı Ek Hizmet Binaları açılış törenine katıldı. Bölge Adliye Mahkemesi önünde gerçekleşen programda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bölge Adliye Mahkemesinin Denizli’nin yanı sıra Muğla ve Uşak illerine de hizmet edeceğini söyledi. 2 yıldır süren yapım çalışmaları neticesinde bu yılki adli yıla yetiştirdiklerini ifade eden Bakan Tunç, binanın Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu dile getirerek kalıcı bir bina yapılması için yatırım çalışmaları olduğunu vurguladı. Bölge Adliye Mahkemesi haricinde hizmete alınan Adli Tıp Grup Başkanlığı ve Adliye Sarayı Ek Hizmet Binası hakkında konuşan Bakan Tunç, “Adli Tıp önemli bir kurumumuz. 2 asırdan bu yana hizmet veren bir kurumumuz. Her geçen günde kapasitesini artırarak devam ediyor. Özelikle adli alanda delilerin ulaşılması, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması gibi konularda Adli Tıp çok önemli. 2002’de 25 ilde Adli Tıp hizmeti verilirken bugün 81 vilayetimizde Adli Tıp hizmet vermekte. Adli Tıplarda en son teknoloji sistemler kullanmaktayız. Adli Tıp Kurumumuzda yaklaşık 700 uzman personel görev yapmakta. Bir diğer yatırımımız Adalet Sarayı Ek Hizmet Binamız. 2004 yılında Denizli’ye 20 bin metrekarelik yeni adalet binası yapmıştık. Şimdi 12 bin metre karelik yeni bir ek hizmet binasıyla yargı hizmetlerinin daha kaliteli daha hızlı ve son sitem teknolojilerle vatandaşların hizmet almasını sağlayacak" dedi. "Demokrasimizi güçlendiren bir yönetim sistemine geçtik" Anayasa’da gerçekleşen değişiklikler hakkında açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Tunç, hukuk devletini güçlendiren önemli adımlar attıklarını kaydetti. Kadın ve çocukların korunması amacıyla uygulamalar gerçekleştirdiklerini ifade eden Adalet Bakanı Tunç, asıl görevin ailelere düştüğünü vurguladı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı tarafından çocukların korunması ile ilgili birçok alanda düzenlemeler yapıldığını ifade eden Bakan Tunç, istenmeyen olayların da can yaktığını, yürek yakan olayları da üzülerek öğrendiklerini belirtti. İdarenin yasaları uygulamak için büyük çaba içerisinde olduğunu ancak ailelerin bilinçlendirilmesi ve çocuk istismarına karşı toplum daha da duyarlı olmasının şart olduğunu ifade etti. Anayasada önemli değişiklikler yaptıklarını dile getiren Bakan Tunç, “Özel hayatın korunması çok önemlidir dedik ve bunu Kişisel Verileri Koruma Kanunu olarak hayata geçirdik. Anayasamızda demokratik olmayan durumlar vardı, bunları ayıkladık. Anayasamızda sıkıyönetimle ilgili bütün maddeleri çıkarttık. Anayasamızda darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı. Böyle maddeleri anayasamızdan ayıkladık. Demokrasimizi güçlendiren bir yönetim sistemine geçtik. Toplumun tüm kesimlerine içerisine alan bir anayasa ile yolumuzu devam ediyoruz. Cumhuriyetimizin yüzyılında milletimize olan borcumuzu yerimize getirmemiz lazım. Tarafsız ve bağımsız yargımızın adaleti tecelli edebilmesi için başta Anayasa ile toplumun her türlü sorusuna cevap vermesi gerekir" şeklinde konuştu. Bakan Tunç, adalet sistemine yönelik eleştirilere cevap verdi 2002 yılında 66 olan adliye sayısının bugün 400’e yaklaştığını ve 6 milyon metrekareye ulaştığını belirten Bakan Tunç, 22 yıldır güvenilir adalete önem verdiklerini söyledi. 1 yıl içerisinde 12 milyon karar verildiğini belirten Bakan Tunç, gece gündüz emek verdiklerini ifade etti. Adalet sistemine yönelik eleştirilere cevap veren Adalet Bakanı Tunç, “Bazı insanlar ‘Adalet böyle, şöyle’ tarzında eleştiri yapıyorlar. Evet, yargı kararları eleştirilebilir ve bu eleştiriler daha kaliteli bir kararın oluşmasını sebep olur. Ama diğer türlü olan eleştireler de zaten verilen kararlar değiştirilebilir ve süreç devam etmektedir. Ama bazı kararlardan yola çıkarak yılda verilen 12 milyon kararı göz ardı ederek ve fedakarca çalışan 180 bin yargı çalışanımıza ağır eleştiriler maalesef üzücü ve yargımızın temelini yıpratıcı olur ama biz buna müsaade etmeyiz. Biz hatalı kararları en aza indirmeye devam edeceğiz” dedi. Hakim ve savcı adaylığında yeni sistem Vatandaşların yargı hizmetlerinde en kaliteli hizmeti alabilmelerinin yolunu açacaklarını ifade eden Adalet Bakanı Tunç, dijital adalette en önde olduklarını söyledi. Yapay zeka da kullanılarak teknolojinin tüm imkanlarından faydalanıldığını dile getiren Bakan Tunç, yeni mezunların kalitesini artırmak için tüm çabayı gösterdiklerini söyledi. Hakim ve savcı adaylığında yeni sistemi de açıklayan Bakan Tunç, “Hakim ve savcı adaylığı eğitimi bu Pazartesi günü açılış programıyla birlikte başlayacak. Hakim ve savcı adaylığı 2 yıl sürüyordu, bu yıl 3 yıl sürecek. Tecrübeli hakim ve savcıların ara sınavda toplam 70’i geçer ise bu kardeşlerimizi mesleğe kabul edilebilecekler. Sonrasında mesleği kabul edildikten sonrasında da kapasiteyi güçlendirerek devam ediyoruz. Özellikle denetim konusunu önem vererek daha güçlü hale getirmemenin gayreti içerisindeyiz” dile getirdi. Bakan Tunç, Denizli’ye müjdelerini arka arkaya sıraladı Denizli’ye yeni yatırım müjdeleri de veren Adalet Bakanı Tunç, 5 Eylül’de 5 bin 349 metrekare alana sahip Çivril Adalet Binasının proje ihalesinin gerçekleştiğini duyurdu. 2025 yılında kapasitelerini artırmayı hedeflediklerini söyleyen Bakan Tunç, Buldan, Çal ve Sarayköy ilçelerinin adliye binalarının yatırım planlamasına alındığını belirtti. Denizli’deki hakim ve savcılarının konut ihtiyaçlarına ilişkin Emlak Konuttan 42 daire satın aldıkları müjdesini veren Bakan Tunç, bu daireleri yargı mensuplarına verdiklerini ifade etti. 2016 yılından itibaren istinafa milyonlarca dosya geldiğini belirten Adalet Bakanı Tunç, “Bazı illerimizde bazı dava konularının daha da çok yoğunlaştığını görüyoruz. Bu durumda da gerekli tedbirleri almaya başladık. Bu konuda heyetler oluşturmaya başladık. Oradaki yargı süreçlerinin daha kısa süreceği için elimizden geleni yapacağız. Gerekli yerlerde yeni mahkemeler kuruyoruz. Amacımız yargı süreçleri uzamaması o yüzden her noktada ilave mahkemeler için çaba gösteriyoruz. Böylece vatandaşlarımız yargıdan en kaliteli şekilde yararlanacaklar. 2024 ile 2028 yıllarına kapsayacak olan reform belgemizde avukatlarımız, yargıçlarımız mevzuatta yapılması gereken değişikleri yapmak istiyoruz. ‘İyi ki bu değişiklik yapılıyor’ diyeceğiniz bir değişiklik için elimizden geleni yapıyoruz ve yapacağız” şeklinde konuştu. Programa; Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Önder Yeniçeri, Adli Tıp Grup Başkanı Dr. Hızır Aslıyüksek, Denizli milletvekilleri, hakim, savcı ve avukatlar katıldı.
13 Eylül 2024 Cuma - 15:21
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: “Ayşenur Ezgi Eygi’nin dosyasını tüm delilleriyle beraber ibraz edeceğiz ve sonuna kadar onun haklarını savunacağız”
Denizli’de AK Parti Türkiye Buluşmaları toplantısına katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin AK Parti döneminde değişen adalet sistemi hakkında açıklamalarda bulundu. Batı Şeria’da İsrail askerlerince öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi hakkında da konuşan Bakan Tunç, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız iç hukuktan kaynaklana n soruşturma yetkisini kullandı ve soruşturma başlattı. Elimizde deliller, görüntüler var. O saldırganların kendi ülkemizde de yargılanması ve uluslararası alanda yakalanması için soruşturmamızı başlattık” dedi.Bir dizi ziyaret kapsamında kente gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Denizli İl Başkanlığı’nda düzenlenen AK Parti Türkiye Buluşmaları toplantısına katıldı. 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlatan Bakan Tunç, “2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimleri geldiğinde vesayetçi anlayış devreye girdi. ’Cumhurbaşkanını meclise seçtirmeyiz’ dediler. Anayasa değişti mi? Hayır. Eskiden meclis seçiyordu. Mecliste Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldığında geçerli bir seçim olmasına rağmen dönemin YÖK Başkanı ‘Bu seçim geçersizdir’ diyebildi. YÖK Başkanı TBMM’de yapılan bir seçim için geçersizdir diyebiliyordu. O günlerden bugüne gelindi. Bugün duayen denilen gazeteciler, köşe yazılarında ahkam kesen gazeteciler, sosyal medyada kanalları olan yaşlı başlı, kelli felli gazeteciler o gün Genelkurmay Başkanının karşısına geçip ‘Meclisteki yapılan seçim ile ilgili karşı çıkmayacak mısınız’ dediler. O da ‘Evet, karşı çıkıyoruz’ dedi. Maalesef böyle dönemlerden geldik. Mecliste yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri iptal edildi. Referandumda bu kez Türkiye’nin ana muhalefeti bu kez halkta seçemez dedi. Böyle bir ortamlardan geçtik biz” dedi.“Darbecilerin yanında saf tutan, milletin hakkını hukukunu savunmayan bir yargı vardı”Türkiye’nin yakın tarihinden hatırlatmalar yapan Bakan Tunç, AK Parti’nin 2008 yılında Laikliğe aykırı eylemlerin odağı olduğu gerekçesiyle dava açıldığını ve 1 oy ile partisinin kapatılmaktan kurtulduğunu söyledi. 2012 yılında yaşanan MİT krizine de değinen Bakan Yılmaz Tunç, Türkiye ekonomisinin en parlak dönemi olarak gösterilen 2013 yılında Gezi Olayları ile Türkiye’de sokak darbesi yapılmaya çalışıldığını söyledi. Vesayetçi anlayışın başarılı olamadığı bu girişimlerin ardından önce emniyet yargı darbesi ardından ise 2016 yılında FETÖ’nün darbe girişimiyle hükümeti düşürebilmeyi amaçladıklarını ifade eden Bakan Tunç, “2016 yılına geldiğimiz zaman 15 Temmuz’da AK Parti iktidarını sona erdirmek ve Recep Tayyip Erdoğan’ı iktidardan düşürmek için dışarıdan destekli eli kanlı FETÖ teröristleri 15 Temmuz gecesi tankları milletimizin üzerine sürdü. Cumhurbaşkanımız ‘Haydi milletim meydanlara ülkemize sahip çıkıyoruz’ dediğinde milletimiz meydana koştu. Yargı mensuplarımız adliyelere koştu ve o kahraman savcılarımız hemen o teröristler hakkında yakalama kararları çıkarttılar. Şimdi onların yargılamaları birçoğu bitti ve hapiste cezalarını çekiyorlar. Bu ülkede geçmişte de darbeler oldu. Bu ülkede 27Mayıs Darbesine bu ülkenin yargısı karşı gelmediler ve darbecilerin yanında durdu. Milletin hakkını savunacaklarına darbecilere savundular. Böyle bir yargı vardı. 12 Eylüle geldiğimiz zaman bir sağdan bir soldan idam kararları veren bir yargı vardı. Darbecilerin yanında saf tutan milletin hakkını hukukunu savunmayan bir yargı vardı. Sonrasında 28 Şubatta da aynı şekilde darbecilere destek veren bir yargı vardı. Bu bizim yargı tarihinin üzülerek söylüyoruz kara lekeleridir ama 15 Temmuz’a geldiğimizde Türk yargısının halka nasıl savunduğunu, nasıl milli iradenin yanında olduğunu hep beraber gördük” şeklinde konuştu.“Darbe anayasadan kurtulma mücadelesini hep beraber vereceğiz”Türkiye’nin darbe anayasasından kurtulması gerektiğini vurgulayan Bakan Tunç, “İnşallah Türkiye Yüzyılının başında darbe anayasadan kurtulma mücadelesini hep beraber vereceğiz. 184 kez değişikliğe uğrayan anayasanın maddeler arasındaki bütünlüğü bozulduğunu görüyoruz. Burada anayasamızın gerçekleştirmiş olduğumuz gerek 2010 gerek 2017’de değişikliklerinde özellikle demokratik hukuk devletlerinde standardını daha da güçlendiren, yüksek standartlı bir demokrasi ülkemize kavuşturan değişikleri de muhafaza ederek, bir toplum sözleşmesi yaparak Türkiye Yüzyılına başlamamız lazım. Anayasamızda hak arama yollarını arttıran çok önemli düzenlemeler yaptık. Bunları uygulamamız lazım. Kamu denetçiliği kurumunu geliştirmemiz lazım. Vatandaşlarımızın idare ile ilgili bir sorunu olduğunda mahkemeye gitmeden kamu denetçisine giderek sorunu çözebilmesi imkanını biz getirdik. Kişisel verilerin korunması, özel hayatın korunması bunlar önemli insan hakları. Bu ülkede bir daha darbe olmasın yargımız, hukukumuz, milli irademizin yanında olsun, hukuk devletinin yanında olsun diye önemli yapısal reformlar yaptık. Anayasa Mahkemesinin yapısı, HSK’nın yapısı, askeri şuranın yapısı. Yeni anayasa için bir sebep bile yeterli. Darbecilerin yazdırdığı bir anayasa ile demokratik hukuk devletinde yolumuza devam etmemiz lazım” ifadelerini kullandı.“Ekonomi yönetimimiz tekrardan tek haneli rakamlara düşürecek”6 Şubat depremleri ve çevre ülkelerde yaşanan olumsuzlukların Türkiye için ekonomik etkileri olduğunu belirten Adalet Bakanı Tunç, “Ülkemiz 6 Şubatta büyük bir deprem yaşadı. Şimdi hızlı bir şekilde şehirleri yeniden inşa etme gayretindeyiz. Bir taraftan yukarımızda Rusya ile Ukrayna savaşı ekonomik anlamda en çok bizi etkiledi. Hemen aşağıda Gazze savaşı bir taraftan Suriye’nin kuzeyinde terör devleti kurma çabaları onu önlemek için çabamız devam ediyor. Öncesinde pandemi ile geçen kapalı kaldık. Tüm bunlar üst üste geldi. Bu etkenlerle ekonomimiz olumsuz etkilendi bunu kabul etmemiz lazım. Son 5 yıl özellikle ülkemizin dışındaki gelişmelerle de ekonomimizi etkileyen olumsuzluklarla karşılaştık. Enflasyon çift haneli rakamlara çıktı. Ekonomi yönetimimiz tekrardan tek haneli rakamlara düşürecek. Halkımızın alım gücünü yine yükselterek, emeklimizin, işçimizin, memurumuzun enflasyona ezdirmeden yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.“Ayşenur Ezgi Eygi’nin hakkını koruyacağız”Dünyadaki adaleti ve hakkı savunmaya devam edeceklerini ifade eden Bakan Tunç, 7 Ekim’den günümüze kadar Gazze’de bir soykırım yaşandığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu soykırımın sonlanması için diplomatik çalışmalara ve insani yardımları sürdürdüklerini ifade eden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, uluslararası sistemin oradaki zulmü durdurmaya yetmediğini söyledi. İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail askerlerince öldürülen Türk vatandaşı Ayşenur Ezgi Eygi’nin hakkını koruyacaklarını ifade eden Bakan Tunç, “Ayşenur Ezgi Eygi kardeşimiz İsrailli terörist askerlerce şehit edildi. Onun hakkını hukukunu koruyacağız. Hemen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız iç hukuktan kaynaklana n soruşturma yetkisini kullandı ve soruşturma başlattı. Elimizde deliller, görüntüler var. O saldırganların kendi ülkemizde de yargılanması ve uluslararası alanda yakalanması için soruşturmamızı başlattık. Uluslararası hukukta da Ayşenur’un hakkını savunacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesine, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyine ve Uluslararası Adalet Divanına Ayşenur Ezgi Eygi kardeşimizin dosyasını tüm delilleriyle beraber ibraz edeceğiz ve sonuna kadar onun haklarını savunacağız. Bir kez daha ailesine, milletimize başsağlığı diliyorum. Yarın inşallah onun cenaze merasiminde olacağız, dualar edeceğiz ve ailesine başsağlığı dileyeceğiz. Temennimiz bir an önce orada akan kanın durdurulması. Türkiye olarak da Uluslararası Adalet Divanına katılma dilekçemizi verdik. Uluslararası Ceza Mahkemesinde de sivil toplum kuruluşlarımız, o teröristlerin, Netanyahu başta olmak üzere bunların yargılanmasıyla ilgili çalışmaları biz Türkiye olarak sonuna kadar takip edeceğiz” dedi.
13 Eylül 2024 Cuma - 14:26
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: “Ayşenur Ezgi Eygi’nin dosyasını tüm delilleriyle beraber ibraz edeceğiz ve sonuna kadar onun haklarını savunacağız”
Denizli’de AK Parti Türkiye Buluşmaları toplantısına katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin AK Parti döneminde değişen adalet sistemi hakkında açıklamalarda bulundu. Batı Şeria’da İsrail askerlerince öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi hakkında da konuşan Bakan Tunç, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız iç hukuktan kaynaklanan soruşturma yetkisini kullandı ve soruşturma başlattı. Elimizde deliller, görüntüler var. O saldırganların kendi ülkemizde de yargılanması ve uluslararası alanda yakalanması için soruşturmamızı başlattık” dedi. Bir dizi ziyaret kapsamında kente gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Denizli İl Başkanlığı’nda düzenlenen AK Parti Türkiye Buluşmaları toplantısına katıldı. 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlatan Bakan Tunç, “2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimleri geldiğinde vesayetçi anlayış devreye girdi. ’Cumhurbaşkanını meclise seçtirmeyiz’ dediler. Anayasa değişti mi? Hayır. Eskiden meclis seçiyordu. Mecliste Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldığında geçerli bir seçim olmasına rağmen dönemin YÖK Başkanı ‘Bu seçim geçersizdir’ diyebildi. YÖK Başkanı TBMM’de yapılan bir seçim için geçersizdir diyebiliyordu. O günlerden bugüne gelindi. Bugün duayen denilen gazeteciler, köşe yazılarında ahkam kesen gazeteciler, sosyal medyada kanalları olan yaşlı başlı, kelli felli gazeteciler o gün Genelkurmay Başkanının karşısına geçip ‘Meclisteki yapılan seçim ile ilgili karşı çıkmayacak mısınız’ dediler. O da ‘Evet, karşı çıkıyoruz’ dedi. Maalesef böyle dönemlerden geldik. Mecliste yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri iptal edildi. Referandumda bu kez Türkiye’nin ana muhalefeti bu kez halk da seçemez dedi. Böyle bir ortamlardan geçtik biz” dedi. “Darbecilerin yanında saf tutan, milletin hakkını hukukunu savunmayan bir yargı vardı” Türkiye’nin yakın tarihinden hatırlatmalar yapan Bakan Tunç, AK Parti’nin 2008 yılında laikliğe aykırı eylemlerin odağı olduğu gerekçesiyle dava açıldığını ve 1 oy ile partisinin kapatılmaktan kurtulduğunu söyledi. 2012 yılında yaşanan MİT krizine de değinen Bakan Yılmaz Tunç, Türkiye ekonomisinin en parlak dönemi olarak gösterilen 2013 yılında Gezi Olayları ile Türkiye’de sokak darbesi yapılmaya çalışıldığını söyledi. Vesayetçi anlayışın başarılı olamadığı bu girişimlerin ardından önce emniyet yargı darbesi ardından ise 2016 yılında FETÖ’nün darbe girişimiyle hükümeti düşürebilmeyi amaçladıklarını ifade eden Bakan Tunç, “2016 yılına geldiğimiz zaman 15 Temmuz’da AK Parti iktidarını sona erdirmek ve Recep Tayyip Erdoğan’ı iktidardan düşürmek için dışarıdan destekli eli kanlı FETÖ teröristleri 15 Temmuz gecesi tankları milletimizin üzerine sürdü. Cumhurbaşkanımız ‘Haydi milletim meydanlara ülkemize sahip çıkıyoruz’ dediğinde milletimiz meydana koştu. Yargı mensuplarımız adliyelere koştu ve o kahraman savcılarımız hemen o teröristler hakkında yakalama kararları çıkarttılar. Şimdi onların yargılamaları birçoğu bitti ve hapiste cezalarını çekiyorlar. Bu ülkede geçmişte de darbeler oldu. Bu ülkede 27 Mayıs Darbesi’ne bu ülkenin yargısı karşı gelmediler ve darbecilerin yanında durdu. Milletin hakkını savunacaklarına darbecilere savundular. Böyle bir yargı vardı. 12 Eylül’e geldiğimiz zaman bir sağdan bir soldan idam kararları veren bir yargı vardı. Darbecilerin yanında saf tutan milletin hakkını hukukunu savunmayan bir yargı vardı. Sonrasında 28 Şubat’ta da aynı şekilde darbecilere destek veren bir yargı vardı. Bu bizim yargı tarihinin üzülerek söylüyoruz kara lekeleridir ama 15 Temmuz’a geldiğimizde Türk yargısının halka nasıl savunduğunu, nasıl milli iradenin yanında olduğunu hep beraber gördük” şeklinde konuştu. “Darbe anayasadan kurtulma mücadelesini hep beraber vereceğiz” Türkiye’nin darbe anayasasından kurtulması gerektiğini vurgulayan Bakan Tunç, “İnşallah Türkiye Yüzyılı’nın başında darbe anayasadan kurtulma mücadelesini hep beraber vereceğiz. 184 kez değişikliğe uğrayan anayasanın maddeler arasındaki bütünlüğü bozulduğunu görüyoruz. Burada anayasamızın gerçekleştirmiş olduğumuz gerek 2010 gerek 2017’de değişikliklerinde özellikle demokratik hukuk devletlerinde standardını daha da güçlendiren, yüksek standartlı bir demokrasi ülkemize kavuşturan değişikleri de muhafaza ederek, bir toplum sözleşmesi yaparak Türkiye Yüzyılı’na başlamamız lazım. Anayasamızda hak arama yollarını artıran çok önemli düzenlemeler yaptık. Bunları uygulamamız lazım. Kamu denetçiliği kurumunu geliştirmemiz lazım. Vatandaşlarımızın idare ile ilgili bir sorunu olduğunda mahkemeye gitmeden kamu denetçisine giderek sorunu çözebilmesi imkanını biz getirdik. Kişisel verilerin korunması, özel hayatın korunması bunlar önemli insan hakları. Bu ülkede bir daha darbe olmasın yargımız, hukukumuz, milli irademizin yanında olsun, hukuk devletinin yanında olsun diye önemli yapısal reformlar yaptık. Anayasa Mahkemesinin yapısı, HSK’nın yapısı, askeri şuranın yapısı. Yeni anayasa için bir sebep bile yeterli. Darbecilerin yazdırdığı bir anayasa ile demokratik hukuk devletinde yolumuza devam etmemiz lazım” ifadelerini kullandı. “Ekonomi yönetimimiz enflasyonu tekrardan tek haneli rakamlara düşürecek” 6 Şubat depremleri ve çevre ülkelerde yaşanan olumsuzlukların Türkiye için ekonomik etkileri olduğunu belirten Adalet Bakanı Tunç, “Ülkemiz 6 Şubat’ta büyük bir deprem yaşadı. Şimdi hızlı bir şekilde şehirleri yeniden inşa etme gayretindeyiz. Bir taraftan yukarımızda Rusya ile Ukrayna savaşı ekonomik anlamda en çok bizi etkiledi. Hemen aşağıda Gazze savaşı bir taraftan Suriye’nin kuzeyinde terör devleti kurma çabaları onu önlemek için çabamız devam ediyor. Öncesinde pandemi ile geçen kapalı kaldık. Tüm bunlar üst üste geldi. Bu etkenlerle ekonomimiz olumsuz etkilendi bunu kabul etmemiz lazım. Son 5 yıl özellikle ülkemizin dışındaki gelişmelerle de ekonomimizi etkileyen olumsuzluklarla karşılaştık. Enflasyon çift haneli rakamlara çıktı. Ekonomi yönetimimiz tekrardan tek haneli rakamlara düşürecek. Halkımızın alım gücünü yine yükselterek, emeklimizin, işçimizin, memurumuzun enflasyona ezdirmeden yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu. “Ayşenur Ezgi Eygi’nin hakkını koruyacağız” Dünyadaki adaleti ve hakkı savunmaya devam edeceklerini ifade eden Bakan Tunç, 7 Ekim’den günümüze kadar Gazze’de bir soykırım yaşandığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu soykırımın sonlanması için diplomatik çalışmalara ve insani yardımları sürdürdüklerini ifade eden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, uluslararası sistemin oradaki zulmü durdurmaya yetmediğini söyledi. İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail askerlerince öldürülen Türk vatandaşı Ayşenur Ezgi Eygi’nin hakkını koruyacaklarını ifade eden Bakan Tunç, “Ayşenur Ezgi Eygi kardeşimiz İsrailli terörist askerlerce şehit edildi. Onun hakkını hukukunu koruyacağız. Hemen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız iç hukuktan kaynaklana n soruşturma yetkisini kullandı ve soruşturma başlattı. Elimizde deliller, görüntüler var. O saldırganların kendi ülkemizde de yargılanması ve uluslararası alanda yakalanması için soruşturmamızı başlattık. Uluslararası hukukta da Ayşenur’un hakkını savunacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesine, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyine ve Uluslararası Adalet Divanına Ayşenur Ezgi Eygi kardeşimizin dosyasını tüm delilleriyle beraber ibraz edeceğiz ve sonuna kadar onun haklarını savunacağız. Bir kez daha ailesine, milletimize başsağlığı diliyorum. Yarın inşallah onun cenaze merasiminde olacağız, dualar edeceğiz ve ailesine başsağlığı dileyeceğiz. Temennimiz bir an önce orada akan kanın durdurulması. Türkiye olarak da Uluslararası Adalet Divanına katılma dilekçemizi verdik. Uluslararası Ceza Mahkemesinde de sivil toplum kuruluşlarımız, o teröristlerin, Netanyahu başta olmak üzere bunların yargılanmasıyla ilgili çalışmaları biz Türkiye olarak sonuna kadar takip edeceğiz” dedi.
13 Eylül 2024 Cuma - 14:18
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: “Ayşenur Ezgi Eygi’nin dosyasını tüm delilleriyle beraber ibraz edeceğiz ve sonuna kadar onun haklarını savunacağız”
Denizli’de AK Parti Türkiye Buluşmaları toplantısına katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin AK Parti döneminde değişen adalet sistemi hakkında açıklamalarda bulundu. Batı Şeria’da İsrail askerlerince öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi hakkında da konuşan Bakan Tunç, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız iç hukuktan kaynaklana n soruşturma yetkisini kullandı ve soruşturma başlattı. Elimizde deliller, görüntüler var. O saldırganların kendi ülkemizde de yargılanması ve uluslararası alanda yakalanması için soruşturmamızı başlattık” dedi. Bir dizi ziyaret kapsamında kente gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Denizli İl Başkanlığı’nda düzenlenen AK Parti Türkiye Buluşmaları toplantısına katıldı. 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlatan Bakan Tunç, “2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimleri geldiğinde vesayetçi anlayış devreye girdi. ’Cumhurbaşkanını meclise seçtirmeyiz’ dediler. Anayasa değişti mi? Hayır. Eskiden meclis seçiyordu. Mecliste Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldığında geçerli bir seçim olmasına rağmen dönemin YÖK Başkanı ‘Bu seçim geçersizdir’ diyebildi. YÖK Başkanı TBMM’de yapılan bir seçim için geçersizdir diyebiliyordu. O günlerden bugüne gelindi. Bugün duayen denilen gazeteciler, köşe yazılarında ahkam kesen gazeteciler, sosyal medyada kanalları olan yaşlı başlı, kelli felli gazeteciler o gün Genelkurmay Başkanının karşısına geçip ‘Meclisteki yapılan seçim ile ilgili karşı çıkmayacak mısınız’ dediler. O da ‘Evet, karşı çıkıyoruz’ dedi. Maalesef böyle dönemlerden geldik. Mecliste yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri iptal edildi. Referandumda bu kez Türkiye’nin ana muhalefeti bu kez halkta seçemez dedi. Böyle bir ortamlardan geçtik biz” dedi. “Darbecilerin yanında saf tutan, milletin hakkını hukukunu savunmayan bir yargı vardı” Türkiye’nin yakın tarihinden hatırlatmalar yapan Bakan Tunç, AK Parti’nin 2008 yılında Laikliğe aykırı eylemlerin odağı olduğu gerekçesiyle dava açıldığını ve 1 oy ile partisinin kapatılmaktan kurtulduğunu söyledi. 2012 yılında yaşanan MİT krizine de değinen Bakan Yılmaz Tunç, Türkiye ekonomisinin en parlak dönemi olarak gösterilen 2013 yılında Gezi Olayları ile Türkiye’de sokak darbesi yapılmaya çalışıldığını söyledi. Vesayetçi anlayışın başarılı olamadığı bu girişimlerin ardından önce emniyet yargı darbesi ardından ise 2016 yılında FETÖ’nün darbe girişimiyle hükümeti düşürebilmeyi amaçladıklarını ifade eden Bakan Tunç, “2016 yılına geldiğimiz zaman 15 Temmuz’da AK Parti iktidarını sona erdirmek ve Recep Tayyip Erdoğan’ı iktidardan düşürmek için dışarıdan destekli eli kanlı FETÖ teröristleri 15 Temmuz gecesi tankları milletimizin üzerine sürdü. Cumhurbaşkanımız ‘Haydi milletim meydanlara ülkemize sahip çıkıyoruz’ dediğinde milletimiz meydana koştu. Yargı mensuplarımız adliyelere koştu ve o kahraman savcılarımız hemen o teröristler hakkında yakalama kararları çıkarttılar. Şimdi onların yargılamaları birçoğu bitti ve hapiste cezalarını çekiyorlar. Bu ülkede geçmişte de darbeler oldu. Bu ülkede 27Mayıs Darbesine bu ülkenin yargısı karşı gelmediler ve darbecilerin yanında durdu. Milletin hakkını savunacaklarına darbecilere savundular. Böyle bir yargı vardı. 12 Eylüle geldiğimiz zaman bir sağdan bir soldan idam kararları veren bir yargı vardı. Darbecilerin yanında saf tutan milletin hakkını hukukunu savunmayan bir yargı vardı. Sonrasında 28 Şubatta da aynı şekilde darbecilere destek veren bir yargı vardı. Bu bizim yargı tarihinin üzülerek söylüyoruz kara lekeleridir ama 15 Temmuz’a geldiğimizde Türk yargısının halka nasıl savunduğunu, nasıl milli iradenin yanında olduğunu hep beraber gördük” şeklinde konuştu. “Darbe anayasadan kurtulma mücadelesini hep beraber vereceğiz” Türkiye’nin darbe anayasasından kurtulması gerektiğini vurgulayan Bakan Tunç, “İnşallah Türkiye Yüzyılının başında darbe anayasadan kurtulma mücadelesini hep beraber vereceğiz. 184 kez değişikliğe uğrayan anayasanın maddeler arasındaki bütünlüğü bozulduğunu görüyoruz. Burada anayasamızın gerçekleştirmiş olduğumuz gerek 2010 gerek 2017’de değişikliklerinde özellikle demokratik hukuk devletlerinde standardını daha da güçlendiren, yüksek standartlı bir demokrasi ülkemize kavuşturan değişikleri de muhafaza ederek, bir toplum sözleşmesi yaparak Türkiye Yüzyılına başlamamız lazım. Anayasamızda hak arama yollarını arttıran çok önemli düzenlemeler yaptık. Bunları uygulamamız lazım. Kamu denetçiliği kurumunu geliştirmemiz lazım. Vatandaşlarımızın idare ile ilgili bir sorunu olduğunda mahkemeye gitmeden kamu denetçisine giderek sorunu çözebilmesi imkanını biz getirdik. Kişisel verilerin korunması, özel hayatın korunması bunlar önemli insan hakları. Bu ülkede bir daha darbe olmasın yargımız, hukukumuz, milli irademizin yanında olsun, hukuk devletinin yanında olsun diye önemli yapısal reformlar yaptık. Anayasa Mahkemesinin yapısı, HSK’nın yapısı, askeri şuranın yapısı. Yeni anayasa için bir sebep bile yeterli. Darbecilerin yazdırdığı bir anayasa ile demokratik hukuk devletinde yolumuza devam etmemiz lazım” ifadelerini kullandı. “Ekonomi yönetimimiz tekrardan tek haneli rakamlara düşürecek” 6 Şubat depremleri ve çevre ülkelerde yaşanan olumsuzlukların Türkiye için ekonomik etkileri olduğunu belirten Adalet Bakanı Tunç, “Ülkemiz 6 Şubatta büyük bir deprem yaşadı. Şimdi hızlı bir şekilde şehirleri yeniden inşa etme gayretindeyiz. Bir taraftan yukarımızda Rusya ile Ukrayna savaşı ekonomik anlamda en çok bizi etkiledi. Hemen aşağıda Gazze savaşı bir taraftan Suriye’nin kuzeyinde terör devleti kurma çabaları onu önlemek için çabamız devam ediyor. Öncesinde pandemi ile geçen kapalı kaldık. Tüm bunlar üst üste geldi. Bu etkenlerle ekonomimiz olumsuz etkilendi bunu kabul etmemiz lazım. Son 5 yıl özellikle ülkemizin dışındaki gelişmelerle de ekonomimizi etkileyen olumsuzluklarla karşılaştık. Enflasyon çift haneli rakamlara çıktı. Ekonomi yönetimimiz tekrardan tek haneli rakamlara düşürecek. Halkımızın alım gücünü yine yükselterek, emeklimizin, işçimizin, memurumuzun enflasyona ezdirmeden yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu. “Ayşenur Ezgi Eygi’nin hakkını koruyacağız” Dünyadaki adaleti ve hakkı savunmaya devam edeceklerini ifade eden Bakan Tunç, 7 Ekim’den günümüze kadar Gazze’de bir soykırım yaşandığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu soykırımın sonlanması için diplomatik çalışmalara ve insani yardımları sürdürdüklerini ifade eden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, uluslararası sistemin oradaki zulmü durdurmaya yetmediğini söyledi. İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail askerlerince öldürülen Türk vatandaşı Ayşenur Ezgi Eygi’nin hakkını koruyacaklarını ifade eden Bakan Tunç, “Ayşenur Ezgi Eygi kardeşimiz İsrailli terörist askerlerce şehit edildi. Onun hakkını hukukunu koruyacağız. Hemen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız iç hukuktan kaynaklana n soruşturma yetkisini kullandı ve soruşturma başlattı. Elimizde deliller, görüntüler var. O saldırganların kendi ülkemizde de yargılanması ve uluslararası alanda yakalanması için soruşturmamızı başlattık. Uluslararası hukukta da Ayşenur’un hakkını savunacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesine, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyine ve Uluslararası Adalet Divanına Ayşenur Ezgi Eygi kardeşimizin dosyasını tüm delilleriyle beraber ibraz edeceğiz ve sonuna kadar onun haklarını savunacağız. Bir kez daha ailesine, milletimize başsağlığı diliyorum. Yarın inşallah onun cenaze merasiminde olacağız, dualar edeceğiz ve ailesine başsağlığı dileyeceğiz. Temennimiz bir an önce orada akan kanın durdurulması. Türkiye olarak da Uluslararası Adalet Divanına katılma dilekçemizi verdik. Uluslararası Ceza Mahkemesinde de sivil toplum kuruluşlarımız, o teröristlerin, Netanyahu başta olmak üzere bunların yargılanmasıyla ilgili çalışmaları biz Türkiye olarak sonuna kadar takip edeceğiz” dedi.
13 Eylül 2024 Cuma - 12:14
Jandarmanın operasyonunda 80 gram uyuşturucu ele geçirildi
Denizli İl Jandarma Komutanlığı uyuşturucu ile mücadele kapsamında yaptığı operasyonda yakalanan bir şahsın üzerinden 80 gram metamfetamin ile 1 adet cep telefonu ele geçirdi. Yakalanan şahıs çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandı. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Denizli İl Jandarma Komutanlığınca, Merkezefendi ilçesinde uyuşturucu ile mücadele kapsamında icra edilen operasyonda bir şüpheli yakalandı. Şüpheli üzerinde yapılan aramada 80 gram metamfetamin ile 1 adet cep telefonu ele geçirildi. Ele geçirilen malzemeler muhafaza altına alınmış olup, şüpheli çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandı.
13 Eylül 2024 Cuma - 12:08
Jandarmadan okul servis araçlarına sıkı denetim
Denizli İl Jandarma Komutanlığı, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başlaması ile birlikte servis araçlarının karışabileceği kazaların önlenmesi ve taşımacılık faaliyetleri denetimlerinin aralıksız olarak sürdürülmesi maksadıyla, 09-13 Eylül 2024 tarihleri arasında okul servis araçlarını denetledi. Denizli İl Jandarma Komutanlığı, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başlaması ile birlikte, okul çağındaki çocukların okula gidiş gelişlerinde huzur ve güven içerisinde yolculuk yapmalarının sağlanması, servis araçlarının karışabileceği kazaların önlenmesi ve taşımacılık faaliyetleri denetimlerinin aralıksız olarak sürdürülmesi maksadıyla, 09-13 Eylül 2024 tarihleri arasında Jandarma ekiplerinin sorumluluk bölgesindeki okul servis araçları denetlendi. Denetimler esnasında okul servis araçları ve araç şoförlerine ait belgeler titizlikle kontrol edilerek, araç şoförlerine gerekli bilgilendirmeler yapıldı. Evrak eksikliği veya kural ihlali tespit edilenlere mevzuatın öngördüğü cezai işlemler tereddütsüz uygulanacak olup denetimlerde özellikle, servis şoförlerinin, öğrencilerin emniyet kemerini takıp - takmadıkları kontrol edilerek, bu hususta bilgilendirmeler yapılmasıyla hazırlanan broşürler dağıtıldı. “Kontrol edilmeyen okul servis aracı bırakılmayacaktır” Denizli İl Jandarma Komutanlığı, “İlk gün yapılan denetimlerde eksiklikleri tespit edilen servis araçları hakkında gerekli cezai işlemler uygulanmış olup söz konusu denetimlere eğitim-öğretim yılı sonuna kadar devam edilecek ve trafik jandarması sorumluluk sahası içerisinde kontrol edilmeyen okul servis aracı bırakılmayacaktır.” dedi.
13 Eylül 2024 Cuma - 12:05
Müftü Pamuklu’dan Mevlid-i Nebi Haftası programlarına davet
i devriyesi sebebiyle Mevlid Kandili mesajı verirken, Mevlid-i Nebi Haftası için gerçekleştirecek olan programlara ise vatandaşları davet etti. Denizli İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, Mevlid-i Nebi Haftası ve Mevlid Kandili sebebiyle açıklamalarda bulundu. İl Müftüsü Pamuklu, “Yüce Allah yarattığı kullarına örnek ve önder olarak tarih boyunca peygamberler göndermiştir. İlk insan, atamız Hz. Âdem bu mukaddes silsilenin ilki, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa ise son halkasıdır. Kıyamete kadar artık tüm insanlık onun ümmeti olmakla şerefyâb’dır. Peygamber Efendimiz, Miladi 571 yılı Rebiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, sabaha karşı doğumuyla dünyayı teşrif etmişlerdir. O yüce zat cehalete, zulme, haksızlığa ve ahlaksızlığa son vermek üzere yola çıkmış ve insanlar için en yüce gayenin Allah’ın rızasına ermek olduğunu bildirmiştir. Bu gayeye ulaşmak adına hakka tam bir inanç, hayra kesin bir yönelmenin, adaletten katiyen sapmamanın, güzel ahlaklı olmanın, her işte sadece Allah rızasını gözetmenin ve O’nun rehber sünnetine uymanın gerekliliğini ümmetine öğretmiştir. Aynı zamanda kardeşlik hukukunu gözetmenin bir tercih meselesi değil vecibe olduğunu her fırsatta vurgulamıştır. 14 Eylül 2024 Cumartesi günü Peygamber efendimizin doğumunun sene-i devriyesi olan Mevlid Kandilini idrak edeceğiz” dedi. Cami ve gençlik buluşmaları düzenlenecek Programlardan bahseden Denizli İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, “Kandil ve Mevlid-i Nebi haftası vesilesiyle ülkemizde ve gönül coğrafyamızda hafta boyunca çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecektir. 2024 yılı Mevlid-i Nebi ile Camiler ve Din Görevlileri haftası için belirlenen Hz. Peygamber ve Şahsiyet İnşası temasıyla rabbimizin ayetinde ‘İnsanları Allah’a çağıran Salih amel işleyen ve ben Müslümanlardanım diyenden kimin sözü daha güzeldir’ buyurarak şahsiyetlerini övdüğü ve Peygamber Efendimizin, ‘Ya Resulallah bana İslam’ı öyle anlatınız ki onu sizden başkasına sorma ihtiyacı duymayayım’ diyen sahabesine ‘Allah’a iman ettim’ de, sonra da istikamet üzere dosdoğru ol’ buyurduğu şahsiyet inşası Milli Eğitime bağlı okullar, KYK ve TDV yurtlarında konferanslarla anlatılacak, cami ve gençlik buluşmaları gibi etkinlikler düzenlenerek Hz. Peygamberin örnek ahlakı toplumumuza aktarılmaya gayret edilecektir.” şeklinde ifade etti. “Programlarımıza tüm halkımızı davet ediyorum” Mevlid kandili tebrik eden Müftü Pamuklu, “İslam coğrafyasının içinde bulunduğu bu zor, çetin günlerde Filistin (Gazze) ve Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz başta olmak üzere cümle mazlum ve mağdur kardeşlerimiz için yaptıklarımızı ve yapabileceklerimizi tekrar düşündüğümüz bir Mevlid-i Nebi Haftası olması Yüce Rabbimden münacatımdır. Başta mazlum ve mağdur müslüman kardeşlerimiz olmak üzere tüm Müslüman kardeşlerimizin Mevlid kandilini tebrik ediyor, İslam coğrafyasına hayırlar getirmesini niyaz ediyor ve hafta münasebetiyle gerçekleştireceğimiz programlara tüm halkımızı davet ediyorum.” diye konuştu.
13 Eylül 2024 Cuma - 11:47
Denizli’de şüphelinin üzerinden ruhsatsız silah ve uyuşturucu haplar ele geçirildi
DENİZLİ (İHA) – Denizli İl Emniyet Müdürlüğü, tarafından il genelinde “Silah ve Mühimmat Ticareti” suçuna yönelik yapılan çalışmalarda bir şüphelinin yakalanması neticesinde araçta ruhsatsız tabancalar uyuşturucu haplar ele geçirilmesi sonucunda bir kişi tutuklandı. Denizli İl Emniyet Müdürlüğü, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü tarafından 12 Eylül 2024 Perşembe günü il genelinde “Silah ve Mühimmat Ticareti” suçunun önlenmesine yönelik çalışma gerçekleştirildi. Yapılan çalışmada bir şüpheli yakalandı. Araçta yapılan aramada 10 adet ruhsatsız tabanca ve tabancalara takılı şarjör ile 46 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli “Silah ve Mühimmat Ticareti Yapmak” suçundan adli makamlara sevk edildi. Mahkeme sonucunda şahıs tutuklanarak cezaevine sevk edildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder