Yerel Haberler
Denizli
Başkan Çavuşoğlu: "Annelerimizin duası ve desteği en büyük gücümüzdür" 08 Mayıs 2026 Cuma - 16:53:27 Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, annelerin sevgi, sabır ve fedakârlıkla toplumun en güçlü dayanağı olduğunu belirtti. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu mesajında, annelerin yalnızca aile içinde değil, toplumsal yaşamın her alanında yol gösterici bir rol üstlendiğini vurguladı. Annelerin hayatın en zor anlarında dahi umut aşılayan bir güç olduğunu ifade eden Başkan Çavuşoğlu, "Şefkatiyle büyüten, emeğiyle geleceği şekillendiren annelerimiz sevginin en saf halini bizlere öğreten en kıymetli varlıklarımızdır. Onların varlığı, toplumumuzun birlik ve dayanışma ruhunun en temel kaynağıdır" dedi. "Annelerimizin yaşamını kolaylaştırmak önceliğimiz" Annelerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalara devam ettiklerini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, özellikle dezavantajlı gruplarda yer alan annelere yönelik desteklerin önemine dikkat çekti. Başkan Çavuşoğlu, "Başta özel bireylerin kıymetli anneleri olmak üzere, tüm annelerimizin hayatını kolaylaştırmak, onların daha huzurlu ve güvenli bir yaşam sürmesini sağlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Daha yaşanabilir bir Denizli hedefimizde annelerimizin duası ve desteği en büyük gücümüzdür" ifadelerini kullandı. "Annelerimizin hakkı ödenmez" Mesajının sonunda tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayan Başkan Çavuşoğlu, "Başta bizlere bu vatanı emanet eden kahraman şehitlerimizin fedakar anneleri olmak üzere, ebediyete irtihal etmiş tüm annelerimizi rahmetle anıyorum. Mustafa Kemal Atatürk’ün kıymetli annesi Zübeyde Hanım başta olmak üzere, şehit anneleri, değerli annem ve yüreği evladıyla atan tüm annelerimiz ve anne adaylarının Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir ömür diliyorum" ifadelerini kullandı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:05 DSO Başkanı Kasapoğlu: "Üretimden vazgeçmek gibi bir seçeneğimiz yok" Denizli sanayisinin güçlü üretim gücü ve ekonomik dinamizmine katkı sunan, 18 farklı sektörde 2 bini aşkın üyeyi temsil eden DSO Meslek Komite Üyeleri, 2026 yılının ilk Meslek Komiteleri Ortak Toplantısında bir araya geldi. DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, Türkiye’nin üretmekten ve ihraç etmekten başka bir lüksü olmadığını ifade etti. Denizli Sanayi Odası (DSO) tarafından her yıl iki kez düzenlenen Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu ve Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş’ın yönetiminde DSO hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıda, Meslek Komiteleri aracılığıyla sahadan gelen ihtiyaç, talep ve çözüm önerileri ele alınırken, DSO’nun Denizli sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik 2026 yılı faaliyetleri, devam eden projeleri ve yıl içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan hedefleri değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, periyodik olarak gerçekleştirilen ortak toplantıların önemine dikkat çekerek, "İstişare, bilgilendirme ve gelecek projeksiyonu sunma açısından Meslek Komitelerimizin bir araya gelmesi çok kıymetli. Meslek gruplarından aktif olarak Yönetim Kuruluna ve Oda Meclisine bilgi akışı sağlayan Komitelerimiz, sorunları dile getirmekten ziyade bu sorunlara çözüm önerileri getirmeleriyle değer katıyorlar" dedi. "Meslek komitelerimiz sahanın nabzını tutuyor" DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu ise göreve geldikleri günden bu yana yürütülen çalışmalarda Meslek Komitelerinin önemli katkı sunduğunu belirterek, Yönetim Kurulu toplantılarında Komite kararlarının dikkatle değerlendirildiğini ifade etti. Başkan Kasapoğlu, "Meslek Komitelerimiz, üyelerimizin taleplerini Odaya aktaran, sahanın nabzını tutan en önemli kurullardır. Birlik ve beraberliğin, aynı dertlere hemhal olmanın oluşturduğu pozitif enerjinin kaynağıdır. Yeni dönemde de dinamik, yüksek katılımlı temsiliyet anlayışımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Türkiye ve Denizli sanayisinin ekonomik anlamda yakın tarihin en zorlu dönemlerinden birinden geçtiğini belirten Kasapoğlu, bu süreçte işlerin düzeleceğine dair inançlarını hiçbir zaman kaybetmediklerini ifade etti. Sorunlara çözüm arayan ve sürekli aksiyon alan bir Oda anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Kasapoğlu, Ankara’ya iletilen talep ve çözüm önerilerine zaman zaman geri dönüş alınamadığını ancak sorunları dile getirmekten ve çözüm aramaktan asla vazgeçmediklerini söyledi. Başkan Kasapoğlu, Türkiye’nin üretmekten ve ihraç etmekten başka ne bir şansı ne de bir lüksü olmadığını ifade etti. Sanayide verimlilik ve desteklere erişim öncelikli başlıklar arasında Dalgalı ekonomik süreçlerde verimlilik olgusunun sanayiciler için en önemli yatırım başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, Komitelere Denizli Model Fabrika’ya açıldığı günden itibaren verdikleri destek ve gösterdikleri yoğun ilgi nedeniyle teşekkür etti. Oda bünyesinde faaliyet gösteren Verimlilik Merkezi ve Teşvik Ofisi çalışmalarına da değinen Kasapoğlu, Teşvik Ofisi aracılığıyla son bir yılda yaklaşık 3,5 milyon liralık kaynak oluşturulduğunu söyledi. KOSGEB’in yürüttüğü İstihdamı Koruma Destek Programı’ndan mevcut durumda 1.500 firmanın faydalandığını belirten Kasapoğlu, mevcut teşvik ve destek mekanizmalarından daha fazla firmanın yararlanmasının önemsendiğini vurguladı. Denizli Sanayi Odası’nın sanayicilerin desteklere erişiminde daha aktif rol almaya devam edeceğini belirten Kasapoğlu, özellikle KOSGEB destekleri konusunda DSO KOSGEB temsilciliği ve Teşvik Ofisi aracılığıyla firmaların daha etkin şekilde bilgilendirilmesine gayret gösterildiğini vurguladı. Yönetim olarak temel motivasyonlarının yalnızca kendi dönemlerine etki etmek değil, kendilerinden sonra da etkisi sürecek çalışmalar bırakmak olduğunu söyleyen Kasapoğlu, saha ziyaretlerinde birlik ve beraberliğin önemini daha net gördüklerini, sanayicilerin sorunlarını yerinde dinlemenin ise çok kıymetli olduğunu belirtti. Mesleki eğitimde geleceğe yatırım mesajı Toplantının gündem başlıklarından biri olan Mesleki Eğitim İş Birliği Projesi (MEİP) konusunda söz alan DSO Başkan Yardımcısı ve Mesleki Eğitim Komisyonu Başkanı Mehmet Serter, sanayinin geleceğini belirleyen en önemli başlıklardan birinin mesleki eğitim olduğunu vurguladı. Proje kapsamında Denizli’deki 9 mesleki teknik Anadolu lisesine, 25 sanayicinin katkılarıyla destek sağlandığını belirten Serter, "Elimizde eğitim politikalarını tek başına şekillendirecek ya da tüm sorunları kısa sürede çözecek sihirli bir değnek olmayabilir. Ancak biz, sanayimizin ve gençlerimizin geleceği için daha aydınlık yarınların mücadelesini vermeye devam edeceğiz" dedi. Genç istihdamını artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar ve Atatürk Meslek Lisesinde düzenlenen Kariyer Şöleni hakkında da bilgi veren Serter, ortaokul rehber öğretmenleriyle de bir araya geleceklerini belirterek, mesleki eğitimin öğrencilere ve velilere doğru aktarılması, kariyer yönlendirme süreçlerinde farkındalığın artırılması amacıyla çeşitli görüşme ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade etti. Enerji verimliliği ve saatlik mahsuplaşma sistemi masaya yatırıldı Program kapsamında DSO-VEM Enerji ve Kaynak Verimliliği Uzmanı Damla Bayezit tarafından gerçekleştirilen sunumda, merkezin faaliyet alanları ile enerji verimliliği, temiz üretim ve sürdürülebilirlik odaklı yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Sunumda, firmalara yönelik sahada gerçekleştirilen ölçüm, analiz ve tespit uygulamaları ile enerji yönetimi alanında yürütülen etüt ve danışmanlık çalışmalarının sanayi kuruluşlarına sağladığı katkılar ele alındı. Programın son bölümünde elektrik piyasasında üretim ve tüketimin saatlik bazda dengelenmesini esas alan "saatlik mahsuplaşma" sistemi, özellikle lisanssız enerji üretimi yapan sanayi kuruluşları açısından getirdiği maliyetleriyle ele alındı. Bu kapsamda sunum yapan Akgün Elektrik firma yetkilisi Cemil Piri, yeni uygulamanın sanayi kuruluşları üzerindeki finansal ve operasyonel etkilerini değerlendirdi. Toplantı, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun Meslek Komite Üyelerinden gelen soruları yanıtlamasıyla son buldu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:04 Buldan’da Kurban Bayramı hazırlıkları imece usulü yapılıyor Denizli’nin Buldan ilçesinde yaklaşan Kurban Bayramı öncesi hazırlıklar başladı. Kurbanlık hayvanlarını alan vatandaşlar, bayramda etle birlikte tüketilecek yufkaları imece usulü hazırladı. Buldan’da geleneksel yöntemlerle sürdürülen yufka hazırlıkları, komşu ve akrabaların bir araya gelmesiyle başladı. Evindeki ocağı temizleyerek yufka yapımına hazır hale getiren Gülhizar Çiftçi, hazırlanan hamurların oklava yardımıyla açılarak sac üzerinde pişirildiğini söyledi. Yufka yapımının yardımlaşma ile gerçekleştiğini ifade eden Gülhizar Çiftçi, "Komşularımız, hısım ve akrabalarımızla birlikte önceden hazırladığımız hamuru oklavayla yufka haline getirerek saçta pişiriyoruz. Yufkayı pişirmek için sacın altına odun ateşi yakıyoruz. Bu iş yardımlaşmayla oluyor. Yufka hamuru hazırlamak, açmak ve pişirmek ayrı bir ustalık istiyor. Pişirdiğimiz yufkaları daha sonra aramızda paylaşıyoruz" dedi. Hazırlık sırasında bezirme ve gözleme de yaptıklarını belirten Gülhizar Çiftçi, pişirilen yufkaların evlerde muhafaza edilerek bayramda et yemekleriyle birlikte tüketildiğini kaydetti. Ramazan ayı öncesinde de benzer şekilde bir araya geldiklerini anlatan Gülhizar Çiftçi, "Yufka sağlıklı ve tok tutan bir gıda. Allah hepimize bayramlarımıza sağ salim ulaştırmayı nasip etsin" ifadelerini kullandı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:56 Başkan Pütün, "Topuklu Yaylasının Beyağaç Belediyesi bünyesinden alındığı yönündeki paylaşımlar asılsızdır" Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, Topuklu Yaylası’nın şahsa devredildiği ve ücretli olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, sosyal medyada yayılan Topuklu Yaylası’nın belediyeden alındığı ve Muğla’nın Milas ilçesinde faaliyet gösteren bir otel bünyesine geçtiği yönündeki paylaşımlara ilişkin açıklama yaptı. Başkan Pütün, söz konusu iddiaların asılsız olduğunu belirterek, Topuklu Yaylası’nın 20 yıllığına Eskere Orman Şube Müdürlüğü tarafından Beyağaç Belediyesine kiralandığını ve işletmesinin halen belediye tarafından sürdürüldüğünü ifade etti. Yaylaya girişlerin ücretli olduğu yönündeki bilgilerin de doğru olmadığını vurgulayan Pütün, "Girişlerin 100 TL olduğu yönündeki bilgiler yanlıştır. Girişlerimiz şu anda ücretsizdir. Sadece Gökyüzü Şenliği zamanında ücretli yapıyoruz" dedi. Topuklu Yaylası’nın herhangi bir şahsa devredilmesinin söz konusu olmadığını kaydeden Başkan Pütün, yayla içerisinde bulunan restoranın ise belediyenin düzenleyeceği ihale ile kiraya verileceğini belirtti. Kiralamadaki amaçlarının bölgeyi yılın 12 ayı aktif hale getirmek olduğunu ifade eden Pütün, "Burayı kiralamamızdaki amaç, yılın 12 ayı burada misafir ağırlamak ve gelen misafirlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri alan oluşturmak" diye konuştu.
500 pehlivan Beyağaç’ta er meydanına çıktı
05 Ağustos 2024 Pazartesi - 14:23 500 pehlivan Beyağaç’ta er meydanına çıktı Denizli’nin Beyağaç ilçesinde düzenlenen 13. Hüseyin Çokal Yağlı Güreşleri kıyasıya bir rekabete sahne oldu. 500’e yakın pehlivan boy gösterdiği er meydanında başpehlivanlığın kazananı Ali Gürbüz oldu. 13’üncü Hüseyin Koçal yağlı güreşleri gerçekleştirildi. Müsabakaya Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Beyağaç Belediye Başkanı Sezai Pütün, Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık ve diğer davetliler ve güreş severler katıldı. Denizli Büyükşehir Belediyesi ile Beyağaç Belediyesi işbirliğinde düzenlenen 13’üncü Hüseyin Çokal Yağlı Güreşleri nefes kesen mücadelelere sahne oldu. Kıran kırana müsabakaların yaşandığı dev organizasyonun başpehlivanlar finalinde Menderes Saltık’ı mağlup eden Ali Gürbüz altın madalyayı almaya hak kazandı. 3’üncülüğü ise Ali İhsan Batmaz ve Yalçın Üncül paylaştı. Güreşlere ve pehlivanlara desteklerinin davam edeceğini belirten Beyağaç Belediye Başkanı Sezai Pütün, “Bu sene 13. Geleneksel Hüseyin Çokal Yağlı Güreşleri’ni gerçekleştirmenin gururunu yaşamaktayız. Bu sene burada büyük bir pehlivan coşkusu var. Yaklaşık 500’e yakın Pehlivanımız Güreş Federasyonuna kaydını yaptırmış. Bugün 500 pehlivanımız Hüseyin Çokal er meydanına çıkacak. Bu da bizlere büyük gurur yaşatmakta. Bizlere ata sporumuz yağlı güreşlere verdikleri desteklerle ve katılımlarıyla onurlandıran sporcularımıza da çok teşekkür ederiz” dedi. Tüm misafirleri eksiksiz ağırlamayı çalıştıkları ifade eden Başkan Pütün, “Güreşlere yoğun ilgi var tüm misafirlerimiz eksiksiz ağırlamaya çalışıyoruz. Başka şehirlerden gelen misafirlerimizde var. Balıkesir, Manisa, Çanakkale, Antalya ve Sivas’tan gelen misafirlerimiz var. Parti Genel Başkan yardımcımız burada, milletvekillerimiz burada. Bizleri burada yalnız bırakmadılar teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. Aslen Beyağaçlı olduğunu belirten Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, Hüseyin Çokal’ın da yakın akrabası olduğunu dikkat çekti. Ata sporu güreşin önemli bir yerinin olduğunu ifade eden Başkan Tatık, “Aslında bütün sporlar kıymetli. Çocuklarımız, gençlerimiz sporla uğraştığı zaman kötü alışkanlıklardan, bağımlılıklardan uzak duruyorlar. Bu hususta da ben çok önemsiyorum sporu, yani başarılı olup olmamaktan ziyade burada yarışmak çok önemli. Bütün gençlerimiz spora yönelmeli. Bizler de belediye başkanları olarak, kurum amirleri olarak veya sivil toplum kuruşları olarak spora desteklemeliyiz ve sporun ve sporcunun yanında olmalıyız. Ben şuanda gururluyum başkanımıza da teşekkür ederim böyle bir organizasyona ev sahipliği yaptığı için. Sporcular birbirlerini olan saygıyı kaybetmesinler. Kazanabilirler kaybedebilirler bunlar önemli değil. Zaten güreşin hedefi de disiplini sağlamaktır ve saygıyı korumaktır” dedi. Yağlı güreşlerin finalinde Menderes Saltık’ın sırtını yere getirerek şampiyon olan Ali Gürbüz ise “Beyağaç halkı çok içten çok samimiler. Bugün burada onlara inşallah güzel güreş izleteceğiz. Gelmek bugüne nasipmiş, şimdiye kadar gelmemiştim. Bugün bu güzel etkinlikle Beyağaç halkına ve tüm güreş severler güzel mücadeleler izleyecekler” ifadelerini kullandı.
Denizli’de camide bulunan musalla taşı, bölgenin 5 bin yıllık tarihini gözler önüne serdi
05 Ağustos 2024 Pazartesi - 13:14 Denizli’de camide bulunan musalla taşı, bölgenin 5 bin yıllık tarihini gözler önüne serdi Denizli’de 836 yıllık camide musalla taşı olarak kullanılan tarihi kalıntı, bölge tarihinin 5 bin yıl öncesine dayandığını ve Boğaziçi Mahallesi’nin eski adının Kaeto olduğunu ortaya çıkardı. Daha önce de kilise alınlığı olarak kullanılan taşın Kaeto halkı tarafından yapıldığı ve üzerinde 3 kişinin isminin bulunduğu belirlendi. Denizli’nin Baklan ilçesine bağlı Boğaziçi Mahallesi’nin kültür ve geleneklerini yaşatmak için çalışmalar yapan Çalkebir Kültür Derneği, tarihi Boğaziçi Camii’nde yer alan musalla taşı üzerinde yazılar olduğunu fark edince durumu yetkililere bildirdi. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Eski Çağ ve Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kılıç’ın yazıları tercüme etmesinin ardından eskiden musalla taşının bulunduğu bölgenin kilise olduğu ve tarihinin 5 bin yıl öncesine dayandığı ortaya çıktı. Tarihi kalıntının yazılara göre Kaeto halkı tarafından yapıldığı ve taşta eski Anadolu kahramanlarından Sarpedon’un, tarihte varlığı ile ilgili bir bilgiye rastlanmayan bir kişinin ve İskenderiyeli Psikopos Athanasios’un isminin yazılı olduğu belirlendi. Yetkililer tarafından incelemelerin hala devam ettiği bildirildi. “Köyün tarihi 5 bin yıldan da önceki dönemlere gidebiliyor” Çalkebir Kültür Derneği Başkanı Ahmet Akbay, “Bizim köyümüzün tarihi çok eski. Zaten camimizde Selçuklu dönemi mimarisi var. Taşımız yüzyıllardır orada musalla taşı olarak değerlendiriliyordu. Geçen yıllarda üstünde yazı olduğunu gördük. Bu yazıyı biz nasıl okuruz diye düşündük ve araştırma içine girdik. Sağolsunlar Pamukkale Üniversitesi’nden Antik Çağ Tarihçisi Prof. Doktor Yusuf Kılıç hocamıza ulaştık. Onların da bizlere yardım ve araştırmaları ile bugün tarihi köyün geçmişini meydana çıkarttık. Köyün tarihi 5 bin yıldan da önceki dönemlere gidebiliyor. Köyde Tunç Çağı’na ait bir tane höyük var. Bu höyükte bugüne kadar arkeolojik bir çalışma yapılmadı. Burada bir çalışma yapılırsa hem Antik Çağ dönemi hem de Frigya dönemi, hatta biz şöyle düşünüyoruz belki Lüfer dönemi ile ilgili olan o vadinin bir yerinde geçmişe dair izlere rastlanabilir. Köyün tarihi eski. Biz köyümüzü kültür köyü yapmak istiyoruz ve köyümüzde daha keşfedilmemiş tarihi yapılar olduğunu düşünüyoruz. Onları araştırıp, gün yüzüne çıkartmak istiyoruz” dedi. Prof. Dr. Yusuf Kılıç, daha önce de yerleşkenin çevresinde arkeolojik incelemeler yaptığını belirterek, "Baklan Boğaziçi bölgesinde önceden beri yaptığımız araştırmalarda bu bölgede Çalkebir ismi verilen bir höyüğün varlığını biliyoruz. Bu höyüğün üzerinde yaptığımız incelemelerde arkeolojik keşifler topladık. Arkeolojik keşifler höyüğün tarihini M.Ö. 3500 yıllarına kadar götürdü. Dolayısıyla Tunç döneminden itibaren iskan görmüş bir höyük. Bu höyüğe dayalı olarak biz artık köyün çevresinde tarihinin M.Ö. 5000 yıl öncesinde başladığını biliyoruz. Ancak musalla taşına gelince milattan sonra 5. yüzyıla ait bir yapı taşı. Hatta musalla taşını ilk gördüğümde bunun bir kilise alanı olduğunu düşünmüştüm" dedi. “Bu eser Kaeto halkı tarafından inşa edilmiştir” Musalla taşının alt kısmında 2 satır bir yazı olduğu belirten Prof. Dr. Kılıç, “Taşın üst tarafı düz olduğu için musalla taşı olarak kullanmışlar. Alt tarafında ise iki satır yazı var. Bu taşı ters çevirip üzerindeki iki satır Grekçe yazıyı tercüme ettiğimizde şöyle bir sonuca vardık; üst satırında ’Bu bina Kaeto halkı tarafından inşa edilmiştir’. Yani kilise, o dönemde bugünkü ismi Boğaziçi yerleşkesi olan yer Kaeto halkı tarafından inşa edilmiştir. Alt satırlarında daha ilginç bir şey bulduk. 3 şahıs ismi geçmektedir. Bunlardan bir tanesi eski Anadolu kahramanlarından Sarpedon’un ismini bulduk. İkinci isim ise tam bulamadık, yani tarihteki varlığı ile ilgili bir bilgiye rastlamadık ama üçüncü isim daha da kıymetliydi, İskenderiyeli Psikopos Athanasios’un ismiydi” ifadelerini kullandı. “Biz bunu okuduğumuzda buranın artık bir eski kilise yapısı olduğunu söyleyebiliriz” Yapının eskiden bir kilise olduğunu belirten Prof. Dr. Kılıç, “Biz bunu okuduğumuzda buranın artık bir eski kilise yapısı olduğunu ve zamanla Türkler bölgeye geldiklerinde kendi inançlarına göre bunu kendi tapınak şekline çevirdiklerini net bir şekilde ortaya koymuş bulunuyoruz. Hatta bu tür bir buluştan sonra özellikle yöre halkının ve ÇalKebir derneğinin yetkililerinin bana gönderdiği bir resim vardı. Burası cami olarak restore edilmeden önce buradaki bir dikmenin temelinde eski bir kilise yapısının bir taşı var ve üzerindeki haç işareti net bir şekilde ortada. Bu haç işaretinin anlamı baktığımız zamanda yine Mısır’daki haç işaretine benzer özellikler taşıdığını net bir şekilde söyleyebiliriz” dedi. “Buranın eski adının Kaeto olduğu ve Hristiyan bir toplumun yaşadığını söyleyebiliriz” Bölgede eskiden Hristiyan bir toplumun yaşadığını söyleyen Prof. Dr. Kılıç, “Bütün bunlardan sonra artık Boğaziçi yerleşiminin şu ana kadarki en eski adının Kaeto olduğunu ve burada bir Hristiyan toplumun yaşadığını söyleyebiliriz. Bu toplumun Grekçe konuştuğunu ve buradaki kilisenin tarihinin de milattan sonra 5. yüzyılda başlamış olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz. Yerleşkenin tarihi 500 yılından başlamak üzere buradaki kilisenin yapılış tarihi M.S. 5. yüzyıl, yani bin 500 yılı geçkin bir tarihin olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
Denizli’de 5 bin yıllık musalla taşı bulundu
05 Ağustos 2024 Pazartesi - 12:31 Denizli’de 5 bin yıllık musalla taşı bulundu Denizli’nin Baklan ilçesine bağlı Boğaziçi Mahallesi’nde yer alan tarihi camide bulunan musalla taşı üzerindeki yazılar, bölgenin 5 bin yıl öncesine dayandığı, bölgede eskiden Kaeto Memleketi olduğu ve Hristiyan bir toplumun yaşadığı tahmin ediliyor. Denizli’nin Baklan ilçesindeki Boğaziçi Mahallesi’nin kültür ve geleneklerini yaşatmak için çaba sarf eden Çalkebir Kültür Derneği, tarihi Boğaziçi Camii’nde yer alan musalla taşı üzerindeki yazıların olduğunu gördükten sonra yetkililere bildirdiler. PAÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Eski Çağ ve Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kılıç yazıların tercümesinin ardından, eskiden Musalla taşının bulunduğu bölgenin kilise olduğu ve tarihi 5 bin yıl öncesine dayandığı ortaya çıktı. Musalla taşının hemen altında bulunan satırlarda ise zamanında Kaeto halkı tarafından yapıldığı ve 3 şahısın ismi kazındığı görüldü. Bir tanesi Eski Anadolu Kahramanlarından bir tanesi Sarpedon’un, ikinci şahısın ise tam bulanamadığı yani tarihteki varlığı ile ilgili bir bilgiye rastlanmadığı ve üçüncü kişi de İskenderiyeli Psikopos Athanasios’un ismine rastlandı. Yetkililer tarafından incelemelerin hala devam edildiği bildirildi. “Köyün tarihi 5 bin yıldan da önceki dönemlere gidebiliyor” Köylülerle birlikte yapı taşının altında yazılar gördüğünü ve bunu yetkili kişilere götüren ve Köyünün tarihi 5 bin yıldan da daha önceki dönemlere ait olduğunu belirten Çalkebir Kültür Derneği Başkanı Ahmet Akbay, “Bizim köyümüz tarihi geçmişi çok eski. Zaten camimizde Selçuklu Dönemi mimarisi var. Taşımız yüzyıllardır orada Musalla Taşı olarak değerlendiriliyordu. Geçen yıllarda üstünde yazı olduğunu gördük. Bu yazıyı biz nasıl okuyoruz diye düşündük ve araştırma içine girdik. Sağolsunlar Pamukkale Üniversitesi’nden Antik Çağ Tarihçisi Prof. Doktor Yusuf Kılıç hocamıza ulaştık. Onlarında bizlere yardım ve araştırmalarla bugün bu taştaki güzel bir tarihi köyün geçmişini meydana çıkarttık. Köyün tarihi 5 bin yıldan da önceki dönemlere gidebiliyor. Köyde Tunç Çağına ait bir tane höyük var. Bu höyük bugüne kadar arkeolojik bir çalışma yapılmadı. Burada bir çalışma yapılırsa hem Antik Çağ dönemi hem de Frigya dönemi hatta biz şöyle düşünüyoruz belki Lüfer döneminin ile ilgili olan o vadinin bir yerinde geçmişe dair izler rastlanabilir. Köyün tarihi eski biz bugün köyümüzü kültür köyü yapmak istiyoruz ve köyümüzdeki daha keşfedilmemiş tarihi yapıların olduğunu düşünüyoruz. Onları araştırıp gün yüzüne çıkartmak istiyoruz” dedi. Daha öncesinde de yerleşkenin çevresinde arkeolojik incelemeler yaptığını belirten PAÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Eski Çağ ve Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kılıç, "Baklan Boğaziçi bölgesinde önceden beri yaptığımız araştırmalarda bu bölgede Çalkebir ismi verilen bir höyük varlığını biliyoruz. Bu höyüğün üzerinde yaptığımız incelemelerde arkeolojik keşifşer topladık. Arkeolojik keşiflerde höyüğün tarihine M.Ö. 3500 yıllarına kadar götürdü. Dolayısıyla Tunç döneminde itibaren iskan görmüş bir höyük. Bu höyüğe dayalı olarak biz artık köyün çevresinde tarihinin M.Ö. 5000 yıl öncesine başladığını biliyoruz. Ancak Musalla Taşına gelince, Milattan Sonra 5. Yüzyıla ait bir yapı taşı. Hatta Musalla Taşı ilk gördüğümde bunun bir kilise alanın olduğunu düşünmüştüm" dedi. “Bu eser Kaeto halkı tarafından inşa edilmiştir” Musalla Taşının alt kısmında 2 satır olduğu belirten Prof. Dr. Yusuf Kılıç, “Musalla taşının üst tarafının düz olduğu için Musalla Taşı olarak kullanmışlar. Alt tarafında ise 2 satır yazı var. Bu taşı ters çevirip üzerindeki iki satır Grekçe bir yazı ve tercüme ettiğimizde şöyle bir sonuca vardık, üst satırında “Bu bina Kaeto halkı tarafından inşa edilmiştir” yani kilise o dönemde bugünkü ismi Boğaziçi yerleşkesi olan yeri Kaeto halkı tarafından inşa edilmiştir. Alt satırlarında daha ilginç bir şey bulduk. 3 şahıs ismi geçmektedir. Bunlardan bir tanesi Eski Anadolu Kahramanlarından bir tanesi Sarpedon’un ismini bulduk. İkinci isim ise tam bulamadık yani tarihteki varlığı ile ilgili bir bilgiye rastlamadık ama üçüncü isim ise daha da kıymetliydi İskenderiyeli Psikopos Athanasios ismiydi. Hristinyanlığın kurucularından bir tanesi” ifadelerinde bulundu. “Biz bunu okuduğumuzda buranın artık bir eski kilise yapısı olduğunu söyleyebiliriz” Bu yapının eskiden bir kilise olduğunu belirten Prof. Dr. Yusuf Kılıç, “Biz bunu okuduğumuzda buranın artık bir eski kilise yapısı olduğunu ve zamanla Türkler bölgeye geldiklerinde kendi inançlarına göre bunu kendi tapınak şeklinde çevirdikleri net bir şekilde net bir şekilde ortaya koymuş bulunuyoruz. Hatta bu tür bir buluştan sonra özellikle yöre halkının ve ÇalKebir derneğinin yetkililerin bana gönderdiği bir resim vardı. Burası cami olarak restore edilmeden önce buradaki bir dikmenin temelinde eski bir kilise yapısının bir taşı var ve üzerinde bir Hac işareti net bir şekilde ortada. Bu hac işaretinin anlamı baktığımız zamanda yine Mısır’daki Hac işaretine benzer özelliklere taşıdığını net bir şekilde söyleyebiliriz” dedi. “Burada eskiden Kaeto Memleketi olduğu ve Hristiyan bir toplumun yaşadığını söyleyebiliriz” Eskiden Hristiyan toplumun yaşadığı ve bu eserin Milattan sonra 5. Yüzyılda başlamış olduğu söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kılıç, “Bütün bunlardan sonra artık Boğaziçi yerleşiminin şuana kadarki en eski adının Kaeto Memleketi olduğunu ve burada bir Hristiyan toplumun yaşadığını söyleyebiliriz. Bu toplumun Grekçe konuştuğunu ve yarıca buradaki kilisenin tarihinin de Milattan Sonra (MS) 5. Yüzyılda başlamış olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz. Yerleşkenin tarihi 500 yılından başlamak üzere buradaki kilisenin yapılış tarihi M.S. 5. Yüzyıl yani 1500 yılı geçkin bir tarihin olduğunu söyleyebiliriz” dedi. (Bİ-MB-
Ornaz Vadisi Yaz Şenliğine binler akın etti
05 Ağustos 2024 Pazartesi - 12:24 Ornaz Vadisi Yaz Şenliğine binler akın etti Binlerce kişinin katıldığı ‘Ornaz Vadisi Yaz Şenliği’ birbirinden güzel aktiviteler ile dolu dolu geçti. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Hem girişimci kadınlarımıza destek oluyor hem de sosyal bir ortam oluşturuyoruz” dedi. Merkezefendi Belediyesi tarafından hem girişimci kadınların el emeği ürünlerini sergilemesi hem de vatandaşların keyifli ve güzel vakit geçirmesi amacıyla düzenlenen ‘Ornaz Vadisi Yaz Şenliği’ iki gün boyunca binlerce Denizliliyi ağırladı. Başkan Doğan, Ornaz Vadisi Yaz Şenliği’ne gelerek hem stant sahipleriyle hem de vatandaşlar ile sohbet etti. Gün sonunda stant açan girişimci kadınlardan en fazla alışveriş yapanlara sürpriz ödüller verildi. Vatandaşların büyük ilgi gösterdiği şenlikte konserler, yarışmalar ve çeşitli aktiviteler ile keyifli anlar yaşandı. Etkinlikte ‘Ritmin Melekleri’ isimli darbuka gösterisi de sahne alarak vatandaşlara keyifli anlar yaşattı. Ornaz Vadisi Yaz Şenliği 10-11 Ağustos tarihlerinde de devam edecek. Etkinliğe; Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık katıldı. “Emekçi kadınlarımızın her zaman yanındayız” Girişimci kadınların her zaman yanlarında olduklarını belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “İki gün boyunca dolu dolu etkinliklerin gerçekleştirildiği Ornaz Vadisi Yaz Şenliğimize hemşehrilerimizin ilgisinden dolayı çok mutluyuz. Şenliğimizde hem kadın üreticilerimize destek oluyor hem sosyal bir ortam oluşturuyoruz. Denizli’nin sıcak bir yaz gününde üreten ve emekçi kadınlarla bir araya geldik. Hem o yakıcı sıcaklardan kurtulup Ornaz Vadimize geldik hem de bu zor günlerde biraz daha aile bütçesine katkıda bulunmak isteyen kadınlarımızın bir kez daha yanında olduğumuzu hissettirmek istedik. Bütün Merkezefendili ve Denizlili hemşehrilerime katılımları için çok teşekkür ediyorum. Herkesi 10-11 Ağustos tarihlerinde devamını gerçekleştireceğimiz Ornaz Vadisi Yaz Şenliği’mize bekliyorum” diye konuştu.