Yerel Haberler
Diyarbakır
22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:08 Amed Sportif Faaliyetler’den Süper Lig için kenetlenme çağrısı Şampiyonluk yarışında kritik bir süreçten geçen Amed Sportif Faaliyetler, Bodrum FK maçı öncesi başkan, teknik direktör ve oyuncularla birlik mesajı verdi. Başkan Nahit Eren, kalan maçları alıp Süper Lig’e çıkacaklarını ifade ederek kenetlenme çağrısı yaptı. Trendyol 1. Lig’de sezonun bitimine kısa süre kala Süper Lig’e doğrudan yükselecek ikinci takım, 2 maç sonunda netlik kazanacak. Geçtiğimiz hafta Bandırmaspor yenilgisi ile ilk 2 yarışında avantaj kaybeden Amed Sportif Faaliyetler kalan iki maçı alarak rakibinin puan kaybetmesini bekleyecek. Bodrum FK maçı hazırlıklarına devam eden Amed Sportif Faaliyetler’de kulüp Başkanı Nahit Eren, Teknik Direktör Mesut Bakkal, oyuncular Erce Kardeşler, Mbaye Diagne, Mehmet Yeşil, Çekdar Orhan ve Florent Hasani basın toplantısı düzenledi. Başkan Eren, kalan maçları kazanarak şampiyon olacaklarını söyledi. Eren, "Evet, iki maçımız var. Ama tabii ki elimizdeki bir avantajı kaybettik. Ancak en kötü ihtimalle, 2 maçtan sonra yine aynı cümleyi tekrarlıyorum; 3 maç da olsa, bu maçları alıp Süper Lig’e çıkacağız. Biz buna hep inandık. Arkadaşlarımıza da hep inandık. Birlikte bu yola çıktık. Lider olduğumuzda da bu arkadaşlarımızla lider olduk. Puan kazanınca da kaybedince de birlikteyiz. Ama ben bir kulüp başkanı olarak, bu kadar büyük umutlarla Süper Lig’e çıkma konusunda toplumda Amedspor için oluşan umudun bir nebze de olsa kırılmasından dolayı özrümü tabii ki dile getiririm. Bütün arkadaşlarım, teknik heyet, futbolcular ve kulüp çalışanlarımız Evet, eğer bugün bu sonuçla elimizdeki avantajı yitirmişsek, bizler de kendimizi sorguluyoruz. Bu sonuca sebebiyet veren konuları tek tek masaya yatırıyoruz. Nitekim Bandırmaspor maçından sonra herhangi bir bahaneye sığınmadan futbolcularımız ve teknik heyetimizle oturup uzun uzun bu konuyu değerlendirdik" dedi. Stresli bir süreçten geçtiklerini, ligin sonuna yaklaşırken beklentileri karşılamak konusunda futbolcuların öz güvenine ve emeğine herkesin saygı duyması gerektiğini vurgulayan Eren, şu ifadeleri kullandı: ’’Maçın sonucuna etki eden, maalesef bizim dışımızdaki etkenlerin olduğunu da kamuoyu gözlemledi. Evet, bir karşılaşmada eksik kalmak zor. Ama biz bugüne kadar hakemlerle ilgili hiç konuşmadık, konuşmamaya da özen gösterdik. Ancak bu karşılaşmadan sonra Türkiye Futbol Federasyonunun ilgili yetkilileriyle temas kurduk. Hem kendi maçımızın hem de ligde mücadele ettiğimiz diğer takımın son maçının izlenmesini, pozisyonların değerlendirilmesini rica ettik. Nitekim birçok itirazımızda haklı olduğumuz kendileri tarafından da görüldü. Biz hep şunu söyledik: Eşit ve adil bir yarış istiyoruz. Hak edenin emeğiyle, mücadelesiyle sonuca ulaşmasını talep ediyoruz. Ancak son süreçte bu konuda eşitliğin ve adalet duygusunun zarar gördüğünü hepimiz gördük. Sadece biz değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki spor kamuoyu da bu pozisyonları değerlendirdi ve tespitlerini yaptı. Bugün itiraz ettiğimiz noktalarda haklı olduğumuz onlar tarafından da ifade edildi." ’’Eğer şampiyon olacaksak ben hemen gideyim’’ Daha sonra söz alan Teknik Direktör Mesut Bakkal, ’’Eğer şampiyon olacaksak, ben hemen gideyim. Hemen, şimdi. Önemli olan burada Amed’in şampiyonluğu. Önemli olan bu ve bunun için hep beraber buradayız, oyuncu grubuyla birlikte. Tam 54-55 gündür buradayım, daha dışarıda yemek yemedim, bir tane ziyarete gitmedim. Biz de biliyoruz bazı şeyleri eksik yaptık. Biz de biliyoruz, ilk defa yapmıyoruz bu işi. Bakın, tam kenetleneceğimiz, sineye çekeceğimiz dönemde yaptığımız işe bakın. Bu kadar mı zor iki hafta, on gün bize destek vermek? Amed’e destek vermek bu kadar mı zor? Bizi buraya getiren ne, biliyorsunuz değil mi? Yaşadığımız olaylar. Bunu samimiyetle söylüyorum. Herkesten de özür diliyorum. Ama ben burayı çok seviyorum. Buranın şampiyon olmasını herkesten çok ben istiyorum" ifadelerini kullandı. Futbolculardan Mbaye Diagne ise, "Benim inandığım şey Süper Lig’e çıkacağız ve bundan sonuna kadar eminim. Birinci, ikinci ve play-off fark etmeksizin, biz her halükarda Süper Lig’e çıkacağız" diye konuştu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:51 Diyarbakır’da turizm sezonu başladı: Hedef 2 milyon ziyaretçi Diyarbakır’da turizm sezonu başlarken, bu yıl 2 milyon yerli ve yabancı turistin ağırlanması hedefleniyor. Diyarbakır’da turizm sezonu hareketlenmeye başladı. Havaların ısınmasıyla birlikte yerli ve yabancı turistlerin kente ilgisi artarken, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan şehir yeni sezona umutlu giriyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Diyarbakır Surları başta olmak üzere Ulu Cami, Hasanpaşa Hanı ve Ongözlü Köprü gibi birçok tarihi mekan ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Son yıllarda artan turist sayısı, kentte turizmin geliştiğini ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yıllarda turist sayısında önemli artış yaşanan Diyarbakır’da 2026 yılı için hedef 2 milyon yerli ve yabancı ziyaretçiye ulaşmak olarak belirlendi. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TURSAB) Mezopotamya Bölge Temsil Kurulu (BTK) Başkanı Serdar Baturay, yeni sezona hazır olduklarını söyledi. Baturay, "Hem seyahat acentelerimizle, otelcilerimizle, esnafımızla beraber turizm sezonunun açılışını, turistlerimizi görmeye başladık ve yüzlerimiz gülmeye başladı. Tabii ki böyle bir savaş ortamında iptaller de söz konusu ama genel anlamda bölgede şu anda yüzde 80 doluluk oranlarımız var. Gelen yüzde 10-15 oranında iptaller var ama tabii ki bu son dakika gelecek olan rezervasyonlarla beraber ben bu sezonun mevcut durumlarda yüzde 90-95 doluluk oranlarına ulaşacağımızı, esnafımızın, seyahat acentelerimizin, otelcilerimizin yüzünün güleceğini, bölgenin, Mezopotamya’nın ve Diyarbakır özelinde hak ettiğimiz turizm payını bu sene alacağımızı, hedeflediğimiz turist rakamlarını yakalayacağımız ve onun üstüne çıkacağına inancımız tam. Bunun için gerekli tüm çalışmaları yapmaya devam ediyoruz. Yurtdışı fuarları olsun, yurt içi fuarlar olsun, insentif grupları olsun. Ondan sonra yurt dışından gelen heyetleri bölgede ağırlamamız, seyahat acentelerini burada ağırlamamız. Her geçen gün turizm ve turizmden aldığımız pay büyüyor. Bu da bizi çok mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. "2 milyon turist bekliyoruz" Turizmin çok daha fazla şeyi ifade ettiğini dile getiren Baturay, şu ifadeleri kullandı: ’’Kültürlerin kaynaşması, insanların birbirini tanıması, barış ortamlarının daha gelişmesinde bence en büyük etkinin turizm olduğunu düşünüyorum. Bunun için turizm ve turizmle uğraşan paydaşlarımızın sadece buna bir para olgusu olarak bakmamaları lazım. O teması yaparken gidecek olan misafirlerin bölgemizdeki düşüncelerini, bölgemizde yaşayan insanların kültürlerini, inançlarını dünyaya tanıtmaları çok önemli. Şu an biz konaklamalı olarak beklediğimiz misafir sayısıyla günü birliklerle beraber 2 milyon turist, Diyarbakır özelinde 2 milyon turist bekliyoruz. Bu 2 milyon turist zaten buraya geldiğinde aslında Mezopotamya’nın, yukarı Mezopotamya’nın birçok şehrine ulaşıyor. Yurtiçi baktığınızda misafirler böyle hafif savaş ortamları, gerginlikler olduğu zaman satın almaları uzak tarihli yapmamaya başlıyorlar, beklemeye başlıyorlar. Nisan-mayıs çok iyi ama temmuz-ağustos zaten düşük sezon olduğu için orada çok büyük bir beklentimiz yok. Eylülde rezervasyonlar şu anda yavaş gidiyor ama bu savaş ortamının ne getireceğini bilmiyoruz. Şimdi sonuçta bizim ülkemiz, bölgemiz çok güvenli. Gerçekten bunda hiçbir sıkıntı yok ama satın alma reflekslerinde bunlar önemli. Bence misafirlerimiz bölgeye birilerinin anlatımıyla geliyor. Sezon çok yüksek, hava inanılmaz güzel. Bir defa buranın bu havasında gezerken keyif alıyorsunuz, bir de bu dönemde hava çok iyi olduğu için gastronomiyi de çok iyi yaşıyorsunuz. Bu çok önemli. Yani bazen hava çok sıcak olur, bazı yemekleri yiyemezsiniz. Hava çok soğuk olur, bazı etkinlikler yapamazsınız. Ama şu andaki mevcut hava durumu inanılmaz gezmeye elverişli. Bir taraftan gastronomisi, tarihi yerleri, esnafımız gerçekten buna hazır. Bence misafirlerimiz geç kalmadan bu bölge, çünkü ileride çok yoğunlaşacak, çok ultra yoğunlukta gezmek istemiyorlarsa gelip hemen bu bölgenin keyfini çıkarabilirler."
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:35 Diyarbakır’da 13 yeni Aile Sağlığı Merkezi hizmete açıldı Diyarbakır’da birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla 13 yeni Aile Sağlığı Merkezi (ASM), Sağlık Bakanlığının güncel yönetmeliğine ve deprem güvenliği başta olmak üzere afetlere dayanıklılık standartlarına uygun şekilde hizmete açıldı. Yeni merkezlerle birlikte vatandaşların koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaşırken, hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor. Modern fiziki altyapıya sahip olarak projelendirilen Aile Sağlığı Merkezlerinde, muayene odaları, bebek-çocuk izlem alanları, aşı uygulama birimleri ve danışmanlık hizmetleri güncel standartlara uygun şekilde planlandı. Engelli erişimine uygun olarak tasarlanan merkezlerde, hasta ve çalışan güvenliği ile hizmet sürekliliği ön planda tutuldu. Diyarbakır İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Emre Asiltürk, açılışı yapılan merkezlerle ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: ’’Birinci basamak sağlık hizmetleri, sağlık sistemimizin en önemli yapı taşlarından biridir. Hizmete açtığımız 13 yeni Aile Sağlığı Merkezimizle birlikte vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha kolay, hızlı ve nitelikli şekilde ulaşmasını hedefliyoruz. Yeni yönetmeliğe uygun olarak planlanan bu merkezlerimizde; yalnızca hizmet kalitesini değil, aynı zamanda deprem ve afetlere karşı dayanıklılığı da esas aldık. Açtığımız merkezlerde çoğunlukla, ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde hekim sayısının artırılabileceği şekilde projelendirilmiştir. Bu sayede artan nüfus ve hizmet ihtiyacına hızlı ve etkin şekilde cevap verebilecek esnek bir altyapı oluşturduk. Amacımız sadece yeni merkezler açmak değil, aynı zamanda güvenli, sürdürülebilir ve güçlü bir birinci basamak sağlık hizmeti altyapısı oluşturmaktır. Bu doğrultuda çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz’’ dedi. Açılan yeni Aile Sağlığı Merkezleri ile birlikte Diyarbakır genelinde sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve toplum sağlığının korunmasına yönelik çalışmaların daha etkin bir şekilde sürdürülmesi hedefleniyor.
Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi 2025 yılında 346 bin kullanıcıya ulaştı
03 Ocak 2026 Cumartesi - 16:29 Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi 2025 yılında 346 bin kullanıcıya ulaştı Diyarbakır’da 4 bin 420 metrekare kullanım alanına sahip Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi, 2025 yılı boyunca haftanın 7 günü, 07.00-24.00 saatleri arasında iki vardiya sistemiyle kesintisiz hizmet sunarak 346 bin 65 kullanıcıyı ağırladı. Bilgiye erişimi herkes için eşit, kolay ve sürdürülebilir kılmayı ilke edinen kütüphane; öğrencilerden akademisyenlere, araştırmacılardan her yaştan vatandaşa kadar geniş bir kullanıcı profiline hitap etti. Günün erken saatlerinden gece yarısına kadar açık olan yapısıyla özellikle sınav dönemlerinde yoğun ilgi gören kütüphane, kullanıcılarına güvenli, nitelikli ve çağdaş bir çalışma ortamı sundu. 2025 yılı boyunca Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi’nde kitap sergileri, resim ve sanat sergileri, söyleşiler, atölye çalışmaları ve farkındalık oluşturan eğitimler olmak üzere toplam 90 etkinlik gerçekleştirildi. Bu etkinliklere 8 bin 275’i kadın, 7 bin 270’i erkek olmak üzere toplam 15 bin 545 kişi katılım sağladı. Etkinlikler, kütüphanenin yaşayan ve topluma dokunan bir kültür merkezi olma niteliğini daha da güçlendirdi. Etkinlikler kapsamında; birçok kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşu ile iş birliği yapılarak, madde bağımlılığı, internet ve teknoloji bağımlılığı, kadına yönelik şiddet, aile içi iletişim ve bilinçli medya kullanımı gibi toplumu yakından ilgilendiren konularda eğitim ve bilgilendirme programları düzenlendi. Bu çalışmalarla kütüphane, bireysel gelişimin yanı sıra toplumsal farkındalığın artırılmasına da önemli katkılar sundu. Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürü İrfan Tekin, kütüphanelerin üstlendiği çok yönlü role dikkat çekerek, "Kayapınar İlçe Halk Kütüphanemiz, uzun çalışma saatleri, erişilebilir yapısı ve zengin etkinlik programıyla örnek bir kamu hizmeti sunmaktadır. 2025 yılında ulaşılan 346 bin 65 kullanıcı ve 15 bin 545 etkinlik katılımcısı, bu anlayışın somut bir göstergesidir. Kütüphanelerimizi yalnızca kitapların bulunduğu alanlar olarak değil; kültürün, eğitimin ve toplumsal farkındalığın merkezleri olarak görüyoruz. Madde ve internet bağımlılığıyla mücadeleden kadına yönelik şiddetin önlenmesine kadar pek çok alanda yürütülen eğitimler, kütüphanelerimizin toplumla kurduğu bağı daha da güçlendirmektedir" dedi.
Dicle Kaymakamı Atış: "İlçede kaymakamlık koordinesinde karla mücadele ediliyor"
03 Ocak 2026 Cumartesi - 14:40 Dicle Kaymakamı Atış: "İlçede kaymakamlık koordinesinde karla mücadele ediliyor" Diyarbakır’da Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, kaymakamlık koordinesinde ilgili kurumlar tarafından karla mücadele edildiğini söyledi. Karla mücadele çalışmalarını değerlendirmek üzere Kaymakamlıkta birçok kurum amiri ile toplantı da yapan Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, "Kaymakamlığımız koordinesinde karayolları, İlçe Emniyet Amirliği, İlçe Jandarma Komutanlığı, Büyükşehir Belediyesi, Dicle Belediyesi, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Dicle İlçe Müdürlüğü, İlçe Sağlık Müdürlüğü (112 Acil Çağrı Merkezi), İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Diyargaz, DİSKİ ve DEDAŞ ekiplerince karla mücadele edildi. İlçede biten doğal gazın tedariki için kaymakamlık koordinesinde çalışma yapıldı ve söz konusu sorun giderildi. Yoğun kar yağışı nedeniyle mahsur kalan, yardım isteyen vatandaşlara ve kurumlara yardım için gerekli organizasyon sağlandı. Acil durumlar için kaymakamlık tarafından kepçe kiralandı. Gereken durumlarda çevre il ve ilçelerle koordinasyon kurularak mağduriyetler giderildi. İlçede kar yağışı durdu. Ancak ilçe genelinde buzlanma ve don etkisini sürdürmeye devam ediyor. Vatandaşlar acil durumlarda 112 acil durum hattını arayarak yardım istemeleri halinde, kaymakamlık koordinesinde kendilerine en kısa zamanda ulaşarak gerekli çalışma yapılacaktır. Buz ve don olaylarına karşı herkesin tedbirli ve dikkatli olmaları gerekiyor. Karla mücadelede gece gündüz, kar, kış, soğuk demeden mesai yapan, çalışan herkese emeklerinden dolayı teşekkür ederim. Dicle Kaymakamlığı koordinesinde ilçe genelinde ilgili kurumlar tarafından karla mücadele çalışmaları devem edecektir" dedi.
Kulp’ta dondurucu soğuk günlük yaşamı felç etti
03 Ocak 2026 Cumartesi - 12:46 Kulp’ta dondurucu soğuk günlük yaşamı felç etti Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde 7 gün süren kar yağışının ardından hava sıcaklığı eksi 15 dereceye düştü. Buzlanan yollar ulaşımı aksatırken, musluklar dondu, belediye ekipleri sahada çalışma yürüttü. Kulp ilçesinde yaklaşık 7 gün boyunca etkili olan yoğun kar yağışının ardından hava sıcaklıklarının ani şekilde düşmesiyle birlikte hayat adeta buz tuttu. İlçede son iki gündür etkisini artıran dondurucu soğuklar, günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Gece saatlerinde hava sıcaklığının eksi 15 dereceye kadar düştüğü ilçede cadde ve sokaklar buz pistine döndü. Gündüz saatlerinde güneşli hava görülmesine rağmen, düşük sıcaklıklar nedeniyle buzlanmanın çözülmediği gözlendi. İlçe merkezinde ve ara sokaklarda yürümekte güçlük çeken vatandaşlar zor anlar yaşadı. Soğuk havanın etkisiyle birçok evde musluklardan su akmaz hale gelirken, araçlar da buzlanan yollar nedeniyle trafiğe çıkamadı. İlçe merkeziyle köyler arasındaki ulaşımın yer yer aksadığı, bazı kırsal mahalle yollarında ise bağlantının tamamen kesildiği bildirildi. Ekipler, ilçe genelinde buzla kaplanan yolları açmak ve ulaşımı sağlamak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İş makineleriyle ana arterlerde kar ve buz temizliği yapılırken, özellikle eğimli ve dar sokaklarda buzlanmanın tehlike oluşturduğu belirtildi. Yetkililer, çatılarda biriken ve sarkmaya başlayan buz kütlelerine karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Özellikle bina girişleri ve kaldırım kenarlarında oluşan buz sarkıtlarının can güvenliği açısından risk taşıdığı vurgulandı. Soğuk ve buzlu havanın önümüzdeki günlerde de etkisini sürdürmesinin beklendiği Kulp’ta, yetkililer vatandaşlardan zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamalarını, yaya ve sürücülerin ise tedbirli olmalarını istedi.
Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı
03 Ocak 2026 Cumartesi - 10:05 Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.