Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi vatandaşın evi ‘denetimli serbestlik hükümlülerince’ onarıma alındı 04 Mart 2026 Çarşamba - 16:49:02 Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi bir kadının evinde, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında denetimli serbestlik hizmetlerine ilişkin imza altına alınan protokol kapsamında, denetimli serbestlik hükümlülerince onarıma başlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında Denetimli Serbestlik Hizmetlerine ilişkin adına iş birliği protokolü imza altına alındı. Protokol ile Sur İlçe Kaymakamlığına bağlı bulunan kurum ve kuruluşlarda ve Kaymakamlıkça belirlenen ihtiyaç sahibi kişilerin ev bakım ve tadilatlarının yapılmasında Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda (boya badana, bahçe bakımı ve peyzaj çalışmaları, temizlik vb.) insan kaynağı noktasında destek veriliyor. Bu yolla toplumsal faaliyetlerde işgücü anlamında gerekli destek sağlanırken, diğer taraftan hükümlülerin toplum yararına yürütülen faaliyetlerde görev alması sağlanarak toplumsal yaşamın ve birlikteliğin sağlıklı bir iletişim ile devam edebilmesi ve nitelikli bir birey haline dönüşebilmesi adına gerekli rehberliğin sağlanması bir diğer hedef olarak belirleniyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, ceza infaz hukuk sisteminin son merhalesi olan denetimli serbestlik biriminde hükümlülerin, müdürler, kurs hocalarının koordinesinde kamuya ait binaları, yerleri peyzaj, boya, badana ve temizlik faaliyetlerini yerine getirdiğini söyledi. Aynı zamanda hükümlülerin de cezasını bu şekilde infaz etmiş olduğunu belirten Celbek, hükümlülerin iyilik ve empati duygularının geliştiğini; topluma entegre olduklarını, mesleki becerilerini de geliştirdiklerini ifade etti. Başsavcı vekili Celbek, burada Sur Kaymakamlığıyla bir protokol imzaladıklarını söyleyerek, "Hamdolsun devletimiz çok köklü, çok büyük. Özelikle o video, fotoğraflara baktım. Maddi durumu iyi olmayan bir vatandaşımız kaymakamlığımıza başvuruyor, kaymakamımızın tespitleriyle, bizde iş birliği içerisinde hükümlü arkadaşlarımız gidiyorlar boya, badana, peyzaj baştan sona yerine getiriyorlar. Burada hükümlüler de şunu görmüş oluyor. Devletin büyüklüğünü, yüceliğini. O aidiyet duyguları da gelişmiş oluyor. Başsavcımız Erdal Bey’in talimat ve tensipleriyle buradayız. Öncelikle ona teşekkür ediyorum. Sizlere çok teşekkür ediyorum. İlk defa böyle özel bir durumla karşılaşıyoruz, direkt vatandaşlarımızın. Biz, genelde kamuya ait binalar üzerinde çalışma yapıyorduk" dedi. Sur İlçe Kaymakamı Hasan Akbulut ise, okulların listesini yaptıklarını, boya badana ihtiyacı olan okulların sayılarının belli olduğunu dile getirdi. Bunlardan birinin de Ziya Gökalp İlkokulu olduğunu kaydeden Akbulut, "Tarihi bir okul. Diyarbakır’da 112 yıllık bir okul. Burayı da boyayacağız. Diğer bir tarafta ilçemizde ekonomik durumu kötü olan herkesi biliyoruz. Bunlara çeşitli şekillerde yardımlarda bulunuyorduk. Yardımlarımızdan biri de boya, badana, tadilat oluyor. Bu vesile ile kamu hizmetini etkin bir şekilde sağlamış oluyoruz. Diğer taraftan hükümlülerin topluma kazandırılması amaçlanıyor. Bu da çok değerli, çok kıymetli. İlçemize, vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu. Ziya Gökalp İlkokulu’nda düzenlenen iş birliği protokolüne, Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Özcan, Sur İlçe Milli Eğitim Müdürü Demir Ernez, Denetimli Serbestlik Müdürü Sinan Yaşar ve okul müdürü Mustafa Bozkuş hazır bulundu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:01 DESOB’tan ’Geleneksel Ramazan Fuarı’na tepki Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB), Mezopotamya Fuar Merkezi’nde düzenlenen Geleneksel Ramazan Fuarı’nda il dışından gelen firmaların perakende satış yapılmasına izin verilmesinin yerel esnafı mağdur ettiğini belirterek, duruma tepki gösterdi. DESOB, 3-8 Mart 2026 tarihleri arasında Elazığ Yolu üzerindeki Mezopotamya Fuar Merkezi’nde düzenlenen Geleneksel Ramazan Fuarı’na karşı harekete geçti. Trabzon, Konya, Malatya ve çeşitli illerden gelen firmaların tekstil, giyim, gıda ve kozmetik başta olmak üzere birçok ürünü perakende olarak satışa sunmasına karşı tepkisini kamuoyuna duyurmak amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. DESOB adına basın açıklamasını okuyan Yönetim Kurulu üyesi ve Bakkallar, Bayiler ve Şekerciler Odası Başkanı Fahrettin Gülmüş, yerel esnafa yapılan haksız rekabeti kabul etmediklerini söyledi. Gülmüş, "Kentimizde Ramazan Bayramı döneminde; Trabzon, Konya, Malatya ve diğer illerden tekstil, giyim, gıda, yiyecek, içecek, kozmetik ve benzeri ürünlerin parekende satışı amacıyla Elazığ Yolu üzerinde bulunan Mezopotamya Fuar Merkezi alanında 3-8 Mart 2026 tarihleri arasında ’Geleneksel Ramazan Fuarı’ adı altında ürün satışları ve alışverişi düzenleneceği şeklinde birliğimiz ve odalarımıza bağlı esnafımızdan gelen yoğun şikayetler üzerine söz konusu bu basın açıklamasını yapmak zaruri olmuştur. Bilindiği üzere bayram dönemleri, esnafımız için hayati öneme sahip zaman dilimleridir. Yıl boyunca ağır ekonomik şartlar altında faaliyet gösteren kira, vergi, SGK primi ve diğer tüm yasal yükümlülüklerini eksiksiz biçimde yerine getiren yerel işletmeler, bayram öncesi oluşan ticari hareketlilik sayesinde ayakta kalabilmektedir. Ancak tam da bu hassas dönemde, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’na ait fuar alanında il dışından gelen bazı firmalara ’fuar’ adı altında fiilî satış izni verilmesi, yerel esnafımıza açık bir haksızlıktır. Şehrimizde kalıcı iş yeri bulunmayan, sürekli vergi mükellefi olmayan ve kira yükümlülüğü taşımayan ve satışı yapılan ürünlerin sağlık ve hijyen kurallarına uygunluğu bilinmeyen markaların, bayram yoğunluğundan faydalanmak üzere geçici şekilde satış yapmalarına göz yumulması; adil rekabet ilkesinin açıkça ihlalidir" dedi. Hiçbir kurum veya organizasyonun, yıl boyunca sabit gider ve kamusal yükümlülük üstlenen esnafın emeğini birkaç günlük organizasyon uğruna riske atamayacağını ifade eden Gülmüş, şöyle konuştu: "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının temel sorumluluğu, yerel ticareti korumak, geliştirmek ve rekabet şartlarını adil biçimde sağlamaktır. Bu düşünce ile hiçbir kurum, yerel ticaretin zarar görmesine seyirci kalmamalıdır. Çünkü bu ve benzeri tüm yapı, kurum ve organizasyonlar, şehir ekonomisine karşı sorumsuz bir yaklaşım sergilemektedir. Buradan açık ve net şekilde ifade ediyoruz: Bayram öncesi bu tür satış organizasyonları ile rekabet eşitliğini zedeleyen fiiller hakkında gerekli idari ve hukuki işlemler yapılmalıdır. Yerel esnafı mağdur eden uygulamalara son verilmelidir. Adil ve eşit rekabet şartları ivedilikle sağlanmalıdır. Aksi halde oluşacak ekonomik mağduriyetin ve ticari huzursuzluğun sorumluluğu bu karara imza atanlarda olacaktır. Yerel esnafımızın emeğini ve hakkını korumak; yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Sürecin takipçisi olacağımızı, gerekli idari ve hukuki başvuru yolları dâhil olmak üzere tüm meşru ve demokratik haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz."
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:17 "Obezite, kişinin yaşam kalitesini düşürüyor" Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Obezite Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. İhsan Solmaz, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla obezitenin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Obezitenin, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikimi olarak tanımlandığını belirten Doç. Dr. İhsan Solmaz, Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi vücut kitle indeksine göre sınıflandırdığını ifade etti. Vücut kitle indeksinin, kilonun metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplandığını belirten Solmaz, 25 ile 30 arasındaki değerlerin fazla kilolu, 30’un üzerindeki değerlerin ise obez olarak değerlendirildiğini söyledi. Türkiye’de fazla kilolu ve obez birey sayısının giderek arttığına dikkat çeken Solmaz, obezitenin birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti. Solmaz, obezitenin diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, kalp ve damar hastalıkları ile uyku apnesi gibi sağlık sorunlarına neden olabildiğini, ayrıca boyun ve bel fıtığı ile diz kireçlenmesi gibi kas-iskelet sistemi problemlerini de beraberinde getirdiğini ifade etti. Obezitenin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünü vurgulayan Solmaz, tedavide en önemli adımın yaşam tarzı değişikliği olduğunu söyledi. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin obeziteyle mücadelede büyük önem taşıdığını belirten Solmaz, özellikle yüksek kalorili un ve hamur işi ürünlerin azaltılması gerektiğini ifade etti. Haftada en az dört gün 45 dakika ya da haftanın her günü en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmasının önerildiğini dile getiren Solmaz, hastanın vücut kitle indeksine göre gerekli durumlarda medikal tedavi seçeneklerinin de uygulanabildiğini kaydetti. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Emre Asiltürk ise obezitenin kalp sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekerek, fazla kilonun kalbin iş yükünü artırdığını ve bu durumun zamanla hipertansiyon, damar sertliği ve kalp krizi riskini yükseltebildiğini belirtti. Asiltürk, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin hem obeziteyi önlemede hem de kalp sağlığını korumada büyük önem taşıdığını vurguladı.
Dicle Gençlik Kampında milli ağaçlandırma gününde toplu fidan dikimi yapıldı
11 Kasım 2025 Salı - 15:18 Dicle Gençlik Kampında milli ağaçlandırma gününde toplu fidan dikimi yapıldı Diyarbakır’ın Dicle ilçesindeki Kıral Kızı Barajı yanındaki Selahattin Eyyubi Gençlik Kampı’nda 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü dolayısıyla toplu fidan dikimi gerçekleştirildi. Ekinlik kapsamında Selahattin Eyyubi Gençlik Kampı’nda 500 fidan dikimi gerçekleştirildi. Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu öğrencilerle birlikte fidan dikimini gerçekleştirdi. Kampı gezen Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, öğrencilerle sohbet etti. Yeşil vatanın önemine vurgu yapan Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, "Bugün 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü. Cumhurbaşkanımızın yeşil vatan vizyonunun çok önemli bir parçasını teşkil eden bugünde tüm Türkiye’de olduğu gibi Diyarbakır’a da gerçek anlamda bir ağaçlandırma seferberliği gerçekleştiriyoruz. Bugün Diyarbakır’da 21 farklı noktada 21 bin fidan inşallah toprakla buluşmuş olacak. Yıl içerisinde diğer etkinliklerle birlikte bu toprakla buluşturulacak fidan sayısı bu yıl itibariyle 500 bini inşallah geçiyor. 2003 yılından bu tarafa Türkiye’de başta orman teşkilatımız olmak üzere ilgili kurumlarımızın çabalarıyla 7,5 milyar fidan toprakla buluşmuş. Bu gerçekten bir rekordur. Bu manada ülkemizin özellikle çevreye olan hassasiyeti ve duyarlılığının çok önemli bir göstergesidir. Bugün Milli Ağaçlandırma Günü olması münasebetiyle Dicle’de bu işin startını verelim istedik. Genellikle Diyarbakır merkezde yapılan bir etkinlikti ancak bugün dedik ki, Dicle’de güzel bir kampımız var. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın kampı, gerçekten önemli dönemlerde çok etkin bir şekilde buranın kullanılacağını biliyoruz. Dünyanın küresel bir iklim problemi, iklim değişikliğiyle karşı karşıya kaldığı, küresel ısınmanın artık neredeyse çok net bir şekilde kişisel olarak fark edilebildiği bir dönemde ülkemizin daha fazla yeşil, daha fazla ağaçla toprağın buluşturulması projesi olan bu milli ağaçlandırma vesilesini bir seferberliğe dönüştürmesi gerçekten çok kıymetli" dedi. Milli Ağaçlandırma Günü dolayısıyla gerçekleştirilen toplu fidan dikimi etkinliğine Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Eğil Kaymakamı ve Dicle Kaymakam Vekili Volkan Hülür, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Diyarbakır Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, Dicle Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Bozkurt, Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, Diyarbakır Orman İşletme Müdürü Davut Ayzit, Gençlik ve Spor İl Müdürü Cenk Ötekin, Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan, Dicle Gençlik Kampı Müdürü Abdulvahap Ürün, İlçe Emniyet Amiri Erdoğan Özkan, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Salih Yahya Koca, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Sabır, Dicle İlçe Tarım ve Orman Müdürü Deniz Yıldırım, kurum müdürü, öğrenciler, öğretmenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
15 sitede ayrıştırılan atıklar geri dönüşüme entegre ediliyor
11 Kasım 2025 Salı - 11:46 15 sitede ayrıştırılan atıklar geri dönüşüme entegre ediliyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Kayapınar ilçesindeki 15 siteye geri dönüşüm üniteleri yerleştirerek 10 bin vatandaşı bilgilendirdi ve kaynağında ayrıştırılan atıkları geri dönüşüm sistemine entegre etmeye başladı. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, sürdürülebilir ekosistemleri koruyarak biyoçeşitliliği artırmak ve çevre kirliliğini azaltmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda daire başkanlığı koordinatörlüğünde Kayapınar Belediyesi ile birlikte kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşüm alt yapısının kurulması projesinin çalışmaları başlatıldı. Ekipler, Kayapınar ilçesinde 15 pilot site belirleyerek buralara geri dönüşüm üniteleri yerleştirdi. Yapılan çalışma ili atıklar geri dönüşüm sistemine entegre edilmeye başlandı. Yürütülen çalışma ile 15 sitede oturan yaklaşık 10 bin kişi kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşüm konusunda bilgilendirildi. Vatandaşların evlerinden itibaren ayrıştırmaya başladığı, ambalaj atıklarını bıraktığı bu ünitelerde ayrı toplayarak kentin geri dönüşüm sistemine entegrasyonu sağlanmaya başlandı. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Evin Dinar, Kayapınar Belediyesi Eşbaşkan Yardımcısı Volkan Tuncer, Temizlik İşleri Müdürü Sait Karataş ve ekipler, çalışmanın başladığı sitelerde incelemede bulundu. Sitelerde oturan çocuklara ise geri dönüşümden elde edilen tohumlu kalem ile cetvel hediye edildi. Çalışmalara ilişkin bilgi veren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Evin Dinar, çalışmayı Kayapınar Belediyesi ile ortaklaşa yürüttüklerini söyledi. Kent genelinde atıkları doğru ayrıştırmayı yaygınlaştırmayı amaçladıklarını belirten Dinar, şöyle konuştu: "Her atık çöp değildir. Plastik, kağıt, cam, metal ve organik atıklar, doğru ayrıştırılmadığı zaman yeniden kullanılamıyor ve geri dönüştürülemiyor. Bu da iklim krizinin en önemli sebeplerinden biridir. Bugünlerde iklim krizini konuşurken aslında en önemli meselelerden biri de tüketim alışkanlıklarımızdır." Çalışmayı kent geneline yaymayı planladıklarını anlatan Dinar, şunları ifade etti: "Bugün burada hem tüketim alışkanlıklarımıza dikkat çekmek ve atıkları doğru ayrıştırmak için Kayapınar Belediyesi ile bir çalışma başlattık. Evlerimizde, iş yerlerimizde, okullarda atıkları doğru ayrıştırmanın aslında enerji tasarrufu sağladığı ve doğayı koruduğu bir gerçektir. Dolayısıyla biz bu çalışmayı tüm ilçe belediyelerimizle ortaklaşıp kent genelinde atıkları ayrıştırmayı, azaltmayı ve tüketim alışkanlıklarımızı dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu çalışma 15 bölgede pilot siteler belirlenerek Kayapınar Belediyesi ile birlikte planlandı. 15 pilot siteye yerleştirilen ayrıştırma kutuları, doğru ayrıştırma ile dolduğu zaman Kayapınar Belediyesinin araçları tarafından toplanıyor."
El cerrahisinde yeni dönem: Ağrısız lokal anestezi, kaygısız ameliyat
11 Kasım 2025 Salı - 10:58 El cerrahisinde yeni dönem: Ağrısız lokal anestezi, kaygısız ameliyat Sağlık Bilimleri Üniversitesi Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kurulan WALANT (Wide Awake Local Anesthesia No Tourniquet) Odası, ameliyat anlayışını değiştiren uygulamalarıyla dikkat çekiyor. El Cerrahisi Uzmanı Dr. Kemal Zencirli, bu yöntemin temel felsefesinin yalnızca ameliyat sırasında ağrı olmaması değil, aynı zamanda lokal anestezinin bile ağrısız yapılması olduğunu vurguladı. Dr. Zencirli, WALANT’ın yalnızca bir solüsyonun içeriği değil, hasta psikolojisini merkeze alan bir yaklaşım olduğunu belirterek şunları söyledi: "Biz bu odada hastaya sadece ameliyatı ağrısız yapmakla yetinmiyoruz. Bu yetişkinlerde olduğu kadar çocuklarda da geçerli. Hastayı korkutmadan, ikna ederek, anlayacağı dilden konuşarak ameliyata hazırlıyoruz." Çocuk hastaların ameliyathane korkusu yaşamasına izin vermediklerini ifade eden Zencirli, yaklaşımı şöyle anlattı: "Çocuklarımızı aileleri ile birlikte ilk olarak WALANT hemşiremizle beraber karşılıyoruz. Güler bir yüz ve minik hediyelerle beraber çocuğumuzun güvenini kazanıyor ve anlayabileceği şekilde işlemi anlatıyoruz. Anne veya babadan herhangi biriyle çocuğun güven duyacağı bir ortam oluşturuyoruz ve cerrahi işlemi gerçekleştiriyoruz." Dr. Zencirli, klasik ameliyathane ortamının hastaları yalnız bırakan, kaygıyı artıran bir yapısı olduğunu hatırlatarak, WALANT odasının farkını şu sözlerle açıkladı: "Burada hasta yalnız değil. Gerekirse annesi, babası ya da bir yakını yanında olabiliyor. Hastalara sevdiği müzikler eşliğinde cerrahi işlem uygulanarak tedirginliklerini en aza indiriyoruz. Onlara, ameliyathane ortamının aslında korktukları gibi olmadığını gösteriyoruz." WALANT yöntemiyle yapılan ameliyatların tıbbi açıdan oldukça güvenli olduğunu belirten Zencirli, "WALANT odasında cerrahi işlemlerden sonra enfeksiyon açısından ameliyathaneden bir farkı bulunmamaktadır. Ayrıca daha az tıbbi atık, daha az sağlık çalışanı ile ekonomik olarak da ülkemize ciddi katkıda bulunmaktadır. Enfeksiyon ve ekonomi ile ilgili WALANT avantajları literatürde sıklıkla desteklenmektedir" dedi. İstanbul Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nden sonra Türkiye’de ikinci WALANT odasının Diyarbakır’da açıldığını söyleyen Zencirli, "Bu uygulama sadece Diyarbakır’a değil, Türkiye’ye ve dünyaya örnek olabilir. Buradan bilimsel yayınlar yaparak bunu göstermek istiyoruz. 10 yaş altı çocuklar ve ayrıca bebekler ilk kez bu yöntemle hastanemizde alınıyor" ifadelerini kullandı.