Yerel Haberler
Diyarbakır
Şehit aileleri ve gazilerden Cumhur ittifakına tam destek
03 Kasım 2025 Pazartesi - 14:53 Şehit aileleri ve gazilerden Cumhur ittifakına tam destek Son zamanlarda Cumhur ittifakına yönelik yapılan bazı açıklamalara tepki gösteren 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Cumhur ittifakının bir siyası ittifak değil, bir milletin ahdi olduğunu söyledi. Terör gazisi Abbas Gündüz, bu ittifaka karşı yapılan oyunların millete yapıldığını ve şehit aileleri ile gazilerin bunu asla kabul etmediklerini dile getirdi. Gündüz, "Cumhur ittifakı; bir siyasi ittifak değil, bir millet ahdidir. 15 Temmuz gecesi tankların önüne yatan iradenin, ezanına sahip çıkan yüreklerin, bayrağını yere düşürmeyen ellerin adıdır bu ittifak. Temeli pazarlıkla değil, şehit kanıyla, millet duasıyla atılmıştır. Bugün kim ne yaparsa yapsın, hangi karanlık eller hangi oyunu kurarsa kursun, Cumhur ittifakı bu milletin vicdanında kök salmıştır. Bu ittifak, koltuk hesabıyla değil, vatan sevdasıyla yürür. Birini eksiltmek, diğerini hedef almak; aslında bu milletin birliğini hedef almaktır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde kurulan bu birliktelik, Türkiye’nin hem içte hem dışta dimdik duruşunun sembolüdür. Evet, saldırılar artıyor. FETÖ’sü, PKK’sı, dış destekçileri boş durmuyor. Çünkü biliyorlar ki, Cumhur ittifakı ayaktaysa Türkiye güçlüdür. Ama nafile, bu milletin kalbinde kurulan bu ittifakı ne iftira yıkar, ne operasyon söker. Bir olacağız, beraber olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep beraber Türkiye olacağız" dedi.
Hükümlüler külliyenin bakımını gerçekleştirdi
03 Kasım 2025 Pazartesi - 13:06 Hükümlüler külliyenin bakımını gerçekleştirdi Diyarbakır’da hükümlüler, Selahaddin Eyyubi Camii Külliyesi’nde peyzaj çalışması gerçekleştirdi. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce hayata geçirilen ’Ücretsiz Kamu Hizmeti Yükümlüğü’ çerçevesinde denetimli serbestlikten yararlanan hükümlüler, Selahaddin Eyyubi Camii Külliyesi’nde peyzaj çalışması gerçekleştirdi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, Ücretsiz Kamu Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında bir süredir yürüttükleri mobil ekip çalışmaları ile kente büyük çapta bir destek sunduklarını, kurumların taleplerini titizlikle takip ettiklerini belirterek, uzman eğiticiler eşliğinde yürütülen bu çalışmalarla hükümlülerin de istihdama dahil olduklarını söyledi. Diyarbakır İl Müftüsü Celal Büyük ise yürütülen çalışmanın kurumları adına önemli olduğunu ifade etti. Hükümlüleri iyileştirme çalışmaları kapsamında manevi yaşama müftülükten gerekli desteğin verildiğini dile getiren Büyük, iş birliğinden büyük bir kazanım elde ettiklerini söyledi. Programda Müftü Büyük tarafından Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek ile birlikte Selahaddin Eyyubi Camii Külliyesi’nde peyzaj çalışmasına katılanlara teşekkür belgesi verildi. Etkinliğe Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, Diyarbakır İl Müftüsü Celal Büyük, Cumhuriyet Savcıları Hüseyin Özcan, Ahmet Ramazan, Berat Sağır ve Diyarbakır Denetimli Serbestlik Müdürü Sinan Yaşar katıldı. 2024 yılında başlatılan Mobil Kamu Hizmet Çalışmaları kapsamında şu ana kadar 312 kurumla çalışma tamamlanırken, taleplerin planlama takvimi doğrultusunda devam ettiği belirtildi.
Diyarbakır’da ‘Kadınların Ortak Üretimi’ için 5 kırsal ilçede mandıra kuruluyor
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:26 Diyarbakır’da ‘Kadınların Ortak Üretimi’ için 5 kırsal ilçede mandıra kuruluyor Yerel üretimi güçlendirmek, kadın emeğini görünür kılmak, kadınların ekonomik üretim süreçlerine dahil edilmesi amacıyla geliştirilen Mandıra Tesisi Kurulum Projesi için işbirliği protokolü imzalandı. Kadınların üretimden koparıldığı, emeğinin görünmez kılındığı bir dönemde, kadınların ekonomik yaşamın asli öznesi olarak yeniden üretim süreçlerine dahil edilmesi amacıyla önemli bir adım atıldı. Yerel üretimi güçlendirmek, kadın emeğini görünür kılmak, kadınların ekonomik üretim süreçlerine dahil edilmesi amacıyla geliştirilen Mandıra Tesisi Kurulum Projesi için işbirliği protokolü imzalandı. Protokol, Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği (GABB) başkanı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Kulp, Silvan, Hani, Dicle Eğil ilçe belediye başkanları, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odasının (DTSO) meclis ve yönetim kurulu başkanları ve kurumların yetkilileri ve uzmanlarının katılımları ile imzalandı. Protokol ile 8 kurum işbirliğinde 3 yıllık bir süre içinde 5 ilçede kadınların ortak üretimi için mandıralar kurulacak. İmzalanan protokol kapsamında DTSO tarafından, beş kırsal ilçede ilçe belediyeleriyle işbirliği içinde saha çalışması yürütülecek. Bu çalışma ile küçükbaş hayvancılığın ve peynir üretiminin yoğunlaştığı, geleneksel üretim yöntemlerinin ve özgün peynirlerin varlığını koruduğu, üretim hikayesine sahip alanlar belirlenecek. Ardından, her ilçenin süt ve süt ürünleri üretim kapasitesi incelenerek uygun alanlar ve üretim kapasitesi tespit edilecek, buna göre mandıra fizibilite raporları hazırlanacak. İlçe belediyeleri, uygun yapıları belirleyerek gerekli tahsis işlemlerini tamamlayacak.
Diyarbakır’da 5 bin yıl önce depremin yıktığı yapının enkazı ortaya çıkartıldı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 09:32 Diyarbakır’da 5 bin yıl önce depremin yıktığı yapının enkazı ortaya çıkartıldı Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki 12 bin yıllık Çayönü Tepesi yerleşkesinde 5 bin yıl önce meydana gelen depremde yıkılan boş yapının enkazı ortaya çıkartıldı. Çayönü Tepesi, Güneydoğu Anadolu bölgesinde, Diyarbakır’ın Ergani ilçesinin 7 kilometre güneybatısında, Ergani ovası kuzeyinde yer alıyor. İnsanlık tarihinin yerleşik yaşama geçiş sürecini temsil eden Neolitik Dönemin çağın ilk aşamalarından dönemlerinden itibaren, yaklaşık 12 bin yıl önce ilk defa iskan edildiği yer. Bu yerleşim yeri, sadece Anadolu değil, aynı zamanda Yakındoğu ve Levant coğrafyasında Neolitik Dönem kültür tarihini en iyi yansıtan yerleşimlerden birisi olması nedeniyle dünya kültür tarihi için anahtar niteliğinde bir yerleşim yeri olarak biliniyor. 1964 yılında başlatılan kazı, günümüzde de devam ediyor. Kazılar, 6’ncı ayında da devam ederken, alanda yaklaşık 5 bin yıl önce depremden etkilenerek yıkılan boş bir yapının kerpiç duvar enkazı ortaya çıkartıldı. Kazı Başkanı Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, bu sene Neolitik Dönemle ilgili birçok çalışma yapmakla beraber, İlk Tunç Çağ yani MÖ. 3000’lere ait bir dönemde de yoğun bir şekilde kazı alanını genişlettiklerini söyledi. Genişletince farklı alanlarda mimari verilerin ve alan kullanımıyla ilgili birçok veri elde ettiklerini belirten Sarıaltun, şu anda üzerinde çalıştıkları konu da bir kerpiç duvarın yıkımı olduğunu kaydetti. İlk Tunç Çağda 2800’lerden sonra yerleşimin kısmen terk edildiği, ya da burada yaşayan ahalinin bu alanı kullanmadığı dönemden sonraki yakın bir zamanda bir deprem oluştuğunu aktaran Sarıaltun, "Bunu nereden biliyoruz. Arkamızdaki dikdörtgen yapının güney duvarında taş temelli kerpiç bir duvar olduğunu biliyoruz. Bu kerpiç duvarın 12-13 sırası kuzeye doğru blok halinde kuzeye (mekanın içine) devrilmiş. Uzunluğu yaklaşık 5 metre 20 santim civarında. Yükseklik ya da genişliği diyebileceğimiz alan da 1 metre 25 santim. Blok halinde mekanın zemini üzerinde devrilmiş düşmüş. Bunu niye yerleşim terk edildikten sonra olduğunu söylüyoruz. Çünkü mekanın içerisinde bir moloz yığını ya da yerleşmenin yaşam alanın kullanımı sırasında yıkıldığını gösteren veri yok, aksine oluşan deprem sırasında önce bu yapı terkedilmiş gibi. Ön incelemelerimiz sonucuna göre muhtemelen yapı depremin oluşumundan kısa bir süre önce bir terk edilme söz konusu. Doğal olarak yapı, zaman içerisinde insanlar gittikten sonra tahribata uğramış. Sanırım 50 yıllık zaman diliminde bina tamamen yok olmadan depremle beraber taş temeller üzerindeki kerpiç duvar blok halinde kuzeye doğru düşmüş. Bu bloklar arasında harçlar var. Kırmızı renkli bir kerpiç. Bu da, bölgedeki topraktan kaynaklı hematit bir renk alışımınım göstergesi. Çevredeki kırmızı toprak kerpiç blok arasında çamur olarak kullanılmış. Yanma değil. Çünkü mekan içerisinde herhangi bir yanma izi bulmadık. Kerpicin kendi yapım tekniğinden kaynaklı kırmızımsı bir renge sahip. Kerpiç duvarın blok halinde düşüş yönü ve şekli, bize bir depremle bu yapının duvarlarının yıkıldığını gösteriyor" dedi. 5 bin yıl önceki yapı depreme maruz kalmış Sarıaltun, geçen sene alanda jeolojik bir çalışma yaptıklarını aktararak, "Jeolog ekip üyeleriyle birlikte fay hatlarına baktık, çünkü daha önce böyle varsayımlar vardı. Aslında bizim için bir ön çalışmaydı. Çayönü’nün yakın çevresinde belirgin bir fay hattı yok. Ama biliyoruz ki son 5 yıldır Çayönü’nün kuzeyinde Elazığ-Sivrice bölgesinde ciddi deprem hareketlilikleri var. Muhtemelen de yine aynı bölgede kuzeydeki bir depremin dolaylı bir etkisi olarak bir yıkım gerçekleşmiş. Çok yakında veya çok şiddetli bir deprem değil. Çünkü duvarları çok ciddi bir şekilde bozmamış" şeklinde konuştu. Bunun bir benzerini de yukarı Dicle havzasında Bismil civarındaki bir yerleşim olan Orta Tunç Çağında Salat Tepe yerleşmesinde en az 4-5 defa deprem yaşandığını, bu depremlerinde MÖ. 2300-2200’lerde başlayıp 1600’lere kadar devam ettiğini bildiklerini dile getiren Sarıaltun, "Bu binanın içerisinde ve kültür dolgusunda dönemin temsil eden buluntularımız var. Çanak çömlekler, tüme yakın kaplar var. Bunlar bir yıkıntının sonucu değil, doğal bir süreçle kalan arkeolojik malzeme. Bu anlamıyla iyi bir veriye sahip. En azından hem kronolojik açıdan hem de mekanı anlamamız açısından değerli buluntular bu sene tespit ettik. Son bulduğumuz kerpiç verileri de bizim bu verilerimizi daha nitelikli hale getirdi. Yerleşmenin sürecine, yapının duvarlarının yıkımına ya da bu yaşam alanının terk edilmesinden sonra neler yaşandığına dair bilgiler dışında; deprem veya sel gibi doğal olayla ilgili bir kalıntıları bulmuş olduk. Arkamızda görmüş olduğumuz yapı, günümüzden yaklaşık 5 bin yıl önceki bu yapı depreme maruz kalmış. Dolayısıyla, Diyarbakır’da 5 bin yıl önce bir deprem izini daha bulmuş olduk" ifadelerinde bulundu.