Yerel Haberler
Diyarbakır
06 Mart 2026 Cuma - 13:47 Diyarbakır itfaiyesinde kadınlar tabuları yıkıyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB), toplumsal cinsiyet eşitliği politikası doğrultusunda erkek egemen meslek alanlarında kadınların görünürlüğünü artırıyor. Toplu ulaşımda kadın sürücü uygulamasını yaygınlaştıran DBB, şimdi de İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesine kattığı kadın çalışanlar ile itfaiyecilikte yeni bir dönemi başlattı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmeye yönelik politikalarıyla geleneksel meslek kalıplarını dönüştürmeye devam ediyor. Daha önce toplu taşımada kadın sürücü uygulamasını yaygınlaştırarak ulaşım alanında önemli bir adım atan Büyükşehir Belediyesi, şimdi de İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde kadın itfaiyecilerin sayısını artırarak erkek egemen mesleki alanlarda yeni bir dönem başlattı. 10 kadın itfaiyeci görev yapıyor 2025 yılında göreve başlayan 10 itfaiyeci kadın, yangınlardan trafik kazalarına, arama-kurtarma çalışmalarından doğal afetlere kadar birçok zorlu görevde aktif rol alıyor. Vardiyalı sistemle 24 saat esasına göre çalışan kadınlar hem sahadaki performansları hem de toplumsal önyargılara karşı ortaya koydukları duruşla dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediyesi, kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü artırmayı ve genç kadınlar için yeni alanlar açmayı hedefleyen bu yaklaşım kapsamında, önümüzdeki dönemde itfaiyedeki kadın çalışan sayısını artırmayı planlıyor. İtfaiye Dairesi Başkanlığı Kayapınar Grup Amirliğinde görev yapan Helin Tay ve Şeymanur Aydın, işe başladıklarından bu yana yaptıkları çalışmaları anlattı. ’’Kadınlar her şeyin üstesinden gelir’’ İtfaiye çalışanı Helin Tay, toplumda bazı mesleklerin sadece erkekler tarafından yapıldığına inanıldığını ve bu algının kırılması gerektiğini belirterek, toplumsal algının aksine kadınların birçok şeyin üstesinden geldiğini bu nedenle itfaiyeci olmaya karar verdiğini aktardı. İtfaiyeciliği seçerken çevresindeki kişilerin "Bunu başaramayacak" düşüncesine kapıldıklarını ifade eden Tay, "Ama ben onlara itfaiyecilik mesleğini hakkıyla yapabileceğimi söyledim. Bu işi yapamayacağımı düşünenler de şimdi benimle gurur duyuyor" dedi. İtfaiyeci olarak ilk görev yerinin bir fabrikada meydana gelen yangın olduğunu dile getiren Tay, bu vakada iyi bir performans gösterdiğini söyledi. ’’İnsanların şaşkınlığı motivasyonumu artırıyor’’ İnsanların kendilerini gördüğünde şaşırdığını ifade eden Tay, "Mesela bazı olaylara gittiğimizde kaskımızı çıkardığımız zaman bizi gördüklerinde şaşırıyorlar. Bu da daha fazla motive olmamı sağlıyor" diye konuştu. İtfaiyeciliğin kesinlikle erkek mesleği olmadığını, kadınların birçok itfaiye olayında verdikleri başarılı performansla bunu ispatladıklarını dile getiren Tay, itfaiyede daha fazla kadının yer alması için çalışacaklarını söyledi. ’’Genç kadınlar bu mesleği rahatlıkla yapabilir’’ İtfaiyeci olmayı planlayan genç kadınlardan "Yapabilir miyiz" şeklinde sorular aldıklarına değinen Tay, "Ben çok zorlanacaklarını düşünmüyorum. Her şeyden önce bu mesleği severek yapmaları gerekir. Bu mesleği yaparlarsa kendileriyle gurur duyacaklarından da eminim" şeklinde konuştu. Kadın itfaiyecilerin sayısının artmasının kuruma prestij katacağına inandığını ifade eden Tay, göreve başlamadan önce yangın, trafik kazası ve benzeri itfaiye olaylarına ilişkin teorik, ilk yardım ve uygulamalı eğitimlerden geçtiklerini söyledi. Tecrübe kazanmaları için eğitimlerde gerçek yangın vakalarına da gittiklerini aktaran Tay, eğitimlerin oldukça verimli geçtiğini belirtti. İnsanların hayatına dokunmanın özellikle kadınlar açısından oldukça gurur verici olduğunu aktaran Tay, yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmenin mesleği daha fazla sevmesine vesile olduğunu söyledi. Daha önce birçok sınavda başarılı olmasına rağmen itfaiye üniforması giyemediğini kaydeden Tay, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin kendisine bu mesleği yapma imkânı tanıması nedeniyle gururlu olduğunu sözlerine ekledi. ’’Tabuları yıkmak için bu mesleği seçtim’’ İtfaiyeci olmayı lise öğrencisiyken tasarladığını ifade eden Şeymanur Aydın da bu nedenle üniversitede itfaiyecilik bölümünü tercih ettiğini ve şu anda görevini icra ettiğini söyledi. Aydın, "Ataerkil bir toplumda yaşıyoruz. Kadınlar daha geride tutuluyor. Ben bu tabuları yıkmak için bu mesleği seçtim" dedi. İlk göreve gittiğinde yaşadığı duyguyu "Emeklerimin karşılığını aldım" sözleriyle anlatan Aydın, mesleki olarak karşılaştığı itfaiye vakaları sayesinde her gün yeni şeyler öğrendiğini ve bunun hayatını daha anlamlı kıldığını vurguladı. Sahada erkeklerle karşılaştıklarında bir şaşkınlık yaşandığını kaydeden Aydın, başarı sağladıklarında her şeyin seyrine döndüğünü ve bu durumun kendisini motive ettiğini ifade etti. ’’İnsanların uzaklaştığı yere koşarak gidiyoruz’’ Aydın, mesleki yaşamının ilk 5-6 ayında insanların kaçtığı olay yerine kendilerinin koşarak gittiklerini ve müdahale etmeye çalıştıkları durumun ilgisini çok çektiğini belirtti. "İtfaiyecilik erkek mesleğidir" algısının aslında alışılmış bir kalıp olduğuna dikkat çeken Aydın, şöyle konuştu: ‘’Bu zamanla aşılacak. Biz de bu algının aşılmasına öncülük ediyoruz. Kadının başaramayacağı hiçbir şey yok. Kendine güvenen ve inanan tüm arkadaşlarımız bu mesleği seçebilir." Mesleğe başlamadan önce çeşitli eğitimler aldıklarını ve bu eğitimlerin devam ettiğini ifade eden Aydın, vakalara müdahale etme ve farklı durumlar karşısında nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda birçok şey öğrendiklerini, sahada ise bunları pratiğe dönüştürdüklerini söyledi.
Türk bayrağını kapan sokağa çıktı, minik öğrenciler cumhuriyeti kutladı
28 Ekim 2025 Salı - 13:18 Türk bayrağını kapan sokağa çıktı, minik öğrenciler cumhuriyeti kutladı Diyarbakır’da Özel Maya ve Özel Bulut Başarı Okulları öğrencileri, kentin tarihi sokaklarında bando çalıp bayrak sallayarak Cumhuriyet Bayramını kutladı. Cumhuriyetin ilanının 102. yıl dönümünde, Özel Diyarbakır Maya Okulları ve Özel Bulut Başarı Okulları öğrencileri, günün anlamını sadece tarih kitaplarında değil, yaşadıkları kentte, halkın arasında ve hayatın içinde hissetmeleri amacıyla unutulmaz bir kutlama programı düzenledi. Bu doğrultuda Sur ilçesinde bulunan Nebi Cami önünde toplanan öğrenciler İç Kale Müzesi bahçesinde son bulan "Cumhuriyet Bayramı kutlama etkinliği ile bayrak yürüyüşü" gerçekleştirildi. Öğrencileri, bando takımı eşliğinde cumhuriyet marşları söyleyerek yürüdü, yürüyüş sonunda İstiklal Marşı okundu ve cumhuriyet ile Atatürk sevgisini anlatan şiirler seslendirildi. Ayrıca öğrenciler koro halince cumhuriyet şarkıları söyleyip dans gösterileri yaptı ve saz çalıp bayramı doyasıya kutladı. Yetkililer etkinliğin temel amacının cumhuriyetin değerlerini yeni nesillere aktarmak, milli birlik, beraberlik ve aidiyet duygusunu güçlendirmek, gençlerin, cumhuriyetin sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir duruş, bir irade ve bir ortak değerler bütünü olduğunu hissettirmek, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel dokusu içinde cumhuriyet coşkusunu halkımızla paylaşarak ülke genelinde birlik ve beraberliğin simgesini yaşatmak olduğunu vurguladı. Özel Diyarbakır Maya Okulları İlkokul Müdür Yardımcısı Tuğba Efe Akbulut, bugün cumhuriyetin coşkusunu kutlamak için bir arada olduklarını söyledi. Akbulut, "Cumhuriyet Bayramı, bizim için sadece bir tarih değil, aynı zamanda birlik, umut ve geleceğe atılan adımların ifadesidir. Öğrencilerimizin coşkusunu, emeklerini saygı duyarak onları tebrik ediyorum ve onlarla gurur duyuyoruz" dedi. Özel Bulut Başarı Okulu öğretmeni Gökşin Demiral ise cumhuriyetin ilanının 102’nci yılını kutlamak üzere okul olarak buraya geldiklerini ifade etti. Demiral, "Çok gururluyuz. Tüm sevincimizi öğrencilerimizle birlikte kutlamak için burada bulunuyoruz" şeklinde konuştu. Öğrencilerinden Hüseyin Semih Bulut, bugünün çok özel bir gün olduğunu aktardı. Bulut, "Çünkü cumhuriyet, özgürce düşünebilmek ve kendimizi ifade edebilmek demek. Biz, Türk gençliği olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda ne olursa olsun Cumhuriyeti arşa çıkartacağız. Böyle bir etkinliği Diyarbakır’ın tarihi sokaklarında bize yaşatan okulumuza ve burada bütün emeği geçen öğretmenlerimize teşekkür eder ve saygılarımı sunarım" ifadelerini kullandı. Bir diğer öğrenci Nupelda Kadriye Güler, bugün Cumhuriyet Bayramı kapsamında Diyarbakır’ın tarihi sokaklarında güzel bir yürüyüş gerçekleştirdiklerini aktardı. Güler, "Bu yürüyüşte bizimle beraber olan idarecilerimiz, okul müdürlerimiz ve öğretmenlerimize çok teşekkür ediyoruz" dedi. 4’üncü sınıf öğrencisi Nusret Balcı da birçok etkinlik yaptıklarını dile getirdi. Balcı, "Şarkılar söyledik, istiklal marşı okuduk, saygı duruşu yaptık, saz çaldılar ve çok beğendim" diye konuştu. Yürüyüşe çok sayıda vatandaş da alkışlarla eşlik etti.
Diyarbakır’da cinayet zanlısının, kadını öldürdüğü yere 7 kez gittiği ortaya çıktı
28 Ekim 2025 Salı - 13:15 Diyarbakır’da cinayet zanlısının, kadını öldürdüğü yere 7 kez gittiği ortaya çıktı Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 10 yıl önce 27 yaşındaki Gülizar Bingöl’ü öldüren zanlı Mehmet Biroğlu’nun, olayın ardından cesedin bulunduğu mağaraya 7 kez gittiği ortaya çıktı. Çermik’te 9 Ağustos 2015’te kırsaldaki bir mağarada cesedi yakılmış halde bulunan ve kimsesizler mezarlığına defnedilen kadının öldürülmesine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında, İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Kriminal Şube Müdürlüğü ile Çermik İlçe Jandarma Komutanlığı’nca özel ekip oluşturuldu. Özel ekip tarafından yürütülen çalışmalarla 10 yıl sonra aydınlatılan cinayetle ilgili tutuklanan şüpheli Mehmet Biroğlu’nun (42) cinayetin ardından olay yerine 7 kez gittiği daraltılmış baz çalışmasıyla belirlendi. Daraltılmış baz çalışmasına ilişkin 3 yeminli bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, Ergani ilçe merkezi, Çermik ilçesi girişi ve çıkışı ile Gülizar Bingöl’ün cesedinin bulunduğu Petekkaya Mahallesi’ndeki mağara içinde ve çevresinde ana baz, yan baz ve ara bazların tespit edildiği kaydedildi. Raporda, şunlar yer aldı: "Cep telefonunun verdiği baz sinyaline göre şüpheli Mehmet Biroğlu’nun 13 Temmuz 2015’te İzmir’den Diyarbakır’a geldiği belirlendi. Ailesinin Gülizar için kayıp ihbarında bulunduğu 29 Temmuz 2015’te saat 09.46 ve saat 10.07 sıralarında Biroğlu’nun Elazığ’ın Maden ilçesinden aşağıya doğru olan bölge civarında telefonunun baz verdiği, bu görüşmeden sonra telefonun kapandığı ya da kapatıldığı belirlendi. Telefon 31 Temmuz 2015’te saat 09.43 sıralarında İzmir’de açıldı ve yaklaşık 3 gün boyunca kapalı kaldı. Bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmektedir. Şüphelinin telefonu, 12 Ocak 2016’da saat 21.56, 14 Ocak 2016’da 22.40, 15 Ocak 2016’da 18.15, 16 Ocak 2016’da 17.15 ve 17.26, 17 Ocak 2016’da 21.21, 18 Ocak 2016’da 18.15, 20 Ocak 2016’da ise 20.30 sıralarında maktul Gülizar Bingöl’ün cesedinin bulunduğu bölge ve civarında baz verdiği değerlendirilmektedir." Raporda ayrıca Mehmet Biroğlu’nun kullandığı telefonun Gülizar Bingöl’ün kaybolmadan önce 19 Ocak 2015’te saat 16.22’de de cesedin bulunduğu bölgede baz verdiği yer aldı. Biroğlu, jandarma ve savcılıkta verdiği ifadelerde, Gülizar Bingöl’ün kalp hastası olduğunu, kendisini, ailesinin de bilgisi dahilinde 3-4 kez hastaneye götürdüğünü söyledi. Gülizar Bingöl ile herhangi bir gönül ilişkisi olmadığını belirten Biroğlu, "Kaybolduğu gün de kendisiyle telefonda görüştüm ancak buluşmadım. Çermik’in Petekkaya Mahallesi kırsalındaki kayalık bölgeye gitmedim. Cesedin bulunduğu yeri yeni öğrendim ve kesinlikle öldürmedim. Cinayet sonrası kesinlikle olay yerine gitmedim. Kullandığım cep telefonumun olay yerinde verdiği baz sinyal bilgisi tespitine bir diyeceğim yoktur" dedi. "Telefon HTS incelemelerine göre, Gülizar ile daha önce sık sık, yaklaşık 1,5 ayda bin 27 kez telefonla görüştüğü, kaybolduğunun öğrenilmesinden sonra ise hiç arama yapmadığının" sorulması üzerine Biroğlu, şunları ifade etti: "Gülizar beni hep arıyordu, normal konuşuyorduk. Çocuğum olmadığı için evlenmek istiyordum, bana kız bulmaya çalışıyordu. Telefonda bana Gülizar’ın kaybolduğu haberini veren kişilerin ona ulaşamadığını bildirdikleri için arama gereği duymadım. En son benimle görüştü ama Gülizar’ın başına ne geldiğini bilmiyorum. Olay günü Ergani ilçesinde Gülizar, tanımadığım bir numaradan beni aradı, ’sana bir kız ayarladım, üç yoldan yukarıya doğru gel’ dedi. Bahsettiği yere doğru gittim, 15-20 dakika bekledim. Kimse gelmeyince İzmir’e gitmek için Diyarbakır’a geldim. Sonrasında Gülizar ile herhangi bir irtibatım olmadı. Telefonumun kapanmasının nedeni şarjının bitmesi olabilir. İzmir’e gittiğimde telefonumu şarja taktığımı hatırlamıyorum." Gülizar Bingöl’ün eşi H.B. ise ifadesinde, Mehmet Biroğlu’nun üvey ablasının oğlu olduğunu, kaybolduğu gün eşini saat 09.00 ile 10.00 arasında arayıp küfrettiğini ileri sürerek, telefonu kapattıktan sonra bir daha kendisine ulaşamadığını aktardı. Şüpheli Mehmet Biroğlu’nun eski eşi F.A. da ifadesinde, "Gülizar, eski eşim Mehmet’in aracına binerdi ve hastaneye giderlerdi. Samimilerdi ancak aralarında gönül ilişkisi olduğunu bilmiyorum. Mehmet telefonla sürekli görüşürdü ama kiminle konuştuğunu ve mesajlaştığını bilmiyorum. Gülizar kaybolduğu gün Mehmet çanta hazırlayıp evden çıktı ancak birkaç gün sonra eve geri döndü" dedi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma dosyası, "yetkisizlik kararı" ile Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Kararda şu ifadeler kaydedildi: "Dosya şüphelisi Mehmet Biroğlu, Gülizar Bingöl’ü cesedini olay mahallinde bulunan balta ile yok etmeye çalışmıştır. Şüpheli daha sonra cesedi yakmak suretiyle yok etmeye yönelik eylemlerine devam etmiştir. Olayın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen herhangi bir pişmanlık bulgusu göstermeksizin tasarlamak suretiyle Gülizar Bingöl’ü öldürmüştür. Daraltılmış baz çalışmasıyla da şüphelinin olay yerine daha sonra defalarca gittiği tespit edilmiştir. Şikayetçinin başvurusuna konu olayın cereyan ettiği yerin yargı çevremizin dışında bulunduğu anlaşılmıştır. Başsavcılığı’mızın yer itibarıyla yetkisizliğine, evrakın gereğinin takdir ve ifası için Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 12. ve devamı maddeleri uyarınca karar verildi." DNA incelemesi ve yeniden yüzlendirme çalışmasıyla kimliği belirlenmişti Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde 29 Temmuz 2015’te ayrıldığı evine dönmeyen evli ve 3 çocuk annesi Gülizar Bingöl’ün yakınları kayıp başvurusunda bulunmuş, Çermik ilçesi kırsal Petekkaya Mahallesi’nde 9 Ağustos 2015’te bölgede piknik yapan bir aile, fark ettiği koku üzerine durumu jandarma ekiplerine bildirmişti. Olay yerine sevk edilen ilçe jandarma komutanlığı ekipleri, mağarada yakılmış cesetle karşılaşmış, otopside cesedin kime ait olduğu tespit edilemediği için cenaze Diyarbakır’da Yeniköy Mezarlığı’ndaki kimsesizler bölümüne defnedilmişti. O süreçte faili tespit edilemeyen cinayetin aydınlatılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma derinleştirilmiş, Başsavcılığın talimatıyla İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Kriminal Şube Müdürlüğü ile Çermik İlçe Jandarma Komutanlığı’nca cinayetin aydınlatılması amacıyla özel ekip oluşturulmuştu. İl Jandarma Komutanlığı ve JASAT tarafından yürütülen çalışmalarda, cesedin 2015’te Diyarbakır Kayapınar Huzur Polis Merkezi Amirliği’ne kayıp başvurusu yapılan Gülizar Bingöl’e ait olabileceği ihtimali değerlendirilerek, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla kayıp ve cesetle ilgili iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmişti. Soruşturma kapsamında, Gülizar ile daha önce HTS kayıtlarında sık sık telefon görüşmesi yaptığı belirlenen Mehmet Biroğlu gözaltına alınarak 20 Mayıs’ta tutuklanmış, cesedin kimliği 10 yıl sonra tekrar yapılan DNA incelemesi ve yeniden yüzlendirme çalışmasıyla belirlenmişti. DNA incelemesi, HTS ve daraltılmış baz çalışmaları sonucu elde edilen deliller doğrultusunda Diyarbakır T Tipi Kapalı Cezaevi’nden tekrar Diyarbakır Adliyesi’ne sevk edilen Biroğlu’nun yeniden ifadesi alınarak, tutukluluğunun devamına karar verilmişti. Gülizar’ın kimsesizler mezarlığındaki kabrine ailesi 10 yıl sonra ulaşmıştı.
Diyarbakır’da cinayet zanlısı, kadını öldürdüğü yere 4,5 ay sonra 7 kez gittiği ortaya çıktı
28 Ekim 2025 Salı - 12:58 Diyarbakır’da cinayet zanlısı, kadını öldürdüğü yere 4,5 ay sonra 7 kez gittiği ortaya çıktı Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 10 yıl önce 27 yaşındaki Gülizar Bingöl’ü öldüren zanlı Mehmet Biroğlu, olayın ardından cesedin bulunduğu mağaraya 7 kez gittiği ortaya çıktı. Çermik’te 9 Ağustos 2015’te kırsaldaki bir mağarada cesedi yakılmış halde bulunan ve kimsesizler mezarlığına defnedilen kadının öldürülmesine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında, İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Kriminal Şube Müdürlüğü ile Çermik İlçe Jandarma Komutanlığınca özel ekip oluşturuldu. Özel ekip tarafından yürütülen çalışmalarla 10 yıl sonra aydınlatılan cinayetle ilgili tutuklanan şüpheli Mehmet Biroğlu’nun (42) cinayetin ardından olay yerine 7 kez gittiği daraltılmış baz çalışmasıyla belirlendi. Daraltılmış baz çalışmasına ilişkin 3 yeminli bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, Ergani ilçe merkezi, Çermik ilçesi girişi ve çıkışı ile Gülizar Bingöl’ün cesedinin bulunduğu Petekkaya Mahallesi’ndeki mağara içinde ve çevresinde ana baz, yan baz ve ara bazların tespit edildiği kaydedildi. Raporda, şunlar yer aldı: "Cep telefonunun verdiği baz sinyaline göre şüpheli Mehmet Biroğlu’nun 13 Temmuz 2015’te İzmir’den Diyarbakır’a geldiği belirlendi. Ailesinin Gülizar için kayıp ihbarında bulunduğu 29 Temmuz 2015’te saat 09.46 ve saat 10.07 sıralarında Biroğlu’nun Elazığ’ın Maden ilçesinden aşağıya doğru olan bölge civarında telefonunun baz verdiği, bu görüşmeden sonra telefonun kapandığı ya da kapatıldığı belirlendi. Telefon 31 Temmuz 2015’te saat 09.43 sıralarında İzmir’de açıldı ve yaklaşık 3 gün boyunca kapalı kaldı. Bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmektedir. Şüphelinin telefonu, 12 Ocak 2016’da saat 21.56, 14 Ocak 2016’da 22.40, 15 Ocak 2016’da 18.15, 16 Ocak 2016’da 17.15 ve 17.26, 17 Ocak 2016’da 21.21, 18 Ocak 2016’da 18.15, 20 Ocak 2016’da ise 20.30 sıralarında maktul Gülizar Bingöl’ün cesedinin bulunduğu bölge ve civarında baz verdiği değerlendirilmektedir." Raporda ayrıca Mehmet Biroğlu’nun kullandığı telefonun Gülizar Bingöl’ün kaybolmadan önce 19 Ocak 2015’te saat 16.22’de de cesedin bulunduğu bölgede baz verdiği yer aldı. Biroğlu, jandarma ve savcılıkta verdiği ifadelerde, Gülizar Bingöl’ün kalp hastası olduğunu, kendisini, ailesinin de bilgisi dahilinde 3-4 kez hastaneye götürdüğünü söyledi. Gülizar Bingöl ile herhangi bir gönül ilişkisi olmadığını belirten Biroğlu, "Kaybolduğu gün de kendisiyle telefonda görüştüm ancak buluşmadım. Çermik’in Petekkaya Mahallesi kırsalındaki kayalık bölgeye gitmedim. Cesedin bulunduğu yeri yeni öğrendim ve kesinlikle öldürmedim. Cinayet sonrası kesinlikle olay yerine gitmedim. Kullandığım cep telefonumun olay yerinde verdiği baz sinyal bilgisi tespitine bir diyeceğim yoktur" dedi. "Telefon HTS incelemelerine göre, Gülizar ile daha önce sık sık, yaklaşık 1,5 ayda bin 27 kez telefonla görüştüğü, kaybolduğunun öğrenilmesinden sonra ise hiç arama yapmadığının’’ sorulması üzerine Biroğlu, şunları ifade etti: "Gülizar beni hep arıyordu, normal konuşuyorduk. Çocuğum olmadığı için evlenmek istiyordum, bana kız bulmaya çalışıyordu. Telefonda bana Gülizar’ın kaybolduğu haberini veren kişilerin ona ulaşamadığını bildirdikleri için arama gereği duymadım. En son benimle görüştü ama Gülizar’ın başına ne geldiğini bilmiyorum. Olay günü Ergani ilçesinde Gülizar, tanımadığım bir numaradan beni aradı, ’Sana bir kız ayarladım, üç yoldan yukarıya doğru gel.’ dedi. Bahsettiği yere doğru gittim, 15-20 dakika bekledim. Kimse gelmeyince İzmir’e gitmek için Diyarbakır’a geldim. Sonrasında Gülizar ile herhangi bir irtibatım olmadı. Telefonumun kapanmasının nedeni şarjının bitmesi olabilir. İzmir’e gittiğimde telefonumu şarja taktığımı hatırlamıyorum." Gülizar Bingöl’ün eşi H.B. ise ifadesinde, Mehmet Biroğlu’nun üvey ablasının oğlu olduğunu, kaybolduğu gün eşinin kendisini saat 09.00 ile 10.00 arasında arayarak küfrettiğini ileri süren H.B, telefonu kapattıktan sonra bir daha kendisine ulaşamadığını aktardı. Şüpheli Mehmet Biroğlu’nun eski eşi F.A. da ifadesinde, "Gülizar, eski eşim Mehmet’in aracına binerdi ve hastaneye giderlerdi. Samimilerdi ancak aralarında gönül ilişkisi olduğunu bilmiyorum. Mehmet telefonla sürekli görüşürdü ama kiminle konuştuğunu ve mesajlaştığını bilmiyorum. Gülizar kaybolduğu gün Mehmet çanta hazırlayıp evden çıktı ancak birkaç gün sonra eve geri döndü" ifadelerinde bulundu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma dosyası, "yetkisizlik kararı" ile Ergani Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Kararda şu ifadeler kaydedildi: "Dosya şüphelisi Mehmet Biroğlu, Gülizar Bingöl’ü cesedini olay mahallinde bulunan balta ile yok etmeye çalışmıştır. Şüpheli daha sonra cesedi yakmak suretiyle yok etmeye yönelik eylemlerine devam etmiştir. Olayın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen herhangi bir pişmanlık bulgusu göstermeksizin tasarlamak suretiyle Gülizar Bingöl’ü öldürmüştür. Daraltılmış baz çalışmasıyla da şüphelinin olay yerine daha sonra defalarca gittiği tespit edilmiştir. Şikayetçinin başvurusuna konu olayın cereyan ettiği yerin yargı çevremizin dışında bulunduğu anlaşılmıştır. Başsavcılığımızın yer itibarıyla yetkisizliğine, evrakın gereğinin takdir ve ifası için Ergani Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine CMK’nin 12. ve devamı maddeleri uyarınca karar verildi." DNA incelemesi ve yeniden yüzlendirme çalışmasıyla kimliği belirlenmişti Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde 29 Temmuz 2015’te ayrıldığı evine dönmeyen evli ve 3 çocuk annesi Gülizar Bingöl’ün yakınları kayıp başvurusunda bulunmuş, Çermik ilçesi kırsal Petekkaya Mahallesi’nde 9 Ağustos 2015’te bölgede piknik yapan bir aile, fark ettiği koku üzerine durumu jandarma ekiplerine bildirmişti. Olay yerine sevk edilen İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, mağarada yakılmış cesetle karşılaşmış, otopside cesedin kime ait olduğu tespit edilemediği için cenaze Diyarbakır’da Yeniköy Mezarlığı’ndaki kimsesizler bölümüne defnedilmişti. O süreçte faili tespit edilemeyen cinayetin aydınlatılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma derinleştirilmiş, Başsavcılığın talimatıyla İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Kriminal Şube Müdürlüğü ile Çermik İlçe Jandarma Komutanlığınca cinayetin aydınlatılması amacıyla özel ekip oluşturulmuştu. İl Jandarma Komutanlığı ve JASAT tarafından yürütülen çalışmalarda, cesedin 2015’te Diyarbakır Kayapınar Huzur Polis Merkezi Amirliğine kayıp başvurusu yapılan Gülizar Bingöl’e ait olabileceği ihtimali değerlendirilerek Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla kayıp ve cesetle ilgili iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmişti. Soruşturma kapsamında, Gülizar ile daha önce HTS kayıtlarında sık sık telefon görüşmesi yaptığı belirlenen Mehmet Biroğlu gözaltına alınarak 20 Mayıs’ta tutuklanmış, cesedin kimliği 10 yıl sonra tekrar yapılan DNA incelemesi ve yeniden yüzlendirme çalışmasıyla belirlenmişti. DNA incelemesi, HTS ve daraltılmış baz çalışmaları sonucu elde edilen deliller doğrultusunda Diyarbakır T Tipi Kapalı Cezaevinden tekrar Diyarbakır Adliyesine sevk edilen Biroğlu’nun yeniden ifadesi alınarak, tutukluluğunun devamına karar verilmişti. Gülizar, kimsesizler mezarlığındaki kabrine ailesi 10 yıl sonra ulaşmıştı. (RK-YRT
Olgunlaşma Enstitüsü’nde Cumhuriyet’in 102. yılına özel "bayrak" temalı eserler işlendi
28 Ekim 2025 Salı - 09:37 Olgunlaşma Enstitüsü’nde Cumhuriyet’in 102. yılına özel "bayrak" temalı eserler işlendi Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü, "Köklü Geçmişten Güçlü Cumhuriyete" temasıyla hazırladığı "bayrak" temalı özel çalışmalarını Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında kuruma gelen ziyaretçiler için sergiliyor. Cumhuriyet’in 102. yılı dolayısıyla hazırlanan "bayrak" temalı çalışmalar, ulusun bağımsızlık ruhunu ve kültürel köklerini sanatın diliyle buluşturuyor. Olgunlaşma Enstitüleri, geçmişle geleceği buluşturan kültürel köprüler olarak; geleneksel el sanatlarını çağdaş tasarım anlayışıyla harmanlayıp milli mirası geleceğe taşıyor. Koleksiyondaki her motif, emeği, üretkenliği ve estetik gücü temsil ederken; çalışmalar, milli birlik duygusunu ve kadim el sanatlarının zarafetini aynı potada buluşturuyor. Enstitünün nakış atölyesinde usta öğretici olan Sevim Ayaz, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle çeşitli çalışmaları olduğunu söyledi. Filografi sanatından bayrak çalışmasını yaptıklarını belirten Ayaz, "Bunların hazırlık aşaması desene ve boyuta göre değişiyor. Bir hafta 10 gün süreyle tamamlıyoruz çalışmalarımızı. Teşhir salonumuz var. Gelen misafirlerimize orada sergiliyoruz" dedi. Bakır atölyesinde usta öğretici Emine Güler ise 29 Ekim kapsamında bayrak çalışması yaptıklarını ifade ederek, "Bakıra, tunca, gümüşe işlediklerimiz de var. Yaptığımızı ürünleri teşhir odasında sergilemekteyiz. Bir çalışma en fazla iki gün sürer" şeklinde konuştu. Resim öğretmeni Meral Balkan Tekin de, resim atölyesinde farklı objeler üzerine bağımsızlığın sembolü olan al bayrağı resmettiklerini kaydederek, "Farklı tekniklerde taş ve tuvalin üzerine al bayrağımızı resmetmekteyiz" diye konuştu.