Yerel Haberler
Diyarbakır
06 Mart 2026 Cuma - 16:50 DTSO açıkladı: Türkiye’nin Irak ihracatı düşüşte Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), 2026 yılı Şubat ayına ilişkin ihracat verilerini açıkladı. Açıklanan rakamlar, Türkiye’nin en önemli dış pazarlarından biri olan Irak’a yapılan ihracatta belirgin bir gerileme yaşandığını ortaya koydu. Türkiye genelinde Irak pazarında yaşanan düşüş, bölge illerinin ihracatına da doğrudan yansıdı. DTSO verilerine göre Türkiye’nin Irak’a yaptığı ihracat, Şubat 2025’e kıyasla Şubat 2026’da yüzde 25,5 düşüş gösterdi. Irak pazarındaki daralma, özellikle Güneydoğu Anadolu’daki ihracatçı illeri daha güçlü şekilde etkiledi. Diyarbakır’ın Irak’a yaptığı ihracat aynı dönemde yüzde 43 oranında düştü. Irak hükümetinin gümrük ve vergi sisteminde yaptığı köklü değişiklikler, özellikle Federal Kürdistan Bölgesi üzerinden Irak’ın orta ve güney kentlerine yapılan ihracatta belirgin bir daralmaya yol açtı. Yılın başından itibaren birçok üründe yüksek oranlı gümrük vergileri uygulanmaya başlanırken, Irak yönetimi, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından geliştirilen ASYCUDA sistemini devreye aldı. Gümrük işlemlerini dijitalleştiren ASYCUDA ile birlikte daha önce konteyner başına sabit ücret üzerinden alınan vergiler kaldırılarak, ürünlerin HS kodlarına göre yüzdelik vergi sistemine geçildi. Bu değişiklikle bazı ürünlerde vergi oranı yüzde 6,5’ten yüzde 30’a yükseldi. Sanayiciler için adeta ikinci bir gümrük kapısı haline dönüşen yeni sistemin uygulanmasının ardından Türkiye’nin Irak ile ticaret hacmi düştü. Irak pazarındaki daralmaya rağmen Diyarbakır’ın bazı pazarlarda ihracatı yükseldi. Almanya’ya yapılan ihracat yüzde 186, Çin’e yapılan ihracat yüzde 160, Libya’ya yapılan ihracat ise yüzde 285 artış gösterdi. Bu gelişmeler, Diyarbakır ihracatının farklı pazarlara yönelme potansiyeline işaret ediyor. Sanayi ve ham madde ağırlıklı yapısıyla öne çıkan Diyarbakır ihracatında, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü yüzde 53 artış kaydetti. Madencilik ürünleri ihracatı da yükseldi. Yılın ilk iki ayında ise Diyarbakır’da ihracat yüzde 23 geriledi.
06 Mart 2026 Cuma - 16:44 Çermik’te deprem tatbikatı Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 1-7 Mart Deprem Haftası münasebetiyle okullarda deprem tatbikatı yapıldı. Çermik Fen Lisesi ve Hakan Bahçeci Anadolu Lisesinde gerçekleştirilen tatbikatlarda, depremle karşılaşılması durumunda neler yapılacağı öğrencilere hem teorik hemde pratik olarak anlatıldı. Yapılan deprem tatbikatı ile ilgili açıklamalarda bulunan Hakan Bahçeci Anadolu Lisesi Müdürü Nurettin Yıldırım, ’’1–7 Mart Deprem Haftası kapsamında okulumuzda öğrencilerimize yönelik kapsamlı bir bilinçlendirme çalışması gerçekleştirdik. Öğretmenlerimiz tarafından sınıflarda deprem öncesinde alınması gereken tedbirler, deprem anında uygulanması gereken ‘çök–kapan–tutun’ yöntemi ve güvenli tahliye süreçleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Ardından yapılan tatbikatla öğrencilerimiz, teorik olarak öğrendikleri bilgileri uygulamalı şekilde deneyimleme fırsatı buldu. Tatbikat sonrasında okul bahçesinde bir araya gelen öğrencilerimiz, çember oluşturarak deprem anını simüle eden farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Amacımız, öğrencilerimizin olası bir afet durumunda panik yapmadan doğru davranışları sergileyebilecek bilgi ve reflekslere sahip olmalarını sağlamaktır. Afet bilincinin küçük yaşlarda kazandırılması, toplumun afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi açısından büyük önem taşımaktadır’’ dedi.
Türk bayrağını kapan sokağa çıktı, minik öğrenciler cumhuriyeti kutladı
28 Ekim 2025 Salı - 13:18 Türk bayrağını kapan sokağa çıktı, minik öğrenciler cumhuriyeti kutladı Diyarbakır’da Özel Maya ve Özel Bulut Başarı Okulları öğrencileri, kentin tarihi sokaklarında bando çalıp bayrak sallayarak Cumhuriyet Bayramını kutladı. Cumhuriyetin ilanının 102. yıl dönümünde, Özel Diyarbakır Maya Okulları ve Özel Bulut Başarı Okulları öğrencileri, günün anlamını sadece tarih kitaplarında değil, yaşadıkları kentte, halkın arasında ve hayatın içinde hissetmeleri amacıyla unutulmaz bir kutlama programı düzenledi. Bu doğrultuda Sur ilçesinde bulunan Nebi Cami önünde toplanan öğrenciler İç Kale Müzesi bahçesinde son bulan "Cumhuriyet Bayramı kutlama etkinliği ile bayrak yürüyüşü" gerçekleştirildi. Öğrencileri, bando takımı eşliğinde cumhuriyet marşları söyleyerek yürüdü, yürüyüş sonunda İstiklal Marşı okundu ve cumhuriyet ile Atatürk sevgisini anlatan şiirler seslendirildi. Ayrıca öğrenciler koro halince cumhuriyet şarkıları söyleyip dans gösterileri yaptı ve saz çalıp bayramı doyasıya kutladı. Yetkililer etkinliğin temel amacının cumhuriyetin değerlerini yeni nesillere aktarmak, milli birlik, beraberlik ve aidiyet duygusunu güçlendirmek, gençlerin, cumhuriyetin sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir duruş, bir irade ve bir ortak değerler bütünü olduğunu hissettirmek, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel dokusu içinde cumhuriyet coşkusunu halkımızla paylaşarak ülke genelinde birlik ve beraberliğin simgesini yaşatmak olduğunu vurguladı. Özel Diyarbakır Maya Okulları İlkokul Müdür Yardımcısı Tuğba Efe Akbulut, bugün cumhuriyetin coşkusunu kutlamak için bir arada olduklarını söyledi. Akbulut, "Cumhuriyet Bayramı, bizim için sadece bir tarih değil, aynı zamanda birlik, umut ve geleceğe atılan adımların ifadesidir. Öğrencilerimizin coşkusunu, emeklerini saygı duyarak onları tebrik ediyorum ve onlarla gurur duyuyoruz" dedi. Özel Bulut Başarı Okulu öğretmeni Gökşin Demiral ise cumhuriyetin ilanının 102’nci yılını kutlamak üzere okul olarak buraya geldiklerini ifade etti. Demiral, "Çok gururluyuz. Tüm sevincimizi öğrencilerimizle birlikte kutlamak için burada bulunuyoruz" şeklinde konuştu. Öğrencilerinden Hüseyin Semih Bulut, bugünün çok özel bir gün olduğunu aktardı. Bulut, "Çünkü cumhuriyet, özgürce düşünebilmek ve kendimizi ifade edebilmek demek. Biz, Türk gençliği olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda ne olursa olsun Cumhuriyeti arşa çıkartacağız. Böyle bir etkinliği Diyarbakır’ın tarihi sokaklarında bize yaşatan okulumuza ve burada bütün emeği geçen öğretmenlerimize teşekkür eder ve saygılarımı sunarım" ifadelerini kullandı. Bir diğer öğrenci Nupelda Kadriye Güler, bugün Cumhuriyet Bayramı kapsamında Diyarbakır’ın tarihi sokaklarında güzel bir yürüyüş gerçekleştirdiklerini aktardı. Güler, "Bu yürüyüşte bizimle beraber olan idarecilerimiz, okul müdürlerimiz ve öğretmenlerimize çok teşekkür ediyoruz" dedi. 4’üncü sınıf öğrencisi Nusret Balcı da birçok etkinlik yaptıklarını dile getirdi. Balcı, "Şarkılar söyledik, istiklal marşı okuduk, saygı duruşu yaptık, saz çaldılar ve çok beğendim" diye konuştu. Yürüyüşe çok sayıda vatandaş da alkışlarla eşlik etti.
Diyarbakır’da cinayet zanlısının, kadını öldürdüğü yere 7 kez gittiği ortaya çıktı
28 Ekim 2025 Salı - 13:15 Diyarbakır’da cinayet zanlısının, kadını öldürdüğü yere 7 kez gittiği ortaya çıktı Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 10 yıl önce 27 yaşındaki Gülizar Bingöl’ü öldüren zanlı Mehmet Biroğlu’nun, olayın ardından cesedin bulunduğu mağaraya 7 kez gittiği ortaya çıktı. Çermik’te 9 Ağustos 2015’te kırsaldaki bir mağarada cesedi yakılmış halde bulunan ve kimsesizler mezarlığına defnedilen kadının öldürülmesine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında, İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Kriminal Şube Müdürlüğü ile Çermik İlçe Jandarma Komutanlığı’nca özel ekip oluşturuldu. Özel ekip tarafından yürütülen çalışmalarla 10 yıl sonra aydınlatılan cinayetle ilgili tutuklanan şüpheli Mehmet Biroğlu’nun (42) cinayetin ardından olay yerine 7 kez gittiği daraltılmış baz çalışmasıyla belirlendi. Daraltılmış baz çalışmasına ilişkin 3 yeminli bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, Ergani ilçe merkezi, Çermik ilçesi girişi ve çıkışı ile Gülizar Bingöl’ün cesedinin bulunduğu Petekkaya Mahallesi’ndeki mağara içinde ve çevresinde ana baz, yan baz ve ara bazların tespit edildiği kaydedildi. Raporda, şunlar yer aldı: "Cep telefonunun verdiği baz sinyaline göre şüpheli Mehmet Biroğlu’nun 13 Temmuz 2015’te İzmir’den Diyarbakır’a geldiği belirlendi. Ailesinin Gülizar için kayıp ihbarında bulunduğu 29 Temmuz 2015’te saat 09.46 ve saat 10.07 sıralarında Biroğlu’nun Elazığ’ın Maden ilçesinden aşağıya doğru olan bölge civarında telefonunun baz verdiği, bu görüşmeden sonra telefonun kapandığı ya da kapatıldığı belirlendi. Telefon 31 Temmuz 2015’te saat 09.43 sıralarında İzmir’de açıldı ve yaklaşık 3 gün boyunca kapalı kaldı. Bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmektedir. Şüphelinin telefonu, 12 Ocak 2016’da saat 21.56, 14 Ocak 2016’da 22.40, 15 Ocak 2016’da 18.15, 16 Ocak 2016’da 17.15 ve 17.26, 17 Ocak 2016’da 21.21, 18 Ocak 2016’da 18.15, 20 Ocak 2016’da ise 20.30 sıralarında maktul Gülizar Bingöl’ün cesedinin bulunduğu bölge ve civarında baz verdiği değerlendirilmektedir." Raporda ayrıca Mehmet Biroğlu’nun kullandığı telefonun Gülizar Bingöl’ün kaybolmadan önce 19 Ocak 2015’te saat 16.22’de de cesedin bulunduğu bölgede baz verdiği yer aldı. Biroğlu, jandarma ve savcılıkta verdiği ifadelerde, Gülizar Bingöl’ün kalp hastası olduğunu, kendisini, ailesinin de bilgisi dahilinde 3-4 kez hastaneye götürdüğünü söyledi. Gülizar Bingöl ile herhangi bir gönül ilişkisi olmadığını belirten Biroğlu, "Kaybolduğu gün de kendisiyle telefonda görüştüm ancak buluşmadım. Çermik’in Petekkaya Mahallesi kırsalındaki kayalık bölgeye gitmedim. Cesedin bulunduğu yeri yeni öğrendim ve kesinlikle öldürmedim. Cinayet sonrası kesinlikle olay yerine gitmedim. Kullandığım cep telefonumun olay yerinde verdiği baz sinyal bilgisi tespitine bir diyeceğim yoktur" dedi. "Telefon HTS incelemelerine göre, Gülizar ile daha önce sık sık, yaklaşık 1,5 ayda bin 27 kez telefonla görüştüğü, kaybolduğunun öğrenilmesinden sonra ise hiç arama yapmadığının" sorulması üzerine Biroğlu, şunları ifade etti: "Gülizar beni hep arıyordu, normal konuşuyorduk. Çocuğum olmadığı için evlenmek istiyordum, bana kız bulmaya çalışıyordu. Telefonda bana Gülizar’ın kaybolduğu haberini veren kişilerin ona ulaşamadığını bildirdikleri için arama gereği duymadım. En son benimle görüştü ama Gülizar’ın başına ne geldiğini bilmiyorum. Olay günü Ergani ilçesinde Gülizar, tanımadığım bir numaradan beni aradı, ’sana bir kız ayarladım, üç yoldan yukarıya doğru gel’ dedi. Bahsettiği yere doğru gittim, 15-20 dakika bekledim. Kimse gelmeyince İzmir’e gitmek için Diyarbakır’a geldim. Sonrasında Gülizar ile herhangi bir irtibatım olmadı. Telefonumun kapanmasının nedeni şarjının bitmesi olabilir. İzmir’e gittiğimde telefonumu şarja taktığımı hatırlamıyorum." Gülizar Bingöl’ün eşi H.B. ise ifadesinde, Mehmet Biroğlu’nun üvey ablasının oğlu olduğunu, kaybolduğu gün eşini saat 09.00 ile 10.00 arasında arayıp küfrettiğini ileri sürerek, telefonu kapattıktan sonra bir daha kendisine ulaşamadığını aktardı. Şüpheli Mehmet Biroğlu’nun eski eşi F.A. da ifadesinde, "Gülizar, eski eşim Mehmet’in aracına binerdi ve hastaneye giderlerdi. Samimilerdi ancak aralarında gönül ilişkisi olduğunu bilmiyorum. Mehmet telefonla sürekli görüşürdü ama kiminle konuştuğunu ve mesajlaştığını bilmiyorum. Gülizar kaybolduğu gün Mehmet çanta hazırlayıp evden çıktı ancak birkaç gün sonra eve geri döndü" dedi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma dosyası, "yetkisizlik kararı" ile Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Kararda şu ifadeler kaydedildi: "Dosya şüphelisi Mehmet Biroğlu, Gülizar Bingöl’ü cesedini olay mahallinde bulunan balta ile yok etmeye çalışmıştır. Şüpheli daha sonra cesedi yakmak suretiyle yok etmeye yönelik eylemlerine devam etmiştir. Olayın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen herhangi bir pişmanlık bulgusu göstermeksizin tasarlamak suretiyle Gülizar Bingöl’ü öldürmüştür. Daraltılmış baz çalışmasıyla da şüphelinin olay yerine daha sonra defalarca gittiği tespit edilmiştir. Şikayetçinin başvurusuna konu olayın cereyan ettiği yerin yargı çevremizin dışında bulunduğu anlaşılmıştır. Başsavcılığı’mızın yer itibarıyla yetkisizliğine, evrakın gereğinin takdir ve ifası için Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 12. ve devamı maddeleri uyarınca karar verildi." DNA incelemesi ve yeniden yüzlendirme çalışmasıyla kimliği belirlenmişti Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde 29 Temmuz 2015’te ayrıldığı evine dönmeyen evli ve 3 çocuk annesi Gülizar Bingöl’ün yakınları kayıp başvurusunda bulunmuş, Çermik ilçesi kırsal Petekkaya Mahallesi’nde 9 Ağustos 2015’te bölgede piknik yapan bir aile, fark ettiği koku üzerine durumu jandarma ekiplerine bildirmişti. Olay yerine sevk edilen ilçe jandarma komutanlığı ekipleri, mağarada yakılmış cesetle karşılaşmış, otopside cesedin kime ait olduğu tespit edilemediği için cenaze Diyarbakır’da Yeniköy Mezarlığı’ndaki kimsesizler bölümüne defnedilmişti. O süreçte faili tespit edilemeyen cinayetin aydınlatılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma derinleştirilmiş, Başsavcılığın talimatıyla İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Kriminal Şube Müdürlüğü ile Çermik İlçe Jandarma Komutanlığı’nca cinayetin aydınlatılması amacıyla özel ekip oluşturulmuştu. İl Jandarma Komutanlığı ve JASAT tarafından yürütülen çalışmalarda, cesedin 2015’te Diyarbakır Kayapınar Huzur Polis Merkezi Amirliği’ne kayıp başvurusu yapılan Gülizar Bingöl’e ait olabileceği ihtimali değerlendirilerek, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla kayıp ve cesetle ilgili iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmişti. Soruşturma kapsamında, Gülizar ile daha önce HTS kayıtlarında sık sık telefon görüşmesi yaptığı belirlenen Mehmet Biroğlu gözaltına alınarak 20 Mayıs’ta tutuklanmış, cesedin kimliği 10 yıl sonra tekrar yapılan DNA incelemesi ve yeniden yüzlendirme çalışmasıyla belirlenmişti. DNA incelemesi, HTS ve daraltılmış baz çalışmaları sonucu elde edilen deliller doğrultusunda Diyarbakır T Tipi Kapalı Cezaevi’nden tekrar Diyarbakır Adliyesi’ne sevk edilen Biroğlu’nun yeniden ifadesi alınarak, tutukluluğunun devamına karar verilmişti. Gülizar’ın kimsesizler mezarlığındaki kabrine ailesi 10 yıl sonra ulaşmıştı.
Diyarbakır’da cinayet zanlısı, kadını öldürdüğü yere 4,5 ay sonra 7 kez gittiği ortaya çıktı
28 Ekim 2025 Salı - 12:58 Diyarbakır’da cinayet zanlısı, kadını öldürdüğü yere 4,5 ay sonra 7 kez gittiği ortaya çıktı Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 10 yıl önce 27 yaşındaki Gülizar Bingöl’ü öldüren zanlı Mehmet Biroğlu, olayın ardından cesedin bulunduğu mağaraya 7 kez gittiği ortaya çıktı. Çermik’te 9 Ağustos 2015’te kırsaldaki bir mağarada cesedi yakılmış halde bulunan ve kimsesizler mezarlığına defnedilen kadının öldürülmesine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında, İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Kriminal Şube Müdürlüğü ile Çermik İlçe Jandarma Komutanlığınca özel ekip oluşturuldu. Özel ekip tarafından yürütülen çalışmalarla 10 yıl sonra aydınlatılan cinayetle ilgili tutuklanan şüpheli Mehmet Biroğlu’nun (42) cinayetin ardından olay yerine 7 kez gittiği daraltılmış baz çalışmasıyla belirlendi. Daraltılmış baz çalışmasına ilişkin 3 yeminli bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, Ergani ilçe merkezi, Çermik ilçesi girişi ve çıkışı ile Gülizar Bingöl’ün cesedinin bulunduğu Petekkaya Mahallesi’ndeki mağara içinde ve çevresinde ana baz, yan baz ve ara bazların tespit edildiği kaydedildi. Raporda, şunlar yer aldı: "Cep telefonunun verdiği baz sinyaline göre şüpheli Mehmet Biroğlu’nun 13 Temmuz 2015’te İzmir’den Diyarbakır’a geldiği belirlendi. Ailesinin Gülizar için kayıp ihbarında bulunduğu 29 Temmuz 2015’te saat 09.46 ve saat 10.07 sıralarında Biroğlu’nun Elazığ’ın Maden ilçesinden aşağıya doğru olan bölge civarında telefonunun baz verdiği, bu görüşmeden sonra telefonun kapandığı ya da kapatıldığı belirlendi. Telefon 31 Temmuz 2015’te saat 09.43 sıralarında İzmir’de açıldı ve yaklaşık 3 gün boyunca kapalı kaldı. Bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmektedir. Şüphelinin telefonu, 12 Ocak 2016’da saat 21.56, 14 Ocak 2016’da 22.40, 15 Ocak 2016’da 18.15, 16 Ocak 2016’da 17.15 ve 17.26, 17 Ocak 2016’da 21.21, 18 Ocak 2016’da 18.15, 20 Ocak 2016’da ise 20.30 sıralarında maktul Gülizar Bingöl’ün cesedinin bulunduğu bölge ve civarında baz verdiği değerlendirilmektedir." Raporda ayrıca Mehmet Biroğlu’nun kullandığı telefonun Gülizar Bingöl’ün kaybolmadan önce 19 Ocak 2015’te saat 16.22’de de cesedin bulunduğu bölgede baz verdiği yer aldı. Biroğlu, jandarma ve savcılıkta verdiği ifadelerde, Gülizar Bingöl’ün kalp hastası olduğunu, kendisini, ailesinin de bilgisi dahilinde 3-4 kez hastaneye götürdüğünü söyledi. Gülizar Bingöl ile herhangi bir gönül ilişkisi olmadığını belirten Biroğlu, "Kaybolduğu gün de kendisiyle telefonda görüştüm ancak buluşmadım. Çermik’in Petekkaya Mahallesi kırsalındaki kayalık bölgeye gitmedim. Cesedin bulunduğu yeri yeni öğrendim ve kesinlikle öldürmedim. Cinayet sonrası kesinlikle olay yerine gitmedim. Kullandığım cep telefonumun olay yerinde verdiği baz sinyal bilgisi tespitine bir diyeceğim yoktur" dedi. "Telefon HTS incelemelerine göre, Gülizar ile daha önce sık sık, yaklaşık 1,5 ayda bin 27 kez telefonla görüştüğü, kaybolduğunun öğrenilmesinden sonra ise hiç arama yapmadığının’’ sorulması üzerine Biroğlu, şunları ifade etti: "Gülizar beni hep arıyordu, normal konuşuyorduk. Çocuğum olmadığı için evlenmek istiyordum, bana kız bulmaya çalışıyordu. Telefonda bana Gülizar’ın kaybolduğu haberini veren kişilerin ona ulaşamadığını bildirdikleri için arama gereği duymadım. En son benimle görüştü ama Gülizar’ın başına ne geldiğini bilmiyorum. Olay günü Ergani ilçesinde Gülizar, tanımadığım bir numaradan beni aradı, ’Sana bir kız ayarladım, üç yoldan yukarıya doğru gel.’ dedi. Bahsettiği yere doğru gittim, 15-20 dakika bekledim. Kimse gelmeyince İzmir’e gitmek için Diyarbakır’a geldim. Sonrasında Gülizar ile herhangi bir irtibatım olmadı. Telefonumun kapanmasının nedeni şarjının bitmesi olabilir. İzmir’e gittiğimde telefonumu şarja taktığımı hatırlamıyorum." Gülizar Bingöl’ün eşi H.B. ise ifadesinde, Mehmet Biroğlu’nun üvey ablasının oğlu olduğunu, kaybolduğu gün eşinin kendisini saat 09.00 ile 10.00 arasında arayarak küfrettiğini ileri süren H.B, telefonu kapattıktan sonra bir daha kendisine ulaşamadığını aktardı. Şüpheli Mehmet Biroğlu’nun eski eşi F.A. da ifadesinde, "Gülizar, eski eşim Mehmet’in aracına binerdi ve hastaneye giderlerdi. Samimilerdi ancak aralarında gönül ilişkisi olduğunu bilmiyorum. Mehmet telefonla sürekli görüşürdü ama kiminle konuştuğunu ve mesajlaştığını bilmiyorum. Gülizar kaybolduğu gün Mehmet çanta hazırlayıp evden çıktı ancak birkaç gün sonra eve geri döndü" ifadelerinde bulundu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma dosyası, "yetkisizlik kararı" ile Ergani Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Kararda şu ifadeler kaydedildi: "Dosya şüphelisi Mehmet Biroğlu, Gülizar Bingöl’ü cesedini olay mahallinde bulunan balta ile yok etmeye çalışmıştır. Şüpheli daha sonra cesedi yakmak suretiyle yok etmeye yönelik eylemlerine devam etmiştir. Olayın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen herhangi bir pişmanlık bulgusu göstermeksizin tasarlamak suretiyle Gülizar Bingöl’ü öldürmüştür. Daraltılmış baz çalışmasıyla da şüphelinin olay yerine daha sonra defalarca gittiği tespit edilmiştir. Şikayetçinin başvurusuna konu olayın cereyan ettiği yerin yargı çevremizin dışında bulunduğu anlaşılmıştır. Başsavcılığımızın yer itibarıyla yetkisizliğine, evrakın gereğinin takdir ve ifası için Ergani Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine CMK’nin 12. ve devamı maddeleri uyarınca karar verildi." DNA incelemesi ve yeniden yüzlendirme çalışmasıyla kimliği belirlenmişti Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde 29 Temmuz 2015’te ayrıldığı evine dönmeyen evli ve 3 çocuk annesi Gülizar Bingöl’ün yakınları kayıp başvurusunda bulunmuş, Çermik ilçesi kırsal Petekkaya Mahallesi’nde 9 Ağustos 2015’te bölgede piknik yapan bir aile, fark ettiği koku üzerine durumu jandarma ekiplerine bildirmişti. Olay yerine sevk edilen İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, mağarada yakılmış cesetle karşılaşmış, otopside cesedin kime ait olduğu tespit edilemediği için cenaze Diyarbakır’da Yeniköy Mezarlığı’ndaki kimsesizler bölümüne defnedilmişti. O süreçte faili tespit edilemeyen cinayetin aydınlatılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma derinleştirilmiş, Başsavcılığın talimatıyla İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Kriminal Şube Müdürlüğü ile Çermik İlçe Jandarma Komutanlığınca cinayetin aydınlatılması amacıyla özel ekip oluşturulmuştu. İl Jandarma Komutanlığı ve JASAT tarafından yürütülen çalışmalarda, cesedin 2015’te Diyarbakır Kayapınar Huzur Polis Merkezi Amirliğine kayıp başvurusu yapılan Gülizar Bingöl’e ait olabileceği ihtimali değerlendirilerek Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla kayıp ve cesetle ilgili iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmişti. Soruşturma kapsamında, Gülizar ile daha önce HTS kayıtlarında sık sık telefon görüşmesi yaptığı belirlenen Mehmet Biroğlu gözaltına alınarak 20 Mayıs’ta tutuklanmış, cesedin kimliği 10 yıl sonra tekrar yapılan DNA incelemesi ve yeniden yüzlendirme çalışmasıyla belirlenmişti. DNA incelemesi, HTS ve daraltılmış baz çalışmaları sonucu elde edilen deliller doğrultusunda Diyarbakır T Tipi Kapalı Cezaevinden tekrar Diyarbakır Adliyesine sevk edilen Biroğlu’nun yeniden ifadesi alınarak, tutukluluğunun devamına karar verilmişti. Gülizar, kimsesizler mezarlığındaki kabrine ailesi 10 yıl sonra ulaşmıştı. (RK-YRT
Olgunlaşma Enstitüsü’nde Cumhuriyet’in 102. yılına özel "bayrak" temalı eserler işlendi
28 Ekim 2025 Salı - 09:37 Olgunlaşma Enstitüsü’nde Cumhuriyet’in 102. yılına özel "bayrak" temalı eserler işlendi Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü, "Köklü Geçmişten Güçlü Cumhuriyete" temasıyla hazırladığı "bayrak" temalı özel çalışmalarını Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında kuruma gelen ziyaretçiler için sergiliyor. Cumhuriyet’in 102. yılı dolayısıyla hazırlanan "bayrak" temalı çalışmalar, ulusun bağımsızlık ruhunu ve kültürel köklerini sanatın diliyle buluşturuyor. Olgunlaşma Enstitüleri, geçmişle geleceği buluşturan kültürel köprüler olarak; geleneksel el sanatlarını çağdaş tasarım anlayışıyla harmanlayıp milli mirası geleceğe taşıyor. Koleksiyondaki her motif, emeği, üretkenliği ve estetik gücü temsil ederken; çalışmalar, milli birlik duygusunu ve kadim el sanatlarının zarafetini aynı potada buluşturuyor. Enstitünün nakış atölyesinde usta öğretici olan Sevim Ayaz, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle çeşitli çalışmaları olduğunu söyledi. Filografi sanatından bayrak çalışmasını yaptıklarını belirten Ayaz, "Bunların hazırlık aşaması desene ve boyuta göre değişiyor. Bir hafta 10 gün süreyle tamamlıyoruz çalışmalarımızı. Teşhir salonumuz var. Gelen misafirlerimize orada sergiliyoruz" dedi. Bakır atölyesinde usta öğretici Emine Güler ise 29 Ekim kapsamında bayrak çalışması yaptıklarını ifade ederek, "Bakıra, tunca, gümüşe işlediklerimiz de var. Yaptığımızı ürünleri teşhir odasında sergilemekteyiz. Bir çalışma en fazla iki gün sürer" şeklinde konuştu. Resim öğretmeni Meral Balkan Tekin de, resim atölyesinde farklı objeler üzerine bağımsızlığın sembolü olan al bayrağı resmettiklerini kaydederek, "Farklı tekniklerde taş ve tuvalin üzerine al bayrağımızı resmetmekteyiz" diye konuştu.
Diyarbakır’da kadınlar, meme kanseri taramaları için Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuruyor
28 Ekim 2025 Salı - 09:34 Diyarbakır’da kadınlar, meme kanseri taramaları için Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuruyor Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kanser taramaları için Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuran kadınlar, taşımayla Kayapınar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’ne (KETEM) getirilerek kanser taramaları yapılıyor. Diyarbakır’da 40-69 yaş arası kadınlar, meme kanseri taramaları yapılması için Bağlar Batıkent Aile Sağlığı Merkezi’ne başvurdu. Buraya başvuran kadınlar, İl Sağlık Müdürlüğü araçlarıyla Aile Sağlığı Merkezi’nden alınıp Kayapınar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM) getirilerek taramaları yapılıyor. Halk Sağlığı uzmanı doktor Hikmet Emin Yorulmaz, meme kanserinin kadın kanserlerinde ilk sırada olduğunu 40-69 yaş arası kadınların 2 yılda bir kez Meme kanseri taramalarını yaptırmaları için davet edildiğini ifade etti. Ayrıca iki kanser taramasının daha olduğunu belirten Yorulmaz, "50-70 Yaş arası kadın-erkek vatandaşlara 2 yılda bir Kalın Bağırsak Kanseri Taraması ve 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir kez Rahim Ağzı Kanseri Taraması yapmaktayız. Erken Teşhis tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanmasına sağlayarak sağ kalım oranını arttırmaktadır" dedi. Yorulmaz, hastanın kanser ilerlediği zaman kemoterapi, radyoterapi süreçleri ve daha zorlu bir sürece girdiğine dikkat çekerek, "Biz, erken teşhisle bunun önüne geçmiş oluyoruz, hastanın konforunu artırıyoruz. Taramalarımız 81 ilimizde. Diyarbakır’ımızda da, Kayapınar, Bismil, Yenişehir ve Bağlar ilçelerinizdeki KETEM’lerimiz de yapılıyor. Aynı zamanda Ergani ve Kayapınar Sağlıklı Hayat Merkezleri’miz de var. Burada da yapılıyor. Taşımalı hizmet sistemimiz var. Taşımalı hizmetimizde de yapılıyor. Aile Sağlığı Merkezleri’mizden yaş aralığı uygun olan kadınlar davet edilerek taşıma ile belirleniyor. KETEM’lerde uygun taramaları yapıyoruz. Tarama sonucu şüpheli kişiler Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde hizmet veren ileri Teşhis Merkezi’ne sevk edilmekte, tanı takibi yapılmaktadır. Tanı alan kişilerin ise takibi tarafımızdan yapılmaktadır" şeklinde konuştu.
Kadınlar, meme kanseri taramaları için Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuruyor
28 Ekim 2025 Salı - 09:32 Kadınlar, meme kanseri taramaları için Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuruyor Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kanser taramaları için Aile Sağlığı Merkezine başvuran kadınlar, taşımayla Kayapınar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’ne (KETEM) getirilerek kanser taramaları yapılıyor. Diyarbakır’da 40-69 yaş arası kadınlar, meme kanseri taramaları yapılması için Bağlar Batıkent Aile Sağlığı Merkezine başvurdu. Buraya başvuran kadınlar, İl Sağlık Müdürlüğü araçlarıyla Aile Sağlığı Merkezinden alınıp Kayapınar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM) getirilerek taramaları yapılıyor. Halk Sağlığı uzmanı doktor Hikmet Emin Yorulmaz, meme kanserinin kadın kanserlerinde ilk sırada olduğunu 40-69 yaş arası kadınların 2 yılda bir kez Meme kanseri taramalarını yaptırmaları için davet edildiğini ifade etti. Ayrıca iki kanser taramasının daha olduğunu belirten Yorulmaz, "50-70 Yaş arası kadın-erkek vatandaşlara 2 yılda bir Kalın Bağırsak Kanseri Taraması ve 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir kez Rahim Ağzı Kanseri Taraması yapmaktayız. Erken Teşhis tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanmasına sağlayarak sağ kalım oranını arttırmaktadır" dedi. Yorulmaz, hastanın kanser ilerlediği zaman kemoterapi, radyoterapi süreçleri ve daha zorlu bir sürece girdiğine dikkat çekerek, "Biz, erken teşhisle bunun önüne geçmiş oluyoruz, hastanın konforunu artırıyoruz. Taramalarımız 81 ilimizde. Diyarbakır’ımızda da, Kayapınar, Bismil, Yenişehir ve Bağlar ilçelerinizdeki KETEM’lerimiz de yapılıyor. Aynı zamanda Ergani ve Kayapınar Sağlıklı Hayat Merkezlerimiz de var. Burada da yapılıyor. Taşımalı hizmet sistemimiz var. Taşımalı hizmetimizde de yapılıyor. Aile Sağlığı Merkezlerimizden yaş aralığı uygun olan kadınlar davet edilerek taşıma ile belirleniyor. KETEM’lerde uygun taramaları yapıyoruz. Tarama sonucu şüpheli kişiler Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde hizmet veren ileri Teşhis Merkezine sevk edilmekte, tanı takibi yapılmaktadır. Tanı alan kişilerin ise takibi tarafımızdan yapılmaktadır" şeklinde konuştu.
Olgunlaşma Enstitüsü’nde Cumhuriyetin 102. yılına özel, el emeği göz nuru "bayrak" temalı eserler işlendi
28 Ekim 2025 Salı - 09:32 Olgunlaşma Enstitüsü’nde Cumhuriyetin 102. yılına özel, el emeği göz nuru "bayrak" temalı eserler işlendi Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü, "Köklü Geçmişten Güçlü Cumhuriyete" temasıyla hazırladığı "bayrak" temalı özel çalışmalarını Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında kuruma gelen ziyaretçiler için sergiliyor. Cumhuriyetin 102. yılı dolayısıyla hazırlanan "bayrak" temalı çalışmalar, ulusun bağımsızlık ruhunu ve kültürel köklerini sanatın diliyle buluşturuyor. Olgunlaşma Enstitüleri, geçmişle geleceği buluşturan kültürel köprüler olarak; geleneksel el sanatlarını çağdaş tasarım anlayışıyla harmanlayıp milli mirası geleceğe taşıyor. Koleksiyondaki her motif, emeği, üretkenliği ve estetik gücü temsil ederken; çalışmalar, milli birlik duygusunu ve kadim el sanatlarının zarafetini aynı potada buluşturuyor. Enstitünün nakış atölyesinde usta öğretici olan Sevim Ayaz, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle çeşitli çalışmaları olduğunu söyledi. Filografi sanatından bayrak çalışmasını yaptıklarını belirten Ayaz, "Bunların hazırlık aşaması desene ve boyuta göre değişiyor. Bir hafta 10 gün süreyle tamamlıyoruz çalışmalarımızı. Teşhir salonumuz var. Gelen misafirlerimize orada sergiliyoruz" dedi. Bakır atölyesinde usta öğretici Emine Güler ise 29 Ekim kapsamında bayrak çalışması yaptıklarını ifade ederek, "Bakıra, tunca, gümüşe işlediklerimiz de var. Yaptığımızı ürünleri teşhir odasında sergilemekteyiz. Bir çalışma en fazla iki gün sürer" şeklinde konuştu. Resim öğretmeni Meral Balkan Tekin de, resim atölyesinde farklı objeler üzerine bağımsızlığın sembolü olan al bayrağı resmettiklerini kaydederek, "Farklı tekniklerde taş ve tuvalin üzerine al bayrağımızı resmetmekteyiz" diye konuştu.
Diyarbakır’da 765 kişilik spor salonunun protokolü imzalandı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 21:13 Diyarbakır’da 765 kişilik spor salonunun protokolü imzalandı Diyarbakır Valiliği ile Spor Toto Teşkilat Başkanlığı arasında, Hani ilçesinde inşa edilecek 765 kişilik spor salonuna ilişkin iş birliği protokolü imzalandı. Hani ilçesinde yapılacak spor salonunun protokol imza töreni, Valilik Hevsel Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Vali Murat Zorluoğlu başkanlığında düzenlenen imza törenine, Vali Yardımcısı İlyas Öztürk ve İl Gençlik ve Spor Müdürü Cenk Öztekin katıldı. İmzalanan protokol kapsamında, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı tarafından Hani ilçesine modern donanımlı ve 765 seyirci kapasiteli bir spor salonu kazandırılacak. Protokol imza töreninde konuşan Vali Murat Zorluoğlu, yapılan bu yatırımın Diyarbakır gençliğine verilen önemin açık bir göstergesi olduğunu vurguladı. Vali Zorluoğlu, Diyarbakır Valiliği olarak gençliğe yönelik yatırım ve desteklerin kararlılıkla devam edeceğinin altını çizerek, yeni spor tesisinin Hani ilçesindeki gençler başta olmak üzere tüm vatandaşlara hayırlı olması temennisinde bulundu. Vali Zorluoğlu, projenin hayata geçirilmesindeki katkılarından dolayı Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a, Gençlik ve Spor Bakanlığına ve Spor Toto Teşkilat Başkanlığına teşekkürlerini iletti. 765 kişilik kapasiteye sahip olacak modern spor salonunun, Hani ilçesinde gençlerin ve spor kulüplerinin ihtiyaç duyduğu fiziki koşulları sağlayarak, bölgedeki sportif faaliyetlerin gelişmesine katkı sunması hedefleniyor.