Yerel Haberler
Diyarbakır
14 yıl önce işlenen çocuk cinayetinin failleri jandarma dedektiflerinden kaçamadı 24 Nisan 2026 Cuma - 16:18:27 Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü JASAT ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda, 14 yıl önce işlenen çocuk cinayetinin failleri yakalandı. Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü JASAT Timlerince, cinayetin, Sevgi Sevil’in babası, amcasının oğlu ve amcasının kızı tarafından uzun namlulu tüfek ile işlendiği, maktulü olay yerinde 30 dakika bekletip 112 ekiplerine haber vermedikleri belirlendi. Dosyayı inceleyen JASAT dedektifleri, olay yerindeki çelişkili ifadeleri tek tek inceledi. Maktulün yanında olduğunu iddia eden tanıkların beyanlarındaki tutarsızlıkları tespit eden ekipler, dijital delillere odaklandı. HTS incelemeleri sonucunda, ailenin cinayet delillerini gizlemek amacıyla delil karartması yaptığı ortaya çıkarıldı. Uzak mesafeden silah kazası denildi, yakın atış yapıldığı belirlendi Soruşturmayı derinleştiren JASAT timleri, 2012 yılına ait otopsi raporunu ve görüntü kayıtlarını yeniden incelemeye aldı. İlk incelemede "uzak atış" olarak kaydedilen atış mesafesinin, aslında 2-75 santimetre mesafeden yapılan bir "yakın atış" olduğu adli tıp uzmanları tarafından doğrulandı. Elde edilen istihbarat ve teknik veriler ışığında ailenin, genç kızı hastaneye götürmek yerine olay yerinde 30 dakika boyunca beklettiği de tutanaklara geçti. 8 şüpheliye operasyon JASAT’ın yürüttüğü operasyon kapsamında, cinayetle bağlantısı olduğu değerlendirilen 8 şüpheli gözaltına alındı. 17 Nisan 2026 tarihinde adli mercilere sevk edilen şüphelilerden, F.S., M.S. ve M.T. çıkarıldıkları Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderildi. Diğer 5 şüpheli hakkında ise yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi.
24 Nisan 2026 Cuma - 16:06 Diyarbakır’da ağır hasarlı bina yıkılırken yandaki sağlam bina da hasar aldı Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde ağır hasarlı binanın yıkımı sırasında bitişikteki apartmanın kolon ve kirişlerinde hasar oluştuğu iddia edildi. Olay, Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesi 770’inci Sokak’ta meydana geldi. 5 katlı Medya Apartmanı, 2023 yılında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır hasar aldı. Yapılan incelemelerin ardından bina hakkında yıkım kararı verildi. 16 Nisanda başlayan yıkım çalışmaları sırasında, bitişikte bulunan 7 katlı Taşkıran Apartmanının da etkilendiği öne sürüldü. Apartman sakinleri, yıkım esnasında kendi binalarının kolon ve kirişlerinde hasar oluştuğunu iddia etti. Apartman sakinlerinden Serdar Şeker, yaklaşık 9 gündür yıkım çalışmaları devam eden ağır hasarlı apartmandan dolayı evinin hasar gördüğünü söyledi. Şeker, "İnşaat çalışmaları nedeniyle evim hasar gördü. Gittiğim her kurum beni başka bir yere yönlendiriyor biri kaymakamlığa, kaymakamlık Çevre ve Şehirciliğe, orası da valiliğe gönderiyor. Mağdurum, evim zarar gördü, duvarlarım çatladı. Yetkiliye ulaşmaya çalışıyorum ama herkes sorumluluğu bir başkasına atıyor. Bugün kaymakamlığın sekreterine gittim, ’İnşaat çalışması bitmeden gelip müdahale edemem’ dedi. Peki, biz derdimizi kime anlatacağız? Gidecek yerimiz olmadığı için ve bize yer ayarlamadıkları için bu haldeki evde yaşıyoruz. Az önce uyandım, aşağı indim. Hiçbir uyarı yapılmadı, hiçbir güvenlik önlemi alınmadı. Görüyorsunuz, vatandaşlar iş makinelerinin yanından geçiyor. Ne bir önlem var ne de bir denetim" ifadelerini kullandı. Bir diğer apartman sakini Mehmet Salih Güzel ise apartmanlarının 9 gündür bu halde duvarlarının yıkık olduğunu ve bir haftadır kaymakamlığa dilekçe verdiklerini, ancak dilekçeye rağmen gelip inceleme yapılmadığını söyledi. Güzel, "Bugün de tekrar gittik fakat dilekçenin sonucu hala çıkmamıştı. Şu an tüm bina sakinleri içeride ve gidecek bir yerimiz de yok. Bina ciddi şekilde sallanıyor. Yetkililerden biri gelip yukarı çıksa, iki dakika duramaz. Daha önce bina sağlamdı, ancak yıkımdan sonra çatlaklar oluştu ve yapı zayıfladı. Durum açıkça görülüyor. Duvarların büyük kısmı zarar görmüş durumda. Sizce yapışık olan 2 apartmandan biri yıkılınca diğerinin kolonları ya da kirişleri sağlam kalır mı? Bu haliyle binanın ayakta kalması mümkün değil. Gerekli önlemlerin bir an önce alınmasını istiyoruz. Biz hala içerideyiz ve durum giderek daha tehlikeli hale geliyor. Olay sosyal medyada da yer aldı ancak şu ana kadar hiçbir ekip gelip inceleme yapmadı, kimse ’sorun nedir’ diye sormadı" dedi. 5 Nisan Mahallesi muhtarı Mehmet Karahan da 2023 Şubat depremlerinin acısını hala da yaşadıklarını söyledi. Karahan, "Halen ağır hasarlı veya orta hasarlı apartmanların yıkımları devam ediyor. Vatandaşların malına, canına zarar gelmemesi için önce emniyet, sonra hareket diyoruz. Burada herhangi bir çekilmiş bir uyarı bandı yok. Çocuklar geçiyor, kadınlar geçiyor, iş makineleri çalışıyor. İllaki birinin canı gittikten sonra mı önlem alınacak? Buradaki 2 apartmanın duvarı bitişiktir. Bir tarafı yıkıldıysa öbür taraf zaten açıkta kalıyor. Yani bunu yapan müteahhit iki apartman arasında boşluk bırakmamış. Bitiş yapmış. Yetkililere sesleniyorum. Vatandaşlarımıza yardımcı olsunlar. Hiç kimse mağdur kalmasın" şeklinde konuştu.
24 Nisan 2026 Cuma - 13:16 Kütüphanelerde bağımlılıkla mücadeleye yönelik farkındalık eğitimi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, koruyucu ve önleyici çalışmalar kapsamında gençlerin yoğun olarak bulunduğu mekanlarda bağımlılıkla mücadele faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Mehmet Uzun Kent Kütüphanesi ile Amida Halk Kütüphanelerinde vatandaşlara yönelik farkındalık eğitimleri düzenlendi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, koruyucu ve önleyici çalışmalar çerçevesinde, madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında, toplumun farklı kesimleriyle bir araya gelmeye devam ediyor. Madde Bağımlılığı Danışmanlık ve Eğitim Merkezinin bu seferki durağı Mehmet Uzun Kent Kütüphanesi ile Amida Halk Kütüphaneleri oldu. Kütüphane yönetimlerinin talebi üzerine gerçekleştirilen ve çok sayıda öğrencinin katıldığı eğitimde, madde bağımlılığı yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olarak değil sosyal, psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele alındı. Büyükşehir Belediyesi, erken müdahale, koruyucu ve önleyici hizmetleri esas alan bütüncül yaklaşımını kent genelinde yaygınlaştırmayı hedefliyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Madde Bağımlılığı Danışmanlık ve Eğitim Merkezinde görev yapan uzmanlar tarafından verilen eğitimde, bağımlılığın tanımı ve türleri ele alınırken, farklı madde türlerinin birey üzerindeki fiziksel ve psikolojik etkileri ayrıntılı biçimde anlatıldı. Eğitimlerde, bağımlılığın henüz oluşmadan önlenmesine yönelik farkındalığın önemine dikkat çekilerek, yaş, cinsiyet ve meslek fark etmeksizin herkesin risk altında olabileceği vurgulandı. Bireysel, ailesel ve çevresel risk faktörleri örneklerle anlatılırken, son yıllarda bölgede bağımlılık oranları ile tedavi başvurularındaki artışa da değinildi. Katılımcılara, bağımlılığın erken belirtilerini tanıma, bağımlı bireylere doğru yaklaşım geliştirme, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerine erişim konularında kapsamlı bilgiler sunuldu. Kadınlarda bağımlılık konusu da ayrıca ele alınarak, bu alandaki görünmeyen riskler ve özel ihtiyaçlar değerlendirildi. Eğitim çalışmaları devam edecek Eğitimlerde, bağımlılıkla mücadelede aile desteğinin ve sosyal çevrenin belirleyici rolüne dikkat çekildi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, koruyucu ve önleyici eğitim çalışmalarını, sahadan gelen talepler ve ihtiyaçlar doğrultusunda sürdürmeyi planlıyor. Kütüphanelerde gerçekleştirilen madde bağımlılığıyla mücadele eğitimi, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.
Kadınlara yönelik dijital eğitim programı tamamlandı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 11:02 Kadınlara yönelik dijital eğitim programı tamamlandı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin, kadınların dijital teknolojilere erişimini artırmak ve istihdam imkanlarını güçlendirmek amacıyla ücretsiz olarak düzenlediği "temel bilgisayar ve 3D animasyon eğitimi" programı tamamlandı. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen program kapsamında, ilk aşamada 1 ay süren temel bilgisayar eğitimi, ardından 5 aylık 3D animasyon eğitimi verildi. Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan kadınlara katılım belgeleri takdim edildi. Temel Bilgisayar Eğitimi süresince katılımcılara, bilgisayar donanım ve yazılım bilgisi, Word, Excel ve PowerPoint gibi ofis programlarının kullanımı, internet erişimi ve dijital güvenlik, e-posta ve çevrimiçi iletişim ile dosya yönetimi konularında eğitim verildi. Bu eğitimin ardından kadınlar, 5 ay süren 3D animasyon eğitimi için sınava girdi. Sınavı başarıyla geçen katılımcılar, 3D modelleme, sahne tasarımı, karakter animasyonu, dijital içerik üretimi ve görsel hikaye anlatımı alanlarında eğitim aldı. 3D animasyon eğitimini tamamlayan kadınlar için Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonunda belge teslim töreni düzenlendi. Törende konuşan Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Özden Gürbüz Sümer, dijital dünyada kadınların daha fazla yer almasının önemine dikkat çekti. Dijitalleşen dünyada kadınların, cinsiyet eşitsizliği nedeniyle birçok alandan dışlandığını belirten Sümer, bu nedenle özellikle genç kadınların bu tür eğitimlerle desteklenmesini önemsediklerini ifade etti. ’’Önemli bir altyapı oluşturduk’’ Eğitime yoğun ilgi gösterildiğini vurgulayan Sümer, şunları söyledi: ’’Bu yola 35 kişiyle başladık. Uzun ve emek isteyen 6 aylık bir sürecin ardından bugün bu yolu tamamlayan arkadaşlarımızla bir aradayız. Gururluyuz, umutluyuz. Bu elbette yeterli değil ama Büyükşehir Belediyesi olarak önemli bir altyapı oluşturduk." Katılım belgesi alan kadınların süreci azimle sürdüreceğine inandıklarını dile getiren Sümer, katılımcıların eğitimlerini geliştirerek bu alanı meslek olarak sürdürmelerini çok istediklerini belirtti. Eğitim sürecinden duydukları memnuniyeti dile getiren kadınlar ise kendilerine sunulan bu imkan dolayısıyla Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Konuşmaların ardından, kursu başarıyla tamamlayan kadınlara katılım belgeleri takdim edildi.
Diyarbakır’ın 57 yıllık kuyumculuk hafızası olan zanaatkar, öğretmenlerle buluştu
22 Aralık 2025 Pazartesi - 10:36 Diyarbakır’ın 57 yıllık kuyumculuk hafızası olan zanaatkar, öğretmenlerle buluştu Diyarbakır’da 57 yıldır kuyumcu sektöründe zanaatkar olan 64 yaşındaki Mehmet Ali Akınsoy, kentin kuyumculuk hafızasını öğretmenlere aktardı. Milli Eğitim Bakanlığı koordinesinde yürütülen Öğretmen Akademileri kapsamında faaliyetlerini sürdüren Diyarbakır Öğretmen Akademileri Şehir ve Kültür Akademisi, öğretmenlerin katılımıyla kültür ve sanat buluşmasına ev sahipliği yaptı. Olgunlaşma Enstitülerinin kültürel mirası yaşatma, emeği görünür kılma ve bu birikimi gelecek kuşaklara aktarma misyonu doğrultusunda gerçekleşen buluşmada, kuyumcu ustası Salih Akınsoy ve kızı Emine Akınsoy, farklı branşlardan öğretmenlerle bir araya gelerek ustalığın hikayesini paylaştı. Mehmet Ali Akınsoy, baba mesleği olduğu için 8 yaşında mesleğe başladığını ve yaklaşık 57 senedir faal olarak kuyumculuğu mesleği içinde olduğunu söyledi. 2010 yılından beri öğretmenliğe başladığını belirten Akınsoy, 8-10 öğrenci yetiştirmenin nasip olduğunu kaydetti. Akınsoy, şu anda da Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsünde görev aldığını ifade ederek, "Bu sene son senemiz, emekli oluyoruz. Bugünde elimizden geldiğince sanat olarak yetiştirmeye çalıştık. Çünkü memleketin zanaatkar eksiği çok var. Elimizden geleni yapmaya çalıştık. Sayı gönlümüzce isteğimiz gibi değil. 8-10 yerine 30- 40 tane olması daha iyiydi. Memlekette bin, belki binin üstünde kuyumcu var. Ama zanaatkar ararsak 10 tane bir araya getiremeyiz. Genelde erkek çocuktan bayanlarla uğraştık, onları yetiştirdik. Fakat bayanlarda da şöyle bir şey var. Evlilik durumu var. Evlenince mesleği bırakıyor. Veya kocası, nişanlısı kabul etmiyor. Artık imkanlarıyla dükkan açma şansı ne kadar olur. Bunlar hepsi problem. Kuyumculukta akla gelen neler varsa hepsi var. Kişniş, hasır, telkâri, akla gelen hepsini yapabiliyorum. Ama günümüzde böyle bir zanaatkar yok. Şu anda hepsi branşlı, bir alanda uzmanlaşıyor" dedi. Diyarbakır Öğretmen Akademileri Şehir ve Kültür Akademileri Koordinatörü Ferman Salmış ise her hafta bir konu seçip program yaptıklarını, bu haftaki konunun ise şehrin kuyumculuk hafızası üzerine olduğunu kaydetti. Usta ve kızının Olgunlaşma Enstitüsünde bulunduklarını aktaran Salmış, "Bize kişniş takısının tarihi hakkında bilgi verdiler. Bunun üzerine değerlendirme yapıp uygulamalı gösterdiler. Amacımız Diyarbakır’da bulunan öğretmenlerimizi, Diyarbakır’ımızın kültür, sanat, zanaat anlamındaki çalışmalarıyla, birikimiyle hafızasına ilişkilendirmek. Sağ olsun bugün bizi Olgunlaşma Enstitüsünde bu şekilde ağırladılar" diye konuştu.
TGA seçimlerinde zafer Diyarbakır’ın
22 Aralık 2025 Pazartesi - 10:23 TGA seçimlerinde zafer Diyarbakır’ın Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un başkanı olduğu Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kuruluna (TTGA) Güneydoğu Anadolu Bölgesinden Diyarbakır adayı Deniz Güler seçildi. Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerini kapsayan Güneydoğu Anadolu Bölgesinde gerçekleştirilen seçimlerde, bölgedeki turizm işletmelerinin temsilcileri oy kullandı. Diyarbakır ve Gaziantep’te kurulan sandıklarda, Diyarbakır Adayı Deniz Güler ile Şanlıurfa Adayı Muhammet Harun Küçük yarıştığı seçimde oy verme işlemi tamamlandı. Toplam 354 oyun geçerli olduğu seçimde Deniz Güler 184, Muhammet Harun Küçük ise 170 oy aldı. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO) öncülüğünde kentteki turizm paydaşlarının ortak hareket ettiği bu seçimde güçlü bir birliktelik sergilendi. DTSO koordinasyonunda yürütülen süreçte, Diyarbakır merkezli turizm meslek örgütleri ve sektör temsilcileri tek aday etrafında birleşerek güçlü bir dayanışma gösterdi. Bu birliktelik, yalnızca Diyarbakır’da değil, Batman, Mardin, Siirt, Gaziantep ve Şırnak illerindeki otelciler ve turizm işletmecileri tarafından da karşılık buldu. Bölge genelinde kullanılan oyların önemli bir bölümünü alan Diyarbakır adayı Deniz Güler, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni TGA Yönetim Kurulu’nda temsil edecek. Seçim sonuçlarının ardından değerlendirmelerde bulunan Diyarbakır Otelciler Derneği Başkanı Deniz Güler, elde edilen sonucun kurumsal bir başarı olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bu sonuç sadece şahsımın değil, Diyarbakır’ın ve bölgenin ortak başarısıdır. Başta Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olmak üzere, sürece destek veren tüm turizm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Ortaya konulan bu birliktelik, Diyarbakır’ın turizm vizyonunun bir yansımasıdır. Bu bir Diyarbakır zaferidir. Ayrıca bu seçimlerde bizlere destek veren Gaziantep Otelciler Derneğine ve Yönetimine teşekkür ediyorum." TGA Yönetim Kurulunda Güneydoğu Anadolu Bölgesi adına Diyarbakır’dan bir ismin yer almasının, bölgenin turizm potansiyelinin ulusal ölçekte daha güçlü temsil edilmesi açısından önemli bir kazanım olduğu ifade edildi. DTSO’nun uzun süredir sürdürdüğü turizm odaklı çalışmaların ve kurumlar arası iş birliğinin, bu sonucun elde edilmesinde belirleyici rol oynadığı vurgulandı. Turizm Geliştirme Ajansı, Kültür ve Turizm Bakanının başkanlığında faaliyet gösterirken, ajansın yönetim kurulu 11 kişiden oluşuyor. Ajans, Türkiye’nin yurt içi ve yurt dışı turizm tanıtımı ile turizm politikalarının geliştirilmesinde stratejik görev üstleniyor.
DTSO Başkanı Kaya: "2026’da en büyük beklenti kredi faiz oranlarının düşmesi ve krediye erişimin kolaylaşması"
21 Aralık 2025 Pazar - 12:29 DTSO Başkanı Kaya: "2026’da en büyük beklenti kredi faiz oranlarının düşmesi ve krediye erişimin kolaylaşması" Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, 2025 yılının hem ticaret hem de imalat ve sanayi sektörü açısından istedikleri düzeyde geçmediğini ifade ederek, 2026’ya yönelik en büyük beklentilerinin kredi faiz oranlarının düşmesi ve krediye erişimin kolaylaşması olduğunu belirtti. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, 2025 yılını değerlendirdi. Kaya, "Doğrusu 2025 yılı, hem ticaret hem de imalat ve sanayi sektörü açısından istediğimiz düzeyde geçti diyemeyiz. Bu süreci olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden biri, banka faiz oranlarının oldukça yüksek olmasıdır. Yüksek faiz oranları, işletmelerin büyümesini neredeyse imkansız hale getirmiştir. Burada iki durumu birlikte değerlendirmek gerekir. Birincisi, kredi kullanmış olan işletmeler, faiz oranlarının yüksekliği nedeniyle büyüme hedeflerinden vazgeçerek kredilerini kapatma yoluna gitmişlerdir. Bu durum, işletmelerin öz kaynaklarını nakde çevirmelerine ve dolayısıyla faaliyetlerini yavaşlatmalarına, hatta durma noktasına getirmelerine neden olmuştur. İkinci olarak ise büyümeyi hedefleyen işletmelerin, yalnızca öz kaynaklarıyla büyümelerinin mümkün olmaması ve krediye erişimde yaşanan zorluklar öne çıkmaktadır. Krediye ulaşabilen işletmeler ise yüksek faiz oranları ve düşük karlılık nedeniyle bu yoldan vazgeçmiş, bu da büyümeyi engellemiştir. Bu sürecin sonucu olarak özellikle istihdam kaybı yaşanmıştır. Diyarbakır için istihdam açısından büyük önem taşıyan, yoğun bir sektör olan hazır giyim ve tekstil sektöründe yaklaşık yüzde 30’a varan istihdam kaybı meydana gelmiştir. Bununla birlikte yalnızca istihdam değil, işletmelerin yaklaşık yüzde 30’unun faaliyetlerini durdurması gibi ciddi sonuçlar da ortaya çıkmıştır" dedi. 2026’da beklenti kredi faiz oranlarının düşmesi ve krediye kolay erişim 2026 yılına yönelik en büyük beklentilerinin kredi faiz oranlarının düşmesi ve krediye erişimin kolaylaşması olduğunu ifade eden Kaya, şu ifadeleri kullandı: "Kredi oranlarının düşmesi, bölgede sektörlerin hızlı bir şekilde gelişmesini sağlayacaktır. İlimizin sanayi altyapısı bu açıdan güçlüdür. Her türlü sanayi ürününü üretebilecek kapasitemiz, alanlarımız, altyapımız, beşeri sermayemiz ve genç nüfusumuz bulunmaktadır. Gelişmiş ülkelerin en önemli özelliklerinden biri, komşularıyla yaptıkları ticaretin yüksekliğidir. Barış süreci de tam olarak bunu etkileyecek bir unsurdur. Türkiye’nin güney komşularıyla yakalayacağı bir barış ortamı, en fazla sınır ve komşu illerin ticaretini ve ekonomisini olumlu yönde etkileyecektir. İhracat rakamlarına baktığımızda Irak’ın bu anlamda önemli bir örnek olduğunu görüyoruz. Irak, en çok ticaret yaptığımız ülkeler arasında hızla üst sıralara çıkmıştır. Aynı süreci Suriye için de yakalayabiliriz. Suriye’nin yeniden imarı ve kalkınmasında itici güç Türkiye, özellikle de bölge illeri olacaktır. Bu nedenle barış sürecinin en olumlu etkileyeceği alan ekonomidir. Bu süreç, hem Türkiye hem de güney komşularımız için önemli bir kalkınma modeli oluşturacaktır." 2026 yılı özellikle tüccarların, sanayicilerin ve imalatçıların arzu ettiği performansın yakalandığı bir yıl olmasını dileyen Kaya, "Barış sürecinin gelişmesi ve güney komşularımızla ilişkilerin güçlenmesi, hem ekonomimizin gelişmesine hem de yaşam kalitemizin artmasına katkı sağlayacaktır. Bu vesileyle hem üyelerimizin hem de halkımızın yeni yıla barış, huzur ve mutluluk içinde girmesini temenni ediyorum" diye konuştu.
’Aile Yılına’ Diyarbakır’dan güçlü destek
21 Aralık 2025 Pazar - 12:03 ’Aile Yılına’ Diyarbakır’dan güçlü destek 2025 Aile Yılı kapsamında Diyarbakır’da ailelere yönelik kapsamlı çalışmalar hayata geçirildi. İlde koruyucu aile sayısı 107’ye yükselirken, 22 çocuk koruyucu ailelere yerleştirildi, 16 çocuk evlat edindirildi. Korunma altındaki 412 çocuğa 7 kuruluşta bakım ve destek sağlanıyor. Ekonomik güçlük yaşayan 8 bin 279 çocuğa SED desteği sunulurken, ailelere toplam 332,7 milyon lira doğum yardımı ödendi. Engelli ve yaşlı hizmetleri kapsamında evde bakım aylığıyla 22 bin kişiye destek verildi, bu kapsamda 2,4 milyar lira ödeme yapıldı. Sur ilçesinde yapımı süren 100 kişilik huzurevinin açılışı için hazırlıklar devam ediyor. Kadına yönelik şiddetle mücadelede binlerce bilgilendirici materyal dağıtıldı, 166 binden fazla vatandaşa eğitim verildi. Aile ve toplum hizmetleri çerçevesinde 22 bin 846 hane ziyaret edilirken, şehit yakını ve gazilere yönelik bin 439 ziyaret gerçekleştirildi. ’’Çocuklar koruyucu ailelerin yanında sevgi dolu ortamda büyüyor’’ 2025 Aile Yılı kapsamında Diyarbakır’da yürütülen çalışmalarla çocuklardan yaşlılara, kadınlardan engellilere kadar toplumun tüm kesimlerine güçlü ve sürdürülebilir destek sunulmaya 2026 yılında da devam edeceklerini belirten Diyarbakır Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Aydın Polat, medeniyetler şehri Diyarbakır için 5 alanda hizmet verdiklerini aktardı. Polat, "Çocuk hizmetleri alanında şu anda 400’ün üzerinde çocuğumuz koruma altında. Bunun yanı sıra çocuklarımızın kurum bakımına alınması yerine aile ortamında yetişmelerini sağlamak amacıyla koruyucu aile sistemini yaygınlaştırmaya büyük önem veriyoruz. Bu konuda oldukça iddialıyız. Diyarbakır, bugüne kadar koruyucu aile sayısında en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Geçmiş dönemlerde görev yapan tüm müdürlerimize emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Onların katkılarıyla bugün 107 çocuğumuz koruyucu aile yanında, sevgi dolu bir ortamda büyümektedir. Önceki yıllarda bu sayı daha düşüktü. Türkiye genelinde de koruyucu aile sayısını artırmak amacıyla Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından özel bir genelge yayımlanmış, 30 Haziran ’Koruyucu Aile Günü’ ilan edilmiştir. Bu adım, toplumsal farkındalığı ve duyarlılığı önemli ölçüde artırmıştır. Bu kapsamda Diyarbakır’da ’Koruyucu Aile Hatıra Ormanı’ kurduk. Hatıra ormanı vesilesiyle ailelerimizi bir araya getirerek çeşitli etkinlikler düzenledik. Amacımız, kuruluşlardaki çocuk sayısını azaltmak ve çocuklarımızın daha sağlıklı, sevgi dolu, anne-baba figürünün güçlü olduğu bir ortamda yetişmelerini sağlamaktır. Diyarbakır’da TÜİK verilerine göre yaklaşık 55 bin civarında 18 yaş altı çocuk bulunmaktadır. Bu çocukların tamamına ulaşmayı ve hizmet sunmayı hedefliyoruz. Ebeveyn kaybı yaşayan yaklaşık bin 200 çocuğumuz için sportif, tiyatral, drama ve çeşitli sosyal faaliyetler düzenliyoruz. Yaklaşık 8 bin 300 çocuğumuza evde sosyal ve ekonomik destek sunuyor, rehberlik ve eğitim hizmetleri veriyoruz. Bu kapsamda yaklaşık 8 bin ailenin çocuklarına hem maddi destek sağlıyor hem de eğitimlerle aileleri güçlendiriyoruz" dedi. 22 bin 500 engelliye evde bakım hizmeti verildi Çocuk hizmetleri alanında Diyarbakır’da 7 kuruluşun bulunduğunu ve bu kuruluşlarda çocuklara barınma hizmetinin yanı sıra kurslar ve eğitimler de sunulduğunu ifade eden Polat, "Kadın hizmetleri kapsamında 2025 yılında yaklaşık 6 bin kadın, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezimizden (ŞÖNİM) eğitim ve hizmet almıştır. ŞÖNİM, 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz hizmet vermekte kadınlarımıza eğitim, danışmanlık ve ihtiyaç halinde barınma desteği sunmaktadır. Engelli ve yaşlı hizmetleri alanında da çalışmalarımız sürmektedir. Diyarbakır’da uzun yıllar huzurevinin bulunmaması, halkımızın yaşlılarına sahip çıktığının bir göstergesidir. Ancak kimsesi olmayan yaşlılarımız için huzurevi artık bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu doğrultuda yapımı süren huzurevinin, inşallah 2026 yılının ortalarına doğru hizmete açılması planlanmaktadır. 2025 yılında yaklaşık 22 bin 500 engelli vatandaşımıza evde bakım hizmeti sunulmuş, bu kapsamda yaklaşık 2,5 milyar lira bakıcı ücreti ödemesi yapılmıştır. Ayrıca yaklaşık 1 bin 200 otizmli birey ve ailelerine danışmanlık hizmeti verilmiş, Otizm Eylem Planı kapsamında ihtiyaç duyulan destekler sağlanmıştır. İlimizde toplam bin 72 şehit yakını ve gazi bulunmaktadır. Maddi hakları ilgili bakanlıklar tarafından sağlanmakta olup; rehberlik, eğitim ve sosyal destek hizmetleri Müdürlüğümüz tarafından yürütülmektedir. Şehit ve gazi ailelerimizin çocukları için de sportif ve sosyal etkinlikler düzenlenmektedir" ifadelerini kullandı. Aile ve toplum hizmetleri kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 2025 yılının Aile Yılı ilan edildiğini vurgulayan Polat, sözlerine şöyle devam etti: "Aslında önümüzdeki 10 yıl, aile çalışmalarının güç kazanacağı bir dönem olacaktır. 2025 yılı içerisinde aile çalıştayı düzenlenmiş, evlenen gençlere yönelik evlilik kredisi uygulaması hayata geçirilmiştir. Bu krediye yaklaşık 4 bin 500 kişi başvurmuş, bunlardan yaklaşık bin 500’ü hak kazanmıştır. Yıl boyunca yaklaşık 25 bin hane ziyaret edilerek ailelere rehberlik ve eğitim hizmetleri sunulmuştur. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın ve Bakanımızın uygun görmesiyle hayata geçirilen Sosyal Hizmet Kampüsü, yaklaşık 23 binadan oluşacak şekilde planlanmıştır. Bu kampüste çocuk, engelli ve yaşlı hizmetleri bir arada sunularak hem ilimiz hem de bölgemiz rahatlatılacaktır. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızın yeni yılını en içten dileklerimle kutluyor, yeni yılın daha huzurlu ve barış dolu geçmesini temenni ediyorum."
’Aile Yılına’ Diyarbakır’dan güçlü destek
21 Aralık 2025 Pazar - 11:46 ’Aile Yılına’ Diyarbakır’dan güçlü destek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını "Aile Yılı" ilan etmesiyle birlikte, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın destekleri doğrultusunda Diyarbakır’da ailelere yönelik kapsamlı çalışmalar hayata geçirildi. İlde koruyucu aile sayısı 107’ye yükselirken, 22 çocuk koruyucu ailelere yerleştirildi, 16 çocuk evlat edindirildi. Korunma altındaki 412 çocuğa 7 kuruluşta bakım ve destek sağlanıyor. Ekonomik güçlük yaşayan 8 bin 279 çocuğa SED desteği sunulurken, ailelere toplam 332,7 milyon lira doğum yardımı ödendi. Engelli ve yaşlı hizmetleri kapsamında evde bakım aylığıyla 22 bin kişiye destek verildi, bu kapsamda 2,4 milyar lira ödeme yapıldı. Sur ilçesinde yapımı süren 100 kişilik huzurevinin açılışı için hazırlıklar devam ediyor. Kadına yönelik şiddetle mücadelede binlerce bilgilendirici materyal dağıtıldı, 166 binden fazla vatandaşa eğitim verildi. Aile ve toplum hizmetleri çerçevesinde 22 bin 846 hane ziyaret edilirken, şehit yakını ve gazilere yönelik bin 439 ziyaret gerçekleştirildi. ’’Çocuklar koruyucu ailelerin yanında sevgi dolu ortamda büyüyor’’ 2025 Aile Yılı kapsamında Diyarbakır’da yürütülen çalışmalarla çocuklardan yaşlılara, kadınlardan engellilere kadar toplumun tüm kesimlerine güçlü ve sürdürülebilir destek sunulmaya 2026 yılında da devam edeceklerini belirten Diyarbakır Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Aydın Polat, medeniyetler şehri Diyarbakır için 5 alanda hizmet verdiklerini aktardı. Polat, "Çocuk hizmetleri alanında şu anda 400’ün üzerinde çocuğumuz koruma altında. Bunun yanı sıra çocuklarımızın kurum bakımına alınması yerine aile ortamında yetişmelerini sağlamak amacıyla koruyucu aile sistemini yaygınlaştırmaya büyük önem veriyoruz. Bu konuda oldukça iddialıyız. Diyarbakır, bugüne kadar koruyucu aile sayısında en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Geçmiş dönemlerde görev yapan tüm müdürlerimize emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Onların katkılarıyla bugün 107 çocuğumuz koruyucu aile yanında, sevgi dolu bir ortamda büyümektedir. Önceki yıllarda bu sayı daha düşüktü. Türkiye genelinde de koruyucu aile sayısını artırmak amacıyla Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından özel bir genelge yayımlanmış, 30 Haziran ’Koruyucu Aile Günü’ ilan edilmiştir. Bu adım, toplumsal farkındalığı ve duyarlılığı önemli ölçüde artırmıştır. Bu kapsamda Diyarbakır’da ’Koruyucu Aile Hatıra Ormanı’ kurduk. Hatıra ormanı vesilesiyle ailelerimizi bir araya getirerek çeşitli etkinlikler düzenledik. Amacımız, kuruluşlardaki çocuk sayısını azaltmak ve çocuklarımızın daha sağlıklı, sevgi dolu, anne-baba figürünün güçlü olduğu bir ortamda yetişmelerini sağlamaktır. Diyarbakır’da TÜİK verilerine göre yaklaşık 55 bin civarında 18 yaş altı çocuk bulunmaktadır. Bu çocukların tamamına ulaşmayı ve hizmet sunmayı hedefliyoruz. Ebeveyn kaybı yaşayan yaklaşık bin 200 çocuğumuz için sportif, tiyatral, drama ve çeşitli sosyal faaliyetler düzenliyoruz. Yaklaşık 8 bin 300 çocuğumuza evde sosyal ve ekonomik destek sunuyor, rehberlik ve eğitim hizmetleri veriyoruz. Bu kapsamda yaklaşık 8 bin ailenin çocuklarına hem maddi destek sağlıyor hem de eğitimlerle aileleri güçlendiriyoruz" dedi. 22 bin 500 engelliye evde bakım hizmeti verildi Çocuk hizmetleri alanında Diyarbakır’da 7 kuruluşun bulunduğunu ve bu kuruluşlarda çocuklara barınma hizmetinin yanı sıra kurslar ve eğitimler de sunulduğunu ifade eden Polat, "Kadın hizmetleri kapsamında 2025 yılında yaklaşık 6 bin kadın, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezimizden (ŞÖNİM) eğitim ve hizmet almıştır. ŞÖNİM, 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz hizmet vermekte kadınlarımıza eğitim, danışmanlık ve ihtiyaç halinde barınma desteği sunmaktadır. Engelli ve yaşlı hizmetleri alanında da çalışmalarımız sürmektedir. Diyarbakır’da uzun yıllar huzurevinin bulunmaması, halkımızın yaşlılarına sahip çıktığının bir göstergesidir. Ancak kimsesi olmayan yaşlılarımız için huzurevi artık bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu doğrultuda yapımı süren huzurevinin, inşallah 2026 yılının ortalarına doğru hizmete açılması planlanmaktadır. 2025 yılında yaklaşık 22 bin 500 engelli vatandaşımıza evde bakım hizmeti sunulmuş, bu kapsamda yaklaşık 2,5 milyar lira bakıcı ücreti ödemesi yapılmıştır. Ayrıca yaklaşık 1 bin 200 otizmli birey ve ailelerine danışmanlık hizmeti verilmiş, Otizm Eylem Planı kapsamında ihtiyaç duyulan destekler sağlanmıştır. İlimizde toplam bin 72 şehit yakını ve gazi bulunmaktadır. Maddi hakları ilgili bakanlıklar tarafından sağlanmakta olup; rehberlik, eğitim ve sosyal destek hizmetleri Müdürlüğümüz tarafından yürütülmektedir. Şehit ve gazi ailelerimizin çocukları için de sportif ve sosyal etkinlikler düzenlenmektedir" ifadelerini kullandı. Aile ve toplum hizmetleri kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 2025 yılının Aile Yılı ilan edildiğini vurgulayan Polat, sözlerine şöyle devam etti: "Aslında önümüzdeki 10 yıl, aile çalışmalarının güç kazanacağı bir dönem olacaktır. 2025 yılı içerisinde aile çalıştayı düzenlenmiş, evlenen gençlere yönelik evlilik kredisi uygulaması hayata geçirilmiştir. Bu krediye yaklaşık 4 bin 500 kişi başvurmuş, bunlardan yaklaşık bin 500’ü hak kazanmıştır. Yıl boyunca yaklaşık 25 bin hane ziyaret edilerek ailelere rehberlik ve eğitim hizmetleri sunulmuştur. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın ve Bakanımızın uygun görmesiyle hayata geçirilen Sosyal Hizmet Kampüsü, yaklaşık 23 binadan oluşacak şekilde planlanmıştır. Bu kampüste çocuk, engelli ve yaşlı hizmetleri bir arada sunularak hem ilimiz hem de bölgemiz rahatlatılacaktır. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızın yeni yılını en içten dileklerimle kutluyor, yeni yılın daha huzurlu ve barış dolu geçmesini temenni ediyorum."