Yerel Haberler
Diyarbakır
06 Mart 2026 Cuma - 16:50 DTSO açıkladı: Türkiye’nin Irak ihracatı düşüşte Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), 2026 yılı Şubat ayına ilişkin ihracat verilerini açıkladı. Açıklanan rakamlar, Türkiye’nin en önemli dış pazarlarından biri olan Irak’a yapılan ihracatta belirgin bir gerileme yaşandığını ortaya koydu. Türkiye genelinde Irak pazarında yaşanan düşüş, bölge illerinin ihracatına da doğrudan yansıdı. DTSO verilerine göre Türkiye’nin Irak’a yaptığı ihracat, Şubat 2025’e kıyasla Şubat 2026’da yüzde 25,5 düşüş gösterdi. Irak pazarındaki daralma, özellikle Güneydoğu Anadolu’daki ihracatçı illeri daha güçlü şekilde etkiledi. Diyarbakır’ın Irak’a yaptığı ihracat aynı dönemde yüzde 43 oranında düştü. Irak hükümetinin gümrük ve vergi sisteminde yaptığı köklü değişiklikler, özellikle Federal Kürdistan Bölgesi üzerinden Irak’ın orta ve güney kentlerine yapılan ihracatta belirgin bir daralmaya yol açtı. Yılın başından itibaren birçok üründe yüksek oranlı gümrük vergileri uygulanmaya başlanırken, Irak yönetimi, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından geliştirilen ASYCUDA sistemini devreye aldı. Gümrük işlemlerini dijitalleştiren ASYCUDA ile birlikte daha önce konteyner başına sabit ücret üzerinden alınan vergiler kaldırılarak, ürünlerin HS kodlarına göre yüzdelik vergi sistemine geçildi. Bu değişiklikle bazı ürünlerde vergi oranı yüzde 6,5’ten yüzde 30’a yükseldi. Sanayiciler için adeta ikinci bir gümrük kapısı haline dönüşen yeni sistemin uygulanmasının ardından Türkiye’nin Irak ile ticaret hacmi düştü. Irak pazarındaki daralmaya rağmen Diyarbakır’ın bazı pazarlarda ihracatı yükseldi. Almanya’ya yapılan ihracat yüzde 186, Çin’e yapılan ihracat yüzde 160, Libya’ya yapılan ihracat ise yüzde 285 artış gösterdi. Bu gelişmeler, Diyarbakır ihracatının farklı pazarlara yönelme potansiyeline işaret ediyor. Sanayi ve ham madde ağırlıklı yapısıyla öne çıkan Diyarbakır ihracatında, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü yüzde 53 artış kaydetti. Madencilik ürünleri ihracatı da yükseldi. Yılın ilk iki ayında ise Diyarbakır’da ihracat yüzde 23 geriledi.
Diyarbakır’da kekemelik bu merkezde tedavi ediliyor
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:15 Diyarbakır’da kekemelik bu merkezde tedavi ediliyor Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Dil ve Konuşma Terapisi Polikliniği, vatandaşlara önemli bir sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. Poliklinikte görev yapan Dil ve Konuşma Terapisti Üzeyir Aydın, kekemelikle ilgili önemli bilgiler paylaştı ve erken teşhisin önemine dikkat çekti. Aydın, ’’Kekemelik, konuşmada ses, hece ve kelime tekrarlarıyla kendini gösteren bir konuşma akış bozukluğudur. Kekemelik kimi zaman göz, kaş ve mimik hareketleriyle eşlik eden ikinci davranışlar sergiler. Bu belirtiler özellikle şiddetli kekemelik vakalarında görülebiliyor. Kekemeliğin tedavisine erken yaşta başlamak çok önemlidir. Erken müdahale ile kekemeliğin ilerlemesi yavaşlatılabilir hatta azaltılabilir. Kekemelik genellikle 2-5 yaş arasında kendini göstermeye başlar ve bazı çocuklarda bu durum geçici olurken, bazı bireylerde yetişkinliğe kadar devam edebilir. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisi Polikliniği’nde kekemelik için farklı yaş gruplarına yönelik çeşitli tedavi yöntemleri uygulanıyor. 2-6 yaş arası çocuklar için oyun temelli Litcom yöntemi ile terapiler yapılırken, 7 yaş ve üstü çocuklarda ise kontrollü konuşma teknikleri kullanılıyır. Bu yöntemlerle kekemelik yavaşlatılabiliyor ve bireylerin konuşma akışı daha kontrollü hale gelebiliyor’’ dedi. ‘’Kekemelik bir hastalık değil’’ Kekemeliğin doğuştan gelen ve genetik faktörlerle eşlik eden bir durum olduğunu belirten Aydın, bunun bir hastalık olmadığını kaydederek, ‘’Kekemeler kendilerini bir hastalığa yakalanmış gibi hissetmemelidir. Kekemelik bir konuşma tarzıdır ve bu tarzla yaşamayı öğrenmemiz gerekir. Kekemelikle başa çıkmanın en önemli adımı bu durumu kabul etmek. Kekemeliği baskılamaya çalışmak durumu daha da kötüleştirebilir. Bireylerin bu durumu kabullenmesi tedavi sürecinde büyük önem taşıyor. Erken teşhisin ve hızlı bir şekilde terapiye başlanması kekemelik tedavisinde kritiktir. Kekemeliği fark eden ailelerin, erken yaşta dil ve konuşma terapisine başlaması çok önemlidir. Dil ve konuşma terapistleri olarak, çocuklardan yetişkinlere kadar geniş bir yaş aralığında tedavi yöntemlerimiz mevcut’’ diye konuştu.
"Diyarbakır’dan Gazze’ye Nefes Olalım" kampanyası
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:38 "Diyarbakır’dan Gazze’ye Nefes Olalım" kampanyası 31 Ekim tarihlerinde "Savaş Sonrası Gazze’ye Nefes Olalım" temasıyla yardım kampanyası düzenleniyor. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce "Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)" Projesi kapsamında yürütülen kampanya, öğrencilerin dayanışma, paylaşma ve merhamet değerlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda düzenlenen yardım kampanyasında, Gazze’de savaş nedeni ile zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren insanlara destek olmak, öğrencilerinde sosyal sorumluluk ve küresel duyarlılık bilincini artırmak hedefleniyor. Kayapınar ilçesinde bulunan Şehit Halit Gülser Anadolu İmam Hatip Lisesindeki etkinlikte de öğrenciler evde hazırladıkları yiyecek ve içecekler ile kırtasiye ürünlerini okul bahçesinde satışa sundu. Satıştan elde edilecek gelir Gazze’ye bağışlanacak. Etkinlikte konuşan Diyarbakır Vali Yardımcısı Batuhan Taşgın, programın düzenlenmesinde emeği geçen İl Milli Eğitim ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne teşekkürler etti. Taşgın, "Gazze’de asla kabul edemeyeceğimiz, kadimden beri süregelen çok acı olaylar yaşanmakta. Gazze ile olan tarihi bağlarımız da geçmişten bugüne kadar güçlü bir şekilde devam etmektedir. Özellikle Osmanlı’nın kahramanca mücadele ederek savunduğu Gazze muharebelerinde destansı bir direniş sergileyen Osmanlı ordusunu, tüm askerlerimizi ve aziz ecdadımızı rahmetle ve minnetle anıyorum. İnşallah Gazze’de yaşanan bu katliamlar ve acı olaylar son bulur. Filistin, bağımsız ve bütün bir devlet olarak uluslararası camiada güçlü bir şekilde yerini alır. Bu vesileyle, bu anlamlı etkinliğin gerçekleşmesine vesile olan Milli Eğitim Bakanlığımıza, bizlere her zaman destek olan Diyarbakır Valiliğimize ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze bir kez daha en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Son olarak, Gazze’de ve dünyanın farklı yerlerinde hayatını kaybeden tüm masum insanlara Allah’tan rahmet diliyor, barış dolu bir geleceğin tüm dünyamızda hakim olmasını temenni ediyorum" dedi. ’’Gazze’yi yeniden ayağa kaldırmanın zamanı diyoruz’’ İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu ise Gazze’de 2 yıl süren büyük bir katliam yaşandığını söyledi. Sadoğlu, "Her ne kadar İsrail’in saldırıları devam etse de şu anda orada bir barış süreci başlatıldı. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, artık Gazze’yi yeniden ayağa kaldırmanın, yaraları sarmanın zamanı diyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımızın talimatı doğrultusunda, 18-31 Ekim tarihleri arasında ilimizdeki tüm okullarımızda yardım faaliyetleri düzenlenecek. Bu etkinliklerde toplanan yardımlar belirlenen hesaplarda bir araya getirilecek ve yardım kuruluşlarımız aracılığıyla Gazze’ye ulaştırılacak. Bu vesileyle, bu anlamlı faaliyete katkı sunan tüm öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve idarecilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Hepsine emeklerinden dolayı ayrı ayrı teşekkür ediyorum. El birliğiyle, hep birlikte Gazze’nin yaralarını saracağız. Elbette bu yardım faaliyetinin tek amacı Gazze’ye maddi yardım sağlamak değil, aynı zamanda öğrencilerimize mazlumun yanında olmayı, yardımlaşma bilincini ve dayanışma ruhunu öğretmeyi de hedefliyoruz. Okullarımızda gördüğümüz kadarıyla öğrencilerimiz bu bilincin farkında ve kardeşlerinin yaralarını sarmak için büyük bir gayret gösteriyorlar. Ben tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize bu duyarlılıkları için içten teşekkür ediyorum’’ diye konuştu. Velilerden Lokman Dündar, okullarda gerçekleştirilen yardım kampanyasının oldukça güzel bir organizasyon olduğunu aktardı. Dündar, "Bu tür etkinliklerin ülke genelinde, tüm okullarda yapılması hem etkili hem de anlamlı olacaktır. Hem çocuklarımızın bu bilinçle yetişmesi hem de elimizden geldiğince Gazze halkına destek olmamız son derece önemli. Bu tür organizasyonların giderek büyümesi ve yaygınlaşması gerçekten çok değerli. Bu konuda herkesin elini taşın altına koymasını ister ve beklerim. İnşallah bu tür anlamlı organizasyonlar sürekli hale gelir ve dayanışma ruhu hiç eksilmez" şeklinde konuştu. Alışveriş yapan öğrencilerden Esmanur Tekin, Gazze’deki arkadaşları için yardım kampanyası düzenlerini söyledi. Tekin, "Umarım Gazze’de daha fazla kötü olaylar yaşanmaz. Ben daha fazla ürün almayı düşünüyorum. Bu da başlangıç. Kek aldım, kısır aldım, bir de böyle tatlı aldım. Ama birazcık daha dolaşıp daha fazla alacağım. Orada kırtasiye ürünleri de var, elbiseler de var. Onlara da bakacağım. Bunların hepsi sadece yemek için değil ya da bir alışveriş olarak görmeyin. Lütfen bunlar Gazze’ye yardım içindir" ifadelerini kullandı. Öğrenci Meryem Esra Çelik de Gazze’ye nefes oldukları için ve Gazze’yi unutmadıkları için tüm Türkiye adına çok mutlu olduğunu, Gazze için ellerinden ne geliyorsa yapmaya hazır olduklarını söyledi. Birsu Yaren Köse de, "Onlara umut olduk, nefes olduk. Çok mutluyuz bunun adına ve okulumuza da çok teşekkür ediyoruz. Buradan Gazze’ye selamlar" ifadelerini kullandı.
"Diyarbakır’dan Gazze’ye Nefes Olalım" kampanyası
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:34 "Diyarbakır’dan Gazze’ye Nefes Olalım" kampanyası Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından tüm okullarda 18-31 Ekim tarihleri arasında öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin katılımıyla "Savaş Sonrası Gazze’ye Nefes Olalım" temasıyla yardım kampanyası düzenleniyor. "Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)" Projesi kapsamında yürütülen kampanya, öğrencilerin dayanışma, paylaşma ve merhamet değerlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda düzenlenen yardım kampanyasında, Gazze’de savaş nedeni ile zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren insanlara destek olmak, öğrencilerinde sosyal sorumluluk ve küresel duyarlılık bilincini artırmak hedefleniyor. Kayapınar ilçesinde bulunan Şehit Halit Gülser Anadolu İmam Hatip Lisesindeki etkinlikte de öğrenciler evde hazırladıkları yiyecek ve içecekler ile kırtasiye ürünlerini okul bahçesinde satışa sundu. Satıştan elde edilecek gelir Gazze’ye bağışlanacak. Etkinlikte konuşan Diyarbakır Vali Yardımcısı Batuhan Taşgın, programın düzenlenmesinde emeği geçen İl Milli Eğitim ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne teşekkürler etti. Taşgın, "Gazze’de asla kabul edemeyeceğimiz, kadimden beri süregelen çok acı olaylar yaşanmakta. Gazze ile olan tarihi bağlarımız da geçmişten bugüne kadar güçlü bir şekilde devam etmektedir. Özellikle Osmanlı’nın kahramanca mücadele ederek savunduğu Gazze muharebelerinde destansı bir direniş sergileyen Osmanlı ordusunu, tüm askerlerimizi ve aziz ecdadımızı rahmetle ve minnetle anıyorum. İnşallah Gazze’de yaşanan bu katliamlar ve acı olaylar son bulur. Filistin, bağımsız ve bütün bir devlet olarak uluslararası camiada güçlü bir şekilde yerini alır. Bu vesileyle, bu anlamlı etkinliğin gerçekleşmesine vesile olan Milli Eğitim Bakanlığımıza, bizlere her zaman destek olan Diyarbakır Valiliğimize ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze bir kez daha en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Son olarak, Gazze’de ve dünyanın farklı yerlerinde hayatını kaybeden tüm masum insanlara Allah’tan rahmet diliyor, barış dolu bir geleceğin tüm dünyamızda hakim olmasını temenni ediyorum" dedi. ’’Gazze’yi yeniden ayağa kaldırmanın zamanı diyoruz’’ İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu ise Gazze’de 2 yıl süren büyük bir katliam yaşandığını söyledi. Sadoğlu, "Her ne kadar İsrail’in saldırıları devam etse de şu anda orada bir barış süreci başlatıldı. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, artık Gazze’yi yeniden ayağa kaldırmanın, yaraları sarmanın zamanı diyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımızın talimatı doğrultusunda, 18-31 Ekim tarihleri arasında ilimizdeki tüm okullarımızda yardım faaliyetleri düzenlenecek. Bu etkinliklerde toplanan yardımlar belirlenen hesaplarda bir araya getirilecek ve yardım kuruluşlarımız aracılığıyla Gazze’ye ulaştırılacak. Bu vesileyle, bu anlamlı faaliyete katkı sunan tüm öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve idarecilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Hepsine emeklerinden dolayı ayrı ayrı teşekkür ediyorum. El birliğiyle, hep birlikte Gazze’nin yaralarını saracağız. Elbette bu yardım faaliyetinin tek amacı Gazze’ye maddi yardım sağlamak değil, aynı zamanda öğrencilerimize mazlumun yanında olmayı, yardımlaşma bilincini ve dayanışma ruhunu öğretmeyi de hedefliyoruz. Okullarımızda gördüğümüz kadarıyla öğrencilerimiz bu bilincin farkında ve kardeşlerinin yaralarını sarmak için büyük bir gayret gösteriyorlar. Ben tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize bu duyarlılıkları için içten teşekkür ediyorum’’ diye konuştu. Velilerden Lokman Dündar, okullarda gerçekleştirilen yardım kampanyasının oldukça güzel bir organizasyon olduğunu aktardı. Dündar, "Bu tür etkinliklerin ülke genelinde, tüm okullarda yapılması hem etkili hem de anlamlı olacaktır. Hem çocuklarımızın bu bilinçle yetişmesi hem de elimizden geldiğince Gazze halkına destek olmamız son derece önemli. Bu tür organizasyonların giderek büyümesi ve yaygınlaşması gerçekten çok değerli. Bu konuda herkesin elini taşın altına koymasını ister ve beklerim. İnşallah bu tür anlamlı organizasyonlar sürekli hale gelir ve dayanışma ruhu hiç eksilmez" şeklinde konuştu. Alışveriş yapan öğrencilerden Esmanur Tekin, Gazze’deki arkadaşları için yardım kampanyası düzenlerini söyledi. Tekin, "Umarım Gazze’de daha fazla kötü olaylar yaşanmaz. Ben daha fazla ürün almayı düşünüyorum. Bu da başlangıç. Kek aldım, kısır aldım, bir de böyle tatlı aldım. Ama birazcık daha dolaşıp daha fazla alacağım. Orada kırtasiye ürünleri de var, elbiseler de var. Onlara da bakacağım. Bunların hepsi sadece yemek için değil ya da bir alışveriş olarak görmeyin. Lütfen bunlar Gazze’ye yardım içindir" ifadelerini kullandı. Bir diğer öğrenci Meryem Esra Çelik de Gazze’ye nefes oldukları için ve Gazze’yi unutmadıkları için tüm Türkiye adına çok mutlu olduğunu, Gazze için ellerinden ne geliyorsa yapmaya hazır olduklarını söyledi. Öğrenci Birsu Yaren Köse de savaş sonrası Gazze için çok güzel bir yardım kampanyası düzenlerini olduğunu dile getirdi. Köse, "Onlara umut olduk, nefes olduk. Çok mutluyuz bunun adına ve okulumuza da çok teşekkür ediyoruz. Buradan Gazze’ye selamlar" dedi. (MAK-YRT
Diyarbakır’da bebeği öldü denilip cenazesi gösterilmeyen anne 33 yıldır evladının hasretiyle yaşıyor
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:30 Diyarbakır’da bebeği öldü denilip cenazesi gösterilmeyen anne 33 yıldır evladının hasretiyle yaşıyor Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde yaşayan Meliha Çetin, 1992’de eski doğumevinde bir kız çocuğu dünya getirdi. Bir gün sonra taburcu edilen Çetin’e birkaç gün sonra bebeğinin vefat ettiği ve cenazenin defnedildiği bildirildi. Çocuğunun cenazesinin gösterilmediğini belirten Çetin, ölmemiş olabileceğini belirterek, "O zaman olan şeylerin çıkartılmasını istiyorum" dedi. Bismil ilçesinde yaşayan 62 yaşındaki Meliha Çetin, 1992’de Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde (dönemin doğumevi) bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Çetin bir gün sonra taburcu edilirken, bebeği ise hasta denilip kendisine gösterilmedi. Çetin babasının evine dönerken, ağabeyleri her gün çocuğun durumunu sormak için hastaneye gitti. Aileye ’Maşallah’ ismi verilen bebeklerini görmeden hayatını kaybettiği ve cenazesinin defnedildiği belirtildi. Anne Meliha Çetin, 33 yıldır evladının akıbetini merak ederek yaşıyor. Bebeğin vefat ettiğini söyleyip cenazeyi vermediler Meliha Çetin, 1992’de 4 çocuğu olduğunu, 5’inci çocuğuna hamile olduğunu söyledi. Bismil’de o zaman doğum imkanları olmadığını belirten Çetin, bu nedenle Diyarbakır’a havale edildiğini kaydetti. O zaman Diyarbakır’da hava şartlarının çok kötü olduğunu aktaran Çetin, "Diyarbakır’a götürdüler, Dağkapı’daki doğumevinde bir kız çocuğum oldu. Çocuğu göstermeyip hemen aldılar. Hastadır deyip götürdüler. Çocuğu götürdükten sonra ertesi gün beni eve gönderdiler. Köye babamın evine gittim. Orada kaldım ve kardeşlerim oraya gelip gittiler. Çocuğu göstermediler" dedi. Bebeğinin isminin ’Maşallah’ diye kaydedildiğini belirten Çetin, "Ağabeyim, ertesi gün tekrar gitti. Ağabeyime, ilaç lazım olduğunu, bebeğin hasta olduğunu söylemişler. O zaman da bayağı yüklü ilaç alınmıştı. İlacı verip çocuğu görmek istediğini söylemiş. Yasak olduğunu söylemişler. Gitmedi, geldiğinde ilaç aldığını söyledi. Babam, küçücük bebeğe bu kadar ilaç nasıl verilir diye sordu. Ertesi gün ağabeyim tekrar gitti ve bebeğin vefat ettiği söylendi. Ağabeyim de, ‘Vefat etmişse cenazemizi bize verin, gömelim’ demiş. ‘Biz burada gömmüşüz’ demişler. Ondan sonra ağabeyim gelip bebeğin öldüğünü söyledi" diye konuştu. "Bebeğin mezarını bile göstermediler’’ O zaman çok kötü olduğunu anlatan Çetin, şöyle devam etti: "Bebeğim ölemez, öldüyse cenazemi istiyorum dedim. Vermediler, ’Tamam, bari bebeğimin kıyafetlerini getirin’ dedim. Çocuğumu görmedim en azından o kıyafetlerinin kokusunu alayım dedim. Çocuğum için hazırlıklar yapmıştım. Bayağı kışlık kıyafetler yapmıştım. El örgüsüyle yapmıştım. Sonra eşime haber verdim. Eşim Bismil’de kalıyordu. Eşim hastaneye geldi. İki gün boyunca bir sonuç alamadı. ’Cesedimi, mezarını istiyorum. Bebeğim bu şekilde ortadan kaybolamaz’ dedi. O zaman hemşireler de bize çok tepki gösteriyordu. Sanki yanına giden bir hasta değil de bir hayvan gibi. Bize o şekilde davranıyorlardı. O gün bugün kardeşlerim, babam, annem, çocuklarım hep arayalım diyorlardı." "Halen içimde burukluk var" Cesaret edemediğini, evladını nerede arayacağını bilemediğini söyleyen Çetin, "Bu bebeği nerede bulacağım. Sonra baktım Bismil’de de böyle olaylar olmuş. 3-4 sene önce oğlum, ‘Anne bizim kardeşimizin tarihinde çok bebek kaybolmuş’ dedi. Olan olmuş, Allah koymasın dedim. Biz bu bebeği denizde iğneyi aramak gibi bir şey oldu dedim. Ben de aramak istedim. O zaman olan şeylerin çıkartılmasını istiyorum. Halen içimde burukluk var, çocuklarım da var. O tarihte bunlar niye yapıldı çıksın istiyorum" ifadelerini kullandı.
DTSO "Gölgede Kalan" fotoğraf yarışması sonuçları açıklandı
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:50 DTSO "Gölgede Kalan" fotoğraf yarışması sonuçları açıklandı Bu yıl ikincisi düzenlenen, kültürel miras odaklı ‘’Gölgede Kalan’’ fotoğraf yarışmasında dereceye giren isimler belli oldu. Türkiye’nin farklı kentlerinden yaklaşık 500 başvuru arasından seçilen 23 fotoğraf, çeşitli kategorilerde ödül almaya hak kazandı. 13 Ekim 2025’te toplanan jüri, yarışmaya gönderilen fotoğrafları teknik, estetik ve anlatı gücü bakımından değerlendirdi. Diyarbakır başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden fotoğrafçıların yoğun ilgi gösterdiği yarışmada, kültürel mirasın korunması ve görünür kılınması hedeflendi. Yarışmada ‘Karacadağ pirinç hasadı’ ile Veysi Arcagök 1’inci, ‘Kulp Kefrun kalesi’ ile Oğuzhan Buyruk 2’nci ve ‘Tandır’ eseri ile Mustafa Polat 3’üncü oldu. Canan Dönmez ‘Ulu Cami’ eseri ile, Mehmet Cantemür ‘Berber’ eseri ile, Mehmet Sümer ‘Kamçı oyunu’ eseri ile, Serap İkiyek Demirci’ eseri ile, Sertaç Kayar ise ‘Nevruz ateşi’ eseri ile mansiyon ödülü aldı. Sergileme listesi ise şu isimlerden oluştu: ‘’Adem Güleş, Arzella Bektaş, Bestami Bodruk, Caner Aykut, Ebubekir Bürçün, Eda İkiyek, Eray Kara, Hayrullah Ercik, İbrahim Halil Ekin, İskan Altın, Medine Mamedoğlu, Ömer Yasin Ergin, Seyit Konyalı, Süleyman Gezer ve Uğur Basak.’’ Ödül töreni 15 Kasımda Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, yarışmaya gösterilen yoğun ilgiden dolayı tüm katılımcılara teşekkür etti. Kaya, ‘’Bu yıl gönderilen birbirinden değerli her fotoğraf, kentimizin kültürel çeşitliliğini görünür kıldı. Eserleriyle bu hafızaya katkı sunan tüm fotoğrafçılara şükranlarımı sunuyorum’’ dedi. Kaya, ödül töreni ve sergi açılışının 15 Kasım Cumartesi günü DTSO Gastro İnovasyon Merkezinde gerçekleştirileceğini duyurdu. Törenin ardından, jüri üyeleri fotoğrafçı yazar Haluk Çobanoğlu, Reuters’in deneyimli fotoğrafçısı Ümit Bektaş ve belgesel fotoğrafçı Zülküf Mavlay ile gün boyu sürecek fotoğraf söyleşileri düzenlenecek. Etkinlik kapsamında fotoğrafçılar, alanında usta isimlerle deneyim paylaşma ve portfolyo değerlendirme imkanı bulacak.
Şehit ve gazi aileleri CHP’li Başarır hakkında suç duyurusunda bulunacak
22 Ekim 2025 Çarşamba - 16:21 Şehit ve gazi aileleri CHP’li Başarır hakkında suç duyurusunda bulunacak 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili sözleri nedeniyle suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, cumhuriyetin seçilmiş cumhurbaşkanına, milletin oylarıyla başa gelmiş bir lidere karşı bu kadar seviyesiz, nefret dolu bir dil kullanmanın siyasetle de demokrasiyle de ahlakla da bağdaşmadığını belirterek, ‘’Recep Tayyip Erdoğan, bu milletin iradesinin sembolüdür. Milletin oyuyla seçilmiş bir cumhurbaşkanına ‘Çatlasa da, patlasa da, çıldırsa da, kudursa da’ gibi ifadelerle saldırmak, aslında milletin iradesine hakaret etmektir. Bu topraklarda siyaset, hizmetle, fikirle, icraatla yapılır. Ama siz öfke, kin ve saygısızlıkla siyaset yapmaya alışmışsınız. Bu milletin gözünde artık hiçbir değeriniz kalmadı. Ali Mahir Başarır’ın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a kullandığı seviyesiz dil ve üsluptan dolayı şehit ve gazi aileleri olarak suç duyurusunda bulunacağız. Ali Mahir Başarır’a soruyoruz milletin seçtiği cumhurbaşkanına hakaret etmek mi ‘namuslu’ siyaset? Nefretle, öfkeyle, kinle konuşmak mı ‘demokrat’ olmak? Yoksa kendi nefretini ‘siyasi mücadele’ diye pazarlamak mı sizin anladığınız namus? Cumhurbaşkanımız Erdoğan, 40 yılı aşkın bir siyasi mücadelenin içinde milletten aldığı güçle tanklara da, vesayete de, darbelere de direnmiş bir liderdir. Bugün kalkıp ona parmak sallayanlar, yarın yine milletin ferasetiyle siyasi tarihin tozlu raflarında yerlerini alacaklardır. Unutmayın Erdoğan’ı değil, milletin iradesini hedef alıyorsunuz. Milletin liderine saldırmak, bu millete saldırmaktır. Siyasi rekabetin bir adabı vardır. Siz onu çoktan kaybettiniz. Ama bu millet, edebe sahip çıkanla kinle hareket edeni çok iyi ayırt eder. Cumhurbaşkanımıza dil uzatmak, Türkiye’ye dil uzatmaktır ve bu millet kendi iradesine el uzatana asla izin vermez. Seviyesiz Ali Mahir Başarır’ın derhal dokunulmazlığı kaldırılmalıdır. Şehit ve gazi aileleri olarak biz de bu ahlak yoksunu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağız’’ dedi.