Yerel Haberler
Diyarbakır
Narin Güran cinayetinde Nevzat Bahtiyar’ın avukatı davadan çekildi
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:27 Narin Güran cinayetinde Nevzat Bahtiyar’ın avukatı davadan çekildi Diyarbakır’da öldürülen 8 yaşındaki Narin Güran cinayeti davasında sanıklardan Nevzat Bahtiyar’ın avukatı Ali Eryılmaz davadan çekildi. Eryılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bugün, sadece bir vekillik görevinden değil, inancımın ve meslek onurumun sınandığı ağır bir yükten çekiliyorum. Narin Güran davasında, en zorlu anlarda savunmasını üstlendiğim Nevzat Bahtiyar’ın avukatlığını, artık taşıyamayacağım vicdani bir sorumlulukla bırakıyorum. Bu kararımın ardında, bir davayı omuz omuza yürütmemiz gereken bir meslektaşımın, dava karara bağlandıktan sonra hakikati savunmaktan imtina etmesi yatmaktadır. Sosyal medyanın acımasız koridorlarında tek başıma mücadele ederken, şahsıma yönelik linç kampanyalarına karşı suskun kalması bir yana, o linci örgütleyenlerle kurduğu dostluklar, yüreğimde derin bir yara açmıştır. Ancak bardağı taşıran son damla, bizzat o avukata ait olduğu iddia edilen ve "Narin’i Nevzat öldürdü" dediği bir ses kaydının varlığı olmuştur. Bir savunmanın temelini oluşturan güven, kendi yol arkadaşımız tarafından dinamitlenmiştir. En acısı ise, tüm bu yaşananları bilen müvekkilim ve ailesinin, bu onur kırıcı ihanet karşısında derin bir sessizliğe bürünerek beni yalnız bırakmasıdır. Yanınızda olması gerekenlerin gölgesi bile üzerinize düşmüyorsa, inancını yitirmiş bir avukatla aynı safta durmanız isteniyorsa ve en önemlisi, savunduğunuz kişinin masumiyetine dair şüphe bizzat ortağınız tarafından dile getiriliyorsa, o savaşta daha fazla kalınamaz. Ama Narin Davası’nda, Narin için yapmış olduğum ve yapacağım çalışmalarla elde ettiğim bilgiler doğrultusunda bir vatandaş olarak dışarıda kalan, yargılamalara dahil olmayan ya da başka suçlardan yargılanan suça karışan kişilerin de yargılanması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarlarda bulunmaya ve rahatsız etmeye devam edeceğim. Bu, bir pes ediş değil, hakikate ve meslek ve şahsi onuruma olan saygımın bir gereğidir. Saygılarımla" ifadelerine yer verdi. Merkez Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos günü kaybolmasının ardından, 19 gün sonra 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Narin’in annesi Yüksel Güran, amcası Salim Güran ve ağabeyi Enes Güran ’’İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, Narin’in cansız bedeninin bulunduğu dereye taşıyan komşuları Nevzat Bahtiyar ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.
Parklardaki çocuk oyun ve spor alanları yenileniyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:25 Parklardaki çocuk oyun ve spor alanları yenileniyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kent genelindeki parkların çocuk oyun ve spor alanlarında kapsamlı bir yenileme çalışması başlattı. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, Sur, Kayapınar, Yenişehir ve Bağlar ilçelerinde yıpranan çocuk oyun grupları, açık hava fitnnes aletleri, oyun alanlarının emniyetli zemin kaplamaları ile spor sahalarının zeminlerini modern, güvenli ve erişebilir hale getirmek için çalışma başlattı. Ekipler, yürüttükleri yenileme çalışmaları kapsamında yıpranan başta çocuk oyun grupları ve zemini, vatandaşların spor yapmalarına olanak tanıyan fitnnes aletleri, koşu ve yürüyüş zeminini yeniliyor. Ekipler, yeşil alanlarda 7’den 70’e tüm vatandaşların yararlandığı eskimiş ve hasarlı aletleri yerinden sökerek yerine yenisini monte ediyor. Çocuklar güvenli oyun alanlarına kavuşuyor Yapılan yenileme çalışmaları sayesinde çocuklar daha güvenli oyun alanlarına kavuşuyor, yetişkinler ise daha sağlıklı spor yapma imkanı buluyor. Yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren peyzaj mimarı Necdet Kaygısız, hem yeni yapılacak parklarda hem de mevcut parklarda, vatandaşların daha konforlu ve güvenli bir ortamda vakit geçirebilmeleri için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi. "Çalışmalar engelliler baz alınarak yürütülüyor" Yürüyüş yolları, oturma alanları ve oyun alanlarında erişilebilirliği ön planda tutuklarını vurgulayan Kaygısız, "Özellikle çocuk oyun alanlarında kapsayıcı ve erişilebilir oyun ekipmanları kurmayı planlıyoruz. Engelli bireylerin de kolayca kullanabileceği duyusal park alanları oluşturarak, herkesin doğayla iç içe vakit geçirebilmesini hedefliyoruz. Zeminlerde iyileştirme yaparak parkın her yerine rahatça ulaşılmasını sağlıyoruz, merdiven veya yüksek basamak olmadan yürünebiliyor. Park içinde bank, çöp kovası ve kamelya gibi donatıları yenileyerek kullanım konforunu artırıyoruz" dedi.
Bayram: ’’Azalan su kaynakları gıda güvenliğini zayıflatıyor’’
15 Ekim 2025 Çarşamba - 16:46 Bayram: ’’Azalan su kaynakları gıda güvenliğini zayıflatıyor’’ TMMOB Gıda Mühendisler Odası Diyarbakır temsilcisi Nevzat Bayram, Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, azalan su kaynaklarının gıda güvenliğini zayıflattığını söyledi. Bayram, FAO’nun 2025 yılı teması olan daha iyi bir yaşam ve daha iyi bir gelecek için gıda hakkının gıdaya erişimin yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da temel hakkı olduğunu hatırlattığını söyledi. Bayram, ’’Gıda hakkı korunmadıkça yaşam hakkı da tam anlamıyla güvence altına alınamaz. Bu nedenle gıda, yalnızca bir beslenme aracı değil adalet, dayanışma ve sürdürülebilir bir gelecek için ortak sorumluluğumuzdur. İklim değişikliği kuraklık, sel, aşırı sıcaklık ve su kıtlığı gibi etkiler tarımsal üretimi doğrudan tehdit ediyor. Türkiye’nin güneydoğusu, tarımsal üretimde güçlü bir potansiyele sahip olmasına rağmen, iklim krizinin en kırılgan bölgelerinden biridir. Azalan su kaynakları, yükselen üretim maliyetleri ve verim kayıpları, gıda güvenliğini zayıflatmakta; bugün alınan kararlar, yarının sofralarını şekillendirmektedir. Dünya genelinde 730 milyondan fazla insan açlık çekiyor. FAO verilerine göre her 10 kişiden biri yatağa aç giriyor. Türkiye’de de dar gelirli aileler için sağlıklı beslenme her geçen gün zorlaşıyor. Bu tablo, mevcut politikaların açlığı önlemede yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. Öte yandan her yıl milyonlarca ton gıda çöpe gidiyor. İsraf, açlıkla yan yana duran en büyük çelişkidir. Çiftçinin alın teri çöpe atılırken, yoksul sofralar boş kalıyor. İsrafı azaltmak sadece ekonomik değil, insani bir sorumluluktur. Gelir adaletsizliği, gıdaya erişimin önündeki en büyük engellerden biridir. Üretim maliyetleri artarken, çiftçiye verilen destekler yetersiz kalmakta düşük alım fiyatları üreticiyi tarlasından uzaklaştırmaktadır. Küçük üreticiler korunmadıkça, sofralarımızda adalet sağlanamaz. Ayrıca halkın güvenilir ve sağlıklı gıdaya erişim talebi her geçen gün artıyor. Ancak denetim eksiklikleri, taklit ve tağşiş uygulamaları, halk sağlığını riske atıyor. Gıda güvenliği yalnızca bir teknik konu değil, doğrudan insan sağlığıyla ilgili bir yaşam hakkıdır. Yanlış ekonomi ve tarım politikaları, ithalat bağımlılığını artırmış çiftçiyi koruyamamış, tüketiciyi ise pahalı ve güvensiz gıdaya mahkûm etmiştir. Plansızlık, yetersiz destekleme modelleri ve denetim eksiklikleri, bugünkü gıda krizinin en temel nedenleridir. Tarım ve gıda politikaları günü kurtarmaya değil, geleceği güvence altına almaya odaklanmalıdır. Taklit ve tağşişe karşı ‘sıfır tolerans’ anlayışı kararlılıkla sürdürülmelidir. İsrafla mücadele, yalnızca tüketim alışkanlıklarında değil, tarladan sofraya kadar uzanan zincirde ele alınmalıdır. Bu amaçla soğuk zincir, depolama ve lojistik altyapısı geliştirilmeli, üretimden tüketime kadar olan kayıplar en aza indirilmelidir. Aynı zamanda, çocukların ve dar gelirli ailelerin sağlıklı besine erişimi kamusal sorumluluk olarak görülmeli, okullarda her çocuğa en az bir ücretsiz, besleyici öğün sağlanmalı, sosyal destek programları düzenli hâle getirilmelidir. Tüm bu adımlar, bölgesel tarım planlamalarıyla desteklenmeli; çiftçilere uzun vadeli, öngörülebilir bir üretim zemini sunulmalıdır. Dünya Gıda Günü, hepimize önemli bir hatırlatma yapıyor, gıda bir meta değil, yaşamın özüdür. Gelin, daha adil sofralar için el ele verelim. Bilinçli tüketimle, dayanışmayla ve kamusal politikaların takipçisi olarak geleceğimizi güvence altına alabiliriz’’ dedi.
Terörsüz Türkiye vurgusu, turist kapısını ardına kadar açtı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 11:20 Terörsüz Türkiye vurgusu, turist kapısını ardına kadar açtı Terörsüz Türkiye çalışmaları turizm acentelerini de farklı projeler hayata geçirmeye teşvik etti. Bir turizm acentesi tarafından yürütülen "Terörsüz Türkiye Projesi" çerçevesinde 170 kişilik turist kafilesi Diyarbakır’ı gezdi. Murat Güler ve Elif Savluk’un öncülüğünde faaliyet gösteren turizm acentesi tarafından yürütülen "Terörsüz Türkiye Projesi" kapsamında Almanya’dan gelen 170 kişilik turist kafilesinin 150’sini kadınlar oluşturdu. Ziyaret, Kültür Yolu Festivali ile aynı tarihlere denk gelince, turistler hem kentin tarihi güzelliklerini hem de kültürel canlılığını bir arada deneyimledi. İlk kez Diyarbakır’a gelen gurbetçi turistler, şehrin huzurlu atmosferi, güvenli ortamı ve sıcak insanları karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadı. Ziyaretin Türkiye Kültür Yolu Festivalleri ile aynı döneme denk gelmesi, tura ayrı bir renk kattı. Şehrin dört bir yanında düzenlenen konserler, sergiler, yöresel stantlar, sokak etkinlikleri ve gastronomi alanları turistlerin yoğun ilgisini çekti. Tarihi surların ışık gösterileri ve festival coşkusu, Diyarbakır’ın kültür-sanat yönünü uluslararası misafirlere etkileyici bir şekilde tanıttı. Tur kapsamında On Gözlü Köprü, Hasanpaşa Hanı, Ulu Cami, Cahit Sıtkı Tarancı Evi ve Sur içi bölgesi gezildi. Katılımcılar ayrıca kentin meşhur yöresel lezzetlerini tadarak Diyarbakır mutfağının zenginliğini deneyimledi. Düzenlenen organizasyon, ’Terörsüz Türkiye’ vizyonuyla Diyarbakır’ın güvenli, kültürel ve turistik potansiyelini ön plana çıkardı. Şehir, hem tarihi mirası hem de çağdaş yüzüyle turistlerin gözünde ’barış ve kültürün buluşma noktası’ olarak yer edindi. ’’Önceden insanlar buraya gelmeye korkuyordu’’ Tur acentesi sorumlusu Elif Savluk, yaklaşık 8 yıldır tur düzenlediğini söyledi. Savluk, "İşimizi gerçekten severek ve en iyi şekilde yapıyoruz bölgedeki tüm imkanları en verimli şekilde değerlendiriyoruz. Önceden insanlar buralara gelmeye korkuyordu, ancak çok şükür artık terörsüz bir ülke haline geldik. Bu nedenle herkes bu bölgeye gönül rahatlığıyla gelebiliyor. Biz de bu ilgiyi en iyi şekilde değerlendiriyoruz" dedi. Geziye katılan gurbetçi turistlerden Melek Şandırlı, Almanya’nın Münih şehrinden geldiklerini ifade etti. Şandırlı, "Diyarbakır’ı anlatıyorlardı ama bu kadar güzel olduğunu gerçekten bilmiyordum. Görünce adeta aşık oldum. Tüm gurbetçi vatandaşlarımı buraya davet ediyorum. Kültür Festivaline de katıldım, ondan da çok memnun kaldım. Herkesin mutlaka gelip görmesini tavsiye ederim. Diyarbakır harika bir şehir güzel davullarla, sıcacık bir karşılama ile karşılandım. Bu kadarını beklemiyordum, herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum" diye konuştu. Bir diğer gurbetçi turist Hülya Yılmaz ise Diyarbakır’da olmaktan çok mutlu olduğunu aktardı. Yılmaz, "Buranın geçmişine dair hikayeleri bize rehberlerimiz anlattı, çok etkilendim. Gerçekten harika bir şehir. Davul zurna eşliğinde çok güzel bir şekilde karşılandık. Bizim için harika bir hafta geçiyor. Herkese Diyarbakır’ı gönülden tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. Almanya’dan gelen bir diğer gurbetçi turist Yücel Aydın da "Yıllardır özlemini çektiğimiz Doğu Anadolu turuna çıktık. Şu anda turumuzla birlikte çok merak ettiğimiz Diyarbakır’a, surların karşısındaki On Gözlü Köprüye geldik. Gerçekten çok heyecanlıyız, turumuz Diyarbakır’da yeni başladı. Şansımıza bir de festivale denk gelmişiz. Ortam harika oyunlar oynanıyor, halaylar çekiliyor, insanlar çok sıcakkanlı. Bizi çok güzel karşıladılar. Genel olarak Mardin başta olmak üzere gezdiğimiz her yerde aynı samimiyeti gördük. Yıllardır hayalini kurduğumuz bu tura katıldığımız için çok mutluyuz" dedi.